Müzik Terimleri Sözlüğü

Konu 'Müzik Dersi' bölümünde Moderatör Gül tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0

    A cappella (İt.): Çalgı eşliği olmayan (koro).
    A tempo (İt.): Asıl tempoya dönüş. İlk hızda.
    Absolute music (İng.): Saf müzik. Mutlak müzik. Herhangi bir programı olmayan, bir olay ya da karakter betimlemeyen müzik.
    Absolute pitch (İng): Mutlak işitme. Abso¬lute kulak. Yüksek müzik yeteneği.
    Accelerando (İt.): Hızlanarak. Giderek hızlanan tempoda.
    Action Music (İng.): Eylem müziği. 20. yüzyıl müziğinde yorumcunun yorum sırasındaki eyleminin, ürettiği ses kadar önemli olduğu müzik.
    Ad libitum (Lat.) ad.lib. Yorumcunun isteğine bağlı.
    Adagio (İt.): Ağırbaşlı, yavaş tempoda.
    Affettuoso, con (İt.): Aşk ve sevecenlikle.
    Agitato (İt.): Tez ve canlı tempoda.
    Agnus Dei (Lat.): Tanrının Kuzusu. Latin Kilise¬si’nde Missa’nın 5. bölümü.
    Ağıt: Mersiye. Lamento (İt.).
    Akor: İki veya daha çok sesin armoni oluşturacak şekilde aynı anda çalınması. Uygu, düzen. Kırık düzen karşıtı kalıp düzen. Chord (İng.).
    Akort etmek: Çalgı perdelerinin belirli bir oran içinde düzenlenmesi.
    Aksak Ölçüler: Zamanları eşit olmayan ölçüler. Asimetrik vurgu düzeni.
    Aksan: Vurgu, vurum. Accent (Fr.).
    Akustik: 1. Sesin oluş ve yayılışını inceleyen bilim dalı. Bir ortamın ses dağılım nitelikleri. Sesleşim ve Sesleşimbilim; 2. Geleneksel çalgıları elektronik çalgılardan ayrımsamak için kullanılan sözcük. Akustik gitar, elektro gitar gibi. Acoustic (İng.).
    Aleatori (İt.): Şansa bırakılmış, rastlamsal müzik.
    Allegretto (İt.): Çabukça tempoda, ancak allegro kadar değil.
    Allegro (İt.): 1. Neşeli, kıvrak, çabuk tempoda. 2. Senfoni, konçerto ve sonatlarda bir bölümün başlığı.
    Allemande (Fr.): Alman dansı. 4/4’lük tempoda, orta hızda.
    Alterasyon: Değiştirici koyarak bir notanın ses yüksekliğini değiştirmek. Altération (Fr.).
    Alto (İt.): En pes kadın veya çocuk sesi.
    Ametric (Fr.): Ölçüye bağlı kalmayan. Belli bir vurum olmayışından ötürü ölçünün uygulanmaması.
    Amplifikatör: Ses yükselteci ya da ses üreteci olarak kullanılan elektrikli aygıt. Yükselteç. Amplificateur (Fr.).
    Anacrusis (Yun.) Eksik ölçü.
    Anahtar işareti: Portenin başında yer alan, nota adlarını ve genel müzik merdivenindeki yükselme derecesini tanımlayan işaret. Clef (Fr.).
    Anarmonik: Sesdeş notalar, si diyez ve do gibi. Anharmonic (İng.).
    Ancora (İt.) Bir daha. Bis. (Lat.).
    Andante (İt.): Orta ağırlıkta (tempo).
    Andantino (İt.): Andante’den biraz daha az ağır. Biraz daha hızlıca.
    Animato (İt.): Coşkulu, canlı, diri (anlatım).
    Anonim (Alm.): Yazarı ya da bestecisi bilinmeyen yapıt.
    Anthem (İng.): İngilizce konuşan Protestan Kilisesi’nin Latin motetleri benzeri vokal müzik. (National anthem: Ulusal marş.)
    Antifon: Koronun, yankı ve karşıtlık etkisi yaratmak üzere iki veya daha çok öbeğe ayrılarak söylemesi. Antiphonie (Yun.).
