Makber şiirindeki edebi sanatlar (hangi dizelerde oldukları) teması konusu dizelerin açıklaması

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde ddillemm tarafından paylaşıldı.

  1. ddillemm

    ddillemm Üye

    Katılım:
    15 Aralık 2012
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    makber şiirindeki edebi sanatları( hangi dizelerde olduklarını?) temasını konusunu dizelerin açıklamasını bulmamda bana yardımcı olurmusunuz :confused:

    perşembe günü yazılım var ve bunlar çıkacak lütfen acil yardım!!

    şimdiden teşekkürler
  2. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Tekirdağ Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    365
    Ödül Puanları:
    63
    Makber şiirinin teması ölümdür. Abdülhak Hamit Tarhan tarafından yazılan bu şiir eşi olan Fatma Hanım'a duyduğu acıyı dile getirmek için yazmıştır.

    Şiiri incelersek;


    Gitti nazarımdan, ah gitti...
    Bir maksad ü bi günah gitti.
    Her fert cihanda birdir amma
    Bir tane değildir, öyle, haşa.
    Bir tane idi o mah, gitti.
    Aylarca olup tebah gitti.
    Görsem yeridir seni karanlık
    Nurum benim ey ilah gitti.


    Eyvah ne yer ne yar kaldı
    Gönlüm dolu ah u zar kaldı

    Şimdi buradaydı gitti elden
    Gitti ebede gelip ezelden

    Ben gittim o haksar kaldı
    Bir köşede tarumar kaldı

    Baki o enisi dilden eyvah
    Beyrutta bir mezar kaldı

    Bildir bana nerde nerde Ya Rab
    Kim attı beni bu derde Ya Rab

    Nerde arayayım o dil rübayı
    Kimden sorayım bi-nevayı

    Derler ki unut o aşnayı
    Gitti tutarak reh-i bekayı

    Sığsın mı hayale bu hakikat
    Görsün mü gözüm bu macerayı?

    Sür'atle nasıl da değişti halim
    Almaz bunu havsalam hayalim.

    Çık Fatıma! lahdden kıyam et
    Yadımdaki haline devam et

    Ketm etme bu razı şöyle bir söz
    Ben isterim ah öyle bir söz

    Güller gibi meyl-i ibtisam et
    Dağı dile çare bul meram et

    Bir tatlı bakışla bir gülüşle
    Eyyamı hayatımı temam et

    Makber mi nedir şu gördüğüm yer
    Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber.



    Bu dizelerde tanzimat öncesi görülmeyen bir yenilik vardır. Abdülhak Hamit Tarhan'ın ölüme bakış açısı önceki şiirlerden ve şairlerden farklıdır. İkinci dizede sevdiği kişinin günahsız ve maksatsız öldüğünü ifade ederek eceli (Allahın takdir i ilahisini) sorguluyor. Bendin son dizesinde ise Allah'a hitaben "Seni karanlık görsem yeridir, çünkü benim nurum gitti" diyerek öfkesini, isyanını dile getiriyor. Ve bu dizelerden sonraki dizelerde bu sözleri için Allah'tan af dilemiştir.

    Türk edebiyatında ölümü çıplak gözle görmek, ölüm karşısında insanın acizliğini, korkularını, isyanını ifade etmek Abdülhak Hamit Tarhan'ın bu şiiiriyle başlamıştır. Hamitin bu yaptığı Türk edebiyatında bir yeniliktir ve tanzimat dönemine özgün bir şiirdir.



    Dizelerin açıklamasına gelirsek;


    a) Şiir baştan sona bir feryadın ifadesidir. İsyan belirtilerini taşır. Hatta şair haddini aşarak Allah’ın varlığını bile sorgulama noktasına gelmiştir. ( Onu benden neden aldın? Beni bu derde kim attı?)

    b) Geleneksel anlayışa göre matemin, acının giderek azalması gerekir. Oysa Hamit’ in acısı gün geçtikçe artmaktadır. Ölüm gerçeği karşısında kendisinin gittikçe daha kötüye gittiğini söyleyen Hamit; sonunda bu acı yüzünden kendisinin de yok olacağını defalarca vurgulamıştır.

    c) Fatma ! Mezardan çık ve bana ölüm nedir açıkla!

    d) Yarab bana bir melek göster. Hayatın amacı nedir bana açıkla! Bizi bu dünyaya gönderiyorsun; sonra öldürüyorsun. Bunun hikmetini bana anlat!

    e) Doğumla ölüm arasındaki hikmeti bana açıkla! (Gelenekçi insan doğumla ölümün hikmetini sorgulamazken; yeni oluşmaya başlayan Hamit gibi modern insan tiplerinin bu konuda kafasında çelişkiler vardır. Bu çelişkiler Makber şiirinde gün ışığına çıkar.)

    f) Fatma! Ya ruhumu seninle birleştir; ya da toprağa ver yok olayım. Ölüm Allah’ın sırrıdır. İnsan bu sırra eremez; kabullenemez bu sebeple isyan eder ama değişmeyen tek bir gerçek vardır ki; ölüm zirvelerin en hakikisidir.

    g) Ben benin celal sıfatının tecellisi değil miyim de bana bu kadar zulmediyorsun Rabbim?

    h) Şiir boyunca isyan belirtilerini fazlasıyla ortaya koyan şairde; şiirin sonunda ebedi bir sakinlik görülür.

    i) Makber’deki düşünceler sadece Hamit’in eşi Fatma hanımın ölümünden ötürü ortaya çıkmış düşünceler değildir. Şairin çocukluktan beri ölüm ve öteki hayat hakkındaki düşüncelerinin bir yansımasıdır. Hayat tarzı, düşünceleri ve eserleriyle Modern Türk Şiiri’nin başlatıcısı sayılır. Hamit’in herkesin bildiği hayat tarzıyla eserleri birebir örtüşür.

    j) Makber’in önsözünde şiirle ilgili düşüncelerini sıralamıştır. Hamit herkesin bildiği anladığı tarifi yapmak yerine sanatkarane bir tarif yaparak kendi düşüncelerini ifade etmiştir. En büyük, en güzel, en doğru şiir halin kendisidir. Yani insanlık halidir. Müthiş hakikatin; ürpertecek hadisenin karşısında hiçbir şey söyleyememektir. Hamit kelimelerden; sözlerden çok hal üzerinde durmuş; konuşamamak susmak da bir şiirdir demiştir. Ferdi tarifleri vardır. Bu noktadan sonra herkes kendi sanat ve edebiyat tarifini yapmaya başlayacaktır. Bu edebiyattaki modernlik alametlerinden biridir. Yani edebiyatı; sanatı kişisel bir zemin üzerinde değerlendirmek. Sanatkarın kendisine tanıdığı bu özgürlük dile de yansır ve herkes kendi dilini; lugatını oluşturma çabası içine girer. Bu bireysel tutum Hamit’ten sonra anonim bir varlık olan dili bozmaya kadar gitmiştir.

    k) Hatırınıza gelen bir hayali tanıyamazsınız. Zihninize gelen o fikri yüksekliği sebebiyle ifade edemezsiniz. Kelimeler bu noktada aciz kalır. İşte bu durumlar da birer şiirdir. Hamit’in bu ifadesinden sonra şairler duygularını düşüncelerini ifade etmede kelimelerin yetersiz kaldığını söylemeye başlarlar.

    l) Hamit divan şiirini hakikate dayanmaması sebebiyle eleştirmiş ve asıl şiir bizim neslimizle doğdu demiştir. Bu sadece iddialı bir şairin iddiasıdır. Her şair kendi şiirini beğenir ve dünyada kendisinden daha iyi şair olmadığını düşünür. Bu sebeple şairlerin birbirleri hakkında yazdıkları yazılara itibar etmeyin. Ancak ortak bir topluluğa mensuplarsa veya aralarında hoca- öğrenci ilişkisi varsa karşılıklı bir beğeni söz konusu olur. Yani objektif bir bakış açısı edebiyat tarihimizde yoktur.
    ŞÜKrüCAN bunu beğendi.
  3. ddillemm

    ddillemm Üye

    Katılım:
    15 Aralık 2012
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok teşekkür ederim zahmet verdim size ellerinize sağlık
  4. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Tekirdağ Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    365
    Ödül Puanları:
    63
    Ne demek, rica ederim :)

Sayfayı Paylaş