olumlu ve olumsuz cümleler

Konu 'İngilizce 10. Sınıf' bölümünde adj+ tarafından paylaşıldı.

  1. adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19

    Örnek
    does wotch tv every evrningi
    yes he wotch hes tv every evrningi
    ne he done`t woter - tv eneny everiny
    bu gibi 10 tane olumlu ve olumsuz cümleler
    Son düzenleyen: Moderatör: 23 Şubat 2014
  2. tablet

    tablet Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    31
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    karman çorman gibi olmuş
  3. adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    örnek

    l don't go to university everyday
    she doesn't go to university everyday
    ali and mehmet do play football everyday :confused::confused::confused::confused:
    Genişletmek için tıkla...
  • Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    Olumlu 10 Tane

    - I have been to Moscow. (Moskova"da bulundum.)
    - You have finished the exercise. (Alıştırmayı bitirdin.)
    - He has just gone home. (O, biraz önce evden çıktı.)
    - She has already had a holiday this year. (O bu yıl çoktan tatile çıktı.)
    - It has broken! (O kırıldı.)
    - We have seen this film before. (Bu filmi daha önce gördük.)
    - They have bought a new car. (Onlar yeni bir araba aldılar.)
    - I have worked as a secretary for two years. (İki yıldır sekreter olarak çalışıyorum.)
    - The film hasn"t started yet. (Film henüz başlamadı.)

    Olumsuz 10 Tane

    • Maria has not washed the dishes
    • The secretary hasn’t typed the letter yet.
    • We haven’t received any messages from Jack this week.

    We have never met that man before. O adamla önceden hiç tanışmadık.
    She hasn't helped me with my problem. Sorunumla ilgili bana yardım etmedi.
    The students haven't studied hard enough this term. Öğrenciler bu dönem yeterince sıkı çalışmadılar.
    The children haven't come to the park. Çocuklar parka gelmediler.
    My cats have not eaten anything. Kedilerim hiçbir şey yemedi.
    I have not had lunch yet. Hala öğle yemeği yemedim.
    They haven't phoned me. Bana telefon etmediler.
    adj+ bunu beğendi.
  • adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19
    teşekkür ederim sağol :):):)
  • Sevqi. .

    Sevqi. . Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    23 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenileri:
    1.863
    Ödül Puanları:
    0
    bana geniş zaman olumlu ve olumsuz cümleler lazim
  • MaMiLog

    MaMiLog Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2011
    Mesajlar:
    399
    Beğenileri:
    200
    Ödül Puanları:
    43
    ► Olumlu Cümleler

    I eat lunch at home. (Ben öğle yemeğini evde yerim.)
    We go to the cafeteria at 12:00. (Biz yemekhaneye saat 12?de gideriz.)
    You leave the classroom at 16:00. (Siz sınıftan saat 16?da ayrılırsınız.)
    They drink tea at breakfast. (Onlar kahvaltıda çay içerler.)

    We have a book quiz every week. (Biz her hafta bir kitap sınavı oluruz.)
    I drink tea every morning. (Ben her sabah çay içerim.)
    They go to the sports center every Friday. (Onlar her Cuma spor merkezine giderler.)
    The students get up at 6 o?clock every day. (Öğrenciler her gün saat 6?da kalkarlar.)


    ► Olumsuz Cümleler

    I don't drink coffee. (Ben kahve içmem.)
    He / She doesn't eat meat. (O et yemez.)
    We don't get up early. (Biz erken kalkmayız.)
    You don't go to school every day. (Sen / Siz her gün okula gitmezsin / gitmezsiniz.)
    They don't leave home early. (Onlar evden erken ayrılmazlar.)
    The students do not get up at 7 o'clock. (Öğrenciler saat 7 de kalkmazlar.)
    They get up at 6 o'clock. (Onlar saat 6'da kalkarlar.)
    İzgi doesn't come at 8:45. ( İzgi saat 8:45'te gelmez.)
    He comes at at 7:45. (O saat 7:45'te gelir.)



    Alıntıdır.​
    Son düzenleyen: Moderatör: 28 Şubat 2014
    adj+ bunu beğendi.
  • Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    OLUMLU CÜMLE YAPISI:
    a- Herkes tarafından bilinen ve gerçekliği kabul edilmiş olayların anlatımında Geniş Zaman kullanılır.

    Örneğin;

    The Earth goes around the sun.
    (Dünya Güneş'in etrafında döner.)

    Kangaroos live in Australia.
    (Kangurular Avustralya'da yaşarlar.)

    The sun rises in the west.
    (Güneş doğudan doğar.)

    b-Alışkanlıklardan,sürekli yaptığımız işlerden bahsederken geniş zaman kullanırız.

    Örneğin;


    My friend likes milk.
    (Arkadaşım sütü sever.)

    Terry watches horror film every night.
    (Terry her gece korku filmi izler.)


    Aşağıda verilen örnekleri inceleyelim:

    Ayşe goes to school every day.
    (Ayşe her gün okula gider.)

    Mehmet plays football every Sunday.
    (Mehmet her Pazar futbol oynar.)

    He eats meal three times on the day.
    (Günde 3 defa yemek yer.)

    She always visits her grand mother.
    (Büyük annesini her zaman ziyaret eder.)

    I drink turkish coffee every night.
    (Her gece Türk kahvesi içerim.)

    We make meal every evening.
    (Her akşam yemek yaparız.)

    My father usually watches TV in evening.
    (Babam akşamları genellikle TV izler.)

    3-OLUMSUZ ZAMAN KALIBI:

    İngilizcede olumsuz cümle oluştururken yardımcı fiillerle birlikte NOT olumsuzluk eki kullanılır.
    (Olumlu cümlelerde fiilin sonuna eklenen -s takısı burada KULLANILMAZ.)

    Olumlu Cümleler Olumsuz Cümleler
    I eat. (Ben Yerim.) I do not eat. (Ben Yemem.)
    He likes. (O Sever.) He does not like. (O Sevmez.)
    You remember (Sen Hatırlarsın.) You do not remember (Sen Hatırlamazsın.)
    They understand (Onlar Anlarlar.) They do not understand. (Onlar Anlamazlar.)


    Aşağıda verilen örnek cümleleri inceleyelim :

    I do not play piano.
    (Piyano çalmam.)

    Kemal does not like snakes.
    (Kemal yılanlardan hoşlanmaz.)

    The plain does not come late.
    (Uçak geç gelmez.)

    My sister does not like sausage.
    (Kız kardeşim sucuktan hoşlanmaz.)

    My teacher does not watch TV
    (Öğretmenim TV izlemez.)
  • Sayfayı Paylaş