    Appassionata (İt.): Tutkulu, ateşli, ihtiraslı (anlatım).
    Appoggiatura (İt.). Abantı. Çarpma. Süsleme amacıyla akora veya tek sese bir üst veya alttan katılan yabancı nota.
    Aralık: Art arda ya da eş anlı iki sesin ses yükseklikleri arasındaki uzaklık. Interval le (Fr.).
    Aranjman: Uyarlama. Düzenleme. Bir yapıtı, özgün ortamını değiştirerek bir başka ortam için yeniden yazmak. Arrangement (Fr.).
    Archi (İt.): Yaylı çalgılar (kısaltma).
    Arıza: Değiştirici (işaret). Ses yüksekliğini yarım ton yükseltip (diyez); yarım ton alçaltmaya (bemol) yarayan işaretler. Değiştirme imi. Accident (Fr.).
    Armoni: En eski kullanımı ahenk, uyum anlamındadır. Seslerin akor oluşturmak üzere birleşmesi. Seslerin eşzamanlı bileşimini inceleyen bilim dalı. Harmonie (Fr.).
    Armonik yürüyüş: Art arda gelen akor dizilerinin değişen adımlarına göre müziğin akışı. Marche harmonique (Fr.).
    Armonikler: Doğuşkanlar. Bir ses üretildiğinde telin veya hava tabakasının titreşimiyle kendiliğinden oluşan aynı aileden diğer sesler.
    Arpeggio (İt.): Arpej. Akor seslerini birlikte çalmaktansa açarak art arda çalmak veya söylemek. Arp gibi çalmak. Kırık düzen, kalıp düzenin karşıtı.
    Art song (İng.): Sanatlı şarkı, Lied (Alm.). Karşıtı: halk şarkısı.
    Arya: 1. Hava, melodi. 2. Orkestra eşliğinde söylenen ya da çalınan, solo ses ya da çalgı için büyük çaplı ezgi. Aria (İt.).
    Atonal (Fr.): Belli bir tona bağlı olmayan.
    Attacca (İt.): Müzik yapıtlarının bölümleri arasında ara vermeksizin, durmadan bir sonraki bölüme bağlama.
  2. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Bale: Dans, mim ve hareketle oynanan müzikli oyun. Ballet (Fr.).
    Balad: 1. Bir öykü anlatan geleneksel şarkı. Ballad (İng.). 2. Öykü anlatan üslupta çalgısal yapıt. 3. Ortaçağdaki ilk çoksesli ezgi biçimlerinden biri. 4. Ballade (Fr.): Chopin’in dramatik ve şiirsel, uzun piyano parçalarına verdiği ad.
    Bando: Üflemeli ve vurmalı çalgılardan oluşan müzik topluluğu. İng: Band.
    Bariton: Tenor ile bas arasındaki erkek sesi.(Carmen’deki Escamillo gibi.) Bari¬tone (İt.).
    Barkarol: Gemici şarkısı ya da Venedik gondolcularının şarkısı. Barcarola (İt.).
    Bas: En pes erkek sesi. (Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma operasındaki Osmin gibi.) Basso Cantante: Yüksek ve lirik karakterdeki bas ses. (Don Carlo’daki Kral Philip gibi.) Basso Buffo: Gülünçlü özelliğe sahip, cambazlık yapabilen kıvrak bas ses. (Sevil Berberi’ndeki Dr. Bartolo gibi.) Basso Profondo: Derin bir sonoritesi olan, güçlü ve en kalın bas ses. Ağırbaşlı ve soylu nitelik taşır. (Tristan ve Isolde’deki Kral Mark gibi.)
    Basso continuo (İt.): Sürekli bas. Barok topluluklarda çello, klavsen, lavta ya da org gibi pes sesli çalgıların eşliği.
    Battaglia (İt.): Savaş müziği. Savaşı müzikle yansıtan yapıtlar.
    Bekar: Diyez ya da bemolle değişen notayı önceki durumuna döndüren işaret. Natürel.
    Bel canto (İt.): Güzel şarkı. Güzel şarkı söyleme yöntemi.
    Bemol: Notanın yarım ses kalınlaşacağını belirten işaret. Bémol (Fr.).
    Berceuse (Fr.): Ninni.
