NÜFUS VE YERLEŞME

Konu 'Coğrafya (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde gökçe begüm tarafından paylaşıldı.

  1. gökçe begüm

    gökçe begüm Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    476
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    16

    NÜFUS VE YERLEŞME

    Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına Nüfus denir. Nüfus, bir ülkenin üretim ve tüketiminin artmasında ayrıca ekonomik gelişmesinde etkili olmaktadır. Nüfus coğrafyasının ilgilendiği başlıca konular şunlardır:
     Nüfus sayısı
     Nüfus artışı
     Nüfusun fiziki yapısı
     Nüfus hareketleri
     Nüfusun dağılışı ve değişimi
     Nüfusun ekonomik ve kültürel özellikleri
    Nüfus coğrafyası bu bilgileri daha çok nüfus sayımlarından, doğum, ölüm ve göç gibi olayların kayıtlarından elde eder.
    Nüfusun özellikleri, nüfus artış hızı, nüfus hareketleri ve nüfus olaylarını inceleyen bilim dalına Demografya (Demografi) denir.

    TÜRKİYE’DE NÜFUS VE NÜFUS SAYIMLARI:

    Bir yerdeki insan sayısı, insan sayısının dağılışı ve zaman içerisinde gösterdiği değişiklik, nüfus hareketleri ve nüfus yoğunluğu coğrafya açısından büyük önem taşır. Ülke kalkınmasında tutarlı kararların verilebilmesi için eldeki mevcut insan kaynaklarının bilinmesi gerekir. Bir ülkedeki nüfusun eğitim durumu, ekonomik faaliyet kollarına göre dağılışı, yaş gruplarına göre durumu vb özellikler bilinmezse doğru bir planlama yapılamaz ve ülke kalkınmasında gerekli olan kararlar alınamaz. Bu bilgilerde ancak nüfus sayımlarıyla elde edilir.
    Türkiye’de ilk nüfus sayımı1927 yılında yapılmıştır. İkincisi 1935 yılında, daha sonra her 5 yılda bir nüfus sayımları yapılmıştır. 1990 dan sonra alınan kararla her 10 yılda bir sayım yapılacaktı. Ancak 1997 yılında seçmen yaşının düşürülmesinden dolayı tekrar sayım yapıldı. Son nüfus sayımı ise 2000 yılında yapılmıştır.

    SAYIM YILLARINA GÖRE TÜRKİYE NÜFUSU
    SAYIM TARİHİ NÜFUS İL SAYISI İLÇE SAYISI NÜFUS YOĞUNLUĞU
    1927 13.648.270 63 328 18
    1935 16.158.018 57 356 21
    1940 17.820.950 63 370 23
    1945 18.790.174 63 396 24
    1950 20.947.188 63 422 27
    1955 24.064.763 66 493 31
    1960 27.754.820 67 570 36
    1965 31.391.421 67 571 41
    1970 35.605.176 67 572 46
    1975 40.347.719 67 572 52
    1980 44.736.957 67 572 58
    1985 50.664.458 67 580 65
    1990 56.473.035 73 829 73
    1997 62.610.252 80 ---- 81
    2000 67.844.903 81 850 88

    NÜFUS SAYIMI YAPILMASININ SEBEPLERİ:

    1. Nüfusun miktarını öğrenmek.
    2. Nüfus artış hızını, dağılışını öğrenmek.
    3. Nüfusun yaş , cinsiyet durumunu,
    4. Köy-kent nüfusunu,
    5. Çalışan nüfusun sektörlere göre dağılışını,
    6. Eğitim durumunu,
    7. İşsizlik oranını öğrenmek .
    8. Asker çağındakileri ve seçmen sayısını öğrenmek gibi sebeplerle sayım yapılır.

    NOT:Nüfusu en fazla olan bölgemiz Marmara, en az olan bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesidir (1997).
    NOT:Dünya üzerinde nüfusu en fazla olan kıta Asya, en az olan kıta Avustralya (Okyanusya) kıtasıdır. Antarktika kıtasında ise yerleşik hayat yoktur.

