Milli edebiyat akımını destekleyen dergiler ve dernekler nelerdir?

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde pnar.e tarafından paylaşıldı.

  1. pnar.e

    pnar.e Üye

    Katılım:
    20 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1


    Milli edebiyat akımını destekleyen dergiler ve dernekler nelerdir?
    Yarına lazım yardımcı olursanız sevinirim

  2. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.865
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    Milli Edebiyat Dönemi Şiirine Yön Veren Dergiler Dernekler


    Meşrutiyet yıllarında vezin tartışmalarıyla birlikte gelen milli şiir polemiklerinde şiirin milliliğine sahip çıkanlar arasında Türk Derneği Mecmuası başta gelir. 12 Kânun-ı evvel 1324 (25 Aralık 1908) tarihinde Yeni Gazete bürosunda bir araya gelen Türk Derneği kurucuları bir “Türk Derneği Nizâmnâmesi” hazırlarlar. Türk Derneği Mecmuası’nın ilk sayısında bir “Beyânnâme” yayınlanır.

    Bu beyannamede her ne kadar hece veznine temas olunmaz ise de, bu veznin kaideleri gösterilmeye çalışıldığından hece veznine destek olunduğu izlenimi verilir. Daha sonra dergide dört sayı neşredilen “Türkçe Aruz” adlı makalede daha çok aruz vezni işlense de her iki veznin de hecelerin yapısı incelenir.

    Türk Derneği Mecmuası’nın bu çabaları esnasında Milli Edebiyat hareketini ilk çekirdeğini oluşturacak Hüsün ve Şiir adlı bir dergi H. Hüsnü ve A. Subhi tarafından yayın hayatına sokulur. 1910 yılında, önce Manastır’da daha sonra Selanik’te faaliyet gösterecek olan Hüsün ve Şiir mecmuası yayın hayatına girer ve sekiz ay çıkar. Hüsün ve Şiir ismini eleştiren ve fazla “Fecr-i Âtîk” bulan Ali Canib, bu tarihlerde Fecr-i Âtî’nin Selânik muhabiridir. O, Hüsün ve Şiir’e yazılarını yollamakta, giderek Fecr-i Âtî’den kopmakta, Hüsün ve Şiir’in kadrosunda yer almaktadır. Ali Canib’in yazılarını ve Ömer Seyfeddin’in çeviri hikâyelerini gönderdiği derginin ismi sekiz sayı çıktıktan sonra Akil Koyuncu’nun teklifiyle Genç Kalemler olarak değiştirilir.
    Genç Kalemler’in sorumlu müdürlüğüne ve imtiyaz sahipliğine ise İttihad ve Terakki Fırkası Merkez-i Umumusi’nde katip olan Nesîmî Sarim getirilir. Derginin sekizinci sayısında Ali Canib’in Yekta Bahir imzasıyla yazdığı “Edebiyat-ı Müstakbelimiz: Genç Kalemler” başlıklı yazı ile birlikte Hüsün ve Şiir, isminden başlayarak yeni bir yayın politikasına doğru yönelinir.

    Genç Kalemler, mevcut yönetimin siyasi desteği ile politikalarına uygun bir çizgide yayın hayatını sürdürürken İttihad ve Terakki Merkez-i Umumisi’nde 12 Mart 1327 (1911) tarihli mektubuyla Ali Canib, Genç Kalemler Sermuharrirliğine getirilir. Bu esnada Genç Kalemler küçük boy olarak yayınlanırken, Ali Canib’le Ömer Seyfeddin derginin boyutunu büyüterek çıkarmayı hedefler. Bu çalışmalarında onları Ziyâ Gökalp da desteklerken derginin yayın poetikası da belirlenir.
    Genç Kalemler başlangıçta şiirden ziyade öncelikle Türk dilini ele alarak, Yeni Lisan yazılarıyla yeni bir dil kurmayı hedefler. Derginin ömrü Selanik’in Yunanlılarca işgali üzerine son bulur. Dergi etrafında toplanan gençler ise Balkan Savaşı ile birlikte dağılmış ve 24 Ağustos 1328 (1912) tarihinden sonraki sayılarda M. Mermi ile Subhi Edhem dışında kimse kalmamıştır. Mecmuanın son sayısı Eylül 1912’de yayımlanır. Genç Kalemler böylece 1910–1912 yılları arasında iki yıl gibi kısa bir sürede çıkarak Milli Edebiyat Cereyanı’nın çekirdeğini oluşturmuş ve bu cereyana birçok edib yetiştirmiştir.
    İlk önce Hüsün ve Şiir, daha sonra Genç Kalemler’in yazı kadrosunu oluşturan edipler içinde; M. Mermi, Şekib Akif, Akil Koyuncu, A. Asfer, Abdullah Feyzi, Ali Canib (Yekta Bahir), Rasim Haşmet, Enis Avni (Aka Gündüz), Ömer Seyfettin gibi isimler mevcuttur. Bununla birlikte dergide Ziya Gökalp, Tevfik Sedad, Demirtaş gibi imzalar yer alır.
    Bu isimlerin içerisinde Ziya Gökalp, Ömer Seyfeddin, Aka Gündüz’ün şiirleri 1908’den yayımlanmıştır. Ziya Gökalp’in ilk şiiri olan “İhtilal Şarkısı” 1894 yılında yazılmış, 1896’da Londra’da çıkan İstikbâl gazetesinde neşredilmiştir. (Akyüz, 1986, 681) Şair ayrıca Halka Doğru, Türk Sözü, İslam Mecmuası, Yeni Mecmua, Genç Yolcular, Niliüfer, Küçük Mecmua gibi dergilerde şiirlerini yayımlamıştır. Ömer Seyfettin’in tesbit edilen ilk şiirleri 1901 yılında Mecmua-i Edebiye’de neşredilir. (Tansel, 1972, 15–19) Ömer Seyfeddin, Perviz, Tarhan gibi müstear isimler de kullanarak 1908–1920 yalları arasında Genç Kalemler haricinde Bahçe, Aşiyan, Kadın, 11 Tummuz, Haftalık Serbest İzmir, Tanin, Eşref, Piyano, Donanma, Halka Doğru, Türk Yurdu, Çocuk Dünyası, Türk Sözü, Talebe Defteri gibi mecmua ve gazetelerde şiirlerini yayımlamıştır. Aka Gündüz’ün ise ilk şiiri 28 Mart 1901 yılında Mecmua-i Edebiya’da yayımlanan Pembe Gül’dür. Aka Gündüz, Enis Avni imzalarıyla Demet, Aşiyan, Hüsün ve Şiir, İnci, Türk Yurdu, Bahçe, İslam Mecmuası, Şair gibi dergilerde neşredilir.

    Genç Kalemler kadrosunda olup da başka dergilerde de görülen diğer imzalarden M. Mermi; Halka Doğru ve Büyük Duygu’da; Akil Koyuncu (A. Asfer); Aşiyan, Bahçe, Servet-i Fünûn, Yeni Mecmua, ve Büyük Mecmua’da, Rasim Haşmet; Aşiyan, Servet-i Fünûn’da; Abdullah Feyzi ve Şekib Akif de Servet-i Fünûn’da şiirler yayımlanmıştır.

    Gerek teorileriyle gerekse ediblere telkinleriyle Milli Edebiyat Ceryânı’nı yönlendiren Ziyâ Gökalp, Selânik’e Diyarbakır’dan gelir. Onun Selânik’e gidişi İttihad Terakkî Fırkası kongresi dolayısıyla olur. Fırkanın önde gelen isimlerinden olan Talat Bey doğu illerini temsil amacıyla bir kişinin umumî merkezde bulunmasını faydalı görür. İşte seçilen bu isim Ziyâ Gökalp’tir. Kendisine, gençleri cemiyetin idealine bağlamak görevi verilmiştir.

    İşte bu görevle Selânik’e gelen Ziyâ Gökalp, daha sonraları yanına Ömer Seyfeddin, Ali Canib, Enis Behiç, Orhan Seyfi, Hâlid Fahri gibi Milli Edebiyat hareketinin itici gücünü meydana getirecek gençleri de toplayacak, ilkelerini, merkezin ilk toplantısından sonra kendisi tespit edecektir. Onun Selanik’te yapacağı işlerin başında gençlere ferdî ve millî kimlik telkin etmek, gençleri devlet adamı, öğretmen, İttihad ve Terakki’nin ilkelerini yayan biri olarak yetiştirmek, fikir yayan klüplere devama teşvik etmek ve zeki gençleri fırkanın parasıyla Avrupa’ya gitmeye yönlendirmek ve Avrupa’dan gelecek zararlı fikirlere karşı gençleri korumaktır.

    Bu noktada İttihad ve Terakki Merkezi Ziyâ Gökalp’la birlikte edebiyat sohbetlerine de yer verilen bir kültür merkezine dönüşür. Ziyâ Gökalp, Ömer Seyfeddin, Ali Canib ve arkadaşlarının devam ettiği İttihad ve Terakki Mektebi’ndeki toplantılar haftada birkaç gece yapılır; çünkü mektebin edebiyat ve kültür meselelerini konuşup, tartışmaya uygun büyük bir konferans salonu mevcuttur. Ziyâ Gökalp’in çekirdeğini oluşturduğu Yeni Hayat kadrosu Yeni Lisan’ın açtığı yoldan ağır ağır ilerlemeye başlar. Bahsi geçen mektepte Ziyâ Gökalp sosyoloji, Mustafa Mermi gamer ve Fransızca dersleri verir. Mevcut dönemde yayınlanmakta olan Genç Kalemler mecmuası yazarlarından Ali Canib’le tanışan Ziyâ Gökalp, İttihad ve Terakki salonlarından dergi sütunlarına kayar. Böylece daha geniş bir kitleye daha kalıcı örneklerle ulaşma fırsatı elde eder. Ziyâ Gökalp, Ali Canib ve Ömer Seyfeddin, Selanik’te Beyaz Kule Bahçesi, Olimpos Palas, İttihad ve Terakki Klubü, İttihad ve Terakki Mektebi, gibi mekânlarda sıkça bir araya gelerek, edebiyattan, şiirden, felsefeden bahsederler. Ziyâ Gökalp’in Genç Kalemler’le ilgilenme arzusu Beyaz Kule Bahçesi’nde yaşanan akşamların birinde, Ali Canib’in bir sohbeti ve Yeni Lisan düşüncesini açışıyla başlatır. Ziyâ Gökalp Yeni Lisan hareketini destekleyenler içinde yer alır; çünkü o, Yeni Lisan’ın yeni hayatın bir parçası olduğuna inanır. Ziyâ Gökalp de Turan şiirinin yayımlanmasıyla 22 Şubat 1326’da Genç Kalemler kadrosuna dâhil olur.

    Genç Kalemler, Selanik’in Yunan işgali üzerine kapandıktan sonra İttihad ve Terakki Fırkası’nın merkezinin İstanbul’a taşınmasının akabinde, derginin etrafında toplanan ve ileride Milli Edebiyat Ceryanı’nı meydana getirecek olan edibler de İstanbul’a gelir. İşte bu noktada İstanbul’da Milli Edebiyat hareketini destekleyecek zemin, Türkçü dernekler ve onların çıkardıkları dergiler etrafında olacaktır. Ziya Gökalp’in fikirlerini okurlarına ulaştırmak için uygun bulduğu Türk Yurdu, Yusuf Akçura yönetimindedir. Bu derginin yazı kadrosunda yer alan Celâl Sahir’in evinde Yusuf Akçura ile tanışan Ziya Gökalp 1912 Eylül’ünden itibaren Ahmed Hikmet’in yerine kurucu üye olarak kadroya dâhil olur. Başlangıçta her şey yolunda gitse de sonraları Gökalp ile Yusuf Akçura arasında Türklük ve Türkçülük kavramları etrafında birbirinden farklı çözümler ve anlaşmazlıklar çıkar. Ziyâ Gökalp dergiden soğur ve Türk Yurdu’nda ayrılır.

    Türk Yurdu’ndan ayrılan Ziyâ Gökalp bu kez de Türk Bilgi Derneği’nde mevcut dönemin genç ediplerini etrafında toplar. Daha bir ilmi bir hüviyet taşıyan bu dernekte Ziyâ Gökalp, Türk kültürü ve edebiyatının meseleleri konulu peryodik konferanslarla gençlere ulaşmaya çalışır. Bu toplantılarda o, özellikle gençlerden şiirlerini sade bir Türkçe ve hece vezniyle yazmalarını ister. Bu konferansların müdavimleri arasında sonradan hecenin beş şairi ismini alacak Orhan Seyfi, Fâruk Nâfiz, Enis Behiç, Hâlid Fahri, ve Yusuf Ziya, ayrıca Ömer Seyfeddi, Ali Canib, Celâl Sâhir gibi isimler vardır.

    Bu isimlerden Yusuf Ziyâ, Türk Bilgi Derneği’nde Gökalp’la tanışır. Bu tanışmanın ardından Yusuf Ziyâ, Gökalp’ın telkinleriyle hece veziniyle ilk şiiri olan Gece Hamamı’nı yazmış ve artık hece veznini bırakmamıştır. Yusuf Ziyâ’nın ilk şiiri, 1914’te yayımlanan Kehkeşan’da yine bu derginin düzenlediği bir yarışmada birincilik kazanmıştır. O, daha önce Şehbâl ve Rübâb’a da şiirler göndermiş fakat bunlar yayımlanmamıştır. Bu dergilerden sonra İctihâd’a şiirlerini gönderen ve her çarşamba oradaki edebî toplantılara katılan Yusuf Ziyâ’nın şiirlerinden bir bölümü bu mecmuada yayımlanır. Daha sonra onun şiirlerine Türk Yurdu, Şair, Diken (Çimdik imzasıyla), İnci, Büyük Mecmua gibi dergilerin sayfalarında tesadüf edilir.

    Bununla birlikte Yusuf Ziyâ, Türk Bilgi Derneği’nde Enis Behç’le de tanışır. Her ikisi de burada Gökalp’in “Hece Vezni ve İstanbul Lehçesi” konferansını beraber dinler. Yeni tanışan iki genç konferanstan sonra iki eski dost gibi hemen kaynaşırlar. Enis Behiç de bu tanışmadan kısa bir süre sonra hece vezniyle ilk şiiri olan Hodbîn’i kaleme alır. Bu şiirden sonra Ziyâ Gökalp sırasıyla Orhan Seyfi, Yusuf Ziyâ ve Enis Behiç’i kendi çizgisine çekmeyi başarır. Enis Behiç’in ilk şiirleri Şehbâl’da çıkmıştır. Bu şiirlerden ilki 13 Şubat 1328/1913 tarihli nüshada yer alan Vatan Mersiyesi’dir.

    Fâruk Nâfiz’in ilk şiiri ondört onbeş yaşlarındayken 1913 Haziran’ında Peyam’da yayımlanan Temâşâ-yı Zulmet başlığını taşır. Şairin, bu şiirini 1913–1922 yılları arasında Peyâm, İctihâd, Servet-i Fünûn, Buyuk Mecmua, Yarın, Şair, Nedim gibi dergilerde şiirleri takip eder.
    Hâlid Fahri’nin ilk şiiri ise 1912 yılında Rübâb’da çıkar. Hâlid Fahri’nin mevcut dönemi içerisinde çok geniş bir yayın yelpazesi mevcuttur. Şair; Servet-i Fünûn, Şehbâl, İçtihâd, Edebiyat-ı Umumiye Mecmuası, Türk Yurdu, Yeni Mecmua, Şair, Nedim, Büyük Mecmua, Yarın gibi dergilerde şiirlerini yayımlar.

    Aruzla yazdığı şiirlerden sonra Gökalp’in telkiniyle heceye yönelen Orhan Seyfi, Peri Kızıyla Çaban’ı yazar. Şairin, şiirleri Büyük Mecmua, Servet-i Fünûn Yarın gibi dergilerde neşredilir.
    Türkçü derneklerde bu isimlerin yanında Köyde Fırtına adlı ilk şiirini 17 Ekim 1895’te yayımlayan Mehmed Emin de görülür. O, 1908–1923 yılları arasında şiirlerini Albayrak Gazetesi, Aşiyan, Bahçe, Bilgi, Büyük Duygu, Büyük Mecmua, Çocuk Dünyası Mecmuası, Donanma, Edebiyat-ı Umumiye Mecmuası, Hakimiyet-i Milliye, Halka Doğru, Harb Mecmuası, Işık Mecmuası, İfham Gazetesi, Kadın, Mektebli, Meşveret Musavver, Muhit, Peyam, Musavver Şebab, Resimli Kitab, Resimli Roman, Silah Mecmuası, Şair, Tanin, Tedrisat-ı İbtidaiye Mecmuası, Türk Derneği, Türk Dünyası Gazetesi, Türk Yurdu Mecmuası, Ümmet gibi dergi ve gazetelerde yayımlar.

    Mehmed Emin’in açtığı yolda yürüyen ve halk şiiri formunda yazdığı şiirlerle mevcut döneminde ondan daha başarılı bulunan Rıza Tevfik dernek faaliyetlerinde ismine rastlanan bir diğer şairdir. İlk şiirini Azc’i 1895’yılında yayımlayan Rıza Tevfik mevcut dönemde; Musavver Eşref, İçtihâd, Hedef, Şebtab, Rübâb, Talebe Defteri, Peyam, Halka Doğru, Türk Yurdu, Edebiyat-ı Umumiye Mecmuası, Utarid, Âtî, Zaman, Muhibban, Badiye gibi mecmualarda şiirlerini yayımlar.
    Milli Edebiyat hareketi içerisinde diğer önemli dergi ise Yeni Mecmua’dır. 1917 Birinci Dünya Savaşı’nın bütün hızıyla sürdüğü bir ortamda yayın hayatına başlayan Yeni Mecmua, İttihad ve Terakki Merkezi’nin politikaları doğrultusunda yayın hayatını sürdürürken, Ziyâ Gökalp da bu mecmuanın aktif bir üyesi olur. Bu dönemde Harbiye nezareti halkın ve askerin moralini yükseltmek amacıyla peryodik bir yayına da ihtiyaç duyar. Bu esnada Yeni Mecmua da Ziya Gökalp’in çabalarıyla yeniden şekillenir. Ayrıca Fuad Köprülü, Ömer Seyfeddin, Hâlid Fahri, Ahmed Ağaoğlu, Ali Canib gibi isimler derginin yazı kadrosunu oluşturur. Harp atmosferinin çok yoğun yaşandığı 1915–1917 yılları arasındaki durgun edebî dönem 1917 de Genç Kalemler’den daha bilinçli, ilmi ve düzenli yayın poetikasına sahip Yeni Mecmua’nın yayınlanışıyla nihayete erer. İlk sayısı 11 Temmuz 1333 (1917) tarihinde çıkan dergi 26 Ekim 1918 tarihli 66. sayıdan itibaren yayınına ara verir.

    Yeni Mecmua’nın şair kadrosunda; Abdülhak Hamid, Ahmet Hikmet, Akil Koyuncu, Ali Canib, Ali Ekrem, Fâruk Nâfiz, Enis Behiç, Hâlid Fahri, Hıfzı Tevfik, İbrahim Aladdin, M.F. imzasıyla Fuad Köprülü, Şükufe Nihal, Yahya Saim gibi şiir dünyasına daha önce girmiş tanıdık simalar mevcuttur. Bu isimlerin yanı sıra Ali Ulvi, İhsan Mukbil, Mehmed Muhsin, Mehmed Nazım (Nazım Hikmet), Mehmed İhsan, Süleyman Selamî, Turgut gibi yeni isimlerde mecmuada şiirlerini yayımlar.

    Milli Edebiyat taraftarları bahsi geçen bu mecmualarda milli bir edebiyatın ve dolayısıyla da şiirin ortaya çıkması ve yerleşmesi için yazılar kaleme alırken, ta ilk başlardan sonuna dek mualif ve muarızları tarafından eleştirilir.


  3. pnar.e

    pnar.e Üye

    Katılım:
    20 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    teşekkürler
  4. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.865
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    önemli değil, teşekkür etmen yeterli;)

Sayfayı Paylaş