öğretmen Emre

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde xxxEmrexxx4 tarafından paylaşıldı.

  1. xxxEmrexxx4

    xxxEmrexxx4 Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2011
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    1.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , gayet büyük ve yuvarlak başlı, yüksek alınlı, kısa denilebilecek orta boylu, şişmanca; omuzları geniş, elleri ve ayakları küçük bir insandı. Burnunun sağ alt tarafında, attan düştüğünde oluşmuş yaradan kalma bir iz vardır.
    Yukarıdaki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ta hangi anlatım türü kullanılmıştır?


    A) Öyküleyici Anlatım B) Betimleyici Anlatım
    C) Tartışmacı Anlatım D) Açıklayıcı Anlatım

    2.İnsanın değeri, yaptığı işle ölçülür. Etrafımıza şöyle bir
    bakmakla bunu daha iyi açıklamış oluruz. Tarihin say-
    falarını süsleyen Sokrates’i, Mimar Sinan’ı, Madam ve
    Mösyö Curiler’i, Fatih Sultan Mehmet’i, Atatürk’ü bir an
    gözümüzde canlandırmak, değerin, yapılan, yaptırılan işlerle sıkı sıkıya bağlantılı olduğunu kanıtlayan delillerdir.
    Yukarıdaki paragrafta asıl anlatılmak istenen nedir?

    A) Başarılı olan her insan tarihteki haklı yerini alır.
    B) İnsanlar yaptıkları işlerin iyiliği ile tarihe geçerler.
    C) Başarısız insanlar değersizdir.
    D) İnsanlar başardıkları işlere göre toplumların ve dünyanın gözünde değer kazanır.
    3. Soğuğa dayanmanın en emin çaresi, soğuğu sevmektir.
    Hakikaten insan soğuğu aradığı zaman, ne şiddetli olursa olsun, müteessir olmaz. Hayatta zorluklara dayanmanın da en emin çaresi, hayatı sevmektir; insan bir kere hayatı sevince onun bütün külfetlerine katlanır, bu külfetlerin hiçbiri insana ağır gelmez. Sizi de hayata öyle güler yüzle bakar, etrafınızdaki insanlara bir kat daha hürmet edersiniz.
    Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

    A) Hayatı seven insanlar mutlu olur.
    B) Hayatımızı iyi geçirmek istiyorsak onu sevmeliyiz.
    C) Mutsuz insanlar, hayatı sevmeyi bilmeyen insanlardır.
    D) Zorlukları sevmek, onları yenmemizi kolaylaştırır.

    4. Konuşmacının durumu herhangi bir türde yazı yazan bir kişinin durumundan farklıdır. Bir yazar, seslendiği okur kesimiyle yüz yüze değildir. Oysa, genellikle konuşmacı seslendiği kişilerle baş başadır. Bu yüzden seçeceği dil ve anlatım kişisel, kişisel olduğu kadar da doğrudan nitelik taşımalıdır.
    Yukarıdaki paragrafta konuşmacının durumu ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine değinilmemiştir?
    A) Konuşmacı seslendiği kişilerle yüz yüze olduğu için bazı
    zorluklar yaşar.
    B) Konuşmacı seslendiği kişilerle baş başadır.
    C) Seçeceği dile dikkat etmesi gerekir.
    D) Yazarlar gibi hitap ettiği kişilerle uzaktan seslenmez

    evet arkadaslar ben bu emegi sizin icin kazanmanız icin yazdım
    :330:teşekkür ederim:330:
  2. xxxEmrexxx4

    xxxEmrexxx4 Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2011
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    cok cok teşekkur ederim ve ben artık buradayım

Sayfayı Paylaş