    BÖLGELERE GÖRE NÜFUS ARTIŞI (‰) (2000 VERİLERİ)
    Marmara Bölgesi ‰26.61
    Güneydoğu Anadolu Bölgesi ‰24.73
    Akdeniz Bölgesi ‰21.63
    Ege Bölgesi ‰16.45
    İç Anadolu Bölgesi ‰15.92
    Doğu Anadolu Bölgesi ‰13.92
    Karadeniz Bölgesi ‰3.66

    NÜFUSUN DAĞILIŞINDA ETKİLİ FAKTÖRLER:

    1.İKLİM :Çok sıcak ve çok soğuk iklimler seyrek nüfusludur. Yağışların fazla, kışların ılık geçtiği iklim bölgeleri sık nüfusludur. Örnek kutup bölgeleri, çöl bölgeleri ve Ekvatorda 1000 m.’nin altındaki yerler (yüksek nem ve sıcaklıktan) seyrek nüfusludur.
    2.YER ŞEKİLLERİ: iklim şartları elverişli olsa bile dağlık kesimler seyrek nüfuslanmıştır. Ör. Dünya üzerinde Alp-Himalaya dağları, Yurdumuzda ise Menteşe yöresi, Taşeli platosu, Teke yarımadası Toroslar gibi.

    3.SU İMKANI: Akarsu çevreleri su imkanı ve verimli tarım alanlarından dolayı sık nüfusludur. Bu genellemeye Ekvatoral bölge akarsuları (Amazon, Kongo) ve Kutup iklim bölgesindeki akarsular uymaz. Ekvatoral bölgede yüksek nem ve sıcaklıktan, kutuplarda ise düşük sıcaklıktan dolayı nüfus seyrektir. Sık nüfuslu akarsu havzalarına örnek olarak; İndus, Ganj, Fırat-Dicle, Nil gösterilebilir.

    4.SANAYİ: Sanayi nin gelişmiş olduğu yerler iş imkanından dolayı sık nüfusludur. Ör.İstanbul , Bursa, İzmir, Adana gibi. Dünya üzerinde ise Japonya, Batı Avrupa ülkeleri ve A.B.D’nin doğusu sanayiden dolayı sık nüfusludur.

    5.TARIM : Tarımsal faaliyetlerin gelişmiş olduğu yerler sık nüfusludur. Ör. Akhisar, Çukurova, Bafra ,Çarşamba gibi.

    6.ULAŞIM :Ulaşımın gelişmiş olduğu yerlerde ticarette geliştiği için sık nüfuslanmıştır.

    7.TURİZM :Turizmin gelişmiş olduğu yerlerde mevsimlik te olsa nüfus artar. Örnek kıyı bölgelerimizde yaz döneminde, Bursa-Uludağ, Bolu-Kartalkaya, Kayseri-Erciyes’ te ise kış döneminde nüfus artar.

    8.YER ALTI KAYNAKLARI: Yer altı kaynaklarının çıkarıldığı ve işlendiği yerler sık nüfusludur. Ör. Soma, Ereğli, Karabük, Seydişehir gibi.

    9.BİTKİ ÖRTÜSÜ:Ormanların sık ve gür olduğu alanlar seyrek nüfuslanmıştır.örnek Amazon-Kongo Havzaları gibi.

    10. KARA VE DENİZLERİN DAĞILIŞI: Dünya nüfusunun büyük bir kısmı kuzey yarım kürede ılıman kuşaktadır. Sebebi karaların geniş alan kaplaması.

    NOT:Bir ülkede nüfusun dağılışı büyük ölçüde iklim ve yer şekillerine bağlı ise o ülke geri kalmış, iklim ve yer şekillerinden bağımsız ise gelişmiş ülkedir.

    DÜNYA ÜZERİNDEKİ SIK NÜFUSLU BÖLGELER

     Muson iklim bölgesi (İndus, Ganj nehirleri, Japonya gibi):iklim ve sanayiden dolayı.
     Avrupa ülkeleri :Sanayinin gelişmiş olması.
     Kuzey Afrika’da Nil Nehri çevresi
     A.B.D’nin doğusu :Sanayinin gelişmiş olması

    DÜNYANIN SEYREK NÜFUSLANMIŞ BÖLGELERİ

     Dönenceler çevresindeki çöller.
     Yüksek dağlık bölgeler
     Kutup Bölgeleri
     Bataklıklar
     Ekvatoral bölgede 1000 metrenin altındaki alanlar.

    NÜFUS ARTIŞI VE SONUÇLARI: Bir ülkede nüfus artmasında doğumların ölümlerden fazla olması ve dış göçler etkilidir. Türkiye nüfusunun artmasında en fazla doğum oranlarının yüksekliği etkilidir. Ayrıca sağlık hizmetlerindeki gelişmeler, çocuk ölümlerinin azalması, beslenme şartlarının iyileşmesi ile ortalama insan ömrünün uzaması gösterilebilir.
    Türkiye’de en az nüfus artışı 1940-45 yıllarında olmuştur(%010,59). Sebebi ikinci dünya savaşından dolayı genç nüfusun askerde olması(seferberlik durumu) ve kıtlıktır. En fazla nüfus artışı 1955-60 yılları arasında olmuştur (%o 28,58). Savaşların bitmesi, sağlık hizmetlerindeki gelişmeler gösterilebilir.

    HIZLI NÜFUS ARTIŞININ OLUMSUZ ETKİLERİ:

     Tüketim artar. İhracat azalır veya ithalat artar.
     Demografik( Nüfusa yapılan yatırım-yol su ,elektrik, konut, hastane, okul gibi) yatırımlar artar.
     Tasarruflar azalır.
     Kalkınma hızı yavaşlar.
     Kişi başına düşen milli gelir azalır.
     Konut sıkıntısı olur. Sonuçta gecekondulaşma olur.
     İşsizlik artar. İç ve dış göçler artar.
     Tarım alanlarının amaç dışı kullanımı artar.
     Çevre sorunları artar.
     Bir ülkede milli gelir sürekli olarak artmasına rağmen ,kişi başına düşen gelir aynı şekilde artmıyorsa , o ülkede nüfus artış hızı fazladır.
     Bir ülkede çalışan nüfusun yaş ortalaması düşük ise , o ülkede doğum oranı yüksektir (nüfus artış hızı fazladır).
     Bir yerde nüfusun artması ile iş imkanları arasında bir paralellik varsa , orada nüfus artışında dış göçler etkilidir.

    HIZLI NÜFUS ARTIŞININ OLUMLU ETKİLERİ:

     Mal ve hizmetlere talep artar.
     Ekonomide çeşitlilik artar.
     Ülke savunmasına katkısı olur.
     İşçi ücretleri düşer. Dolayısıyla üretim maliyeti azalır

    NÜFUSUN YAPISI:

    A- YAŞ YAPISI:

    YAŞ GRUPLARI GELİŞMİŞ ÜLKELER GERİ KALMIŞ ÜLKELER TÜRKİYE
    0-19(Genç yaş) %30’dan az %55 %48
    20-64(Orta yaş) %55 %41 %47
    64…(Yaşlı) %15 %4’ten az %5

    1. GENÇ NÜFUS (0-14 VEYA 0-24 YAŞ) : Gelişmiş ülkelerde genç nüfusun oranı azdır. Doğum oranı düşük olduğu için. Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde doğum oranlarının fazlalığından dolayı genç nüfus fazladır. Ülkemizde bu nüfusun oranı %55 ‘tir. Bu nüfus bağımlı (tüketici) nüfustur.

    2. OLGUN NÜFUS (15-64 VEYA 25-64 YAŞ):Çalışan (etkin ) nüfustur. Gelişmiş ülkelerde bu nüfus fazla iken, diğerlerinde azdır. Ülkemizde bu nüfusun oranı %41 dir.

    3. YAŞLI NÜFUS(65 +):Genç nüfus kadar olmasa da tüketici nüfustur. Gelişmiş ülkelerde ortalama yaşam süresi daha uzun olduğu için bu nüfusun oranı yüksektir. Ülkemizde bu nüfusun oranı %4 tür.

