Örnek Sorular

Konu 'Dil ve Anlatım Konu Testleri' bölümünde MAHMUT123 tarafından paylaşıldı.

  1. MAHMUT123

    MAHMUT123 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Ocak 2011
    Mesajlar:
    129
    Beğenileri:
    106
    Ödül Puanları:
    0

    1-Yarı yolda unuttular haberi.
    Aşağıdaki dizelerin hangisinde bu dizedeki ses olayı vardır?
    A)Altında türküler düzdüğüm ağaç
    B)Açtın dertlerini, kanattın beni
    C)Kırık kanatlarla döndüler geri
    D)Su gibi akardı adın dillerde
    E)Gözlerde bakışlar böyle değildi
    2-Aşağıdakilerin hangisinin yükleminde ünlü düşmesi vardır?
    A)Birbirlerini hiç göremiyorlardı.
    B)Bu kepçe , o çukuru doldurabilir.
    C)Yerden ancak bir karış yükseldi.
    D)Karanlıkta el yordamıyla ilerledim.
    E)Üç puan aslında bizim hakkımızdı.
    3.Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcükte iki yapım eki vardır?
    A)Anısız askerlik duymadım hiç.
    B)Acısız çekim önemlidir dişçilikte.
    C)Yaşlandığımdan, ağrısız günüm yok.
    D)Isısız pişirme yöntemi olabilir mi?
    E)Ayısız kalan çingene şaşırmıştı.
    4. Aşağıdaki söz gruplarından hangisi aynı kökten türememiştir?
    A) savurgan - savcı - savruk
    B) Bencil - benlik - benimsemek
    C) çevre - çeviri – çevirmen
    D) yazar - yazıcı - yazgı
    E) görüş - görücü - görgü
    5. İçeri giren adam, herkesi selamladı.
    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül (,) bu cümledeki göreviyle kullanılmıştır?
    A) Artık onunla görüşmek, onun yüzünü görmek istemiyorum.
    B) Bu kitap, birçok temel bilgi konusunda okuyucuyu aydınlatıyor.
    C) Turnalar süzülüyor, alçalıp yükseliyordu.
    D) Evet, dedi ve bizimle hareket etmeye karar verdi.
    E) Ispanağı, lahanayı bir de kerevizi hiç sevmez.
    6. “Başkasını dinlerken ‘’belki’’ye takılan insan, kendi doğrularından birazını reddetmiş demektir.”Aşağıdakilerin hangisi, bu tümcede anlatılmak istenenlerden hangisine en yakındır?
    A) Başkasını dinleyen kişi anlatılanların bir bölümüne katılır, bir bölümüne katılmaz.
    B) Bir dinleyici, kendisine sunulan her doğruyu kuşkuyla karşılamalıdır.
    C) Dinlediğimiz şeyler kimi zaman bize inandırıcı görünebilir.
    D) Başkasını dinlerken aynı şeyler için ‘’olabilir’’ diyen insan, kendi doğrularından kuşkulanmaya başlar.
    E) “Belkiler’’ yeni doğrulara açılan kapıdır.
    7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin sonuna soru işareti konmalıdır?
    A) Ne zaman bitecek bu sorunlar, öğretmenim
    B) Sevimli mi sevimli bir öğrenciydi
    C) Canım sıkıldı mı kitap okurum
    D) Neden konuşmuyorsun, anlamıyorum
    E) Sana niçin hayır dediğini bilmiyorum
    8. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “-ki”nin yazımıyla ilgili bir yanlışlık vardır?
    A) Gece oldu mu bir seviniyorum ki
    Duvarlara gölgeniz düşüyor
    B) Bileceksin ki geçmiş sevgilerdir
    Her akşam güneşle beraber batan
    C) Zuhal halkası mıdır boynunuzda ki
    Kim bilir kaç milyar ışık yılı uzaktasınız
    D) Nice insanlar gördüm ki ben
    Dudaklarında en bayağı şarkılar
    E) Tut ki bütün renkler senin mavi kırmızı
    9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün yazımı yanlıştır?
    A) Bu söylediklerin başlı başına bir konudur.
    B) Yazılan her kitap, başyapıt özelliği kazanamaz.
    C) Takımlar bugün başa baş mücadele etti.
    D) Sizin başvurunuz da kabul edilmedi.
    E) Bu haber baş kente bomba gibi düştü.
    10. Her ömür, o insanın mücadelelerinin tarihidir.Bu tarihin hiçbir anında “tarih tekerrürden (tekrar) ibaret” olamaz.
    Bu tümceye anlamca en yakın tümce aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İnsanların çoğu ömürleri buyunca birçok olumsuzlukla mücadele etmiştir.
    B) Yaşam, insanlara bağışlanmış benzersiz bir armağandır.
    C) Ömür, bir tarihtir; bu tarihin tarihçisi de insandır.
    D) Yaşam, bir anı bile diğerininkine benzemeyen mücadeleler tarihidir.
    E) Bir insanın ömrü, başkasınınkine asla benzemez.
    11.
    Aşağıdaki cümlelerden hangisinde virgül yanlış kullanılmamıştır?
    A) Çocuk topa doğru koştu, koştu ve vurdu.
    B) Milletin, derdini anlatabileceği bir yer yok.
    C) Mevsimler yas, tutsun çöller ağlasın.
    D) İki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin, bir çığlık kopardı.
    E) Bir günde elimden bu, güzel şeyi koparıp aldılar
    12. Adaşım olan şu ufacık çocuğun büyümüş de küçülmüş tavırları karşısında insan, hayrete düşmeden edemiyor.
    Bu cümlede kaç sözcükte ünsüz düşmesi vardır?
    A)1 B)2 C)3 D)4 E)5

    13. Herkes aslında yalnızdır ve herkes anlaşılmak ister. Ama hiçbir zaman bir başkasını tümüyle anlayamayız. Hepimiz bizi çok seven kişilere bile bir parça yabancı kalırız. Başkalarına karşı acımasız olanlar, güçsüzlerdir. Sevecenlik yalnız güçlülerden beklenebilir. Korkmayı bilmeyen, korkanı da anlayamaz. Zaten çoğu zaman büyümeyi de bilmeyiz, yalnızca boyumuz uzar. Mutluluğa ancak beynimizi ve yüreğimizi birbirine ekleyerek kendimizi anladıktan sonra insanları da anlamaya çalışarak ulaşabilir
    Bu parçaya göre insanı mutluluğa götüren yol, aşağıda-kilerden hangisi olamaz?
    A) İnsanları sevebilmek
    B) Aklı ve sevgiyi kaynaştırabilmek
    C) Sevecen olabilmeyi öğrenmek
    D) Çocuk kalabilmek
    E) Güçsüzleri anlayabilmek :264:
  2. MAHMUT123

    MAHMUT123 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Ocak 2011
    Mesajlar:
    129
    Beğenileri:
    106
    Ödül Puanları:
    0
    Sorular

    1.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ; hava gibi, su gibi, güneş gibi, toprak gibi vazgeçilmezdi. Onunla yatılıp onunla kalkılıyordu ve yaratıcı gücünün sonsuzluğuna, edebiyatın insanı insan yapma büyüsüne İnanılıyordu. Toplumun yozlaşmaya ve her şeyin parayla ölçüldüğü, bilgi ve kültüre duyulan saygının, kredi kartlarına, görselliğe yönelmeye başladığı yıllarda, edebiyat "Bir işlevi yok." düşüncesiyle gazetelerden kovuldu. Edebiyat kovulunca da

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    çirkinleşti, gazetelerle birlikte dil de espri de düşünce de sığlaşıp yüceliğini yitirdi.
    Bu parçaya dayanılarak, edebiyatla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
    A) Ticari bir getirişi olmadığı gerekçesiyle gazetelerden uzaklaştırıldığına
    B) Bir zamanlar yaşamın her alanında varlığını hissettirdiğine
    C) Kendini yenileyemediği İçin ilgi görmediğine
    D) İkinci plana itildiği için, dil, düşünce ve espri kalitesinin düştüğüne
    E) Ticari zihniyetin egemen olmaya başla­masıyla etkisini yitirdiğine

    2. Türkçe benim biricik vatanım, memleketim, evim. Nereye gitsem, onu da beraberimde götürürüm. Ben Türkçeye tutkunum. Uzun yıllar Fransızca öğretmenliği yaptım. Fransızcayı da çok rahat konuşurum. Biraz İngilizce okudum, derken dört yıl İtalyanca kurslarına gittim, İtalyanca öğrendim. Bir parçacık da Almancaya el attım. Ama benim için Türkçenin yeri başka. Her insan kendi dilini sever; ama bence Türkçe dünya dillerinin en güzellerinden biri.
    Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen yazara ait bir özellik değildir?
    A) Yabancı dil öğrenmeye yatkın olma
    B) Anadil bilincine sahip olma
    C) Türkçeyi diğer dillerden üstün tutma
    D) Anadilini hayatının vazgeçilmezlerinden sayma
    E) Yabancı dilleri çok etkili kullanma

    3. Gülhane Hayvanat Bahçesi'ne herkes gibi ilk olarak ailece gitmiştik. Zürafayı ve maymunları çok iyi hatırlıyorum. Alay Köşkü'nü uzun uzun incelemiş ve sonra parkın serinliğine kendimi bırakmıştım. Ama bu geziden bir türlü mutlu olamamıştım. Pislik içindeki küçük kafeslerinde sinir hastası olmuş aslanlar, maymunlar, domuzlar ve kediler görmekten içim daralmıştı. Her yer dışkı kokuyor ve her yer kaybedilen özgürlüğün ağıtını söylüyordu.
    Bu parçada dile getirilmek istenen duygu ya da davranış aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Pişmanlık B) Şaşırma
    C) Düş kırıklığına uğrama D) Umursamama E) Utanç duyma

    4. (I) Resimde ele alınan konu çok çeşitli olabilir. (II) Sanatçı doğayı, sosyal, dini ya da ideolojik bir temayı, bilineni ya da bilinmeyeni ele alıp tuvaline taşıyabilir. (Ill) Zaten böyle bir özgürlüğe sahip değilse üretmiş olduğu eserin, sanat değeri taşıyıp taşımadığı tartışılır. (IV) Önemli olan sanatçının eserinde kendini anlatabilmesi, izleyenin eserde sanatçıyı görebilmesidir. (V) Bu nedenle konu, resmin temel öğelerinden biri değildir; sadece sanatçının iç dünyasını yüzeye aktarabilmesinde bir aracıdır.
    Bu parçada anlatılmak isteneni içeren en genel yargı numaralanmış cümlelerden hangisidir?
    A)l. B) II. 0) III. D) IV. E) V.
    5. Benim hiçbir öykümde önceden belirlenmiş bir iskelet olmadı. Roman üzerinde istediğim zaman çalışabilmeme karşın, öykünün "eşref saati"ni beklemem gerekirdi hep. Masanın başına oturup "Biraz öykü çalışayım." diyemedim hiç. Buna kalkıştığımda ise altını imzalamayacağım çok kötü şeyler yazdığımı gördüm. ........
    Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
    A) Roman, öykü gibi yazma süreci içinde oluşmuyor.
    B) Roman, yazarın duygu dünyasını hiçbir zaman öykü kadar yansıtamaz.
    C) Öykünün iletisi, romanınki gibi baştan belli değildir.
    D) Öyküyle romanın yazılma sürecindeki asıl fark bu bence.
    E) Öyküde olay ve kişi sayısı sınırlıdır, romana göre daha azdır.

    6. Türkiye, bazı tarihi nedenlerle uygarlık yarışı­na geç girmiş, büyük kültürel kopukluklar yaşamış bir ülke. Bu gecikmenin sancıları da çok uzun sürmüştür. Türk şair ve yazarları, bu büyük kopukluğun derin acılarını, izlerini yaşıyor hâlâ. Bugün Türk edebiyatında haddinden fazla bireycilik ve son derece köksüz bir toplumculuk var. Sanki uzayda yaşıyor şair ve yazarlarımız. Halbuki bireycilik de toplumculuk gibi kültürel kökleri olması gereken bir olgudur.
    Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    A)Türkiye'nin yaşadığı kültürel kopuklukların, sanat ve edebiyata yansıtamadığına
    B) Türkiye'de tarihi nedenlerle toplumculuk olgusunun pek gelişmediğine
    C) Türkiye'de kültürel kökleri olmayan bir bireycilik anlayışının gelişmiş olduğuna
    D) Şair ve yazarlarımızın, kimi gerçeklere yabancı kaldığına
    E) Türkiye'nin uygarlık yarışına geç başlamış bir ülke olduğuna

    7. Bunlar gençlerin pek hoşuna gitmediyse, oturup biraz düşünmelerinde büyük yarar var.Tabii, eğer öykü yazmak, Türk öykücülüğüne katkıda bulunmak istiyorlarsa... Günümüzün öykücüleri arasında bu eleştirilerin dışında tutulması gereken, birikimli, yetkin, ilerde çok daha özgün öyküler yazacak olanlar da var; ama genele baktığımızda durum pek iç açıcı değil.
    Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
    A) Eleştirmenler niçin pek sevilmiyor?
    B) Öykücülüğümüzün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
    C) Şiir gibi, öykü de ölüyor mu?
    D) Genç öykücülere dönük bu eleştirileriniz biraz sert değil mi?
    E) Sizce genç öykücüler ürünlerini kalıcı kılmak için nelere dikkat etmelidir?

    8. Ne zaman bir roman yazsam birileri, en çok da annem, "Şöyle bir aşk romanı yazsana!" derdi. Hep günün birinde ana teması aşk olan bir roman yazmayı düşünmüştüm. "Zamanın Manzarası" öyle çıktı ortaya. Ama bizim gibi yazarlar, insanın yazgısını merak eden, o tür konularla akrabalık kurmuş yazarlar, aşkı da yazsalar, yanına başka bir sürü konu koyuyorlar.
    Bu parçadan, aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
    A) Romanlar genellikle okurun beklentilerine göre biçimlenir.
    B) Sıradan okurlar, aşk romanlarından da­ha çok hoşlanırlar.
    C) Sadece aşk temasını işlemek güçlü ro­mancılara özgüdür.
    D) Romancının asıl görevi insanın kaderini araştırmaktır.
    E) Romanı tek bir konu üzerine kurmak yazarın elinde değildir.

    9. Bazı kökler vardır ki insanlık tarihiyle ilgilidir. Düşünce tarihiyle, ülkelerin kimliğiyle, kültürüyle, insanın var oluşuyla ilgilidir. Has şiirin kökleri de böyledir. Böyle değilse zaten o şiir yaşama veda eder. Şair, insanlığın bütünü içinde yer aldığı hissine sahip değilse, bu duyguyla yazmıyorsa, bana göre boşluktadır; bir yer edinemez edebiyatta.
    Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
    A) İnsanlık durumuyla ilgili olmayan şiirin yaşama şansı yoktur.
    B) Bir şairin edebiyattaki yeri ve değeri nerede durduğuna bağlıdır.
    C) Şiirin kökleri, öteki sanatlardan daha eskiye uzanır.
    D) insanlığın bütününe ait bir duygudan yoksun bir şair kalıcı olamaz.
    E) İyi şiir, insanlığın kültürel birikiminden izler taşır.

    10. Ben çok küçükken, yani çocukların itfaiyeci ya da pilot olmak istedikleri dönemde, büyüyünce bir şey icat etmek, ya da bir şey keşfetmek isterdim. Bu nedenle de idealim, bir makine icat edebilmek için makine mühendisi ya da bir ilaç keşfedebilmek için biyolog falan olmaktı. Sanıyorum, bu isteğimin arka planında, insanlığa hizmet ederek tarihe geçmek arzusu vardı. Bunu, biraz bilinçlenince daha iyi anladım.
    Bu paragrafta kendinden söz eden kişi için aşağıdaki niteliklerden hangisi en uygun düşer?
    A) Düş kırıklığına uğrayan B) Bilgi edinmekle övünen
    C) Bilme önemli hizmetleri olan D) Güçlü bir belleğe sahip olan
    E) Mesleğinde ünlü biri olmayı düşleyen

    11. Yazılarımdaki şiirsellik; sıcaklık kendime karşı dürüst olmaya çalışmamdan kaynaklanıyor. Kendimi aldatırsam okurlarımı da aldatmış olurum. Okurlarım bana inanıyor, ben de inandığım şeyleri yazıyorum. Modaya uymak, tribünlere oynamak, herkesin hoşlanacağı şeyler yazmak gibi kaygılarım yok.
    Böyle konuşan bir yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    A) Bilgi birikimiyle övünen
    B) Kendine ait değer ölçüleri olan
    C) Kendini sürekli yenilemek isteyen
    D) Gerçekleştirmek istediği düşleri olan
    E) Okurlarının beğenisine güvenen

    12. (I) O yıllarda bazı gençler bireyci edebiyatın peşindeydi ve orada var olmanın olanaklarını arıyorlardı. (II) Bireyin içinde bulunduğu durumu

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    na öykündüklerini sezdiren bir tavırla anlatıyorlardı. (III) Kendileri ortada yoktu, kişilikleri çok sonra bizim insanımıza döndüklerinde, bizim insanımızın sorunlarını kurcaladıklarında gelişecekti. (IV) Bireyci edebiyatla toplumcu edebiyatın akışına katılan gençler, birbirlerine karşı düşmanca bir tutum içindeydiler. (V) Yersiz bir şekilde gizli gizli birbirlerini eleştiriyorlardı. (VI) Böyle olmakla birlikte aynı kahvelere, aynı meyhanelere gidiyorlardı; dosttular, arkadaştılar.
    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragrafın kaçıncı cümleyle başlaması uygun olur?

    A) II. B) III. C)IV. D)V. E) VI.

    13. Ben zaten yazma isteği olan bir çocuktum. Sürekli yazıyordum. Üniversiteye gelince,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    'i tanıyınca çok sevdim. Bana yazma isteği, yazma coşkusu verdi. Öykülerini ezbere bilirdim neredeyse. Öykülerimde etkisi, izleri vardır elbette; dünyalarımızın çok ayrı olmasına rağmen...
    Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
    A) Sait Faik'in öykücülüğünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
    B) Öykülerinizde Sait Faik'in etkisi, izleri var mı?
    C) Sait Faik'i ne zamandan beri tanıyorsunuz?
    D) Okuma alışkanlığını çocuk yaşta mı edindiniz?
    E) Okur, olay öyküsünü daha mı çok seviyor?

    14. Kendimi çok az döküp saçıyorum. Normal, gündelik bir hayat sürdürüyorum; bu da bana yetiyor. Barlarda tartışmak, günde elli kişiyle görüşüp konuşmak bana göre değil. Sürekli olarak okuyup yazıyorum. Çok titiz, çok korunaklı yaşıyorum. Alışık olmadığım insanlarla görüşmek beni rahatsız ediyor. Hayran ilişkisi bumerang gibidir; her an nefrete dönüşebilir; budar, ehlileştirir insanı.
    Böyle konuşan bir kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    A) İlişkilerinde çok seçici davranır.
    B) Elindekilerle yetinip mutlu olur.
    C) Sürekli olarak kendini denetim altında tutar.
    D) Sevenleri için bile kişiliğinden ödün vermez.
    E) Herkesi kendisi gibi düşünmeye zorlar.

    15. Düş, doğanın veya yaşamın değil, bütünüyle insan beyninin yarattığı en harika eserlerden biridir. Tutarlı tutarsız davranışlarla, evrende rastlanmayan konularla, akılları durduran görüntü ve serüvenlerle bezenmiştir. Zihinde oluşan bir dünyadır ve dokunamaz, avucunuza alamazsınız. Bu hakiki düşün yanında uyanık gözle ve kafayla görülenler, düşlenenler de var. Katı gerçeklerin ve koşulların sıkboğaz ettiği günlerde sığındığımız, dört elle sarıldığımız renkli, bizleri rahatlatan, avutan, uyuşturan düşler yararlı ve güzeldir.
    Bu parçada, düşle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemistir?
    A) Zihnin en güzel ürünlerinden biri olmasına
    B) İnsanın zor zamanlardaki sığınağı olmasına
    C) İnsanı oyalayan bir nitelik taşımasına
    D) Anlamının kişiden kişiye değişmesine
    E) Doğaüstü konularla süslenmesine

    16. Yazar için günlük tutmak, bir bakıma yaşamla yazılı ilişki kurmaktır. Varlığını kanıtlayacak olayları, olguları, durumları bir araya toplamak, bir yaşantı evreninin temelini atmaktır. Yazarlar, düşüncelerinin gürültülü devinimleriyle ağırlaşan beyinlerine soluk aldırmak, bu arada biriken üretimlerini boşaltarak bilgelik özlemlerini de gidermek amacıyla günlüklerine sokulurlar. Bir de şiir, öykü, roman üstüne çalışırken karşılaştıkları zorlukları, yapıtlarını oluştururken geçirdikleri evreleri, duydukları estetik kaygıları dile getiren bir "iş takvimleri" vardır. Bunları da buluruz günlüklerde.
    Bu parçaya dayanılarak, günlükle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
    A) İç dökmek, rahatlamak için yazıldığına
    B) Yazarların özlemlerini yansıttığına
    C) Yazma alışkanlığı kazandırdığına
    D) İnsanın var oluşuna, yaşadığına tanıklık ettiğine
    E) Sanatsal üretim süreciyle ilgili ipuçları verdiğine

    17.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , ölçülü ve uyaklı ilk dönem şiirlerinde daha çok kişisel yaşantısı üzerinde durdu. Aşk, ayrılık, ölüm temalarını işlediği bu şiirlerinde

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nın izleri görülür. Daha sonra yoğun imgelerin ve simgeci bir söyleyişin etkili olduğu şiirleriyle

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    'nin başlıca şairlerinden biri oldu. Sanatını,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nin deyişleri ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nin biçimlerinden yararlanarak geliştirdi. Büyük kent yaşamını bütün karmaşıklığı ve sarsıntılarıyla içeren bir şiir oluşturdu.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    in geleneksel sınırlarını zorladı. Şiirle düzyazı arasındaki ayrımı ortadan kaldırdı; şiirlerindeki zengin doku giderek yalınlaştı.
    Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    A) Bir dönem Garip şiirinden etkilendiğine
    B) Yaptıklarıyla başkalarına örnek olduğuna
    C) Şehir yaşamının karmaşasını şiirlerine yansıttığına
    D) Sanatını geliştirirken Türk şiir geleneğinden yararlandığına
    E) Şiirlerini düzyazı havası taşıyan bir dille yazdığına

    18. Öykülerimdeki insanlar yürümeli, el sıkışmalı, kavgayı göze alabilmeli, yargılamalı, isyan etmeli; ama yaşamın sihirli güzelliğinden gözlerini ayırmadan yeni sevgiler ve dostluklar da edinmeli. Kendi özeleştirisini yapabilmeli, dünyaya açık olmalı ve bütün bunları okurlarım iliklerinde hissetmeli. Yaşamdan öykülerime, öykülerimden yaşama koşmalı; varlıklarına yeni güzellikler taşımalı. Yaşamın her ayrıntısıyla bütünleşmeli, yaşamın sanat ve edebiyatla yoğrulan birer temsilcisi olmalı ve insanlığa mesaj verebilmeli.
    Bu parçada yazar, öykü kişilerinin ve okurlarının hangi özelliği üzerinde durmamıştır?

    A) Gerektiğinde risk alabilecekleri
    B) Söyleyecek sözlerinin olduğu
    C) Kendilerini sorgulamaktan çekinmedikleri
    D) Yaşamla ve edebiyatla iç içe oldukları
    E) Önyargılı olmaktan kaçındıkları

    19. Binlerce yıldır önemli bir ticaret ve yönetim merkezi olan başkent, nedense turistik bir gezi için gelmez aklımıza. Oysa Cumhuriyet tarihinin önemli eserleri, camileri, kale içindeki tarihi evleri, eğlence için ünlü caddeleri, birbirinden popüler restoranları, parkları ve alışveriş merkezleriyle hiç de turistik açıdan hayal kırıklığı yaratacak bir şehir değil. Ayrıca çevresindeki ören yerleri Hattuşaş, Yazılıkaya, Alacahöyük ve Gordion'la da oldukça turist çekiyor. Şehre yaklaşık 100 kilometre mesafedeki Beypazarı ise son zamanlarda yaptığı atakla gezginlerin yeni duraklarından biri olmaya aday.
    Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Son yıllarda en fazla turist çeken illerimizden biri de Ankara'dır.
    B) Ankara sadece siyasetin ve diplomasinin merkezi değil, zengin kültüre sahip bir kenttir de.
    C) Ankara çevresindeki ören yerleri saye­sinde çok sayıda turistin ilgi odağıdır.
    D) Siyasetin ve yönetimin merkezi olan Ankara turistik açıdan da çok zengin bir ilimizdir.
    E) Ankara Cumhuriyet tarihinin şaşırtıcı terkipleriyle dolu zengin bir yönetim merkezidir.

    20. "Satılmıyor" gerekçesiyle

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    dizisini yayından kaldıran büyük yayınevlerine her gün yenileri ekleniyor. Sayısız şiir dergisinin çıktığı, antolojilerin, yıllıkların peş peşe sökün ettiği bir dönemde üstelik. "Bir antoloji yüz şiir kitabına bedeldir." deniyor adeta. Tadımlık olan doyumluk olanın yerine geçer oldu. Ancak, şiir kitaplarının yeterince satmıyor oluşu sadece şimdiye özgü bir durum değil. Has şiir, her zaman az satılmadı mı? Eskiden de öyleydi; ama medyatik olmak, popüler olmak bugün olduğu kadar prim yapmıyordu, göz boyamıyordu.
    Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    A) Yeni şiir kitaplarında okurun, aradığı tadı bulamadığına
    B) Yayıncıların ticari kaygılarla şiir kitabı yayımlamak istemediğine
    C) Antolojilerin, şiir kitaplarına tercih edil­meye başlandığına
    D) İyi şiirin her dönemde alıcısının az olduğuna
    E) Günümüzde medyatik olana daha çok ilgi duyulduğuna

    21. İnsanoğlu bir gün

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ü kaybetti ve söyledikleri birbirine karışmaya başladı.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yı kaybettiğinde düşünceleri uzayıp gitti, onları bir araya getiremedi. Bir gün

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ni kaybetti; sevincini, öfkesini, tüm duygularını yitirdi. Bir başka gün

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ni kaybetti; soru sormayı unuttu o zaman da. Derken bir gün

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yı kaybetti ve kimseye bir açıklama yapamaz oldu. Yaşamının sonuna geldiğinde elinde yalnızca

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kalmıştı; içinde de başkalarının düşüncesi vardı yalnızca.
    Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
    A) Bilgi alışverişinde, noktalama işaretlerinin önemli bir rolü vardır.
    B) Doğru düşünmede noktalama işaretlerinin payı büyüktür.
    C) Noktalama eksikliği, iletişimi güçleştirir.
    D) Doğru bir anlatım, dilbilgisi kurallarına uymakla mümkündür.
    E) Noktalama yanlışlığı anlam bulanıklığına yol açar.

    22. Tarih boyunca, aşağı yukarı her kültürde seramik sanatının, toplumsal kimlikle hayati bir bağı olmuştur. Yunancadan gelen seramik sözcüğü her biçimdeki kil anlamındadır. Bu malzemenin kalitesi sayesinde, müzelerin çoğunda, tarih boyunca sanatçıların kendilerini toprakla nasıl ifade ettiklerini görebiliriz. Seramik sanatında kullanılan teknikler, tarih öncesi dönemlerden günümüze dek, değişmeden gelmiştir. Kuşkusuz bu denli köklü bir geleneğe, zengin ifade olanaklarına ve yenilik potansiyeline sahip bir başka el sanatı daha yoktur.
    Bu parçada seramikle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    A) Sanatçılara kendilerini ifade etmede geniş olanaklar sunduğuna
    B) Yeniliklere açık, geleneksel bir el sanatı olduğuna
    C) Toplumsal değişmelerden etkilendiğine
    D) Toplumsal yapıyı yansıtıcı nitelik taşıdığına
    E) Kullanılan tekniklerin her dönemde niteliğini koruduğuna

    23. Klasik

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , kendi içinde dört dörtlük bir dünyadır. Onun bu kendi kendine yeterliliği, entelektüel seviyesi birbirinden farklı kitlelerce okunabilmesine olanak verir. Oysa modern roman, klasik romanın bu kendi başı-nalığını kırar. Oradaki karakterler, olaylar ya da diyaloglar salt kendilerinden kaynaklanmaz. Modem roman, birçok farklı anlatıdan esinlenir ve oralardan alınan parçalarla kendini var eder. Modern roman, dış referanslarını değersiz olmaktan çıkarıp hayati bir öneme kavuşturur. Okurundan belli bir entelektüel yoğunluk ve zihinsel çaba ister; onda bilmece çözme ve oyun oynama isteği uyandırır.
    Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    A) Klasik romanla modern roman arasında önemli yapısal farklılıklar olduğu
    B) Klasik romanın kendi içerisinde bir bütünlüğe sahip olduğu
    C) Modern romanın kendi dışındaki anlatıardan yararlanma yoluna gittiği
    D) Klasik romanların daha kalıcı ve daha kolay okunur olduğu
    E) Modern romanları okumanın belli bir zihinsel uğraş gerektirdiği

    24. Bizim evde yazmak, defter tutmak adeta günlük yaşamın ayrılmaz bir parçasıydı. Babam inci gibi bir

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ile

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    'in şiirlerini defterine yazardı, sonra da onları bize okurdu. Ağabeyim, kilitli bir hatıra defterine eski Türkçe ile

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    larını yazardı. Bense ilkokul beşinci sınıfta, tarih kitabından özetler çıkarır, bunları özene bezene temize çeker ve sınıfta arkadaşlarıma, çalışmaları için ödünç verirdim. Galiba, yazma tutkusu bana, ben farkına varmadan, ailem tarafından enjekte edilmişti.
    Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
    A) Yazmak size göre yaşamda bir iz bırakmak mıdır?
    B) Sizde yazma düşüncesi ne zaman oluşmaya başladı?
    C) Başarılı olmanızda yaşadıklarınızı yazmanızın rolü var mıdır?
    D) Kendi ailenizin romanını yazmayı düşündünüz mü?
    E) Anı, geçmiş yaşantıları paylaşma ihtiyacının bir ürünü müdür?

    25. (I) Heykel ve heykelciliğin tarihi eski zamanlara kadar uzanır. (II) Ancak, ilk heykelin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. (III) Özellikle mermerden yapılan heykeller, günümüze kadar sanat özelliklerini korumuştur. (IV) Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda mermer, ağaç, taş, pişmiş toprak, maden gibi çok çeşitli malzemeden yapılmış heykel ve heykelciklere rastlanmaktadır.(V) Bunların büyük bir kısmı, çeşitli kavimlerin ilah saydıkları varlıkları tasvir etmektedir. (VI) Bazı heykellerin de kral ailele­rini, kahramanları ve hayvanları tasvir ettikleri görülmektedir.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
    A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.
    26. Şairler kitapları satılmadığı ya da az satıldığında bugün olduğu kadar gocunmuyor, yayınevleri de bunu bugün olduğu kadar şairin başına kakmıyordu. Şiir doğası gereği küçük yayınevlerinde, daha az renkli olduğu İçin az satılan dergilerde hayat buluyordu. Şairler daha mutluydu eskiden, hatta birdenbire çok satılmaya başlayanlar kendilerine kuşkuyla bakıyorlardı. Has şiirden, iyi şiirden uzak düştükleri, popüler şeyler yazmaya başladıkları vehmine kapılıyorlardı. Bugün öyle değil; ne kadar satarsan o kadar değerlisin. Şiirin doğasına aykırı olsa da böyle bu.
    Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    A) Yayınevlerinin, şiir kitaplarının az ya da çok satılmasını bugünkünden farklı değerlendirdiğine
    B) Eski şairlerin daha başarılı ve kalıcı şiirler yazdığına
    C) Günümüzde çok satmamın bir başarı ölçütü sayıldığına
    D) Şiirin, küçük yayınevlerinde ve az satılan dergilerde yer almasının şiirin yapısıyla ilgili olduğuna
    E) Eski şairlerin şiirin kalitesi konusunda daha duyarlı olduğuna

    27. (I) Dünyanın birçok büyük kenti hayvanat bahçesi ile ünlüdür. (II) Ama bu hayvanat bahçeleri birer hayvan hapishanesinden başka bir şey değil. (III) Üstelik bu "mahkumların tek suçu hayvan olmalarıdır. (IV) Yeryüzünde sadece insanlar yaşamıyor. (V) Hayvanlar kendi doğal ortamlarında yaşa­malı. (VI) Hayvanları kendi ortamının ev sahipliğinde ziyaret etmek ve gözlemlemek en güzeli.
    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragrafın kaçıncı cümleyle başlaması uygun olur?
    A) II. B) III. C)IV. D)V. E) VI.
    28. İnsan, doğduğu saatten öleceği saate kadar severek, kavga ederek, cephelerde çarpışarak, hastalanarak yaşar. Yaşadıkları, o istese de istemese de varlığındaki derin kuyularda birikir. Birikenleri bir sonuca varmak amacıyla sıraladığında da "yaşam tarihi"nin belirdiğini görür. Bu insanlardan biri, yüreğinden yükselen fokurtularla, bu fokurtuları değerlendiren bir yeteneğin itmesiyle yazarlığa soyunursa, kuyularında birikenlere ve başkalarının biriktirdiğine uzanmak durumundadır.
    Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İnsan düşüncesi, doğumla ölüm arasında değişebilen bir özellik taşır.
    B) Bir sanatçının yapıtlarında anlattığı şeylerin kaynağı, yaşadıklarından çok, kendi yaratma gücüdür.
    C) Yaşamın zenginleşmesi, yüzyıllar boyu oluşan kültür birikimiyle gerçekleşir.
    D) Her yazar yaşamdan edinilen bilgi ve birikimle beslenir.
    E) Bir sanatçının başarısı, yaşadığı günlerin hakkını verebilmesine bağlıdır.

    29. Edebiyat eğitimi ta başından beri yanlış yolda bizde. Yetişme çağındakileri edebiyattan soğutucu, okuma isteklerini kırıcı bir programımız var. Genelde edebiyat dersleri,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    biçiminde uygulanıyor. Türkoloji bölümünde yetişen öğretmenler,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ne, "

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    "a takılıp takılıyor. Uygulama derslerinde, bir türlü

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    na gelemiyorlar...

    Bu parçanın bütününde vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Okullardaki edebiyat programlarının tüm dönemleri kapsamadığı
    B) Edebiyat tarihi derslerinin verimsiz ve sıkıcı geçtiği
    C) Gençlerin ilgisini çekmeyen ezberci bir edebiyat eğitimi verildiği
    D) Edebiyat eğitimi programlarının dar kapsamlı ve çok klasik olduğu
    E) Edebiyat eğitimine gereken önemin verilmediği

    30.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , benim aşağı yukarı bütün öykülerimde kendi yaşadıklarımı, kendi serüvenimi anlattığımı söylüyor. Onun bu sözlerinde, bir doğrunun üzerine gidilmesinden çok öykülerimin içeriğine yöneltilmiş bir eleştiri var. Bunu da bir kusur gibi göstermek istemiştir. Oysa Tolstoy,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , Gorki, Steinbeck, Kazancakis ve bizden Sait Faik,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , Tarık Dursun K., Demir Özlü gibi yazarlar, hem yaşadıklarını, hem de yaşamın geniş havuzunda toplanan insanlığın ortak birikiminden seçtiklerini koymuşlardır roman ve öykülerine. Şimdi bunlar kusurlu yazarlar mıdır?
    Bu parçada yazar aşağıdakilerden hangisine karşı çıkmaktadır?
    A) Roman ve öykünün sadece düş gücüyle oluşturulmasına
    B) Yaşamı olduğu gibi ele alan yazarların hor görülmesine
    C) Eleştirilerde eserden çok, kişiliğin hedef alınmasına
    D) Yaşamını sanatına yansıtan yazarların küçümsenmesine
    E) Edebiyat yapıtlarının içeriklerine göre değerlendirilmesine

    31. 12. yüzyılda, süslenecek metinin içeriğiyle uyumlu minyatürler yapılmaya başlandı. Baskı makinesinin bulunuşuna kadar Avrupa'da çok güzel ve görkemli minyatürler yapıldı. Bundan sonra minyatür daha çok madalyonların üzerine portre yapmak için kullanıldı. 17. yüzyıldan sonra fildişi üzerine yapılan minyatürler yaygınlaştı. Daha sonra minyatür sanatına karşı ilgi azalmakla birlikte, dar bir sanatçı çevresinde geleneksel bir sanat olarak sürdürüldü.
    Bu parçada minyatürle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?
    A) Her zaman aynı nesneler üzerine yapılmadığından
    B) Nitelik değiştirerek varlığını yüzyıllarca sürdürdüğünden
    C) Kendisine duyulan ilginin zamanla azaldığından
    D) Yapıldığı yüzyılı farklı özellikleriyle yansıttığından
    E) Bir dönem, verilen örneklerin çok etkileyici olduğundan


    32. Ben, toplumsal ve bireysel yaşamlarımızdaki durumları, yaşamın gürültü patırtısını, uğultusunu, bulanık ve duru akışlarını atılgan, okuru allak bullak eden, hop oturtup hop kaldırtan bir dille anlatmayı görev edinmiş biriyim. Bu nedenle çevreme baktığımda beni izleyebilen ya da yaşamın bereketini öyküleştirmek amacıyla benim kadar didinen bir kimseyi göremiyorum. Bu yüzden bana yakın hiç kimse yoktur bizde; ama dünyada benim yakınlarında olmak istediğim yazarlar çoktur. Bunların en başlarında da

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    gelir.
    Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen sanatçıyla ilgili bir özellik değildir?
    A) Dinamik ve çarpıcı bir üslupla yazmayı ilke edinme
    B) Değerinin zamanla anlaşılacağını düşünme
    C) Başarılı yabancı yazarlara imrenme
    D) Öykülerinde yaşamdan değişik kesitler sunma
    E) Kendi alanındaki yazarların uğraşını küçümseme

    33. .... Aynı zamanda

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    de okur. Yabancı ülkelerdeki okurlarla bizim okurlarımız arasında bir benzerlik vardır. "Okuyucu, her şeyi okur." Bütün türlerin izleyicisi, seçicisi, yaşatıcısıdır o. Ve özel olarak bir öykü okuru yetiştirilmemiştir. Ayrıca, yetiştirilebilir mi bilmiyorum. Bunu tartışmak gerek.
    Düşüncenin akışına göre bu parçanın başına aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
    A) Öykü okuru, yerli ve yabancı ayrımı yapmaz.
    B) Öykü okuyucusu benim öykülerime yabancı değildir.
    C) Bizim okurumuz yalnızca düzyazı meraklısı değildir.
    D) Bizim okurumuz sadece öykü okuyan bir okur değildir.
    E) Her öykücü kendi okurunu yetiştirir.

    34. Kültür yayıncılığımız, piyasa olmaktan çıkıp sektörleşme gayretleri içinde. O yüzden meta olan yayımlanıyor. Satabilecek şairler, yayınevi bulmakta zorluk çekmiyorlar. Benim durumum ayrı, ben dik başlı olduğum için cezalandırılıyorum. Benim ayarımda, hatta çok daha aşağılardaki şairlere teklif geliyor. Ama bana Allah'ın bir kulu teklifte bulunmuyor. Benim bundan yakındığım anlaşılmasın. Son yıllarda üç ülkede kitabım yayımlandı. Gerekirse entelektüel göç yaparım, yine de boyun eğmem.
    Şairin bu sözlerinden, kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

    A) Yayıncılık politikalarından memnun olmadığı
    B) Tavır ve davranışlarından ödün vermediği
    C) Kendisine yapılan haksızlıklardan şikayetçi olmadığı
    D) Şiirle uğraşmayı her şeyin üstünde tuttuğu
    E) Tutumundan dolayı cezalandırıldığını düşündüğü


    35. Edebiyatımızın daha da gelişmesi için sanatçılar, işçinin, köylünün yaş***** daha çok katılmalı; oradan edinecekleri zengin izlenimlerle yeni yapıtlar oluşturmalı. Köy yaşamının verilmesinde son yıllarda bir ölçüde başarılı olunmuş; ancak işçi yaşamı henüz yeteri kadar ele alınmamıştır. Genç sanatçıların buna yönelmeleri çok yerinde olacaktır. Ancak, bu sorunlara eğilecek sanatçıların estetik titizliklerini artırmaları gerekiyor. Bu noktada açık verenler, ne topluma ne de edebiyata yararlı olabilirler.
    Bu parçanın bütününde aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
    A) Genç sanatçıların toplumsal sorunlara duyarsız kaldıkları
    B) Estetik kaygıdan yoksun eserlerin, kalıcı olamayacağı
    C) Emeği anlatma amacı taşımayan eserlerin edebi değerinin olmadığı
    D) Sanat değeri tartışılan eserlerin, topluma yarar sağlamayacağı
    E) Edebiyatın, toplumsal sorunları gündeme tutmada önemli bir işlevi olduğu
    :264:
  3. MAHMUT123

    MAHMUT123 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Ocak 2011
    Mesajlar:
    129
    Beğenileri:
    106
    Ödül Puanları:
    0
    Dil ve Anlatım İle İlgili Sorular (25 tane)

    1. Aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
    A) Sen, bundan sonra bir daha buraya gelme.
    B) Halkı, ilk defa başlattığımız bu kampanya ile bilgilendireceğiz.
    C) “Kitap” sözcüğünün sonu tonsuz ünsüzle bitiyor.
    D) Buralarda bayan pantolon satan bir yer var mı?
    E) Ankara, nüfus sayısı bakımından İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer alıyor.


    2. Bu şehrin üç yerinde üç ayrı gözyaşım var: Biri seni ilk gördüğüm yerde, biri beni ilk öptüğün yerde, biri de ya beni terk edip gideceğin ya da daima seveceğin yerde.
    Bu cümledeki anlatım bozukluğuna benzer bir anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinde vardır?
    A) Kardeşini bulmak için bir aşağı bir yukarı çıkıyor.
    B)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ın saçları ağarmış olmasına rağmen hala güzeldi.

    C) Benim buraya geldiğimi kimse istemiyor.
    D) Bölgedeki yangınların sabotaj sonucu çıktığı öngörülüyor.
    E) Son yazdığı

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ına, isim bulmakta bir hayli zorlandı.




    3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
    A) Ağlayan

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , yaşlı gözlerle kendisine sorulanları cevaplıyordu.
    B) Çocuğu bir süre bekleyip gitti.
    C) Küllük, Tekin’in birbiri ardınca yaktığı sigara izmaritleriyle dolmuştu.
    D) Akşam 20.45’te parkta mı yoksa daha önceden gittiğimiz çay bahçesinde mi buluşalım?
    E) Erzurum’da bugün hava sıcaklığı sıfırın altında beş derece.


    4. “Arkadaşımla gezerken babam telefon açtı, işim olduğunu söyleyip ondan özür diledim.”
    Bu cümledeki anlatım bozukluğuna benzer bir anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinde vardır?
    A) Boş vakitlerimde korku

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ları okumasını çok seviyorum.

    B) Ali’yi top

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    rken gördüm.

    C)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    adlı romanında, Yunanlıların Türklere yaptığı zulmü çok ayrıntılı bir şekilde anlatmış ve bazı Türk köylülerinin Yunanlılara kucak açmasını eleştirmiştir.
    D) Adana’da otobüs bileti fiyatları yeniden ayarlandı.
    E) Yıllar sonra doğduğu kasabaya gitmeyi hiçbir zaman istemedi.



    5. Aşağıdakilerin hangisinde bir

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yoktur?
    A) Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra , hayata bakış açılarında önemli değişiklikler olmuştur.
    B) Bütün gün anlattığın o işi düşündüm.
    C) Kar yağışının durması üzerine ulaşıma kapanan köy yolları açıldı.
    D) Bunu Mehmet kendi istemişti.
    E) Kardeşim, toplantıdan hemen ayrılmak istediğini kulağıma sessizce söyledi.


    6. Ne ışığı kalır güneşin ne de ısısı
    Karanlığı ufku sarınca yağmur sesinin
    Bozulur

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nağmelerinin bütün büyüsü

    Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi söylenemez?
    A)Bir ad tamlamasında bir tamlayan birden çok tamlanana bağlanmıştır.
    B)Bir ad tamlamasında tamlayan ile tamlanan yer değiştirmiştir.
    C)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kullanılmıştır.
    D)Sözcük halinde zamir kullanılmıştır.
    E)İki tane

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kullanılmıştır.


    7. “Bu mutfak balık kokuyor” cümlesindeki “balık” sözcüğünün görevce özdeşi hangi seçenekte kullanılmıştır?
    A) Ahmet Ağa, oğullarından birini Adana’ya göndermiş.
    B)Alemin saygı ve taktirini kazanmış bir adam olacaksın.
    C)Maksadını açıkça yaz, gerisini onlar düşünsün.
    D) Bana da incir reçeli alır mısın?
    E)Sevmeyi bilmeyen ölmeyi bilmez; savaş

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nin tamamlayıcısıdır.


    8. .Aşağıdaki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nden hangisinde türerken ünlü kaybına uğramış bir sözcük bulunmaktadır?
    A) Dervişin zikri neyse fikri de odur.
    B) Besle kargayı oysun gözünü.
    C) Altın ateşte, insan mihnette belli olur.
    D) Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
    E) Kaynayan kazan kapak tutmaz.


    9. Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
    Her lahza alev gibi hasretti duyduğum.
    Bu dizelerin öznesi ve yüklemi sırasıyla aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
    A)Çocukluğum / balkan şehirlerinde geçerken
    B)Her lahza / duyduğum
    C)Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum/ alev gibi hasretti.
    D)Çocukluğum/ hasretti
    E)Her lahza duyduğum/ alev gibi hasretti



    10. Şimdi ne yararı var (1) “Senden mi (2) benden mi (3) kaynaklanıyor (4) bu hallere düşmemiz (5)” diye sormamın (6)
    Yukarıdaki cümlede numaralanmış yerlerin hangi ikisine soru işareti getirilmelidir?
    A)1. ve 2. B)2. ve 3. C)3. ve 4. D)5.ve 6. E)4. ve 5.


    11. Aşağıdakilerin hangisinde kendi sözcüğü bir adın yerine kullanılmamıştır?
    A)Herkes gibi o da kendi halinde bir insandı.
    B)Bütün bunları daha önce kendisine de söyledim.
    C)Kendini dev aynasında görmekten vazgeç artık.
    D)Sen kendini boş yere üzüyorsun be kardeşim!
    E)Geleceğe yönelik kararları sen kendin vermelisin.


    12. ”Elindeki kaşık ve çatalı peçeteye sardı , masaya bıraktı.”
    Bu cümledeki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
    A)Tamlama yanlışlığı
    B)Gereksiz sözcük kullanımı
    C)Nesne eksikliği
    D)Mantık yanlışlığı
    E)Özne eksikliği


    13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sıfat kullanılmıştır?
    A)Saçları sarı bir kadın seni sordu.
    B)Uzun boylular daha iyi basket oynar.
    C)Bahçenin yıkık duvarını tamir etmişler.
    D)Dokunaklı bir ses tonu vardı kızın.
    E)Evin salonu ve odaları çok genişti.

    14. Burada yapayalnız kaldım işte. Her gün senin yokluğunu, sensizliğin acısını, ayrılığı düşünüyorum.Senlik benlik davasına düşeceğimize kendimiz olsaydık ne iyi olurdu, diye kendime kızıyorum.Gel gör ki , elimden bir şey gelmiyor.Senin hayatın sana, benimki bana diyorum artık.
    Bu parçada sözcük olarak kaç farklı türde zamir kullanılmıştır?

    A)4 B)5 C)6 D)7 E)8

    15. Kimi ad tamlamalarında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir.
    Aşağıdaki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    in hangisinde bu kural örneklenmiştir?

    A)Aşağıdan, yukarıdan yolun sonu görünüyor.
    B)Yerini sorsalardı ülkemizin kalbimizi gösterirdik.
    C)Yokluğun cehennemin öbür adıdır.
    D)Ayrılığın, özlemin, her şeyin bir hazzı var.
    E)Gönlüm ayak sesinde ,gözüm merdivendedir.


    16. Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam
    Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak

    Bu dizelerde kaç zaman

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ı kullanılmıştır?

    A) 1 B)2 C)3 D)4 E)5


    17. “Evimizin her tarafı yosun kokuyordu.”
    Yukarıdaki cümlenin öge dizilişi aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?

    A) Özne- nesne- yüklem
    B) Nesne- özne-yüklem
    C) Özne-zarf tümleci- yüklem.
    D) Özne- yüklem
    E) Nesne-yüklem.


    18. “Zirvede yılana da kartala da rastlarsınız; ancak biri uçarak, diğeri ise sürünerek çıkmıştır oraya.”
    Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
    A) Yüksek mevkilerde iyilere de kötülere de rastlamak
    mümkündür.
    B) Yaşamda iyi bir yere gelebilmek ancak çok çalışmakla
    mümkündür.
    C) Yüksek mevkidekilerin bazıları, bulundukları konum-
    ları hak etmezler.
    D) Belli bir çaba sarf etmeden bir mevkiye gelenler orada
    kalıcı olamaz.
    E) Yüksek mevkilerde çalışanlarla çalışmayanlar bir arada
    bulunabilir.


    19. Doğruları yalanlarla anlattığım,
    Göğüs kafesimin içinde bir yerde,
    Bir şiir dünyam var benim.
    Dünyadan çıkar orada yaşarım

    Yukarıdaki dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Üçüncü kişiyle çekimlenmiş

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yoktur.
    B) İki zincirleme ad tamlaması vardır.
    C) Bir sözcükte iki farklı ses olayı olmuştur.
    D) İki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    (ilgeç) vardır.
    E) İki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    (adıl) vardır.


    20. Öfkeni yapraklara yaz,
    Sonbaharda dökülsün!
    Derdini rüzgârlara yaz,
    Estikçe uzaklara götürsün!
    Sevgimi kalbine yaz,
    Öldüğünde seninle mezara gömülsün!

    Yukarıdaki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) 1. dizede yansımadan türemiş bir sözcük kullanılmıştır.
    B) Taml***** düşmüş isim tamlaması kullanılmıştır.
    C) 1. , 2. ve 3. cümlelerde anlatım bozukluğu vardır.
    D) Son dizede iyelik eki yoktur.
    E) 2. ve 3. cümleler, içinde girişik birleşik cümle barındıran sıralı bağımsız bir cümledir.


    21. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi birden fazla yapım eki almıştır?

    A)Olaylara çok karamsar bakıyorsun.
    B)Kaldırımsız bir yolumuz kalmasın.
    C)Bu girişimim de sonuçsuz kaldı.
    D)Mankenlerden bazıları sutyensiz çıkıyor.
    E)Taşlıkta ne arıyordun?


    22. Aşağıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcüklerden hangisi birleşik bir sözcüktür?

    A)Bazen çok kötü şeyler düşünüyorum.
    B)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    lar, kaplıcaya gitmemi öneriyor.
    C)Anadolu’nun dört bir yanından aşıklar geldi.
    D)İşte bu gündür 19 Mayıs.
    E)Bu şehrin sensiz tadı yok be gülüm.


    23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik bir isim yoktur?

    A)O günlerde giyecek bir ayakkabımız dahi yoktu.
    B)Bu

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nin sonuçlarını ne zaman alırız?
    C)Bendeniz Yusuf Kenan, ne alırdınız?
    D)Eğer böyle yapacağını bilseydim hiç başlamazdım.
    E)Çocuklar, niçin beni üzüyorsunuz?


    24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çoğul eki (–lar, -ler) kullanılmamıştır?

    A) Cömert derler, maldan ederler;yiğit derler, candan ederler.
    B) Şu okulun bahçesinde öğrencilerin olmadığını bir düşün.
    C) Ellerin, ellerin ve parmakların, bir nar çiçeğini eziyor gibi.
    D) Tüm sevgiler zamanla biter ;ama benimki bitmedi anlayamadım.
    E) Akşamları gelir incir kuşları, konar bahçenin ağaçlarına.


    25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük farklı işlevde bir ek almıştır?

    A) Gördüğün o kırmızı yazmalı kız benim sevdiğimdir.
    B) Şu kolu dövmeli adamı tanıyor musun?
    C) Bakışın tarçın kokmalı, gülüşün can yakmalı.
    D) Anlaşmalı olduğumuz başka bir iş yeri yok.
    E) Bu

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    mız hep korumalı gezer. :264: Cevaplar aşağıda
    SeSSiZ eSaReT bunu beğendi.
  4. SeSSiZ eSaReT

    SeSSiZ eSaReT Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2011
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    87
    Ödül Puanları:
    0
    çok sağol bunların cevap anahtarı yok mu?
  5. MAHMUT123

    MAHMUT123 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Ocak 2011
    Mesajlar:
    129
    Beğenileri:
    106
    Ödül Puanları:
    0
    Buyur Kardeş

    1. Bir cümleden bir sözcüğü çıkarttığımızda o cümlenin anlam ve anlatımında herhangi bir eksilme olmuyorsa o cümlede sözü edilen sözcük gereksiz kullanılmış demektir. B seçeneğinde “başlattığımız” , C seçeneğinde “sonu” sözcüğü gereksiz kullanılmıştır. Bu iki seçenekte gereksiz sözcük kullanmaktan kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. D seçeneğinde pantolonun bayan olmaması için “pantolon” sözcüğüne iyelik eki getirmek gerekir. Yani “bayan pantolonu” biçiminde söylenmelidir. E seçeneğinde “nüfus sayısı” tamlamasına dikkat edelim, “nüfus” sözcüğünde zaten bir sayı anlamı vardır, “sayısı” sözcüğü gereksiz kullanılmıştır. A seçeneğinde “bundan sonra” ve “bir daha” sözcük grupları dikkatimizi çekiyor bunlar aynı anlama gelmediğinden gereksiz kullanılmamıştır.



    Cevap: A



    2. “Bu şehrin üç yerinde üç ayrı gözyaşım var: Biri seni ilk gördüğüm yerde, (var) biri beni ilk öptüğün yerde, (var) biri de ya beni terk edip gideceğin ya da daima seveceğin yerde.” (var) (olacak)

    cümlesinde “var” yüklemi ortak kullanılmıştır; ancak son cümlede gelecek zaman anlamı taşıyan fiilimsiler kullanıldığından bu cümlenin yüklemi “olacak” olmalıdır. Yani “yüklem yanlışlığı” ndan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu. Aşağıdaki seçeneklerde de yüklem yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu aramalıyız.

    B seçeneğinde özne eksikliğinden (kadın), C seçeneğinde yanlış fiilimsi kullanmaktan (“geldiğimi” değil “gelmemi” olmalı), D seçeneğinde

    yanlış sözcük kullanmaktan ( “öngörülüyor” değil “tahmin ediliyor” olmalı), E seçeneğinde gereksiz sözcük kullanmaktan (“yazdığı” gereksiz

    kullanılmıştır) kaynaklanan anlatım bozuklukları vardır. A’da

    “Kardeşini bulmak için bir aşağı (iniyor) bir yukarı çıkıyor.” cümlesinde ortak olmayan “çıkıyor” yüklemi ortakmış gibi kullanılmıştır.



    Cevap: A

    3.

    A seçeneğinde ağlayan kadına sorulan sorular mı yaşlı gözlerle soruluyor yoksa ağlayan kadın mı yaşlı gözlerle cevaplıyor belli değildir. Bu cümlenin doğru şekli “Ağlayan kadın, kendisine sorulanları yaşlı gözlerle cevaplıyordu. B seneğinde verilen iki anlam çıkmaktadır. Bekleme işini yapan onun çocuğu mu; yoksa o mu belli değildir. C seçeneğinde ise Tekin sigarayı mı yoksa izmaritlerini mi yakıyor belli değil bu cümle “Küllük, Tekin’in birbiri ardınca yaktığı sigaranın izmaritleriyle dolmuştu.” şeklinde olarak daha belirgin hale getirilmelidir. Çünkü ilgi hali sözcük öbeğini daha belirgin hale getirmeye yarar. D seçeneğinde 20.45 diyerek bu saat diliminin zaten akşam olduğu açıkça bellidir. Burada akşam sözcüğüne gerek yoktur. E seçeneğinde ise herhangi bir yanlışlık yoktur.



    Cevap E

    4



    Soruda verilen cümlede babasından mı yoksa arkadaşından mı özür dilediği belli değildir. Bu nedenle cümlede anlam belirsizliği vardır. Bu türden anlatım bozukluğu da B seçeneğinde vardır. Ali’yi top oynarken gördüm, cümlesinde top oynama eylemini Ali mi yoksa cümleyi söyleyen kişi mi yapmaktadır belli değildir. Bu nedenle de bu cümlede anlam belirsizliği vardır.

    Cevap B

    5

    A seçeneğinde tamlayan eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Cümle, “Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra, (Türklerin) hayata bakış açılarında önemli değişiklikler olmuştur.” şeklinde olmalıdır. B seçeneğinde ise işi anlatma mı bütün gün sürmüş yoksa düşünme mi bütün gün sürmüş belli değildir. C seçeneğinde ise kar yağışının durması üzerine mi yollar kapanmış yoksa kar yağışının durması üzerine mi yollar açılmış belli değildir. Cümle, “Ulaşıma kapanan köy yolları, kar yağışının durması üzerine açıldı.” şeklinde olmalıdır. D seçeneğinde ise “kendi” sözcüğünün cümlede dönüşlülük zamiri olabilmesi için bu sözcük iyelik eki almak zorundadır. Cümle, “Bunu Mehmet kendisi istemişti.” şeklinde olmalıdır.

    Cevap E

    6

    Verilen şiirin ilk dizesinde “güneşin ışığı ve ısısı” diyerek bir tamlayan iki tamlanana bağlanmıştır.” Karanlığı ufku sarınca yağmur sesinin” dizesinde de isim tamlamasının tamlayanı il taml***** yer değiştirmiştir. “Bütün büyüsü” diyerek de sıfat tamlaması kullanılmıştır. Yağmur sesinin karanlığı ve aşk nağmelerinin büyüsü de birer zincirleme isim tamlamasıdır. Verilen dizelerde sözcük halinde zamir yoktur.



    Cevap D



    7

    Verilen cümlenin yüklemine kokan ne sorusunu sorduğumuz zaman “mutfak” cevabını almaktayız. Bu cümlenin yüklemine ikinci bir “ne” sorusunu soramayız; çünkü soracağımız ikinci “ne” sorusu bize nesneyi buldurur ki bu eylem geçişsiz bir eylemdir ve “nesne” alamaz. Bu cümlenin anl***** bakacak olursak asıl anlatılmak istenen mutfağın balık gibi koktuğudur. Bu cümlede “balık” sözcüğünün görevi zarf tümlecidir. Verilen seçeneklerde zarf tümlecini barındıran cümle ise “Maksadını açıkça yaz, gerisini onlar düşünsün.” cümlesidir. Açıkça sözcüğü yaz fiilini durum bakımından nitelendirmektedir.



    Cevap C



    8

    Soruda bir sözcüğün yapım eki alırken ünlü kaybına uğraması kastedilmektedir. A seçeneğinde “zikri” sözcüğü ünlü kaybına uğramış ancak aldığı ek çekim ekidir. Aynı durum D seçeneğinde de vardır: “Ağzı” sözcüğü ünlü kaybına uğramış ancak çekim eki alması nedeniyle ünlü kaybı olmuştur. B seçeneğinde “besle” sözcüğü “besi” isminden +le- isimden fiil türetme eki almış “i” sesi düşmüştür.



    Cevap B



    9. Verilen dizelerdeki cümlenin yüklemi “alev gibi hasreti”dir. Yükleme …olan ne sorusu sorulduğu zaman alınan cevap “her lahza duyduğum”dur. “Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum” dizesi ise bu cümlenin zarf tümlecidir.



    Cevap E



    10.Bu cümle yapısal olarak iç içe birleşik bir cümledir. Bundan dolayı tırnak içine alınan bir cümleden önce iki nokta :)) getirilmelidir. Dikkat edilmesi gereken bir başka husus ise bir cümle yarıda kesilip araya soru işareti ya da ünlem işareti gibi bitmişlik bildiren işaretlerin getirilemeyeceğidir. Soru işareti asıl olarak soru bildiren cümlelerin sonuna konur. Tırnak içindeki cümle soru bildirdiği için yani gerçek soru cümlesi olduğu için sonuna soru işareti getirilmelidir. Cümlenin tamamı da soru bildirdiği için “Şimdi ne yararı var…. diye sormamın?” 6 numaralı yere de soru işareti getirilmelidir.



    Cevap D



    11. “Kendi” sözcüğü A seçeneğinde sıfat diğerlerinde zamir olarak kullanılmıştır.



    Cevap: A



    12. ”Elindeki kaşık ve çatalı peçeteye sardı , masaya bıraktı.” kullanımı çok yaygın yanlışlardan (galat-ı meşhurlardan) biridir. “kaşık ve çatalı peçeteye sarmak” kullanımına dikkat edelim ve bu eylemi gözümüzün önünde bir canlandıralım.Kaşık ve çatal mı peçeteye sarılır yoksa peçete mi kaşık ve çatala sarılır? Bu sorunun yanıtını verdiğimizde cümledeki anlatım bozukluğunu anlarız. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıdır: “Elindeki kaşık ve çatalı peçeteyle sardı , masaya bıraktı.” Cümlede bir mantık hatası olduğu açıktır.



    Cevap: D



    13. B, C, D seçeneklerinde sıfat tamlaması vardır; ancak bunlar birleşik sıfat değildir. E seçeneğinde ise sıfat tamlaması değil ad tamlaması vardır. A seçeneğinde “Saçları sarı bir kadın” birleşik bir sıfattır.



    Cevap: A



    14. Burada (işaret zamiri), senin( kişi zamiri), kendimiz (dönüşlülük zamiri), kendime( dönüşlülük zamiri), şey( belgisiz zamir), senin (kişi zamiri), sana, (kişi zamiri) benimki (kişi zamiri)

    Görüldüğü gibi cümlede dört farklı zamir kullanılmıştır.



    Cevap: A



    15. “Yerini sorsalardı ülkemizin kalbimizi gösterirdik.” cümlesinde “ülkemizin yeri” belirtili isim tamlamasında tamlayanla tamlanan yer değiştirmiştir.



    Cevap: B



    16. “bu akşam” zaman zarfıdır.



    Cevap: A



    17. “Evimizin her tarafı yosun kokuyordu.”

    Özne z.t y



    kokuyordu” fiili geçişsiz bir fiil olduğundan bu cümlede nesne aramamak gerekir.



    Cevap: C



    18. “Zirvede yılana da kartala da rastlarsınız; ancak biri uçarak, diğeri ise sürünerek çıkmıştır oraya.”

    Cümlede zirveyle kastedilen yüksek mevkidir.Yılan da kartal da zirvede bulunabilir; ancak biri çaba göstererek (yılan), diğeri ise (kartal) fazla çaba göstermeden, çalışmadan oraya çıkar. Bu özdeyişi insan için düşündüğümüzde “Yüksek mevkilerde çalışanlarla çalışmayanlar bir arada bulunabilir.” yargısına kolaylıkla ulaşırız.



    Cevap: E



    19. Doğruları yalanlarla anlattığım,

    Göğüs kafesimin içinde bir yerde,

    Bir şiir dünyam var benim.

    Dünyadan çıkar orada yaşarım



    A )Dörtlükte 3. kişiyle çekimleniş bir fiil yoktur. Son dizedeki “çıkar” fiili 3. kişiyle değil birinci kişiyle çekimlenmiştir (çıkarım)

    B) “Göğüs kafesimin içinde” , “Bir şiir dünyam var benim” ( benim şiir dünyam) iki zincirleme ad tamlaması vardır.

    C) “anlattığım” sözcüğünde hem ünsüz yumuşaması hem de ünsüz benzeşmesi vardır.

    D) Dörtlükte edat yoktur.

    E) “orada” ve “ benim” zamirdir.



    Cevap: D





    20.

    A) “Öfke” ( ET’de öbke) yansıma bir sözcük değildir.

    B) Son dizede geçen “seninle” sözcüğünün taml***** düşmüştür.

    C) Seçenekte geçen “cümle” ibaresine dikkat edilmelidir. Birinci ile ikinci dize birbirini tamamlayan sıralı bir cümle niteliğindedir. İkinci dizenin başında (öfken) öznesi olmadığından bir anlatım bozukluğu vardır.

    Üçüncü ve dördüncü dizeler de sıralı bir cümle niteliğindedir ve üçüncü dizenin başında “rüzgar” sözcüğü kullanılmadığından burada da bir anlatım bozukluğu vardır. Yine son iki dize de sıralı bir cümle oluşturmaktadır “sevgim” öznesi kullanılmadığından burada da bir anlatım bozukluğu vardır.

    D) Son dizede iyelik eki yoktur.

    E) İkinci cümlede “estikçe”, üçüncü cümlede “öldüğünde” fiilimsileri kullanıldığından 2. ve 3. cümleler, içinde girişik birleşik cümle barındıran sıralı bağımsız bir cümledir.



    Cevap: A





    21. A) Kara – msa - r

    İ.k ifye fiye (sıfat fiilin kalıplaşması)



    B) Kaldırım – sız (kaldırım Latince bir kelimedir kalk-, kaldır- fiilleriyle

    i.k i.i.y.e bir alakası yoktur)



    C) Son + uç - suz (Birleşik bir sözcüktür9

    İsim isim iiye



    D) Sutyen - siz

    i.k iiye



    E) Taş – lık – ta

    i.k iiye bde



    Cevap: A





    22. Kaplı + ılıca >> kaplıca



    Cevap: B



    23. ayakkabımız (ayak + kabı ), sonuçlarını (son + uç ) , böyle (bu + ile ) , niçin ( ne + için ) sözcükleri birleşik birer isimdir. Fiil dışındaki bütün sözcük gruplarının aslen isim soylu sözcükler olduğu unutulmamalıdır. C seçeneğinde geçen “bendeniz” birleşik bir sözcük değildir: “bende: kul, köle, “-niz: iyelik eki”. Yine aynı seçenekte geçen “Yusuf Kenan” birleşik bir isim değil iki isimdir.



    Cevap: C



    24. – lar, -ler çokluk eki isimlerin üzerine gelir. Üçüncü çoğul şahıs eki olan –lar, -ler ile karıştırılmamalıdır.

    Ccevap: A



    25. “–malı, meli” C seçeneğinde gereklilik kipi diğerlerinde “ma –lı” yapım eki göreviyle kullanılmıştır.



    Cevap: C
  6. SeSSiZ eSaReT

    SeSSiZ eSaReT Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2011
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    87
    Ödül Puanları:
    0
    çok sağol zahmet oldu sanada biraz ama neyse öğrenciliğimize ver.. :D
  7. MAHMUT123

    MAHMUT123 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Ocak 2011
    Mesajlar:
    129
    Beğenileri:
    106
    Ödül Puanları:
    0
    Bir şey değil çok sürmedi... Soruya filan ihtiyacın olursa çekinme her derste yardımcı olurum mesaj yaz bana ... :264:
  8. SeSSiZ eSaReT

    SeSSiZ eSaReT Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2011
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    87
    Ödül Puanları:
    0
    tmm sağol.. =))
    canaydin52 bunu beğendi.
  9. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    Konuyu kilitliyorum.
    Teşekkür Et' butonuna tıklamanız yeterli.
  10. Küresel@Ikınma

    Küresel@Ikınma Üye

    Katılım:
    12 Ekim 2011
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Kitlenen Konuyu Hortlattım :eek::eek:

Sayfayı Paylaş