Peygamberimiz Ve Temizliğe Verdiği Önem

Konu 'İslam' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Peygamberimiz Çok Güzel Giyinirdi, Temiz ve Bakımlıydı

    Temizlik, Allah ın Kuran da emrettiği ibadetlerden biridir. Peygamberimiz de Rabbimizin emri gereği bir ibadet olarak temizliğine ve görünüşüne daima dikkat etmiştir. Saç, sakal ve diş bakımına çok önem vermiş, müminlerin karşısına çıkarken düzgün görünmeye özen göstermiştir.

    Bir rivayette Peygamber Efendimizin bu konudaki tavrı şöyle belirtilir:

    Bir gün Peygamber (sav) sahabelerinin yanına çıkacağı zaman küpteki suya bakarak sarığını ve sakalını düzeltti ve şöyle dedi: Allah kardeşlerinin yanlarına çıkarken kulunun kardeşleri için süslenmesini sever.

    Peygamberimizin bu konudaki titizliği tüm müminlere örnek olmalıdır. Müminler de daima temiz, imkanlar dahilinde şık ve bakımlı olmalı ve bunu Allah rızası için yapmalıdırlar. Özellikle ibadet eden kişilerin her gün duş almayı ve aynı kıyafetleri bir kaç gün giyinmek yerine, her gün temiz giyinmeyi ve güzel kokmayı bir ibadet olarak görüp bunu gerçekleştirmeleri şarttır.

    Gül kokulu peygamberimiz gibi, bizler de çevremize temizklik ve ferahlık veren kokular yaymalıyız. Zira bu ibadet, içinde önemli bir tebliğ unsurunu da barındır. Ter kokan, pis ve salaş görünen bir müslüman görüntüsü olumsuz bir etki oluştururken; temiz, bakımlı, güzel kokan bir müslüman şüphesiz İslam dini açısından olumlu etkiler oluşturacaktır.
    Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever. (Bakara Suresi, 222)



    Peygamberimiz Fakir Değildi, Allah O na Mülkünü Genişletmişti

    Peygamberimiz (sav) le ilgili anlatılan rivayetlerin bir çoğunu hepimiz duymuşuzdur. Bunlardan biri, peygamberimiz(sav) in açlıktan karnına taş bağladığı konusudur. Bu rivayet Allah ın ayetleri ile çeliştiği gibi, sahabelere de bir nevi hakaret gibidir. Bu rivayetin peygamberimiz (sav) i yücelten, ona faydası olan bir tarafı da yoktur.

    Allah ın peygamberi aç kalacak, çevresindeki onlarca sahabe bunu fark etmeyecek ve hatta buna göz yumacak. Şartlar ne olursa olsun elbette böyle birşey olması mümkün değildir.

    Efendimiz, çevresinde bulunan, Allah a ve kendisine iman eden sahabelerin göz nuruydu. Efendimizin ağzından çıkacak tek bir sözü bekleyen bu mübarek insanlar, Allah ın elçisinin, karnına taş bağlayacak kadar günlerce aç kalmasına asla müsade etmezlerdi ki, bunun olması da mümkün değildi. Çünkü efendimiz, tüm peygamberlerde olduğu gibi Allah ın lütfu ile zengin biriydi

    Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi? (Duha Suresi, 8)

    Peygamberimiz Güçlü, Heybetli ve Cesaretliydi

    Çocukluğumuzda anlatılan rivayetlerden, peygamberimizin çok sessiz, sakin, çekingen biri olduğunu zannederdik bir çoğumuz.

    Oysa insan biraz tefekkür edince durumun tam tersi olduğunu rahatlıkla anlayabiliyor. Peygamberimiz (sav) savaşlarda tüm müminleri komuta etmiş, kendisi de bizzat müşriklerle yapılan bu savaşlara katılmıştı. Hatta savaşta dişi kırıldığı, yanağı yarıldığı halde günlerce kılıç sallamaya devam etmişti. (Bir kılıçın ağırlığı malum) Şüphesiz tüm bunlar gücün, cesaretin, ihtişamın bir göstergesidir.

    Topkapı Müzesindeki Kutsal Emanetlerin içinde yer alan peygamberimiz (sav) in ayak izi de, onun ne kadar heybetli bir bedene sahip olduğunun bir delilidir.

    Allah ın kulu ve elçisi olan Hz. Muhammed (sav) in gücü, cesareti, heybeti, ihtişamı, güzel ahlakı tüm müminlere örnek olmalıdır. Allah müminlerin, Hz. Muhammed (sav) gibi güçlü, temiz, bakımlı, tebliğ konusunda kararlı, küfür için caydırıcı ve şeytan için kahredici olmalarını nasip etsin inşaAllah..

Sayfayı Paylaş