OSMANLI DEVLETİ (1299?-1922)

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde zombie tarafından paylaşıldı.

  1. zombie

    zombie Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    6

    OSMANLI DEVLETİ (1299?-1922)

    I. ÜNİTE
    I. SİYÂSÎ TÂRİH
    Osmanlı Beyliği’nin büyümesinin sebepleri:
    • Merkezî otoritenin güçlü olması.
    • Uç beyliği (Hıristiyanlarla sınırdaş) olması ve coğrafî konumunun batı yönünde genişlemeye uygunluğu.
    • Başlangıçta diğer beyliklerle mücadele etmeyip, yalnız batıya sefer düzenleyerek Bizans’ın zayıflığından kaynaklanan otorite boşluğundan yararlanması.
    • Fethedilen bölgelere Türkmenlerin yerleştirilerek, fetihlerin kalıcı kılınması.
    • Âdil ve hoş görülü bir politika uygulanması.
    • Yöneticilerin iyi yetişmiş ve ileri görüşlü olması.
    A.KURULUŞ DÖNEMİ (1299-1453)
    İstanbul’un fethine kadar sürer.
    Osman Bey Dönemi (1281-1324,1326?)
    • İlk Osmanlı parası bastırılmıştır.
    • Anadolu’daki Bizans tekfurları arasındaki çekişmeden yararlanılmıştır.
    • Ahîlerle iş birliği yapılarak dînî ve ekonomik güç sağlanmıştır.
    • 1299’da Bilecik alınmıştır.
    • Bizans ile Osmanlılar arasındaki ilk savaş olan 1302 Koyunhisar Savaşı kazanılarak, İznik, İzmit ve Bursa yolu açılmıştır.
    Orhan Bey (1324,1326?-1362)
    • Beylikten devlet hâline gelinmiştir.
    • 1326’da Bizans’tan Bursa alınmış, başkent yapılmıştır.
    • Çimpe Kalesi, Balkanlarda(Rumeli) alınan ilk toprak parçasıdır. Doğu Trakya’da yapılan fetihlerin üssü burası olmuştur.
    • Yaya ve Müsellem adları altında ilk düzenli ordu kurulmuştur.
    • Devletin en önemli idârî kurumu olan Dîvân teşkilâtı oluşturulmuştur.
    • Bizans, 1329 Maltepe(Palekanon) Savaşı’nda yenilgiye uğratılarak, Kocaeli yarımadası’nın fethi tamamlanmıştır.
    • Karesioğulları Beyliği ortadan kaldırılmış, donanması Osmanlılara geçmiştir.
    • İznik’te ilk Osmanlı medresesi açılmıştır.
    I.Murat (1362-1389)
    • Anadolu’dan da toprak kazanmasına rağmen, asıl fetihleri batı yönünde olduğu için “Balkan Fâtihi” ünvânını almıştır.
    • Bizans 1362 Sazlıdere Savaşı’nda yenilgiye uğratılmış, Edirne alınarak başkent yapılmıştır. Bunun sebebi, fetih bölgesine yakınlığıdır.
    • 1362 Sırpsındığı Savaşı’nda birleşik Avrupa güçleri yenilgiye uğratılmıştır.
    • 1371 Çirmen Savaşı’nda birleşik Avrupa güçleri yenilgiye uğratılmıştır.
    • 1389 I.Kosova Savaşı’nda birleşik Avrupa güçleri yenilgiye uğratılmıştır. Savaş önemlidir;
    • Osmanlılar topu ilk kez bu savaşta kullanmışlardır.
    • I.Murat savaş meydanında şehit düşmüştür.
    • Zafer, Balkanlardaki fetihlerin kalıcı olmasını sağlamıştır.
    • Anadolu’da Türk siyâsî birliği sağlanmaya çalışılmıştır.
    • Dünyanın ilk profesyonel ordusu olan Yeniçeri Ocağı kurulmuştur.
    • “Padişah” ünvânını ilk kez I.Murat kullanmıştır.



