Nabİt Elementler

Konu 'Kimya Ders Notları' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    NABİT ELEMENTLER Nabit elementler sadece kendi elementlerinden oluşan bir kristal yapısına sahiptirler. Doğada nabit halde bulunan element sayısı 20 civarındadır. Bu rakama atmosferdeki asal gazlar dahil değildir. Nabit elementler 3 gruba ayrılırlar: 1. Metaller 2. Yarı metaller 3. Ametaller (metal olmayan) 1. Metaller: Metaller, aynı cins atomların sıkı istiflenmesi ile oluşan bir yapı meydana getirirler. Atomlar arası metalik bağlar vardır. Bazen de heteropolar ve Van der Waals bağları arasında geçişler gösterebilirler. Metallerin ortak özellikleri vardır. Mesela, ısı ve elektrik iletkenlikleri yüksektir. Metalik parlaklıkları vardır ve parlatılmış yüzeyleri iyi yansıtma özelliği gösterir. Kırılma indisleri ve ışığı soğurma indisleri yüksektir. Özgül ağırlıkları diğer minerallere göre daha yüksektir. Bu grupta yer alan metaller şunlardır: 1.Altın 2.Platin 3.Gümüş 4.Bakır 2. Yarı metaller: Nabit olarak görülen yarı metaller benzer özelliklere sahip eşyapılar oluşturur. Bunların tümü heksagonal skalenoedr sınıfında kristalleşir. Güzel dilinim gösterirler. Elektrik ve ısı iletkenlikleri düşüktür. Kırılgan olan yarı metallerin kristal yapıları metallere göre daha çok yönlenme gösterir. Atomlar arası bağ, fiziksel özelliklerinden de anlaşılacağı gibi metalik bağ ile kovelent bağ arasında geçiş özelliği gösterir. Şekil Yarı metallerin heksagonal istiflenmesi Bu yapıda bulunan 6 atomdan her bir atom, kendisine yakın üç atoma diğer iki atomdan daha sıkı bir şekilde bağlanmıştır. Bundan dolayı da tabakalı bir yapı gelişmiştir. Nabit yarı metallerde görülen bu yapı onların tabakalı olarak, {0001} düzlemleri boyunca mükemmel dilinim gelişmesine sebep olmuştur. Sertlikleri düşük ve optik anizotropi kuvvetlidir. {0001} yüzeyi boyunca dilinimli yapı Bu grupta yer alan yarı metaller şunlardır:1.Arsenik 2.Antimuan3.Bizmut3. Ametaller (Metal Olmayanlar):1.Elmas 2.Grafit 3.Kükürt ALTIN Formülü: Au Sertliği: 2,5 - 3 Yoğunluğu: 15 - 19 Kristal sistemi: Kübik sistemde kristallenir. Bulunuş şekli: Bazen tel halinde, lifsel plaka ve pul pul olarak bulunur. Rengi ve çizgi rengi: Parlak sarı ve sarı metalik, veya yeşilimtrak sarı. Çizgi rengi aynıdır. Tanıma özellikleri: Üfleçte erir, kral suyunda soğukta çözünür. Dövülebilir,levha ve tel haline getirilebilir. Madensel parıltılıdır. İçinde Ag ve bazen de Cu bulundurabilir. Bulunduğu yer: Primer olarak kuvars filonlarında (damar) pirit ve arsenopiritle beraber bulunur. Sekonder olarak da alüvyonlarda ve lateritlerde bulunur. Kullanım yeri: Para değeri olarak, ziynet ve süs eşyası olarak, tıp ve elektronik sanayisinde ve kimya sanayisinde kullanılır. a. Fiziksel ve kimyasal özellikleri Altın (Au), atom numarası 79 olan ve atom ağırlıkları 192 ile 206 arasında değişen 14 izotopu bulunan bir elementtir. En yaygın ve kararlı izotopu 197 Au izotopudur. Özgül ağırlığı 19,3 gr/cm3 dür. 1063 o C de erir. 2970 oC de kaynar. Elektrik ve ısı iletkenliği gümüşün % 70 i kadardır. 0,0001 mm inceliğe getirilebilir. Altın, hava şartlarından ve tek başına hiç bir asitden etkilenmeyen bir metaldir. Ancak kral suyu (1 kısım derişik HNO3 + 3 kısım derişik HCl) ve klorlu su ( HClO) gibi çok kuvvetli oksidasyon araçlarında çözünür. Klor ve brom ile tepkimeye girer, civada ise çözünür. Doğada genellikle elementel olarak bulunur. Bileşikleri 1 ve 3 değerliklidir. b. Kullanıldığı yerler ve teknolojik özellikleri Altın ne en kıymetli, ne de pek nadir olarak bulunan bir metaldir. Buna rağmen ticaret hayatının temelini teşkil eder. Metalik özelliklerinden dolayı bir çok yerde kullanılır. Altın insanlar tarafından ilk olarak bilinen ve kullanılan bir metaldir. Arkeolojik incelemelerden M.Ö. 5000 yıllarından beri kullanıldığı anlaşılmıştır. Altını tabii halde bulan ilk insanlar, yumuşaklığından (2,5) dolayı onu kolay bir şekilde işleyerek değerlendirmişlerdir. Kolay işlenebilme özelliğinden dolayı bugün de kuyumculukta yaygın olarak kullanılmaktadır

Sayfayı Paylaş