Orhan Seyfi Orhon Biyografisi ve Şiirleri

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde фуля tarafından paylaşıldı.

  1. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0

    Orhan Seyfi Orhon, (d. 23 Ekim 1890 İstanbul Türkiye) - (ö. 22 Ağustos 1972 İstanbul Türkiye), Hecenin Beş Şairi'nden Türk şair.

    1914'te Hukuk Mektebi’ni bitirdi. Meclis-i Mebusan’ın Kavanin Kalemi’nde memurluk, ardından gazetecilik ve öğretmenlik yaptı. Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul Hükümeti’ni destekleyen "Aydede" dergisinde çalıştı. 1946’da CHP’den Zonguldak miletvekili seçildi. 1950’de gazeteciliğe döndü. 1960’tan sonra Adalet Partisi ’ne girdi. 1965’te bu partiden İstanbul milletvekili seçildi. 1922-1946 arasında Milliyet, Tasvir-i Efkar, Cumhuriyet, Ulus, Zafer, Havadis gazetelerinde mizah ve köşe yazıları yazdı. Yaşamının son döneminde Son Havadis gazetesinde yazarlık yaptı. İlk şiirleri arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları "Hıyaban" isimli dergide yayınlandı. 1917’de Yeni Mecmua’da çıkan şiirleriyle adını duyurdu. Türk şiirinde "Hecenin Beş Şairi" grubundan biri olarak ün kazandı. Yusuf Ziya Ortaç ’la birlikte Papağan, Güneş, Ayda Bir, Çınaraltı dergilerini çıkardı. Şiire Aruzla başladı. "Fırtına ve Kar" isimli uzun şiirinde bunun başarılı bir örneğini verdi. Daha sonra Milli Edebiyat ve Genç Kalemler akımlarının etkisinde kalarak hece veznine döndü. Hece ile yazdığı şiirlerinde yalın bir dil kullandı. Divan şiiri kalıplarını hece veznine uyarlayarak yazdığı gazel benzeri şiirleri de var. Yirmiden fazla şiiri bestelendi.
  2. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Sadâbâd

    I

    Baygin bir ihtizaz ile bîhûs akar dere
    Sahillerinde kizlar uzanmis çemenlere...
    Narin dudaklarinda mücevher piyaleler...
    Açmis kuz-caklarindaki asüfte laleler...
    Mestane nagmelerle bakarlar, pür ihtiras,
    Bekler sicak gögüsleri sehvetli bir temas...

    II

    Aksam... silindi çehreler artik birer birer,
    Etrafa indi gölgeden, asude cümleler...
    Rakkaseler uzandi açilmis kucaklara,
    Sessiz çekildi, kol kola, çiftler uzaklara.
    Leyl oldu, akmiyor, dere sahilde dinliyor...
    Baygin, kesik nefesler, uzaklarda inliyor...
  3. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Annemle Hasbihal

    Anne, zannetme ki günler geçti de degisti evvelki
    huyum gitgide
    Bir hirçin çocugum, degismez huyum
    Seneler geçse de ben yine buyum
    Senden umuyorum teselli yine
    Bugün sefkatine, muhabbetine zanneder misin ki yok
    ihtiyacim?
    Belki eskisinden daha muhtacim
    Dünyanin tükenmez kederlerinden kalbim kirilsa da
    böyle derinden
    Hayatim büsbütün ye'se kapilmaz
    Teselli bulurum içimde biraz, o derin sevgini
    hatirlarim da
    Her gece hiçkiran dudaklarimda hasretle anilan senin
    adin var
    Beni aldatmadi, sevdi daima
    Gittikçe ruhumu saran bu humma baska sevgilerden
    yadigar anne!
    Sevmeyen sevenden bahtiyar anne!
    Sorma ki basimdan çok sey geçti mi?
    Ah... eger anlatsam sergüzestimi, nasil terkedildim
    Nasil atildim
    Anne aldatildim, aldatildim
    Belki her zamankinden fazla severken, bir lahza
    bahtiyar olayim derken
    Bilmezsin kaç gece böyle agladim
    Simdi tecrübem var artik anladim
    Ask, o bir masal, yalanmis meger
    Seven bir kalp için siginilacak yer
    Yalniz o kucakmis, yalniz o dizmis
    Insanlar ne kadar merhametsizmis
  4. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Çengelköy


    Bogazin her yeri bir parça degismis simdi,
    Yine Çengelköyü lakin öyle!
    Bahçeler, baglar, agaçlar, evler...
    Yine sessiz, yine sakin öyle!
    Elli yil köyden uzak kalmisken
    Tanidim: Iste benim dogdugum ev!
    Iste, en eski mahallem, sokagim!
    Geçiyor ayni sokaktan hâlâ
    Kendi halinde vakur insanlar...
    Iste hiç fasilasiz dört mevsim
    Köye lezzet dagitan bostanlar!
    Iste tilsimli o baglar ki bütün dünyada
    Yoktur esi!
    Sonbahar oldu mu dallar egilir,
    Sararir ayvalar altinlasarak,
    Meyve halinde verirler günesi.
    Tanidim: Çarsinin en ihtiyari
    Basi göklerde asirlik çinari.
    Bir tevekkül katiyor manzaraya.
    Çekilen eski kayiklar karaya.
    Öyle hos bir yüzü vardir ki köyün,
    Bir gören artik unutmaz neresi?
    Iste, kis vakti cosup çaglarken,
    Yaz gelip kupkuru kalmis deresi!
    Tanidim: Sevk ile erken uyanip
    Gittigim camii bayramlarda!
    Karabas nesli tükenmis artik
    Kediler damlarda...
    Gözlerim daldi yine,
    Bir hayal alemine!
    Elli yil önceki tipler geçiyor karsimdan:
    Kamil Aga... gögsü açiktir kis, yaz,
    Karda, yagmurda da hep böyle gezer aldirmaz.
    Yasi yetmisse de hâlâ gençtir,
    Dagilir, parçalanir gögsüne çarpan yillar...
    Bir avuç taze köpüktür sanki
    Su agarmis killar!
    Sami bey... ismi taninmis hattat.
    Bizce Izzetle Yesari'ye de üstün kat kat.
    Huyu hirçincadir amma severiz
    "O bizim hattatimizdir" diyerek
    Övünür, hem överiz.
    Hatemi bey ki Mesihatteydi,
    "Molla bey!" derdik ona.
    Sikti, bir parça da hatta züppe!
    Basta bir ince sarik, sirtta ipek bir cüppe,
    Elde mercan tesbih,
    Sal yelek, incecik altin köstek...
    Sikti velhasili pek!
    Komsumuz Miralay Ahmet bey ki:
    Unutulmaz daha genç yasta ölen
    O güzeller güzeli Esi Növber Hanimin iç acisi!
    Kerim Aga... hamlaci, Abdülmecidin hamlacisi.
    Anilir ismi, sayar gençler onu,
    Bogazin eski kürek sampiyonu!

    Her zaman kaslari öfkeyle çatik,
    Yüzü hep böyle asik,
    Iste en sert baba: Çerkes Ali bey!
    Köyde sessiz yapilirken her sey,
    Iki haylaz çocugun terbiyesi
    Duyulur her gece çiglik, çiglik!

    Iste ilk sevgilim, ilk askim,
    O güzel Naile ki,
    Hepimiz gizlice asiktik ona!
    Titreyen perdelerin ardindan
    Ariyorken biz onun gölgesini,
    Ansizin gökten uçan bir yildiz
    Gibi bir gün birakip gitti bizi!

    Iste, gayetle temiz,
    Iste, gayetle titiz
    Ebe Ilhame Hanim!
    Severiz, bizleri paylar da yine!
    Çünkü biz dünlü çocuklar, hepimiz
    Dogmusuz ellerine!

    Elde bir çanta uzaktan görünür,
    Köyün en hazik olan, diplomasiz
    Cerrah Mustafendi!
    Evvela çanta gider, sonra pesinden kendi.

    Ihtiyar Angeli aktar küçücük dükkanda,
    Sürme, laden, kina hep ayri durur bir yanda.
    Kutular ayri, paketler, kavanozlar ayri.
    "Ne arasan bulunur derde devadan gayri!"

    Ve nihayet
    Sokagin bekçisi sadik Karabas!
    Bizi bir gördü mü gözler parlar,
    Duyulur tatli, kesik havlamalar.
    Köyde herkesle yakindan tanisir,
    Dili yok, söyleyemez söz amma,
    Sallanan kuyrugu dildir konusur!

    Iste rüyasi hayalimde kalan Çengelköy!
    Elli yil önceki tipler iste!
    Iste bag semti, Çakaldag, Maslak...
    Iste, Icadiye!
    Iste, mehtabi yakindan
    Bir gümüs ayna gibi
    Seyreden Tarlabasi!
    Iste, tarihe bakan gözlerle
    Ceneviz devrini görmüs çarsi!
    Yine rüyalara dalmis uyuyor,
    Küçücük koydaki sessiz yalilar,
    Yine herkes taniyor birbirini,
    Yine es, dost öyle!
    Bir benim sade uzaktan gelmis,
    Bir benim sade köyün bilmedigi,
    Bir benim el sayilan!

    Beklerdim bir tanidik yüz bosuna,
    Bekledim bos yere bir dost bakisi,
    Bir dost gülüsü...
    "Göçtü çoktan!" dediler
    Anarak ismini sordumsa kimi!
    Daracik, kuytu sokaklarda gezip,
    Aradim gençligimi!
  5. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Diyorlar


    Ö.lürsem yaziktir sana kanmadan,
    Kollarin boynumda halkalanmadan,
    Bir günüm geçmiyor seni anmadan.
    Derdine katlandim hiç usanmadan...
    Diyorlar 'Kül olmaz, ates yanmadan'
    'Denizler durulmaz, dalgalanmadan!'

    Saadet benziyor bos bir seraba,
    Düsüyor her seven gönül azaba.
    Gelmiyor Çekilen dertler hesaba,
    Diyorum'Sebep ne bu izdiraba?'
    Diyorlar 'Kül olmaz,ates yanmadan'
    'Denizler durulmaz,dalgalanmadan!'

  6. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Dua


    Ulu Tanrim,su karanlik yollari,
    Bizi sana ulastiran yollar et!
    Ihtirasla kilidlenmis kollari,
    Birbirini kucaklayan kollar et!

    Muhabbetin gönlümüzde hiz olsun,
    Güttügümüz Hakk'a veren iz olsun,
    Önümüzde uçurumlar düz olsun,
    Yolumuzda dikenleri güller et!

    Dalaletle birakip da insani,
    Yapma arzin en korkulu hayvani;
    Unutturma dogrulugu vicdani
    Bizi sana layik olan kullar et!
  7. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Düsünce


    Yillar var ben onu hiç unutmadim
    O beni sorar mi hatirlar mi ki?
    Büsbütün silinip gitti mi adim?
    Gönlünün vefasi bu kadar mi ki?

    Döktügü yaslari unutmus mudur?
    Kendini aldatip avutmus mudur?
    Vaadini tutmus mu unutmus mudur?
    Simdi baskasina meyli var mi ki?

    Bilsem uzaklarda kimler agliyor
    Kimlerin kalbini aski dagliyor?
    Acep kederli mi yas mi bagliyor?
    Yoksa eskisinden bahtiyar mi ki?
  8. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Geldigin Günün Hatirasi


    Sana nasil anlatilir
    Sensiz hayatin boslugu,
    Bir zindanin agir agir
    Çöker üzerime loslugu.
    Dünya her mihnete bedel
    Sen oldugun için güzel
    Hayat, hayal, ümit, emel
    Senden aliyor hoslugu.
    Ariyorum seni uzak
    Bir sehirde sallanarak
    Hala geldigin günün bak
    Üzerimde sarhoslugu.
  9. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Gemi


    Sahilden uzaklasan,
    Yüce dalgalar asan
    Beyaz kanatli gemi.

    Simdi bocaliyarak
    Götürüyor pek uzak
    Bir yere sevdigimi.

    Ey gemi, senin için
    Bir tek aci söz demem.
    Aglarim için için,
    Sikayetler edemem.

    Dilerim ki: Su deniz;
    Korkusuz, tehlikesiz
    Geçilen bir yol olsun!

    Kollarin ufka açik;
    Yürü, enginlere çik;
    Rüzgalarin bol olsun!

    Gerçi sendin, bu sabah,
    Ayiran ikimizi.
    Fakat yine sensin, ah,
    Kavusturacak bizi!
  10. фуля

    фуля Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    804
    Beğenileri:
    474
    Ödül Puanları:
    0
    Gönlüm


    Benim gönlüm bir kelebek
    Dolasiyor çiçek çiçek.
    Tükenecek ömrü böyle
    Çirpinarak, titreyerek

    Ne serefli bir adi var,
    Ne bir büyük maksadi var.
    Hergün biraz zedelenen
    Iki ipek kanadi var

    Sabirlidir, gözü toktur,
    Zavallinin derdi çoktur.
    Yorulunca konacagi
    Bir yuvasi bile yoktur.

    Hersey ona karsi durur:
    Günes yakar, kis dondurur.
    Bazi tutar kanadindan
    Bir firtina yere vurur.

    Benim gönlüm bir kelebek
    Dolasiyor titreyerek.
    Zavallinin bir baharlik
    Ömrü böyle tükenecek!

Sayfayı Paylaş