MEB [Eski Kitap] 93-160 arası cevapları [Ayrıntılı]

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde burock5 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. burock5

    burock5 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    43
    Beğenileri:
    104
    Ödül Puanları:
    0

    sayfa 93
    ¨¨¨¨¨¨¨
    b)teması:
    aile olmanın değeri
    ¨¨¨¨¨¨¨¨
    2. Etkinlik a)adil bir yapı yokislamiyet inancının yoğun bir şekilde olmasına rağmen farklı dinler görülüyor
    2)tema evrenseldir
    3)metnin yapısını oluşturan ögeler
    *olay örgüsü
    *kişiler
    *zaman
    *mekan
    *ve dil anlatım(olay çevresinde oluşan metinlerde dil anlatıma da dikkat edilir)
    SAYFA 93 TEKİ OLAY ÖRGÜSÜ SIRASI
    12-2-4-10-5-7-13-3-9-11-1-6-8
    KARAKTER Çözümleme tablosu
    (sırasıyla 12345)
    ...............**** dumbul........;........anne baba ............;.......... eş
    1.........: **** zorba çıkarcı;......canları kıymetlibencil ; fedakareşini
    ............................................. insanlar....................;biri
    2)........:dinamik.......................durağan ................... ;durağan
    3)........:Allah ın varlığını ve ; metinde zaten pasif karakterler(anne baba
    birliğini kabul etmemesi .......................................ve eş)
    yaptığı köprüden geçendende
    geçmeyenden de para alması
    4).......)sosyal ortam **** dumbulu etkilemiş.çünkü yaşadığımız devirde onun yaptığı davranışlara pek de rastlanılmamış.diğer karakterleri ise sosysal ortam etkilememiştir.
    5).........:karakterlerden **** dumbul gibi bir kişi toplumumuzda olamaz.anne baba için;her anne baba evladı için canını vermeye hazırdır.eş içinse;toplumumuzda kadın eşi için canını vermeye hazırdır.o vermese bile erkek söke söke alır.
    c. öğüt vermez tebrik ederdim
    ç. idam ettirirdim
    6.a dede korkut ilahi bakış açısıyla yazılmıştır
    b. metin gayet güzel ben olsam birde sonuna şunu eklerdim **** dumrul artık Allah ' a bağlı inançlı bir insan oldu derdim.
    7.a
    kara dağlar
    soğuk soğuk sularım
    tavla tavla koç atlarım
    penceresi altın otağım
    katar katar develerim
    beyaz koyunum
    b. tasvirler çıkartıldığında cümleler çok basit oluyor
    sosyal Ortam ve çevre bu karakterleri nasıl etkilemiştir:
    **** dumrul:Olumlu
    anne-baba:Olumlu
    eş:Olumlu
    bu karakterlerin sizin toplumsal yapınızdan farkı varmıdır:
    ****dumrul:vardır
    anne-baba:yok
    eş:var
    96.sayfa 8. SORU
    sırasıyla altı çizili kelimeler; niçinederdibendenvar mıdır benimlebahadırlığımyiğitliğimmeğerkonmuştuyah şiemriyleyettikavgahanımbeykanatlı.
    ses özellikleri
    -cümleler kısadır
    -dil sadedir
    -alti çizili kelimeler ses değişimine uğramıştır
    -ses düşmesi vardır


    DANİŞMENDNAME
    1.a.1.Melik danışment bir gece rüya görür.
    2.Rüyadan kısa bir süre sonra bir elçi kağan tiginin mektubunu getirir.
    3.Mektup okunduktan sonra Abdurrahman Tokati otağa gelir.
    4.Yirmibin askerle tokata gidilir.
    5.Tokat yakınlarında düşmanla savaşılır.
    6.Melik danışment düşman beylerini dine davet eder.
    7.O gece yine bir rüya görür.
    8.Rüyasında kendisine verilen dua ile gümenek ırmağının suyunu keser.
    9.O gece yine rüya görür.
    10.Melik danışment cincike ovasında konaklar.
    11.Melik danışmentin kahramanlıkları anlatılır.
    b.Battalnamede olduğu gibi kahramanlık teması dönemin sosyal özellikleriyle paralellik göstermektedir.
    2.İnsanların y8aşadıkları haksızlıklardan kurtulmak için her dönemde kurtarıcı beklemeleri buna sebeptir.Kahramanlık temasının her dönemde sıkça işlenmesi onun evrensel bir tema olduğunu göstermiştir.
    3.Özgün metinde kısa cümleler kullanılmıştır.Bazı sözüklerin ise günümüze gelene kadar bazı değişikliklere uğradığı görülmektedir.
    4.Metnin yapısını oluşturan ögeler;olay örgüsükişilerzamanmekan
    Metnin yapısını oluşturan ögeler;Tüm bu ögeler temayı iletmede birer araçtır.
    5.Mekan;TokatGümenek ırmağıAnkaraSamsunKale
    Zaman;Sabah vaktiakşam vakti......
    Mekanın ve zamanın anlatımı;Bu metinde mekanların sadece adları kullanılmıştır.Ayrıntıları verilmemiştir.
    Zaman;Kesin bir zaman ifadesi bu metindede yoktur.
    6.Tasvir cümleleri;///yüksek dağlara///çıktılar.tasvir cümlesi yüksek dağlar.
    Tasvirlerin metindeki işlevi;Tasvirler anlatılanları zihinde daha belirgin canlandırmak için kullanılmıştır.Fakat ayrıntılara girilmediği dikkati çekmektedir.
    7.Hikayede herşeyi bilen bir anlatım vardır.İlahi bikış açısıyla yazılmıştır.
    8.İkiside hayatlarını kötülüklerle mücadele etmeye adamış kahramanlardır.
    9.a.Tip nasıl bir insandır;hayatını insanlara adamış korkusuz yiğit bir insandır.
    Tip durağanmıdırdinamikmidir;Dinamiktir.
    Hikayenin hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu;Hikayedeki bütün olaylar onun etrafında geliştiği için dinamiktir.
    Sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir;Halkın zulüm görmesi onun kahramanlık yönünün ortaya çıkmasını sağlamıştır.
    Bu tipin sizin toplumsal yapınızdan farkı varmı;Vardır.Günümüzde toplum yapısısnın değişmesi ndeniyle farklılıklar vardır.
    Bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi varmı;Olaylar onun etrafında geliştiği için diğer tipler üzerinde etkisi vardır.
    Tip kendi kişiliğinin farkındamı;farkında
    Sizce gerçek hayatta bu hikayedeki tip gibi davranan biri olabilirmi;gerçek hayatta kendini halkına adayan kişilere rastlanabilir fakat bu hikayede olduğu gibi olağanüstü özellikler göstermez.
    b.Seyit battal Abdurrahmani tokatiSüleyman bin numan Mekanın ve zamanın anlatıldığı cümleler. Mekan:KöprüRumŞamev
    Zaman:Yüzkırk yılbugündeminşimdidokuz ayon ay
    Mekanın ve zamanın anlatımı. MEkan:Mekanların sadece isimleri söylenmktetasvirleri yapılmamakta.
    Zaman:arkadaşlar siz yukardaki zamanlara bi bakın bence kesin zaman ifade ediliyor.
    .S.102
    1.a.1.Melik danışment bir gece rüya görür.
    2.Rüyadan kısa bir süre sonra bir elçi kağan tiginin mektubunu getirir.
    3.Mektup okunduktan sonra Abdurrahman Tokati otağa gelir.
    4.Yirmibin askerle tokata gidilir.
    5.Tokat yakınlarında düşmanla savaşılır.
    6.Melik danışment düşman beylerini dine davet eder.
    7.O gece yine bir rüya görür.
    8.Rüyasında kendisine verilen dua ile gümenek ırmağının suyunu keser.
    9.O gece yine rüya görür.
    10.Melik danışment cincike ovasında konaklar.
    11.Melik danışmentin kahramanlıkları anlatılır.
    b.Battalnamede olduğu gibi kahramanlık teması dönemin sosyal özellikleriyle paralellik göstermektedir.
    2.İnsanların y8aşadıkları haksızlıklardan kurtulmak için her dönemde kurtarıcı beklemeleri buna sebeptir.Kahramanlık temasının her dönemde sıkça işlenmesi onun evrensel bir tema olduğunu göstermiştir.
    3.Özgün metinde kısa cümleler kullanılmıştır.Bazı sözüklerin ise günümüze gelene kadar bazı değişikliklere uğradığı görülmektedir.
    4.Metnin yapısını oluşturan ögeler;olay örgüsükişilerzamanmekan
    Metnin yapısını oluşturan ögeler;Tüm bu ögeler temayı iletmede birer araçtır.
    5.Mekan;TokatGümenek ırmağıAnkaraSamsunKale
    Zaman;Sabah vaktiakşam vakti......
    Mekanın ve zamanın anlatımı;Bu metinde mekanların sadece adları kullanılmıştır.Ayrıntıları verilmemiştir.
    Zaman;Kesin bir zaman ifadesi bu metindede yoktur.
    6.Tasvir cümleleri;///yüksek dağlara///çıktılar.tasvir cümlesi yüksek dağlar.
    Tasvirlerin metindeki işlevi;Tasvirler anlatılanları zihinde daha belirgin canlandırmak için kullanılmıştır.Fakat ayrıntılara girilmediği dikkati çekmektedir.
    7.Hikayede herşeyi bilen bir anlatım vardır.İlahi bikış açısıyla yazılmıştır.
    8.İkiside hayatlarını kötülüklerle mücadele etmeye adamış kahramanlardır.
    9.a.Tip nasıl bir insandır;hayatını insanlara adamış korkusuz yiğit bir insandır.
    Tip durağanmıdırdinamikmidir;Dinamiktir.
    Hikayenin hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu;Hikayedeki bütün olaylar onun etrafında geliştiği için dinamiktir.
    Sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir;Halkın zulüm görmesi onun kahramanlık yönünün ortaya çıkmasını sağlamıştır.
    Bu tipin sizin toplumsal yapınızdan farkı varmı;Vardır.Günümüzde toplum yapısısnın değişmesi ndeniyle farklılıklar vardır.
    Bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi varmı;Olaylar onun etrafında geliştiği için diğer tipler üzerinde etkisi vardır.
    Tip kendi kişiliğinin farkındamı;farkında
    Sizce gerçek hayatta bu hikayedeki tip gibi davranan biri olabilirmi;gerçek hayatta kendini halkına adayan kişilere rastlanabilir fakat bu hikayede olduğu gibi olağanüstü özellikler göstermez.

    SAYFA 104
    DANİŞMEND GAZİ
    TİP NASIL BİR İNSANDIR?
    kahramanlık yönü bulunancesur ve yiğit bir insandır
    TİP DURAĞAN MIDIR DİNAMİK Mİ?
    hikayenin başından sonuna kadar hareketlidir(dinamik)
    HANGİ KISIM BÖYLE DÜŞÜNMENİZE NEDEN OLDU?
    hikayenin bütün kısmı
    SOSYAL ORTAM ÇEVRRE
    kahramanlık yönünün ortaya çıkması bakımından etkilemiştir
    BU TİPİN SİZİN SOSYAL VE TOPLUMSAL
    çağın gereklerinden dolayı fark vardır
    DİĞER KAREKTERLER ÜZERİNDE ETKİSİ
    DANİŞMEND GAZİ
    TİP NASIL BİR İNSANDIR?
    kahramanlık yönü bulunancesur ve yiğit bir insandır
    TİP DURAĞAN MIDIR DİNAMİK Mİ?
    hikayenin başından sonuna kadar hareketlidir(dinamik)
    HANGİ KISIM BÖYLE DÜŞÜNMENİZE NEDEN OLDU?
    hikayenin bütün kısmı
    SOSYAL ORTAM ÇEVRRE
    kahramanlık yönünün ortaya çıkması bakımından etkilemiştir
    BU TİPİN SİZİN SOSYAL VE TOPLUMSAL
    çağın gereklerinden dolayı fark vardır
    DİĞER KAREKTERLER ÜZERİNDE ETKİSİ
    ana kahraman olduğu için vardır
    TİP KENDİ KİŞİLİĞİNİN FARKINDA MIDIR
    farkındadıryaptıkları bunun göstergesidir
    SİZCE GERÇEK HAYATTAA
    gerçek hayatta böyle olağanüstülükler taşıyan bir karekterle
    karşılaşmak mümkün değildir
    kahramanlık yönünün ortaya çıkması bakımından etkilemiştir
    BU TİPİN SİZİN SOSYAL VE TOPLUMSAL
    çağın gereklerinden dolayı fark vardır
    DİĞER KAREKTERLER ÜZERİNDE ETKİSİ
    ana kahraman olduğu için vardır
    TİP KENDİ KİŞİLİĞİNİN FARKINDA MIDIR
    farkındadıryaptıkları bunun göstergesidir
    SİZCE GERÇEK HAYATTAA
    gerçek hayatta böyle olağanüstülükler taşıyan bir karekterle
    karşılaşmak mümkün değildir
    107
    1Cemşidin rüyasında gördüğü kıza aşık olması
    karşılaşmak mümkün değildir
    107
    1Cemşidin rüyasında gördüğü kıza aşık olması
    2Cemşidin bu kızın anadoluda olduğunu öğrenmesi ve önce çine
    oradan anadoluya geçmesi
    bBu olaylar hayal gücünün ürünü olduğu için yaşanamaz
    cCemşidin rüyası
    5etkinlik:
    aYazıya geçirildiği dönem ile tema arasında bir bağ yokturBu
    durum temanın iran edbalınmasından kaynaklanır
    bKişiden kişiye değişir
    3Aşk teması çok sık işlendiği için evrenseldir diyebiliriz
    4Metnin yapısını oluşturan ögeler;Olay
    örgüsümekanzamankişiler
    Metnin yapısını oluşturan ögeler arasındaki ilişkiler;Ögeler metnin
    temasını vermede birer araçtır
    1Cemşidin rüyasında gördüğü kıza aşık olması
    2Cemşidin bu kızın anadoluda olduğunu öğrenmesi ve önce çine
    oradan anadoluya geçmesi
    bBu olaylar hayal gücünün ürünü olduğu için yaşanamaz
    cCemşidin rüyası
    5etkinlik:
    aYazıya geçirildiği dönem ile tema arasında bir bağ yokturBu
    durum temanın iran edbalınmasından kaynaklanır
    bKişiden kişiye değişir
    3Aşk teması çok sık işlendiği için evrenseldir diyebiliriz
    4Metnin yapısını oluşturan ögeler;Olay
    örgüsümekanzamankişiler
    Metnin yapısını oluşturan ögeler arasındaki ilişkiler;Ögeler metnin
    temasını vermede birer araçtır
    5Kişiler;CemşiHurşidKayser
    Kişilerin özelikleri;Çin hükümdarının oğlusurZorlu yollardan geçip
    Hurşid için mücadele veren kahramandır
    Hurşid;Cemşidin rüyasında görüp aşık olduğu kız
    Kayser;Hurşidin babası
    Kişilerin işlevi;Cemşid;Mesnevinin baş kahramanı
    Hurşid;Baş kahraman
    Kayser;Yardımcı kahraman
    bDeğişen hayat şartları nedeniyle etkisi yoktur
    6Cemşid için derdinin dermanı yoktur onu nasıl anlatayım
    7Kayser///sarayına///gelince mekanların sadece adı
    verilmiştirBelirsiz bir zaman anlayışı vardır
    8Hindistandan çıkıp çine geldi
    9Kahramanların mekanın ve zamanın ayrıntılı tasvirleri
    yapıldıMetnin tamamı nesir şeklinde olurdu
    10Günümüze gelinceye kadar bazı söz değişiklikleri oluşur
    bazı yabancı sözlü kelimeler kullanılmıştır
    11Sade bir dil kullanmıştır
    Klasik türk edbşairidir
    Kişilerin işlevi;Cemşid;Mesnevinin baş kahramanı
    Hurşid;Baş kahraman
    Kayser;Yardımcı kahraman
    bDeğişen hayat şartları nedeniyle etkisi yoktur
    6Cemşid için derdinin dermanı yoktur onu nasıl anlatayım
    7Kayser///sarayına///gelince mekanların sadece adı
    verilmiştirBelirsiz bir zaman anlayışı vardır
    8Hindistandan çıkıp çine geldi
    9Kahramanların mekanın ve zamanın ayrıntılı tasvirleri
    yapıldıMetnin tamamı nesir şeklinde olurdu
    10Günümüze gelinceye kadar bazı söz değişiklikleri oluşur
    bazı yabancı sözlü kelimeler kullanılmıştır
    11Sade bir dil kullanmıştır
    Klasik türk edbşairidir
    sayfa 115
    1üstteki paralel çizgiler; akılutanma-hayailimiman
    Klasik türk edbşairidir
    sayfa 115
    1üstteki paralel çizgiler; akılutanma-hayailimiman
    alttaki paralel çizgiler;öfkeaç gözlülükhasetşüphe
    Ana düşünce;İman rahmanişüphe şeytanidir
    2Dönemin tasavvuf ve hayat anlayışını ilahi aşkı ve bu aşkın
    verdiği coşkuyuislam inancının kaynaklarını öğretmek amacıyla
    yazmıştır
    3Makalatın Özellikleri:
    Eserde sadeanlaşılır bir dil ve kısa cümleler kullanılmıştırBazı
    sözcüklerin günümüze gelinceye kadar bazı ses değişikliklerine
    uğradıkları görülmektedir
    sayfa 116
    413 ve 14 yüzyıl öğretici metinleri==>>*manzum metinler(şiir)
    uğradıkları görülmektedir
    sayfa 116
    413 ve 14 yüzyıl öğretici metinleri==>>*manzum metinler(şiir)
    mensur metinler(düz yazı)
    5Tasavvuf Geleneğine bağlı kalınarak oluşturulmuştur
    413 ve 14 yüzyıl öğretici metinleri==>>*manzum metinler(şiir)
    *mensur metinler(düz yazı)
    5Tasavvuf Geleneğine bağlı kalınarak oluşturulmuştur
    sayfa 117
    6olay örgüsü;Nasrettin Hoca günün birinde ölür
    5Tasavvuf Geleneğine bağlı kalınarak oluşturulmuştur
    sayfa 117
    6olay örgüsü;Nasrettin Hoca günün birinde ölür
    Birilerinin cenazesini kaldıracağını düşünür.
    Kimsenin oralı olmadığını görür.
    Yardımcı kavram ve düşüncelero paralel çizgilere yazılcak olan kelimeler..)
    *vefasızlıkyalnızlıkilgisizlik
    Ana düşünce;İnsan her işini kendisi yapmalı başkalarına güvenmemelidir.
    sayfa 119
    a.KONULARI BAKIMINDAN ÖĞRETİCİ METİNLER
    *Tıp metinleri * dini metinler * İslam menkıbeleri * öğüt ve bilgi verici metinler
    b.Sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.Cümleler kısa ve açıktır.Bu dönem öğretici metinleri din tasavvuf tıp ve tabiat konularında yazılmıştır.Bu yüzyılda yazılan öğretici metinler aydınlatıcı ve yol gösterici metinlerdir.
    **ÇME DEĞERLENDİRME
    1.a
    2.T A S A V V U F
    3.e
    4.Makalat adlı eseri...Hacı Bektaş Veli...yazmıştır.
    14.yy öğretici metinleri anlatım biçimleri bakımından...manzum..ve...mensur...olmak üzere iki gruba ayrılır.
    5.DYDDYDY
    arkadaşlar 120deki 5 soru
    d d d d y d y
    121 sayfayı zaten sınıfta yazcaksınız şiiri
    123;birim değeri;beyit
    birim sayısı;5
    birimlerde anlatılanlar
    1.şair sevgilinin yüzünü açmasını ve yürümesini bahçedeki varlıkların bunu görmesini istemiştir
    2.bu beyitte iseşair aşk aşka sevgilinin aşkından düştüğünü ve amansız bir dert olduğunu anlatmıştır
    3.sevgilinin aşkınkından perişan olduğunu anlatmıştır
    4.duyduğu aşktan dolayı kaburga kemiklerinin bile sayılabileceğini ve bu ahliyle musikara benzediğini
    5.güzellere acımasız şefkatli değilller demenin yanlış olduğunu vurgul***tadır
    TEMA;aşktır
    ç.beyitlerin yerlerini değiştirdiğimizde anlamda bi değişiklik meyadana gelmez çünkü beyitler kendi arasında uyumludur.
    d.yaşanması mümkün değildir çünkü hayali unsurlar vardır.
    egazel nazım şeklinin özelliklerini yazcaksınız bunu bulabilirsiniz
    f ikisininde nazım şekli gazel nazım birimi beyit temaları aşk ölçü aruzdur
    124.2.soru:ses benzerlikleri var ahengi sağlayan unsurlar var
    125.4.soru;gül ve nesrin sevgilinin yanagı
    servi ve sanavber;sevgilinin yürüyüşü
    gülnar; rengi ve şekli dolasıyla aşığın vücudunaki yaralar
    sayfa 121
    1. etkinlik
    NABİ'NİN SÖZÜNÜN AÇIKLAMASI
    Bende dayanacak güçsende vefadan zerre yok.
    İki yoktan ne çıkarbir kere düşünelim.
    MUHİBBİ'NİN SÖZÜNÜN AÇIKLAMASI
    Halk içinde devlet gibi itibar gören bir şey yok.
    (Fakat)dünyadaki devlet bile bir nefes sağlıktan daha değersizdir.
    AŞIK PAŞA'NIN SÖZÜNÜN AÇIKLAMASI
    Şu gönülde dağ olan hem gönül bağını kesip hem de bağ olan aşk değil mi(dir?)
    FUZULİ'NİN SÖZÜNÜN AÇIKLAMASI
    Herkesbayram için yılda bir kez kurban kesmektedir.
    Ben her zaman her saat senin kurbanınım.
    ULVİ'NİN SÖZÜNÜN AÇIKLAMASI
    Ey sevgilihalimi arz etmek için seni yalnız bulamıyorum.
    Seni yalnız bulduğumda ise kendimi asla bulamıyorum.
    NEFİ'NİN SÖZÜNÜN AÇIKLAMASI
    Aşık benimrezilliğimle şehirde şöhretlendim(tanıdım).
    Mecnun'un hikayesini yazanlar hep çölesahraya yazmışlar.

    sayfa 123
    BİRİM DEĞERİ:beyit
    BİRİM SAYISI:beş
    ŞİİRİN TEMASI:aşk
    BİRİMLERDE ANLATILANLAR;
    1.şair sevgilisinin yüzünü açıp salınarak yürümesinibağdaki çiçek ve ağaçların da bunu görmesini istemektedir.
    2.şairbu aşk hastalığına sevgilinin aşkından düştüğünübunun da nasıl amansız bir hastalık olduğunu herkesin görmesini istemektedir.
    3.şair sevgilisinin aşkından perişan olduğunuvücudunda yaralar açıldığını söylemektedir.
    4.şairaşk derdinden dolayı kemikleri sayılacak kadar zayıfladığını bu hali ve inlemeleriyle tıpkı Musikar'a benzediği söylemektedir.
    5.şair güzellere yumuşak huylu değillerdemenin yanlış olduğunugördüklerinde hemen yumuşak huylu olduklarını söylemektedir.
    Ç. gazeldeki beyitlerin yerleri değiştirilerek okunduğunda gazelin anlamında herhangi bir değişiklik olmamaktadır.Çünkü gazelin birimleri olan her beyit kendi içinde bir bütündür.Bu nedenle anlam aynı birim içinde başlaraynı birim içinde biter.Dolayısıyla bir beyitteki anlam diğer beyitlere bağlı olmadığı için beyitlerinin yerlerinin değiştirilmesi gazelin anlamında herhangi bir değişikliğe sebep olmamaktadır.
    D.Şiirde anlatılanların gerçek hayatta yaşanılması mümkün değildir.gazeldeki sevgili ve aşık tiplerişairin hayal gücünün ve bağlı bulunduğu Divan şiiri geleneğinin tipleridir.
    E.Gazel nazım şeklinin özellikleri;
    *Divan şiirinin nazım şekillerindendir.
    *5-15 beyit arasında yazılır.
    *İlk beytine matlason beyitine maktaen güzel beyitine beytü'l-gazelşairin adının veya mahlasının geçtiği beyte mahlas beyti denir.
    *İlk beyit kendi arasında kafiyelidir.
    *Genellikle aşkkadın ve içki konuları işlenmiştir.
    F.Her iki şiirde gazel nazım şeklibeyit nazım birimiyle ele alınmıştır.Kafiye şeması Baki'nin gazelinde olduğu gibi aa/ba/ca... şeklindedir.Her iki gazelinde teması aşktır.Anlatılanlarda gerçek hayatta yaşanması mümkün değildir.Hoca Denhani'nin gazeli 7 birim iken Baki'nin gazeli 5 birimdir.

    2. ETKİNLİK
    Aşk temasıyla bulduğunuz şiirleri sınıfta okuyunuz.((arkadaşlar buna Özdemir ASAF'ın --LAVİNİA-- şiiri örnek verilir.))
    2.Gazelde aşk teması işlenmiş ve bir aşığın durumu gözler önüne serilmişti.Burada ise aşığın durumu yine gazelin bütünündeki durumuna eşdeğerdir.Verilen sözcükler okunduğunda yine halini anlatan ve sitem eden aşığın durumu ortaya çıkmaktadır.
    3. İMGELER
    GÜL VE NESRİN:rengi dolayısıyla sevgilinin yanağı
    SERVİ VE SANAVBER:uzunluk ve salınış sebebiyle sevgilinin boyu ve yürüyüşü.
    GÜLNAR:rengi ve şekli dolayısıyla aşığın vücudundaki yaralar.
    4.SÖZCÜK: Gülnar
    GERÇEK ANLAMI: nar çiçeği
    ŞİİRDEKİ ANLAMI:yara
    GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Gülnar bu mevsime yakışıyor.
    MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Bu dertten gülnarlar açtı her yanımda.
    SÖZCÜK:muhabbet(gülşeni)
    GERÇEK ANLAMI: gül bahçesi
    ŞİİRDEKİ ANLAMI:vücut
    GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Gül bahçesi rengarenkti
    MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Yanımdayken kendimi gül bahçesinde hissediyorum.
    SÖZCÜK:Musikar
    GERÇEK ANLAMI:efsanevi kuş
    ŞİİRDEKİ ANLAMI:vücut
    GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Musikar efsanevi bir kuştur.
    MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Öyle güzel sesi vardı ki Musikar'ı andırdı.

    6. Açıl bağun gül ü nesrini ol ruhsarı görsünler
    Salın serv ü sanavber şive-ı reftarı görsünler.
    yukarıdaki dizelerde istiare(eğretileme)sanatı vardır.
    Kapunda hasıl itdi bu devasuz derdi hep gönlüm
    Ne derde mübtela oldu dil-i bimarı görsünler.
    yukarıdaki dizelerde teşhis(kişileştirme)sanatı vardır.
    Açıldı dağlar sinemde çak itdüm giribanum
    Muhabbete gülşeninde açılan gülnarı görsünler.
    yukarıdaki dizelerde teşbih(benzetme)sanatı vardır.Vücut sevgilinin gül bahçesine yaralar ise nar çiçeğine benzetilmiş.
    Ten-i zarumda pehlum üstühanı sayılur bir bir
    Beni seyr itmeyen ahbab Musikar'ı görsünler
    yukarıdaki dizelerde teşbih sanatı vardır.Aşık kendini ve inlemelerini Musikar'a ve onun gagasından çıkan seslere benzetmiştir.
    Ey Baki
    bu ifade de nida(seslenme)sanatı vardır.
    Yalvarı görsünler
    yukarıdaki ifadede iham sanatı vardır. yalvar sözcüğü hem yalvar- hem de bir çeşit para anlamında kullanılmıştır.Her iki anlamda beyte uygun olduğu için iham sanatı vardır.
    7.*gazel nazım şeklinin kullanılması
    *beyit nazım biriminin kullanılması
    *aruz ölçüsünün kullanılması
    *sanatlı bir şöyleyiş olması
    *arapça ve farsça sözcüklerin kullanılması
    8.örnek yazı:
    Bakinin gazeli yapı bakımından divan şiir geleneği yansıtmaktadır.Anlatımdaki sanatlı ve manzumlara dayalı ifadelerin yanı sıra ahenk bakımından da çok güçlü olan gazelde aşk teması işlenmiştir.şair aşk temasını aşık ve verfasız sevgili etrafında işlemiştir.temanın işlenmesinde manzumların yanı sıra şairin hayal gücünün de etkisi vardır.
    9.Baki;
    *şiirlerinde tasavvufi unsurları kullanmıştır.
    *şiirleri nazım tekniği yönünden kusursuzdur.
    *şiirlerinde çok güçlü sanatlı bir söyleyiş vardır.
    *divan şiirinin en güçlü şairidir
    Sayfa129
    SU KASİDESİ
    1) Ey göz gönlümdeki ateşlere gözyaşından su saçma böylesine tutuşan ateşlere su çare kılmaz
    Bu beyitte Fuzulî gönlünde aşk ve ıztırabı ateşlere gözyaşını ise suya benzetmiştir Su ile ateş birbirine zıttır Su ateşi söndürür Fakat gönül atşi maddî değil manevîdir Bundan dolayı gözyaşları insanın içindeki ateşi söndürmez Bu beyit bize Fuzulî'nin muztarip duygulu bir insan olduğunu gösteriyor Bu beyitte tekrarlanan (s g d k) konsonantları (ünsüzleri) ile (o ö u) vokalleri (ünlüleri) bir ahenk vücuda getirmektedir
    2) Dönen günbedin rengi mi mavidir yoksa gözümden akan su mu onu çepçevre çevirmiştir bilmiyorum
    Bu beyitte geçen "âb-gûn" kelimesi hem suya benzer hem mavi renk mânâsına gelir Fuzulî gözyaşlarının gök kubbeyi çepçevre kuşattığını söylemekle mübalağa sanatı yapıyor gökyüzünün renginin mavi mi yoksa gözyaşlarından dolayı mı böyle göründüğünü bilmediğini söylemekle "tecahül-i arifane" de bulunuyor Gökyüzü için "günbed-i devvar" (döner kubbe) tamlamasını kullanmakla da şair gökyüzü ile göz arasında bir münasebet kuruyor Bu beyitte tekrarlanan (n ve g) konsonlarıyla ince ve kalın yuvarlak vokaller hususî bir âhenk vücuda getiriyor
    3) Kılıcının zevkinden gönlüm parça parça olsa şaşılmaz zira su zamanla duvarda yarıklar bırakır
    Fuzulî'nin bu beyitte "zevk-i tîg-kılıcının zevki" tamlamasını kullanması psikolojik bakımdan dikkati çekicidir Fuzulî sevgilisinin verdiği acıdan şikâyet etmez tam tersine zevk duyar Burada söz konusu olan kılıç sevgilinin keskin bakışıdır Şair senin kılıca benzeyen bakışlarının yerdiği acı' bana zevk" verir fikrini "zevk-i tîg" tamlaması ile özetlemiştir Divan şairleri bu nevi kısa özet veya yoğun sözlerden hoşlanırlar Onları okuyucunun çözümlemesi lâzımdır Şair kılıcın gönlünü çak çak (parça parça) etmesi ile suların duvarda yarıklar hâsıl etmesi arasında bir bağlantı kuruyor Divan şairleri çok defa kılıç deyince suyu hatırlarlar Bunun sebebi kılıcın imal edilirken su ile çelikleştirilmesidir Bir klişe olarak kullanılan "âb-ı tîg" (kılıç suyu kılıcın parlaklık ve keskinliği) tamlaması da onlarda su hayalini uyandırır
    4Yaralı gönül senin (peykân)ından korka korka bahseder Yaralı olan suyu ihtiyatla içer
    Bu beyitte geçen "peykân" sözü okun ucundaki demir mânâsına gelir Bu da sevgilinin kirpiklerine tekabül eder Sevgilinin oka benzeyen kirpikleri âşığı yaralar yaralılar da suyu ihtiyatla içerler
    5Bahçıvan boşuna zahmet çekmesin gül bahçesini suya versin bin gül bahçesine su verse senin yüzün gibi bir gül açılmasına imkân yoktur
    Bu beyitte sevilen varlığın yüzü ile gül arasındaki benzeyiş dolayısıyla ikisi arasında bir mukayese yapılmıştır Fuzulî su redifi vasıtasiyle hayali genişletiyor Araya bahçıvanı da katıyor Sevgili güzellik ve başka vasıfları bakımından gülden üstündür Şair su vermek ile de oynuyor Birinci mısrada "suya vermek" sözü mecazî olarak yok etmek mânâsına kullanılmıştır
    6 Yazı yazan (hattat) kalem gibi gözlerine kara su inse de senin yüzünün hattına benzer bir hat yazamaz
    Bu beyitte "gubar' muharrir hat hâme ve kara" kelimeleri arasında tenasüb sanatı vardır Bu kelimeler birbirleriyle ilgilidir Hat yazı sanatıdır Gubar hat sanatında bir yazı çeşididir Şair kalem kara ve muharrir kelimelerini hat sanatı ile münasebeti bakımından zikrediyor Divan şairleri sevgilinin yüzündeki ince tüyleri hatta (yazıya) benzetirler Sevgilinin yüzünün hatları hattatın yazdığı yazılardan çok daha güzeldir Hattat gözlerine kalem gibi kara su ininceye dek yani kör oluncaya kadar yazı yazsa senin yüzünün hattına benzer bir yazı yazamaz Şair "okşamak" kelimesini hem benzetmek hem yüz dolayısıyle sevmek mânâsında kullanmıştır Kalem (hame) gibi gözüne kara su inmek sözü mecazî olarak kör olmak mânâsına gelir
    7Yanağını hatırlarken kirpiklerim ıslansa bunda şaşılacak ne var? Gül yetiştirmek isterken dikene verilen su boşa gitmez
    Fuzulî bu beytinde gözyaşını tatlı bir alayla yumuşatıyor Beyit birbiriyle ilgili şu benzetmelere dayanıyor: Yanak-gül kirpikler-diken gözyaşı-su Bu beyitte eskilerin "leff ü' neşir" (sarma ve açma) dedikleri bir sanat vardır Bu sanat aralarında münasebet bulunan iki veya üç şey zikrederek karşılıklarını (benzerlerini) söylemek suretiyle yapılır
    8Gam günü hasta gönülden kılıcını (kirpiklerini bakışını) esirgemek gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir
    Fuzulî burada da ok (kılıç) -su-yaralanma mazmununa dayanıyor Karanlık gece ile sevgilinin kara gözleri arasında da münasebet vardır
    9Gönül ondan ayrı olduğun zaman onun peykinin (oka benzeyen kirpiklerini) isteyerek hasretini teskin etmeğe çalış Susuzum git bu çöl de benim için su ara
    Kılıca olduğu gibi peykâna (ok ucuna) da su verilir Şairin "git bu çölde benim için su ara" demesi demirin kuruluk bakımından çöle benzemesinden demirde ve çölde gizli olarak su bulunmasından dolayıdır Şairin asıl özlediği sevgilisinin bakışlarıdır
    10 Ben dudağına karşı büyük bir arzu duyuyorum Kuru sofular ise kevser istiyorlar; böylece sarhoşa şarap' ayık insana da su hoş gelir
    Bu beyitte dudak kırmızılığı dolayısıyle içkiye benzetilmiştir ve sarhoşa (aşığa) uygun görülmüştür Kevser Cennet'te bir havuzun adıdır Dîvan şairleri aşk ile kendinden geçenlerle kuru sofuları karşılaştırmaktan ve aralarındaki tezadı belirtmekten hoşlanırlar Aynı beyitte birbirine paralel olan dudak-şarap âşık-sarhoş kevser-su zahid-ayık insan benzetmeleriyle Fuzulî bir leff ü neşir sanatı yapmıştır
    11 Su durmadan senin mahallendeki bahçeye doğru akıyor Galiba o hoş yürüyüşlü sevgiliye âşık
    Fuzulî'nin küçük bir tablo teşkil eden bu beyti de birtakım gizli benzetmelere dayanır "Serv-i hoş-reftar"dan maksat uzun boylu güzel yürüyüşlü sevgilisidir Sevgilinin bahçesine doğru akan su âşıktır Dîvan şairleri sevgilinin boyu için "revan" (akıcı) sıfatını da kullanırlar Servi kelimesi şairde su çağrışımı uyandırmıştır
    12 Toprak (set) olarak sevgilinin köyüne giden suyun yolunu kessem gerek Zîra o benim rakibimdir O köye gitmesine engel olmalıyım
    Şair burada yine servi dolayısıyle rakibini suya benzetiyor Toprak olmak kelimesi mecazî olarak ölmek mânâsına gelir Fuzulî bu kelimeyi hem hakikî hem mecazî mânâda kullanıyor
    13 Ey dostlar eğer onun elini öpme arzusu ile ölürsem toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin
    Fuzulî ince bir hayale dayanan bu beytinde (s) aliterasyonu ile (u) asonansının doğurduğu âhenkten de istifade ediyor
    14 Servi kumrunun yalvarmalarına karşı dikbaşlılık ediyor Su gitsin de onun eteğine sarılıp ayağına düşsün yalvarsın
    Servi ile kumru çok defa bir arada bulundukları için birbirlerine âşık sayılırlar Servi güzel boylu sevgiliye kumru yalvaran âşığa benzer Şair servinin uzun oluşu ile dikbaşlılık arasında bir münasebet bulunuyor Servi ağaçlarının dibinden akan su da bir arabulucuya benzetiliyor Şair bu beyitte servi kumru ve suya insana has vasıflar vermek suretiyle "teşhis" ediyor ve âdeta tabiatı masallaştırıyor
    "Servi" vahdeti (Tanrı) "su" peygamberi "kumru" kulu temsil eder Beyitte arka planda böyle bir mânâ da vardır
    15 Gül dalı bir hile ile bülbülün kanını içmek istiyor Su gül dalının damarına girerek bülbülü kurtarmalıdır
    Renk kelimesi renkten başka şekil suret ve hile mânâlarına da gelir Şairin burada onu kullanması gül ve bülbülün kanı dolayısıyledir Gül kendisine kırmızı renk sağlamak maksadıyle bülbülün kanına girmek istiyor Divan şiirinde gül ile bülbül arasında bir aşk münasebeti olduğundan bahsedilir Şair bu beytinde de gül bülbül ve suya insanî vasıflar izafe ediyor
    16 Su temiz tabiatını âleme aydınlık (berrak) kılmış ve Hazret-i Muhammed'in yoluna girmiştir
    Şair bu beytinde su ile Hazret-i Muhammed'e uyan onun yolunda giden mümin arasında bir münasebet buluyor Temizlik dolayısıyle İslâmiyet suya büyük önem verir Su maddî ve manevî temizliğin sembolüdür Suyun vasıflarından biri berrak oluşudur İyi mümin de öyledir Onun gönlü de su gibi aydınlık herkese açıktır
    17 Seyyid-i nev'-i beşer (insan ney'inin efendisi Hazret-i Muhammet) seçkinlik incisinin denizidir Onun mucizeleri kötülerin ateşi üzerine su serper
    Burada su redifi dolayısıyle Peygamber bir seçkin inciler denizine benzetilmiştir Onun din denizi seçkin inciler yetiştirir O kötülük ateşlerini söndüren bir sudur Su ile ateş arasında tezat vardır Burada ateş kötülüğün su iyiliğin sembolü olarak kullanılmıştır Bu beyitte seyyid ıstıfa sepmek) (beşer ateş-i eşrar) kelimelerinde aliterasyon vardırHz Muhammed doğduğu zaman ateşperestlerin ateşleri sönmüştür Beyitte bu mucizeye de telmih vardır
    18 Peygamberlik gül bahçesinin canlılığını tazelemek için mermer taşı mucizinden (yaratıcılığından) su akıtmış
    Peygamberlik gül bahçesine su verince gül tazeleniyor Gül Peygamberimize izafe edilen bir çiçektir Peygamberlik müessesesi onunla taze kalmış Son peygamber olan Peygamberimizin mucizelerinden biri kara taştan su akıtmak Bu mucize peygamberliğinin kabulü ve yeni bir gül açılması peygamberlik bahçesinin parlaklığının tazelenmesidir
    19 Onun mucizi âlemde öyle nihayetsiz bir hidayet denizidir ki binlerce kâfir tapınağına (Mecusî tapınağına) o denizden hidayet ermiştir
    Peygamber doğduğu zaman vukua gelen harikulade hadiselerden biri de sönmeyen ateşlerin sönmesi (Mecusî ateşlerinin sönmüş olması)dir Bu hadiseye telmih eden Fuzulî'ye göre peygamberimizin mucizesi öyle sonsuz bir deniz imiş ki binlerce kâfir ateşgedesindeki ateşi söndürmeğe yetmiştir
    "Yetmiş" kelimesi hem "erişmiş" hem de "kifayet etmiş" mânâlarına gelir Burada kifayet etmiş mânâsında tevriye!i kullanılmıştırAyrıca su-ateş arasında tezat vardır
    20 Şiddet günü Ensar'a parmağından akıttığı suyu kim işitse hayretle parmağını ısırır
    Tebuk seferinde (şiddet günü) susuz kaldıkları zaman Peygamberimizin parmakları arasından oluk oluk su akmış Bunu duyan hayretinden parmağını ısırır Bu hadise de kullara hayret veren bir mucizedir
    21 Dostu yılan zehri içse ebedî hayat suyuna döner düşmanı su içse mutlaka yılan zehri olur
    Peygamberin dostlarından maksat hayatında iken ona uyan sahabelerle onun yolundan giden Müslümanlardır Aynı imana sahip oluş onlara da manevî bir güç verir ve onlar bu manevî güç ile kötülükleri iyiliğe döndürebilirler Buna karşılık düşmanları için iyi şeyler böyle kötü bir mahiyet alır Şair bu fikri yılan zehrinin ebedî hayat suyuna veya tersine ebedî hayat suyunun zehre dönüşmesi sembolü olarak ifade ediyor Burada tezat sanatı vardır
    22 Abdest almak için yanağının gülüne su serpince her damla sudan bin rahmet denizi dalgalanmıştır
    Şair borada "gül-i ruhsar" tamlaması ile Peygamber'in yanağını güle benzetmiştir Abdest alınırken yüz yıkanır Peygamber'in yüzüne değen su onun manevî gücü ile çoğalıyor bir damladan bin rahmet denizi doğuyor Damla ile deniz arasında tezat vardır Bu tezat ve benzetme tasavvufta birlik (vahdet) ile çokluk (kesret) u belirtmek için kullanılır Çok birden doğar Başlangıçta ilk Müslüman olan Hazret-i Muhammed tek idi Daha sonra Müslümanların sayısı yüzlerce milyonu aştı Tanrı'nın insanlara acıması mânâsına gelen rahmet Türkçe'de mecazî olarak yağmur mânâsına da gelir Yağmur milyonlarca damladan oluşur
    23 Su senin ayağının toprağına erişeyim diye durmadan ömürler boyu başını taştan taşa vurarak âvâre gezer durur
    Her yıl yüz binlerce Müslüman dünyanın dört bir yanından Hacc'a giderler Peygamber'in mezarını ziyaret ederler Şair sulara da böyle kutsal bir duygu yüklüyor Suların başını taştan taşa vurması hem hakiki hem mecazî mânâda kullanılmıştır Hayat ile su arasında münasebet olduğu için şair ömür kelimesini kullanmıştır Muttasıl kelimesi Arapça "vasl" (ulaşan kavuşan) kökünden gelir Bu beyitte teşhis sanatı vardır
    24 Su ister ki senin dergâhının toprağına zerre zerre nur salsın Parça parça olsa bile su o dergâhtan dönmez
    Toprak su ve ışık zerre zerre parça parça olurlar Su ışığı yansıtır Şair su ve ışığın bu özelliklerine manevî bir mânâ da veriyor Burada su ve ışığın zerre zerre veya pare pare olması sevginin gücünü ifade eder
    25 Senin na'tını zaman zaman tekrarlamayı hata ehli derman bilir Tıpkı sarhoşun ayılması için yüzüne su serpmesi gibi
    Hata kelimesi yanlış ve günah mânâsına gelir "Ehl-i hata"dan maksat yanlış yola sapanlar günahkârlardır Onlar günahlarından kurtulmak için sarhoşun ayılmak maksadıyle yüzüne su serpmesi gibi senin na'tını tekrarlarlar Na't bir şeyi medhederek anlama mânâsına gelir Hazret-i Mu-hammed'i övmek için yazılan şiirlere de na't denilir Belli zamanlarda okunan Kur'an cüzlerine ve dualara "vird" denilir
    26 Ey Tanrı'nın sevgilisi ey insanların en iyisi sana dudakları yananların su dilemeleri gibi müştakım
    27 Şen o keramet denizisin ki Miraç gecesi feyzinin şebnemi duran ve gezen yıldızlara su götürmüştür
    Burada Hazret-i Muhammed'in Mirac'ına telmih vardır Şebnem kelimesinin şeb'i (gece) ile Şeb-i Mîrac'ın "şeb"i aynı mânâya gelir Şairin iki kelime atasında münasebet kurmasının sebebi budur Feyiz: suyun taşması bereket demektir Şebnem ile bahar arasında tezat vardır Peygamber'in manevî gücü o kadar kuvvetlidir ki yeryüzünden götürdüğü şebnemi bütün yıldızlara yetecek su sağlar Burada sudan maksat Hazret-i Muhammed'in Miraç gecesi bütün kâinata varlığı ile vermiş olduğu feyizdir
    28 Mezarını yenileyen mimara su gerekirse güneşin çeşmesinden her dem feyzin saf suyu iner
    Burada güneş dünyaya feyz ve bereket verdiği için çeşmeye güneşten akan ışık zülâle (saf su) benzetilmiştir
    29 Cehennem korkusu yanık gönlüme gam ateşi salmış senin ihsan bulutunun o ateşe su serpeceğini umuyorum
    Mânâ bakımından bütün kelimeleri birbiriyle ilgili olan bu beyitte tenasüb veya müraat-i nazîr sanatı vardır
    30 Na'tının uğuru ile Fuzulî'nin sözleri nisan yağmurundan vücuda gelen büyük inci tanelerine benzemiştir
    Bir efsaneye göre istiridyeler nisan ayında denizin yüzüne çıkar yağmur yağarken kabuğunu açar bir iki damla alır yeniden denizin dibine inerlermiş Bunlar zamanla inci haline gelirmiş Fuzulî yukarıdaki beytinde bu efsaneye telmihte bulunuyor kendi sözlerini inciye benzetiyor
    31 32 Mahşer günü gaflet uykusundan uyandığımda ve hasret gözyaşlarından uykusuz gözlerim su döktüğünde (ağladığımda) umduğum odur ki mahrum olmayayım vaslının çeşmesi senin yüzüne teşne olan bana su versin
    Divan şairleri umumiyetle fikirlerini bir beyitte sona erdirirler Fuzuli burada 31 beyitle 32 beyiti birbirine bağlıyor İki beyitte de mahşer günü bahis konusudur O gün insanlar Tanrı'ya -hayatlarında yaptıkları iyi ve kötü işlerin hesabını verecekleri için büyük bir telaş ve heyecan içinde olacaklardır O gün Hazret-i Muhammed kendisini sevenlere şefaat edecektir
    SAYFA 129
    1abirim değeri:beyit
    birim sayısı:32
    bşiirin teması:Hzpeygambere övgü
    cnesib:1-15 methiye:17-29 girizgah:16 fahriye:30 dua:31-32
    çher beyit kendi içerisinde bir bütündürbeyitlerde başlayan anlam yine diğer beyitlere sarkmadanaynı beyitin içinde bitmektedirkasidenin bölümlerindeki her beyit o bölümü ifade etmek amacıyla bir araya getirilmiştirbeyitler bir araya getirilirken her beyitin o bölümde anlatılacakları tek başlarına anlatmaları beyitlerin anlam bakımından birbirinden bağımsız olmalarını sağlamaktadırbeyitlerdeki kafiye ve redif olarak kullanılan su sözcüğü beyitler arasındaki ses ilişkisini göstermektedir
    d "Dest busı arzusıyla ger ölsem dostlar
    Kuze eylen topragum sunun anunla yara su" beyiti şairin kişisel duyarlılığını ve hayal gücünü en iyi ifade eden beyittirşair bu beiytte onun elini öpmek arzusuyla ölürsem toğrağımdan bir testi yaparak onunla yare su verinböylece mezar toğrağım onun eline değecek ve elini öpmüş olacaktır ifadesini kullanmaktadırbu hayal gücü ve duyarlılık şairin şiir kudretinin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir
    e beyit sayısı 31-99 arasındadır
    din ve devlet büyüklerini övmek için yazılır
    kaside 5 bölümden oluşur (nesibgirizgahmethiyefahriyedua)
    2a "Dest busı arzusıyla ger ölsem dostlar
    Kuze eylen topragum sunun anunla yara su"
    yukarıdaki beiytte "s" seslerinin tekrar edilmesi ahengi sağlamıştır
    byukarıdan aşağı doğru akan suyun görüntüsü ile kasidedeki su sözcüğü arasında ses bakımından bir ilişki vardırresimdeki şelaleden çıkan su sesikasidenin redifi olan su sözcüklerinin okunmasıyla çıkan sesle eşdeğerdir
    Sayfa130
    ç-her beyitin sonunda su sözcüğünün tekrarlanması ses ve ahenk ahenk yönünden anlamı güçlendirir
    d-13 beyit
    e-nazım birimi beyittir
    -en az 33 beyit en çok 99 beyitten oluşur
    -giriş bölümü nesib asıl konuya giriş bölümü fahriye devrin büyüğünü övdüğü bölüm medhiye son bölümüne ise dua denir
    -ilk bölümüne matla son bölümüne makta denir
    -uyaklanışı aa ba ca da şeklindedir
    -ele aldıkları konuya göre isimlendirilirbunlar:tevhitmünacatnaatmedhiye fahriyehicviyyemersiye
    sayfa 131
    6 HİSSETTİKLERİM
    samimiyet
    sevgi
    özlem
    arzu
    heyecan
    7FUZULİ
    divan şiirinin en güçlü şairlerindendir
    şiir tekniği çok güçlüdür
    şiirlerinde tasavvufi konuları ele almıştır
    şiirlerinde azeri türkçesinin özellikleri görülür
    Sayfa 133
    BİRİMLERDE ANLATILARLAR
    Şiirin teması: Aşk
    1Şair aşıkların ayrılık acısına sabredemeyeceğini anlatıyor
    Birim Değeri: Dörtlük - Birim Sayısı: Bir
    2İlahi aşk
    3Dilek (dua)
    4Aşk
    ç)1Rubai: Ayrılık - Aşk
    2Rubai: Aşk Ateşi - İlahi Aşk
    3Rubai: Duam - Dilek
    4Rubai: Sevgili - Aşk
    d)Gerçek hayatla ilişkilendirilebilir Aşk ve aşkın halleri ile dua insan hayatında yer bulabilen durumlardır
    e)Rubai nazım şeklinin özellikleri:
    -Nazım birimi dörtlüktür
    -Tek dörtlükten oluşur
    -aaxa şeklinde kafiyelenir
    -Özel bir vezinle yazılırlar
    -Yoğun bir fikir örgüsü vardır bu da ahengin sağlanmasını zorlaştırır
    -Tasavvuf felsefe dünya görüşü gibi pek çok konuda yazılırlar
    -Asıl söylenmek istenen 3 ya da 4 dizede söylenir
    2)1Rubai
    söyler imiş: redif
    -an: tam kafiye
    2Rubai
    ûr: tam kafiye
    3Rubai
    -dan sakla: redif
    â: yarım kafiye
    4Rubai
    dime ana: redif
    -z: yarım kafiye
    3)"vâdi" ve "sanem" sözcükleridir
    Vadi: Ihlara Vadisi'ne düzenlenen geziye katıldık
    Şiir vadisinde o da kalem oynatmıştı
    sanem: Puta tapınma ilkel kabilelerde de görülmektedir
    Put kadar güzel bir insanmış dedi
    4)1 Rubai: dil (gönül) bir insan gibi düşünülmüştür Kişileştirme sanatı vardır
    2Rubai
    dil-i bi-karar: teşhis
    fevvare-i nur: teşbih
    ateş-i aşk: teşbih
    3Rubai
    Ya Rab: nida (seslenme)
    reh-i vadi-i rubai: teşbih
    ta'n-ı har-ı nadan-ı dü-pa: teşbih
    4Rubai
    sanema: nida
    sanem: istiare
    5)Nazım şekli nazım birimi mazmun ve sanatlar divan şiiri geleneğine aittir
    139
    4- a) kalıbı:feilatun feilatun feilatun failun
    b)ahengi sağlamıştır şairin içinde bulunduğu ruh halini belirtmiştir
    5- a)teşbih sevgilinin yüzü itiariyle güle benzetilmiştir
    teşbih sevgilinin saçı kokusu dolasıyla yasemine benzetilmiştir
    teşhis(kişileştirme) aşığın gönlü insan gibi düşünülmüştür
    nida gönle seslenilmiştir
    teşhis aşığın gönlü insan gibi düşünülmüştür
    istiare aşığın gönlü heva yolı'na benzetilmiş fakat söylenmemiştir
    b)aşk kopuzunu aşk neyi ilşe gam çengine name-i aşk came-i aşk
    6-toprak etmek peşinde dolaşmak yar etmek ayaklar altına almak rüzgar gibi koşmak feda etmek feleğin zehrini içmek hançerlerle doğramak aşk kopuzunu kırmak sırdaş olmak
    7-bentlerle yazılmıştır
    -aruz ölçüsü kullanılmıştır
    -ağır ve süslü bir dil kullanılmıştır
    -söz sanatları ve mazmunlar kullanılmıştır
    -mahlas kullanılmıştır
    -arapça ve arapça kelimeler kullanılmıştır
    8-kendi duygularınızı yazın
    9-15 yüzyıl sanatçısıdır
    -devlet adamlığı da yapmıştır
    -kasideleriyle ünlenmiştir
    -eserlerinde beşeri aşkı işlemiştir
    -bir ''Divan''ı vardır
    141
    birim değeri:bent
    birim sayısı:yedi
    BİRİMDE ANLATILANLAR
    -şair gönlüne seslenerek feleğin ne yapacağının belli olmayacağını söylemektedir
    -gönlün arzu ve isteklerinden vazgeçmesini istemektedir
    -şairbu dünyanın kimseye kalmayacağını belirtmektedir
    -şair gönlün feleğin güzelliklerine aldanmaması elindekilerle yetinmesini kanaat etmesini söylemektedir
    -şair feleğin kendisine gaddarlık ederek sevgilisinden ayırıp gurbete attığını ifade etmektedir
    -şairher şeyini sevgili uğruna feda ettiğinden bahsetmektedir
    -şairnefsin ve dünyanın isteklerinden vazgeçmek gerektiğini gönül aynasının böyle temizleneceğini ifade etmektedir
    şiirin teması:aşk dünya nın geçiciliği
    c beşer dizelik bentlerden oluşur
    ilk bent kendi arasında kafiyeli diğer bentlerin son dizesi ilk bentle kafiyelidir(aaaaa bbbba)
    2acele etme acele etmek kınama getirir
    dünya için boş yere ıstırap çekme
    arzularına heveslerine sabır ve tahammülden bir örtü çek
    feleğin kaderindeki şerbet zehirlidirsakın içme
    dünya mülkünün saadetini bir rüya zannet
    kanaat ederek yalnızlık köşesini seç
    nefsinin ve dünyanın lezzetlirini unutarak aşk sarhoşu ol
    gönül aynanı tertemiz yap
    verilen tasavvufi öğütler insanı tasavvuftaki anlamıyla olgunlaştırmak içindir
    günümüz şartları düşünüldüğünde bu öğütlerin tam anlamıyla uygulanması mümkün değildir
    sy 144
    ana birim değeri: bent
    alt birim değeri:beyit
    malesef birimde anlatılanları yapmadım ama bir kere okursanız yapabilirsiniz
    8 bendin teması : cimrilik
    13 bendin teması: dünya nın gelip geçiciliği
    c cimrilik fanili gelip geçicilik kavramları geçmişten günümüze aynı anlamı ifade etmektedir
    günlük hayatta sık karşılaşılan kavramlardır bunlar
    Sayfa 145 2 soru
    Son beyitte yani vasıta beyitinde çünkü şair daha önceki beyitlerse sikayet etmiştir
    3soru a şıkkı
    Kafiye ve redifleraruz ölçüsü ve ses tekrarları
    4 soru
    ciğerpare=ciğer parçası-------->Malmülk anlamında kullanılmıştır
    merg oku=ölüm oku----------->Şiirde ölüm anlamında kullanılmıştır
    siper=gizlenip savaşılacak yer veya şey------>şiirde altın ve gümüş anlamında kullanılmıştır
    6soru a şıkkı Tablo
    Nida-------->ey haceya rab
    Tezat------>Dert-çarevefa-cefacahil-kamil
    Mübalağa--->Evci feleğe bastı kadem cah ile cahil erva Erbab-ı kemâlün yiri yok zîr-i felegde
    Tenasüp---->fenaayanadempaşa ifadedeki anlam bakımından birbiriyle ilişkili olan aynı beyit içinde kullanılan sözcüklerdir
    İstiare------>ciğerpare=mal mülkmülk-i fena=dünyamezbele=dünya benzetmeleri yapılmış fakat benzeyenler söylenmemiştir
    İstifham--->Ya rab bize bir er bulunup himmet ider mi Yoksa günimüz böyle felaketle geçer mi
    6 soru b şıkkı
    Şiirde söz sanatlarının az kullanılmasının sebebi şairin üslubu yanında işlenen tema ile de ilişkilendirilirÇünkü şiirin amacı sanat yapmak değildir
    7 soru Bağdatlı Rûhî
    Şiirlerinde toplumsal konuları işlemiştir
    Dönemin sosyal özellikleri ve yaşayışı şiirlerinde görülür
    Dili çağdaşlarına göre sadedir
    Şiirleri edebi bakımdan zayıftır
    Sayfa 146 1soru a şıkkı (Tablo)
    Mısra örgüsü Kafiye Düzeni Tema
    Gazel Beyit aa/ba/ca Aşkayrılıközlemkadınşarap
    Kaside Beyit aa/ba/ca Din ve devlet büyüklerini
    övmek için söylenir
    Rubai Tek dörtlük aaxa Dünya görüşü
    felsefetasavvufi düşünce
    Şarkı Dörtlük aAaA/bbba/ccca Aşksevgiayrılıkeğlence
    Murabba Bent aaaa/bbba/ccca Dini ve ddidaktik konular
    övgü ve yergi
    Muhammes Bent aaaaa/bbbba/cccca İlahi aşktasavvufi ve felsefi
    düşünce
    Terkibibent Beyit aa/xa/xa/xa/bb Dinifelsefitasavvufitoplumsal
    1 soru b şıkkı(Tablo)
    Mısra Örgüsü Kafiye Düzeni Tema
    Gazel Gazel Gazel
    Kaside Kaside Şarkı
    Terkibibent Terkibibent Kaside
    Terkibibent
    Rubai
    Murabba
    Sayfa 148 3 soru
    Divan Şiirinde Brimler bir bütün olduğu için birimdeki anlam o birimde başlar ve diğer birimlere sarkmadan o birimde biter
    4soru
    Ortak manzumlar şunlardır
    gül (gazelmurabbakaside)
    serv (gazelşarkıkaside)
    dil (gazelkasiderubaişarkımurabbamuhammesterkibi bent)
    zülf (murabbamuhammes)
    felekdünya (murabbaterkibibent)
    hak (kasidemurabba)
    sanem (rubaimuhammes)
    5 soru a şıkkı
    Verilen gazeller ritimleri dikkate alınarak okunduğunda Baki'nin gazelinin ritminin daha kuvvetli olduğu görülmektedirBakinin gazelinde kullandığı dilNesimi'nin şiir dilinden daha ahenklidirBunun yanında gazellerin yazıldıkları yüzyıllara bakıldığında 16 yyda şiir dilinin daha oturmuş olması Baki'nin gazelinin ritmini ve ahengini daha üstün kılmaktadır
    5 soru b şıkkı
    Şöyleyiş ve ritim bakımından Baki'nin gazeli daha başarılıdırNesminin gazeli osmanlı devletinin kuruluş döneminde yazılmıştırBakinin gazeli ise yükselme dönemi ürünüdürNesiminin gazeli divan şiirinin kuruluş dönemi ürünü olduğu için gazelde bazı kusurlarınritim ve ahenk eksikliklerinin olması son derece doğaldıryükselme dönemine gelindiğinde ise herşey yerli yerine oturmuşher alanda en parlak örnekler ortaya konulmuştur
    Sayfa 149 6 soru a şıkkı
    Pir Sultan Abdal tarafından söylenen koşma "aşık tarzı halk şiiri"örneğdirbu nedenle islamiyetten önceki türk edebiyatı döneminin sözlü edebiyat devresinden itibaren süregelen bir geleneğin ürünü olan koşma da dilson derece sadedirhalka hitap ettiği için halkın dilinden uzaklaşmamışonların duygu ve düşüncelerini dile getirmiştir
    6 soru b şıkkı
    Pir Sultan Abdal'ın koşması ile Baki'nin gazelinin okuyucu kitlesi aynı değildirkoşma halka hitap ederken gazel yüksek zümreye hitap etmektedir
    7 soru
    Divan şiirinde işlenen konular her bakımdan birer kusursuzluk örneğidirAşk tam anlamıyla aşktırsevgili her yönüyle hayal gücünün zirvesinde yer alırBu nedenle divan şiiri "ideal"olanın ifadesini bulduğu yerdirherşey"idealize" edilerek anlatılırDivan şiirinin bu özelliği yani "yüce" ve "yüksek" olana yönelik olmasıonun "somut" yerine "soyut"un sahasında kalmasına sebep olmuştur
    8 soru
    Divan şiirinin Arapça ve Farsça kelimelerin sıkça kullanılması İslam medeniyetinin etkisinin yanı sıra asıl aruz ölçüsü dolayısıyladırTürkçede uzun ses olmaması seslerin uzunluk ve kısalık esasına dayalı olan aruz ölçüsünün uygulanmasını zorlaştırmıştırÇıkış yolu olarak aruza uymayan türkçe sözcükler yerine uzun ve kısa seslerin bulunduğu arapça ve farsça sözcükler kullanılmaya başlamıştır
    9 soru
    Koşuk
    Tema:aşk
    Ahenk:hece ölçüsü kullanışmıştır
    Yapı:nazım şekli;koşuk nazım birimi;dörtlük
    Dil:eski türkçe dönemini yansıtan öztürkçe bir dil kullanılmıştr
    Söyleyiş:aşk temasının belirlediği vurgu ve tonlama şiirin söyleyişini belirlemektedir
    Gazel
    Tema:aşk
    Ahenk:Aruz ölçüsü kullanılmıştır
    Yapı:nazım şekli;gazel nazım birimi;beyit
    Dil:arapça ve farsça sözcüklerin kullanıldığı bir dildir
    Söyleyiş:aşk temasının belirlediği vurgu ve tonlama şiirin söyleyişimi belirlemektedir
    Sayfa 150 (**çme Değ Cevapları)
    1C
    2A
    3C
    4E
    5E
    6E
    7E
    8A
    9D
    10 D-Y-D-Y
    11*Gazelin son beyitinemaktaşairin mahlasının bulunduğu beyitetaç beyiten güzel beyitine beytü'l gazel denir
    *Diva şiirinde kullanılan kalıplaşmış nükteli ve sanatlı güzel sözleremazmundenir
    12
    makta
    taç beyit
    Nedim
    vasıta
    aruz
    mazmun
    tecahül-i arif
    benzeyenve benzetilen
    tenasüp
    Sayfa 152 13 Etkinlik
    Vardar Ovası Türküsü dilden dile geçerek günümüze ulaşmıştır yani anonimdir
    2 soru a şıkkı
    Derleyen sözcüğü;bu türkünün söyleyeninin bilinmediğikuşaktan kuşağa atlanılarak günümüze geldini ve Suat Batur tarafından yazıya geçirildiğini gösteriyor
    2 soru b şıkkı
    Türkülerin yazıya geçirilerek kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze ulaştığını anlıyoruz
    Sayfa 153 1 soru a şıkkı
    1mani
    derede -de:redif
    nerede -ere:zengin uyak
    dedim 7'li hece ölçüsü
    pencerede
    2mani
    Erkek
    Mesdi yar yar:redif
    mesdi yar
    arasında
    esdi yar
    Kız
    maniciyim -m:redif
    gemiciyim 7'li hece ölçüsü
    alma
    alıcıyım
    3mani
    dildim -dim:redif
    sildim -il:tam kafiye
    kıymetin 7'li hece ölçüsü
    bildim
    4mani
    çağlar gibi -lar gibi :redif
    dağlar gibi -ağ:tam uyak
    yaralıyım 7'li hece ölçüsü
    sağlar gibi
    5mani
    alma beni -ma beni:redif
    salma beni -al:tunç uyak
    göster 7'li hece ölçüsü
    alma beni
    gül ister
    bağlar gibi
    aldım seni -dım seni:redif
    salma beni -al:tunç uyak
    göster 7'li hece ölçüsü
    alma beni
    6mani
    ayna güzel ayna güzel:cinaslı uyak
    ayna güzel ay ne güzel:cinaslı uyak
    görenler 7'li hece ölçüsü
    ay ne güzel
    tarar
    ayna güzel
    1 soru c şıkkı
    ''Ayna güzel'' ve '' ay ne güzel'' ifadelerinin birlikte kullanılmasıyla cinas yapılmıştırCinasmaninin ahengi bakımndan önemlidirCinaslı manilerde ses ve söyleniş aralarında cinas bulunan kelimelerle sağlanır
    2 soru a şıkkı
    Duygu ve düşünceler 1manide 23 ve 4 dizelerde;2manide ilk dörtlükte 23 ve 4 dizelerdeikinci dötrlikte ise 3ve4 dizelerde; 3manide 3 ve 4 dizelerde ;4 ve 5manide bütün dizelerde; 6manide 345 ve 6 dizelerde dile getirilmiştir
    2 soru b şıkkı
    Duygu ve düşüncelerin ifade edildiği bölümlerin dışındaki dizeler ''doldurma'' dizelerdirBu dizeler asıl anlamının bulunduğu dizelere hazırlık yapılmasını sağlarDoldurma düzeler anlam bütünlüğünü sağlar
    3 soru
    125 ve 6 manilerin teması aşktır3maninin teması ayrılık 4maninin teması derttir
    4 soru a şıkkı
    Manilerde geçen deyimler şunlardır:
    -Serin yeller esmek:darılmak ve incinmek''Aramızda serin yeller esiyordu''
    -Kıymetini bilmek:değerini bilmek''Kıymetinin bilinmemesinden şikayetçi''
    -Dağ gibi=çok büyük
    -Dillere sarmak:Her yerde söz etmek''Her yerde ondan bahsedip dillere saldı''
    4 soru b şıkkı
    -Yel:Gerçek anlamı rüzgar; manideki anlamı dargınlıktır
    Sankiaramızda serin yeller esiyordu
    Bu yel sizi hasta eder dedi
    -Ciğer:Gerçek anlamı organ;manide gönülden içten anlamında kullanılmıştır
    Haberi alıncaciğerim yandı
    Ciğerlerinden rahatsızlanmıştı
    -Altın:Gerçek anlamı değerli bir maden;manide kıymetli anlamında kullanılmıştır
    Onun altın gibi bir kalbi var
    5 soru
    1235 ve 6 manilerde sevgili ve ona duyulan aşk teması işlenmiştir4manide ise çok dertli olan bir kişinin duyguları işlenmiştir
    Sayfa 156 4 soru a şıkkı
    Vurgu ve tonlamaTemaları farklı olduğuunda söyleyişi farklıdır
    Sayfa 157 **çme Değ Devapları
    1)E
    2)C
    3)C
    4)türkü denir
    artık maniler asıl maniler
    5)Mâni----Deyiş
    Türkü----Kavuştak
    Ağıt----Sagu
    SAYFA 159
    Birimlerde Anlatılanlar
    1) Şair baharın geldiğini bülbüllerin ötmeye başladığını anlatmaktadır
    2) Şair ağaçların yeşillendiğini ırmakların coştuğunu aşıkların da şevke geldiğini ifade etmektedir
    3) Şair baharın gelişiyle güllerin açtığını güzellerin salınarak gezindiğini aşıların buna sevindiğini ifade etmektedir
    4) Şair baharla birlikte her yerin yeşerdiğini belirterek acaba bu baharın coşkusuyla Allah ağlayanları da güldürür mü diye düşünmektedir
    5) Şair yeryüzünün güllerle kırmızıya boyandığı şu bahar günlerinde kendisinin ağladığını dertli olduğunu ifade etmektedir
    Şiirin teması: Baharın Gelişi
    Birim Değeri: Dörtlük
    Birim Sayısı: Beş
    2)aKafiye ve Redif
    1 Dörtlük: olduğu zamandır: redif
    kul ve yol ' daki l'ler yarım kafiye
    2 Dörtlük: -erler: redif
    giy uy ve kay ' daki y'ler yarım kafiye
    **çü: 11'li hece ölçüsüyle söylenmiştir
    2b
    düz yazı gibi okumak bize hiç bir duygu katmaz tamamen anlamsız bir eser olur
    160sayfa
    1 dörtlük:
    bülbül güle kul olduğu zamandır-----> teşhis sanatı ve tenasüp var (bülbül - gül)
    2dörtlük:
    hep ağaçlar uçmak donun giyerler-----> burda da teşhisve kapalı istiare
    3dörtlük:
    şevke gelüp figan eder bülbüller----> teşhis + intak sanatı(bülbüllern figan etmesi)
    4dörtlük:
    Yine gürler bu yerlerin çığları----> yine teşhis(çığların gürlemesi)
    Acep mevlam güldürür mü ağları ? ----> ist
    Ezgi_28, cerend, boyboss35 ve diğer 20 kişi bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş