o an Ayetler yetişir imdadımıza

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde guzeldost tarafından paylaşıldı.

  1. guzeldost

    guzeldost Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.389
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0

    Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi.

    Yıkık, perişansınız. Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz.Çoğunluk size küsmüş
    gibi. Yalnızsınız.

    Herkes benden uzak, herkes bana kırgın düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz..Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi
    doğuyor:

    "Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı"(Duha-3)

    Kim kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin.Rabbim
    terk etmiyor, kırılmıyor ya,ne gam! .. Bu ne büyük ferahlık değil
    mi?..

    Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor.Sanki bu
    sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi.

    İşte o an ayet yetişiyor imdada:

    "Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var! Zorluğun yanında bir
    kolaylık muhakkak var!" (İnşirah-5/6)

    Garantiyi veren Allah! ..Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de
    kolaylık geleceği mutlaka ifadesi ile pekiştirilip ikna olalım diye iki kere
    tekrarlanıyor.

    Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu,çözümün sorunda gizli olduğunu
    da fısıldıyor.Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş:

    Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş..

    Maddi sıkıntınız hat safhada. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz.İflas
    ettiniz.. Sıfırı tükettiniz yani.Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde
    boğulurken ayet size yeni bir ümit veriyor:

    "Eğer yoksulluktan korkarsanız, ALLAH dilerse lütfuyla sizi zengin kılar
    Şüphesiz ALLAH hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe-2)

    Bir yakınınız ölümcül hastalıkla yatağa düştü.Doktorlar fazlaca ümit
    vermiyorlar.Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz.Gerçek ortada iken moral vermeye çalışmak sanki sahte davranmak gibi geliyor size.Ciddi bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak moral verebilesiniz.

    Eyyub Nebi var Kur'an da...

    Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate kavuşmuş..Onun
    hali size dayanak oluyor:

    **Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida
    etmişti:

    Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! Ve ona, bütün ailesini ve
    beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki,
    temiz akıllılar için bir ibret olsun. (Sar17;d-41/43)
    Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize..Bir tutamak
    arıyorsunuz. Ayet el veriyor size:


    "Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda hayırlıdır.
    Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır.
    ALLAH bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara-216)
    Rabbimiz ALLAH(CC), Rasülümüz
    Muhammed(s.a.v) ,

    Kitabımız Kur'an-I Kerim, Yolumuz Sırat-ı Müstakim! .. Bizden bahtiyarı yok dünyada!

    Her ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın zafer ve başarı bizim.

    Bunu da kafadan söylemiyoruz, Kur'an konuşuyor:

    "Vel Akıbetü lil Müttakin (Kasas-83): Akıbet (hayırlı son, güzel sonuç)


    Müttakiler (takvayı kuşananlar, korunanlar, inanca sarılanlar) içindir
    !



    -alıntı-
  2. sef@

    sef@ Üye

    Katılım:
    31 Mart 2008
    Mesajlar:
    91
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    6
    çok güzel bir paylaşım teşekkürler.

Sayfayı Paylaş