    Biçem: Üslup. Style (İng.)
    Bis (Lat.): İki kez. Bir daha. Konser sonunda dinleyicinin yorumculardan bir kez daha çalmalarını istemesi. Ancora (İt.).
    Bolero (İsp.): Kıvrak bir İspanyol dansı.
    Bouffe (Fr.): Komik. Buffo: Komik erkek karakter.
    Bourrée (Fr.): Halk dansı özelliğinde, 16. yüzyıldan sonra Fransız sarayına giren bir dans. Süit formunun bir bölümü.
    Bravura (İt.): Sanatsal tekniğin cesaretle, parlakça sergilenişi.
    Brio (İt.): Ateşli, çevik (tempo).
    Burlesque (Fr.): Güldürücü, eğlenceli.
    Burletta (İt.): Şakacı opera, opera buffa, müzikli fars.
  3. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Caccia (İt): Av sahnelerinin betimlendiği şiir ya da şarkı. Müzikte bir motifin diğerini avlaması. Kanon yapısı benzeri.
    Cantabile (İt.): Şarkı söyler gibi (yorumlayış).
    Cantatore (İt.): Erkek şarkıcı.
    Cantus firmus (Lat.): Ana, temel müzik parçası.
    Canzona (İt.): Barok Dönem’de şarkı. Halk şarkısı. Madrigallerin bir bölümü.
    Canzonetta (İt.) 15. yüzyılda en yaygın İtalyan halk şarkısı türü. Kanzonet.
    Capriccio (İt.): Çarpıcı etkileri olan, cilveli, kısa bir çalgısal biçim. Kapris, kapriçyo.
    Carol (İng.): Ortaçağ’da bir dans. Sonradan İsa’nın doğumunu konu alan metinler üstüne yazılan iki-üç sesli şarkı. Karol.
    Castrato (İt.): Delikanlı sesinin korunması için hadım edilmiş erkek.
    Cembalo (İt.): Çembalo. Klavsen. Clavecin (Fr.); Harpsichord (İng.).
    Chanson (Fr.): Şarkı. Şanson.
    Coda (İt.): Füg, sonat ya da senfoni gibi bir yapıtı bitiren bölüm. Kuyruk.
    Comédie-ballet (Fr.): Molière ve Lully’nin işbirliği sonucu 17. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan şarkılı bale türü.
    Crescendo (İt.): Sesin gittikçe artacağını, yükseleceğini belirten gürlük imi. Tersi, decrescendo: Sesin gittikçe alçalacağını, söneceğini belirtir. Kreşendo, dekreşendo.
    Cyclique (Fr.): Dönemsel, dönüşümlü. Önceki motifin sonraki bölümlerde değişerek yinelenmesi.
    Cymbals (Fr.): Ziller


    Çello: Viyolonsel. Violoncello (İt.).
    Çeşitleme: Varyasyon. Variation (Fr.).
  4. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Da capo (İt.): Başa dön, baştan itibaren.
    Début (Fr.): Sahneye ilk kez çıkan yorumcu.
    Deciso (İt.): Kararlı.
    Declamatory (İng.): Güzel söz söyleme. Şiir okurcasına sesleniş. Hitap.
    Delicato (İt.): İncelikle, nezaketle çalmak.
    Deşifre: Önceden çalışmadan, notayı ilk görüşte okumak. Déchiffrage (Fr.)
    Dies Irae (Lat.): Hüküm günü. Requiem’in bölümü.
    Diminuendo (İt.): Gittikçe hafifleyerek (ses).
    Dinamik: Sesin gürlük derecelerini gösteren işaretler. Dynamique (Fr.).
    Discographie (Alm.): Ses kayıtlarının, plakların sınıflandırılmış, kataloglanmış biçimi.
    Disque (Fr.): Kayıt, plak.
    Disonant: Kaynaşmayan, (uyuşumsuz) sesler. Konsonant (uyuşumlu) seslerin tersi. Dissonanz (Alm.).
    Divertimento (İt.): Eğlence müziği. Hafif müzik.
    Diyatonik: Yalın dizi. Seslerin düz sıra halinde dizilip tam ve yarım tonların art arda gelişi. Bir oktavın 8 sesinin majör, minör ya da modal dizgeye ait oluşu. Diato¬nique (Fr.)
    Diyez: Notanın yarım ses inceleceğini gösteren işaret. Diesis (It.).
    Dizisellik: Seriyellik. 12 tondaki ses yüksekliklerinin süre, gerilim ve ses rengi gibi diğer öğeler üstünde uygulanması. Serial¬ism (İng.).
    Dodekafonik: On iki sesle ilgili. Dodécaphonique (Fr.).
    Doğaçlama: Müziğin o anda yaratılması. İçten geldiği gibi çalma. Improvisation (Fr.).
    Doigté (Fr.): Notanın hangi parmakla çalınacağını belirleme. Parmak sayısı.
    Dominant (Fr.): Dizinin beşinci sesi.
    Döngüsel, Dönüşümlü biçim: Belli bir temanın, sonat, konçerto, senfoni gibi bölümlü yapıtların birden çok bölümünde, olduğu gibi ya da değişime uğrayarak ortaya çıkması durumu. Cyclic form (İng.).
    Dur (Al.): Majör.
    Duration (İng.): Bir yapıtın uzunluğu. Süre.
    Düet: İki partisi de birbirine eşit olan ve iki yorumcu tarafından çalınan veya söylenen müzik. İkili. Duett (Al.).
  5. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Ekspresyonizm: Anlatımcılık. Dışavurumculuk. Expressionnisme (Fr.).
    Elegia (İt.): Ağıt. Eleji. Hüzünlü şiir. Ağıtsal şarkı.
    Empromptü: “İçe doğan” anlamında, tek bölümlü fantezi karakterinde çalgısal parça. Impromptue (Fr.).
    Enharmonic (İng.): Sesteş. Örneğin fa diyezle sol bemol aynı sestir. Ancak gam dizisinin akışına göre ayrı adlar taşırlar.
    Enstrümantasyon: 1. Çalgılama. Armonili bir yapıtın partilerinin orkestra içindeki çalgılara göre dağıtılması. 2. Çalgıbilim. Ins trumentation (İng.).
    Enterval: İki ses arasındaki yükseklik farkı. Aralık. Interval (İng.).
    Entonasyon: Doğru tonlama. Ses yüksekliğinin ve derecelerinin uyumlu denetimiyle tam sesi verebilme. Intonation (Fr.).
    Envansiyon: Buluş anlamında 2 ya da 3 sesli kısa çalgısal parça. Invention (Fr.).
    Epik: Destan. Destansı anlatım. Epique (Fr.).
    Epilogue (Fr.): Sonsöz.
    Eroica (İt.): Kahramanca, saygın biçemde.
    Estampie (Fr.): Troubadour’ların buluşu olan, danslara eşlikçi, ilk çalgısal müzik biçimi.
    Eşit temperaman: Bir oktavı 12 eşit yarım tona ayırarak akort etme yöntemi. Equal temperament (İng.).
    Ethos (Yun.): Eski Yunan’da ses olayıyla insan ruhu arasındaki ilişkiyi inceleyen kuram.
    Etüd: Sonunda teknik ya da müziksel üstünlüğe varan çalışma. Alıştırma. Egzersiz. Etude (Fr.).
    Euphony (İng.): Kulağa hoş gelen. Huzurlu sesler. Euphonos (Yun.).
    Ezgi: Melodi çizgisi. Şarkı. Mélodie (Fr.).
  6. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Fade in (İng.): Kayıtta azaltılmış sesin giderek yükseltilip normal düzeye getirilmesi.
    Fade out (İng.): Kayıtta sesin giderek azaltılması.
    Falsetto (İt.): Erkek sesini kadın sesine benzer kılarak gülünçlü efekt elde etmek.
    Falso (İt.): Yanlış ses.
    Fanfar: Yalnız maden üflemeli çalgılarla çalınan tören, şenlik parçası. Fanfara (İt.).
    Fantezi: Ana tema üstüne yapılan çeşitlemelerden kurulu, özgür biçimli çalgısal tür. Fantasia (İt.).
    Fin-de-siècle (Fr.): Çağ sonu (duyarlılığı).
    Fluxus (Alm.): Akmak. Değişik sanat akımlarının birbirine akışı.
    Folia (Port.): Çılgınlık. Portekiz’e ait geleneksel bir dans şarkısı.
    Forte (İt.): Güçlü gürlükte çalınması öngörülen.
    Frottola (İt.): Dört sesli, yalnız üstteki partisi şarkılı, madrigal benzeri bir 15. yüzyıl müzik biçimi.
    Funebre (İt.): Yaslı. Cenaze müziği.
    Fuoco, Con (İt.): Ateşli yorumlama.
    Furioso (İt.): Öfkeli yorumlama.
    Füg: Kontrpuan tekniğine dayalı bir besteleme biçimi. Ana temanın veya kılavuz fikrin taklit yoluyla geliştirilmesi sonucunda biçimlenir. Fugue (Fr.)
  7. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Galant(e) (Fr.): Kibarca. Kibarlıkla.
    Galop (Fr.): 19. yüzyıl balo salonlarının danslarından biri. Sözcük anlamı: Atın dört nala koşması. (İt: galoppo.)
    Gam: Dizi. Diyatonik ve kromatik olarak ikiye ayrılır. Gamme (Fr.).
    Gavotte (Fr.): Bir Fransız dansı.
    Gesang (Alm.): Şarkı.
    Glissando (İt.): Kaydırarak. Sürterek çalma.
    Grandioso (İt.): Görkemli, saygın.
    Grave (İt.): Ciddi, ağırbaşlı tempoda.
    Grazioso (İt.): Zarif, nazik, incelikli (çalış, söyleyiş.)
    Gürlük: Sesin yüksekliği veya alçaklığı. Dinamik.
  8. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Habanera (İsp.): Küba kaynaklı, zenci kökenli olduğu sanılan, İspanya’da yaygınlaşmış; dingin ancak güçlü bir ritmik dokusu olan dans.
    Hallelujah (Ing.): Sevinç çağrısı. Latin kilisesinde “Tanrıya Şükür” anlamındaki dua. Alleluia (Lat.).
    Heterofoni (Yun.): Aynı melodik çizgiye eşzamanlı olarak, değişik çalgı ya da seslerle uyumlu notalar katmak.
    Homophonie (Fr.): Aynı (tek) seslilik. Melodinin unison tarzda birlikte seslendirilişi, diğer birimlerin eşlikte kalışı.
    Hücre: Küçük nota öbekleri. Motif. Cell (İng.).
    Hymn (İng.): İlâhi.
  9. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    İdil: Huzurlu kırsal yaşamı yansıtan şiir, resim ya da bunlardan esinlenmiş müzik parçası. Idyll (İng.).
    İlâhi: Tanrıya ve kutsal kişilere övgü içeren kutsal şarkı. Hymnos (Yun.)
    Intensity (İng.): Sesin güç, gerilim ve gürlük olarak yoğunluğu.
    Interlude (İng.): Ara müziği.
    Intermezzo (İt.): 1. 16. yüzyılda acıklı bir yapıtın perdeleri arasına yerleştirilen güldürü niteliğindeki müziksel eğlence bölümleri. Opera buffa’yı doğurmuştur. 2. 19. yüzyılda operanın akışı içine yerleştirilen kısa senfonik parçalar (interlude). 3. Senfoni, konçerto ya da sonat gibi biçimlerde kısa bir bölüm. 4. Kısa ve bağımsız piyano parçası.
    Introduction (İng.): Giriş müziği.
    Inversion (İng.): 12 Ses tekniğinde diziyi ters çevirmek.
    İroni (Fr.): İğneli anlatım.
    İzoritim: Ritmik kalıpları yalın bir ezgi çerçevesinde yineleme yöntemi. Isorhythm (İng.)


    Janissary Music (İng.): Yeniçeri müziği, meh¬ter müziği.
    Jubilate (Lat.): Hıristiyanlıkta Paskalya’dan sonraki üçüncü pazar günü söylenen ve sevinç yansıtan 100. mezmur.
  10. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Kadans: 1. Bir müzik tümcesinin sonunda yer alan notalar veya akorlar öbeği. Karara varış. Durgu. 2. Yorumcunun ustalık düzeyini değerlendirmek üzere bir konçertonun bölüm sonlarına doğru solistin orkestradan ayrılıp kendi başına yorumladığı bölme. Kadenz (Al.), Cadenza (İt.).
    Kafa sesi: Kafa içindeki titreşimden yararlanılarak üretilen ses. Voce testa (İt.).
    Kakofoni: Uyumsuz ses bileşimi. Kakışım. Cacophonie (Fr.).
    Kammer musik (Alm.): Oda müziği.
    Kanon: Her yeni giren sesin önceki ezgiyi taklit etmesiyle oluşan bir çoksesli müzik (polifoni) türü. Canon (Yun.).
    Kantat: İki ya da daha çok ses için yazılmış dramatik şarkı türü. 17. yüzyılda sürekli bas eşliğinde bir sesin okuduğu dramatik şarkı. Sonradan aryalar ve resitatifler de eklenerek daha çok çalgı ve daha çok ses için düzenlenen, dekor ve kostüm gerektirmeyen bir mini operaya dönüşmüştür. Cantata (İt.).
    Kantor: Baş şarkıcı. Luther mezhebinde dini ayinleri yöneten, beste yapan, org çalan, öğrenci yetiştiren kişi. Cantor (Lat.).
    Kasasyon: Akşam saatlerinde, küçük topluluklarla, açık havada çalınan, süit biçimindeki bir çeşit serenat. Cassazione (İt.).
    *****ina: 18. yüzyıl operasında tekrarsız söylenen kısa ve lirik arya. Cavatina (İt.).
    Kentet: Beş çalgı için yazılmış yapıt. Beşli. Quintet (İng.).
    Kettledrum (İng.): Davul. Timpani.
    Klangfarbenmelodie (Al.): Tını ezgisi. Anton Webern’in buluşu.
    Kolaj: Değişik müzik türlerinin, değişik gereçlerin bir arada kullanıldığı yapı. Ives’ın orkestra parçalarındaki marş, dans gibi türlerin bir araya gelişi. Sonradan teyp müziğinde değişik gereçlerin yapıştırılması. Collage (Fr.).
    Koloratur: Sesin renklerle süslenmesi. Parlak geçişler ve çeviklikle sesin (aryanın) albenisini artırma. Koloratur soprano: Akrobatik soprano. Coloratura (İt.).
    Koma: Mikro aralık. Bir tam sesin dokuzda biri değerinde çok küçük aralık. Komma (Yun.).
    Konçerto grosso: Orkestranın iki bölüme ayrılarak toplulukların yarışması ya da bir yanda solocuların, öte yanda orkestra üyelerinin yer aldığı bir yarışma ortamından doğan çalgısal tür. Concerto grosso (İt.).
    Konçerto: Solist ve ona eşlik eden orkestra için yazılmış, üç veya dört bölümlü konser parçası. Concerto (İt.).
    Konsonant, Konsonans: Uyumlu, uyuşumlu; kaynaşan, uzlaşan sesler. Consonance (Fr.).
    Konsort: Aynı çalgı ailesinden oluşan topluluk. Viyol Konsortu gibi. Consort (İng.).
    Kontralto: Kadın ve çocuk sesinin en kalını. Kastratolar ya da falsetto söyleyenler için kullanılan bir terim. Contralto (İt.).
    Kontrtenor: Erkekte alto. Kafa sesiyle kadın sesi gibi, falsetto söyleyen, tenordan daha tiz ses. Countertenor (İng.).
    Kontrpuan: “Noktaya karşı nokta” anlamında bir müziksel doku. Çoksesli müzikle ilgili bir bilim dalı. İki ya da üç eşanlı müzik çizgisinin uyumlu örgüsü. Kon¬trapunkt (Al.).
    Koral: 1.Koro halinde söylenen kilise şarkısı. 2. Protestan kilisesi ilahisi. Choral (Alm.).
    Kromatik: Skaladaki sesleri diyatonik akışın yalınlığı içinde değil de yarım ses aralıklarla gelişen 12 Ses’in akışı içinde kullanmak. Alaca dizi. Karşıtı: Diyatonik. Chromatic (İng.).
    Kuvartet: Dört çalgı ya da dört ses için müzik. Dörtlü. Dördül. Quartett (Al.).

Sayfayı Paylaş