Performans ödevi

Konu 'Sosyal Bilgiler 8. Sınıf' bölümünde kameragozde tarafından paylaşıldı.

  1. kameragozde

    kameragozde Üye

    Katılım:
    28 Eylül 2010
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Arkadaşlar öğretmen bize bir performans ödevi verdi ve puanlamalarını yazdı.

    Kimler areasında-5puan
    yıl-5 puan
    sebepleri-10 puan
    savaş hakkında bilgi-20 puan
    M. Kemalin Çanakkalede yaptıkları,sözleri,varsa bir anısı-40 puan
    Sonuçları-20 puan

    Koyu yazdıklarımı bulamadım lütfen yardım edin.Teşekkürler
  2. kırsehırlı

    kırsehırlı Üye

    Katılım:
    5 Ekim 2008
    Mesajlar:
    190
    Beğenileri:
    250
    Ödül Puanları:
    0
    kardeşim burda performans ödevleri sorulmaz
    yine yardım etmeye çalışırım
  3. rosemoon.97

    rosemoon.97 Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2010
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Arkadaşım eğer Çanakkale savaşıysa veriyorum;
    Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.İtilaf Devletleri; Osmanlı Devleti'nin başkenti konumundaki İstanbul'u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'na girmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve İtilaf Devletleri geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Savaş sonucundan iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

    Savaşın Nedeni:

    Osmanlının Alman gemisi olan Goben ve Breslav gemilerini alıp,adını Yavuz ve Midilli olarak değiştirmiştir.Ve bununla Rus limanlarını bombalamıştır ve bu durumdan sonra Osmanlı tarafsız olduğunu iddia etsede,savaşa girmiştir.Bu olayın üzerine İngilizlerden sipariş ettiği savaş gemileri gelmemiş ve paralarıda İngilizlerde kalmıştır.
  4. rosemoon.97

    rosemoon.97 Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2010
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Sözleri:
    Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.

    Ben, size taarruz emretmiyorum;ölmeyi emrediyorum!Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçebilir.

    Bir gün gelecek,ben,hayal olarak kabul ettiginiz bu inkilaplari başaracağım.


    Geldikleri gibi gidecekler.

    Benimle beraber burada muharebe eden askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepnize hatırlatırım.

    Atatürk'ün yabancı orduların şehit düşen askerleri için, ''Şimdi dost bir ülkenin topraklarında yatıyorsunuz. Huzur içinde uyuyun. Bizim için Mehmetler ile Jonny'ler arasında bir fark yok'' dediğini, yabancı şehitlerin annelerine de ''Oğullarını uzak ülkelerden buraya gönderen anneler siz de gözyaşlarınızı silin. Oğullarınız şimdi bizim bağrımızda huzur içinde yatıyor. Canlarını bu ülkede kaybederek, onlar artık bizim de evlatlarımız oldu'' demiştir.
  5. rosemoon.97

    rosemoon.97 Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2010
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Çanakkale Savaşı’nı kazandıran yüksek ruh
    Mustafa Kemal Atatürk anlatıyor:
    “Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kuşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur’anı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i Şehâdet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak, cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngüyle çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”




    Albay Mustafa Kemal anlatıyor:
    “…Düşmanın karaya çıkmış piyadesinin henüz oradan uzak olduğunu anladım. Efrat (erat) o müşkül araziyi bilâ tevakkuf kat’etmek (hiç durmadan geçmek) yüzünden yorulmuş ve yürüyüş umku (derinliği) pek ziyade derinleşmişti. Alay ve batarya kumandanına efradı tamamen toplayıp küçük bir istirahat vermelerini söyledim. Denizden mestur (örtülü) olarak on dakika kadar tevakkuf edecekler, sonra beni takip edeceklerdi. Ben de, orada bir *****geçidi vardır, o *****geçidi’nden Conkbayırı’na gidecektim. Yanımda yaverim, emir zabitim ve sertabip ile oralarda tekrar bulduğumuz fırka cebel topçu tabur kumandanı olduğu halde evvelâ atlı olarak yürümeye teşebbüs ettik, fakat arazi müsait değildi. Hayvanları bıraktık, yaya olarak Conkbayırı’na vardık.

    Şimdi burada tesadüf ettiğimiz sahne en enteresan bir sahnedir. Ve vakanın en mühim ânı bence budur.

    Bu esnada Conkbayırı’nın cenubundaki (güneyindeki) 261 rakımlı tepeden sahilin tarassut ve teminine memuren (gözetleme ve korunması göreviyle) orada bulunan bir müfreze efradının Conkbayırı’na doğru koşmakta, kaçmakta olduğunu gördüm. Bizzat bu efradın önüne çıkarak:

    - Niçin kaçıyorsunuz? dedim.

    - Efendim düşman! dediler.

    - Nerede?

    - İşte! diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

    Filhakika düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve kemal-i serbesti ile (tamamen serbest olarak) ileriye doğru yürüyordu. Şimdi vaziyeti düşünün: Ben kuvvetlerimi bırakmışım, efrat on dakika istirahat etsin diye... Düşman da bu tepeye gelmiş... Demek ki, düşman bana benim askerlerimden daha yakın! Ve düşman, benim bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek fena vaziyette duçar olacaktı (düşecekti). O zaman artık bunu bilmiyorum, bir muhakeme-i mantıkiye (mantıki durum tartışması) midir, yoksa şevki tabiî (içgüdü) ile midir, bilmiyorum; kaçan efrada:

    - Düşmandan kaçılmaz, dedim.

    - Cephanemiz kalmadı, dediler.

    - Cephaneniz yoksa, süngünüz var, dedim.

    Ve bağırarak bunlara süngü taktırdım, yere yatırdım. Aynı zamanda Conkbayırı’na doğru ilerlemekte olan piyade alayı ile cebel bataryasının yetişebilen efradının marş marşla benim bulunduğum yere gelmeleri için yanımdaki emir zabitini geriye saldırdım. Bu efrat süngü takıp yere yatınca düşman efradı da yere yattı. Kazandığımız an bu andır.” Albay Mustafa Kemal

    BİR TEŞEKKÜR YETER
  6. Sevqi. .

    Sevqi. . Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    23 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenileri:
    1.863
    Ödül Puanları:
    0
    Performans Ödevi Sormak Yasaktır
  7. rosemoon.97

    rosemoon.97 Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2010
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Tamam arkadaşım sağol bilmiyordum yardımcı olmak için yazmıştım..

Sayfayı Paylaş