Mantık nedir?mantığın tarihçesi..

Konu 'Mantık' bölümünde ''ebru tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. ''ebru

    ''ebru Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    MANTIK NEDİR?

    Mantık kelimesi, Yunanca Logike kelimesinin Arapça tercümesidir. Logikos, logosa yani söze, akıla veya akıl yürütmeye ait demektir. Kelime anlamından da anlaşılacağı gibi mantık kelimesi hem akıl hem de söz ile ilgilidir.


    Günlük yaşamımızda mantık, mantıklı, mantıksız gibi deyimleri kullanırız. Genellikle sözleri birbiri ile uymayan kimseleri mantıksızlıkla suçlar; davranışlarında kararlarında aklına değil de, söz gelişi duygularına önem kişileri de aynı şekilde eleştiririz.

    Günlük yaşamımızdaki anlamının paralelinde mantık sözcüğünün anlamı; çıkarımları denetlemek için geliştirilmiş olan yöntemi anlıyoruz. Çıkarım, eldeki bilgilerden yeni bilgler türetme, eldeki verilerden bir takım sonuçlar çıkarma işlemidir. Eldeki verilerden beklenilen sonuçların çıkıp çıkmadığını araştırmağa da denetleme diyoruz.

    Dikkat etmemiz geren bir noktada mantığın klasik ve modern olarak ikiye ayrıldığıdır.

    MANTIĞIN TARİHÇESİ:

    Genellikle mantık biliminin kurucusu olarak Aristoteles alınır. Aristoteles gerçektende ilk kez sembol kullanan ve birli yüklemler mantığının bir bölümü olan katagorik önermeler teorisini kurmuş olan Aristotelestir. Geçerlilik kavramını da, O ilk kez sistemli bir biçimde incelemiştir. Megana ve Stoa okulları da Eskiçağda mantığa önem vermiş ve önerme eklemleri mantığının temelini ortaya koymuşlardır.

    Ortaçağ boyunca genel anlamında Aristoteles mantığından ötede bir mantık çalışması yapılmamıştır. Yeni çağın başında matematik bilimine bağlı bilimlerin gelişmesi ile bu bilimlerle Aristoteles mantığı arasında bir bağ kurulamamış ve Aristoteles mantığı eleştirilere uğramıştır. Bu sorunla beraber matematik mantık da denen modern mantık çalışmaları başlamıştır.

    Aristoteles mantığının temelinde kıyas bulunmaktadır. Kıyas mevcut çıkarımlar arasındaki en mükemmel çıkarım biçimidir (tümdengelim-dedüksiyon üzerine kurulu bir çıkarım biçimidir.). Bacon ve Descartes, Aristotelesin kıyas üzerine kurulu mantığına karşı çıkmıştır.

    Modern mantığın öncüsü Leibnizdir. Leibnizin tasarımladığı evrensel sembolik dil ile bu dile dayalı evrensel matematik, modern mantığın olduğu kadar, elektronik beyin diye adlandırılan bilgisayarın yapı çekirdeklerini oluşturmuşlardır.

    Modern mantığın gerçek kurucuları G. Bole ile G. Fregedir. Whitehead ve Russell daha sonraları kurulmuş bu temelleri işlemiş ve yöntemleri geliştirmişlerdir.

    MANTIK UYGULAMALARI:

    Mantığın uygulamaları alanları arasından bilgisayar adı verilen otomatik makineler de bulunur. Modern bize gün****k yaşamımızda bile yararlar sağlıyor; daha sağlam akıl yürütmeler yapmamız, başkalarının düşünme zincirlerini daha başarılı izleyip eleştirebilmemiz için gerekli bilgileri veriyor.