    • Anadolu’daki “yurtsuz” Türkmenler Balkanlarda fethedilen topraklara yerleştirilerek iskân politikası uygulanmıştır.
    I.Bayezid(Yıldırım)(1389-1402)
    • İstanbul’un fethini kolaylaştırmak için Anadolu Hisarı yapılmıştır.
    • Anadolu’da ilk kez Türk siyâsî birliği sağlanmıştır.
    • 1396 Niğbolu Savaşı ile birleşik Avrupa güçleri yenilgiye uğratılmış, Bizans, Osmanlı egemenliğini tanımıştır.
    • 1402 Ankara Savaşı’nda Timur’a karşı yenilgi alınmıştır. Sonuçları şunlardır:
    • I.Bayezid’in oğulları arasında taht kavgaları yaşanmıştır. Bu hükümdarsız süreye Fetret Devri(1402-1413) denilir.
    • Ortadan kaldırılan çoğu Türk beyliği bağımsızlık ilânında bulunmuş, Türk siyâsî birliği bozulmuştur.
    • Balkanlarda, Osmanlı Devleti’nin hoş görülü politikası sonucunda Hıristiyan halklar devletten ayrılma girişiminde bulunmamışlardır. Avrupa’da Yüzyıl Savaşlarının olması, Osmanlılara karşı Haçlı seferi düzenlenmesini önlemiştir.
    • İstanbul’un fethi gecikmiştir.
    Çelebi Mehmet (I.Mehmet)(1413-1421)
    • Fetret Devri I.Mehmet’in tahta geçmesiyle sona ermiştir. Dağılmaya yüz tutan devleti toparladığı için ikinci kurucu olarak da anılır.
    • Şeyh Bedrettin Ayaklanması bastırılmıştır.
    • Venediklilerle ilk deniz savaşı yapılmış, başarı sağlanamamıştır.
    • Dağılan Anadolu siyâsî birliği sağlanmaya çalışılmıştır.
    II.Murat (1421-1451)
    • Anadolu Türk siyâsî birliğini sağlama ve Balkanlarda fetih politikası sürmüştür.
    • İstanbul kuşatılmış, alınamamıştır.
    • Macarlarla 1444 Edirne-Segedin Antlaşması imzalanmıştır. Barış ortamından yararlanan II.Murat, oğlu II.Mehmet adına tahttan çekilmiştir. Padişahın küçük yaşta olmasını değerlendiren birleşik Avrupa güçleri antlaşmayı bozarak saldırıya geçmişlerdir.
    • II.Murat yeniden tahta geçerek Birleşik Avrupa güçlerini 1444 Varna Savaşı’nda yenmiştir.
    • 1448 II.Kosova savaşı birleşik Avrupa güçlerine karşı kazanılmıştır. Sonuçları şöyledir:
    • Avrupa’daki Türk varlığı kesinleşmiştir.
    • Avrupalılar, saldırıdan savunma durumuna geçmişlerdir.
    B.YÜKSELME DÖNEMİ (1453-1579)
    İstanbul’un fethinden Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın öldürülmesine kadar geçen süreyi kapsar.
    Dönemin genel özellikleri:
    • Devlet düzeninden imparatorluk düzenine geçilmiştir.
    • İpek ve Baharat yolları ele geçirilmiştir.
    • Karadeniz ve Akdeniz “Türk gölü” olmuştur.
    • Anadolu’da Türk siyâsî birliği sağlanmıştır.
    • İslâm dünyasının lideri olunmuştur.
    II.Mehmet(Fatih)(1451-1481)
    • İlk kez altın para basılmıştır.
    • Dîvâna sadrazam(veziriâzam) başkanlık etmeye başlamıştır (daha önce padişah başkan).
    • İstanbul Üniversitesi’nin temelini oluşturan Sahn-ı Seman Medresesi kurulmuştur.
    • İlk kez cülûs bahşişi dağıtılmıştır (Padişahın tahta geçince Kapıkulu askerlerine dağıttığı para)
    • Fatih Kanûnnâmesi(Kanûnnâme-i Âli Osman) ile kardeş katli yasallaşmıştır.
    • Bosna halkı (Boşnaklar) İslâmiyeti kabûl etmiştir.
    • 1453’te İstanbul fethedilmiştir.
    Fethin sebepleri:
    • İstanbul’un(Bizans) Osmanlı ülkesini ikiye bölmesi (stratejik sebep).
    • Bizans’ın Avrupalıları Osmanlılara karşı sürekli kışkırtması (siyâsî sebep).
    • Doğu ve batıdan gelen kara ve deniz ticaret yollarının İstanbul’da kesişmesi (ekonomik sebep).
    • Hz. Muhammed’in, İstanbul’u alacak komutan ve askere övücü sözler söylemiş olması sebebiyle İslâm dünyasında prestij arttırma isteği (siyâsî ve dînî sebep).
    Fethin sonuçları:
    • Bizans İmparatorluğu ortadan kalkmıştır.
    • Osmanlı topraklarında bütünlük sağlanmıştır.
    • Ticaret gelirleri artmıştır.
    • Bizans’ı koruma amaçlı Haçlı seferleri son bulmuştur.
    • Orta çağ bitmiş, Yeni Çağ başlamıştır.
    • İslâm dünyasında Osmanlı Devleti’nin saygınlığı artmıştır.
    • 1461’de Trabzon Rum (Pontus) Devleti’ne son verilmiştir.
    • 1473 Otlukbeli Savaşı ile Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan yenilgiye uğratılmış, Doğu Anadolu’nun kapısı açılmıştır.
    • 1475’te Kırım Yarımadası alınarak, Karadeniz Türk gölü hâline gelmiştir.
    • Venediklilere 1479’da ilk kez kapitülasyon ayrıcalıkları verilerek, olası Haçlı birliğinin kurulması önlenmek istenmiştir.
    • 1480’de İtalya’ya denizden sefer düzenlenmiş, Otranto şehri alınmış, ertesi yıl Fatih’in ölmesi üzerine boşaltılmıştır.
    II.Bayezid (1481-1512)
    • Kardeşi Cem Sultan’ın isyanından dolayı fetih hareketleri durmuştur. Cem’in Papalığa sığınması, olayın, dış sorun hâline gelmesine yol açmıştır.
    • Safevî Devleti’nin kışkırtmasıyla çıkan Şahkulu Ayaklanması güçlükle bastırılmıştır.
    • Memlûklerle yapılan savaşlarda kesin başarı sağlanamamıştır.
    • Karamanoğlu Beyliği ortadan kaldırılmıştır.
    • Venediklilerle yapılan deniz savaşlarından kazançlı çıkılmış, Mora Yarımadası’nda kesin egemenlik sağlanmıştır.



    I.Selim (Yavuz)(1512-1520)
    • Türk-İslâm birliğini sağlamak için yalnızca doğuya sefer düzenlemiştir.
    • Bozoklu Celâl Ayaklanması bastırılmıştır (Celâlî isyânlarının ilk örneğidir; adını da buradan almıştır).
    • 1514 Çaldıran Savaşı ile Safevî devleti yenilgiye uğratılmış, Doğu Anadolu Osmanlılara geçmiştir. İran’ın Tebriz şehrinden çok sayıda bilim adamı İstanbul’a getirilmiştir.
    • 1515 Turnadağ Savaşı ile Dulkadiroğulları Beyliği’ne son verilmiş, Anadolu’nun tamamında siyâsî birlik sağlanmıştır.
    • 1516’da Memlûk Devleti üzerine Mısır Seferi düzenlenmiştir;
    • 1516 Mercidabık Savaşı:
    • Memlûkler yenilmiştir.
    • Suriye Osmanlıların eline geçmiştir.
    • 1517 Ridaniye Savaşı:
    • Memlûkler yenilmiş, devletleri ortadan kalkmıştır.
    • Mısır Osmanlıların eline geçmiştir.
    • Baharat yolu Osmanlıların denetimine girmiştir.
    • Venedikliler, Kıbrıs Adası için Memlûklere ödedikleri kirayı Osmanlılara vermeye başlamışlardır.
    • Doğu Akdeniz’de Osmanlı egemenliği güçlenmiştir.
    • Mısır, Kuzey Afrika’nın fethi için üs olmuştur.
    • Hicaz emiri, Mekke ve Medine şehirlerinin anahtarlarını Yavuz’a göndererek, Osmanlı korumasına girmiş, “Kutsal Emanetler” İstanbul’a getirilmiştir; Topkapı Sarayı’nda saklanmaktadır.
    • Yavuz, halifeliği kendi üstüne almış, böylece, Osmanlı Devleti yönetiminde dînin etkisi artarak, imparatorluk, teokratik bir monarşiye dönüşmüştür.
    • Çok sayıda bilim adamı İstanbul’a getirilmiştir.
    I.Süleyman (Kanûnî) (1520-1566)
    • yavuz’un tek oğlu olduğu için, taht çekişmesi yaşamadan padişah olmuş, babasından, olağan üstü zengin bir devlet hazinesi devralmıştır. En uzun süre tahtta kalan padişahtır. Osmanlı İmparatorluğu en parlak dönemini onun zamanında yaşamıştır.
    • Canbirdi Gâzâlî, Ahmet Paşa, Kalenderoğlu ve Baba Zünûn Ayaklanmalarını bastırmıştır.
    • 1521’de Belgrat alınmış, batı seferlerinde üs yapılmıştır.
    • 1526 Mohaç Savaşı ile Macaristan Osmanlı egemenliğine girmiştir.
    • 1529’da Viyana kuşatılmış, alınamamıştır (I.Viyana Kuşatması).
    • Avrupa ittifakını önlemek için 1535’te Fransa’ya kapitülasyon ayrıcalıkları verilmiştir.
    • Barbaros hayrettin Paşa’nın 1538 Preveze Deniz Zaferi sonucunda, Orta Akdeniz egemenliği Osmanlılara geçmiş, Doğu Akdeniz Türk gölü hâline gelmiştir (Kıbrıs’ın 1571’de alınmasıyla bu durum pekişmiştir).
    • Cezayir ve Trablusgarp(Libya) Osmanlılara bağlanmıştır.
    • Hint ticaret yolunu Portekiz egemenliğinden almak için, Hint Deniz seferleri düzenlenmiş, başarılı olunamamıştır. Bununla birlikte, Kızıldeniz Türk gölü hâline gelmiş, Arap Yarımadası tamamen, Yemen ve Habeşistan’ın (Etyopya) bazı bölgeleri Osmanlılara geçmiştir (Kitâb-ı Bahrîye’nin yazarı Pîri Reis, Mir’atül Memâlik’in yazarı Seydî Ali Reis bu seferlerde kaptan-ı deryâlık yapmışlardır).
    • İran’daki Safevî Devleti üzerine üç kez sefer düzenlenmiş, zafer kazanılmış, ortadan kaldırılamıştır. 1555^te Amasya Antlaşması imzalanmıştır (İran’la imzalanan ilk resmî antlaşmadır).
    • Avusturya üzerine yapılan Zigetvar seferi sırasında Kanûnî Sultan Süleyman ölmüştür.
    Sokullu Mehmet Paşa (1566-1579)
    • Kanûnî, II.Selim ve III.Murat dönemlerinde sadrazamlık yapmıştır. Kanûnî döneminden sonra, yönetimde çok etkili olduğu için, târihçiler bu döneme onun adını vermişlerdir.
    • Kıbrıs’ın Osmanlıların eline geçmesi üzerine, birleşik Avrupa donanması, 1571 İnebahtı Deniz Savaşı’nda Osmanlıları yenmişlerdir. Ama, Kıbrıs bizde kalmıştır.
    • Kuzey Afrika’nın fethi tamamlanmıştır.
    • Don-Volga Kanalı, Süveyş kanalı ve Karadeniz-Marmara kanalı projeleri gerçekleştirilmeye çalışılmış, başarı sağlanamamıştır.
    • İngiltere’ye de 1578’de kapitülasyon verilmiş, Akdeniz’de İngiliz-Fransız rekâbeti hızlanmıştır.
    C.DURAKLAMA DÖNEMİ (1579-1699)
    Sadrazam Sokullu Mehmet Paşanın ölümünden Karlofça Antlaşması’na kadar geçen süreyi kapsar.
    Duraklamanın iç sebepleri:
    • Yönetimde bozulma.
    • Ordu ve donanmanın bozulması.
    • Dış gelişmelere bağlı olarak ekonominin bozulması.
    • Eğitim-öğretimin bozulması.
    • Devlet ve toplum yapısında bozulma.
    Duraklamanın dış sebepleri:
    • Devletin doğal sınırlara ulaşması.
    • Avrupa’nın bilim ve teknikte gelişmesi (1).
    • Avrupalıların Osmanlı Devleti’ne karşı olumsuz tutumları.



    (1) Avrupalılar, Coğrafya keşifleri sonucunda ekonomik bakımdan güçlenmiş, Hindistan deniz yolunu bulmalarıyla Osmanlı Devleti’nin elinde bulunan İpek ve Baharat yolları, dolayısıyla Doğu Akdeniz limanları canlılığını yitirmiştir. Öte yandan, Amerika keşfedilmiş, oradaki değerli madenler Avrupa’ya taşınmış, Osmanlı parası değer yitirmiştir. Rönesans ve Reform hareketleri ile Avrupa’da bilim, sanat ve teknik alanlarda büyük ilerlemeler gerçekleşirken Osmanlılar bu gelişmelerin uzağında kalmışlardır.


    Duraklama Dönemi’nde önemli dış gelişmeler:
    • III.Mehmet, Avusturya’yı 1596 Haçova Savaşı’nda yenmiş, (Osmanlıların kazandığı son büyük meydan savaşıdır) Kanije Kalesi Osmanlıların eline geçmiş, geri almak isteyen Avusturyalılar, Kanije Beylerbeyi Tiryâki Hasan Paşa tarafından yenilmiştir. Avusturya barış istemiş, 1606 Zitvatorok Antlaşması imzalanmıştır. Osmanlılar, antlaşma ile prestij kaybetmişlerdir.
    • İran ile 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalanmıştır (IV.Murat Dönemi). Antlaşma, günümüzdeki İran-Türkiye sınırını büyük ölçüde çizmiştir.
    • Lehistan ile 1672 Bucaş Antlaşması imzalanmıştır. Osmanlıların imzaladığı son olumlu antlaşmadır. Antlaşma ile en geniş sınırlara ulaşılmıştır.
    • Merzifonlu Kara Mustafa Paşa II.Viyana kuşatmasını başlatmış, Kırım Hanlığı’nın yardıma gelmemesi üzerine bozguna uğramıştır (1683). Bozgun, “Türkleri Balkanlardan atma” düşüncesini hortlatmış, Papa’nın desteği ile “Kutsal İttifak” oluşturulmuştur. Osmanlı Devleti 16 yıl süren savaşlarda yenilmiştir. Osmanlılarla Avusturya, Lehistan ve Venedik arasında 1699 Karlofça Antlaşması imzalanmıştır. Rusya savaşı sürdürmüş, onunla da 1700 İstanbul Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmalar önemlidir;
    • Osmanlı Devleti ilk kez bu kadar geniş toprak kaybetmiştir.
    • Osmanlı Devleti Avrupalılar için tehlike olmaktan çıkmıştır.
    • Ruslar Karadeniz’e inmeye başlamışlardır.
    • Osmanlı ordusunun teknik olarak Avrupa’nın gerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
    • Bu antlaşmalardan sonra Osmanlı Devleti’nin temel dış politikası, kaybettiği toprakları geri almak olmuştur.
    • Karlofça Antlaşması ile Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi’ne girmiştir.
    Duraklama Dönemi’nde iç isyânlar:
    • İstanbul(Merkez) isyânları (II.Osman’ı tahttan indirip öldürecek kadar güç kazandıklarını anlayan Yeniçeriler, hemen bütün yeniliklere karşı çıkmışlardır).
    • Celâlî isyânları (Anadolu).
    • Eyâlet isyânları.
    Duraklama Dönemi’nde yenilik (ıslahat) hareketleri:
    • I.Ahmet, taht kavgalarını önlemek amacıyla, şehzadelerin sancağa çıkma usulüne son vermiş, deneyimsiz padişahların tahta çıkması yolunu açmıştır.
    • Celâlî isyânlarının bastırılmasında etkili olan Sadrazam Kuyucu Murat Paşa, sert ve yüzeysel önlemlerle geçici olarak devlet otoritesini sağlamıştır.
    • II.Osman Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmak istediği için öldürülmüştür.
