ÖZDEYİŞLER

Konu 'Atatürk'ün Hayatı' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    Ne mutlu "Türküm" diyene.
    *Geldikleri gibi giderler.
    *Egemenlik verilmez, alınır.
    *Yurtta sulh, cihanda sulh.
    *Yurt sevgisi ona hizmetle ölçülür.
    *Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
    *Sizlere saldırmanızı değil, ölmenizi emrediyorum.
    *Türk milleti ve Cumhuriyeti ayrılmaz bir bütündür.
    *Yurt toprağı, sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin.
    *Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini
    bilmiştir.
    *Türk milleti istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve
    yaşamayacaktır.
    *Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem
    olurlar.
    *Milli mücadelelere şahsi hırs değil, milli ideal, milli onur sebep
    olmuştur.
    *Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. O, esaret ve aşağılığı kabul
    etmez.
    *Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü
    öğretemedim.
    *Türk orduları, tarihte benzeri görülmemiş kahramanlıklar, fedakarlıklar
    göstermiştir.
    *Ordu, Türk Ordusu... Bütün milletin göğsünü itimat, gurur duygularıyla
    kabartan şanlı ad...
    *Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde
    kuvvet bulacaktır.
    *Harp zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz
    kalmadıkça harp bir cinayettir.
    *Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk
    vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir.
    *Türk ordusu; dünyanın hiç bir ordusunda seninkinden daha temiz, daha
    sağlam bir askere rast gelinmemiştir.
    *Sizin gibi kumandanları, subayları ve erleri olan bir millet için yad
    elleri altında köle olmak mümkün değildir.
    *Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye
    Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
    *Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra,
    kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam
    edeceğiz.
    *Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu
    olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür
    olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
    *Ben, Türk ufuklarından bir gün mutlaka bir güneş doğacağına, bunun hararet
    ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu adeta gözlerimle görüyordum.
    *Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve
    yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla
    arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.
    *Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için
    sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların, yenilmesi imkansız
    teminatıdır.
    *Vatan mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mutlu olacaktır. Çünkü kendi
    selametini, kendi saadetini memleketin ve milletin saadeti ve selameti için
    feda edebilen vatan evlatları çoktur.
    *Bütün bu muvaffakiyet yalnız benim eserim değildir ve olamaz. Bütün
    muvaffakiyet, bütün milletin azim ve imanıyla çalışmasını birleştirmesi
    neticesidir. Kahraman milletimizin ve seçkin ordumuzun kazandığı başarı ve
    zaferlerdir.
    *Böyle evlatlara ve böyle evlatlardan mürekkep ordulara malik bir millet
    elbette hakkını ve bağımsızlığını bütün manası ile muhafaza etmeğe muvaffak
    olacaktır. Böyle bir milleti bağımsızlığından mahrum etmeğe kalkışmak hayal
    ile vakit geçirmektir.
    *Memleketin ellide biri değil, her tarafı tahrip edilse, her tarafı ateşler
    içinde bırakılsa, biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve oradan
    savunma ile meşgul olacağız.
    *Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir
    milletiz.Türk vatanı bir bütündür, parçalanamaz. Ordumuz, Türk birliğinin,
    Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir
    ifadesidir.
    *Ben, 1919 senesi Mayıs içinde Samsun'a çıktığım gün elimde, maddi hiçbir
    kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk Milleti'nin asaletinden doğan ve benim
    vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu milli
    kuvvete, bu Türk Milleti'ne güvenerek işe başladım.
    *Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta
    olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin,
    fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil,
    istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti bir kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak
    sizsiniz.
    *Düşmanın mükemmel ve kuvvetli ordularını mağlup etmek için kendimizde
    bulduğumuz kuvvet ve kudret, davamızın meşruluğundandır. Gerçekten, biz milli hududumuz dahilinde hür ve müstakil yaşamaktan başka bir şey istemiyoruz. Biz Avrupa'nın diğer milletlerinden esirgenmeyen, haklarımıza tecavüz edilmemesini istiyoruz.
    *Memleketimizi hiçbir hak ve adalete dayanmaterbiyesiz çiğnemek ve çiğnetmek teşebbüsü, muzaffer ordumuzun fedakarane ve cansiperane gayretiyle layık olduğu başarısızlığa uğratılmış ve milletimiz, tarihin nadir kaydettiği bir zafer kazanarak sevgili yurdumuzu kurtarmıştır.
    *Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklalden mahrum bir millet,
    medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık
    sayılamaz. Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir,
    taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş
    müesseseler her tarafta yıkılmaya
    mahkumdurlar.

Sayfayı Paylaş