    1.MANTIK İLKELERİ

    Mantıksal düşünme, mantık ilkeleri denen ilkelere uygun düşünme biçimidir. Mantık ilkeleri bu anlamın paralelinde aklın ilkeleri olarak da alınır. Aristoteles de mantık ilkeleri üç tanedir. Bunlar; özdeşlik ilkesi, çelişmezlik ilkesi ve üçüncü halin olmazlığı ilkeleri dir. Bu üç ilkeye Leibniz eklediği bir dördüncü ilke daha vardır; yeter-sebep ilkesi.

    Özdeşlik ilkesi: Bir şeyin kendisi olmasıdır. Düşüncenin kendi kendisi ile uygunluğunun şartıdır. Bir şey ne ise odur. Bir şeyi kendisine dayanarak ifade ettiğimizde bağlı kaldığımız ilke özdeşlik ilkesidir. Biz biliriz ki o şey kendisine özdeş olmak zorundadır. Bu ilkesi A , Adır diye sembolize edilmektedir. Bir akıl yürütmedeki önermelerde özdeş olmalıdır. bir akıl yürütmede önermelerin özdeş olması; aynı doğruluk değerini taşımaları anl***** gelmektedir. Yani bir terime verilen doğruluk değeri veya anlam, akıl yürütme oyunca özdeş olmak zorundadır.

    Çelişmezlik ilkesi: Bir şeyin aynı zamanda kendisinden başka bir şey olmayacağını ifade eder. Bir terimi A olarak gösterdiğimizde, A dışındaki bir terim A olmayan olur. Bu ilke bu sebepten A, A olmayan değildir. biçiminde ifade edilir. İnsan, İnsan olmayan değildir. Bu ilke terimin kendisi ile çelişik olamayacağı anl***** gelir. Aynı önerme aynı anda hem doğru hem de yanlış olamayacağı anl***** gelir. Buda demektir ki bir önermenin yalnız bir doğruluk değeri olmak zorundadır. ~(A Λ ~A)

    Üçüncü halin imkansızlığı ilkesi: Bir şey ya A olacaktır yada A olmayan olacaktır, başka bir olanaklılık yoktur. Bir şeye A dediğinizde zorunlu olarak A olmayanları da belirlemiş olursunuz. Bunun içinde bir düşünce evreni oluşturmuş olursunuz. Bu düşünce evreninin dışında başka bir halde mümkün değildir.



    Bu üç ilkeye bakıldığında bu üç ilke önermenin doğruluk ve yanlışlık değeri dışında başka bir olanağının olmadığını vurgular. Başka bir deyişle doğru ve yanlış dışında başka bir hal yoktur. Bu şekilde düşünen ve bu şekilde düşünme biçimini temele alan mantığa iki değerli mantık diyoruz. ( Modern mantık denen çok değerli mantık, iki değerli mantığın ilkeleri olan çelişmezlik ve üçüncü hali olmazlığı ilkelerine zıttır. Ama Aristotelesin de belirttiği gibi bazı önermelerin doğruluk değeri belli değildir. Mesela gelecekle ilgili önermelerin, Yarın yağmur yağacak, bir doğruluk değeri olmaz. (D), (Y) ve (B) belirsiz anlamında çoklu değerler vardır. Ayrıca doğru ve yanlış yanında doğruya yakın ve yanlışa yakın seçenekleri ile birlikte dört değerli mantık da vardır.



    Yeter-sebep ilkesi: Yeter-sebep olmadıkça hiçbir şeyin varolmayacağı ilkesidir. Her şey varoluş sebebine sahiptir. Bir çok filozof için bu ilke mantık ilkesi olamaz ve daha çok bir varlık ilkesi olabilir derler. Hiçbir şey kendiliğinden var veya var olmuş değildir. Mantıkçı açısından sebep, bir akıl yürütme içerisinde, bir önermenin doğruluğunu sağlayan başka bir önermedir. Bütün insanlar canlıdır. Önermesi, Ali ölümlüdür. Önermesinin gerekçesi, yani sebebidir. Bu sebepten de yeter-sebep ilkesi olmaksızın da mantıksal düşünmek mümkün olmaktadır.
    :):):)
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş