memduh şevket esendal

Konu 'Dil ve Anlatım 12. Sınıf' bölümünde SÜMER LİSESİ tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. SÜMER LİSESİ

    SÜMER LİSESİ Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    MEMDUH ŞEVKET ESENDAL 'IN SAHAN KÜLBASTI HİKAYESİNİ BİLEN VARSA YARDIMCI OLABİLR Mİ ??? ÖNEMLİ...
    ŞİMDİDEN YARDIMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.:eek:
  2. rana_18

    rana_18 Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    dil ve anlatım kitabında
    o hikaye var
  3. Leadtek

    Leadtek Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    sahan külbastı.

    Nüfus Müdürü emeklisi olan rahmetli Necip Efendinin kızı Bedriye
    ile Şimşeklerin Ahmet Efendinin oğlu, Teğmen Selim’i nişanlanmasıyla
    olaylar başlar.

    Kız onsekiz, oğlan ise yirmi bir yaşındaydı.Komşu çocukları oldukları
    için önceden tanışıyorlardı.Bedriyelere gelip giden Zilha Kadının
    yardımıyla , komşu kapısı önünde Selimle Bedriye beş dakikacık konuşup,
    el sıkıştılar.Onlar için bu konuşma, bir konuşmadan daha çok bir
    anlaşma niteliğindeydi.Elleri birbirinden kolay kolay ayrılamamıştı.

    Bir zaman sonra Selim İstanbul’daki alayına gider ve bir süre sonra
    savaş patlak verir.Selim, üç ay içinde siper vuruşmalarına alıştı.Tabi
    bunu yaparken vatan sevgisinin yanısıra Bedriyeye ulaşma özlemi
    vardı.Daha sonra vuruşmada Selim’in akciğerinde iki kurşun kalmış,bir
    gülle parçası ile de kafa kemiği kırılmıştı;ama ölmedi,ancak iki gözü
    de görmez oldu.

    Hastahanede doktorların artık hiç göremeyeceğini söylememesine rağmen o
    artık herşeyin farkındaydı.Almanya’ya yolladılar,ama onlar da Türk
    doktorlarının teşhisini doğru bulmuşlardı.

    Daha sonra annesini görmek için memleketine giderken annesinin
    öldüğünü,evlerinin kapalı olduğunu trende öğrendi.Bir yandan acı acı
    ağlar,bir yandan da onun kendisini bu durumda görmediğine sevinir.

    Trenden indikten sonra dayısının evine gider.Ama onlar da kör,kendi
    işini bile halledemeyen birisine yardım etmek istemezler.O da bunun
    farkına varınca Fatma’ya evini temizletir ve yerleşir.

    Zilha Kadın, Bedriye’yle beraber Selimi görmeye gelirler.Ama bundan
    Selim’in haberi yoktur.Bu görme işlemi bir müddet devam eder.Bu süre
    içinde Selim Bedriye’den bahsetmez.Bir müddet sonra mahallede Selim dul
    bir kadın bulursa onunla evlenecek ,kendisine baktıracakmış diye
    dedikodu çıkar.Bunun üzerine Bedriye üzülür ve Zilha Kadına bu durumu
    öğrenmesini ister.Selime niye Bedriyeyi sormuyorsun deyince;
    Selim:”Nasıl sorayın Zilha bacı,bak ben ne oldum.”diyerek ağlar. Yan
    tarfta konuşmayı dinleyen Bedriye de ağlar.Bedriye ona varmak
    istediğini ve evleneceği tek kişinin o olabileceğini,onu her haliyle
    sevdiğini ve kabul edeceğini söyletir.Bunun üzerine Selim de kabul
    edince evlenirler.

    Ortaokul öğretmen ve öğrencileri onlara hediye olarak kucaklar dolusu
    çicekler getirirler.Çocuklar Selimin dizlerine sarılarak:”Seni
    unutmayacağız,siz bizim için gözlerinizi verdiniz.” der ve
    ağlarlar.Selim de ağlayarak:”İki gözüm değil,bin gözüm olsaydı da sizin
    o parlak gözleriniz uğruna verseydim.”der
  4. kubra_17

    kubra_17 Üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok işime yaradı elinize sağlık
  5. eftelyaa

    eftelyaa Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok tesekkürlerr kaç saatir bunu arıyodumm..
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş