psikolojik danışma ve rehberlik

Konu 'Psikolojik Destek' bölümünde Moderatör Gül tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0

    [​IMG]





    [FONT=Arial,Bold][FONT=Arial,Bold]
    BASKI
    [/FONT]​
    [/FONT]İÇİN ÖNSÖZ

    İlk baskõsõ 1986 yõlõ içinde okuyucularõn hizmetine sunulmuş olan bu kitap, kõsa sürede
    üç baskõ yapma mutluluğuna ermiştir. Birçok fakültelerde ders kitabõ olarak öğrencilere
    hizmet ederken, alanda çalõşanlar için de kaynak kitap olarak kabul görmüştür. Baskõlar
    arasõnda. Bürokrasinin tabiatõndan gelen uzun boşluklar olmuştur. Okuyucularõmõzõn bunu
    anlayõşla karşõlamõş olduklarõnõ umarõz.
    3. Baskõ için kitap yeniden elden geçirilmiştir. Gerekli görülen sadeleştirmeler ve
    genişletilmeler yapõlmõştõr. Mesela Verimli Ders Çalõşma ve öğrenme konusu genişletilerek
    yeniden yazõlmõştõr. Türkçe literatürde fazla kaynak olmayan bu konu için öğrenci,
    öğretmen, sõnõf - öğretmeni ve danõşmanlara ve hatta velilere mazbut bir kaynak sunulmasõ

    şünülmüştür. Teknikler Bölümünde Zaman Cetveli, Arzu Listesi, Yarõm Cümleler,
    Basan/Kabiliyet Karşõlaştõrma Tablosu, Olay Temsili (Dramatizasyon) gibi konular yeniden
    õlarak yazõlmõştõr. Yüksek öğretimde Psikolojik Hizmetler konusu ilâve edilmiştir. Ayrõca,
    gerekli görülen paragraflar ve cümleler genişletilmiş veya netleştirilmiştir.
    Kitabõ ders kitabõ olarak kullanan öğreticilerin, hitabettikleri sõnõflarõn program
    amaçlarõna göre, kitaptaki bazõ konulan atlamalarõ veya daha kõsa tutmalarõ mümkündür.
    Meselâ, Rehberlik ve Psikolojik Danõşma alanõnda uzman olarak yetişecekler ile, bu
    konuyu pedagojik formasyon amacõyla okuyan öğretmen adaylarõnõn konulan kapsama
    genişlik ve derinlikleri elbette farklı olacaktır.
    Bu kitabõ, çalõşmalarõmda destek ve güveni daima benimle olan eşim Nayme’ye ithaf
    ediyorum.
    Prof. Dr. Hasan Tan Ocak
    1992, İstanbul
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  2. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Demokratik toplumlarõn eğitim sistemlerinde Rehberlik ve Psikolojik Danõşma
    çalõşmalarõnõn önemi ve fonksiyonu, uzay yarõşmasõ çağõnda daha da artmõştõr.
    Teknolojinin süratle geliştiği, toplum hayatõnõn süratle ve çeşitli yönlerde değiştiği bu
    çağda, hiçbir yetenek israf edilmeden, yeni neslin en iyi şekilde eğitilip yetişkinlik hayatõna
    hazõrlanmasõ, demokratik eğitim sistemlerinin olağanüstü amacõ haline girmiştir, ileri
    toplumlar, rehberlik araştõrma ve çalõşmalarõnõ hõzlandõrmak, daha etkili hale getirmek için
    büyük yatõrõmlarõ göze almõşlar; ülke çapõnda proje uygulamalarõna girişmişlerdir.
    Türk Eğitim Sisteminde de rehberlik ve psikolojik danõşma çalõşmalarõnõn önemi idrak
    edilmiştir. 1950’lerden beri birçok girişimler ve çabalar bazan artan bazan yavaşlayan
    hamleler halinde süregelmiştir. Son yõllarda üniversitelerimiz, öğretmen yetiştirme
    programlarõnda rehberlik ve psikolojik danõşma konusunu mecburi dersler arasõna almak
    suretiyle konuya ülke çapõnda önem vermiştir.
    Elinizdeki bu kitap, üniversitelerde rehberlik ve psikolojik danõşma derslerini okutan
    birçok meslekdaşlarõm teşvik ve õsrarlarõ karşõsõnda hazõrlanmõştõr. Rehberlik ve Danõşma
    konusunda çalõşan öğrenci, öğretmen, uzman ve öğretim üyelerine yõllarca yeni baskõlan
    ile hizmet etmiş olan Rehberliğin Esaslarõ adlõ kitabõn son baskõsõ 1975 yõlõnda yapõlmõş ve
    ertesi yõl da mevcudu kalmamõştõr. Türkiye’nin geçirdiği çalkantõlõ yõllarda, yeni baskõnõn
    yapõlmasõ düşünülmemişti. Yazar, yurtdõşõndan dönünce böyle bir kitaba şiddetle ihtiyaç
    olduğunu görmüştür. Duyulan bu ihtiyaç da ayrõ bir zorlayõcõ faktör olmuştur.
    Eserin yazõlmasõnda, konuşulan munis Türkçe kullanõlmaya çalõşõlmõştõr, illa "yeni"
    kelime kullanmak gibi bir zorlamaya sapõlmamõştõr. Amaca uygun, anlamõ yüklenebilen
    munis her kelime "yeni" veya "eski" denmeden kullanõlmõştõr. Gaye bir fikri, bir düşünceyi,
    bir temayõ en uygun şekilde anlatabilmektir. Türkçe, yapõ itibariyle güçlü bir edebî ve ilmî
    dil olma vasõflarõna sahiptir. Rahat bõrakõldõğõ takdirde, bu gücünü kolaylõkla ortaya
    koyabilecek niteliktedir. Bir kitabõn dilinin 10-15 yõl gibi kõsa bir sürede "eski"leşmesi,
    tehlikeli bir tutumun sonucu olmasõna işarettir. Bu durumda dilimizi geliştirme
    gayretlerimizin sõhhatlilik derecesini yeniden gözden geçirmek gerekir. Üniversite öğrencisi
    bir genç, "bu kelimeleri anlamõyorum" gibi kâzip bir muazeret yerine, dil konusunda yapõcõ
    bir tavõr ve yaklaşõma girerek sözlük kullanma alõşkanlõğõnõ geliştirmeli, Türkçe kelime
    hazinesini zenginleştirmelidir. Zorlamakla dil gelişmez. Onun da insan gibi tabii gelişme
    seyri vardõr. Bu tabii seyre yardõmcõ olmak gerekir.
    Psikolojik Danõşma ve Rehberlik, 17 bölümden oluşmaktadõr. İlk iki bölüm, öğrenci
    Kişilik Hizmetleri, Rehberlik ve Danõşma kavramlarõ, tarifleri, Rehberlik ve Psikolojik
    danõşma hizmetleri üzerinde durmaktadõr. Üçüncü Bölüm, Rehberlik
    ve Danõşma alanlarõnõn doğuşu, gelişmesi ve bugünkü durumu hakkõnda kõsa bir
    tarihçe vermektedir. Bu bölüm, Türkiye’deki gelişmelerin nereden nereye geldiğini merak
    edenlere bilgi vermek ve bazõ köşe taşlarõm literatüre geçirmek amacõyla yazõlmõştõr.
    Dördüncü Bölüm, Eğitim ile Rehberliğin ilişkilerini belirtmektedir. Beşinci Bölüm, eğitimde
    psikolojik hizmetleri gerekli kõlan sebepleri tartõşmaktadõr. Altõncõ Bölümde eğitim
    hizmetlerinde Rehberlik ve Psikolojik Danõşmanõn kapsadõğõ hizmet alanlarõ
    açõklanmaktadõr. Yedi ve sekizinci Bölümler, psikolojik danõşma ve rehberliğin dayandõğõ
    psikolojik ve felsefi temelleri tartõşmaktadõr. Dokuzuncu Bölümde psikolojik danõşma ve
    rehberliğin eğitsel, meslekî, kişisel-psikolojik problemlere yardõm çeşitleri ele alõnmõştõr.
    Onuncu Bölüm, rehberliğin temel servislerini incelemektedir. On birinci ve on ikinci Bölüm,
    danõşma ve rehberlikte kullanõlan test ve test dõşõ olmak üzere bilgi toplama ve yardõm
    tekniklerini ele almaktadõr. On üçüncü Bölümde rehberlikte grup faaliyetleri tartõşõlmaktadõr.
    On dördüncü Bölümde rehberlik örgüt ve personeli incelenmektedir. On beşinci Bölüm,
    rehberlik ve danõşma çalõşmalarõnõn değerlendirilmesi konusunu ve metodlarõnõ ele
    almaktadõr. On altõncõ Bölümde rehberlik ve danõşma çalõşmalarõnõn yõllõk, sömestrilik,
    haftalõk planlamalarõ gösterilmektedir. On yedinci bölümde ilk, orta ve yüksek öğretimde
    rehberlik ve danõşma çalõşmalarõnõn belirgin nitelikleri vurgulanmaktadõr.
    İsteyen öğretim üyesi, elindeki öğretim süresine, ağõrlõk vermek istediği amaçlara,
    öğrenci grubunun ilgi ve ihtiyaçlarõna göre kitaptaki bölümlerden bazõlarõnõ programõna
    almayabilir. Meselâ, ilk iki bölümdeki kavramlar verildikten sonra Tarihçe, Rehberliğin
    kapsadõğõ alan, Eğitimle olan ilişkileri, Rehberliği gerektiren sebepler gibi bölümler atlanõp
    doğrudan Rehberlik ve Psikolojik Danõşmanõn dayandõğõ temellere geçilebilir, öğrenci
    grubu, eğer danõşman olarak Rehberlik ve Danõşma örgütünü kurma görevini üstlenecek
    kimseler olmayacaklarsa örgüt bölümü atlanabilir ya da kõsaca geçilebilir. Programlama ve
    Değerlendirme Bölümleri üzerinde de aynõ düşünceler ileri sürülebilir. Ama danõşman
    olarak yetişeceklerin eğitiminde kullanõlacak ölçüt tabiatõyle farklõ olacaktõr.
    Geçmiş yõllarda Rehberliğin Esaslarõ kitabõnõn gerek öğrencilerin yetişmesinde ve
    danõşmalarõn çalõşmalarõnda yararlõ olmuş olduğunu, gerekse bu alanda yazõ yazanlara
    kaynaklõk etmiş olduğunu memnuniyetle görmüş bulunuyorum. Yalnõz, kitabõ kaynak
    olarak kullanan çoğu yazarlarõn kitabõ ve sayfasõnõ referans vermemiş olduklarõnõ da
    üzülerek gördüm. Elinizdeki bu kitabõn da bir boşluğu doldurarak gençliğin eğitimine
    katkõda bulunabilmiş olmasõnõ yürekten dilerim Diğer dileğim de, kitaptan yararlanarak yazõ
    yazanlarõn kitabõ referans vermeleridir.
    Prof. Dr. Hasan Tan
    Yoncaköy, 1985​
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  3. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    İÇİNDEKİLER
    Sayfa
    3. BASKI İÇİN ÖNSÖZ ............................................................................................. V
    ÖNSÖZ ................................................................................................................. VII
    İÇİNDEKİLER .......................................................................................................... IX
    1. ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK ............................................ 1
    Kişilik Hizmetlerinin Uzmanlõk Mesleği Olmasõ Nitelikleri — Eğitim, Öğretim
    Faaliyetlerinin Üç Yönü — Kişilik Hizmetleri ve Rehberlik — Varõlan
    Sonuçlar
    2. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA ......................................................... 10
    Rehberliğin Anlamõ — Tarifelerde Ortak öğeler — Rehberliğin Tarifi —
    Rehberlik, Psikolojik Danõşma ve Psikoterapi
    3. KISA TARİHÇE: REHBERLİK VE DANIŞMA HAREKETİNİN DOĞMASI
    VE GELİŞMESİ ......................................................................................................... 22
    Rehberlik ve Danõşma Nasõl Doğdu — Danõşma Psikolojisinin Doğup
    Gelişmesini Etkileyen Faktörler: Sosyal Ortam — Rehberlik Hareketi —
    Ruh Sağlõğõ Hareketi — Psikoanaliz Hareketi — Psikolojinin Bir Bilim
    Olarak Gelişmesi — Psikolojik Danõşmanõn Türkiye’de Gelişmesi — Eğitim
    Kanadõndaki Çalõşmalar — 1950-56 Döneminde Yapõlan Çalõşmalar —
    Yabancõ Uzmanlar — Test ve Araştõrma Bürosu ve Psikoteknik
    Laboratuvarõ — Yaz Seminerleri — Gazi Eğitim Enstitüsü’nde Başlatõlan
    Çalõşmalar — Okullarda örgütlenme Girişimleri — 1960’dan Sonraki
    Gelişmeler — Millî Eğitim Şuralarõ ve Psikolojik Hizmetler — Üniversitelerdeki
    Gelişmeler — Tõb Kanadõndaki Gelişmeler
    4. EĞİTİM, REHBERLİK VE DANIŞMA ................................................................. 52
    5. PSİKOLOJİK YARDIM HİZMETLERİNİN KAVRADIĞI ALAN .............................. 59
    Öğrenciler — Öğretmenler — Okul Yönetimi — Aile — Çevre
    6. REHBERLİK VE DANIŞMA’NIN DAYANDIĞI PSİKOLOJİK TEMELLER............. 71
    Bireysel Farklar — Bireydeki Nitelik Farklarõ — Cinsiyet Farklarõ —
    Bireydeki Nitelikler ile Meslekler Arasõndaki’ ilişkiler — Davranõm — Kişilik
    7. REHBERLİK VE DANIŞ’MANIN DAYANDIĞI SOSYOLOJİK VE FELSEFÎ
    TEMELLER ............................................................................................................ 81
    Sosyolojik Temeller: Toplumun Karmaşõmlaşmasõ — Kentleşme ve Değişen
    iş Hayatõ — Aile Yapõsõ ve Fonksiyonu — Kadõnõn Çalõşmasõ — Dinsel
    inançlarda ve Değer Hükümlerinde Değişmeler — Felsefî Temeller: Bireyci
    Görüş ve Toplumcu Görüş — Eğitim Felsefesi
    X
    Sayfa
    8. OKULLARDA PSİKOLOJİK HİZMETLER NİÇİN LAZIMDIR ..................... 92
    Değişen Okul ve öğrenci — Sõnõfta Kalma Oranõnõn Yüksekliği — Demokratik
    Eğitim Anlayõşõ — Değişen Boşzaman Miktarõ — Diğer Sebepler
    9. REHBERLİĞİN ÇEŞİTLERİ ............................................................................. 100
    Kişi Sayõsõna Göre — Rehberliğin Fonksiyonuna Göre: Uyum Sağlayõcõ
    Fonksiyon; Yöneltici Fonksiyon; Ayarlayõcõ Fonksiyon — Rehberliğin
    Yapõldõğõ Problem Alanõna Göre: Eğitsel Rehberlik ve Danõşma — Öğrenime
    Devam Kararõ ve Okul Seçme; Okulu Tanõma ve Isõnma; Branş ve Ders
    Seçme; Verimli Ders Çalõşma ve öğrenme; Başarõsõzlõk Onarõmõ;
    Yeteneklerin Erken Keşfi — Meslek Rehberliği: Meslek Seçmede Rol
    Oynayan önemli Faktörler; Kişinin incelenmesi; Mesleklerin Nitelikleri;
    Meslek inceleme Plânõ; Mesleklere Ait Bilgilerin Toplanmasõ ve Muhafazasõ
    — Bilgilerin Kalitesi — Bilgilerin Kaynaklarõ — Meslek Bilgilerini Toplama ve
    Yayma Yollarõ — Meslek Rehberliği Ne Zaman Yapõlmalõ — Meslek
    Rehberlik Hizmetlerinin Organizasyonu — Kişisel -Psikolojik Problemlerle
    ilgili Rehberlik
    10. REHBERLİK SERVİSLERİ ............................................................................. 143
    Bireyi Tanõma Servisi: Ne Çeşit Bilgiler Gereklidir; Toplu Dosayõ Bilgi
    Toplama Yollarõ — Bilgi Servisi: Bireyin ihtiyaç Duyduğu Bilgiler; Bilgileri
    toplama ve Sunma Yollan — Danõşma (Yönteme) Servisi: Psikolojik
    Danõşma Çeşitleri; Grup Danõşmasõ; Danõşma Ustalõklarõ; Danõşma
    Servisinin Planlanmasõ — Yerleştirme Servisi: Eğitsel Yerleştirme; Sõnõf Dõşõ
    Faaliyetlere Yerleştirme işe Yerleştirme — Sonu;cu -İzleme Servisi: Sonucu
    izleme Yollarõ
    11. REHBERLİK TEKNİKLERİ ............................................................................. 172
    Soru Listesi — Otobiyografi — Gözlem — Vak’a Kaydõ — Arzu Listesi —
    Yarõm Cümlelerin Tamamlanmasõ — Zaman Cetveli — Problem Tarama
    Listesi — Başarõ / Kabiliyet Karşõlaştõrma Tablosu — Değerlendirme Cetveli
    — Ev Ziyaretleri — Sosyometri — Kimdir-bu — Vaka incelemesi — Vaka
    Konferansõ — Vaka-Temsili — Sosyodrama — Psikod-rama — Oyun Terapisi
    — Grup Terapisi — Bibliyoterapi — Mülakat — Testler
    12. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMADA TESTLER ................................. 215
    Testlerin Tasnifi — Rehberlik ve Danõşma Çalõşmalarõnda Kullanõlan
    Testler: Genel Yetenek Testleri; Özel Yetenek Testleri; Başarõ Testleri;
    Kişilik Testleri; ilgi Testleri — Test Programõ için Bazõ Tavsiyeler
    13. REHBERLİKTE GRUP FAALİYETLERİ ....................................................... 228
    Durama Alõştõrma — Sõnõf-Dõşõ Faaliyetler — Sõnõf-Öğretmenliği — Genel
    Okul Toplantõlarõ — özel Günler — Çevre Meslek Taramasõ — İş Yerlerini
    Ziyaret
    XI
    Sayfa
    14. REHBERLİK ÖRGÜTÜ VE PERSONEL ...................................................... 246
    Temel Hazõrlõk Faaliyetleri — Rehberlik örgütü — Rehberlik örgütünün Şekli
    — Rehberlik Programõnõn Organizesinde Prensipler — Programõn Harekete
    Geçirilmesi — Rehberlik Kurulu — inceleme Komiteleri — Rehberlik
    Programõnda Personel — Rehberlik Programõnõn Dayanacağõ Temel
    Anlayõşlar
    15. YILLIK REHBERLİK FAALİYETLERİNİN PROGRAMLANMASI ................... 271
    Programlama Aşamalarõ: ön-Listenin Hazõrlanmasõ — Ana Planõn Haz
    õrlanmasõ — Faaliyet Takviminin Yapõlmasõ — iş Planõnõn Hazõrlanmasõ
    16. REHBERLİK PROGR*****N DEĞERLENDİRİLMESİ ................................ 285
    Amaçlar — Kriter — Değerlendirme Metotlarõ — Örneklem
    17. İLK, ORTA VE YÜKSEK ÖĞRETİMDE PSİKOLOJİK HİZMETLER .................. 296
    İlk öğretim Okullarõnda Rehberlik ihtiyacõ — ilk ve Orta Öğretim Okullarõnda
    Rehberlik ve Danõşma Hizmetlerinin Karşõlaştõrõlmasõ — İlk Öğretimde
    Rehberlik Programõ — Yüksek Öğretimde Psikolojik Hizmetler —
    Öğretmenin Rehberlikte Görev-İçi Eğitimi — Okullarõmõzda Rehberlik İçin
    Öneriler — Bir Sõnõf Öğretmenine Son Tavsiyeler
    EKLER .................................................................................................................. 317
    Öğrenci Toplu Dosyasõ — Mülakat Kayõt Formu — Öğrenci Kişisel Bilgi
    Formu
    BİBLİYOGRAFYA ................................................................................................... 329
    BULDURU.................................................................................................................​
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  4. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    1. B**ÜM
    ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK
    İkinci Dünya Savaşõ, birçok bilim ve teknik alanlarõnda yeni buluş ve gelişmelere yol
    açmõştõr. Savaş sonrasõ dünyamõzõn sosyal hayatõnda da, bu yeni gelişmelere paralel
    olarak, birçok hamleler, değişmeler ve gelişmeler olmasõ çok tabiîdir.
    Savaşõn feci yõkõntõlarõnõ ve moral çöküntülerini yaşamõş dünya toplumlarõ, savaş
    sonrasõ, açlõk ve sefaletten uzak, barõş ve kardeşlik içinde, daha mutlu ve müreffeh bir
    dünya yaratabilmek için yeni buluş ve gelişmelerden insan yaşayõşõnõn her alanõnda
    yararlanma gayretlerine girmişlerdir. Her ferdin, kendisine, toplumuna ve insanlõk âlemine
    en yararlõ olabilecek şekilde, sahip olduğu potansiyeller içinde, kendini optimum seviyeye
    kadar geliştirerek insanca, daha mutlu ve zengin bir hayat yaşama hakkõ olduğu fikri
    toplumlarda yaygõnlaşmaya başlamõştõr. Bu temel fikir, ve toplumlarõn daha da ilerleyip
    gelişme özlemleri, genç kuşaklarõn eğitimine olan dikkatleri iyice arttõrmõştõr.
    "Muasõr milletler seviyesi" üstüne çõkabilme çabalarõ içinde olan Türk toplumu da,
    aynõ amaçlarla, en güçlü ve medeniyet âleminin en dinamik toplumlarõnõn savaş sonrasõ
    eğitim-öğretim sistemlerindeki gelişme ve uygulamalarõyla yakõndan ilgilenmiştir. Kendi
    eğitim sisteminde de ona göre gelişmeler yapma çabasõna girmiştir.
    Özellikle 1950’lerden sonra üzerinde sõkça konuşulup yazõlan rehberlik kavramõ,
    okullarõmõzda çocuklarõmõzõn sadece kuru bilgiler yüklenerek yetişmeleri yerine, kişiliklerini
    kazanmõş, kabiliyetlerini işleten, edindikleri bilgileri günlük hayat çözümlerinde
    kullanabilen, akõlcõ, yaratõcõ, yapõcõ, duygu ve düşünceleri dengeli yürüten, sevgi dolu,
    hoşgörülü, millî kültürel değerlerine sahip vatandaşlar olarak gelişmelerini sağlamak için
    eğitim sistemimizin bir parçasõ olmaya başlamõştõr.
    2
    O halde çocuğa belli temel bilgileri veren sõnõflarõn yanõnda onun "kişi" olarak her
    yönden gelişmesini amaçlayan bu faaliyetler ve hizmetler nelerdir? Öğrenci kişilik
    hizmetleri ve rehberlik denen bu kavram ve faaliyetler nelerdir? Okuldaki öğretim
    faaliyetleri yanõnda nasõl yer alõr ve yürütülür?​
    Özel Üye Esra ve Red94 bunu beğendi.
  5. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİOkul denen eğitim kurumu, toplumda genç kuşaklara öğretilecek şeylerin "düzenli ve
    etkili" bir şekilde "yetkili" kimselerce verilmesi amacõyla ortaya çõkmõş ve gelişmiştir. O
    halde okul, esas itibariyle, genç kuşaklara, kişinin ve toplumun muhtaç olacağõ düşünülen
    bilgi ve becerileri "tedris ettirmek" (öğretmek) amacõna yöneliktir. Bu faaliyetler,
    öğrenci/öğretmen ekseni etrafõnda döner.
    Öğrenci/öğretmen arasõnda cereyan eden öğretim faaliyetlerini daha kolaylaştõrmak
    ve etkili hale sokmak için yapõlan diğer bir grup faaliyet daha gelişmiştir. Bu faaliyetler
    grubu da "yönetim faaliyetleri" dir. Asõl amaç öğretimdir. Ama okuldaki bu faaliyet "grubu"
    — "Öğretim" ve "Yönetim" faaliyetleri — çocuğun bir bütün olarak her yönden gelişmesini
    sağlamaya yeterli olabilecek midir?
    Zaman, çağõmõza doğru ilerleyip de "örgün" eğitim görme işi, toplumun her
    tabakasõndan fertlerin hakkõ sayõlõnca, okullar her çeşit kabiliyet, ilgi ve ihtiyaçtaki ve
    sosyo-kültürel yapõdaki çocuklarla dolmaya başladõ. Psikolojideki yeni bulgular da, kişiler
    arasõnda geniş ferdî, farklar olduğunu, ve çocuklarõn eğitiminin bu ferdî farklar dikkate alõ-
    narak yapõlmasõ gerektiğini ortaya koydu. Bu durumda, okullardaki öğretim ve yönetim
    faaliyetlerinin öğrenciyi tüm bir varlõk olarak eğitme işine yeterli olamadõğõ görülmüştür. Bu
    suretle, okullarda bir üçüncü faaliyet grubu ortaya çõkmõştõr.
    Bu grup; öğrenci seçimi ve okula alõştõrõlmasõ, öğrenci sağlõk işleri, öğrenci kol
    faaliyetleri, disiplin işleri, beslenme ve barõnma durumu, burs-ve malî yardõm, sosyal
    faaliyetler, öğrencinin kişisel, mesleksel, eğitsel ve dinsel sorunlarõnda kişisel yardõm ve
    benzeri faaliyetleri içine alõr. Bu faaliyetler, öğrencinin tüm ve optimum derecede gelişip
    büyümesi için gerekli ortamõ hazõrlayan faaliyetlerdir. Okuldaki bu üçüncü faaliyet grubuna
    öğrenci Kişilik Hizmetleri denir. Bu kitabõn konusu olan-Rehberlik ve Danõşma faaliyetleri de
    bu üçüncü grup faaliyetlere dahildir (BAK: Daha geniş bilgi için, Tan, 1971).

    3KİŞİLİK HİZMETLERİNİN UZMANLIK MESLEĞİ OLMA NİTELİKLERİYukarõda kõsaca işaret edilen zorunluluklardan doğmuş olan öğrenci Kişilik Hizmetleri,
    bugün birçok yönlerden gelişerek eğitim sistemi içinde bir "uzmanlõk" dalõ (profesyonel
    meslek) haline gelmiş bulunmaktadõr. Nasõl bir uzmanlõk dalõ olmuştur? Okullarda Öğrenci
    Kişilik Hizmetlerinin durumunu inceleyen Wrenn ve Darley (Wrenn, 1949, ss. 264-80), bir iş
    dalõnõn uzmanlaşmõş (profesyonel) bir meslek olup olmadõğõnõ ortaya koyabilmek için şu
    ölçütleri (kriterleri) saymaktadõrlar:
    1) Mesleğe alõnacaklarõ seçerken ve yetiştirirken belli bir "standartlar takõmõnõn"
    uygulanmasõ,
    2) Mesleği oluşturan iş gruplarõ adlarõnõn ve tanõmlarõnõn belirginlik kazanmasõ,
    3) Mesleğin kendine has birtakõm özel bilgi, beceri ve teknikleri geliştirmiş olmasõ,
    4) "Meslek" bilincinin ve meslekdaşlõk gruplarõnõn oluşmuş olmasõ,
    5) Mesleğe başlarken ve mesleğin icrasõnda bazõ meslek standartlarõnõn, hiçbir
    zorlamaya lüzum kalmadan, kendiliğinden yürütülmesi,
    6) Meslek mevcudiyetinin yasal olarak (hukuken) tanõnmasõ,
    7) "Meslek ahlâkõ" nõn oluşmuş olmasõ,
    8) Mesleğin, toplumun ihtiyaç duyduğu bir ihtiyaca cevap vermesi.
    Yazlar, bu ölçütleri öğrenci Kişilik Hizmetleri dediğimiz uzmanlõk faaliyetleri grubuna
    uygulamakta ve şu sonuca varmaktadõrlar. Mesleğe gireceklerin seçiminde ve
    yetiştirilmelerinde üniversitelerde belli standartlar oluşmuş bulunmaktadõr. Meslekte;
    danõşmanlõk, rehberlik "koordinatörlüğü, okul psikologu gibi iş gruplarõ oluşmuştur. Meslek,
    ’kendine has anlayõş, kavram, bilgi ve beceriler, araçlar geliştirmiştir. Mesleğe ait dernekler
    kurulmuştur. Meslekte çalõşanlar arasõnda "meslekdaşlõk" bilinci gelişmiştir. Mesleğe yeni
    başlõyacaklar bazõ sõnavlardan geçirilmekte ve kendilerinden bazõ diploma ve sertifikalar
    istenmektedir. Meslekte çalõşanlar, çalõşmalarda bazõ meslek ahlâkõ, âdabõ ve kurallarõ
    geliştirmişler ve bunlara uygun çalõşmaktadõrlar, öğrenci Kişilik Hizmetleri, genç kuşaklarõn
    eğitiminde önemli bir ihtiyacõ karşõlamaktadõrlar. 1949 yõlõna kadar bu alanda elde edilen
    bulgulara bakan yazar4
    lar, o halde, diyor, öğrenci Kişilik Hizmetleri, uzmanlõk mesleği (profesyonel) olma yoluna
    girmiş, ve süratle uzmanlõk mesleği (profesyon) niteliğini kazanmaktadõr. 1949’da varõlan
    bu yargõ, bugün tamamen kesinlik kazanmõş bulunmaktadõr. Öğrenci Kişilik Hizmetleri,
    bugün artõk eğitim sistemi içinde bir grup uzmanlõk faaliyetleridir.
    Şurasõ da hemen işaret edilmelidir ki yukarda belirtilen ölçütlerin her biri aynõ
    derecede gerçekleşmiş değildir. Meselâ, bir "öğrenci-kişilik hizmetleri" uzmanõnõn ne gibi
    işlerden ne dereceye kadar sorumlu olduğu, bugün dahi okuldan okula değişip
    durmaktadõr, öğrenci kişilik hizmetlerinin tarif ve kapsamõnda bazõ tartõşmalõ noktalar hâlâ
    mevcuttur. Birçoklarõ aydõnlõğa kavuşmuş olmakla beraber, bazõ hususlardaki görüş ve
    uygulama farklarõ bugün de sürmektedir
    Özel Üye Esra ve Red94 bunu beğendi.
  6. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    EĞİTİM-ÖĞRETİM FAALİYETLERİNİN ÜÇ YÖNÜTanõm, kavram ve kapsamdaki belirsizlik ve farklõ anlayõşlarõn gittikçe nasõl aydõnlõğa
    kavuşup azaldõğõnõ görmek için tarihî gelişme içindeki bazõ noktalara bir göz atmak yeterli
    olabilir.
    1936’da Cowley, öğrenci kişilik hizmetlerinin o zamana kadar yapõlmõş tariflerini
    incelemiştir. Clothier’nin (1931) ve Crawford’un (1932) tariflerini çok geniş ve eğitimle
    eşanlamda bulmuştur (Geniş bilgi için BAK: Tan, 1971). Cowley, kendi tarifini vermeden
    önce eğitim oluşumunun üç ayrõ yönünü incelemiştir:
    "Genel olarak, üç ayrõ üniversite/öğrenci ilişkileri göze çarpar : Yönetim işlerine ait
    faaliyetler, öğretime ait faaliyetler, ve öğretim dõşõ faaliyetler. Yönetim işleri içinde, okul
    harçlarõnõn ödenmesi, araç ve gereçlerin satõn alõnmasõ veya kiralanmasõ, okulun malzeme
    yönüyle ilgili daha birçok işler ve işlemler vardõr. Öğretim ilişkileri içinde de, öğrencilerle
    ister kişisel ister grup olarak, ister kütüphanede ister lâboratuvarda olsun, bütün özgün
    ders programlarõ ve bunlardan hâsõl olacak öğrenme sonuçlarõnõn sõnavlarla saptanmasõna
    ait birçok faaliyetler vardõr.
    "Öğretim-dõşõ ilişkiler" altõnda da okula kabul edilme, öğrencinin, üniversite hayatõna
    ve faaliyetlerine alõştõrõlmasõ (oryantasyonu), yurt ve yatakhane, sağlõk, ek-görev bulma ve
    parasal yardõm sağlanmasõ, sosyal ve ders-dõşõ faaliyetler, dönemlerde alõnacak derslerin
    seçimi, bir kimsenin sosyal zekâsõnõ geliştirme yollarõ, sõla hasreti, sevgi ve aşk sorunlarõ
    cinsinden farklõ konular üzerinde çeşitli danõşma (yönteme) faaliyetleri.... gibi birçok
    faaliyetler bulunmaktadõr.
    5
    "Birçok noktalarda yönetim işleri ve personel işleri birbirleriyle birleşir. Her iki grup
    faaliyetler de beslenme, yurt, ödünç para verme, burs ve daha birkaç faaliyetle müştereken
    ilgilidir. Fakat yönetim işiyle uğraşan ’kimseler, bu faaliyetlerin yalnõz parasal ve yönetim
    yönleri ile ilgilenirler. Personel (kişilik hizmetleri) faaliyetleri ile uğraşanlar da akçasal ve
    yönetsel düşüncelerin gerekli kõldõğõ çerçeve içinde olmak kaydõyla, istikametlerini eğitim
    yatõrõmlarõna yöneltecek sorumluluklarõ yüklenir." (Cowley, 1936).
    Cowley, bu yazõsõnõn sonunda yaptõğõ kişilik-hizmetleri tarifini, daha sonraki yõllarda
    biraz daha geliştirerek, "Kişilik hizmetleri, eğitim kurumlarõnõn, müfredatõn gerektirdiği
    öğretimden (tedrisattan) ve alõşõlmõş yönetim ilişkilerinden ayrõ olarak öğrencilerle giriştiği
    veya yapõlmasõna sebep olduğu bütün ilişkilerdir." diye tarif etmiştir (Myers, 1941, s. 43).
    Cowley’in söz konusu yazõsõndaki gözlem ve tahlili, öğrenci kişilik hizmetlerini, okulun
    öğretim ve yönetim fonksiyonlarõndan ayõrdetmek hususunda önemli bir aşama olmuştur.
    Keza, Cowley, kesin ayrõntõlarõnõ vermemekle beraber bir bütün olarak öğrenci-kişilikhizmetlerini
    ve vereceği kararlarda öğrenciye kişisel yardõmõ gerektiren Rehberliği de
    birbirinden ayõrdetmiştir.
    Myers, öğrenci kişilik hizmetleri tarifine niteleyici bazõ özellikler daha eklemiştir. Ona
    göre öğrenci kişilik hizmetleri, "bir okulun veya okul sisteminin o çeşit faaliyetleridir ki, bu
    faaliyetlerin amacõ, okul toplumundaki her bir öğrenciyi, bulunduğu çevreden arzu edilen
    gelişmeyi âzami derecede elde etmeye yeterli kõlacak imkân ve şartlar içinde okulun eğitici
    ortamõna sokmaktõr." (Myers, 1941, s. 47-48).
    Bu açõklamaya göre Öğrenci Kişilik Hizmetleri, ferdin bir bütün olarak gelişmesini
    sağlõyacak ortamõ hazõrlar. Rehberlik ise ferdin gelişmesine doğrudan doğruya, kişisel
    yardõm etme işi olmaktadõr.
    Diğer taraftan, Yüksek öğretim okullarõnda —ki öğrenci kişilik hizmetleri önce yüksek
    öğrenim kurumlarõnda başlõyarak gelişmiştir— kişilik hizmetlerinin üç önemli unsuruna
    dikkatler çekilmiştir : Öğrenci kişilik hizmetleri anlayõşõ, öğrenci kişilik servisleri, ve öğrenci
    kişilik hizmetlerinin örgüt ve yönetimi. Yazarlar (Lloyd - Jones ve Smith, 1938, s. 47-48),
    öğrenci kişilik hizmetlerinin var olup yürüyebilmesi için bu üç temel unsura sahip olmasõ
    gerektiğini ortaya koymuşlar ve bunlarõ şöyle belirlemişlerdir:
    6
    Öğrenci kişilik hizmetleri, "öğrencinin diğer öğrencilerden farklõ (ferdî farklar) bir kişi
    olarak ve bir "bütün" olarak gelişmesi (her cephesiyle dengeli bir gelişme) gerektiği;
    öğrenme işinin cereyanõnda ve kültürün kuşaktan kuşağa oluşumunda ferdin dinamik bir
    öğe olduğu anlayõşõna sahiptir.
    Öğrenci kişilik servisleri, öğrencinin okula seçilip kabulünden başlõyarak, yeni okul
    ve sosyal duruma alõştõrõlmasõ (oryantasyon), testler uygulayarak onlarõ değerlendirme,
    danõşma (yönteme), öğrenciye okurken ek-görev bulma, burs ve malî yardõm, öğrenci
    kayõtlarõnõn tutulmasõ, .sağlõk işleri, ders-dõşõ ve sosyal faaliyetler, disiplin işleri, yerleştirme,
    "bilgi toplama ve araştõrma gibi bütün hizmetleri içine alõr. Bu hizmetler, okul müfredat
    programõna sõkõ sõkõya bağlõ olduklarõ halde, gene de onlardan ayrõ bir özelliğe sahiptir.
    Öğrenci kişilik hizmetleri, bir plân ve program içinde, sistematik bir şekilde, bir örgüte
    bağlõ olarak yönetildiği takdirde etkili sonuçlar verebilir.
    öğrenci kişilik hizmetleri ve rehberlik faaliyetlerine, mevcut eğitim sistemi için,
    ferdîleştirilmiş eğitim olarak bakanlar da olmuştur (Kitson, 1935; Davis, 1948; I. Bölüm;
    Strang, 1949). Fakat bunlar, öğrenci kişilik hizmetlerinin ve rehberliğin lüzumunu
    reddetmekten değil, aksine, bu hizmetleri, ferdî farklara "dayanan gerçek bir eğitimin
    ayrõlmaz bir parçasõ olarak görmekten doğmuş görüşler olmuştur. Konu üzerinde yapõlan
    tartõşmalar ve çalõşmalar, öğrenci kişilik hizmetlerinin, nitelik itibariyle eğitim faaliyetlerinden
    farklõ faaliyetler olduğunu ortaya koymakla kalmamõş, Rehberlik faaliyetlerinin de öğrenci
    kişilik faaliyetleri içinde kendine özgü ayrõ bir faaliyetler grubu olduğunu belirlemiştir.
    Seymour (1955), yaptõğõ tanõmda, kişilik hizmetlerinin "öğrencilere en uygun öğrenme
    ortamõnõ sağlõyan ve her öğrencinin, büyüyüp gelişirken geçirdiği yaşantõlardan en uygun
    sonuçlarõ elde etmelerine çalõşan", "hayli uzmanlaşmõş özel faaliyetler" olduğu üzerinde
    õsrar etmektedir. Ona göre bu faaliyetler, okulun öğretim ve yönetim faaliyetleri ile çok
    yakõndan ilgili olmakla beraber, her ikisinden de farklõdõr. Zira öğretmen de, yönetici de
    esas itibariyle öğretim (tedrisat) sorunlarõ ile ilgilenmektedir.
    Kişilik hizmetleri ile uğraşanlar ise, öğrencinin öğretim faaliyetlerinden en yüksek
    derecede yararlanmasõna, derslerini öğrenirken gerekli âzami gayreti gösterebilmesi için
    onun baskõ, gerginlik ve engellerden
    7
    uzak kalmasõna yardõm etmeye çalõşõr. Yönetici ve öğretmen, öğrenci grubunun öğrenmesi
    üzerinde dururken, öğrenci-kişilik-hizmetleri elemanlarõ her bir öğrenciyi özgün olarak
    ilgilendiren faaliyetlere önem. verir.
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  7. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİKGörülüyor ki kişilik hizmetleri, eğitimin ayrõlmaz bir parçasõ olmakla beraber, yönetim
    ve öğretim faaliyetlerinden ayrõ, kendine has bir hizmetler grubunu oluşturmaktadõr. Aynõ
    şekilde Rehberlik de, kişilik hizmetleri içinde öğrencinin seçme, karar verme ve uyum
    sağlama problemlerinin çözümüne kişisel olarak yardõm eden bir hizmetler grubudur.
    Meyrs (1941, s. 55), "Rehberlik" teriminin, asõl amacõ ferdin seçmeler yapmasõnda ve
    kendi kişisel gelişmesini âzami derecede etkileyecek olan hareket yolunu izlemesi
    hususunda ferde kişisel olarak yardõm etmek olan kişilik faaliyetlerine saklanmasõnõ
    önermiştir. Jones (1951, 3. Bölüm), Seymour (1955), Roeber, Smith ve Erickson (1955),
    Mahoney1 gibi yazarlar da Rehberliği, kişilik hizmetlerinden ayõrmaktadõrlar.
    Bir yazarõn dediği gibi (Downing, 1968, s. 5-6), öğrenci kişilik hizmetleri ve rehberliğin
    mahiyeti, meslekteki elemanlar arasõnda haylice aydõnlõğa kavuşmuş olmakla beraber,
    meslek dõşõnda olanlar için bazõ tereddütler görülebilir. Downing, bir orta yolu tutmayõ tercih
    etmektedir. "Öğrenci kişilik hizmetleri" veya "Rehberlik hizmetleri" tâbirlerinin kullanõlmasõ,
    okulda verilen hizmetlerin tabiatõna, sayõsõna ve kapsamõna bağlõdõr. Hizmetler yerinin ve
    orada çalõşanlarõn kişisel tercihlerine göre bu terimlerden biri kullanõlabilir, yeter ki
    hizmetler "kaliteli" ve hizmeti verenler "yeterli" olsunlar demektedir. Bununla beraber, ikisi
    arasõndaki farkõ belirtmekten de geri durmamaktadõr. Öğrenci kişilik hizmetleri, rehberlik
    hizmetlerinden daha geniş hizmetler grubunu kapsar; rehberlik hizmetleri yanõnda, sağlõk,
    öğrenci devamõ, sosyo-psikolojik servisler, ve öğretim ve yönetim dõşõnda kalan daha
    birçok servisleri de içine alõr, demektedir.
    Seymour (1955), kişilik hizmetlerini, a) klinik hizmetler (psikolojik, sosyal asistanlõk ve
    psikiyatrik hizmetler), b) rehberlik hizmetleri, c) öğrenci devamõnõ takip hizmetleri ve d)
    sağlõk hizmetleri olarak gruplandõrmaktadõr. Mahoney1, bunlara bir de özel eğitim
    hizmetlerini eklemek-
    ---------------------------------
    1 APGA, 1957 yõllõk Detroit toplantõsõnda Harold Mahoney’in "Organization and Extension of
    Pupil Personnel Services" Komitesinde yapmõş olduğu konuşmaya ait yazarõn özel notlarõ.
    8
    tedir. Özel eğitime muhtaç çocuklara verilecek birçok kişisel yardõmlar vardõr ki bunlar,
    nitelik bakõmõndan öğretim faaliyeti olmaktan ziyade, kişilik hizmetleri kapsamõndadõr.
    VARILAN SONUÇLAR
    Öğrenci kişilik hizmetleri ve Rehberlik hizmetleri üzerinde buraya kadar yapõlmõş olan
    tanõmlar ve açõklamalar õşõğõnda ortaya çõkan fikir ve genellemeleri şöylece özetlemek
    mümkündür:
    1) Kişilik hizmetleri ve rehberlik hizmetleri, modern eğitimin ayrõlmaz bir parçasõdõr.
    2) Kişilik hizmetleri, okuldaki öğretim ve yönetim faaliyetlerinden ayrõ bir hizmet
    grubudur.
    3) Kişilik hizmetleri, kişinin âzami derecede öğrenmesine ve gelişmesine imkân
    verecek ortamõ sağlamayõ hedef edinir.
    4) Rehberlik, kişinin yeterli "seçimler" yapmasõ, "kararlar" vermesi ve "uyumlar"
    sağlamasõ hususunda kişiye ferden yardõm eden kendine özgü bir hizmetler grubudur.
    5) Öğretim ve yönetim faaliyetlerinden belirgin şekilde ayrõ nitelikler gösteren bu
    "uzmanlõk faaliyetleri, kendine özgü kişilik hizmetleri anlayõşõ içinde" sistemli, sürekli ve
    organize bir yönetim ister.
    Bir başka şekilde söylemek istersek, öğrenci kişilik hizmetleri, okulda öğretim ve
    yönetim faaliyetlerinin dõşõnda, her bir öğrencinin kendi sõnõrlarõnõn en üst seviyesine kadar
    gelişmelerine ve gerekli hayat uyumlarõnõ sağlamalarõna imkân verecek ortamõ hazõrlamak
    için, yetiştirilmiş kişilik-hizmetleri personelinin koordinesi ve yönetimi altõnda yürütülmek
    ister. Bu "kendine özgü hizmetler grubu" içinde Rehberlik de .ayrõ bir yer tutar. Rehberlik;
    kişiye, sağlam kararlar vermesi, yeterli seçmeler yapmasõ, en uygun şekilde büyüyüp
    gelişmesi ve uyum sağlamasõnõ etkileyecek olan sorunlarõn çözümünde realist plân ve
    yaklaşõmlarla işe girişebilmesi için yapõlan kişisel, sistemli ve profesyonel (uzmanlõk)
    yardõmlar olmaktadõr.
    Yukardaki paragrafta özetlenen görüşe göre hazõrlanmõş olan’ bu kitabõn ilk 9
    Bölümünde rehberliğin tanõmõ, Türkiyedeki gelişimi, eğitim-öğretimle olan ilişkisi, kapsadõğõ
    alan, dayandõğõ felsefî, psikolojik ve sosyolojik temeller, okullarõmõzda rehberliği gerekli
    kõlan sebepler,
    9
    rehberliğin çeşitleri, rehberliğin temel ilkeleri tartõşõlmõştõr. 10. Bölüm, rehberlik hizmetlerini
    yürütmede gerekli olan ana servisleri ele almaktadõr. Rehberlik hizmetlerinde kullanõlan
    teknikler 11 ve 12. Bölümlerde incelenmiştir. Rehberlik amacõyla yapõlan grup faaliyetleri
    13. Bölümde gözden geçirilmiştir. 14. Bölüm, rehberlik örgütü ve personeli üzerinde
    durmaktadõr. 15. Bölümde, rehberlik faaliyetlerinin aylõk, sömestirlik ve yõllõk plânlara nasõl
    bağlanacağõ gösterilmektedir. Önemli bir konu olan rehberlik faaliyetlerinin
    değerlendirilmesi 16. Bölümde ele alõnmõştõr. 17. Bölümde, ilk, orta ve yüksek öğretim
    okullarõnda rehberlik faaliyetlerinin özellikleri incelenmiş ve okullarõmõzda etkin rehberlik
    faaliyetleri için bazõ öneri ve öğütler verilmiştir. Ayrõca, kitabõn Ek’ler kõsmõnda, yazar
    tarafõndan geliştirilmiş toplu dosya, mülakat formu, gibi bazõ araçlar, bu alanda
    çalõşacaklarõn hizmetine sunulmuştur.
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  8. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    2. B**ÜM
    REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA
    Rehberlik ve psikolojik danõşma kavramlarõ, modern eğitimin çok önemli birer parçasõ
    haline gelmiş faaliyetleri ifade eden terimlerdir. Özellikle rehberlik sözü, daha 1938’lerde
    okul müfredat programlarõmõzda geçmiş olmakla beraber, daha çok 1950’lerden sonra sõkça
    konuşulup tartõşõlmaya başlanmõştõr. Özellikle 1970’den bu yana da rehberlik ve psikolojik
    danõşma hizmetlerinin, "uzman" kişilerce yürütülen ayrõ bir "yardõm" ve "ihtisas" faaliyeti
    olarak okul eğitim programlarõmõzda yer almõş olduğu memnuniyetle görülmektedir.
    Bu "yardõm" ve "uzmanlõk" faaliyetlerinin altõnda yatan temel anlayõş nedir? Ne çeşit
    faaliyetler, rehberlik faaliyetleridir; danõşma faaliyetleridir? Okullarda Rehber veya
    Danõşman dediğimiz kimseler ne çeşit uzmanlardõr? Görevleri nelerdir? Okullarõmõzda
    rehberlik ve danõşma faaliyetlerinin gerektiği şekilde organize edilip yürütülmesi nasõl
    olmalõdõr? Bütün bu sorulara yeterli cevaplar bulabilmemiz için her şeyden önce
    kullandõğõmõz "rehberlik" ve "danõşma" terimlerinin taşõdõğõ anlamlarõ ve kapsadõğõ alanlarõ
    anlamamõz, tanõmamõz gerekir.
    Aslõnda, bilen bir kimsenin bilmeyen bir kimseye yardõmõ, yol göstermesi, insan
    toplumlarõ kadar eskidir. Yani rehberlik ve danõşma kavramõ, toplu yaşamanõn bünyesinde
    mevcuttur, insanoğlu ötedenberi, yabancõsõ olduğu bir durumla karşõlaşõnca veya bir
    sõkõntõsõ olunca, bir "başkasõnõn yardõmõnõ, öğütlerini ve avuntusunu aramõştõr. Kişinin, çö-
    zemediği bir problemle karşõlaşõnca veya ’bir derdi olunca, güvendiği "birine derdini açmasõ,
    sorun hakkõnda ondan fikirler almasõ, toplumsal yaşamada insan ilişkilerinin önemli bir
    yanõnõ teşkil etmektedir. Kişi, güvendiği birine derdini açõp anlatmakla, sorunla ilgili yeni bilgiler,
    görüşler, soruna yeni bakõş açõlan kazanabilir. Problemin karanlõkta kalmõş yönlerini
    daha iyi görmeye başlõyabilir. En azõndan içini boşaltõp baskõdan kurtulmuş, rahatlamõş
    olabilir. Güvendiği kişinin akõlcõ, moral ve güç verici görüş, tavõr ve sözleri sonucu kendinde
    yeni
    11
    bir dayanma gücü bulup, sorunla uğraşma azmi kazanmõş olur. Bu suretle, kendini ve
    problemini daha iyi anlõyan ve ne yapacağõnõ bilen bir insan ferahlõğõna kavuşur. Bütün bu
    etkileşimlerde, bulanõk ve yuvarlak anlamõ ile bir rehberlik ve danõşma işlemi olduğu
    düşünülebilir. Kişinin rahatlamasõ, aydõnlanmasõ ve güç kazanmasõnda, konuştuğu insanõn
    rolü olmuştur. Ama kişinin düşünce ve hareketlerine yön veren davranõş kararlarõ,
    tamamen kişinin kendine ait olmaktadõr.
    Her gün bir subay, birliğinde erleri ile; bir öğretmen, sõnõfõnda öğrencileri ile; bir usta,
    işyerinde işçileri ile olan ilişkilerinde bu çeşitten bir yõğõn etkileşimlerde bulunmaktadõrlar.
    Acaba bütün bunlar rehberlik etkileşimi midir? Danõşma ilişkileri midir? Bu sorularõ daha net
    cevaplandõrabilmek için konuya daha yakõndan ve ayrõntõlõ olarak bakmamõz gerekir. Ancak
    o zaman ne çeşit ilişkilerin ve yardõmlarõn rehberlik ve danõşma olduğu açõklõk kazanabilir.
    Diş ağrõsõ çeken birini düşünelim. Çektiği õstõrabõ bir dostuna anlatõr. Dostu cevap
    verir: "Geçmiş olsun! Bilirim, diş ağrõsõ çok õstõrap vericidir." Beriki devam eder: "Evet,
    geçen akşam yemeği yarõda bõrakõp kalkmak zorunda kaldõm. Lokmaya basar basmaz
    beynimde şimşek çaktõ!" Sözü öteki alõr : "Ne zor değil mi? Benim de öyle olmuştu. Neyse
    ki falan dişçiye gittim de, tedavi ettirip kurtuldum. Adam iyi bir dişçi." Problemli kişi, o
    dişçinin adresini alõr.
    İşte bu küçük örnekte basit bir rehberlik işi cereyan etmiştir. Dostu, problemli kişiye
    bir anlayõş göstermiş, önüne basit bir çözüm fikri sermiştir. Problemli kişi dişçiye gitmiş ve
    tedavi olmuştur. Dişi tedavi eden doktorun yaptõğõ tedavi, kişiye büyük bir "yardõmdõr", ama
    bir rehberlik ve danõşma değildir. Halbuki dostunun konuşmasõnda da "yardõm" vardõr ama
    bu "yardõmda", çekilen õstõrabõ gerçekten anlayõş, onunla hemhal oluş ve ortaya kişinin
    "karar vermesine" yardõm edebilecek bir çözüm yolu koyuş vardõr. İşte bu, bir rehberliktir.
    Bu örnekte vuku bulan rehberlik ve danõşma, tabii ki sistemli ve amaçlõ yapõlmõş bir
    rehberlik ve danõşma sayõlamaz. Ama burada gene de bir psikolojik yardõm cereyan
    etmiştir. Günlük hayatõmõzda bunun gibi daha birçok psikolojik yardõm etkileşimleri olup
    durmaktadõr. Aynõ şekilde, okullarõmõzda da bu çeşitten birçok "yardõmlar" olmaktadõr. Ama
    bunlar sistemli, bilinçli ve uzman kişilerce yapõlmõş psikolojik yardõmlar olmaktan ziyade,
    kazara vuku bulmuş yardõmlardõr ki bunlara "rehberlik" değil, "tesadüfi rehberlik" demek
    mümkündür.
    12
    Duyan ve düşünen canlõ bir varlõk olarak her insan, günlük yaşantõsõnda birçok
    problemlerle karşõlaşõp durmaktadõr. Aile-içi, meslek-içi, toplumda kişiler arasõ ilişkilerde ya
    da kendi iç dünyasõnda birçok sevinçleri, üzüntüleri, düşünceleri, kaygõ ve heyecanlarõ olup
    durmaktadõr. Bazõ tercihler yapmak, kararlar almak, yeni uyumlar sağlamak durumundadõr.
    Sorunlarõn birçoğunu kendi imkânlarõ ile uygun bir çözüme kavuşturabilir. Ama bazõlarõnõn
    karşõsõnda da kendini köşeye kõsõlmõş hissedebilir. Ya problemin çeşitleri, yönleri hakkõnda
    yeter bilgiye, gerekli tecrübeye ve moral güce sahip değildir, ya da kendini iyi
    tanõmamaktadõr. Bu çabalarda kişinin dõşardan birinin "bilen" yardõmõna ihtiyacõ olacaktõr.
    REHBERLİĞİN ANLAMI
    Görülüyor ki rehberlik ve psikolojik danõşma, okullarõmõzda yeni ve yabancõsõ
    olduğumuz bir faaliyet çeşidi değildir. Ancak, organize edilmiş, plânlaştõrõlmõş, teknik ve
    ilkelerine uygun olarak sunulan ve uzman elemanlarca yönetilen bir faaliyet grubu olarak,
    okullarõmõzda, dolayõsiyle eğitim faaliyetlerimiz arasõnda, oldukça yakõn bir geçmişe
    sahiptir. Bu durum, rehberlik ve danõşma kavramõnõn doğup geliştiği Birleşik Devletler’de
    de pek farklõ sayõlmaz. Orada da nihayet yüzyõl öncesine giden bir geçmişe sahiptir. Bu
    yüzdendir ki rehberlik kavramõ ve bunun içinde psikolojik danõşma kavramõ, ya çok dar ya
    da çok geniş anlamlara gelecek şekilde tartõşõlmõştõr.
    Her yeni (genç) bilim dalõnda olduğu gibi, rehberlik ve psikoloijk danõşma kavramlarõ
    da birçok değişmeler ve düzeltmelere uğrayarak :günümüze gelmiştir. Başlangõçta ve
    zaman zaman daha sonralarõ, Rehberlik, sadece gençlere iş bulmayõ hedef tutan bir
    anlama gelmiştir. Bir bütün olan kişinin meslek seçme ve bir iş sahibi olabilmesi dahi
    psikolojik, sosyal ekonomik ve ulusal birçok yönleri kapsayan kompleks bir sorun olduğu
    çabucak anlaşõlmõştõr. Bu kez de rehberlik, bütün eğitim faaliyetlerini içine alacak kadar
    diğer bir aşõrõ uca kaymõş, çok geniş, dolayõsiyle belirsiz bir anlam kazanmõştõr. Ama
    girişilen uygulamalar, denemeler, araştõrmalar, rehberlik kavramõna zamanla daha
    ölçülülük, açõklõk ve anlamlõlõk getirmiştir.
    Organize rehberlik uygulamalarõ denebilen sistemli, plânlõ, programlõ rehberlik
    çalõşmalarõ, bu yüzyõlõn başlarõnda mesleğe yöneltme .çalõşmalarõ şeklinde başlamõştõr. Bu
    sebeple de rehberlik, uzun zaman "öğrencilere yeteneklerine uygun iş bulma" anlamõnõ
    taşõmõştõr. Hal13
    buki birey, çok yönleri olan bir kompleks bütündür. Meslek seçme ve bir iş sahibi olma, çok
    önemli olmakla beraber, onun topyekûn hayatõnõn yalnõz bir parçasõnõ oluşturur. O halde
    bugünkü rehberlik anlayõşõ, kişinin bir bütün olarak gelişmesini hedef tutar. Yani
    günümüzde rehberlik ne çok dar anlamda, ne de belirginliği kaybolacak kadar geniş
    anlamdadõr.
    Rehberlik, kişiyi hedef tutar. Onun kendi yeteneklerini, ilgilerini, ihtiyaçlarõnõ ve mevcut
    imkânlarõnõ anlamasõna ve bu suretle bir "kişi" olarak imkân ve hudutlarõ içinde onlarõ azamî
    şekilde geliştirmesine yardõm eder. Bireyin, etkili bir şekilde kendi başõna hareket edebilen
    bir varlõk olmasõna çalõşõr. Bireyin kendi başõna hareket edebilen olgun bir kişi haline
    gelebilmesi uzun bir etkileşimin ve oluşumun sonucudur. Kişi, kendisi ile ilgili sorunlarõ
    çözüme kavuşturmak için karşõ karşõya bulunduğu sorunu tahlil etmek, çözüm için mevcut
    bütün seçenekleri ortaya koyup içlerinden birini seçmek ve sorunu çözüm için bir hareket
    plânõ yaparak uygulamaya koymak zorundadõr. Bunlarõ en etkin bir şekilde yapabilmek için
    de bir takõm gerçek bilgilere, becerilere ve bazõ noktalarda yardõmlara ihtiyacõ olacaktõr. Bir
    kere, kendi yeteneklerini, ilgilerini, ihtiyaçlarõnõ, eksikliklerini ve içinde bulunduğu ortamõn
    şartlarõnõ bilmek zorundadõr. Ancak bu suretledir ki gerçekçi seçimler ve planlar yapõp etkili
    kararlar verebilir. O halde rehberlik ve danõşma faaliyetleri, bireyin kendini gerçek boyutlarõ
    içinde tanõyõp hem kendine hem içinde bulunduğu toplum ölçülerine en uygun düşecek
    hareket tarzõnõ uygulamaya koymasõ için kişiye yardõm edecektir. Görülüyor ki rehberlik
    bireye kuru bir öğüt ya da katõ bir talimat verme işi değildir. Problemli bireye, problemini
    çözebilmesinde gerekli olan bilgileri ve aydõnlatmalarõ insancõl bir anlayõş ve tutum içinde,
    objektif bir berraklõkla sunabilme işidir. Bireyin, bu olgular ve bulgular õşõğõnda problemini
    ve kendi bulunduğu yeri gerçekçi bir şekil-<de görmesine yapõlan bilimsel bir yardõm
    olmaktadõr.
    Rehberliğin mahiyetine ait bu genel açõklamadan sonra, şimdi rehberliğin çeşitli
    biçimlerde yapõlmõş tanõmlarõnõ inceliyelim ve sonra bu kitapta yürütülen görüşlere esas
    olacak bir tarif yapalõm. Daha sonraki bahiste de psikolojik danõşma ile olan ilişkilerini
    inceliyelim.
    Dar veya geniş anlamda olmak üzere rehberlik, şimdiye kadar birçok şekilde tarif
    edilmiştir. Rehberlik, "bir gencin kendine uygun bir meslek bulmasõna yardõm" veya "bir
    çocuğa ’kötü alõşkanlõklarõnõn’ "kötü’ olduğunu idrak ettirmek" gibi dar bir anlamdan, bütün
    eğitim
    14
    faaliyetlerini içine alacak kadar geniş bir anlamda olmak üzere çeşitli şekillerde
    tanõmlanmõştõr. Rehberlik, bireyin bütün kişilik ve davranõşlarõ ile ilgili geniş bir alanõ
    kapsamaktadõr. Elbette rehberlik kavramõ bu kadar geniş bir alanõ kapsamaya çalõşõnca da,
    tarifi güç, belirsiz; bir alan haline gelme tehlikesi ile karşraşmaktadır
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  9. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    BAZI TARİFLER
    Rehberlik kavramõ, bu yüzyõlõn başlarõnda, gencin kendi yeteneklerine ve imkânlarõna
    uygun bir iş seçmesine ve bu iş için hazõrlanarak orada başarõlõ olmasõna yardõm etmek
    gayretlerinden doğmuştur. Fakat önce bu dar sõnõrlar içinde görülen rehberlik kavramõ,
    süratle genişliyerek, toplum içinde yaşayõş, evlilik ve aile hayatõ, kişisel uyum gibi bireyin
    bütün hayat alanlarõnõ kavrõyacak bir anlam kazanmaya başlamõştõr. Bu sebeple de çeşitli
    bakõş açõlarõndan olmak üzere çok çeşitli tarifler yapõlmõştõr. Meselâ, daha 1925’lerde bir
    yazar, meslek rehberliğinin 103 şekilde tanõmlanmõş olduğunu saptamõştõr (Paye, 1925).
    Bu kargaşalõk, dağõnõklõk ve terimlerde birlik yokluğu, birçok kimselerin eleştirilerine yol
    açmõştõr. Bu durumu Kitson (1935) şöyle anlatmaktadõr (tasvir etmektedir) : Bazõ üyeler
    (Meslek Rehberliği Ulusal Derneği), rehberlik denmesi gereken bütün faaliyetlerin,
    mesleksel ve eğitsel rehberlik kavramõ içinde mevcut olduğu kamsõndadõrlar. Diğerleri, ise
    bu kavramõn, rehberliğin yalnõz bir şekli olduğu, meselâ "idare etme", "sevketme",
    "yöneltme", "oryante etme" gibi birçok başka rehberlik şekilleri olduğu üzere õsrar
    etmektedirler. Aynõ kargaşalõk, okul rehberlik terimi, birbiriyle ilgisi olmayan birçok
    faaliyetler için kullanõlmaktadõr. Bir sorunla karşõlaşan kişiyle danõşma yapmak, bir konuda
    grup öğretimi yapmak, ev ziyaretleri, fabrikalara ziyaretler, öğrencilere nasõl ders
    çalõşõlacağõnõ öğretmek, öğrenci danslarõna nezaretçilik, kol başkanlõklarõ, test uygulamak
    gibi kolayca sõnõflandõrõlamõyan faaliyetlere "rehberlik" denivermektedir. Keza, okul
    müdürleri, müdür yardõmcõlarõ, okul psikologlarõ, öğretmenler, sõnõf-öğretmenleri, diğer
    ders-öğretmenleri gibi herkes bu hizmetleri yürütmekte ve rehberlik yaptõklarõnõ
    söylemektedirler.1
    Rehberlik kavramõnõn kapsamõ ve tarifi üzerinde yapõlan bütün bu eleştiriler ve
    açõklama çabalarõ, rehberlik alanõnõ daha gerçek ve aydõnlõk bir şekilde görmeye yardõm
    etmiştir. 1940’larda rehberlik kavramõ, gerek kendi fonksiyonu bakõmõndan, gerekse diğer
    "yardõm" mes-
    1 Kitson’un bu sözleri mealen alõnmõştõr.
    15
    lekleri ile olan ilişkisi ve sõnõrlarõ bakõmõndan hayli aydõnlõğa kavuşmuş durumdadõr.
    Bununla beraber, daha sonraki yõllarda dahi birbirlerinden farklõ görüşler olmuştur.
    Zamanõmõzda yeni araştõrmalar ve deneme uygulamalarõnõn yeni bir anlayõş, yeni bir teori
    ve dolayõsiyle yeni bir uygulama getirmesi daima beklenebilir.
    Başlangõçta mesleğe yöneltme olarak dar anlamda başlõyan rehberlik kavramõ,
    süratle genişlik kazanmõştõr. Bazõ yazarlar rehberliği, "bireyselleştirilmiş eğitim" olarak
    düşünmeye ve tarif etmeye başlamõşlardõr (Crawford, 1932; Kitson, 1935; ve Strang,
    1949). Meselâ Kitson, rehberliği, eğitimi bireyselleştirme gayretlerinden başka bir şey
    olarak görmemektedir. Ona göre rehberlik, öğrencinin bir birey olarak her yönden,
    mümkün olan en yüksek dereceye kadar kendisini geliştirmesine yardõm etme gayretleridir.
    Bu sebeple, rehberlik tâbiri yerine "bireyselleştirilmiş eğitim" denmesini teklif etmiştir
    (Kitson, 1935). Bazõlarõ da rehberliği kişinin kendini tanõmasõna yardõm olarak görmüştür.
    Meselâ Chisholm (1945, s. 3) rehberliği, "bireyin çok çeşitli kendi yönlerine ait bilgilerle
    temasa gelmesi" olarak tarif etmiştir. Yani kişinin kendini çeşitli yönleri ile tanõnmasõna
    yardõm edilecektir. Dunsmoor ve Miller (1942, s. 2), rehberliği, "bireyin sahip olduğu veya
    geliştireceği eğitsel, mesleksel ve kişisel imkânlarõ en iyi şekilde idrak edip kullanmasõ" ve
    bu suretle "okula veya hayata tatminkâr bir uyum sağlamasõ hususunda yapõlan sistematik
    bir yardõm" olarak tarif etmektedirler.
    Yukarõda sõralanan ve benzeri rehberlik tarifleride, bireyin kendini tanõmasõna ağõrlõk
    verilmiştir.
    Bir başka yazar grubu, rehberliği, "gencin kendi hayatõna hedef ve yön verme gücü
    geliştirmesine yardõm eden ve demokratik toplumumuza kendine özgü katkõlar yaparken
    zengin bir kişisel yaşantõ kazanmasõnõ sağlõyan eğitim oluşumunun sistematik ve organize
    edilmiş tarifidir" demektedirler (Lefever, Turrell ve Weitzel, 1950, s. 3). Bu tarifte de
    rehberlik, kişinin kendine hedefler seçmesi ve hareketlerine yön vermesi gibi dinamik bir
    unsura kavuşturulmuş olmakla beraber, eğitim sürecinin içinde görülmektedir.
    Smith, rehberliği, okullarda yapõlan rehberlik servisleri çerçevesi içinde düşünmenin
    doğru olacağõnõ söylemekte ve şöyle tarif etmektedir : "Rehberlik, bireylerin çeşitli
    alanlarda tatminkâr uyum sağlamalarõnda esas olan yeterli seçimleri (tercihleri), plânlarõ ve
    yorumlan yapmalarõ için muhtaç olduklarõ bilgi ve becerileri kazanmalarõna yardõm eden
    servislerden (hizmetlerden) oluşan bir süreçtir" (Smith, 1951, s. 6).
    16
    Smith bu tarifinde bireyin gerekli seçme, plân ve yorumlan (anlamlandõrmalarõ)
    yapmada gerekli olan bilgi ve becerilerin kazandõrõlmasõna ağõrlõk vermektedir. Açõktõr ki
    bireye sadece bu bilgi ve becerilerin kazandõrõlmasõ yetmez. Bireyin bu bilgi ve becerileri
    kullanarak gerekli seçmeleri, plânlarõ ve anlamlandõrmalarõ daha iyi yapmasõna,
    dolayõsiyle, mümkün olan en uygun uyumlarõ sağlamasõna yardõm etmeye de ihtiyaç
    vardõr. Rehberlik faaliyetleri, bütün bu yardõm hizmetlerini içine alan bir oluşumdur.
    Başka bir yazar da rehberliği, bireyin uyum sağlamasõ işi yönünden ele almaktadõr.
    Ona göre rehberlik, "bireyin iyi uyumlar sağlamasõna, kendisi ve toplum için kõvanç verici,
    yararlõ bir hayat yaşamasõna yardõm eden sürekli bir oluşumdur. Daha kesin olarak, eğitim
    oluşumunda rehberliğin amacõ, başarõsõzlõğõn, uyumsuzluğun, devamsõzlõğõn, ve öğrencinin
    gelişmesine engel olan benzeri sıkıntıların sebeplerini bulmak ve gidermektir" (Stoops,
    1959, s. 109).
    Bundan sonraki yõllarda yapõlan tarifler, yukarda verilen son iki tarife daha çok
    benzemektedirler. Meselâ Miller, bireyin uyumu, kendini tanõmasõ ve bağõmsõzlõk
    kazanmasõ noktalarõna dayanan bir tarif yapmaktadõr. Ona göre rehberlik, "bireylerin
    okulda, evde ve toplumda âzami uyumu sağlamalarõ için gerekli olan özümsel (nefsî)
    anlayõş, ve bağõmsõzlõk kazanmalarõna yardõm ameliyesi" veya oluşumudur. But amaca
    erişebilmek için okul rehberlik programõ, şunlarõ yapmak zorundadõr :
    a) Öğrencileri sistemli ve etraflõ bir incelemeye tâbi tutmak.
    b) Onlara, kendileri ve içinde bulunduklarõ eğitsel, mesleksel ve toplumsal fõrsatlar
    hakkõnda zengin bir bilgi vermek,
    c) Psikolojik danõşma yoluyla öğrencilerin bireysel yardõm ve ilgili görmelerini
    sağlamak, ve
    d) Öğrencilerin çeşitli ihtiyaçlarõnõ karşõlayabilmeleri için okul personeline, velilere ve
    çevredeki ilgili kuruluşlara bilgi yetiştirme ve araştõrmalar gibi hususlarda
    hizmetlerde bulunmak (Miller, 1961, s. 7-8).
    Başka bir yazara göre rehberlik, bir oluşumdur. Bireyin kendine-yardõm edebilmesi,
    kendindeki iç kaynaklarõn farkõna varõp kullanabilmesi, kendine amaçlar çizip ona göre
    plânlar yapmasõ, kendi gelişme problemlerini, ev ve okulun sağlõyabildiği en uygun şartlar
    altõnda çözebilmesi için her bir kişiye (yalnõz kronik problemli birkaç kişiye de17
    ğil) yardõm eder... O halde rehberlik, her bireyin kendi gayretleri ve ilgileri yolu ile kendi
    potansiyellerini keşfetmek, kullanmak ve geliştirmek suretiyle kişisel bir doyum elde etmesi
    ve topluma katkõda bulunabilmesi için bireye yapõlan sürekli bir yardõm oluşumudur (Strang
    ve Morris, 1964, s. 2-3).
    Mortensen ve Schmuller (1966, s. 3) de, Kitson gibi, rehberliği teori ve uygulamada,
    bireyselleştirilmiş bir eğitim olarak görmekteler. Onlar da Smith gibi, rehberlik tariflerini,
    öğrencilere yapõlan hizmetler çerçevesine oturtmaya çalõşmaktadõrlar. Onlara göre
    rehberlik, her bireyin, demokratik idealler çerçevesi içinde kabiliyet ve kapasitelerini âzami
    noktaya kadar geliştirmelerini sağlamak için eğitim programlarõnõn, kişisel fõrsatlar
    hazõrlayan ve uzman kişilerin hizmetlerini sağlõyan tarafõdõr.
    Görülüyor ki rehberlik kavramõnõn tasvir ve tarifinde birçok farklõlõk ortaya çõkmaktadõr.
    Ama rehberliğin tanõtõmõ ve tarifinde karşõlaşõlan bu güçlükler pek yadõrganmamalõdõr.
    Çünkü, herşeyden önce rehberlik, sistematik bir yardõm mesleği olarak oldukça yeni bir
    alandõr. Bu çeşit kargaşalõk ve farklõlõklar her bilim alanõnõn başlangõcõnda görülmüştür.
    Rehberlik alanõndaki çalõşmalar çoğalõp geliştikçe, birçok noktalarda süratli değişmeler ve
    aydõnlõğa kavuşmalar olacağõ tabiîdir. Yeni araştõrmalar ve denemeler, yeni anlayõş ve
    teorilerin gelişmesine yol açar. Bu yenilikler de, yapõlmõş tanõtõmlar ve tarifelerde, edinilen
    tecrübe ve ihtiyaçlara göre değişiklikleri gerekli kõlar. Böylece rehberlik kavramõ, kesinlik ve
    açõklõğa kavuşmaktadõr. İkincisi, rehberlik, çok geniş bir alanõ kavradõğõ için haylice kaygan
    bir bilim alanõ görünümündedir. Bir taraftan eğitime, müfredat programõna, bir taraftan kişinin
    iç dünyasõna, motivasyonuna ve değerler dünyasõna, bir taraftan da toplum hayatõna
    kadar uzanan böyle bir alanõn tek bir tarif içinde kavranmasõ çok müşkül bir iş olmaktadõr.
    Üçüncüsü, rehberlik işinde çalõşan çeşitli mesleklerden ve çeşitli yetişme geçmişine sahip
    kimseler vardõr. Meselâ, öğretmen, sosyal yardõmcõ, bir avukat veya aile doktoru,
    kendilerine göre çeşitli şekillerde rehberlik yaptõklarõna inanmaktadõrlar. Bu kimselerin her
    birinin vereceği rehberlik tarifi, kendi yaptõklarõ rehberlik faaliyetlerine bağlõ olmaktadõr.
    Rehberlik alanõndaki çalõşmalar ve tecrübeler genişleyip derinleştikçe, rehberliğin gerçek
    kapsamõ daha çok aydõnlõğa kavuşmaktadõr. Rehberliğin, diğer komşu bilim alanlarõ ile olan
    ilişki derecesi, benzerlik ve ayrõlõklarõ daha belirginlik kazanmaktadõr, ilk yõllardaki belirsizlik
    ve kargaşa durulmuş ve çeşitli yazarlar arasõnda görüş birliği hâsõl olmaya başlamõştõ
    Özel Üye Esra bunu beğendi.
  10. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    TARİFLERDE ORTAK ÖĞELERYukarõda belirtilen tariflerde tekrarlanõp duran bazõ temel fikirler ve terimler elbette
    dikkatleri çekmiştir. Bu tariflerde birey, yardõm, uyum sağlamak, seçmeler (tercihler) ve
    plânlar yapmak gibi öğeler, bütün tariflerde ortak yanlardõr. Bu tariflerde "bireyin uyum
    sağlamasõ" ve "gelişmesine yardõm" fikri, ana tema olmuştur. "Yardõm" bir "bireye"
    yapõlacaktõr ve bireyin "uyum sağlõyacağõ alanlarda", "ihtiyaç duyduğu zaman" yapõlacaktõr.
    Bireyin çeşitli hayat alanlarõna yeterli (tatminkâr) uyum sağlõyabilmesi, "kendi
    kabiliyetlerini, ilgilerini, ihtiyaçlarõnõ, fiziksel ve sosyal çevresinin imkân ve isteklerini
    bilmesine" bağlõdõr. Bu yardõmlar, esintilere ve rastlantõlara göre değil, "sistemli" olacaktõr.
    Bu sebeple, yapõlmasõ istenen yardõmlar, organize bir şekilde ve "bu alanda yetişmiş bir
    kimse" tarafõndan yapõlacaktõr. Bu uzman kişilerin yaptõğõ yardõmlar, "bilim dalõnõn
    geliştirmiş olduğu teknik ve metotlara" göre yapõlacaktõr.
    REHBERLİĞİN TARİFİBuraya kadar olan inceleme ve açõklamalarõn õşõğõnda kitabõmõzda esas olan anlayõşa
    göre, rehberliği şöyle tarif edebiliriz : Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesi
    ve tatminkâr uyumlar sağlamasõnda gerekli olan seçmeleri (tercihleri), yorumlarõ,
    plânlan yapmasõna ve kararlarõ vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazanmasõ ve
    ulaştõğõ bu seçme ve kararlarõ uygulamasõ için kişiye yapõlan sistemli ve profesyonel
    (uzmansal) yardõmdõr. Daha kõsa bir ifadeyle rehberlik, bireyin kendi başõna yürüyebilen
    bir kimse haline gelmesine yardõm oluşumudur. Ama bu "yardõm", hiçbir zaman bireyin
    yapamadõğõ bir işi ona "yapõvermek" değildir. Aritmetikte veya basit bir resim ödevini
    çizmekte güçlüğü olan bir çocuğa rehberlik etmek, onun güçlüklere uğradõğõ noktalarõ
    bularak o noktalardaki zorluklarõ ve becerisizlikleri nasõl yeneceği hususunda ona yol
    göstermek, gerekli açõklamalarõ yapmak ve yeterli bilgileri vermektir. Çocuğun aritmetik
    sorularõnõ çözüp eline tutuşturmak, veya resim ödevini çizivermek suretiyle çocuğu
    ödevden kurtarmak, rehberlik yapmak değildir. Eğer çocuk, hiç kimseden yardõm
    görmeden, problemlerinin çözümü için gerekli bilgi ve becerileri ilgili kaynaklardan bulup
    öğrenir ve problemini çözümlerse, yâni çocuk bir başkasõndan yardõm görmeden kendi
    başõna gerekli kararlara ulaşõr, seçmeleri ve plânlarõ yapar ve plânlarõnõ uygulamaya
    koyarsa, burada da rehberlik yoktur. Çünkü çocuk zaten, bu sorunda kendi problemini
    kendi başõna çözebilecek "yetkinliğe" ermiş bulunmaktadõr.
    19
    Yukarõdaki tarifimizde, kullanõlan "bireye" yapõlacak "sistemli" ve "profesyonel" yardõm
    ibareleri, rehberliğin, kişiye yapõlan organize bir uzman yardõmõ olduğunu vurgulamaktadõr.
    Rehberlik işinde —bir ben-zetme yapmak gerekirse— bir menzile ulaşmak isteyen, fakat o
    yerlerin yabancõsõ bir kimse (problemli kişi) ile, bu menzil noktasõnõ ve oraya giden yollarõ iyi
    tanõyan ve bunlarõn özellikleri hakkõnda daha fazla bilgiye sahip bir kimse vardõr. Yani
    birinci kimse rehberlik edilecek olan, ikinci kimse de rehberlik eden kimsedir. Rehberin
    görevi, menzil ve oraya giden yollarõ ve her birinin özelliklerini belirtmek, yolda görülecek,
    durulacak noktalarõ işaret etmek, sapaklarda yanlõş yönlere sapõlmamasõnda yardõmcõ
    olmaktõr. Verilen bilgilerin õşõğõ altõnda yollardan birini seçmek, gidiş şeklini saptamak,
    rehberlik edilen kişinin vereceği kararlardõr. Bireyin gideceği yolu, yapacağõ işleri bir
    başkasõnõn saptamasõ, rehberlik anlayõşõna zõttõr. Çünkü bireye seçme (tercih) ve karar
    verme imkânõ bõrakõlmadan her şey ona empoze edilmiş demektir. Bireyin kendi
    yetenekleri, ilgileri, ihtiyaç ve arzularõ, yapõlan tercihte, verilen kararda pay sahibi
    değildirler.
    Bireyin seçmeler yapmasõnda, kararlar almasõnda ve plânlar yapmasõnda kişiye
    sunulacak yardõmlarõn sistemli olmasõ ve belli bir meslek standardõnõn altõnda bulunmasõ da
    gerekir. O halde birey ve problemi, sistemli bir şekilde ele alõp incelenecek demektir. Bu ele
    alõnõp inceleyiş, özel bilgi ve meslek becerileri gerektirir. O halde rehberlik ve psikolojik
    danõşma, bir uzmanlõk mesleği haline gelmiş bulunmaktadõr. Bu meslekte uğraşõlan şeyin,
    "insanoğlu" gibi kompleks, çok yönlü bir varlõk olduğu ve bir "tüm" olduğu dikkate alõnõrsa,
    rehberlik ve danõşma’nõn başka türlü olmasõ düşünülemez. Rehberlik ve danõşmanlõk
    yapabilmek, birey ve problemi ile ilgili şartlar ve öğeler hakkõnda sistemli bir şekilde
    toplanmõş objektif ve sağlam bilgilere sahip olmayõ gerektirir. Sadece bu bilgilere sahip
    olmak da yeterli değildir. Rehberlik yapacak danõşman’õn, bu bilgileri toplama, tahlil etme ve
    problemin çözümünde kullanabilme yetenek, beceri ve tekniklerine de sahip olmasõ
    lâzõmdõr. Yani rehberlik ve bu faaliyetler içinde psikolojik danõşma, "bilimsel bir metot ve
    tutum isteyen bir ameliye (oluşum) olmaktadõr. Rehberlik ve danõşma işinde toplanacak
    bilgiler, yapõlacak tahliller, kurulacak hipotezler ve ulaşõlacak yargõlar her bilim alanõnda
    geçerli olan bilimsel esaslara göre yapõlõr. Böyle bir akõlcõ ve objektif tutum, rehberlik ve
    danõşma’nõn kuru ve soğuk bir bilim objektifliği içinde yapõlmasõ anlamõna gelmez. Ele alõnõp
    uğraşõlan malzeme "insan" olduğuna göre, elbetteki bu bilimsel objektiflik, insancõl ilişkilere
    has bir sõcak20
    lõk içinde olacaktõr. Bugün rehberlik ve danõşma alanõnda gelişmiş bir yõğõn bilimsel teknik
    ve metotlar, insancõl bir tutum, sõcaklõk ve canlõlõk içinde kullanõlabilmektedir. Meselâ,
    danõşmada görüşme tekniği buna tipik bir örnektir. O halde rehberlik ve danõşmada yapõlan
    "yardõm", gerekli bilgi ve teknikleri kullanabilecek şekilde yetişmiş kimselerin yapacağõ
    "profesyonel" bir yardõmdõr ve bu yardõmõn gelip geçici veya rastlantõ sonucu bir yardõm
    değil, sistemli bir yardõm olmasõ şarttõr.
    REHBERLİK, PSİKOLOJİK DANIŞMA VE PSİKOTERAPİ
    Bundan önceki bölümde rehberlik faaliyetlerinin, öğrenci kişilik hizmetleri içinde
    kendine özgü bir faaliyet grubu olduğu belirtilmişti. Rehberlik faaliyetlerinin, doğrudan kişiyi
    hedef alan ve kişiye yardõma çalõşan faaliyetler olduğu gösterilmişti. Psikolojik Danõşma
    faaliyetleri de kişiye yardõmõ hedef alan rehberlik faaliyetleri içinde kendine has nitelikleri
    olan bir hizmet grubudur.
    Psikolojik danõşma, problemli kişi (danõşan) ile, onun kişisel probleminin çözümüne
    yardõmcõ olabilecek uzman kişi (danõşman) arasõnda, problemin çözümüne dönük olarak
    kişi-kişiye ve yüz-yüze cereyan eden bir yardõm oluşumudur. Danõşmanla danõşan
    arasõnda cereyan eden bu yardõm oluşumu, esasta, karşõlõklõ görüşmeler yolu ile cereyan
    eder. îki kişi arasõnda karşõlõklõ etkileşim yolu ile cereyan eden psikolojik bir yardõm
    ilişkisidir. Bu özel niteliği bakõmõndan psikolojik danõşma, danõşanõn seçmeler yapmasõnda,
    kararlar vermesinde, plânlar yapmasõnda ve uygulamaya koymasõnda kişiye yardõmõ hedef
    alan bütün diğer rehberlik faaliyetlerinden farklõdõr.
    Yüz-yüze, ve bir problem etrafõnda görüşmeye dayanan psikolojik danõşma
    faaliyetleri, işaret edilen nitelikleri ile, rehberlik faaliyetlerinin özü, ana mihveridir. Kişiye
    yapõlacak bütün rehberlik, dönüp dolaşõp yüzyüze olan bu psikolojik etkileşim
    görüşmelerine gelmektir. Bütün rehberlik faaliyetlerinin sonal (nihai) amacı, kişiye,
    problemini çözüp yeterli bir uyum ve denge sağlamasõna yardõm etmektir. Sınıflarda, dersd
    ışı faaliyetlerde, sosyal ilişkilerde, çocuğun sağlõklõ bir şekilde büyüyüp gelişmesini,
    yaşõnõn gerektirdiği erginliğe en uygun bir şekilde ulaşmasõnõ sağlamak için yapılan
    rehberlik faaliyetlerinin birçoğu, psikolojik danõşmada gereken kişi-kişiye, yüz-yüze olan
    etkileşim ilişkisini gerektirmez. Meselâ, çocuklarõn meslek seçmelerinde yardõmcõ
    olabilecek nitelikteki mesleklere ait kitap ve benzeri yayõnlarõ toplayõp çocuklarõn
    istifadesine sunmak, bir rehberlik faaliyetidir ama bir psi21
    kolojik danõşma değildir. Bu bakõmdan, diyebiliriz ki bütün psikolojik danõşma faaliyetleri,
    rehberlik faaliyetleridir, ama bütün rehberlik faaliyetleri, psikolojik danõşma değildir.
    Şurasõ da işaret edilmelidir ki okulda rehberlik uzmanõnõn, bütün öğrencilere
    yapõlacak yardõmlarõ bu çeşitten kişi-kişiye ve karşõ-karşõya yardõm ilişkileri haline getirmesi
    zaten mümkün değildir. Okulun tüm eğitim programõ içinde yer alacak olan rehberlik
    faaliyetleri için, onun yapmasõ gereken daha birçok faaliyetler vardõr. Ofisinde oturup
    zamanõnõ sadece danõşma görüşmeleri yapmaya ayõramaz. Rehberlik faaliyetlerinden
    bazõlarõ da zaten doğrudan kişi-kişiye danõşma görüşmelerini gerektirmez. Ama bütün
    rehberlik faaliyetleri, kendi sorunlarõnõ kendi başõna çözebilecek erginliğe henüz
    ulaşmamõş bireylere yardõm için yüz-yüze ilişkileri gerektiren psikolojik danõşma
    oluşumuna en iyi hazõrlõğõ sağlar.
    Psikolojik danõşma ile psikoterapi arasõnda da bazõ ortaklõk ve ayrõlõklar vardõr. Her
    ikisi de, esasta, problemli kişiye yapõlan psikolojik yardõm ilişkisidir. Her ikisi de danõşanla
    uzman kişi (danõşman, terapist) arasõnda bir problemin çözümü için yüz-yüze cereyan
    eden görüşmelere dayanõr. Her ikisi de, kişiye yardõm için, genelde, aynõ psikolojik teknikleri
    ve metotlarõ kullanõrlar.
    Bu ortak yanlara karşõlõk psikolojik danõşma, "normal" saydõğõmõz kişilerin günlük
    hayatta yapacaklarõ uyumlarda karşõlaştõklarõ olağan seçme ve karar verme sorunlarõ ile
    uğraşõr. Psikoterapi ise, kişilik bozulmalarõna yol açmõş kaygõ ve nörotik davranõşlarõn
    hâkim olduğu "normal dõşõ" kişilik sorunlarõ ile uğraşõr. O halde, bir genelleme yapõlmak
    istenirse, psikolojik danõşma, genellikle bir okul, endüstri veya sosyal hizmet veren bir
    kurum ortamõ içinde, "normal" kişilerin, kökleri, kökeni ve yapraklarõ belli, "normal" sayõlan
    sorunlarõnda kişiye yardõm için uğraşõr. Psikoterapi ise, genellikle bir klinik ortamõnda ve
    kökleşip "normal dõşõ" kişilik sorunlarõna yardõma çalõşõr.
    Şurasõ da hemen belirtilmelidir ki, "normal" le "normal-dõşõ" arasõndaki sõnõrõ çizmek
    kolay değildir. Birinin nerede bitip, diğerinin nerede başladõğõnõ tayin etmek zordur. Hele
    tek bir görüşmede bu teşhisi koymak hem çok zor, hem de tehlikelidir. Bu konu, psikolojik
    danõşma hizmetleri konusunda daha etraflõ ele alõnacaktõr. Burada iki yardõm ilişkilerinin
    genel katkõlarõna bu kadar işaretle yetinilecektir
    .
    Özel Üye Esra bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş