Ödevimde Yardımcı Olabilir misiniz?

Konu 'Kimya 10. Sınıf' bölümünde Randusq. tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Randusq.

    Randusq. Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2010
    Mesajlar:
    40
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    0

    Fisyon ve Füzyon olayları nedir?
    Radyoaktif atom nedir?
    Nükleer enerji nedir güvenilir bir kaynak mıdır?
    Gazların özkütlesi nasıl ölçülür?
    Atom nedir?Yapısında ne bulunur?
    Bunları Öğretmenimiz Özet Çıkarmamızı istedi yardım edebilirmisiniz? :ugh:
  2. ~Dryad

    ~Dryad Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.197
    Beğenileri:
    512
    Ödül Puanları:
    36
    Bölünme ( fisyon )

    Bir atom çekirdeğinin bölünmesi olayına ‘’bölünme’’ ( fisyon ) denir. Alman bilginleri Otto Hahnve Strassman, 1938 yılında yaptıkları deneylerde, yavaş nötronların ( düşük enerjili nötronlar ) bir U–235 ( uranyum–235 ) izotopunun çekirdeğine girdiği zaman, bu çekirdeğin birbirine hemen hemen eşit iki parçaya bölündüğünü ve bu bölünme sonucund çok büyük bir enerjinin açığa çıktığını gözlemlediler. Bu deneysel sonuç Albert Einstein’nın 1905 yılında ortaya koyduğu, enerji ve kütlenin biribirine dönüşebileceğini gösteren, meşhur E= mc2 formülünün doğruluğunu göstermiştir. Bu formülde ‘’m ‘’ maddenin kütlesini, ‘’c ‘’ ışık hızını ve ‘’E ‘’ de m kütlesinin tamamen yokolması halinde açığa çıkacak olan enerji miktarını göstermektedir. Buna göre bir kilogram U-235’in bölünmesinden yaklaşık 3000 ton iyi cins kömürün yanmasından elde edilecek enerji elde edilebilir.



    Birleşme ( füzyon )

    Ağır çekirdeklerin parçalanması sonucu enerjinin açığa çıkacağını yukarıda görmüştük. Bunun yanında ‘’ Birleşme ‘’( füzyon ) denilen diğer bir nükleer olay sonucunda da enerji açığa çıkmaktadır. Bu olay, hafif çekirdeklerin, tek bir çekirdek meydana getirecek şekilde birleşmeleridir. Birleşme enerjisinin en belirli örneğini hidrojen izotoplarının ( döteryum ve trityum ) birleşmesi teşkil etmektedir. Bu birleşme sonucunda enerji elde edilmekte ve daha ağır bir çekirdek oluşmaktadır. Bu nükleer olay, ancak milyonlarca derece ısıda meydana gelebilmektedir. Bu sebeble bu termonükleer enerji, ancak askeri amaçlarla kullanılmak üzere denenmiştir. Hidrojen bombası da denilen termonükleer bir bomba yapmak için önce bir bölünme olayı yaratmak, yani atom bombası patlatarak birleşme için gerekli olan ısıyı sağlamak gereklidir. Bundan dolayı bir termonükleer bombanın tetikleyicisi bir atom bombasıdır. Birleşme enerjisinin barışcı amaçlarla kullanılması alanında da bilimsel ve teknik çalışmalar uzun yıllardan beri devam etmektedir.

    Radyoaktif atom nedir?

    Radyoaktivite (Radyoaktiflik / Işınetkinlik) , atom çekirdeğinin, tanecikler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanmasıdır, bir enerji türüdür. Çekirdek tepkimesi sırasında ortaya çıkar. İnsan vücudunun olduğu gibi, birçok nesnenin de içinden geçebilir. Yalnızca toprağın, kayaların ve özellikle kurşunun içinden rahatça geçemez. Radyasyon yayan nesneler, radyoaktif olarak adlandırılır.


    Gazların özkütlesi nasıl ölçülür?