    • IV.Murat, saray kadınlarının yönetime müdahalesini önlemiş, Yeniçeri Ocağı’nı yeniden düzenlemiştir. Bilim adamı Koçi bey’e devletin sorunları ve çözümler konusunda bir rapor hazırlatmıştır (Koçi Bey Risâlesi).
    • Sadrazam Tarhuncu Ahmet Paşa, ekonomi alanında ıslahat yapmış, ilk kez bütçe hazırlamıştır.
    • Köprülü Mehmet Paşa, Osmanlı târihinde ilk kez sunduğu şartların kabûl edilmesi karşılığında sadrazam olmuştur. Mâlî düzenlemeler yapmış, geçici de olsa başarı sağlanmıştır.
    D.GERİLEME DÖNEMİ (1699-1792)
    Yaş Antlaşması’nın imzasına kadar sürer.
    Gerileme Dönemi’nde önemli dış gelişmeler:
    • Sadrazam baltacı Mehmet Paşa, Rusya üzerine 1711 Prut seferi’ni düzenlemiş, Rusları yenmiş, aynı yıl Prut Antlaşması imzalanmıştır.
    • Avusturya ile 1718 Pasarofça Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmadan sonra 20 yıl süren barış dönemine girilmiştir. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın girişimi ile sağlanan barış dönemine Lâle Devri adı verilmiştir.
    • 1739 Belgrat, Karadeniz’in bir Türk gölü olduğunu belgeleyen son antlaşmadır.
    • 1774 küçük Kaynarca Antlaşması ile, Rusya, Kırım’ın Osmanlı Devleti’nden kopartılarak bağımsız olmasını sağlamış, 1783’de işgâl etmiş, Karadeniz Türk gölü olmaktan çıkmıştır. Antlaşma ayrıca, Ruslara, Osmanlı uyruklu Ortodoksların haklarını koruma yetkisi vermiş, böylece, Osmanlı Devleti’nin iç işlerine müdahale etme imkânını bulmuşlardır. Bu durum, Rusların Balkanlarda Panslavizm politikasını uygulamasını kolaylaştırmıştır. Öte yandan, İngiltere ve Fransa’ya verilen kapitülasyonlardan Rusya’nın da yararlanması bu antlaşma ile karar altına alınmıştır.
    • 1792 Yaş Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabûl etmiştir. Kaybettiği toprakları geri alma politikasından da vazgeçmiştir. Bir bölüm târihçi, Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti’nin artık Çöküş Dönemi’ne girdiğini yazmaktadır.
    Gerileme Dönemi yenilikleri:
    İlk kez Avrupa örnek alınarak, bilimsel, teknik ve özellikle askerî alanda yapılmış, devleti güçlendirmek amaçlanmıştır.
    Lâle Devri ıslahatı (1718-1730)
    • Pasarofça Antlaşması’ndan Patrona Halil İsyânı’na kadar geçen süreye bu ad verilmiştir.
    • Avrupa’daki gelişmeleri yakından izlemek için Viyana ve Paris gibi önemli şehirlere geçici elçilikler açılmıştır.
    • Yeniçeri Ocağı içinden, itfaiye teşkilâtı olan Tulumbacı Ocağı kurulmuştur.
    • 1727’de ilk Türk matbaası kurulmuştur (Sait Efendi-İbrahim Müteferrika).
    • Çok sayıda yabancı eser Türkçeye çevrilmiş, kütüphaneler açılmıştır.
    • Yalova’da kâğıt, İstanbul’da kumaş ve çini fabrikaları açılmıştır.
    • İlk kez çiçek aşısı uygulanmıştır.
    • Lâle Devri, Patrona Halil İsyânı ile sona ermiş, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa öldürülürken, Padişah III.Ahmet tahttan indirilmiştir.
    I.Mahmut Dönemi ıslahatı (1730-1754)
    • Sâdece askerlik alanında ıslahat yapılmıştır. Osmanlı Devleti’nde, askerlik alanında Avrupa’yı örnek alarak ıslahat yapan ilk padişah odur.
    • Kara Mühendishânesi adıyla subay okulu açılmış, silâh ve cephane fabrikası kurulmuştur.



    III.Mustafa Dönemi ıslahatı (1757-1774)
    • Padişah, Sadrazam Koca Ragıp Paşa ve Macar asıllı mühendis Baron dö Tott’un çalışmaları sonucu önemli gelişmeler sağlanmıştır.
    • Mâliye düzenlenerek denk bütçe oluşturulmuştur.
    • Hazinenin nakit ihtiyacını karşılayabilmek için ilk kez iç borçlanmaya gidilmiştir.
    • Tersâneler ıslah edilmiş, Rusların Çeşme’de yakmasıyla kaybedilen donanmamızın yerine yenisi inşa edilmiş, Deniz Mühendishânesi açılmıştır.
    • Avrupa tarzında Sürat Topçuları Ocağı kurulmuştur.
    I.Abdülhamit Dönemi ıslahatı (1774-1789)
    • İstihkam Okulu açılmıştır.
    • Sürat topçuları, Lağımcı ve Humbaracı ocakları genişletilmiştir.
    • Avrupa’dan danışmanlar getirilmiştir.
    III.Selim Dönemi ıslahatı (1789-1807)
    • Bu padişah döneminde yapılan ıslahatın tamamına “Nizâm-ı Cedid” denilmiştir.
    • Viyana, Londra ve Paris’te ilk dâimî elçilikler açılmıştır.
    • Avrupa tarzında Nizâm-ı Cedid Ordusu kurulmuş, Levent ve Selimiye kışlaları inşa edilmiştir.
    • Askerî ıslahat ve ordunun masraflarını karşılamak için Îrâd-ı Cedid adı ile yeni hazine kurulmuştur.
    • Kara Mühendishânesi açılmıştır.
    • Tersâneler geliştirilerek modern gemiler yapılmıştır.
    • İlk devlet matbaası kurulmuştur.
    • Yerli malı kullanılması özendirilmiştir.
    • Padişah, Kabakçı Mustafa İsyânı ile tahttan indirilmiş, öldürülmüştür.
    E.DAĞILMA DÖNEMİ (1792-1914)
    1812 Bükreş Antlaşması: Sırplara ayrıcalık verilmiştir.
    1829 Edirne Antlaşması: Yunanistan bağımsız olmuş, Sırplar özerk duruma gelmiştir.
    Mısır Sorunu: 1831’de Osmanlı Devleti’ne isyân eden Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa Osmanlı ordusunu yenmiş ve Kütahya Antlaşması imzalanmıştır. M. Ali Paşa’ya Mısır ve Girit valiliğine ek olarak Suriye valiliği de verilmiştir.
    Hünkâr İskelesi Antlaşması: Mehmet Ali Paşa İsyânı’nı bastıramayan devlet, Rusya’dan yardım istemiş, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1833 Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya göre,
    • Osmanlı Devleti’ne bir saldırı olursa Rusya askerî yardımda bulunacaktır.
    • Rusya ile Avrupa devletleri arasında bir savaş çıkarsa Osmanlı Devleti boğazları kapatacaktır.
    NOT: Hünkâr İskelesi Antlaşması ile Boğazlar ilk kez uluslar arası bir sorun hâline gelmiştir.
    1840 Londra Konferansı (Mısır Sorunu için) - 1841 Londra Konferansı (Boğazlar Sorunu için): Avrupalılar, çıkarlarına ters düştüğü için, Mısır Sorunu’nu Osmanlı Devleti’nin iç sorunu olmaktan çıkartıp uluslar arası sorun hâline getirmiş, ve çözmek amacıyla 1840 Londra Konferansı’nı toplamışlardır. Konferansta Mısır, iç işlerinde özgür, dış işlerinde Osmanlı devleti’ne bağlı duruma getirilmiş, sorun çözülmüştür. Bu arada Hünkâr İskelesi Antlaşması yürürlükten kalkmış ve Avrupalı devletler 1841 Londra Konferansı’nı toplamış, Boğazlar konusunda sözleşme imzalamışlardır. Rusların sıcak denizlere inmesini önleyen antlaşmaya göre,
    • Boğazlar, Hünkâr iskelesi Antlaşması’ndan önce olduğu gibi tamamen Osmanlı egemenliğinde kalacaktır.
    • Boğazlardan hiç bir devletin savaş gemisi geçmeyecektir.
    1853-1856 Kırım Savaşı – 1856 Paris Antlaşması: Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yapılmıştır. Osmanlı Devleti’nin durumunun kötüye gitmesi üzerine Avrupalı devletler, Akdeniz ve Hindistan’daki çıkarlarını korumak amacıyla, Osmanlıların yanında savaşa katılmışlardır. Rusya yenilmiş, Paris Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya göre,
    • Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa devletler hukukundan yararlanacak, toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altına alınacaktır.
    • Osmanlı Devleti ve Rusya Karadeniz’de savaş gemisi bulunduramayacak, Karadeniz kıyısına tersâne yapamayacaktır.
    • Boğazlar, 1841 Londra Sözleşmesi’ne göre yönetilecektir.
    • Osmanlı Devleti, azınlıklara yönelik ıslahat yapacaktır ( 1856 Islahat Fermanı yayınlanmıştır) (1).
    Dağılma Dönemi Yenilikleri
    II.Mahmut (1808-1839) (2)
    Alemdar Mustafa Paşa’nın desteği ile tahta çıkan II.Mahmut, ayânların baskısı ile Sened-i İttifak adı verilen belgeyi imzalamak zorunda kalmıştır(1808). Böylece ilk kez padişahın mutlak otoritesi sınırlandırılmıştır. Bu arada, padişahın, ayânların hanedanlığını kabûl etmesi, feodalleşmenin resmen tanınması anlamına gelmektedir. II.Mahmut’un yeniliklerinden bir bölümü Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal etmiştir.
    Askerlik alanında ıslahat:
    • Sekban-ı Cedid Ocağı kurulmuştur. Yeniçeriler ayaklanınca kapatılmış, yerine Eşkinci Ocağı açılmıştır.
    • 1826’da Yeniçeri Ocağı kaldırılmıştır (Vaka-i Hayriye). Yeniliklerin karşısında olan bu gücün ortadan kalkması ıslahata hız kazandırmıştır.
    • Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla bir ocak kurulmuştur.
    • Valilerin Redif denilen asker yetiştirme zorunluluğu getirilmiştir.
    • Harp Okulu ve Askerî Tıbbîye açılmıştır.
    • Askerî işleri düzenlemek için Dar-ül Şûrayı Askerî kurulmuştur (Askerî Şûra).
    • Mızıka Okulu açılmıştır.
    • Takvim-i Vekayi adında ilk resmi gazete çıkartıldı.
    • Mala el koyma uygulaması (müsadere) kalkarak özel mülkiyet hakkı sağlanacak, miras olarak kalabilecektir.

    (1) Siyasi gelişmelerin devamı için bkz. TC. İnkılâp Târihi ve Atatürkçülük

    (2) Aşağıdakilerden hangisi II. Mahmut döneminde yapılan ıslahat hareketlerinden biri değildir? (2005 KPSS)
    A) Nüfus sayımı yapılması D) Yeni bir ordunun kurulması
    B) İlk resmi gazetenin çıkartılması E) Anayasal düzene geçilmesi
    C) İlkokul eğitiminin zorunlu hale getirilmesi


    Yönetim ve hukuk alanında ıslahat:
    • Divân-ı Hümâyun kaldırılarak bakanlık(nazırlık) sistemine geçilmiştir. Memurlar, “Dahiliye” ve “Hariciye” olarak iki sınıfa ayrılmış, Sadrazama “Başvekil”, Sadaret Kethüdasına “Dahiliye Vekili”, Reis-ül Küttab’a “Hariciye Vekili” denilmeye başlanmıştır. Ayrıca, memurlara maaş bağlanmıştır.
    • Resmî elbise uygulamasına geçilmiştir.

    • Meclis-i Vâlâyı, Ahkâm-ı Adliye ve Dâr-ı Şûrayı Bâbıâli meclisleri kurulmuştur (bunlar yüksek danışma kurulları olup günümüzdeki Yargıtay ve Danıştay’ın temelidirler).
    • Valilerin doğrudan merkezden atanmasına başlanmıştır.
    • Eyâletlerdeki askerî, ekonomik ve yönetim işlerinden sorumlu müşirlikler belirlenmiştir.
    • Karantina usûlleri saptanmıştır.
    • 1831’de İlk nüfus sayımı yapılmıştır. Askerî amaçlıdır; kadınlar sayılmamıştır (1).
    • Düzenli posta örgütü kurulmuştur.
    • Pasaport zorunluluğu getirilmiştir.
    • Memurlara fes kullanma zorunluluğu getirilmiştir.
    • Memurlar kul olmaktan çıkartılmıştır (padişahın kulu).
    Eğitim alanında ıslahat:
    • İlk öğretim zorunluluğu getirilmiştir.
    • Rüştiye açılmıştır (bu günkü sistemle 6, 7 ve 8. sınıflar).
    • Devlet memuru yetiştirmek için Mekteb-i Maarif-i Adliye açılmıştır.
    • Avrupa’ya öğrenci gönderilmiştir.
    Ekonomik alanda ıslahat:
    • Yerli kumaş kullanma zorunluluğu getirilmiştir.
    • Tımar sistemi kaldırılmıştır.
    • Gümrük vergileri indirilmiştir.
    NOT: 1838’de Osmanlı-İngiliz Ticaret Antlaşması (Balta Limanı Antlaşması) yapılmış, antlaşma, Osmanlı yerli sanayisinin çökmesine sebep olmuştur.
    Tanzimat Dönemi yenilikleri [1839-1876. Abdülmecit(1839-1861), Abdülaziz(1861-1876)]
    • 1839 Tanzimat Fermanı ilân edilmiştir. Baş mimarı Hariciye Vekili Mustafa Reşit Paşa’dır. İlânın sebepleri şunlardır:
    • Osmanlı Devleti’ni çöküntüden kurtarmak.
    • Mısır sorununda Avrupalı devletlerin desteğini sağlamak.
    • Avrupa devletlerinin, azınlık haklarını bahane ederek Osmanlı devleti’nin iç işlerine müdahalesini önlemek.
    • Azınlıkların Osmanlı devleti’ne bağlılığını arttırmak.
    Fermanın içeriği:
    • Halkın can, mal ve namus güvenliği sağlanacaktır.
    • Askere alma ve terhis işleri düzene sokulacaktır.
    • Herkes kanun önünde eşit olacak, mahkemeler açık yapılacak, mahkeme kararı olmadan kimseye ceza verilemeyecek, işkence yapılamayacaktır.
    • Vergiler herkesin gücüne göre alınacaktır.
    • Rüşvet ve iltimas(adam kayırma) önlenecektir.
    • Ferman hükümlerine ve çıkarılacak kanunlara padişah da saygı gösterecektir.
    Fermanın özelliği:
    • Fermanla, ilk kez Osmanlı Devleti’nde hukukun üstünlüğü kabûl edilmiştir. Kanun gücünün her gücün üstünde olduğu anlamına gelmektedir bu. Padişah Abdülmecit, kendi isteği ile kendinden daha üstün bir gücün varlığını kabûl etmiştir ki, fermanın en önemli özelliği budur.
    • Fermanla, Osmanlı Devleti’nde anayasacılık hareketi başlamıştır.
    • Fermanla, Osmanlı Devleti, 1789 Fransız İhtilâli’nin getirdiği eşitlik ilkesini resmen tanımıştır.
    • Ferman, Osmanlı Devleti’nin batılılaşmasında önemli bir adım olmuş, Tanzimat Dönemi’nde Batı’yı tanıyan aydınlar yetişmiştir.
    • Batıcılık, Tanzimat Dönemi’nde ortaya çıkmıştır. Batı’nın sosyal, siyâsî ve felsefî görüşlerinin benimsenerek devletin kurtulacağına inanılmıştır (2).
    • 1856 Islahat Fermanı ilân edilmiştir. İlânın sebepleri şunlardır:
    • Osmanlı Devleti’ni çöküntüden kurtarmak.
    • Kırım Savaşı sonrasında toplanan Paris Barış Konferansı’nda azınlık hakları ile ilgili karar alınmasını önlemek.
    • Avrupa devletlerinin iç işlerimize karışmasının önüne geçmek.
    • Azınlıkları Osmanlı yönetimine ısındırmak.
    Tanzimat Fermanı’nın eksiklerini tamamlamak.
    Fermanın içeriği:
    • Azınlıklar, Türk okullarında okuyabilecek, kendi dillerinde öğretim yapan okullar açabilecek, devlet memuru olabileceklerdir.
    • Hıristiyan ve Musevîleri aşağılayıcı deyim ve sözcükler kullanılmayacaktır.
    • Azınlıklar, cizye (baş vergisi) vermeyecek, fakat Müslümanlar gibi askere alınacak veya bedel ödeyeceklerdir.


    (1) Cumhuriyet Dönemi’nde ilk sayım 1927’dedir.

    (2) Aynı zamanda toplumsal komplekse girdiğimiz dönemdir. Yabancı dükkân isimleri koyma sürecinin başlangıcıdır. Stefanos YERASİMOS, “Az Gelişmişlik
    Süreci’nde Türkiye” isimli doktora tezinde, Tanzimat Dönemi’nde Avrupa’ya tahsile gönderilen öğrencilerin, Paris salonlarında Fransızca konuştuğu, Türk oldukları anlaşılınca da, utançtan kıpkırmızı kesilerek salondan kaçtıklarını yazar.
    • Yabancılar, ülkenin her yerinde bedelini ödeyerek mülk sahibi olabileceklerdir.
    • Mahkemeler açık yapılacak, herkes kendi dinine göre yemin edecektir.
    • Rüşvet ve iltimas önlenecek, vergilendirme herkesin gelirine göre olacaktır.
    • Din ve mezhep özgürlüğü olacak, tapınak, hastane ve okulların onarımı yapılacaktır.
    • Hukuk kuralları azınlık dillerine çevrilecektir.
    • Azınlıklar, il genel meclislerine üye olabileceklerdir.
    • İşkence ve angarya kalkacaktır.
    Fermanın özelliği:
    • Azınlıklara geniş haklar vererek, onları Müslüman halkla kaynaştırmak isteyen Osmanlı yönetimi amacına ulaşamamıştır. hatta tam tersi olmuş, Müslüman halk, gayri müslimlere verilen hakları çok fazla bularak tepki göstermiştir.
    • Padişah kendi iradesiyle yayınlamışsa da, içeriğinde Avrupalı devletlerin baskısı olmuştur. Öte yandan, Paris Antlaşması’nda taahhüt etmelerine rağmen, Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmayı daha da arttırmışlardır.
    • Azınlıklar, kendilerine verilen geniş haklardan yararlanarak Osmanlı Devleti aleyhine olan çalışmalarını hızlandırmışlardır.
    • Millet meclisi niteliği gösteren Şûrayı Devlet kurulmuştur. İlk başkanı Mithat Paşa’dır.
    • Divân-ı Ahkâm-ı Adliye kurularak yargı bağımsız duruma getirilmiştir.
    • Eyâlet yerine sancak, kazâ ve nâhiye örgütlenmesine gidilmiş, Vilâyet Nizamnâmesi hazırlanmıştır.
    • İl genel meclisleri kurulmuştur.
    • İlk demiryolları yapılmaya başlanmıştır.
    • İlk Medenî Kanun olan Mecelle hazırlanmıştır.
    • Galatasaray İdâdîsi ile askerî Rüştiye ve idâdîler açılmıştır (İdâdî: lise. 1908’den itibâren sultanî de denilmiştir).
    • Edebiyat alanında “Tanzimat Dönemi” başlamıştır.
    I.Meşrutiyet Dönemi [1876-1878. II.Abdülhamit(1876-1909)]
    Avrupalıların, ya “Genç Osmanlılar” ya “Yeni Osmanlılar” ya da “Jön Türkler” adını verdikleri ve önderleri olarak Mithat paşa’yı gördükleri sivil aydınların girişimiyle Padişah II.Abdülhamit tarafından ilân edilmiştir.
    I.Meşrutiyet’in özelliği:
    • Türk târihinde ilk kez anayasa yürürlüğe girmiştir.
    • Osmanlı târihinde ilk kez parlamento (meclis) açılmış, halka temsil hakkı verilmiştir (1).
    • I.Meşrutiyet’in ilânında “Osmanlıcılık” ve “Batıcılık” akımı etkili olmuştur. Genç Osmanlıların, daha sonra da kısa bir süreliğine İttihatçıların savunduğu Osmanlıcılık ile, Osmanlı yurttaşlarını dil-din-ırk ayrımı gözetmeksizin kaynaştırmak amaçlanmıştır. Başarıya ulaşmamıştır.
    • II.Abdülhamit, anayasayı yürürlükten kaldırıp kendi mutlak idâresini kurduktan sonra İslâmcılık politikası uygulamıştır.
    II.Meşrutiyet Dönemi [1908-1918. II.Abdülhamit, Mehmet Reşat(1909-1918)]
    Subaylardan oluşan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin baskıları sonucu II.Abdülhamit tarafından ilân edilmiştir.
    II.Meşrutiyet’in özelliği:
    • Kanûn-ı Esâsî yürürlüğe girmiş, hükûmet, padişaha değil, meclise karşı sorumlu hâle getirilmiştir. Padişahın yetkileri neredeyse tümüyle elinden alınmıştır.
    • Halk yönetimde söz sahibi olmuş, millet egemenliği konusunda önemli bir adım atılmıştır.
    • Türk siyâsî hayatının ilk partisi olan İttihat ve Terakki Fırkası kurulmuştur.
    • Sansür kalkmıştır.
    • “Türkçülük-Turancılık”, dönemin aydınlarının savunduğu düşünce akımı olmuştur. Bu akım, zamanla Anadolu milliyetçiliğine yönelmiş, Kurtuluş Savaşı’nın yapılma ve kazanılmasında etkili olmuştur.

Sayfayı Paylaş