Parnasizm ve Sembolizm

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde ercaneldener tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. ercaneldener

    ercaneldener Üye

    Katılım:
    31 Mart 2010
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Sembolizm ve parnasizm hakkında bilgi verirmisiniz lütfen.
  2. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0
    Sembolizm-

    Şiirdeki gerçekçiliğe (parnasizm) tepki olarak 1880′li yıllarda Fransa’da doğmuştur. 1885 ve 1902 yılları arasında da en verimli dönemini yaşamıştır.
    Deneysel bilimlerin gelişmesi, doğayı ve insanı maddesel, somut gerçekçiliğiyle kavrama düşüncesi sanatta “gerçekçiliği” doğurmuştu. Gelinen bu aşa*manın toplumsal ve sanatsal boyutu, insanı mutlu etmeye yetmedi. Tersine, bunalıma sürekledi. Sanatta da “idealist felsefe”ye dayalı bir arayış başladı. Bu arayışın sembolizme yönelik İlk durağı Dekadizm ( çöküşçülük ) oldu. önderliğini Fransız ozan, Jules Laforque yaptı. Hareket, toplumsal ve sanatsal alanda başkaldırıyı, yerleşik beğenileri değiştirmeyi, karamsarlığa, hayal ve duyarlığa yer vermeyi amaçlar. Bu anlayışa sahip sanatçılar, sonradan sembolizm (simgecilik) akımı için de yer aldılar.
    Alman filozofu Schopenhaur’ın dünyayı “hayali ve gizemli olgular’* oiarak gören idealist felsefesi sembolizmin düşünsel kaynağını oluşturmuştur.



    Sembolizmin Özellikleri:

    1. Sembolizm, şiire duygu ve hayali getirmesi yönüyle romantizmle benzerlik taşır. Diğer benzer yan her iki akımın da öznel oluşudur. Bu benzerlik*lere karşın sembolistler, kendilerinden önceki tüm şiir anlayışlarına karşı çıkmışlardır.
    2. Sembolistler, dış dünyanın görüntülerini so*mut nesnel gerçeklikleriyle değil de; bu görüntülerin sezgilerinden, izlenimlerinden yansıyan niteliklerini şiire aktardılar. Duyguların, dış dünyayı ancak oldu*ğu gibi değil, onu değiştirerek ulaştırabileceğini düşündüler.
    3. Sembolist ozanların doğa görüntülerini yarı aydınlık ortamlar oluşturur: sararmış yapraklar, akşamın alacakaranlığı, durgun göller, kızıl gün batımı, ayışıklı geceler.,,Bu görüntülerde net değil, neredeyse, tül bir perdenin ardından yansıyan biçimiyledir.
    4. Sembolistler, sembol ve mecazlarla dolu ka*palı bir anlatımı seçtiler. Herkesçe farklı algılanabi*lecek yorumlanabilecek şiiri hedeflediler.
    5. Sembolizmin şiir anlayışı: sözcüklerle yapılmış bir beste olarak gördüklerinden, şiirde müzikselliğe önem verdiler. Ölçü, uyak biçimsel özellikleri ikinci planda düşün*düler. Şiirdeki müziği özle biçim arasında bir uyum öğesi oiarak gördüler.
    6. Sembolistler “sanat için sanat” görüşüne bağlı kalarak toplumsal, siyasal sorunlara uzak durdular.
    7. Sembolizmin ilkelerini, kuramını. Stephen Mallarme oluşturmuş, bildirgeyi ise Jean Moreas yayımlamıştır. Sembolizmin öncüsü ise. bu akımın ortaya çıkışından önce ürünler veren Charles Boudelaire’dir.
    8. Sembolizm şiir akımlarından biridir.

    Sembolizmin Önemli Temsilcileri:

    Charles Baudelaire – şiir
    Stephane Mallerme – şiir
    Paul Verlaine – şiir
    Arthur Rimbaud – şiir
    Paul Valery – şiir
    Maunce Maeterlinck – tiyatro

    Sembolizmin Türk Edebiyatındaki Temsilcileri:

    Cenap Şehabettin – şiir
    Ahmet Haşim – şiir

    Önemli Not:

    Ahmet Hamdı Tanpınar, Ahmet Muhip Dranas, Cahit Sıtkı Tarancı.. gibi şairlerde de yer yer sembolist akımdan etkilenmeler görülür. Bu akımın ortaya çıkışından önce, Divan şiirinde Şeyh Galip (1757-1799) in yazdığı kimi şiirlerin simgeciliğe uygun düştüğü söylenebilir.

    Sembolist Şiir Örnekleri

    İÇE KAPANIŞ

    Derdim, yeter, sakin ol, dinlen biraz artık; Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam; Siyah örtülere sardı şehri karanlık; Kimine huzur iner gökten, kimine gam.
    Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin, Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte. Toplasın acı meyvesini nedametin, Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.
    Bak göğün balkonlarından, geçmişler seneler Eski zaman esvaplarıyle eğilmişler Hüzün yükseliyor, güler yüzle, sulardan
    Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.

    C. Baudelaire, (Çev. Sabahattin Eyüboğlu)

    GÖK ÖYLE MAVİ

    Gök öyle mavi, öyle durgun,
    Damlar üzerinde! Yeşil bir dal sallanadursun,
    Damlar özerinde.
    Ürpertip gökyüzünü birden,
    Bir çan tın tın eder Bir kuştur şu ağaçta öten
    Türküsünü söyler
    İşte hayat! Aç gözünü gör,
    Bak ne kadar sade. Her günkü sakin gürültüdür
    Şehirden gelmekte.
    Ey sen ki durmadan ağlarsın,
    Döversin dizini, Gel söyle bakalım ne yaptın, N”ettin gençliğini?
    Paul Verlaine, (Çev. Cahit Sıtkı Tarancı)

    ŞİİR SANATI

    Musiki, her şeyden önce musiki; Onun için tekli mısradan şaşma. Kıvrak olur, erir havada sanki; Ağır aksak söyleyişe yanaşma.
    Güzel sözler tül ardında görünsün Gün ışığı titremeli şiirinde, Ak yıldızlar maviliğe burunsun Ilgıt ılgıt sonbahar göklerinde
    Tut belâgati boğazından sustur, El değmişken bir zahmete daha gir Kafiyenin ağzına da bir gem vur Bırakırsan neler yapmaz kim bilir?
    Hep musiki biraz daha musiki Havalanan bir şey olmalı mısra Deli bir gönülden kalkıp gitmeli Başka göklere, başka sevdalara
    Paul Verlaine, (Çev. S. Eyüboğlu – Melih Cevdet Anday)
  3. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0
    Parnasizm-

    Romantik şiire tepki olarak 19.yüzyılın ikinci ya*rısında Fransa’da doğmuştur. Realizmi ve naturalizmi doğuran toplumsal ve siyasal koşullar, parnasizm İçin de geçerlidir, realizm ilkelerinin şiire yansımasıdır. Kısacası “şiirdeki gerçekçilik” olarak adlandırılabilir.

    Realizmin şiire yansımış biçimine Parnasizm denir. Fransa’da 1860′ta “Çağdaş Parnas” adlı şiir dergisinin çevresinde toplanan sanatçılara “parnasyen” adı verilmiş, bunların oluşturduğu şi*ir akımı da Pamasizm olarak nitelenmiştir. Kısa*ca, Parnasizm, “şiirde gerçekçilik” demektir.

    Parnasizm, hayalci ve duygucu romantik şi*ire karşı bir tepkidir. Realizmi ve Naturalizmi ha*zırlayan koşullar Parnasizm için de geçerlidir. Fel*sefe alanında Pozitivizmin öne çıkmasıyla bilimsel çalışmalar önem kazanmış, edebiyatın şiir kolun*da da dış dünyayı duygusallıktan uzak bir biçim*de anlatan şiirler değer kazanmıştır.

    Pamasizmin Özellikleri:

    1. Parnasyen sanatçılar “sanat için sanat” ilkesine sahiptir. Şiiri yalnızca “güzellik” olarak görmüşler, onun toplumsal bir amacı olmasını kabul etmemişlerdir.
    2. Sanatçılar güzelliği yakalayabilmek için, biçim kusursuzluğuna önem vermişlerdir, ölçü, uyak ve sözcüklerin uyumun dikkat eden parnasyen sanatçılar şiirde seçkinlere seslendiler. Şiiri oluşturan sözcükleri, bir kuyumcu titizliği ile seçtiler.
    3. Parnasizm sanatçıları, romantizmin duygu ve hayal yüklü lirik şiirine tepki gösterdiler. Yaşamı ve doğayı nesnel bir bakışla kavramayı hedeflediler.
    4. Parnasizm eski Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatına yeniden geri dönüştür. Sanatçılarında karamsar bir ruh hali vardır.
    5. Parnasizmle birlikte, bilim ve fenle ilgili konular,felsefi düşünceler şiire girdi.
    6. Egzotik konuları işleyen parnasyen, dilin açık ve yalın olmasına özen gösterdiler.

    Pamasizmin Önemli Temsilcileri:

    Theophille Gautier ( önemli yapıtları : Mineler, Momİe’nin Romanı, Romantizmin Tarihi)

    Thedore De Bonville ( önemli yapıtları : Fransız Şiirinin Küçük Kitabı, Ak*robatik Şiirler)

    Leconte De Lisse (önemli yapıtları: Antik Şiirler, Barbar Şiirler, Trajik Şiirler)

    Jose Maria De Heredia ( önemli yapıtı :Ganimetler )

    François Cooppe ( önemli yapıtları: Kutsal Kalıntılar Korunağı, Alçakgönüllüler)

    Pamasizmin Türk Edebiyatındaki Temsilcileri:

    Tevfik Fikret…………. şiir

    Yahya Kemal Beyatlı……. şiir

    Önemli Not:

    Pamasizmi Türk edebiyatında tanıtan ve temsil eden ilk sanatçı Cenap Şehabettin’dir. Bu sa*natçı daha sonra sembolizmi benimsemiştir.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş