Nurullah Genç-Sesler ve Adımlar

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde by_firar tarafından paylaşıldı.

  1. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19

    Sesler Ve Adımlar

    Her uzakta güneş yüzlü bir yakın
    Her yakında bir uzak görüyorum
    Kalbimin rengarenk kalelerinden
    Bir yangının kalbinde yürüyorum
    Onu arıyorum yollar içinde
    Mahremini rüzgardan sakınan kullar içinde
    Ruhumuza yazılanın adıyla
    Bir tespihe dizilenin adıyla
    Gözlerinin karasında bahtımı
    Hıra’sında tahtımı arıyorum
    Yeryüzünün saçlarında büyüyen
    Bir yangının kalbinde yürüyorum
    Bir mağara dört yanında gölgeler
    Diyor ki:
    Kapımda atlılar vardır
    Bir ben değilim yüzyıllardır yokluğunda gül dalını koklayan
    Gece gündüz kıyameti bekleyen
    Bir örümcek; avuçlarında sukut diyor ki:
    Bakıp da görmeyen gözler elbet bir zindanın kahrını özler
    Bu ateş nasılda kavurdu beni
    Ona yakın kılanın adıyla örüyorum ağlarımı
    Bu aşk tenhalara savurdu beni
    Taşları gözyaşı döken bir şehir diyor ki:
    Kötürüm oldum ağrımdan hala kan akıyor duvarlarımdan
    Bugün ona pervane olsa da düşlerim ve çocuklarım
    Hep bir titreyiştir tenimi saran
    Mutluluğum yarım, sevincim yarım
    Bir dağ bir yiğidin şahadetiyle vurmuş kendisini dağlar üstüne
    Diyor ki:
    İnfilak etseydim o an başına düşseydim dokunanların
    Bir yanımda okçuların sızısı, bir yanımda hüznün alınyazısı
    Yıkılıp kalsaydım çağlar üstüne
    Ve ölüm diyor ki:
    Öylesine saf, berrak ve güzeldi…
    Gülümsüyordu
    Giderdim en derin susuzluğumu
    Bende ölümlüyüm bilsem de bunu
    Kollarında buldum sonsuzluğumu
    Birde şair ses çölünde bezirgan… Diyor:
    Ne yok gibiyim nede ufkun ötesinde var gibi
    Harfler ona doğru uçuyor kuşlar gibi, heceler ona doğru
    Hangi hayalin sessizliğine saklasam ömrümün çığlıklarını
    Ona doğru tükeniyor karanlık, geceler ona doğru
    Tarih haykırıyor kim okur benden hayat kitabının sır yazısını
    İnsan hangi yurdu arayıp durur
    Yalnız onun izi kalır evrende, ev yıkılır su kurur
    Çöküyor kibrinde çürüyen sanat
    Gönlüme doluyor şimdi kainat
    Durup durup ışıldayan sesleri boynu bükük duyuyorum
    Aynalar beni bana gösteriyor yeniden
    Ruhumuza yazılanın adıyla
    Bir tespihe dizilenin adıyla
    Diriliyor hücrelerimde bahar
    Kalkıyor o kabus perdesi birden
    Bembeyaz bir kapıdan giriyorum
    Kalbimin rengarenk çiçeklerinden
    Bir bahçenin kalbinde yürüyorum
    Ruhumuza yazılanın adıyla
    Bir tespihe dizilenin adıyla
    Diriliyor hücrelerimde bahar
    Kalkıyor o kabus perdesi birden
    Bembeyaz bir kapıdan giriyorum
    Kalbimin rengarenk çiçeklerinden
    Bir bahçenin kalbinde yürüyorum

Sayfayı Paylaş