Müslüman-Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    Müslüman-Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık



    Hükümdar ve Saray



    Devlet hanedanın ortak malı olarak kabul edilirdi.

    Bu durum hükümdarın ölümünden sonra taht kavgalarına sebep olur, devleti zayıflatırdı.

    Bazı Türk-İslam Devletleri'nde hükümdar, Sultan sanını kullandı.

    İlk Türk-İslam Devletleri'nde hükümdar tahta çıkınca Abbasi halifelerinin tasdiğini istedi.





    Merkez Teşkilatı



    Hükümet, Divan-ı Saltanat denilenBüyük Divan'dan meydana gelirdi.

    Divanın başkanı hükümdardı.

    Selçuklular bu kurumu Abbasilerden almışlardır.

    Büyük Divan'a bağlı olan dört divan şunlardı:

    İstifa Divanı; Mali işlerle ilgilenen divandır. Başkanlığını müstevfi yapardı.

    Tuğra Divanı; Devletin yazışmalarının yapıldığı divandır.

    İsraf Divanı; Mal işlerin yolunda gidip gitmediğini kontrol eden divandır. Başkanına müsrif denirdi.

    Divan-ı Arz; Ordu ve asker maaşları ile ilgilenen divandır.





    Taşra Teşkilatı



    Başkent dışındaki idari birimlere vilayet denirdi.

    Vilayetlerin başında şehzadeler veya vali statüsünde naipler bulunurdu.

    Anadolu Selçuklularında üç tip vilayet bulunurdu.

    Meliklerin yönettiği vilayetler; bunlar hanedan tarafından gönderilen meliklerin doğrudan hükümdara bağlı olduğu vilayetlerdi.

    Divan Dairesi vilayetleri; yönetimi divana ait olan vilayetlerdi.

    Bizans sınırında bulunan vilayetler;

    Başında uç beyi denilen sınır koruyucu beylerin bulunduğu vilayetlerdi.





    Hukuk



    İslamiyet'in kabulü ile hukuk kuralları değişikliğe uğradı, Türk töresi ile İslami kurallar bir sentez haline getirildi.

    Adli teşkilat; Şeri Yargı ve Örfi Yargı olmak üzere ikiye ayrılırdı.

    Şer'i Yargı; kadıların başkanlığındaki mahkemeler tarafından yürütülürdü.

    Örfi Yargı; vergilere, askeriye ile, ikta sahipleri ve ticarete ilişkin kanunlarla ilgilenirdi.

    Hükümdarların halkın şikayetlerini dinlemek amacıyla düzenlediği Mezali Divanları da görülürdü.

    Askeri davalara kadı askerler denilen kadılar bakardı.





    Ordu



    İlk Türk-İslam Devletleri'nde ordu Türkmenlerden oluşurdu.

    Karahanlılarda ordu Hassa ordusu, Eyalet askerleri ve Türkmen kuvvetleri olmak üzere üç bölüme ayrılmıştı.

    Selçuklularda, Karahanlılar'dan farklı olarak ikta askerleri, bağlı devletlerin askerleri ve gönüllü askerler vardı.

    Hassa Ordusunda, askerlik için ayrılan çocuklar belirli merkezlerde yetiştirilir, sultanlar Hassa Birliklerini burada yetişen askerler arasından seçerlerdi.

    Eyalet askerleri; Şehzadelerin ve valilerin yönetimindeki askerlerdi.

    Türkmen birlikleri; Göçebe Türkmen boylarının savaş anında orduya katılmaları ile oluşan birliklerdi.





    Toprak Yönetimi



    Devlete ait ve miri arazi olarak adlandırılan topraklar dört bölüme ayrılmıştı.

    Has arazi ; Geliri hükümdara ait olan arazilerdi.

    İkta arazi; Gelirlerine göre önemli devlet görevlilerine dağıtılan arazilerdi.

    Mülk arazi; Başarılı devlet adamlarına verilen arazi idi. Bu topraklara sahip olanlar toprak hakkında her türlü tasarrufa sahipti.

    Vakıf arazi; İlmi ve sosyal kuruluşların masraflarını karşılamak amacıyla bu kuruluşlara tahsis edilen arazilerdi.

    Haraci arazi; Müslüman olmayan halka ait arazilerdi.





    Din



    İslamiyet'in kabulünden sonra İslam dinini yaymak için önemli çalışmalar yapmışlardı.

    İslamiyet'te gaza denilen Müslüman olmayan ülkelere yönelik savaşlar ile önemli fetihler gerçekleştirmişlerdi.

