menekşeli mektup-mustafa kutlu

Konu 'Kitap Özetleri' bölümünde REYY@N tarafından paylaşıldı.

  1. REYY@N

    REYY@N Üye

    Katılım:
    28 Ocak 2009
    Mesajlar:
    394
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0

    Menekşeli Mektup
    Postacı yalnız başına hayatını sürdüren dervişane bir ademdir. Bu devirde böyle antika adamlar da mı varmış dedirten cinstendir. Aşk adamıdır, tevekkül adamıdır, sabır adamıdır. Kahveye gider; yalnız oturur, gazete okur, evine döner; radyo dinler, düşüncelere dalar.
    Postacı’nın İncila hanıma dağıttığı hercai menekşeli pulu ve beraberinde umudu barındıran mektupları olur. Zamanla aralarındaki muhabbet ilerler. Postacı’nın İncila Hanım’a platonik aşkı başlar. Fakat hikaye tahminleri zorlayacak şekilde biter.
    Ya Tahammül Ya Sefer’e göndermeler vardır. Postacı seferle tahammül arasında mekikler dokusa da tahammül ağır basar ve sabrının meyvesini hikayenin sonunda alır.
    Hacca Gidebilmek
    Şoför Kadir ‘e 302 model arabasının sürpizlerle getirdiği Hac yolculuğunun hikayesidir. Gidişten ziyade dönüşün uzun hikayesidir. Mertlik mürüvvet nerede be kardeşim, derken “kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş” sözünün hikmeti ortaya çıkar. Hacı Kadir bu yolculuktan çok şey öğrenmiştir.
    Kar Üstüne Kan Damlar
    Sarıkamışta bir yolculuktur. Allah u Ekber dağlarından aşıp düşmana ve tipiye karşı mücadeledir. Genç bir kızın ölümünün erattan birinin yaşamının kurtulmasına vesilesi olur. (İhram ile keçe yelek)
    İktibas
    **ümle ayrılığı tartmışlar , elli gram ağır gelmiş ayrılık. (sy. 63)
    Almanya dedim ya, saate bağlanmış. Sokaklar saatle kalabalıklaşıyor, saatle tenhalaşıyor. Her şey saat gibi tıkır tıkır işliyor. Dakika şaşmıyor. Kırmızıda duruyorlar, yeşilde geçiyorlar. Yüzleri manasız, münasebetleri manasız, hayatları manasız. Bilgisayar ekranı gibi, robot gibi. İnanılmaz. (sy. 68)
    Herkes aklından geçeni söyler o kalbine doğanı. (sy. 87)
    Her kişi hacca gidebilir lakin ancak er kişiler hacı olur. (sy. 134)
    Cenab-ı Hak insanı acıyla da imtihan eder tatlıyla da, unutma. (sy. 144)

    Menekşeli Mektup
    Postacı yalnız başına hayatını sürdüren dervişane bir ademdir. Bu devirde böyle antika adamlar da mı varmış dedirten cinstendir. Aşk adamıdır, tevekkül adamıdır, sabır adamıdır. Kahveye gider; yalnız oturur, gazete okur, evine döner; radyo dinler, düşüncelere dalar.
    Postacı’nın İncila hanıma dağıttığı hercai menekşeli pulu ve beraberinde umudu barındıran mektupları olur. Zamanla aralarındaki muhabbet ilerler. Postacı’nın İncila Hanım’a platonik aşkı başlar. Fakat hikaye tahminleri zorlayacak şekilde biter.
    Ya Tahammül Ya Sefer’e göndermeler vardır. Postacı seferle tahammül arasında mekikler dokusa da tahammül ağır basar ve sabrının meyvesini hikayenin sonunda alır.
    Hacca Gidebilmek
    Şoför Kadir ‘e 302 model arabasının sürpizlerle getirdiği Hac yolculuğunun hikayesidir. Gidişten ziyade dönüşün uzun hikayesidir. Mertlik mürüvvet nerede be kardeşim, derken “kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş” sözünün hikmeti ortaya çıkar. Hacı Kadir bu yolculuktan çok şey öğrenmiştir.
    Kar Üstüne Kan Damlar
    Sarıkamışta bir yolculuktur. Allah u Ekber dağlarından aşıp düşmana ve tipiye karşı mücadeledir. Genç bir kızın ölümünün erattan birinin yaşamının kurtulmasına vesilesi olur. (İhram ile keçe yelek)
    İktibas
    **ümle ayrılığı tartmışlar , elli gram ağır gelmiş ayrılık. (sy. 63)
    Almanya dedim ya, saate bağlanmış. Sokaklar saatle kalabalıklaşıyor, saatle tenhalaşıyor. Her şey saat gibi tıkır tıkır işliyor. Dakika şaşmıyor. Kırmızıda duruyorlar, yeşilde geçiyorlar. Yüzleri manasız, münasebetleri manasız, hayatları manasız. Bilgisayar ekranı gibi, robot gibi. İnanılmaz. (sy. 68)
    Herkes aklından geçeni söyler o kalbine doğanı. (sy. 87)
    Her kişi hacca gidebilir lakin ancak er kişiler hacı olur. (sy. 134)
    Cenab-ı Hak insanı acıyla da imtihan eder tatlıyla da, unutma. (sy. 144)

Sayfayı Paylaş