    B-CİNSİYET YAPISI: Ülkemizde kadın erkek nüfus genelde birbirine yakındır. Fakat göç alan illerimizde erkek nüfusunda, göç veren illerimizde ise kadın nüfusunda bir fazlalık olmaktadır.

    C. EĞİTİM DURUMU: Okuma Yazma seferberlikleri ile okur yazar oranımız %90 lara çıkarılmıştır. Ancak bu oranda üniversite mezunlarını oranı çok azdır. D. Köy-Kent Nüfusu: 1927 yılı sayımına göre nüfusumuzun %76 sı köylerde yaşarken , 1990 da bu oran %41 lere düşmüştür. Sebebi köyden kente olan göçlerdir. E. Ekonomik Faaliyetlere Göre Durumu: 1927 yılı sayımına göre nüfusun %82 si tarımda çalışırken ,1990 da bu oran %54 e düşmüştür. Sebebi, tarım dışı sektörlerin gelişmesidir (sanayi ve kamu hizmetleri).

    NÜFUS YOĞUNLUĞU:

    1. MATEMATİK(ARİTMETİK )NÜFUS YOĞUNLUĞU:Bir ülke veya bölgedeki toplam nüfusun o ülke yada bölgenin toplam yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen sayıya Aritmetik nüfus yoğunluğu denir.
    Aritmetik nüfus yoğunluğu = toplam nüfus / yüzölçümü = kişi / km2

     1997 sayımına göre nüfus miktarı ve yoğunluğu en fazla olan bölgemiz Marmara iken, en az olan bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesidir.
     Türkiye’nin aritmetik nüfus yoğunluğu = 67.844.903 / 774.815 = 87 kişi / km2’dir.(2000 verileri)

    2.TARIMSAL NÜFUS YOĞUNLUĞU:Bir ülke veya bölgede tarımla geçinen nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle elde edilir. Bu yöntem ekonomisi tarıma bağlı ülkeler için daha geçerli bir yöntemdir.
    Tarımsal nüfus yoğunluğu = Tarımsal nüfus / Tarım alanları = kişi / km2
     Tarımsal nüfus yoğunluğu en fazla olan bölgemiz Doğu Anadolu, en az olan bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir.
     Ülkemizin tarımsal nüfus yoğunluğu = 24.670.000 / 240.000 = 103 kişi / km2’dir.(1990 verileri)

    3.FİZYOLOJİK NÜFUS YOĞUNLUĞU:Bir ülke veya bölgedeki toplam nüfusun tarım topraklarına bölünmesiyle ortaya çıkan yoğunluğa fizyolojik nüfus yoğunluğu denir.
    Fizyolojik nüfus yoğunluğu = Toplam nüfus / Tarım alanları = kişi / km2
     Bir ülkede tarımsal nüfus yoğunluğu, fizyolojik nüfus yoğunluğuna yakın çıkıyorsa, o ülkede çalışan nüfusun büyük bir bölümü tarım sektöründe çalışıyor demektir.
     Ülkemizin fizyolojik nüfus yoğunluğu = 67.844.903 / 240.000 = 282 kişi / km2’dir.(2000 verileri)

    SEKTÖRLER GELİŞMİŞ ÜLKELER GERİ KALMIŞ ÜLKELER TÜRKİYE
    Tarım %10 %60 %50,5
    Sanayi %30 %10 %13,4
    Hizmet %60 %30 %36,1


    YERLEŞME:

    KONUT TİPİNDE ETKİLİ FAKTÖRLER:
     İklim ve bitki örtüsü: Nemli iklim bölgelerinde genellikle ahşap evler, kurak iklim bölgelerinde ise toprak ve kerpiç evler vardır.örnek ; Karadeniz Bölgesinde ahşap , İç, Doğu ve G.Doğu Anadolu Bölgelerinde kerpiç evler hakimdir.
     Doğal çevrede en fazla bulunan yapı malzemesi
     Ekonomik ve sosyal yapı: Göçebe hayatı sürdürenlerde konut genelde çadırdır.
     Deprem bölgeleri

    YERLEŞME TİPLERİ:

    A-KIRSAL YERLEŞME:

    Nüfusu 3.000 ‘e kadar olan yerleşim birimleridir. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. İş bölümü , alt yapı hizmetleri, eğitim –sağlık hizmetleri gelişmemiştir. Kırsal yerleşmelerde en büyük yerleşim birimi köydür. Köyden daha küçük olan yerleşim birimleri (köy altı yerleşmeleri) : Çiftlik , mezra. Kom , divan , yayla, oba gibi adlarla adlandırılır.
     Yayla:Yazın köylülerin hayvanlarını otlatmak için çıktıkları alanlardır.
     Mezra:Tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı geçici yerleşmelerdir.
     Kom:Hayvan yetiştirmek amacıyla oluşturulmuş ev ve eklentileridir.
     Ağıl:Koyun ve keçi sürülerinin gecelemesi için oluşturulmuş barınaklardır.
     Oba:Hayvancılıkla uğraşan aile ve aşiretlerin kurduğu geçici yerleşmelerdir.
     Divan:Bir köyü oluşturan, birbirinden uzakta kurulmuş mahallelerdir.
     Çiftlik:Tarım arazileri içinde ve kenarında kurulmuş çiftlik evleridir.
     Dam:Daha çok hayvan yetiştirilen geçici yerleşmelerdir.
     Bağ evleri:Bağcılık faaliyetlerini geliştirmek amacıyla yapılmış evlerdir.
     Dalyan:Deniz kıyılarında balık üretmek için yapılmış yerleşmelerdir.

    KIRSAL YERLEŞMELER:

    1.TOPLU YERLEŞME: Yağışın ve suyun az olduğu alanlarda görülür. İnsanlar su başlarında toplanmıştır. Yurdumuzun büyük bir kesiminde toplu yerleşme hakimdir.

    2.DAĞINIK YERLEŞME: Yağışın bol olduğu , su sıkıntısının olmadığı nemli iklim bölgelerinde eğimli arazilerde görülür. Evler arasında tarla , bağ ve bahçeler vardır. Yurdumuzda en fazla Doğu Karadeniz Bölümünde görülür.

    NOT: Dağınık ve toplu yerleşme üzerinde etkili olan faktörler: Yağış ve yer şekilleridir.

    B-KENTSEL YERLEŞME:

    Nüfusu 10.000 den fazla olan yerleşim birimleridir.Sanayi, ticaret, eğitim ve yönetim alanlarında çalışan insanların yaşadığı büyük yerleşim birimleridir. Türkiye’de kentsel nüfus sürekli olarak artmaktadır. Sebebi ; köyden kente olan göçlerdir. Türkiye’de kentleşme hızı , sanayileşme hızından daha yüksektir. Bu durum gecekondulaşmayı (Çarpık kentleşme) beraberinde getirmiştir. Ayrıca trafik, eğitim-sağlık problemleri , hava kirliliği ve fabrikaların kent içinde kalması gibi durumları oluşturmaktadır. Kentleşme hızının en fazla olduğu bölgemiz Marmara iken, en düşük olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.

    ŞEHİRLER FONKSİYONLARINA GÖRE ŞU GRUPLARA AYRILIR:

    1.TARIM ŞEHİRLERİ: Ege Bölgesinde; Akhisar, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Ödemiş, Tire gibi. Marmara Bölgesinde ; Kırklareli, İnegöl, Lüleburgaz gibi. Karadeniz Bölgesinde; Bafra, Çarşamba, Giresun ,Rize, Düzce, Niksar gibi.
    İç Anadolu Bölgesinde; Karaman ,Aksaray, Akşehir, Kırşehir, Nevşehir, Niğde gibi.

    2. TİCARET ŞEHİRLERİ: İstanbul, İzmir, Denizli, Manisa, Aydın, Ankara, Konya, Bursa, Kayseri, Eskişehir, Afyon, Malatya, Van ,Elazığ, Ş.Urfa, G.Antep gibi.

