milli güvenlik ders notları

Konu 'Demokrasi' bölümünde hilly tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113




    Milli güvenlik ve milli güç unsurları



    Millî güvenlik; devletimizin bağımsızlık ve egemenliğine, yurdumuzun bütünlüğüne, cumhuriyetimizin varlığına içten ve dıştan gelecek her türlü tehlikeye karşı, önceden hazır olmak ve gerektiğinde savaşmaktır.

    Millî hedef; elde edilmesi hâlinde millî menfaatlerin gerçekleştirilmesini sağlayan sonuçlardır. Millî hedeflerde sınıf, zümre, grup değil, top yekûn milletin çıkarları ön plânda olmalıdır. Türkiye’nin millî hedefi Atatürk’ün gösterdiği “Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmaktır.” Türk çocukları bu hedefin gerçekleşmesi için çaba göstermeli, bu bilinci güçlendirmelidir. Bu bilinç güçlendikçe, millî birlik ve dayanışma ruhu artar.

    Millî güvenlik siyasetinin hedefi; devletin anayasal düzenine, millî varlığına, yapılan ve yapılacak olan her türlü faaliyete karşı, millî güvenliğimizi koruma ve kollamaktır.

    Millî güç; “Bir milletin, millî hedeflerine erişmek amacıyla kullanılabilecek maddî ve manevî kaynaklarının toplamıdır.” Millî güç, siyasal, askerî, ekonomik, nüfus, coğrafî, bilimsel, teknolojik, sosyal ve kültürel güçlerin toplamından oluşur. Türk milleti, Atatürk’ün önderliğinde, Kurtuluş Savaşı’nı, millî güç unsurlarını kullanarak kazanmıştır.

    Askeri güç; Dış tehdite karşı Türk yurdunun millî menfaatlerinin kollanması ve korunması, barış zamanında bile, caydırıcı, güçlü bir ordunun varlığını gerektirir. Böyle bir güçle, yurdun savunulması ve toprak bütünlüğünün muhafazası, milletler arası hukuktan doğan haklardan taviz verilmeden sağlanmış olur.

    İç tehdite karşı, yurdun kollanması ve korunması Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin görevlerindendir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehlikeye düşürmeyi, hür demokratik parlamenter düzeni, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmayı hedefleyen iç tehdite karşı, yasaların öngördüğü hükümler çerçevesinde, Türk Silâhlı Kuvvetleri kendisine verilen görevleri yerine getirir



    1.Seferberlik: Devletin tüm güç ve kaynaklarının, başta askeri güç olmak üzere, savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması, toplanması, tertiplenmesi ve kullanılmasına ilişkin bütün faaliyetlerin uygulandığı; hak ve hürriyetlerin kanunlarla kısmen veya tamamen sınırlandırıldığı haldir.
    2. Genel Seferberlik: Ülkenin tümüne yönelik bir tehdidin karşılanması, mevcut bütün güç ve kaynakların kullanılabilmesi için ülkenin bütününde uygulanan seferberliktir.

    3. Kısmi Seferberlik: Ülkenin bir veya birden fazla bölgesinde uygulanan ve bütün güç ve kaynakların kullanılmasını gerektirmeyen seferberliktir.

    4. Seferberlik Hali: Seferberlik faaliyetinin başlatıldığı gün ve saatten, kaldırıldığı güne kadar devam eden durumdur.

    5. Savaş: Devletin bekasını temin etmek, milli menfaatleri sağlamak ve milli hedefleri elde etmek amacıyla, başta askeri güç olmak üzere Devletin maddi ve manevi tüm güç ve kaynaklarının hiçbir sınırlamaya tabi tutulmadan kullanılmasını gerektiren silahlı mücadeledir.

    6. Savaş Hali: Savaş ilanına karar verilmesinden, bu halin kaldırıldığının ilan edilmesine kadar devam eden süre içinde, hak ve hürriyetlerin kanunlarla kısmen veya tamamen sınırlandırıldığı durumdur.

    ATATÜRK’ÜN KENDİ İFADESİYLE İLKELERİNİN TANIMI




    I.TEMEL İLKELER




    1-Cumhuriyetçilik:


    Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

    Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.

    Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir...

    Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun adı cumhuriyet’tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir.



    2-Milliyetçilik:

    Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir.

    Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trakyalı, hep bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır.

    Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.



    3-Halkçılık:

    İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası Anayasamızla tespit edilmiştir.

    Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum sistemidir.

    Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibarıyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir.



    4-Devletçilik:


    Devletçiliğin bizce anlamı şudur: kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak.

    Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır.

    Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber, hiçbir piyasa da başıboş değildir.



    5-Laiklik:


    Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir.

    Laiklik, asla ******lik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.

    Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.



    6-İnkılapçılık:


    Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşleriyle medeni bir toplum haline ulaştırmaktır.

    Biz büyük bir inkılap yeptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.






    II- BÜTÜNLEYİCİ İLKELER




    1-Milli Egemenlik:


    Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu milli egemenliktir; milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitliğin ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin anlamıyla milli egemenliği sağlamış bulunmasıyla devamlılık kazanır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir. (1923)




    2-Milli Bağımsızlık:


    Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir.

    Türkiye devletinin bağımsızlığı mukaddestir. O ebediyen sağlanmış ve korunmuş olmalıdır.




    3-Milli Birlik ve Beraberlik:

    Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz.

    Biz milli varlığın temelini, milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz.

    Toplu bir milleti istila etmek, daima dağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir.




    4-Yurtta Sulh (Barış), Cihanda Sulh:


    Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakisinde en esaslı amil olsa gerekir.

    Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur.




    5-Çağdaşlaşma:

    Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz.

    Biz batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.




    6-Bilimsellik ve Akılcılık:



    a) Bilimsellik: Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir.

    Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir.

    b) Akılcılık: Bizim, alık, mantık, zekayla hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. )
    Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar.



    7-İnsan ve İnsanlık Sevgisi:


    İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir.

    Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız
    ezgi_1, dilahra, SeLiz ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  2. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113


    birde bu var











    MİLLİ GÜVENLİK BİLGİSİ



    Milli Güvenliğin Tanımı

    Milli güvenlik; devletin anayasal düzenini, milli varlığını, bütünlüğünü, uluslararası alanda siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik bütün çıkarlarını ve uluslararası antlaşmalarla belirlenen haklarını her türlü iç ve dış tehditlere karşı koruması ve kollamasıdır.



    Milli Güvenlik Kurulu’nun Görevleri

    *

    Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, belirlenmesi ve uygulanmasıyla ilgili konularda görüş tespit etmek.
    *

    Milli hedef, plân ve programların gerçekleştirilmesine ilişkin önlemleri belirlemek.
    *

    Milli güç unsurlarının milli hedefler yönünden güçlenmesini sağlayacak temel esasları belirlemek.
    *

    Devletin varlığı, bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunmasıyla ilgili önlemleri tespit etmek.
    *

    Anayasal düzeni koruyucu, milli birlik ve bütünlüğü sağlayıcı, Türk milletini Atatürkçü düşünce doğrultusunda, milli ülkü ve değerler etrafında birleştirerek milli hedeflere yönlendirici önlemleri belirlemek.
    *

    Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali için görüş tespit etmek.
    *

    Topyekün savunma, milli seferberlik ve diğer konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlara, vatandaşlara düşecek hizmet ve yükümlülükler ile bu hususlarda yapılacak planlara temel teşkil edecek esasları tespit etmek.
    *

    Milli güvenlik kaps***** giren konularda yapılan ve yapılacak milletlerarası antlaşmalar hakkında görüş tespit etmek.



    Milli Güç

    Bir ulusun, hedeflerine ulaşabilmek amacıyla kullanılabilecek maddi ve manevi kaynaklarının topl***** “Milli Güç” denir.



    Milli Güç Unsurları

    Siyasi Güç : Bir devletin milli hedeflerine erişmek, erişilenleri koruyup geliştirmek ve milli menfaat sağlamak amacıyla kullandığı siyasi kuvvetlerin toplam verimidir.

    Askeri Güç : Ulusal politikanın uygulanmasında ve ulusal hedeflerin elde edilmesinde kullanılan fiziki güce “askeri güç" denir.

    Ekonomik Güç : Milli gücün tüm unsurlarının gelişip güçlenmesi için gereken maddi ve parasal ihtiyaçlar, ekonomik güç tarafından karşılanır.

    Nüfus (Demogratik) Güç : Bir ülkede yaşayan insanların sayısı nüfus gücünün başlıca etkenlerinden biridir.

    Coğrafi Güç : Bir devletin coğrafyasına ait canlı veya cansız, doğal ve yapay, gerçek ve nispi (göreli) tüm değerler onun milli gücünün coğrafi unsurunu oluşturur.

    Bilimsel ve Teknolojik Güç : Günümüzde bilim ve teknoloji alanlarında etkin ve yeterli bir düzeye ulaşamayan devletler büyük topraklara, zengin doğal kaynaklara sahip olsalar bile büyük ve güçlü devletler arasında sayılmazlar.

    Psiko - Sosyal ve Kültürel Güç : Psiko - sosyal ve kültürel güç toplumun sahip olduğu ve tarihten gelen maddi ve manevi değerlerin topluma sağladığı güçtür. Buna kısmen “moral güç” de denilebilir.



    Komşularımız ve Tarihsel Hedefleri

    Yunanistan’ın Hedefleri

    *

    Türkiye’nin iç güvenliğini tehdit eden unsurlara destek vermektedir.
    *

    Türkiye’nin Batı ile bütünleşme yolundaki çabalarına engel çıkarmaktadır.
    *

    Türkiye ile sorunları olan doğu ve güneydoğu ülkeleriyle savunma ve işbirliği anlaşmaları imzalamaktadır.
    *

    Türkiye’nin ilgi sahası olan Balkanlar, Karadeniz, Orta Asya gibi bölgelerde etkinliğini azaltmaya çalışmaktadır.



    Ermenistan’ın Amacı

    Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Ermenistan tarihte var olduğuna inandığı Büyük Ermenistan’ı kurmak amacındadır. Şu anda bulunduğu topraklar ile Azerbaycan, Doğu Anadolu ve güney illerimizin bir kısmını içine alan bir devlet kurmak peşindedir. Bu amaçla da başta bölücülük olmak üzere Türkiye’yi yıpratıcı tüm hareketlere destek vermektedir.



    Türkiye’nin İştirak Ettiği Önemli Uluslararası Siyasi Organizasyonlar

    Uluslararası Organizasyonların Önemi

    Ülkeler arasında meydana çıkacak anlaşmazlıkların barışçı yollarla çözülmesi amacıyla tüm ülkelerin, uluslararası güvenlik konularında veya ülkelerin kendi aralarındaki anlaşmazlıklar hususunda, konuları tartışabilecekleri, ortak çözüme ulaşabilecekleri uluslararası platformlara ihtiyaç vardır. Uluslararası organizasyonlar, ülkeler arasındaki sorunları ve savaş tehlikesini azaltmıştır.

    II. Dünya Savaşı’ndan sonra çeşitli organizasyonların oluşması dünya barışına katkıda bulunmuştur. Bu katkı siyasal sistem farklılıklarının azalmasıyla artmaktadır.



    Türkiye’ nin Üye Olduğu İttifaklar

    Birleşmiş Milletler (BM)

    Kuruluş Amacı ve Tarihçesi: Dünyada barış ve güvenliği korumak, eşitlik ve kendi kaderini belirleme ilkeleri temelinde dostluk ilişkilerini geliştirmek, ekonomik, sosyal, kültürel ve beşeri sorunları azaltmak ve çözmek için uluslararası işbirliğini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Üye sayısı 180'i geçmiştir.



    Avrupa Birliği (AB)

    Kuruluş Amacı ve Tarihçesi: Avrupa Birliği, II. Dünya Savaşı’nın büyük ölçüde yıktığı Avrupa’nın mümkün olan en geniş ve en etkin işbirliği çerçevesinde birleşip bütünleşmesini amaçlamaktadır.



    Türkiye’nin Statüsü ve Türkiye Açısından Önemi

    Türkiye tam üyelik öngören bir ortaklık için 9 Temmuz 1959 tarihinde girişimde bulunmuş, 12 Eylül 1963'te Türkiye - Avrupa Birliği ortaklık antlaşması imzalanmıştır. Avrupa Birliği’ne tam üye olmayı amaçlayan Türkiye 14 Nisan 1987'de tam üyelik başvurusunda bulunmuştur. 10 Aralık 1999'da Helsinki Zirvesi’nde Türkiye’nin tam üyelik için adaylığı kabul edilmiştir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren "Gümrük Birliği” uygulaması başlatılmıştır.

    Türkiye lâik - demokratik bir yönetim şeklini benimsediğinden Avrupa ile yakınlaşma ve bütünleşme politikası izlemektedir. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olması bu konuda atılacak en önemli adım olacaktır.



    NATO

    Kuruluş Amacı ve Tarihçesi

    Nato; Birleşmiş Milletler Antlaşması çerçevesinde üyelerinin güvenliğini sağlamak ve istikrarın gelişmesine yardım etmek amacıyla kurulmuştur.



    Türkiye’nin Statüsü ve Türkiye Açısından Önemi

    Türkiye’nin NATO üyeliği ittifak ile karşılıklı çıkar esasına dayanmaktadır. Türkiye bu üyelik sayesinde hem demokrasisini güçlendirmekte hem de kendisine yönelebilecek tehdit ve saldırılara karşı göğüs gerebilmektedir.



    Seferberlik

    Seferberliğin Tanımı

    Devletin bütün güç kaynaklarının başta askeri güç olmak üzere, savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması, toplanması, tertiplenmesi ve kullanılmasına ilişkin bütün faaliyetlerin uygulandığı, hak ve hürriyetlerin kanunlarla kısmen veya tamamen sınırlandığı durumdur.



    Seferberliğin Önemi

    Savaş tehlikesi her an var olduğundan devletler milli güçleri oranında silahlı kuvvet bulundurmak zorundadır. Devletlerin kendilerini en etkili şekilde savunabilmeleri silahlı kuvvetlerini çok iyi eğitmelerinin yanında kısa zamanda gerçekleştirebilecekleri etkin bir seferberlik sistemine sahip olmalarıyla mümkündür. Çünkü günümüzde barış zamanında orduların % 90, % 100 oranında personel mevcudunun korunması ekonomik nedenlerle terk edilmektedir. Bu yüzden seferberliğe dayanan bir sistemle kısa sürede toplanabilen ve eğitilmiş personelle seferberliğini tamamlayan ordular hem daha başarılı olacaklar, hem de ülkelerinin ekonomik kalkınmasına yardımcı olacaklardır.



    Sivil Savunmanın Tanımı

    Sivil Savunma düşman taarruzlarına, doğal afetlere ve büyük yangınlara karşı halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi, hayati önem taşıyan her türlü resmi ve özel tesislerin korunması ve faaliyetlerinin sürdürülmesi için acil onarım ve ıslahı, savunma gayretlerinin sivil halk tarafından azami surette desteklenmesi ve cephe gerisindeki halkın moralinin korunması amacıyla alınacak her türlü silahsız koruyucu ve kurtarıcı tedbir ve faaliyetleri kapsar.



    Sivil Savunma Teşkilatı’nın Görevleri

    *

    Savaş zamanında halkın can ve mal güvenliğini sağlamak
    *

    Doğal afetlerde can ve mal kurtarmak
    *

    Büyük yangınlarda can ve mal kaybını azaltmak
    *

    Savaşta ve doğal afetlerde yok olmaları, çalışmaz hale gelmeleri, toplum yaşamını büyük ölçüde etkileyecek, ordunun savaş gücünü azaltacak mahiyetteki önemli resmi ve özel müessese ve tesisleri (fabrika, trafo merkezi, su tesisleri vb.) korumak, çalışmalarının sürekliliğini sağlamak, ivedi onarımları yapmak
    *

    Savaş zamanında her türlü savunma gayretlerinin sivil halk tarafından azami derecede desteklenmesini sağlamak
    *

    Savaşta cephe gerisindeki halkın moralini kuvvetlendirmek
    *

    Bütün bu işleri silahsız olarak bilinçli bir şekilde yapmak

    ezgi_1, dilahra, SeLiz ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    eminetulin bunu beğendi.
  4. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    konular birleştirilmiştir;)
    fb19071985 bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş