Otomobil Teknik Terimler Sözlüğü

Konu 'Motorlu Araçlar' bölümünde Tagore tarafından paylaşıldı.

  1. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0

    A
    4WD:Four wheel drive- Dort cekis sistemi

    16 V:16 subapli motor.

    1 DIN:1,12 sae

    1 KW:1,34 ece

    1 KW:1,35 PSdin

    A-SÜTUNU:Otomobilin orta gövdesinin önünde yükselen, tavanı taşıyan sağ ve sol köşede bulunan ve içinde pasif güvenlik unsuru destekleri olan sütun.

    ABAT-VENT:Speedster otomobillerde kullanılan alçak ön cam veya rüzgar kesici çıkıntı.

    ABAXIAL: Dingil harici yapı.

    ABC (Aktif Gövde Kontrolü):Mercedes'in ilk olarak 1999 yılında satışa sunduğu CL Cabrio modelinde kullanmaya başladığı ABC (Active Body Control) yani Aktif Gövde Kontrolü, yeni nesil aktif süspansiyon sistemlerinin öncüsü sayılmaktadırç ABC sistemlerinin en önemli özelliği bünyesinde anti-roll bar kullanılmaması. Aracın üstün bir yol tutuş yeteneğine sahip olmasını sağlayan ABC, 4-5 Hz'lik titreşimlerde bile devreye giriyor. Sensör kontrollü bu sistem, gövdenin yana yatma ve fren anındaki öne doğru yatma eğilimlerini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Bu sayede de yol tutuş ve frenleme güvenliği arttırılıyor.

    ABS (Anti Blocker System):Sert frenajda veya kaygan zemin üzerinde tekerleklerin kilitlendiğini sensörler yardımı ile algılayan, milisaniyeler içinde fren disklerinin tekerleklerin tutunma işlemi başlayıncaya kadar sıkılıp boşaltılmalarını ve bu sayede sürücünün en zorlu şartlarda bile direksiyon hakimiyetini korumasını sağlayan elektronik sistem. Ani frenajlarda cisimden kurtulmaya olanak sağlayan ABS birçok otomobil markası tarafından standart ve isteğe bağlı olarak kullanılıyor

    ACC:Adaptive Cruise Control. Trafikteki diger araclarin hizina uyan ve aradaki mesafeleri duzenleyen sistem. Ozellikle yuk tasima araclarinin trafik akisini guvenlik acisindan olumsuz etki etmemesini kolaylastirir. DaimlerChrysler tarafindan gelistirilmis diger sistem de yanal cizgilere gore mesafe duzenler.

    ACEA:Avrupali Otomobil Ureticileri Birligi. En buyuk islevi, motor yaglari ile ilgili bir norm belirleyerek benzin istasyonlarinda suruculerin islerini kolaylastirmalari idi.

    ADB (Automatische Differantial Bremse):Standart kilitli diferansiyellerin elektronik devreli bir versiyonu.

    ADEZYON:Sıvıların veya madenlerin birbirlerine yapışmasını sağlayan kuvvet.

    AERODİNAMİK:Hava akimi bilimidir. Otomobiller icin cok onemlidir, cunku dusuk ruzgar direnci ile yakit tuketimi de duser.En iyi direnc degeri otomobiller icin cw=0,26 iken arazi araclarinin kotu aerodinamigi ile 0,45'e dek cikabilir.

    AFS (Active Fahrwerks Stabilierung):Temel olarak ABC ile aynı işlevi görür. Sistem Citroen Xantia Activa'da kullanılmaktadır.
    AIRBAG (Hava Yastığı:Hava yastığı çarpışmalara karşı yolcuyu koruma derecesi son derece yüksek olan bir ek koruma sistemidir. Hava yastığı bir çarpışma sırasında algılayıcılardan gelen uyarı sonunda şişerek, çarpışma yönünde yolcuyu karşılayan koruyucu bir kalkan oluşturur.

    AKS:Üzerinde bir veya daha fazla tekerleğin döndüğü otomobil eksenine dik bir mildir.

    **UA PLANNING:Su birikintilerinden geçerken lastiklerin profilinden suyun kenara çıkamamasından kaynaklanan aracın lastiklerinin yerle ile temasının kalmaması sonucunda suya girdiği yönde veya tam olarak savrularak hareket etmesi.

    AKTARMA ORGANLARI:Motor gücünü tekerleklere aktaran organlardır. Pek çok parçadan oluşur ve motor gücünü tekerleklere şanzıman üzerinden aktarır.

    AKTİF GÜVENLİK: Otomobilde güvenligi arttiran elemanlarin tümü. ABS, ESP, lastikler, aracyn aerodinamik yapysy, frenler, yol tutusu gibi...
    AKÜMÜLATÖR:Akümülatörler elektrik enerjisini kimyasal enerji halinde depo ederek, devrelerine elektrikli alıcılar bağlandığı zaman bu kimyasal enerjiyi tekrar elektrik enerjisine çeviren araçlardır.

    ALB (Anti Lock Brakes):ABS'nin ilk ve basit şekli. Kızaklayan tekerlekleri hızlı ritimde bırakıp tekrar tutan fren sistemi.

    ALT ÖLÜ NOKTA:pistonun silindir içinde inebildiği en alt noktada, yön değiştirmek için bir an durakladığı yerdir. Kısaca A.Ö.N. olarak belirtilir

    AMORTİSÖR:Ani yaylanmaları ve yay salınımlarının devam etmesini önleyen parçalardır.

    AMPERMETRE:Aküye girip çıkan akım miktarını ölçen ve gösterge tablosunda bulunan bir ölçü aleti.

    ANA YATAKLAR:Ana yataklar, motorda krank milini taşıyan yataklardır.

    ANTİFİRİZ:% 50 glycol + % 50 su karışımı bir sıvıdır. Soğutma sisteminde bulunan radyatör içindeki su, soğuk havalarda donarak genleşebilir ve soğutma sistemine zarar verebilir. Radyatörde bulunan suya ilave edilen antifriz suyun donmasını engeller. Antifriz ayrıca radyatörü ve soğutma sistemini pas ve korozyondan korumak amacıyla da kullanılır.

    ASC+T (Automatische Stabilitäts Control+Traktion):BMW'de kullanılan elektronik çekiş kontrol sistemi olup, sürekli arka tekerleklerin durumunu gözlemleyerek bir kayma olup olmadığını denetler. Arka tekerleklerde bir kayma olursa ASC+T devreye girip frenleri ve motoru kontrol ederek otomobilin yolda kalmasını sağlar.ASR:Anti-Schlupf-Regelung(Anti patinaj kontrolu) Cekis saglayan tekerlerin bosa donmesini engeller ve surus stabilitesini yukseltir. Iki yolla olur; elektronik olarak motor gucu azaltilir ve/veya donen teker frenlenir. ASR, Mercedes tarafindan kullanilan kisaltmadir. Traction Control, farkli ureticiler tarafindan ffarkli sekilde kullanilir; ETC, TC veya TCS gibi.

    ATIK GAZ NORMU:Araclarin cevreye ne kadar gaz verebileceklerini belirler. 1.1.2000'den itibaren Avrupa'da Euro3; 1.1.2005 ve 2006'da ise Euro4 normlari gecerli.

    ATALET:Bir cismin herhangi bir hareket yönüne veya hız değişikliğine karşı gösterdiği dirençtir.

    ATEŞLEME AVANSI:Silindirde sıkıştırılan yakıt-hava karışımının ateşlendikten sonra tamamen tutuşabilmesi için gereken süredir.

    ATEŞLEME BOBİNİ:Ateşleme sisteminde transformatör gibi görev yaparak batarya voltajını binlerce voltaja yükseltir. Bu yüksek voltaj bujinin tırnakları arasında kıvılcım meydana getirir.

    ATEŞLEME NOKTASI:Motorinin sıkıştırılma sonucunda silindir kafasındaki sıcak gazların içine püskürtüldüğü anda kendiliğinden ve hemen ateş alma sıcaklık noktasına ateşleme noktası denir.

    ATEŞLEME SIÇRAMASI:Yanlış bujinin karışımı tutuşturmasına ateşleme sıçraması denir. Ateşleme sıçraması genellikle buji veya distribütör kapağının ya da tevzi makarasının hatalı oluşundan meydana gelir.

    ATEŞELEME SIRASI:Motor silindirlerinin ateşlenme sırası veya silindirlerde güç zamanının meydana geliş sırasıdır.

    ATEŞLEME SİSTEMİ:Silindirlerde sıkışan hava-yakıt karışımının yakılabilmesi için bujilere yüksek voltajlı kıvılcım sağlayan sistem. Batarya, ateşleme bobini, distribütör, kontak anahtarı, kablolar ve bujiler bu sistemin parçalarıdır.

    ATMOSFERİK BASINÇ: Dış hava ağırlığının aşağıya doğru basma kuvvetine atmosferik basınç denir.

    ATF:Otomatik sanziman yagi. Hidrolik direksiyonda da kullanilir.

    AWD: Dort ceker otomobillerinin kullandigi kisaltmadir.

    AWS (All Wheel Steering): Direksiyonun dört tekerleği birden yönlendirebildiği sistem.

    AUTODIMMING: Dikiz aynalarında kullanılan duyarlı aynanın ışığı daha yoğun kırarak, kararması.

  2. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    B

    BAKIR KURŞUN YATAKLAR:Genellikle dizel motorlarında yaygın bir şekilde kullanılan yatak çeşididir.

    BALANST REZİSTÖR DEÃ�ERLERİ:Elektronik ateşleme sistemi iki rezistör ile korunur. Bunlar, 0,55 ohm olan normal devre direnci ile 5.ohm olan yardımcı devre direncidir.

    BALATA:Yarım daire şeklinde kavis verilmiş metal bir parça. Üzerine ısıya karşı oldukça dayanıklı olan balata perçinlenmiştir. Frene basıldığı zaman bu balata kampanaya sürterek frenleme etkisi gösterir.

    BAS:panik frenlemede fren hidroliği içindeki basıncı arttıran ve her tekerde eşit fren gücünün oluşmasını sağlayan sistem.

    BASINÇLI KAPAK:Suyun kaynamasını ve kaybını önleyen, soğutma sistemini basınç altında çalıştıran supaplı bir kapaktır.

    BATARYA:Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depo eden ve akım kaynağı olarak kullanan düzenek.

    BENZİN:Ham petrolden elde edilen ve otomobillerde yakıt olarak kullanılan bir hidrokarbondur.

    BENZİN MOTORLARI:Buji ile ateşlenen, benzin veya benzin türevi yakıt kullanan motorlara benzin motorları denir.

    BENZİN YANMASI:Benzin-hava karışımı silindir içinde sıkıştırma zamanı sonunda, bujinin meydana getirdiği kıvılcım neticesinde düzenli olarak yanmaya başlar. Hiçbir zaman patlamaz. Normal yanma bujide başlar ve sonra bir alev dalgası halinde ateşleme odasını kat eder.

    BEYGİRGÜCÜ:Motor tarafından üretilen gücün birimi. 0, 7457 kw'a eş değerdir.

    BI-LITRONIC:Xenon farlar icin Bosch'un kisaltmasidir.

    BI-XENON:Bi-Xenon farlar, günümüzün en gelişmiş ve en güçlü far teknolojisidir. B-xenon ismi, uzun ve kısa farlar için iki ayrı xenon ampul kullanılmasından gelmektedir. Xenon farın dalgaboyu ve dolayısıyla maviye yakın olan rengi güneş ışığına çok yakın olduğu için, gece sürüşünde karşıdan gelen sürücünün gözünü almaz ve yansımayı en aza indirir. Xenon gazının içinden geçen ışık, 70 mm çapındaki hareketli lensten yansıyarak geniş ve uzun mesafeli "uzun far" etkisini yaratır.

    BLOW-BY:Silindirde yanma sirasinda pistonlara giden gazlara verilen addir.

    BOXER MOTOR:Silindirlerin ayni düzlemde (180 derece) karsilikli olarak konumlandirildigi motor.
  3. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    C-Ç

    CAN (Controller Area Network):Araç içindeki merkezi kontrol ünitesi ile çevre kontrol ünitelei arasındaki bilgi iletişimini sağlayan veri iletişim ağı. Merkezi kontrol ünitesi genelde motor kontrol ünitesi olup çevre kontrol üniteleri havayastıkları, ABS, klima sistemleridir.

    CABRIO:Bir karasör tipi olan cabrio, 2+2 oturma düzenine sahip ve üstü açılabilen otomobilleri tanımlamak için kullanılır.

    CBC (Cornering Brake Control):Açılımı Viraj Kontrolü olan CBC, aslında BMW'nin birçok otomobilde kullandığı ve ESP ile birlikte faliyet gösteren aktif güvenlik sisteminin adıdır. CBC, yani viraj fren kontrolünün görevi viraj içinde yapılan frenlerde aracın stabilitesinin bozulmasını engellemektir. Viraj içindeki ve dışındaki tekerleklerin dönüş hızları farklı olduğu gibi uygulanması gereken fren basıncı da farklıdır. CBC sistemindeki sensörler tekerleklerin farklı dönüş hızlarını algılıyor ve her tekerleğe uygulanması gereken fren basıncını belirliyor.

    CDI: Daimler-Chrysler firmasının Mercedes marka dizel araçları için kullandığı "Common Rail Diesel Injection System"'in kısaltması.

    COUPE:A ve C sütunları arasında metal tavana sahip 2+2 ya da kimi durumlarda dah fazla kişiye oturma alanı sunan karoser tipi.

    CET SAYISI: Dizel yakitin yanma istegidir. Bugunku dizel motorlar 50 civarindadir.

    CRS (Common Rail Sistemi):Common Rail, dizel motorlar için üretilmiş olan yüksek basınçlı bir püskürtme sistemidir. Bu sistemi diğerlerinden farklılaştıran esas unsur, basınç oluşturma işlemi ile püskürtme işleminin birbirinden ayrılmış olması. Motor tarafından direkt olarak tahrik edilen ve kesintisiz olarak çalışan bu yüksek basınç pompası, basınç haznesinde 1400 bar'a kadar istenen basıncı oluşturuyor. Yakıt, bu basınçla çalışan hızlı tetiklemeli solenoid subaplı enjektörler üzerinden doğrudan yanma odasına püskürtülüyor. Sistem, bu avantajı sayesinde, çok çeşitli motor tasarımlarına uygulanabiliyor ve kademeli ön püskürtme, dizel motorların daha sessiz çalışmasını sağlıyor.

    CONTA:Mekanik aksamların birleşme noktalarında sızdırmazlık ve geçirmezlik sağlamak amacıyla, üniteler arasına koyular parçalardır. Contalar mantardan, madeni levhalardan ve çeşitli meteryallerden üretilir.

    CO:Karbonmonoksit'in kimyasal kisaltmasidir. Motorda tam yanma olmamasi durumunda bu zararli gaz olusur.
    CRUISE CONTROL:Hiz sabitliyici sistem.

    CVT (Constantly Variable Transmission): Değişken Oranlı Şanzıman - 1950'li yıllarda Hollandalı Van Doorne tarafından geliştirilen sistem, metal bir kayışın, iç yüzeyleri konik bir çift kasnak arasında çalışma prensibine dayanıyor. Aslında mopedlerdeki aktarma sistemiyle aynı prensibe sahip CVT'de herhangi bir dişli olmadığı için sürekli değişken oranlı şanzıman olarak adlandırılıyor. CVT şanzımanlarda sadece bir başlangıç ve bitiş oranı bulunuyor. Motor devri ve hıza bağlı olarak aktarma oranı, bu iki oran arasında sürekli değişiyor.

    CVVT (Değişken zamanlı Supap Teknolojisi):Volvo, Kia ve Hyundai tarafından adlandırılan sürekli değişken supap zamanlama sistemi CVVT (Continuously Variable Valve Timing), aslında başka firmalar tarafından da başka isimler ve kısaltmalarla kullanılan oldukça yaygın bir motor kontrol sistemidir. Motorun her iki eksantriğine de uygulanan sistem, supapların açılma zamanlarını motorun hızı ve yüküne göre değiştirerek daha etkili ve yüksek performans, düşük egzoz gaz emisyon değerleri sağlamayı amaçlıyor.

    CW:Sürtünme katsayisi.Otomobilin rüzgara karsy direnci.

    ÇAPRAZ ÇİFT KARDAN MAFSALI:Bu mafsallar esas olarak birbirleri ile 90 derecelik açı yapacak şekilde bir istavrozla tutturulan ve ana şafta bitişik olan iki kelepçeden meydana gelmiştir. Çapraz mafsalın yağlama işlemi mafsalın yapımına bağlıdır.

    ÇEVRİM:Bir motorda iş elde etmek için tekrarlanmadan meydana gelen olayların topl***** bir çevrim denir. Dört zamanlı motorlarda bir çevrimin tamamlanabilmesi için pistonun dört hareketine (krnak milinin iki tam devir yapmasına) gerek vardır. Dört zamanlı motorlarda bir çevrim, krank milinin 720 derecelik dönüşü ile tamamlanır.

    ÇİFT SALINCAKLI SÜSPANSİYON:Bilinen en eski süspansiyon sistemidir. Salıncaklı sistem, bağlı olduğu tekerleğe ideal sıkışma ve açılma olanağı vermekte ve kamber de yaylanmanın bu hareketinden çok az etkilenmektedir. Böylelikle gövdenin maksimum derecede yana yatması durumunda dahi dışarıda kalan tekerleğin yola dik bir açı ile basması sağlanır.

    ÇOK AMAÇLI GRESLER:Lityum sabunlu greslerdir. Orta kıvamda, suya dayanıklı olduğundan aracın her yerinde kullanılabilir özelliğe sahiptir.

    ÇOK LEVHALI KAVRAMA:Bir tür debriyaj kavrama şeklidir. Bu tür debriyajda, değişik işleten ve işleyen diskler kullanılmaktadır. Önemli olan her işleten diskin uygun yük miktarını işleyen disklere aktarması ve bütün işleyen disklerin dönüşlerine aksettirmesidir. Bu tür debriyaj, binek otomobilerin mekanik vites mekanizmalarında görülmemekle beraber otomatik vites mekanızmalarında ana unsuru oluştururlar.

    ÇİFT ATEŞLEME:Silindir basina iki buji; hava yakit karisiminin daha iyi yanmasini saglar. Ayrica silindirdeki yanma mesafesini azaltarak sikistirmayi arttirir. Alfa romeo( Twin Spark) ve Mercedes bu sistemi kullanir.
  4. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    D

    D4:Toyota'nın 4 silindirli benzin motorları için kullandığı kısaltma

    D4D:Toyota'nın 4 silindirli dizel motorları için kullandığı kısaltma.

    DATENBUS:Tum elektronik bilesenler birbirine baglanir. Dijital komutlar tek bir merkezden verilir. Mercedes CL'de uc adet bulunur. En hizlisi olan isik dalgasi ile 5.65 Megabaud'luk iletim mumkundur.

    DE DION SİSTEMİ: De Dion sistemi sabit aks ile bağımsız süspansiyonun karmaşık bir birleşimidir. Sabit bir aks borusu tekerlekleri birbiine bağlar. Aynı zamanda dingil genişliği ile kanmber açısında meydana gelen değişiklikleri de kontrol eder. Yarım şaftlar, diferansiyel ve ana şaft ayrıca askıya alındığından, askılanmamış kütleler daha az olacağı için bu durum konforu arttırır.

    DETENASYON:Karışımın buji tarafından ateşlenmesinden sonra yanmanın düzensiz olarak gerçekleşmesine detenasyon denir.

    DEBRİYAJ:Manuel şanzımanı, otomatik şanzımanlardan ayıran en belirgin özellik debriyajdır. Debriyaj, motor ve manuel şanzıman arasında gücün iletilmesini sağlayan ayrılabilir bir bağlantıdır. Her şeyden önce debriyaj, çalışır halde olan motordan gelen torku başlangıçta statik halde duran şanzımanın ana şaftına kademeli olarak ileterek ilk hareketi sağlar. Aynı zamanda vitesler değiştirildiğinde güç akışının kesilmesi gerektiğinden debriyaj bu aşamada da gereklidir.

    DEFLEKTÖR:Binek otomobillerde tekerleklerin çevresine, büyük tonajlı yük taşıyıcılarındaysa sürücü kabininin üstüne ve aerodinamiyi geliştirmesi açısında kapıların üst bölümlerine yerleştirilen plastik ya da metal parçalara deflektör adı verilir. Rüzgar direncini azaltan bu parçalar, hava akımını düzenlenmesine yardımcı olurlar.

    DEĞİŞKEN GEOMETRİLİ TURBO: Daha çok tercih edilen türbin geometrisi ya da değişken geometrili turbo (VTG) sisteminde egzoz manifoldundan gelen hava, salyangoz adı verilen gövde içerisindeki kanatçılarla pervanenin merkezine yönlendiriliyor. Salyangozda bulunan kanatçıklar motorun işletim sisteminden aldığı emir doğrultusunda yukarı veya aşağı hareket ediyor. Böylece alt devirlerde az miktardaki havanın, pervanenin dönüşünü hızlandırmasını ve düşük devirlerden itibaren turbonun güç ve tork üretmesini sağlıyor. Bu sistem su değirmenlerinde yaz aylarında su yolunu daraltarak çarkın daha yüksek basınçla çevrilmesine benziyor. Böylece kompresör sistemi gibi turbonun düşük devirlerde verimli olması hedefleniyor.

    DI: Dizel ve benzinli motorlarda direkt enjeksiyon. Takit, direct olarak en iyi sekilde yanacagi yanma odasina gonderilir. Dizeldeki problem sert yanma sesi idi, Audi; mukemmel bir hava-yakit karisimi ile bunu azaltmayi basardi.

    DİFERANSİYEL:Bir akstaki iki teker arasindaki devir dengesini saglar. Ozellikle virajlarda sol ve sag tekerler farklilik gosterdigi icin gereklidir.

    DİFERANSİYEL KİLİDİ:Cekis saglayan tekerlerden birinin bosa donmesini onler ve daha iyi bir yol tutus saglar. En popüler olanı merkezi diferansiyel kilididir. Böylece tek tekerlekte çekiş kaybı olduğunda aracın ön veya arkadaki iki tekerleğinin çekişe devam etmesi sağlanmaktadır.

    DIN: (Deutsches Institut für normung)- Tüm ölçümlerde kullanilan Alman endüstri normu, 1 DIN= 1.12 SAE

    DİNAMO:Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirerek lambaları yakan, aküyü şarj eden ve ateşleme sistemini çalıştıran bir elektrik sistemi parçasıdır.

    DİNAMOMETRE: Dinamometre, motorun çıkış gücünü ölçen bir alettir.

    DİNGİL MESAFESİ: Dingil mesafesi, ön tekerleklerin merkezi ile arka tekerleklerin merkezi arasındaki uzaklıktır.

    DİOD:Transistörlü ateşleme sisteminde kullanılan parçalardır. Diodlar, bir voltaj rölesi gibi görev yaparak, transistörü aşırı voltajın etkisinden korurlar.

    DİREKSİYON:Bir aracı istenilen tarafa yönlendirmek için ön tekerleklerin istikametini sağa veya sola değiştiren mekanizma.

    DİREKSİYON DİŞLİLERİ: Direksiyon simidinin dönme hareketini doğrusal harekete çevirerek aracın ön tekerleklerine ileten, direksiyon milinin ucuna yerleştirilmiş olan dişlilerdir.

    DİREKSİYON SİMİDİ:Aracı istenilen yöne çevirmeye yarayan, direksiyon milinin ucunda bulunan çember formunda olan bir parçadır.

    DİSK BALATA: Disk balatalar, kaliperin içinde karşılıklı olarak yer alan ve frene basıldığı anda fren diskini iki yandan sıkıştırarak aracın yavaşlamasını veya durmasını sağlayan fren sistemi parçalarıdır. Bu süreçte aracın kinetik enerjisi, balata ve fren diski üzerinde ısı enerjisine dönüşür. Disk balata ve fren diski çok yüksek sıcaklıklara maruz kalırken, aynı zamanda sürtünmeden dolayı parça yüzeylerinde aşınmalar meydana gelir. Belirli bir kullanımdan sonra incelmeye başlayan disk balatalar yüzünden aracın frenleme performansı düşer. Bu nedenle belirli periyotlarda disk balataları yenileri ile değiştirmek gerekir. Balata değişimi mutlaka her iki tekerlekte de aynı zamanda yapılmalı ve daima kaliteli disk balatalar tercih edilmelidir.

    DİSPERSAN KATKILAR:Bu katıklar, deterjan sayesinde motorun içinde çözülen pisliklerin etrafını sararak bunların, ateşleme odasına, supap odalarına, yağ kanallarına, filtre elemanlarına ve motor çeperine yapışmasını önler. Çok küçük parçalar halinde pisliğin yağ bünyesinde askıda kalması özelliği dispersan katığı sayesinde sağlanır.
    DİSTRİBÜTÖR:Yüksek voltajlı akımı, motorun ateşleme sırasına göre bujilere dağıtan bir elektrik sistemi cihazıdır.

    DİSTRİBÜTÖR TABLASI:platin takımı ve kondansatörü üzerinde taşır. Mekanik avanslı distibütörde sabit olarak gövdeye bağlanmıştır.

    DISTRONIC:Mercedes Benz'in mesafe takip radarlı akıllı hız sistemine verdiği isim. Elektronik takip sistemi. Sistem öndeki araçla olan mesafe tehlikeli sekilde azalinca motor gücünü azaltiyor yada fren yaparak aracı yavaşlatıyor.

    DİŞLİ BOŞLUÃ�U:Birbirini döndüren iki dişlinin arasındaki boşluk.

    DİŞLİ ORANI:Birbirini döndüren iki dişlinin veya milin dönme oranları.

    DİŞLİLER:Bir milden diğerine dönme hareketini ileten, güç aktarımında kullanılan parçalardır.

    DİYAGRAM VERİMİ:Endikatör diyagramından ölçülen işin, teorik çevrim diyagramından ölçülen iş oranına diyagram verimi denir.

    DİZEL ÇEVRİMİ: Dizel motorlarda, havanın silindire emilerek sıkıştırılmasının ardından motorin pükürtülür. Sıkıştırılan havanın sıcaklığı ile motorinini tutuşması sağlanır. Dizel motorlarda bu şekilde gerçekleşen çalışma düzenine dizel çevrimi denir.

    DONMA NOKTASI (YAKIT):Yakıtın katılaştığı veya donduğu sıcaklık derecesine donma noktası denir.

    DOT:Amerikan Taşımacılık Departmanının (US Departmant of Tarnsportation) fren hidrolik yağları için belirlemiş olduğu standartların kodu. Piyasada DOT3, DOT4, DOT5 olmak üzere üç çeşit hidrolik yağı satılmaktadır. Dot değeri arttıkça fren hidrolik yağının kaynama noktası yükselir ve ürünün kalitesi artar.

    DOHC (Double Over Head Camshaft):Üstten çift egsantrikli motor.

    DÖNER PİSTONLU MOTOR (ROTARY-WANKEL MOTOR):1954 senesinde Felix Wankel tarafından geliştirilmiş bir motor türüdür. Bu motorda silindir geometrik elips biçimi şeklindedir. Bu motorun çalışma prensibi kısaca, yakıt odasına sahip blok içinde üçgen şeklinde bir döner pistonun dönerek, silindir içinde değişik yakıt hacimleri ve sıkıştırma oranları meydana getirmesidir. Günümüzde ağırlıklı olarak sadece Mazda tarafından devam ettirilen, geliştirilen ve uygulamaya konulan bu motor teknolojisi, Avrupa'da piyasadan kalkan RX-7'nin yerini alan RX-8'de kullanılıyor.

    DÖRTLÜ KARBÜRATÖR: Dört boğazlı karbüratöre dörtlü karbüratör denir.

    DÖRT ZAMANLI MOTOR: Dört zamanlı Otto motoru prensiplerine göre geliştirilmiş olan dört zamanlı çalışma sistemi olan motorlardır. Bu dört zamanı emme, sıkıştırma, iş (güç, yanma, genişleme) ve egzoz olarak sıralanır.

    DSC:Elektronik Stabilite Proğramı ESP'nin BMW'deki adı. sistemidir.

    DSP (Dynamic Shift program)::Sürücünün kullanim tarzina göre vites degisimini hizli yada konforlu yapan akilli otomatik sanziman.

    DSTC:Volvo'nun ESP ve ASR ile birlikte çalışan Dynamic Stability and Traction Control yani Dinamik Stabilite ve Çekiş Kontrol Sistemine verdiği ad.

    DUMMY:Çarpışma testlerinde otomobilde oturan, insan vucuduna benzeyen ve üzerinde birçok sensör bulunan plastik makete verilen isimdir. Gerçek çaprışmalarda insan vücudunda oluşabilecek yaralanma riskinin hesaplanmasına olanak verir.
  5. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    E

    EBD-EBV:Elektronik fren gücü dagiticisi.

    ECE:Economic Commission for Europe

    ECOTEC:Opel’in ekonomi, ekoloji ve teknoloji anl***** gelen motoru.

    EDC:Electronic Diesel Control: Enjeksiyonlu dizellerin elektronik kontrol sistemidir.

    EDLS:Elektronik Diferansiyel Kilidi.

    E-gaz:Gaz pedali ve motor arasindaki elektronik baglanti.

    EHB: Daha gelisim asamasinda olan elektrohidrolik fren sistemi.

    EMV:Arac elektroniginin elektro-manyetik alanlardaki davranisi. Yuksek gerilim alanlarindaki gercek davranis test edilir.

    EPS (Elektro Power Steering):Elektrik motorlu hidrolik direksiyon sistemi.

    EON:Enhanced Other Network: oto-radyoda diger vericilerden alinan trafik bilgiler verilir.

    ESP (Electronic Stability Program):Elektronik savrulma önleyici sistem. Temel prensip, fren sisteminin aracın yönlendirilmesi amacıyla kullanılması üzerine kurulmuştur. Frenleme esnasında tekerleklerin kilitlenmesini önleyen Anti Blokaj Sistemi (ABS) ve kaygan zeminde aracın patinaj yapmasını engellyen Antipatinaj sistemi (TCS), ESP'nin belkemiğini oluşturan sistemlerdir. ESP paketi içinde yer alan direksiyona bağlı bir sensör, direksiyonun dönüş açısı ile aracın gidiş yönü arasındaki tutarlılığı kontrol eder. Eğer arada bir sapma bulunuyorsa ESP derhal devreye girerek öncelikle tekerleklere aktarılan motor gücünü azaltır. Bu şekilde araç kontrol altına alınamadığı taktirde ESP, aracı gidilmek istenen yönde tutmak için tekerlekleri birbirinden bağımsız olarak frenlemeye başlar ve bu süreç araç kontrol altında tutlacak duruma gelene kadar devam eder.

    ETC:Elektronik Traksiyon Kontrolu

    ETS:Elektronik Stabilite Sistemi. ASR ile iliskilidir

    EURO NCAP:European New Car Assessment Programme kelimelerinin kısaltılması olan Euro NCAP, 1997 yılında kurulmuş olan, Avrupa'da üretilen birçok aracın çarpışma testlerini gerçekleştiren ve test sonuçlarına göre her araç için şu anda 5 yıldız üzerinden puanlama yapan bir kuruluştur.
  6. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    F


    FADING:Frenlemede fren balatalarının ısınması sonucu, fren mesafesinin uzamasına yol açan durum. Fren pedalına uygulanan basıncın artması ve fren pedal yolunun uzaması "fading"in yol açtığı öteki sorunlar arasında sayılabilir.

    FAN:Bir motorda yakılan yakıtın ortalama yüzde 70'i ısıya çevrilir. Ortaya çıkan sıcaklığı düşürme görevi ise su soğutma sistemiyle birlikte fanın görevidir. Su soğutma sisteminin kullanıldığı modern araçlarda su, motorun sıcaklığını absorbe eder ve bu arada suyun kendisi de ısınır. Isınan suyun soğutulması görevi ise aracın en önündeki radyatör ve fanın görevidir. Isı belirli bir derecenin üstüne çıktığında elektronik beyin ya da termostat fanın çalışmasını sağlar, fan da radyatörden geçerken ısınan sudan transfer olan sıcaklığı dışarıya üfler.

    FAR YIKAMA SİSTEMİ:Far yıkama sistemi, farların ön kısmına yerleştirilmiş su püskürtme memeleri sayesinde, çamurlu ve karlı havalarda suyu far c***** püskürtüp camı temizleyerek sürücüye daha iyi görüş sağlar. Kimi modellerde far silecekleriyle de desteklenen bu sistemin ayrı bir su kabı ve elektrik motoru bulunabilir.

    FREN ANA MERKEZ:Fren ana merkezi, araç sürücüsünün fren pedalı yardımıyla servo frene ve servo frende şiddeti yükseltilen mekanik kuvveti, hidrolik fren basıncına dönüştürerek, ana merkezin üzerindeki rezarvuarda bulunan fren hidrolik yağını, tekerleklerdeki sıkıştırma elemanlarına aktarır.

    FİLAMAN:Ampul içerisinde bulunan ve elektrik verildiğide ısınarak ışık saçan tele filaman denir.

    FIS:Surucu enformasyon display, eski adi yol bilgisayari. Geride birakilan mesafe, ortalama hiz, genel tuketim, dis sicaklik gibi ilginc veriler goruluyor.

    FLOATING CAR DATA:Hareket eden araclarin gonderdigi veriler, telematik hesaplarina katilir.

    FPS:Yangin önleme sistemi

    FREN BORUSU:Fren boruları, fren hidrolik yağını ana merkezden alıp tekerleklerde yer alan fren elemanlarına aktarma görevini sağlayan parçalardır. Boru iç çapı genellikle 2.5 mm olup, dış çapı ise 4.5 mm'dir. Çelikten üretilen fren boruları çoğu zaman paslanmaya karşı plastik bir katmanla kaplanır.

    FREN DİSKİ:Fren diski, araçların genellikle ön tekerlerine monte edilen ve disk yardımıyla frenleme esnasında sıkıştırılarak aracın yavaşlamasını veya durmasını sağlayan parçadır. Fren diskleri, günlük kullanım için dökme demir veya çelikten üretilir. Frenleme esnasında çok yüksek sıcaklılara maruz kalmaları nedeni ile diskin hızlı bir şekilde soğutulması büyük önem taşır.

    FREN DİSKİ SİLME SİSTEMİ:Şiddetli yağmur yağdığında fren diskleri ince bir nem tabakası ile kaplanır. "Brake Disk Wiping", yani fren diski sile sistemi, bu durumda fren balatalarını belli aralıklarla çok kısa bir süreyle hafifçe disklere bastırmak suretiyle suyu tahliye edip gerektiğinde daha hızlı bir fren tepkisi almayı sağlar.

    FREN GÜÇ DAÃ�ILIMI:Tekerleklere aktarılan frenleme gücünün dağılımına fren güç dağılı denir. Araçlarda ön tekerleklere, arka tekerleklere kıyasla daha fazla frenleme gücü aktarılır.

    FREN KALİPERİ: Disk balataların oturduğu döküm parçadır. Ana merkezden gelen hidrolik basıncın içinde bulunan hareketli pistonu itmesi sayesinde disk balatalarını sıkma sureti ile aracın yavaşlaması veya durması sağlanır. Aynı şekilde fren pedalı serbest bırakıldığında da otomatik olarak balatalar dikten ayrılır.

    FREN SİSTEMİ:Aracın yavaşlaması veya durması için kullanılan sistemlerdir. Fren pedalına basıldığı zaman, araç sürücüsünün uyguladığı güç, servo fren yardımıyla arttırılarak fren ana merkeze aktarılır. Ana merkez üzerindeki rezervuarda bulunan fren hidrolik yağı, ana merkez üzerinden tekerleklee yakın olarak konumlandırılmış kaliperlere veya tekerlek silindirlerine akar. Bu sayede disk balatalar veya balatalı pabuçlar, tekerleklere monte edilmiş olan diskleri veya kampanaları sıkıştırarak aracın fren yapmasını sağlar.

    FREN TAMBURU (KAMPANA):Fren tamburu, kampanalı fren sistemi kullanılan araçlarda bulunur. Tekerlek ile direkt olarak bağlantılı olup, frenleme esnasında balatalı pabuçların sıkıştırması sonucunda aracın yavaşlamasını ve durmasını sağlar.

    FREN TABLASI:Fren tablası, kampanalı fren sisteminde balatalı pabuç, teker silindiri, levye ve bağlantı yaylarının oluşturduğu platformdur.

    FREN TEKER SİLİNDİRİ:Fren teker silindiri, kampanalı (tamburlu) fren sistemlerinde balatalı pabuçların kampanayı sıkıştırarak aracın frenlemesini sağlar.

    FSI:Volkswagen grubu araçlarında kullanılan direkt benzin enjeksiyonlu motorları ifade eden teknoloji olan FSI'ın en büyük avantajı aynı hacimdeki başka bir motorla karşılaştırıldığında daha az yakıt tüketimiyle daha fazla güç sunabilmesidir.
  7. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    G

    GA - (Gage) Gösterge

    GCW - (Gross Combination Weight) Yalın birleşik ağırlık

    GDI - (Gasoline Direct Injection)Direkt benzin enjeksiyonlu mitsubishinin kullandığı sistemdir.

    GEN - (Generator) Jeneratör

    GHGs - (Greenhouse gases) Sera gazları

    GND - (Ground) Zemin, toprak, şase

    GPS (Global Positioning System) Uydu sinyalleri ile uygun alıcılar üzerinden coğrafi olarak nerede olduğunuzu gösteren sistem. Navigasyon uygulamalarında kullanılır.

    GTC – ( Gran turismo compact ) ( opel astra modeli )

    GVWR - (Gross Vehicle Weight Rating) Yalın taşıt ağırlığı derecelendirmesi
  8. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    H

    H - (Hydrogen) Hidrojen

    H2O - (Water) Su

    HBA – ( Hydraulic Brake Assist ) Hidrolik Fren destek sistemi ( tofaş ) ESP sisteminin çalıştığı durumlarda elektronik olarak devreye giren bir sistemdir.

    HC - (Hydrocarbons) Hidrocarbonlar

    H/CMPR - (High Compression) Yüksek sıkıştırma

    HCV - (Heavy Commercial Vehicle) Ağır ticari taşıt

    HD - (Heavy Duty) Ağır hizmet

    HDC - (Heavy Duty Cooling) Ağır hizmet soğutma

    HDC (Hill descent control)Arazi araçlarında kullanılan yararlı bir sistem. Elektronik ayarlı fren ile kontrollü tırmanma sağlanıyor.

    HDI - (High Pressure Diesel Injection) Yüksek basınçlı diesel yakıtı enjeksiyonu peugeot firması tarafından geliştirilmiştir

    HEGO - (Heated EGO -replaced with HO2S) Isıtılmış EGO

    HFC - (High Fan Control) Yüksek vantilatör kontrolü

    HFP - (High Fuel Pump) Yüksek yakıt pompası

    Hg - (Mercury) Cıva

    Hi Alt - (High Altitude) Yüksek irtifa

    Hill Holder Sistemi – Yokuş yukarı kalkışlar sırasında aracın kaymasını engelleyen bu sistem geri ve ileri viteste fren pedalından gaz pedalına geçerken 2 sn. süreyle ek bir fren etkisi yapar . Bu etki yokuş aşağı kaymayı önlerken aracın daha güvenli ve konforlu olarak harekete geçmesini sağlar.( TOFAŞ )

    HLA- (Hydraulic lash adjuster ) Hidrolik subap ayarlayıcısı

    HLC - (Hydraulic Lash Compensator) Hidrolik dalga dengeleyici

    HLOS - (Hardware Limited Operating Strategy) Donanım sınırlı çalıştırma stratejisi

    HMMWV (High mobility multipurpose wheeled vehicle) çok hareketli çok amaçlı bir tekerli araç. (Hummer)

    HO - (High Output) Yüksek çıkış

    HO2S - (Heated Oxygen Sensor) Sıcak oksijen sensörü

    hp - (Horsepower) Beygir gücü 0,7457 kw'a eş değer güç birimidir.

    HPL - (High Pressure Liquid) Yüksek basınçlı sıvı

    HPS - (High Performance System) Yüksek performans sistemi

    HPV - (High Pressure Vapour) Yüksek basınçlı buhar

    HSC - (High Swirl Combustion) Yüksek türbülanslı yanma

    HUD - (Heads Up Display) Baş yukarı göstergesi

    HVAC - (Heater-Vent-Air Conditioning) Isıtıcı- havalandırma- iklimlendirme

    HVACM - (Heater-Vent-Air Conditioning Module) Isıtıcı- havalandırma- iklimlendirme modülü

    HVM - (Heater Vent Mondule) Isıtıcı havalandırma modülü

    Hz - (Hertz) Hertz
  9. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    I

    IAC - (Idle Air Control) Rölanti hava kontrolü

    IAT - (Intake Air Temperature) Emme havası sıcaklığı

    iATN - (International Automotive Technicians Network) Uluslararası otomotiv teknisyenleri ağı

    IC - (Ignition Control) Ateşleme kontrolü

    IC - (Integrated Circuit) Entegre devre

    ICM - (Ignition Control Module) Ateşleme kontrol modülü

    ICP - (Injection Control Pressure) Enjeksiyon kontrol basıncı

    ID - (Identification) Tanımlama

    ID - (Inside Diameter) İç çap

    IDE (Injection directe essence)Renault'nun benzinli direkt enjeksiyon sisteminin adıdır.

    IDI - (Integrated Direct Ignition) Entegre direkt ateşleme

    IDM - (Injector Driver Module) Enjektör çalıştırma modülü

    IFS - (Inertia Fuel Shutoff) Atalet yakıt kesici

    IGN - (Ignition) Ateşleme

    IIHS- Otoban güvenliği sigorta enstitüsü

    ILC - (Idle Load Compensator) Rölanti yükü dengeleyici

    IMRC - (Intake Manifold Runner Control) Emme manifoldu akış kontrolü

    INJ - (Injector) Enjektör

    INP - (Input) Giriş

    INT - (Intake valve) Emme supabı

    INT - (Integrator -replaced with ST FUEL TRIM) Entegratör

    I/P - (Instrument Panel) Gösterge panosu

    IPC - (Instrument Panel Cluster) Gösterge panosu grubu

    IPR - (Injector Pressure Regulator) Enjektör basınç regülatörü

    IRS (Araç içi koruma sistemi) Çalınma ve hırsızlık durumlarına karşı emniyet sistemi. Kilitli durumdaki aracın camının kırılarak içine müdahale edilmesi durumunda alarmı devreye sokarMERCEDES

    ISC - (Idle Speed Control) Rölanti hız kontrolü

    ISO - (International Standards Organization) Uluslararası standartlar organizasyonu

    ISS - (Input Shaft Speed) Giriş mili hızı

    ITS - (Idle Tracking Switch) Rölanti izleme anahtarı

    ITS (Inflatable tubular structure)Şişirilebilir hortum formlu yapı. BMW'nin hava yastıklarının işleyişi ve formu ile ilgili terimidir. Hayat kurtaran hava yastıkları, hortum görünümünde ve A-sütununa monte edilmiş. Yandan çarpışma anında bir gaz jeneratörü yardımı ile şişiriliyor

    İVECO – ( İndustrial vehicle corporation )

    IVS - (Idle Validation Switch) Rölanti geçerlilik anahtarı

    IVSC - (Integrated Vehicle Speed Control) Entegre taşıt hızı kontrolü
  10. Tagore

    Tagore Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    J


    JIS - (Japanese Industrial Standart) DIN ile aynı seviyedeki Japon endüstri normu.

    JTD – (Unijet turbo dizel)Fiat ve alfa romeonun dizel araçlar için kullandığı direkt enjeksiyonlu yakıt sistemi

Sayfayı Paylaş