Oğuz Bal ~ Şiirleri ve sözleri.

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Hera. tarafından paylaşıldı.

  1. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.

    Ayrılık

    bir anda başa gelir ayrılık
    bu sebepten hazır etmek gerek
    birkaç paket sigara,
    birkaç şişe şarap zulada,
    ve birkaç damla gözyaşını pınarlarda…
    ardından ağlamak güzeldir gidenin,
    hüzünlü notalar eşliğinde.
    bir ayrılık şiiri ezberde tutmak kafidir.
    boş defter sayfalarına,
    gazete kenarlarına yazmaya.
    ya da bir ayrılık şarkısı bilmek
    ve her hecesini düğümlemek söylerken
    kan oturmuş gözlerle.
    ayrılık acıdır,acıtır; ama güzeldir bir nebze
    ders alınır,
    özlemeyi hatırlar insan
    ilk öpüş ilk bakış geliverir akla
    zihinde belirir sahneler eskiye dair
    buruk bir gülümseme yerleşir dudaklara
    bir ah çekilir derinden
    karşıki dağları yıkarcasına

    Oğuz Bal
  2. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Ben Böyleyim

    Bir bebeğin gözyaşında saklı sensizliğim,
    Nicedir bükülmüş bir çift dudak halindeyim.
    Bir elma kurdu çekingenliği var, bakıp bakıp kaçan,
    Tedirgin göz kaçırmaları yaşamaktayım,
    Gözlerine değdikçe gözlerim.
    Parasını düşürmüş bir çocuğum ben;
    Annesine söylemekten korkan
    Bi ısırık alınıp, soğumuş çayın yanına;
    Aceleyle terkedilmiş bir simitim ben…
    Buz tutmuş kaldırımda yürüyen biriyim ben;
    Jilet zeminde artistik patinaj tadında
    Ayakta kalmaya çalışan.
    Yeni sulanmış bir çiçeğim ben;
    Yüzüm gözüm ıslak-ağlamaklı...
    Uzun zamandır böyleyim ben,
    Aslında ben senim,
    Seninim!
    Aldığım nefeslerin anlamı,
    Kuytularında saklı.
    Sen yokken; sol yanım sancılı...
    -Herşeyim, yârim; hiç elde edemediklerim kadar uzak
    Ve
    Herşeyim yarım; hiç olmadığı kadar -,
    Senden arta kalan, aslında bölük pörçük bir adam…

    Oğuz Bal
  3. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Ben Çocukken

    Ne de güzeldir çocukluk;
    Her şeyin tamdır, dünya umurunda değildir...
    Kimsenin ahını almamış,
    Kimseden yara almamışsındır.
    Tek derdin yere düşürdüğün dondurman
    Veya simidindir.
    Bir de annen sana bağırırsa
    Dökülür gözünden iki damla yaş.
    Bir öpücüğe gönül alır,
    Bir tatlı gülümsemeyle kalpleri kazanırsın.
    Şirinsindir çünkü çocukken,
    Kirlenmemişsindir.
    Pişmanlıkların yoktur,
    Ya da ardında bıraktıkların
    Aşk evcilikle sınırlıdır,
    Cinsellikse doktorculukla.
    Masumdur her şey ve temizdir dünyan...
    Annenin eline tutuşturduğu,
    Ekmek arası domates peynirdir mutluluğun.
    Akşam ezanı okunmadan,
    Evde olmaktır tek derdin.
    Her cumartesi çizgi film kuşağını iple çekersin
    Susam sokağını izlemezsen,
    Eksik hissedersin kendini.
    Evde tek çöp döken kişi,
    Voltranın en heyecanlı yerinde,
    Ekmek almaya yollanan sensindir.
    Mahalle maçları yaparsın,
    Ayağında yeni spor ayakkabılarınla,
    Toz toprak içinde.
    Ve sonra eve dönünce yersin azarı
    “Bu ne hal oğlum böyle” diye.
    Takmazsın çok fazla,
    Dizindeki yaralar bile engel değildir
    Attığın golleri düşünmene.
    Akşam gezmelerinin
    Vazgeçilmez rezervasyon repliği
    Diline pelesenk olmuştur;
    “Bi maniniz yoksa annemler size oturmaya gelecekler”
    Legoların vardır;
    Kimsenin bir şeye benzetemediği şekiller yaparsın.
    Hayal dünyanda gezer durursun
    Evin duvarlarında vın vın nidalarıyla
    Sürdüğün arabaların vardır
    Yaratıcılığın evin duvarlarına çizdiğin
    Resimlerinden bellidir.
    Sonu popona yediğin tokatla bitsede,
    Senden daha iyi resim yapan yoktur ev ahalisinde
    Ah be çocukluğum,
    Tut elimi, al beni yeniden yanına.
    Ben artık yetişkinliğe
    Yetişemiyorum…