    Normal Şartlar Altında bir gazın öz kütlesi molekül ağırlığının 22.4 ' e bölünmesi ile bulunur. Gazın öz kütlesinin ölçmek için gazın kütlesinin ve hacminin ölçülmesi gerekir. Ancak gazların kütle hacimlerini ölçmek katı ve sıvılarınkileri ölçmekten daha zordur. Çünkü gazlar elle tutulamaz ve hatta çoğunu görmek bile mümkün değildir.

    Atom nedir?Yapısında ne bulunur?

    Elementin özelliğ�ni taşıyan, maddenin en küçük yapı parçasına atom denir.
    Her atom bir çekirdek ve çekirdeğin çok uzağındaki yörüngelerde dönüp dolaşan elektronlardan oluşmuştur. Çekirdeğin içinde ise proton ve nötron ismi verilen başka parçacıklar vardır.



    Çekirdek: Çekirdek, atomun tam merkezinde bulunmaktadır ve atomun niteliğine göre belirli sayıda proton ve nötronlardan oluşmuştur. Çekirdeğin yarıçapı, atomun yarıçapının on binde biri kadardır. Dolayısıyla çekirdeğin hacmi atomun hacmini on milyonda biri eder.

    Elektron: Vakumdan elektrik akımının geçirildiği deneyler 1859�da katot ışınlarının bulunmasına yol açtı. Katot ışınları elde etmek için havası iyice boşaltılmış bir cam tüpün uçlarına iki elektrot yerleştirilir. Bu elektrotlara yüksek gerilim uygulandığında katot adı verilen negatif elektrotlardan ışınlar çıkar. Bu ışınlar negatif yüklüdür doğrusal yol izler ve katodun karşısındaki tüp çeperlerinin ışık saçmasına sebep olur. 19�yy�ın son yıllarında katot ışınları ayrıntılı olarak incelendi. Birçok bilim adamının deneyleri sonucunda katot ışınlarının hızla hareket eden eksi yüklü parçacıklar olduğu ortaya çıktı ve bu parçacıklar daha sonra Stoney�in önerdiği gibi elektron adı verildi.

    Proton:
    Nötral bir atom veya molekülden bir veya daha çok elektron koparıldığında geriye kalan tanecik koparılan elektronların toplamı eksi yüke eşit miktarda artı yük kazanır. Proton adı verilen bu tanecikler bütün atomların bir bileşenidir. Protonun yükü elektronun yüküne eşit fakat ters işaretlidir.

    Nötron: Atomlar elektrik yükü bakımından nötral olduklarından bir atomun içerdiği proton sayısı elektron sayısına eşit olmalıdır. Atomun toplam kütlesini açıklayabilmek için Rutferd yüksüz bir taneciğin var olduğunu ispatlamıştır.

    Atom nedir?Yapısında ne bulunur?

    Elementin özelliğŸini taşıyan, maddenin en küçük yapı parçasına atom denir.
    Her atom bir çekirdek ve çekirdeğin çok uzağındaki yörüngelerde dönüp dolaşan elektronlardan oluşmuştur. Çekirdeğin içinde ise proton ve nötron ismi verilen başka parçacıklar vardır.



    Çekirdek: Çekirdek, atomun tam merkezinde bulunmaktadır ve atomun niteliğine göre belirli sayıda proton ve nötronlardan oluşmuştur. Çekirdeğin yarıçapı, atomun yarıçapının on binde biri kadardır. Dolayısıyla çekirdeğin hacmi atomun hacmini on milyonda biri eder.

    Elektron: Vakumdan elektrik akımının geçirildiği deneyler 1859�da katot ışınlarının bulunmasına yol açtı. Katot ışınları elde etmek için havası iyice boşaltılmış bir cam tüpün uçlarına iki elektrot yerleştirilir. Bu elektrotlara yüksek gerilim uygulandığında katot adı verilen negatif elektrotlardan ışınlar çıkar. Bu ışınlar negatif yüklüdür doğrusal yol izler ve katodun karşısındaki tüp çeperlerinin ışık saçmasına sebep olur. 19�yy�ın son yıllarında katot ışınları ayrıntılı olarak incelendi. Birçok bilim adamının deneyleri sonucunda katot ışınlarının hızla hareket eden eksi yüklü parçacıklar olduğu ortaya çıktı ve bu parçacıklar daha sonra Stoney�in önerdiği gibi elektron adı verildi.

    Proton:
    Nötral bir atom veya molekülden bir veya daha çok elektron koparıldığında geriye kalan tanecik koparılan elektronların toplamı eksi yüke eşit miktarda artı yük kazanır. Proton adı verilen bu tanecikler bütün atomların bir bileşenidir. Protonun yükü elektronun yüküne eşit fakat ters işaretlidir.

    Nötron: Atomlar elektrik yükü bakımından nötral olduklarından bir atomun içerdiği proton sayısı elektron sayısına eşit olmalıdır. Atomun toplam kütlesini açıklayabilmek için Rutferd yüksüz bir taneciğin var olduğunu ispatlamıştır.

    Nükleer enerji nedir güvenilir bir kaynak mıdır?

    Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Kütlenin enerjiye dönüşümünü ifade eden, Albert Einstein' a ait olan E=mc² (E: Enerji, m: kütle, c: Işığın sabit hızı) formülü ile ilişkilidir.

    Bununla beraber, kütle - enerji denklemi, tepkimenin nasıl oluştuğunu açıklamaz, bunu daha doğru olarak nükleer kuvvetler yapar. Nükleer enerjiyi zorlanmış olarak ortaya çıkarmak ve diğer enerji tiplerine dönüştürmek için nükleer reaktörler kullanılır.

    Nükleer enerji, üç nükleer reaksiyondan biri ile oluşur:

    1. Füzyon: Atomik parçacıkların birleşme reaksiyonu.
    2. Fisyon: Atom çekirdeğinin zorlanmış olarak parçalanması.
    3. Yarılanma: Çekirdeğin parçalanarak daha kararlı hale geçmesi. Doğal (yavaş) fisyon (çekirdek parçalanması) olarak da tanımlanabilir.

    Ağır radyoaktif maddelerin,dışarıdan nötron bombardımanına tutularak daha küçük atomlara parçalanması olayına fisyon,hafif radyoaktif atomların birleşerek daha ağır atomları meydana getirdiği nükleer tepkimelere ise füzyon tepkimesi denir.Füzyon tepkimeleriyle fisyon tepkimelerinden daha fazla enerji elde edilir.Güneş patlamaları füzyon'a,nükleer santrallerde kullanılan tepkimeler,atom bombası teknolojisi gibi faaliyetler de fisyon'a örnek olarak gösterilebilir.


    Nükleer enerji, 1896 yılında Fransız fizikçi Henri Becquerel tarafından kazara, uranyum maddesinin fotoğraf plakaları ile yanyana durması ve karanlıkta yayılan X-Ray ışınlarının farkedilmesi ile keşfedilmiştir.

    Yetişmiş eleman,atıkların depolanması ve yeterli güvenlik çalışması yapıldıktan sonra nükleer santrallerin çevrelerine büyük çaplı zararlarlar verdiği herhangi bir olay gerçekleşmemiştir.Bu güne kadar çevreye zarar verebilecek ölçüde büyük 3 tane nükleer santral kazası gerçekleşmiştir.Bunlardan ilk 2'si alınan önlemlerle çevrelerine herhangi bir zarar vermezken,3.olarak gerçekleşen Çernobil Kazası'nın insan ve inşaat hatalarından kaynaklandığı bilinmektedir.
  3. Okeanus

    Okeanus Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    26 Ocak 2010
    Mesajlar:
    901
    Beğenileri:
    635
    Ödül Puanları:
    0
    Dostum bu kimya konusudur. Taşıyorum...

    +

    Herhangi bir şarttaki özkütle:

    İdeal gaz denklemi: PV=nRT (paran varsa ne rahatsın)

    (P=atm, V=litre R=22,4/273=0,082 T= kelvin cinsinden sıcaklık)

    PV=m/MA.R.T ve m=d.V dir. m yerine yazılırsa, PV=(d.V/MA).R.T

    P.MA=dRT (map=dırt)
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş