Ömer'in Çocukluğu Kitap özeti

Konu 'Türkçe 3. Sınıf' bölümünde ahmetulker71 tarafından paylaşıldı.

  1. ahmetulker71

    ahmetulker71 Üye

    Katılım:
    5 Şubat 2013
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    ömerin çocukluğu kitap özeti giriş gelişme sonuç olarak istiyorum.
    llslyvheoche bunu beğendi.
  2. Moderatör Seher

    Moderatör Seher Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2010
    Mesajlar:
    2.775
    Beğenileri:
    905
    Ödül Puanları:
    113

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ömerin çocukluğu kitap özeti giriş gelişme sonuç olarak istiyorum.
    Genişletmek için tıkla...

    Kitabın Konusu:

    Yazar, çocukluk günlerini anlatıyor. Yaşadığı toplumun inançlarını, duyarlıklarını ,şehir, semt, ailesi ve çevresindeki diğer insanları, geleneklerini ve başarılı bir şekilde anlatmaya çalışır.


    Kitabın Özeti:

    Benim adım Ömer ,annemin adı Fatımat-üz-Zehra ve babamın adı ise Alidir,Ağabeyimin adı Mehmet’tir. .. Biz İstanbul’un Saraçhane Semti’nde, Çelebi Sokak’ta oturuyoruz.. Babam gayet güzel giyinen, temiz yürekli bir insandıt. Kendi dükkânında saraçlık yapardı. çok çalışır, evine bakardı.
    Bir tatil zamanı Varna’ya misafirliğe gittik.Abim okuyup yazma konusunda bana çok yardım etti.
    Bir de amcam vardı. Adı Mehmet Tahir. Babamdan çok farklı idi. Babam hep onun borçlarını ödermiş.
    Ninemin bir asası vardı. Komşu çocuğu Nail’le itişip kakışırken, sopayı kafasına indirdim. Bir daha da o sopayı görmedim. Meğer, annem kırıp yakmış benim haberim bile yoktu. Bu bana büyük bir ders oldu. Bir daha böyle şeyler yapmadım.

    Dayım Varna’dan bana bir oğlak göndermiş. Çok sevimliydi çok mutşu olmuştum.Abim kucağında getirmişti.
    Okulumuz her gün açıktır.okulumuzun adı “Fevziye Mektebi”dir.Sabahları bizi kalfa alır, okula götürürdü. Hoca Efendi’den pek korkardım.Önünde ileriye doğru uzatılmış olan İki sopa, baş ucunda asılı olan kayışlı falakalar vardı. Beni üç yıl içinde iki defa falakaya yatırdı.

    Babam, bir Kurban Bayramı sabahleyin namazdan dönüşünde, kendisiyle annem için kurban kesti ve sonra öğrendik ki sıtmaya yakalanmış on bir gün sonra vefat etti. Yemek için öğle vakti eve döndümmüştüm. Eve yaklaşınca, kalabalığın arasından babamın tabutunu gördüm. hiç bu şekilde bir acı hissetememiştim. Babam öldüğünde sekiz yaşında idim.

    Bir gün,evime doğru yürürken, bir köpeğin saldırısına uğradım , Ağlaya ağlaya eve geldim. Köpeğin saldırmasına üzüldüğüm kadar, orada köpeğin bana saldırmasını seyreden bir adamın bana yardımcı olmamasına da çok üzülmüştüm.

    sonra kitaplar okumaya başladım.. kitap okumayı çok seviyordum..Aziz Efendi’nin “Muhayyelat” adlı eserini okuduğum zaman, Ömer olan ismimi Naci’ye döndürdüm. “Naci ile Şehide’nin Aşkı” adlı bölümü okumamın buna neden oldu. Hikâye beni çok etkiledi. Çok güzel bir kız olan Şehide, yanına çağırdığı yiğitlere bazı sorular sorar; ama rüzgârdan açılan peçesinin ardındaki güzelliği gören yiğitlerin iyice dili tutulur ve hepsi Şehide’nin karşısında tir tir titremekten sorulara cevap veremezler. Güzelliği karşısında herkes deliye döner. Derken Naci, bu kızın ününü duyarak yanıma gider ve sorduğu tüm sorulara düzgünce cevap verir. Evlenirler. Ama kız yüzünü açtığı zaman, gördüğü güzellik karşısında delirmemek için Naci kendini zor tutar.

    Babamın vefatının ardından dayımı da kaybettik ve daha sonra büyük bir yoksulluk içine düştük. Bu sırada, Rüştiye’ye muallim olarak atandım. Varna’ya gelen Sait Paşa, okulu denetlerken beni çok beğenmiş ve yanına memur olarak almıştı. Sait Paşa’yla beraber birçok farklı görevde çalışırken, aynı zamanda şiirler yazıyordum ve yazdığım gazetelerdeki başarım gün geçtikçe artıyordu. Bu başarılarıma rağmen, halen bazı hocalardan dersler de almayı İhmal etmiyordum.

    Bir gün, beni rüyasında hasta gören Ahmet Mithat Efendi, ertesi gün tüm ailesiyle gelmişti. Gayet sağlıklı ve neşeli olduğumu görmeleri, hepsinin yüreğine su serpmişti. Ama bir ara, odama bir şeyler almak için çıktığımda fenalaşıp yatağıma uzanmıştım, Rüya, doğru çıkmıştı. Ölümümüm sebebi, kalp durmasıydı.
    Kitabın Kahramanları:
    Ömer : hikayemizin hayatının anlatılığı kahraman,yazar kendisini anlatıyor 8 yaşındaki olayları ve düşüncelerini
    Mehmet:Ömerin abisidir.. Ömere göz kulak olur çok iyidir.
    Ali:Ömerin genç yaşta hastalıktan vefat eden babası. Çok iyi kalplidir , herkez tarafından sevilir taktir edilir.

Sayfayı Paylaş