    Oğuz Bal
  4. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Bir İçimlik Aşk

    Geçmişe dair bilindiklerim silindi.
    Bu yürek yeni sayfa açıp,
    Yeniden yeşermeye niyetli.
    Uğruna ölünesi sevda peşinde,
    Sırf inat olsun diye,
    Canı pahasına aşk olur mu diyenlere.
    Bu devirde Mecnun olmak yalan,
    Yalan aşklar, sevda sözcükleri yalan diyenlere,
    Bu satırlar sizlere:
    Bir yar buldum; su misali,
    Bakmaya doyulmaz.
    En güzel sevda sözcükleri,
    Yanında solmuş çiçekler gibi.
    O yokken biçareyim, yüzüm asık, gönlüm kırgın.
    Nicedir gülemedim yokluğunda.
    Benden vazgeçer gibi olsa da;
    Vazgeçerim canımdan,
    Ama ondan asla!

    Oğuz Bal
  5. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Çizgi Film

    Ölüm hayatın sonuna çekilmiş bir çizgi,.
    Hayatsa kimine göre uzun,
    Kimine de kısa metrajlı bir film.
    Söyle ey sevdiğim;
    Benim filmimin sonuna çekilen çizgi,
    yoksa,
    sen misin?

    Oğuz Bal
  6. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Dünya Denen Kulübe

    Çekip gitmek gerek
    Bu dünya denen bu küçük, köhne kulübeden,
    Damı akan, her yanı rüzgâr alan
    Tahtadan yaşam yerini.
    Tahtaların arasından bir tutam güneş alıyor doğru
    Ömrümdeki umut kırıntıları benzeri.
    Ama yaşamak için kırıntılara tamah etmek gerek.
    Ya aç gözlü olmayacaksın
    Ya da çekip isyan bayrağını günahkâr olacaksın.
    Gel ey cemal-i güzelim
    Ömrümün güzel kokusu,
    Arala şu kokuşmuş tahtaları,
    Bi pencere aç kulübeme,
    Bir daha kapanmamacasına,
    Derman ol gönlümün derin yaralarına,
    Güne kavuştur karaya bulanmış alın yazımı,
    Bir sen anla beni, bir sen tanı beni
    Bir sen yeter yalnız kalmış benliğime.
    Başkasına yer yok zaten.
    Öyle bir gel ki fakirhaneme,
    Bir daha gitmeye tövbe etmişçesine!

    Oğuz Bal
  7. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    En Tuhaf Sabahım

    bu sabah
    her sabahkinden farklıydı.
    etrafımda bir sürü insan
    ağlıyor…
    “ne oldu” diyorum
    “neden ağlıyorsunuz”
    kimseden cevap gelmiyor.
    annem gözüme ilişiyor,
    sağ yanında babam,
    ablalarım,
    boncuk gözlü yeğenim;
    ailem..
    Annem’e
    “sultanım” diyorum “kurban olurum gözünün yaşına
    neden ağlıyorsun”
    bana “kuzum” diyen anamdan da ses seda yok.
    sanki beni görmüyorlar duymuyorlar.
    başımda dualar ediyorlar.
    ömrü boyunca beddua edenler bile;
    bu duaya iştirak ediyor.
    ömrümde birkaç kere gördüğüm
    sözde yakınlarım bile yakınımdalar
    “yahu ne oluyor” diyemeden
    çenemi bağlıyorlar bir bez parçasıyla
    yanıma da bir bıçak koyuyorlar.
    ve usulca üstümü örtüyorlar.
    çok garip
    evet çok garip çünkü,
    kıpırdayamıyorum.
    sonra karga tulumba taşıyorlar beni,
    bir süre sonra soğuk bir mermerin üstüne koyuyorlar;
    bir bakıyorum,
    çırılçıplağım.
    “neden” diyemeden yüzüme bir maşrapa su döküyorlar,
    o ana kadar uyuyorum sanıyorum ama yok…
    algılayamıyorum,
    yıkıyorlar beni,
    biraz gıdıklanıyorum.
    sonra yine sarıp sarmalayıp beyaz bir beze,
    uzunca tahtadan bir kutuya koyuyorlar.
    yine sallantılı bir yolculuk başlıyor.
    ezan sesini duyuyorum uzaklardan,
    ve uğultulu bir kalabalık…
    bir şey göremiyorum zaten,
    tedirginliğim artıyor;
    korkuyorum.
    sadece duyduklarım var zihnimde,
    belli belirsiz…
    anamın feryadı kulaklarımı tırmalıyor
    “daha çok gençti” diyor birkaç kişi,
    “çok erken” diyorlar,
    “neden” soruları yükseliyor,
    kimileri “takdir-i ilahi” diyor
    kimleri isyan ediyor.
    “kim gençti,ne için erken, neyin sebebini soruyorsunuz”
    diyemeden,
    bütün sesler kesiliyor…
    fısıltılar başlıyor,
    sonra biri bağırıyor “hakkınızı helal ediyor musunuz “
    hep bir ağızdan “helal olsun”
    bir daha soruyor adam “hakkınızı helal ediyor musunuz “
    “helal olsun”
    ve bir daha …
    “helal olsun”…
    ben de “helal olsun” diyorum herkimse…
    sonra yine feryat figan bağrışmalar…
    iyice korkuyorum,
    yüreğim eziliyor,
    zaten kıpırdayamıyorum;
    sinirlerim bozuluyor iyice.
    sonra yine sallantılı bir yolculuk daha
    bir sağa yatıyorum bir sola
    dualar hiç eksik olmuyor
    sonra açıyorlar kutunun kapağını
    “hah” diyorum “şimdi sorucam ne oluyor burda “diye
    pat ordan bi çukura…
    babam elinde kürek,
    toprak atıyor üzerime.
    sonra annem,
    sonra ablalarım,
    çıldırmış olmalılar diye düşünüyorum.
    yoksa diyorum…
    kulaklarıma toprak,
    gözlerime karıncalar doluyor…
    gözlerim seni arıyor,
    belki sen bir şeyler söylersin diye;
    ama yoksun…
    etraf kararıyor…
    işte o an anlıyorum geç de olsa,
    meğer ölmüşüm…
    gerçi sen orda da yoksun ya;
    ha yaşamışım ha ölmüşüm…

    Oğuz Bal
  8. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    İçses

    Sesim kısık, yüzük asık, üzgünüm kendimce.
    Yaşlar akıyor gözlerimden var gücüyle.
    Hıçkırıklara boğulmuş bir haldeyim,
    Tek şey var Gözlerinde gördüğüm,
    O da acımasızca terk edilişim.

    Günbegün öldüğünü bilmek mi dersin zor olan,
    Ya da vakti gelmemiş bir ölümü arzulamak mı?
    Aşkın rengi kırmızıdır bilirim.
    Ölümün rengine denk bir kırmızılık; kopkoyu
    Kan kırmızısı benzeri,
    Tıpkı gözlerimin ağlamaktan büründüğü kırmızı gibi.

    İntihar hüznü var derinlerde bir yerde,
    Seni koyup gitmek arzusu içimde,
    Senin yaptığın gibi fütursuzca.
    Ardımda bıraktığım gözü yaşlı insanlara değil,
    Bir ruhsuzun sebebine el sallamak dünyaya üzer beni!
    Ruhunu şeytana satmış,
    Vicdanından bihaber bir elkızı uğruna,
    Gel etme yalnızlığım, yapma!

    Oğuz Bal
  9. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Kapı Komşusu

    Kapı komşumdan şikayetçiyim ben!
    Davetsiz misafir aynı zamanda.
    Aslında ben isterim gelip gitsin,hal hatır sorsun
    Ama öyle zamanlarda damlıyor ki;
    Çok zamansız oluyor.
    Oturup bir şeyler içeriz tek kadehte,
    Aynı sigarayı paylaşır,
    Aynı yoksunluğa ağlarız.
    Dost muyuz peki onunla?
    Galiba öyleyiz.
    Kimse yokken o gelir yanıma,
    Sırtımı sıvazlar;
    “Dua et bu da geçer” der.
    Bana hikayeler anlatır
    Eski aşklarımdan öğrendiklerime dair.
    “Peki ya bir şey öğrendiysem niye buradasın? ” diye sorsam
    Gücenir boynunu büker.
    Yine kapım çalındı bak.
    Aaa yine o…
    Hoşgeldin yalnızlık!

    Oğuz Bal
  10. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.608
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    Kör Gönlüm

    Gözüm yumsam, gözüm önüne gelir
    gül kokulu yar.
    Damara kan, cana can olmuştur artık.
    Sevda dedikleri ince hastalığa tutulmaya gör;
    ya Mecnun olursun,
    ya da Leyla...
    Kör gönlüme giren bir düş,
    bir gülüş, bir dokunuş gibi varlığın.
    İçkimin, sigaramın(!) ,gözümün, gönlümün,
    aldığım her nefesin anlamı sende saklı.
    Sende saklı 'artık anlamsız gelen' sevda sözcükleri.
    Sana dair yaptığım şarkılar anlamsız.
    Yetersiz dile düşen her hece.
    Aşk mı? O da ne?
    Aşkın bildiğim tek adı var;
    O da sen....

    Oğuz Bal

Sayfayı Paylaş