    İslam dini ile İslamiyetten önceki kültürlerin birleşmesi ile Babalik, Bektaşlik, Ekberilik ve Mevlevilik gibi çeşitli tarikatlar oluşturulmuştu.

    İslamiyeti yaymak amacıyla eserler yazılmış, Kur'anı'ın yayılması amacıyla çalışmalar yapılmıştı.





    Ekonomik Hayat



    Tulunoğulları ve Akşidler, doğu ve batı ticaret yolları arasında oldukları için ticarette oldukça gelişmişti.

    Eyyubiler ve Memlüklüler'de ise Mısır'la ticaret çok gelişmişti.

    Memlüklüler döneminde Trablus, Şam, İskenderiye, Dimyat, Yafa ve Akka önemli ticaret merkezleri haline geldi.

    Ümit Burnu'nun buluması ile bu ticaret merkezleri önemini yitirdi.

    Gazneliler, Hindistan topraklarını ele geçirerek ekonomilerini canlandırmıştı.

    Büyük Selçuklular'da, Orta Asya ve Hindistan'dan gelen ticaret yollarının geçmesi ülkeyi zengin bir hale getirmişti.

    Anadolu Selçuklu Devleti, ticaret yolları üzerinde yaptığı vakıf kuruluşları, han ve kervansaraylarla ticari alanda gelişmişti.





    Sosyal Hayat



    Türk-İslam Devletleri'nde göçebe bir hayat görülmüş, göçebecilikten dolayı hayvancılık gelişmişti.

    Yerleşik hayata geçildikçe köylerde oturanlar tarımla, şehirlerde yaşayanlar ise ticaret ve el sanatlarıyla uğraşmışlardı.

    Şehirlerde ticaretle uğraşanlar Ahi teşkilatını oluşturmuşladı.

    Anadolu Selçukluları zamanında Türkler zengin ve mutlu bir hayat sürmüşlerdi.





    Bilim



    Türk İslam Devletleri'nde medreseler bilim merkezi idi.

    Büyük Selçuklu Devleti zamanında, dünyanın ilk üniversitesi olarak kabul edilen Nizamiye Medresesi yapıldı.

    Medreselerde Kur'an, hadis, kelam, fıkıh, Arap dili ve edebiyatı, matematik, mantık geometri ve tarih okutulurdu.

    Önemli bilim adamlarının başlıcaları; Farabi, Biruni, İbn-i Türk, İbn-i Sina, Gazali, Ömer Hayyam'dır.





    Sanat



    Türk-İslam devletlerindeki sanat eserlerinde mimari ağırlıkta idi.

    Türk-İslam Devletleri tarafından yapılan ve günümüzde hala ayakta duran sanat eserlerinden bazıları şunlardır:

    Tulunoğlu Camii

    Baybars Camii

    Mescid-i Cuma

    Sultan Sencer Türbesi

    Alaaddin Camii

    Burmalı Minare
  2. buse_buse

    buse_buse Üye

    Katılım:
    23 Mart 2008
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    1
    TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK


    HÜKÜMDAR

    Türk-İslam hükümdarları genellikle Sultan unvanını kullandılar.

    Hükümdarlık sembolleri:

    1-Hutbe okutmak

    2-Sikke bastırmak

    3-Tuğra

    4-Nevbet (davul)

    5-Sancak

    6-Taç

    7-Taht

    8-Otağ



    ÜLKE YÖNETİMİ
    Türk-İslam devletlerinde ülke:

    1-Eyaletlere

    2-Sancaklara

    3-Kazalara

    4-Köylere ayrılırdı.



    Eyaletleri hükümdar soyundan biri yönetiyorsa bu kişilere Melik, hükümdar soyundan olmayan biri yönetiyorsa bu kişilere Şıhne adı verilirdi.

    Büyük Selçuklularda hükümdar oğulları olan şehzadeler atabeyleri ile (şehzadelerin erkek öğretmeni) yönetirlerdi.



    ORDU
    Karahanlılar
    Karahanlı ordusunun çekirdeğini Karluk ve Çiğil boyları oluşturuyordu.

    Karahan ordusu:

    1-Hassa ordusu (Hükümdarın ordusu)

    2-Saray muhafızları

    3-Eyalet askerlerinden oluşuyordu.



    Gazneliler
    Gazneli ordusu:

    1-Gulam askerleri

    2-Eyalet askerleri

    3-Gönüllüler

    4-Ücretli askerlerden oluşuyordu.

    Gulam askeri küçük yaşta alınıp eğitilen Hıristiyan askerlerinden oluşuyordu.



    Tulunoğulları ve Akşitler
    Bu iki devletin ordularını Kıpçak Türkleri oluşturuyordu. Kıpçaklar savaşçı bir kavimdi ve Nil nehrindeki Ravza adasında eğitim alıyorlardı.



    Selçuklular
    Selçuklu ordusu:

    1-Gulam ordusu

    2-Hassa ordusu

    3-Eyalet ordusu

    4-Sipahiyan

    5-Bağlı devletlerin kuvvetlerinden oluşuyordu.

    Selçuklularda ikta sistemi vardı. Bu sistemde toprak sahipleri asker yetiştirirlerdi. Bunlara sipahiyan adı verilmiştir.

    Selçuklular ve diğer Türk devletleri savaş sırasında Turan taktiğini kullanırlardı.



    TOPRAK YÖNETİMİ
    Türk-İslam devletlerinde toprağın sahibi devlettir. Bu toprağa Miri arazi adı verilir.



    Miri arazi:

    1-İkta

    2-Has

    3-Haraç olmak üzere üçe ayrılırdı.

    İkta, devletin topraklarını önemli kişilere ve kahramanlara dağıtmasıdır. Bu kişiler devletten maaş almazlar, topraklarının geliri ile geçinirler ve devlete asker yetiştirirlerdi.

    Has, padişaha ve ailesine ait topraklardır. Padişah bu toprakların geliri ile geçinirdi.

    Haraç, Selçuklu topraklarında yaşayan gayr-ı müslim halka ait topraklardır.

    Selçuklularda padişah çeşitli sosyal kuruluşların devamı için kendi toprağından vakıf arazi ayırırdı. Bu toprağın geliriyle o kuruluşların giderleri karşılanırdı.

    Selçuklularda padişah, miri araziden kahramanlara veya istediği kişilere toprak bağışlayabilirdi. Bu topraklara mülk toprak adı verilmiştir.



    HUKUK
    İslamiyet’ten önceki Türk devletlerinde töre hakimdi. Töre yazılı olmayan toplum kurallarıdır.

    İlk Türk-İslam devletlerinde hukuk ikiye ayrılırdı:

    1-Şeri hukuk (Dini hukuk)

    2-Örfi hukuk (Töre)



    Bu iki hukuğu da kadılar yönetirdi. Şeri mahkemelerin başında kadıül-kudat (baş kadı), örfi mahkemelerin başında emir-i dadlar vardı. Ayrıca hükümdarların başkanlık ettiği Divan-ı Mezalim adlı bir mahkeme daha vardı. Bu mahkemede devlete karşı ağır suç işleyenler yargılanırdı.



    DİL VE EDEBİYAT

    Karahanlılar
    Karahanlılar yazıda Uygur alfabesini kullandılar. Türkçe’ye büyük önem verdiler.

    Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig adlı eserinde padişahlara yönetim ile ilgili tavsiyelerde bulunmuştur.

    Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lugati’t-Türk adlı eserinde Türkçe’nin Arapça’dan daha üstün bir dil olduğunu ispatlamaya çalışmıştır.

    Karahanlıların ilk Türk-Müslüman hükümdarı olan Satuk Buğra Han, yazdığı destanda İslamiyet’e nasıl geçtiğini anlatmaktadır.

    Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet adlı eserinde İslamiyet’i Türkçe olarak anlatmaya çalışmıştır.

    Gazneliler
    Gaznelilerde bilim dili Arapça, edebiyat dili Farsça, halkın konuştuğu dil Türkçe idi.

    Gaznelilerin en önemli şairi Firdevsi’dir. Şehname adlı eseri yazmıştır.



    Büyük Selçuklular
    Büyük Selçuklularda edebiyat ve bilim dili Farsça, halkın konuştuğu dil Türkçe idi.

    Bu dönemde Ömer Hayyam ve Nizamülmülk eserler vermişlerdir.



    Harzemşahlar
    Harzemşahlar çocuklarına Türkçe isimler vermişlerdir. Bu da onların Türkçe’ye verdikleri önemi gösterir.



    EKONOMİK HAYAT
    Selçukluların başlıca gelirleri şunlardır:

    1-Öşür (Müslüman halktan alınan toprak vergisi)

    2-Haraç (Gayr-ı müslim halktan alınan toprak vergisi)

    3-Cizye (Gayr-ı müslim halktan alınan kafa vergisi)

    4-Gümrük geliri

    5-Maden geliri

    6-Ganimet (Şavaşta elde edilen ganimetin 1/5’i devlete aitti.)

    Selçuklularda altın paraya Dinar, gümüş paraya Dirhem adı verilirdi.

Sayfayı Paylaş