Peygamberimiz (asm) Hiç Kaza Namazı Kılmış mıdır?

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Lethe tarafından paylaşıldı.

  1. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113

    [​IMG]

    Peygamberimiz (s.a.s) kaza namazı kılmıştır. Hendek Savaşı'nda Rasulüllah (s.a.s)'i, müşrikler dört vakit namazdan alıkoymuşlar, hatta gecenin de bir bölümü geçmişti. Sonunda Allah elçisi, Bilal-i Habeşi'ye ezan okumasını emir buyurdu. Bilal ezan okudu, sonra kamet getirdi ve öğleyi kıldılar. Sonra kamet getirerek ikindiyi, sonra yine kamet getirerek akşam namazını, sonra tekrar kamet getirerek yatsıyı kıldılar.

    Ebu Bekir ibnü'l-Arabi'ye göre Rasulüllah (s.a.s) yolculuklarında, üç defa uyuyarak, sabah namazını ashab-ı kiramla kaza etmiştir. Bunlardan birisi Hayber Gazası dönüşüdür. Ebu Hüreyre'den nakledildiğine göre, Allah'ın Rasulü konaklama yerinde, uyku basınca istirahate çekilmiş ve Bilal (r.a)'e kendilerini sabah namaz için uyandırmasını bildirmiştir. Bilal, nafile namaz kılmış, sabah yaklaşınca da, hayvanına dayalı olarak uyuya kalmış.

    Güneş yüzlerine vuruncaya kadar aşırı yorgunluktan ne Rasulüllah (s.a.s) ve ne de sahabeden hiçbiri uyanmamışlardı. İlk uyanan Rasulüllah olmuş ve Bilal'ı uyarmıştır. Kafilenin ilerlemesinden bir müddet sonra Ashab'a abdest almaları emredilmiş, Hz. Peygamber (s.a.s) iki rek'at namaz kılmış, sonra Bilal kamet getirmiş ve sabah namazı cemaatle kaza edilmiştir. Sonra Allah elçisi şöyle buyurmuştur:

    "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl." (Taha, 20/ 14) buyurdu." (Müslim, Mesacid, 309; Ebu Davud, Salat, 11; Tirmizi, Tefsiru Sure, 20; İbn Mace, Salat, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).

    Ebu Katade ve İmran b. Hüsayn'ın ayrı ayrı naklettiği başka bir yolculukta da uyku sebebiyle sabah namazı Rasulüllah (s.a.s) tarafından güneş doğup beyazlaştıktan sonra kaza olarak kılınmıştır. Burada, olayı rivayet edenler hangi yolculuk olduğunu belirtmedikleri için, hadisçiler, bunun Hayber, Tebük, Hudeybiye veya Ceyşü'l-Umera gazasına ait olabileceğini ifade etmişlerdir. (bk. Buhari, Teyemmüm, 6; Menakıb, 25; Müslim, Mesacid, 311, 312; Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi, IV, 1955-1963).

Sayfayı Paylaş