Psikolojik Betimleme Örneği

Konu 'Dil ve Anlatım 9. Sınıf' bölümünde sedoshum tarafından paylaşıldı.

  1. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    195
    Beğenileri:
    259
    Ödül Puanları:
    0

    Betimleme nedir?
    1 tane de psikolojik betimleme örneği (kendimiz yazacağız)

    İlgilenenlere şimdiden teşekkürler
  2. Moderatör Sevgi

    Moderatör Sevgi Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2010
    Mesajlar:
    630
    Beğenileri:
    1.190
    Ödül Puanları:
    0
    Betimleme/Tasvir etme (Detay)

    Betimleme bir varlığın ya da manzaranın göz önünde canlanacak biçimde kendine özgü yönlerini belirterek söz ya da yazıyla anlatılmasıdır. Neler betimlenir, tasvir edilir? Gözle görebildiğimiz ya da hayalimizde canlandırabileceğimiz her şey... Elimize aldığımız bir kitap ya da kalem, oturduğumuz oda, pencereden bakınca dışarıda gördüklerimiz, bulunduğumuz semt, yaşadığımız kent, gökyüzü, bulutlar, dünya, evren... betimlenebilir.

    Betimleme görülenlerin, gözlemlerin sözcüklerle anlatılmasıdır bir bakıma. Betimlemede mutlaka görsellik vardır. Varlığı gözle algılanan ayrıntılardan söz edilebilir. Yani betimleme gözleme dayanır. Yazar bir varlığı ya da manzarayı betimlerken niteleyici sözcüklerden yararlanır:

    "Son derece sakin, sinek uçsa sesi duyulacak kadar sessiz bir odadayız."

    "Gözümüzün önünde uzayıp giden uçsuz bucaksız masmavi deniz ve çam ağaçlarına şarkı söyleten rüzgâr insana yaşama sevinci veriyordu."

    Betimleme bir anın, bir durumun bir grup insanın fotoğrafının çekilmesidir. "Fotoğraf" betimlemeyi başka tekniklerden -özellikle öykülemeden- ayırmak için anahtar kavramdır. Bir sınıf düşünelim, o sınıfın bütün sınıfa hakim bir noktadan fotoğrafını çekelim. Fotoğrafta görünenlerin anlatılması betimlemedir. Bir öğrenci defterine bir şeyler yazıyor, biri arkasına dönmüş, bir başkası dışarı bakıyor olabilir. Bunları anlatan cümleler betimlemeyi oluşturur.

    Betimleme tekniğinde sanatlı anlatım söz konusudur. Yazar sözcükleri mecaz anlamda kullanabilir. Betimlediği durumla ilgili duygularını, beğenisini ortaya koyabilir. Yazar, anlatım sırasında değişik söz sanatlarından yararlanabilir.

    Psikolojik betimleme bulamadım.
    sedoshum bunu beğendi.
  3. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38
    Kırk yılda bir olsun gülümsemeyen ters yüzlü söyleyişi soğuk olduğu kadar tutuk kıt bir adamdı.Pek duygulu değildi.Bezgin görünmesine karşın yine de sevimli bir görünüşü vardı.Eş dost toplantılarında gözlerinde iyilik parıldardı. Bu yönü hiçbir zaman sözlerinden anlaşılmaz yüzünden okunurdavranışlarında daha açık bir şekilde belirginleşirdi.

    O hiç şüphesiz şimdiye kadar tanımış olduğum insanların en sevimlisi ve cana yakınıdır.Öyle ki bu sevimlilik hoşa gitmek istediği anlarda başvurduğu bir fantezi olmaktan çok mizacını temelli bir özelliğidir. İlk görüşte çevresinde bir sempati havası yaratmasının nedeni belki de budur.İnsanı saran teselli eden dostluk ve sevgi dolu bir havası vardır.Onun için ona hemen bağlanıvermiş.
    ( ruhsal betimleme )
    sedoshum ve !!emine!! bunu beğendi.
  4. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    195
    Beğenileri:
    259
    Ödül Puanları:
    0
    Ben psikolojik betimleme diye biliyordum :D Teşekkürler herkese
  5. 0_ŞeHaDeT_0

    0_ŞeHaDeT_0 Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2009
    Mesajlar:
    293
    Beğenileri:
    195
    Ödül Puanları:
    0
    Bir örnekte ben vereyim::

    Dedem, sıkıntısı olsun olmasın hep güleç yüzlüydü. Dertlerini içine atar ama başkalarının dertlerine hep ortak olur, insanları incitmekten kaçınırdı.Onu hiçbir zaman bezgin, küskün göremezdiniz.
  6. 0_ŞeHaDeT_0

    0_ŞeHaDeT_0 Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2009
    Mesajlar:
    293
    Beğenileri:
    195
    Ödül Puanları:
    0
    Yolumun üzerinde her sabah tesadüf ettiğim bir dilenci var. Bu zeki çehreli ahkûm bir kalem efendisi intizamiyle, her gün, tam saat altıyı kırk geçe köşesine gelir ve tam saat on'a kadar da bir söz söylemeksizin sırf gözlerinin derin elemi ve edasının sakit (susan) belagatiyle gelip geçenlerin merhametini avlar. Merhametlerin birer şaşkın güvercin telâşıyle, bu mahir avcının kurduğu tuzağa düşmek için nasıl kanat çırptıklarını görmek, benim her sabahki eğlencemdir. Sabır, tahammül, ihtimam gibi seciye faziletlerinin en müşkülleriyle mücehhez ve aynı zamanda, ustalıklı bir sükûtun vâhi (boş) bir talâkate müraccah olduğunu bilecek kadar zevk ve idrak sahibi olan bu adamın, daha çetin sahalarda, daha kârlı şîkârlar (avlar) arkasında koşması mümkün iken, bir dilenci kisvesi (kılığı) altında gelip geçenlere el uzatmağa razı oluşunu, büsbütün budalaca bir hareket addetmedim.

    Ruhsal betimleme olduğunu düşüyorum. Ama pek emin değilim.:)

Sayfayı Paylaş