"Nedim" hayatı ve edebi kişilği ..

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde joe tarafından paylaşıldı.

  1. joe

    joe Üye

    Katılım:
    29 Ekim 2009
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    +Nedim'in hayatı ve edebi kişiliği hakkında kısa bir araştırma yapınız.

    +bu şiirin türkçe anlamı ve şiirde bulunan sanatlar nelerdir ?
    BERCESTE


    Bakıp o şûh ile nâz û niyâza meşk ederiz
    Gülün tebessümüne bülbülün terânesine
    ........
    Bir şeker hândeyle bezm-i şevkâ câm ettin beni
    Nîm sun peymâneyi sâkî tamam ettin beni
    ........
    Ayağın sakınarak basma aman sultânım
    Dökülen mey kırılan şişe-î rîndân olsun
    ........
    Yetmez mi sana bister ü bâlin kucağım
    Serd oldu hava çıkma koyundan kuzucağım
    ........
    Pek istedi efendimi iydin üçüncü gün
    Lütfeyle gel Nedimi'ne kurbânın olduğum
    ........
    Ben dedikçe böyle kim kıldı Nedîm'i nâ-tüvân
    Gösterir engüşt ile meclisdeki minâ seni
    ........
    Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden
    Lâlin öpdürtmek bu haletle mûhal olmuş sana
    ........
    Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedim
    Bir perî-sûret görünmüş bir hayal olmuş sana
    ........
    Düşmen ne denlü sahd ise de şâd ol ey Nedim
    Seng üzre gösterir zer-î kâmil ayarını
    ........
    Ey Nedim ey bülbül-ü şeydâ niçin böyle hâmûşsun
    Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi
    ________________________
    çok acil gerekli arkadaşlar , yardımınız gerekli .
    Şimdiden teşekkürler :)

    _______________________
  2. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    Hayatı ve Edebi Kişiliği:

    Nedim, 1680'ta İstanbul'da dünyaya geldi. Fatih Sultan Mehmet devrinde yaşayan soylu bir aileden geldiği bilinir. Babası Mehmed Efendidir. Dedesi Musluhiddin Efendi, Sultan İbrahim dönemi kazaskerlerindendir. Nasıl bir eğitim aldığı kesinlikle bilinmiyor. Ancak bazı kaynaklardan öğrendiğimize göre Şeyhülislam Ebezade Abdullah Efendi'nin başkanlık ettiği kurul önünde sınavdan geçerek, hariç müderrisliği payesini aldı. Bir süre sonra Mahmudpaşa mahkemesinde naiplikle görevlendirildi.

    Sadrazam Ali Paşa ve Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından korundu. Nevşehirli İbrahim Paşa, şiirlerini çok sevdiği Nedim'i muhasipliğe seçti. Daha sonra ise kütüphanesinde hafızı kütüb görevine getirdi. Bütün zevk ve eğlence meclislerinde sadrazamın ve bazı devlet büyüklerinin nedimi oldu. Ramazan aylarında, sadrazam İbrahim Paşa huzurunda verilen tefsir derslerine katıldı. Sadrazam İbrahim Paşa aracılığı ile Sultan Üçüncü Ahmed'in bulunduğu toplantılara katılmaya başladı.

    Şiirleri Sultan Üçüncü Ahmed tarafından beğenildi. Bu arada Mollakırımı medresesi (1727), Sadiefendi medresesi (1728) ve aynı yıl Nişancipaşayıatik medresesi müderrisliklerine tayin edildi. Son görevi Sekbanalibey medresesi müderrisliğiydi (1730). İbrahim Paşa'nın giriştiği, doğu dillerinden tercümeler, çalışmasına katıldı. Müneccimbaşı Derviş Ahmed Dede'nin Sahaifü'l Ahbar (Haberlerin Sayfaları), Bedrüddin Avni'nin İkdü'l Cuman (İnci Dizisi) adlı eserlerini Türkçe'ye çeviren kurulda çalıştı.

    İçki düşkünlüğü yüzünden irtiaş (titreme) hastalığı ve illeri vahime (korku) hastalığı çeken Nedim'in, Patrona Halil isyanı sırasında bir buhran geçirerek öldüğü ileri sürülür. Müstakimzade'nin, isyanda kaçarken Beşiktaş'daki evinin damından düşerek öldüğünü belirten ifadesi ispatlanmış değildir.

    Nedim dinin bazı yasaklarına karşı çıkmış, bu da onu tasavvufi düşüncelerden uzaklaştırmıştır. Nitekim şair de eserlerinde kadın, içki gibi şuhane unsurları işlemiştir. Ona göre yaşamanın temel amacı dünya zevklerini tatmak, eğlenmekti.

    Başlıca eseri Nedim Divanı'dır. Mahallileşme akımının öncüsüdür. Divan edebiyatındaki soyut sevgili ve mekanlar Nedim'in şiirlerinde somuta dönüşür. Yani sevgilisi hem beşeri aşkı anlatır hem de gerçektir. Zevk, eğlence, içki şiirlerinin temelini oluşturmuştur. Soğuk ve yapmacı anlatımdan kaçınmış, anlatmak istediklerini içten bir şekilde şiirlerine dökmüştür. Bunları da daha çok gazelleriyle anlatmıştır.

    Büyük şair, divan şiirinin katı kurallarına herkes gibi uysa da, bazı yenilikler yapmaktan geri durmamıştır. Örneğin bazı eserlerinde aruz yerine hece ölçüsü kullanmıştır.

    Nedim divan şiirinde çığır açmış büyük bir şairdir. Ne var ki onun değeri öldükten çok sonra anlaşılmıştır. Şair ayrıca İstanbul aşkıyla da tanınır. Zaten İstanbul şivesi akımının da öncüsü Nedim'den başkası değildir.




    *Diğer sorunuzun cevabını bulamadım maalesef ..

Sayfayı Paylaş