Mavi Ö.Lüm^^

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde sumeyra tarafından paylaşıldı.

  1. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0

    Seslenicem...
    Senin kim olduğunu hiç bilmeden
    Senin kim olduğunu en çok bilerek
    İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin
    Dört nala açan kiraz çiçeklerinin
    Dudak kıvrımlarına yoldaş olucam.


    Sarı bir hüzün kızıl bir gurur ve
    Siyah bir öfkeyle konuşucam sana...
    Sana oklardan değil yaydan bahsedicem
    Gülün dikenlerinden değil
    Gülleri ve dikenlerini doğurmaktan yorulmayan
    Topraktan söz açıcam.
    Akan su gelmicek kelimelerime
    Suyu şefkatle kucaklayan sessiz taşların canını yakan
    Damlaları dillendiricem.
    Yine sana seslenicem senin kim olduğunu hiç bilmeden
    Bilmekistemeden...


    Alaattinin sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi ve
    Ne dilersem dilememi isteseydi
    Hiçbirşeyieldeetmeyidilemezdim.
    Birşeyden vazgeçmeyi isterdim sadece
    Hayatta birşeyden vazgeçmem lutfedilseydi
    Be**** herşeyim olsa bile
    Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim.
    Garip değilmi..
    Sana seslenmekten vazgeçmek istemediğimi
    Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belkide
    Oysa sana seslenmek
    Bütün hesaplarımı gördüğüm bu dünyadaki
    Tek geride kalmış hesap benim için.
    Bu dünyadaki tek yük
    Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek.
    Kürek mahkumu için kürek neyse
    Benim içinde sana seslenmek o.
    Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu
    Öbür yandan bileklerimden sızan kanların
    Gönlümü işgale yeltendiği bir rotanın can suyu.

    Oysa ben sana küreklerden değil
    Gemiden bahsetmek isterdim.
    Atalarım bana erkeklere gökyüzünü
    Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler.
    Sen kürekleri yağlı urganları
    Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun.
    Sana ellerimle dokunarak
    Gözlerimle okşayarak göstermek isterdim
    Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri.
    Ama senin vaktin yoktu ben bunu hiç anlayamadım.
    Kavmimin erkekleri bana öğretmediler ki
    Bazı erkeklerin beyaz güvercinlerden daha çok
    Siyah apoletleri sevebileceğini.
    Sana sesleniyorum...
    Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarıma kadar toplanmış
    Kan pıhtılarını seyrediyor.
    Kürekleri bırakmıyorum
    Önce yücelttiğin sonra umursamadigin aşkın onuru için
    Kalemi bir an elimden düşürmüyorum.
    Yüregimin en hazin kösesinden sana sesleniyorum.

    Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin
    Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm.
    Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı
    Cehennemle konuşurdum
    Seni ona anlatabilirdim.
    Oysasennecennetiisteyecekkadaraşıkoldun
    Ne de cehennemi isteyecek kadar ayrılık.
    'Seviyorumseniama..'dedin
    'Bekle' diye ekledin.
    Cennetin ve cehennemin dillerini
    Savaş naralarını ve aşk şiirlerini
    Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım
    Senin sözlerinin anlamını öğretmediler.

    Yine yeniden sadece sana seslenicem
    Müebbet bir aşk dışında
    Bildiğim tüm duyguları terk edicem.


    Sana seslenicem yine..
    Seni sadece kuru bir sevgiyle değil
    Derin bir hüzünle binlerce yıllık bir gururla
    Ve pervasız bir öfkeyle sevdiğimi duyumsuyor musun?
    Mütevazi bir sevgiyle değil
    Küstah bir aşkla sevdim seni.


    Ben Osmanlı gibi
    Kollarımın yetişemediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken
    Sen köprülerin ülkesi Venedikteki son sancağı
    Kışın üşümemek için şal yaptın kendine.
    Neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde
    Zaman geçtikçe azalir nasilsa birgün beraberiz demiştin oysa
    Atalarımın öğrettiklerine ters düşsede
    Sana inanırım bilirsin
    Zamanla alisirsin demiştin. Niye daha derinleşiyor öyleyse?
    Derinleşiyor özleminher an senin yaninda olmak istiyorum
    Ve gönlümde bir iç savaşta dökülen
    Kanları coşturuyor sözlerin.
    Öfkelerimin kararlılığını aşka katık ederek konuşucam.
    Bedenim bu dünyayı terk edene kadar.



    Öyle sanıyorumki hüzünle ve acıyla
    Pek barışık olmadığın için benden uzun yaşayacaksın.
    Benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne
    Onların benden geldiğini birtek sen bileceksin.
    Küstah bir aşkla sevicem seni
    Ben savaş ve ölümle haşır neşir olan kelimeler dışındakileri
    Unutmaya gayret edicem ömrümün geri kalanında.
    Sana seslenicem yine...
    Ben seni Beyrut gibi sevdim ama sana ne mağribi
    Ne de baska bir dünyayi anlatamadım.
    Bağdatı ve Şamı işgale yeltenmişken
    Venedikten gelen ihanet tarumar etti ordularımı..
    Artik Umudum kalmadi.. yalnizim.. bitkinim...


    Sarı bir keder kızıl bir kibir ve
    Siyah bir isyanla konuşucam sana...

    Senin kim olduğunu hiç bilmeden
    Ağlayan zambakların dudak kıvrımlarına yoldaş olucam.
    Senin kim olduğunu en çok bilerek
    Kavmimin bana vaadettiği tüm aşkları terk edicem.


    Müebbet bir aşk sarı bir hüzün kızıl bir gurur ve
    Siyah bir öfkeyle konuşucam
    Bu dünyayı terk etme müjdesi gelene kadar.


    Hüznügururuveöfkeyibilseydinkeşke........

    Hüznümün beni aşan taşkınlığını
    Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını
    Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve
    Azalmayacak kararlılığını anlayabilseydin...
    Anlatabilirdim sana;
    Seninle yaşanan bir aşktan sonra
    Ayrılığın ölüm bile olsa mavi bir ölüm olacağını

Sayfayı Paylaş