    3. SANAYİ ŞEHİRLERİ: İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa, İzmir. Adana, Batman, Karabük ,Ereğli, Kırıkkale, Seydişehir, İskenderun gibi.
    4. LİMAN ŞEHİRLERİ: İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya, Samsun, Trabzon, İskenderun, Zonguldak gibi

    5. TURİZM ŞEHİRLERİ: İstanbul, İzmir,Çeşme, Antalya, Bodrum; Marmaris,Fethiye, Kuşadası , Alanya, Mersin, Bursa, Bolu, Nevşehir (ürgüp-Göreme) gibi.
    6. İDARİ ŞEHİRLER: Ankara (başkent), İstanbul, Bursa, Konya, Edirne (geçmişte başkent olmaları)
    7. ASKERİ ŞEHİRLER: Sarıkamış, Çorlu, Erzurum, Konya, Malatya , Kırkağaç, Manisa gibi.

    8. KÜLTÜREL ŞEHİRLER: İstanbul, İzmir, Ankara başta olmak üzere bazı yerleşim merkezlerimizin gelişmesinde o merkezlerde bulunan üniversiteler de etkili olmuştur.

    NOT:İl ile şehir kavramları farklıdır. İl idari bir birim, şehir ise ilin merkezidir. (Sakarya ilinin merkezi Adapazarıdır)

    GÖÇLER:

    İÇ GÖÇLER:İç göçler 1950 ‘den sonra Ulaşımın gelişmesi ve sanayileşme ile artış göstermiştir.

    İÇ GÖÇÜN (KÖYDEN KENTE) SEBEPLERİ:

    1. Hızlı Nüfus artışı,
    2. Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parçalara ayrılması,
    3. Tarımda makineleşme ile işsizliğin oluşması (bu genelleme Karadeniz bölgesi için geçerliliğini yitirir.).
    4. Eğitim hizmetleri, alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,
    5. Kan davaları ve terör.
    6. İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri.
    7. Sağlık hizmetlerinin yetersizliği (en az etkili).
    8. İş imkanlarının sınırlı olması.
    9. Kentlerde sanayinin gelişmiş olması

    KÖYDEN KENTE GÖÇÜN SONUÇLARI:
    1. Nüfusun dağılışında dengesizlik olur.
    2. Yatırımların dağılışında dengesizlik olur.
    3. İşsizlik ortaya çıkar.
    4. Konut sıkıntısı olur. Sonuçta gecekondulaşma olur.
    5. Sanayi tesisleri (fabrikalar) kent içinde kalır.
    6. Çevre sorunları artar.
    7. Trafik, eğitim-sağlık problemleri olur.
    8. Alt yapı hizmetlerinin götürülmesi zorlaşır.
    9. Kültür çatışması olur.
    10. Kırsal kesimdeki yatırımlarda verimsizlik olur.

    KÖYDEN KENTE GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN;

    1. Sulamalı tarım yaygınlaştırılmalı,
    2. Modern tarım yöntemleri yaygınlaştırılmalı.
    3. Besi ve ahır hayvancılığı geliştirilmeli.
    4. Eğitim –sağlık hizmetleri geliştirilmeli.
    5. Tarıma dayalı sanayi kolları kırsal kesime kaydırılmalı
    6. Alt yapı hizmetleri geliştirilmeli (yol ,su, elektrik, haberleşme).

    DIŞ GÖÇLER:Ülkeler arası yapılan göçlerdir.

    DIŞ GÖÇLERİN NEDENLERİ:

    1)Savaşlar, baskı, zulüm, tehdit.
    2)Tabii afetler (Depremler, salgın hastalıklar, kıtlık gibi)
    3)Geçim sıkıntısı
    4)Sınırların değişmesi
    5)Uluslar arası antlaşmalarla sağlanan nüfus değişimi.

    DIŞ GÖÇLERİN SONUÇLARI:

    1. Ülkeler arası ekonomik ilişkiler gelişir.
    2. Kültür alışverişi olur.
    3. Turizmin gelişmesine katkı sağlar.
    4. Döviz girdisi artar.
    5. İşsizlik kısmen azalır.
    6. Aileler bölünür.
    7. Göç alan ülkede nüfus artar.

Sayfayı Paylaş