plazmalar

Konu 'Fizik 9. Sınıf' bölümünde MELEKKK tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. MELEKKK

    MELEKKK Üye

    Katılım:
    26 Kasım 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    hocamız plazmalar hakkında slayt hazırlamamızı istedi ama ben plazmalar hakkında yeterli bilgi bulamadım plazmalar hakkında bilgi verirmisiniz çok olursa iyi olur.
  2. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.662
    Beğenileri:
    4.568
    Ödül Puanları:
    0
    Plazma, Kimya ve Fizikte "iyonize olmuş gaz" gelmektedir... İyonize gaz için kullanılan plazma kelimesi 1920'li yıllardan beri fizik literatüründe yer etmeye başlamıştır. Kendine özgü niteliklere sahip olduğundan, plazma hali maddenin katı, sıvı ve gaz halinden ayrı olarak incelenir.

    Katı bir cisimde cismi oluşturan moleküllerin hareketi çok azdır, moleküllerin ortalama kinetik enerjisi herhangi bir yöntemle (örneğin ısıtarak) arttırıldığında cisim ilk önce sıvıya, sonra da gaza dönüşür. Gaz fazında elektronlar gâyet hızlı hareket ederler. Eğer gaz halinden sonra da ısı verilmeye devam edilirse iyonlaşma başlayabilir, bir elektron çekirdek çekiminden kurtulur ve serbest bir elektron uzayı meydana getirerek maddeye yeni bir şekil kazandırır. Atomun bir elektronu eksik olacak ve net bir pozitif yüke sahip olacaktır. Yeterince ısıtılmış gaz içinde iyonlaşma defalarca tekrarlanır ve serbest elektron ve iyon bulutları oluşmaya başlar. Fakat bazı atomlar nötr kalmaya devam eder. Oluşan bu iyon, elektron ve nötr atom karışımı, plazma olarak adlandırılır.

    İyonize olma durumu, en az bir elektronun atom ya da molekülden ayrıldığı anl***** gelir. Serbest elektrik yükü sâyesinde plazma yüksek bir elektrik iletkenliğine kavuşur ve elektromanyetik alanlardan kolaylıkla etkilenir. Atmosferin üstünde, manyetosferde, özellikle kutuplara yakın bölgelerde görülen auroralar, güneş rüzgarından kaynaklanan yüklü parçacıklarla çarpışan oksijen atomlarının iyonize olması ile oluşurlar ve enfes görüntüler verirler.

    Evren'de madde dört halde bulunur. Bunlar katı, sıvı, gaz ve plazma halidir. Mikroskobik açıdan plazma, sürekli hareket eden ve etkileşen yüklü parçacıklar topluluğu olarak ifâde edilir. Plazma içinde nötr atom ya da moleküllerin olması plazma halini değiştirmez.

    Plazmanın birim hacmi içindeki negatif yüklü parçacıkların sayısı (genelde elektronlar) pozitif yüklü parçacık sayısına (genelde iyonlar) yaklaşık olarak eşit olduğundan, plazma elektriksel olarak nötraldir.

    Maddenin dört hali: Katı halde atomlar belirli uzaklıklara sahiptir. Sıvı halde atomlar arası uzaklık artar. Gaz halinde ise atomlar arasındaki bağ uzunlukları daha da artar. Plazma halinde ise atomlar iyonlaşır ve sürekli olarak birbirleriyle çarpışırlar.

    İlk bakışta plazma halinin özellikleri açısından gaz halinden çok farklı olmadığı izlenimi oluşmaktadır. Oysaki plazma çok önemli özelliklere sahiptir. Plazmanın temel karakteristik özellikleri aşağıda verilmiştir,

    Yukarıda açıklandığı gibi plazma elektriksel olarak nötraldir ve plazma çok iyi bir iletkendir. Bazen gümüşün ve bakırın iletkenliğinden 102 kat daha fazla iletkenlik gösterebilmektedir.
    Plazmanın içinde bir noktada bir pertürbasyon oluşursa, bu pertürbasyonun etkisi tüm plazmaya elektromagnetik dalga hızı ile taşınılır. Gaz halinde bu taşınım, akustik dalgaların hızıyla, akustik sinyalin taşınımına benzer. Gazların taşınımı sırasında parçacıklar arasındaki çarpışma kısa mesafelidir. Plazmanın taşınımı durumunda ise yüklü parçacıklar arasındaki etkileşim elektromagnetik dalgalar yardımıyla uzun mesafede olur.
    Plazma elektriksel olarak nötral olmasına rağmen elektrik ve magnetik alanlarla etkileşebilir.
    Plazma koşullarındaki kimyasal reaksiyonlar (plazma-kimyasal reaksiyonlar), gaz fazındaki kimyasal reaksiyonlardan büyüklük mertebesi açısından çok daha hızlıdır.
    Evren'de en çok bulunan hal plazma halidir ve evrenin %99’undan fazlası plazma halindedir. Evren'deki tüm yıldızlar, Güneş, gezegenler ve gezegenlerarası boşluklar, üzerinde yaşadığımız Dünyâ'mız plazma halinden başlayarak bugünkü hallerini almışlardır. Gerçekte plazma hali bir maddenin ilk halidir. Plazma, doğal olarak kendisiyle çevresi, elektrik ve magnetik alanlarla etkileşim biçimleri açısından kendine özgü niteliklere sahiptir. Plazma, iyonlar, elektronlar, yüksüz atom ve moleküllerle fotonlardan oluşan, bazı atomlar iyonlaşırken bazı iyonların elektronlarla birleşip atoma dönüştüğü, protonların sürekli olarak bir yandan ortaya çıktığı bir yandan da soğutulduğu bir karışım olarak düşünülebilir.

    Dünyâ'mızda bulunan maddelerin büyük çoğunluğu katı, sıvı ve gaz hallerindedirler. Maddenin plazma hali örneğin, yıldırımda, mum alevinde, kutup ışığında ve neon lambaları gibi elektrik boşalmalı lambalarda gözlenir.

    Plazmanın temel bir farka karşın gazlarla ortak belli sayıda mekanik özelliği vardır: Coulomb çekim ve itimleri çok uzaklarda etkili olduğundan plazmanın her parçacığı diğeriyle sürekli olarak etkileşim halindedir.

    İlginç bir farklılık olarak gazların boşalan her şeyi doldurma özelliği varken plazmanın toplaşma özelliği olduğu görülebilir. Bir manyetik alanın etkisiyle elektrikli tanecikler alan çizgilerini etrafında helezonik yörüngeler çizerek harekete başlar.

    Plazmanın Özellikleri
    Plazma dış ortama karşı elektriksel olarak nötrdür. Yani plazma içerisindeki pozitif yüklerin (iyonların yükleri) sayısı, negatif yüklerin (elektronlar) sayısına eşittir.
    Plazma içerisindeki ayrışma, iyonizasyon ve bu olayların tersi olan yeniden yapılanma olayları sürekli meydana gelir. Adı geçen bu olaylar kendi aralarında plazma içerisinde bir dinamik denge halinde bulunurlar.
    Plazma iyi bir elektrik ve ısı iletkenidir. Plazma içerisindeki parçacıklar bir enerji taşıyıcısıdırlar. Dolayısıyla elektrik ve ısı enerjisini de iletirler (taşınırlar). Plazma içerisindeki hızlarının yüksek oluşu nedeniyle özellikle elektronlar elektrik ve ısı iletiminde esas rolü oynarlar.
    Plazma yüksek sıcaklık ve enerji yoğunluğuna sahiptir. Plazmanın sıcaklığı, enerji yoğunluğu, iyonizasyon derecesi (iyonize olmuş atom sayısının toplam atom sayısına oranı) ve plazma çıkış hızı (elektron hızı) plazma ekseni üzerinde maksimumdur.
    Plazmaya elektrik ve magnetik alan uygulandığında plazmada bir takım değişikliklere sebep olabilir. Plazma içerisindeki parçacığa Lorentz kuvveti etki eder ().

    Plazmanın birçok tanımı yapılır. Bunların hepsi bizi plazmanın yüklü parçacıklar topluluğu olduğu sonucuna götürür. Peki ama her yüklü parçacıklar topluluğu plazma mıdır? Tabii ki her yüklü parçacıklar topluluğuna plazma diyemeyiz. Bunu söyleyebilmemiz için incelediğimiz materyalin bazı özelliklerini bilmeli ve ona göre karar vermeliyiz. İşte bu karar verme sürecinde kullandığımız kıstaslar "Plazma Parametreleri"dir. Bu parametreler sayesinde biz, çalıştığımız materyalin bir plazma olup olmadığını bulabileceğimiz gibi, o materyalin neyin plazması olduğunu da bulmamız mümkündür.

    Temel parametreler dışında plazma parametrelerini altı ana başlık altında toplayabiliriz. Bunlar

    Plazma sıcaklığı veya daha basitçe elektron sıcaklığı.
    Plazma yoğunluğu
    İyonizasyon derecesi
    Debye uzunluğu
    Plazma frekansı
    Plazma betasıdır.



    Plazmayı Oluşturan Elemanlar
    Nötral atom ve nötral molekül: İhtivâ ettikleri pozitif yüklerin sayısının, negatif yüklerin sayısına eşit olan atom veya moleküllerdir. Nötral bir moleküle, o elemente özel bir ayrışma enerjisinden daha büyük bir enerji verilirse, bu molekül atomlarına ayrışır.
    İyon: İhtivâ ettiği (+) yük sayısı, (-) yük sayısından büyük olan atomlardır ya da bunun tersi olabilir. Nötral bir atoma, o elementle özel bir iyonizasyon enerjisinden daha büyük bir enerji verildiği zaman, bu atom en az bir elektronunu (negatif yükünü) kaybeder ve iyon haline geçer, yani iyonize olur.
    Elektron: Atomun negatif yükü olup değeri 1,6x10-19 Coulomb'dur.
    Foton : Enerji yüklü ışın parçasıdır. Işın enerjisi taşıyıcısıdır.
    Uyarılmış atom : Üzerine iyonizasyon enerjisinden daha küçük bir enerji almış, elektron kaybetmiş atomdur. Bu atoma o elementin iyonizasyon enerjisinden daha küçük bir enerji verilirse, bu atomun çevresindeki elektronlar atomu terk etmeyip, bunlardan bir veya bir kaçı yörünge değiştirir. Yani bir üst enerji seviyesine geçer. Böylece uyarılmış atom olur.
    Uyarma : Enerji alarak bir üst enerji seviyesine geçiş.
    Sükunete Gelme : Enerji vererek (foton) bir alt seviyeye geçiş.
    fatmanur55 bunu beğendi.
  3. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.662
    Beğenileri:
    4.568
    Ödül Puanları:
    0
    Plazma (fizik) hakkında ansiklopedik bilgiPlazma (isim) Gaz halindeki Gaz Alm. Gas (n), Fr. Gaz (m), İng. Gas. Maddenin üç halinden biri. Bu haldeyken maddenin yoğunluğu çok az, akışkanlığı ise son derece fazladır. Gaz halindeki maddelerin belirli bir şekli ve hacmi yoktur.

    Katı bir madde ısıtıldığı zaman, katı halden sıvı, sıvı halden de gaz haline geçer. Bu duruma faz (safha) değişikliği denir. Sıvıyı meydana getiren tanecikler (atom veya moleküller) birbirlerini çeker. Sıvı ısıtıldığı zaman, tanecikler arasındaki çek
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.iyon kümesi.

    Plazma, bilinen tüm maddeler gibi İyon Alm. Ion (n), Fr. Ion (m), İng. Ion. Elektron eksikliğine veya fazlalığına sahib olan, yani eksi veya artı elektrik yüklü atom veya atom grubu. Pozitif (artı) yüklü iyona katyon ve negatif (eksi) yüklü iyona anyon denir.

    İyonlar, atomlar arasında elektron alışverişi sonucu meydana gelebilir:

    2Na + Cl2 ® 2Na+ Cl-

    Bu reaksiyonda sodyum(Na), klor (Cl) atomuna elektron vermektedir. Böylece pozitif yüklü sodyum iyonu (Na+) ile negatif yüklü klor
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.atomlardan meydana gelir. Atomlar elektriksel olarak yüksüz parçacıklardan yani, Antik çağda yetişen pek çok düşünürle birlikte, maddenin yapısı sorgulanmaya başlamıştır. İlk kez Thales evreni anlamanın yolunun maddeyi anlamaktan geçtiğini ifade ederek, materyalist felsefeye ilk adımı atmıştır. Daha sonra Anaximander, evreni oluşturan apeiron denen bitmez, değişmez, görünmez bir maddeden bahsetmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.nötronlar ve pozitif (+) yüklü Nötron Alm. Neutron (n), Fr. Neutron (m), İng. Neutron. Bütün atomların çekirdeğini meydana getiren iki temel tanecikten biri. Bu iki temel tanecikten proton artı yüklü olduğu halde, nötron yüksüzdür. Hidrojenin dışında, bütün elementlerin çekirdeğinde nötron ve proton bulunur. Bir elementin çekirdeğinin nötron sayısı, ya protona eşit veya proton sayısından fazladır. 1920 yılında Rutherford ve 1931'de Heisenberg nötrondan bahsetmişlerdir. Nötron, 1932 yı
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.protonların bir arada bulunduğu bir çekirdek ve o çekirdek etrafında dönen negatif (-) yüklü Atomların çekirdeğini meydana getiren iki temel tânecikten biri. Çekirdeği meydana getiren diğer tânecik nötron olup, elektrik yükü yoktur. Fakat proton artı (+) yüklü tâneciktir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.elektronlardan oluşur. Bir atomda, çekirdek etrafında bulunan negatif (-) yüklü elektronların sayısı, çekirdekte bulunan pozitif (+) yüklü protonların sayısına eşitse bu, atomun elektriksel olarak yüksüz olduğu anl***** gelir. Böyle yüksüz atomlardan oluşan bir gaz, yeterince ısıtıldığında veya Elektron, en küçük eksi elektrik yüküne sahip temel parçacık.

    Elektron kelimesi amberin Yunancadaki ismidir. Eski Yunanda, amberi ovuşturunca statik elektrikle yüklendiği biliniyordu.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.radyasyona maruz kaldığında, enerjilerin şiddetlerine bağlı olarak, sahip olduğu elektronları en dış yörüngesinden itibaren kaybetmeye başlar. ( En dış yörüngedeki elektron atoma bağlanma gücü en zayıf olandır. Bu bağlanma gücü, çekirdeğe yakınlaştıkça artar. Radyasyon, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji emisyonu (yayımı) ya da aktarımıdır. Bilindiği gibi maddenin temel yapısını atomlar meydana getirir. Atom ise, proton ve nötronlardan oluşan bir çekirdek ile bunun çevresinde dönmekte olan elektronlardan oluşmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Güneşin çok yüksek sıcaklığa sahip olan "Güneş, Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alan yıldızdır. Orta büyüklükte olan Güneş tek başına Güneş Sistemi'nin kütlesinin % 99,8'ini oluşturur. Geri kalan kütle Güneş'in çevresinde dönen gezegenler, asteroitler, göktaşları, kuyrukluyıldızlar ve kozmik tozdan oluşur. Günışığı şeklinde Güneş'ten yayılan enerji, fotosentez yoluyla Dünya üzerisindeki hayatın hemen hemen tamamının varolmasını sağlar ve Dünya'nın iklimiyle hava durumunun üzerinde önemli etkilerde bulunur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.korona" adı verilen en dış tabakasında atomlar, elektronlarının çoğunu, bazen hepsini kaybetmişlerdir. Örneğin; koronadan gelen ışınlar analiz edildiğinde Güneş'in en dış tabakasına verilen addır.. Sıcaklığı 6000 dereceyi bulmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.demir atomunun 13 hatta 14 elektronunu kaybettiği gözlenmiştir.) Elektron kaybeden atomda , pozitif (+) yüklerin sayısı, negatif (-) yüklere göre daha fazla kaldığından bu atoma iyonize olmuş atom ya da pozitif (+) iyon adı verilir. Böylece ortamda pozitif (+) iyonlar ve negatif (-) yüklü elektronlar serbest halde bulunur. Bu nedenle plazma iyonlaşmış gaz olarak da bilinir.

    Plazmalar sıcaklık ve yoğunluk olarak incelendiklerinde Demir, atom numarası 26 olan kimyasal element. Simgesi Fe dir (Lat. Ferrum dan). Demir, yerkabuğunda en çok bulunan metaldir. Bu gerçekten çok safrifik bir durum olmakla birlikte, demir birçok alanda kullanılmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.yıldızların merkezlerinde çok sıcak ve yoğun olarak bulunurken, Dünya atmosferinde gözlemlenen
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.kutup ışıması olaylarında olduğu gibi, daha düşük sıcaklıklarda ve yoğunluklarda da yer alabilmektedirler. Maddenin Manyetik kutuplardan yer atmosferine girebilen kozmik parçacıkla, iyonosfer ve strotosfer tabakalarına girdiklerinde, hava molekülleri ve atomlarıyla çarpışma sonucu enerjilerini kaybederler. Çarpışmayla enerjilerin aktarıldığı hava atomlarında yörüngeleri...
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.katı, Maddenin üç fiziksel halinden, belirli bir hacim ve belirli bir şekle sahib olduğu hali. Katılar hacim ve şekil elastikliği gösterirler yani hacimlerini ve şekillerini değiştirmeye zorlayan kuvvetlere direnç gösterirler. Gayet belirli yüzeyler ve bütün yüzlerinde ayrık sınırlarla karakterize edilirler.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.sıvı ve Sıvı (İngilizce luid, liquid, plasma). Belli bir kütlesi hacmi ve belli bir şekli olmayan maddelerdir. Maddenin üç ana fazından biridir. İçine konuldukları kabın şeklini alırlar,akışkandırlar. aynı zamanda moleküller arasında daha fazla boşluklar vardır.sıvılar gazlar gibi kolayca sıkıştırılamaz.çünkü gazların arasındaki mölekül uzaklığı sıvılara göre daha fazladır.ve bunun için havayı elimizle daha çabuk skıştırabliriz.ancak bir sıvı maddeyi o kadar kolay sıkıştıramayaz.ama eğerki bir ka
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.gaz halleri ise plazmaya göre oldukça soğuk ve elektriksel olarak yüksüzdürler.

    Plazma kelimesi ilk olarak tıp bilimcisi Gaz Alm. Gas (n), Fr. Gaz (m), İng. Gas. Maddenin üç halinden biri. Bu haldeyken maddenin yoğunluğu çok az, akışkanlığı ise son derece fazladır. Gaz halindeki maddelerin belirli bir şekli ve hacmi yoktur.

    Katı bir madde ısıtıldığı zaman, katı halden sıvı, sıvı halden de gaz haline geçer. Bu duruma faz (safha) değişikliği denir. Sıvıyı meydana getiren tanecikler (atom veya moleküller) birbirlerini çeker. Sıvı ısıtıldığı zaman, tanecikler arasındaki çek
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Johannes Purkinje (1787-1869) tarafından ak ve 1787 ve 1869 yılları arasında Çekoslavakya'da doğmuştur. Üniversite eğitiminin bir bölümünü Almanya'da sürdürdükten sonra vatanı Çekoslavakya'ya dönmüştür. Çekoslovak fizyolog ve anatomist olan Purkinje histoloji, embriyoloji, farmakoloji bilimlerinde...
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.alyuvarlardan temizlenmiş kan için kullanılmıştır. Aynı terim, Alyuvar, Eritrosit, kanda en çok sayıda bulunan hücre türüdür ve omurgalılar|omurgalı hayvanlarda akciğer veya solungaçlardan vücut dokularına oksijen taşımasının başlıca aracıdır. Alyuvar veya kırmızı kan hücreleri olarak da bilinen eritrosit sözcüğü Yunanca erythros (kırmızı) ve kytos (oyuk) sözcüklerinden türemiştir. Alyuvarları olan çoğu canlıda oksijen taşımakta kullanılan molekül hemoglobin iken yumuşakçalar gibi bazı canlılarda bakır içeren hemosiyanin
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.1927'de Amerikalı kimyacı ve fizikçi Dr.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Irving Langmuir(1881-Amerika'nın New York şehrinin Brooklyn semtinde, 1881 yılının ocak ayında dünya ya gelmiştir. İlk ve orta öğrenimini Amerika Birleşik Devletleri'nde sürdürmüş, Daha sonraları lisans eğitiğim ve öğretimini için Amerika ve Fransa'nın çeşitli okul ve...
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.1957) tarafından
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.iyonlaşmış gazlar içinde kullanılmaya başlanmıştır. Dr. Irving Langmuir'un başarıları yüzey kimyasından, bulut içine kimyasal madde katarak suni yağmur yağdırmaya kadar geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Plazma, bilinen tüm maddeler gibi atomlardan meydana gelir. Atomlar elektriksel olarak yüksüz parçacıklardan yani, nötronlar ve pozitif (+) yüklü protonların bir arada bulunduğu bir çekirdek ve o çekirdek etrafında dönen negatif (-) yüklü elektronlardan oluşur. Bir atomda, çekirdek etrafında bulunan negatif (-) yüklü elektronların sayısı, çekirdekte bulunan pozitif (+) yüklü protonların sayısına eşitse bu, atomun elektriksel olarak yüksüz...
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.1932 'de kimya alanında
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Nobel ödülü kazanmıştır. Kendisi Alfred Nobel (21 Ekim 1833, Stockholm, İsveç – 10 Aralık 1896, San Remo, İtalya). İsveçli kimyager, mühendis; dinamit'in mucidi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.General Electric 'de yapısı iyonlaşmış gazlara dayanan elektronik aletler üzerine çalışmaktaydı. Bu çalışmalar sırasında iyonlaşmış gazların yüksek hızlardaki elektron iyon ve diğer katkıları taşıma şeklini gözlemlemiş. Bunun Resim:general electiric.jpg|thumb|right|General Electric şirket logosu

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    kan plazmasının ak ve alyuvarlarla ******ları taşıma şekline benzediğini fark ederek iyonlaşmış gazları palzma olarak adlandırmıştır.

    Bütün uzayda bir yapının diğer yapı üzerinde etki göstermesini sağlayan ve fizikte Kanın şekilli elemanları dışında kalan sıvı kısmı. Lenfin yâni akkanın şekilli elemanları dışında kalan kısmına da lenf plazması denmektedir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.alan kavramıyla tanımlanan bir güç bölgesi bulunmaktadır. Örneğin; yerçekimi, dünya üstündeki bütün maddeler üzerine etkisini gösterir. Eğer bir madde elektriksel olarak yüklü ise, ya da içinden akım geçiyorsa, kütlesel çekim alanlarına ek olarak, elektrik ve manyetik alanlardan da etkilenir.Elektrik yükleri ve değişen manyetik alanlar, elektrik alanı oluşturduğu gibi, hareket halindeki elektrik yükleri diğer bir deyişle elektrik akımı ve elektrik alanlardaki değişiklikler de manyetik alanlar meydana getirirler. Dünyanın içine doğru gidildiğinde çekirdek bölgesinde bulunan erimiş metallerin hareket halinde olmalarının dünyanın çevresindeki büyük manyetik alanı sürekli beslemekte olduğu düşünülmektedir.

    Dünya'nın magnetosfer tabakasının manyetik alan çizgileri güney kutbundan, kuzey kutbuna doğru yönelmiş olup, Güneş rüzgârının doğrultusunda dağılım göstermektedir.Alan çizgilerinin birbirlerine yakın oldukları yerlerde kuvvetli, uzaklaştıkları yerlerde ise daha zayıf manyetik alan söz konusudur.

    Plazmalar elektriksel olarak yüklü parçacıklardan oluştuklarından, elektrik ve manyetik alanlardan etkilenmektedir. Plazmaların bu alanlarla etkileşimlerinin incelenmesi, bize dünya ve güneş arasındaki etkileşimleri ve uzayın başka bölgelerindeki olayları daha iyi anlama fırsatı vermektedir. Bununla beraber, birçok esrarlı şey hâlâ bilinememektedir.

    Doğadaki plazma yapılara örnek vermek gerekirse; Güneş ve diğer yıldızlar, yıldızlar arası uzay, Bkz. Ağırlık
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.galaksiler, galaksiler arası Galaksi Alm. Milchstrasse (f), Fr. Galaxie, İng. Galaxy. Uzayda milyonlarca yıldızın, gaz ve toz bulutlarının kümeleştiği uzay odaklarının genel adı. Gökada olarak da bilinir. Bol yıldızlı sakin bir gecede gökyüzüne bakıldığı zaman, bir uçtan diğer uca uzayan parlak bir şerit görülür. Gökyüzünün diğer kısımlarına nazaran çok daha parlak olan bu yıldızlar topluluğu, bizim galaksimiz samanyolundan başka bir şey değildir. Ancak görülebilen, Samanyolunu meyd
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.uzay, plazma içermektedir. Ayrıca Uzay madde ve enerjiden meydana gelen bir sistemdir. Kainattaki madde; Güneş, gezegenler, yıldızlar, galaksiler, astroidler ve meteorlardan meydana gelen hacimli ve kütleli gök cisimlerinin tamamıdır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.gezegenler arasında da plazma bulunmaktadır. Güneşten uzaya yayılan parçacıklar Güneş rüzgârı olarak bilinmektedir ve bu rüzgâr, Güneşin Korona tabakası içinde gerçekleşmektedir. Güneşin en dış tabakası olan Korona plazması çok yüksek sıcaklığa sahip olması nedeniyle Güneşin çekim alanı içine hapis olmayarak Güneş sisteminin bilinen en uzak gezegenlerinin de ötesine kadar yayılmaktadır.

    Güneş rüzgârı, Dünyanın manyetik alan çizgilerini kendi doğrultusunda şekillendirmektedir. Gündüz tarafında magnetosferin sınırı yer yarıçapının 10 katına kadar ulaşırken, gece tarafında manyetik alan uzun bir kuyruk oluşturur.Bu kuyruk yer yarıçapının 60 katına çıkar ve Ay yörüngesine hatta daha uzaklara kadar ulaşır.Kuyruk kesimindeki alan çizgileri kesin değildir. Güneş rüzgârının hızı saniyede 400 km.'ye ulaşmaktadır. Bu değer 200-700 km. arasında değişebilmektedir. Cm3 'ünde ortalama 5 elektron ve 5 proton bulunduğu tespit edilmiştir. Rüzgarın Dünya'ya ulaşması için 4-5 gün kadar bir zaman gerekmektedir.Yukarıda da belirttiğimiz gibi Koronanın sıcaklığı Demir atomunun 13 hatta 14 elektronunu koparacak kadar yüksektir. Bunu başarabilecek sıcaklık 1.000.000 derece civarıdır ve henüz bu yüksek sıcaklığın sebebi ile ilgili tatmin edici bir açıklama yapılamamıştır.

    Bir yıldızın etrafında dolanan ve kendisi yıldız olmayan doğal gök cisimlerine gezegen adı verilir. Dar anlamıyla, Güneş Sistemi içinde, Güneş'in doğrudan uydusu olan ve Uluslararası Gökbilim Birliği (IAU) tarafından bu tanıma uygun bulunmuş 8 gök cismini belirlemede kullanılır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Kutuplarda gözlenen Kutuplar, Dünyanın en kuzey ve en güney noktalarıdır. Bu noktalar coğrafya, haritacılık, manyetizma ve kutup yıldızı açısından farklı tanımlanır. Ancak aradaki farklar küçüktür.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.kutup ışımalarının (Aurora), radyasyon kuşaklarının ve manyetik fırtınaların temel enerjisini Güneş rüzgarı oluşturmaktadır. Güneş rüzgârı,
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.magnetosfer içindeki plazmada bulunan elektronlara ve iyonlara enerji vererek hızlanmalarını sağlar. Hızlanan bu parçacıklar, magnetosferin alan çizgilerinin birleştiği kutup bölgelerinden Dünya'nın atmosferine girerler. Girdikleri bölgede bulunan gazların atom ve molekülleriyle çarpışmaları sonucu çeşitli renklerde ışıma yapmalarına neden olurlar. Güneş rüzgârının çok şiddetli olduğu dönemlerde kutup ışımalarının ekvatora kadar uzandığı görülmektedir. Jeomanyetik ekvator bölgesinde bulunan Singapur'da 1909 yılında meydana gelen çok şiddetli Güneş rüzgarı sırasında kutup ışıması izlenmiştir.

    Dünya üzerinde görülen bir diğer plazma yapı, atmosferdeki iyonosfer tabakasıdır. Yerden 70-80 km. yukarıda başlar. Burada elektronlar güneşten gelen kısa dalga boylarına sahip (Ultraviyoleden X-ray 'e kadar olan bölgedeki dalgaboyları) ışınların etkisiyle atomlardan ayrılırlar. Atmosferin yere yakın bölgelerinde kozmik ışınların etkisiyle aynı elektron kopuşları meydana gelse de bu bölgede atmosfer daha yoğun olduğundan, kopan elektron hemen birleşir. Atmosfer yukarılara çıkıldıkça seyrekleştiği için iyonosferde kopan elektronun tekrar birleşme ihtimali daha düşüktür. Dolayısıyla, serbest elektronlardan ve iyonlardan oluşan bir bölge meydana gelir. İyonosferin üst kısımları magnetosferde katılarak uzayın binlerce kilometre derinliklerine kadar uzanır. Bir başka doğal plazma olayı da şimşek çakması sırasında meydana gelmektedir.

    Nebula olarak bilinen bazı yıldızların çevresinde bulunan bulut görünümündeki yapılar da doğal plazma örnekleridir.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş