Milli Siyasetimizin Dayandığı İlkeler.. [Konu Anlatımı]

Konu 'Sosyal Bilgiler Ders Notları' bölümünde Cixx tarafından paylaşıldı.

  1. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0

    [​IMG]
    Siyaset genel olarak, devletin iç ve devletlerarası güvenliğini sağlamak için tutulan yol olarak tarif edilebilir. Bu devlete halkın huzur ve refahı ile devletlerarası durumun sağlamlığı siyasetine bağlıdır. Devletlerin büyük komutanlara olduğu kadar, büyük diplomatlara da ihtiyaçları vardır. Askeri zaferleri, diplomatik zaferler desteklemezse kazanılan zafer tam sayılmaz. Bazen bir devlet askeri gücüne başvurmadan diplomasi yoluyla gayelerine erişebilir. Yalnız bu gayenin hak prensibine dayanması ve milli olması şarttır.

    Osmanlı İmparatorluğunun dış siyaseti iki esasa dayanıyordu. Savaş ve idare maslahat. Halbuki yeni Türk Devletinin dış siyaseti, Osmanlı İmparatorluğunun dış siyasetinden tamamen farklıdır. Bu siyaset Barış ve dostluk esasına dayanır. Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra kurulan Milli Hükümetin takip edeceği siyasetin esaslarını Atatürk Şöyle özetlemiştir:

    'Topraklarımız hakkında istilacı emeller besleyenlere karşı savaş istiklalimizi tanımaya mütemayil olanlarla anlaşma.'

    Milli siyasetimiz, emperyalist bir gaye gütmez, gayesi tamamıyla millidir ve şu esaslarda toplanır:

    'Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim mana ve medlul şudur: Hududu milliyemiz dahilinde her şeyden evvel kendi kuvvetimize müsteniden muhafazai mevcudiyet ederek milli ve memleketin hakiki saadet ve umranına çalışmak.'

    Milli siyasetimizin dış bölümünün esaslarını Atatürk şöyle açıklamıştır.

    'Biz hududu milliyemiz dahilinde hür ve müstakil yaşamakta başka bir şey istemiyoruz. Biz Avrupa'nın diğer milletlerinden esirgenmeyen hukukumuza tecavüz edilmemesini istiyoruz.'

    İstiklal Savaşından kazandığımız zaferlerden ürken ve direnmemizin, milli oluşundan haberi olmayan devletler, yeni Türk Devletinin dış siyasetinin hedefi hakkında endişeye düştüler. Atatürk, istilacı ve kinci bir siyaset gütmediğimizi şu fikirleriyle açıkladı:

    'Ancak benim milletimi esir etmek isteyen bir milletin, bu arzusundan sarfınazar edinceye kadar, biaman düşmanıyım.'

    Türkiye Cumhuriyeti hep Atatürk'ün çizdiği 'Milli Siyaset' prensibine bağlı kaldı. Milli Siyaset, Misakı Milli esaslarına göre çizilen sınırlar içinde bağımsız, mutlu ve refahlı bir Türkiye Devleti yaratmak, dünyada insanlık prensibinin egemenliğini temin etmek gayesine dayanmaktadır. Bu sebeple 'Yurtta sulh, cihanda sulh' vecizesi Cumhuriyetin değişmez prensiplerinden biri olarak kabul edildi.

Sayfayı Paylaş