Ramazan Sözlüğü ..

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde S. Moderatör Uğur tarafından paylaşıldı.

  1. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36

    [​IMG]

    Fitre nedir?
    Ramazan Bayramı’na kavuşan ve dinen zengin sayılan Müslümanların, kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için fakirlere vermeleri gereken belli miktarda mal ya da paradır. Halk arasında fitre denilen sadaka-i fıtır, insan fıtratındaki yardımlaşma ve dayanışmanın bir gereği olarak insan varlığının zekatı kabul edilmiştir. Bu nedenle sadaka-i fıtır’a, “can sadakası” veya “beden sadakası” da denilmektedir. Diğer taraftan fitre, yoksulların ihtiyaçlarının giderilmesinde, bayram gününün neşesinden onların da istifade etmelerinde önemli bir rol oynar. Verilecek miktarı her yıl Diyanet teşkilatı duyurmaktadır.

    İmsak Nedir?
    Oruç niyetiyle yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır.

    Mukâbele nedir?
    Kur’an-ı Kerim’i, birinin yüzünden veya ezbere okuması, diğerlerinin de onu takip etmesidir.

    Kaza ne demektir?
    Vaktinde tutulamayan oruçların daha sonra gününe gün olarak tutulmasıdır.

    Orucun kefareti nedir?
    Ramazan’da mazeretsiz olarak kasten orucu bozmanın cezası olarak peş peşe tutulan altmış günlük oruçtur. Buna bozulan orucu da eklersek 61 gün olur.

    İtikaf nedir?
    Ramazan ayının son on gününde, cuma namazı kılınan bir mescitte gece gündüz kalıp ibadet etmeye itikaf denir.

    Teravih namazı nedir?
    Sözlükte rahatlatmak, dinlendirmek anlamlarına gelen tervîha kelimesinin çoğulu olan terâvih, dinî bir kavram olarak, Ramazan ayında, yatsı namazı ile vitir namazı arasında kılınan nafile namaza verilen isimdir. Terâvih namazı, erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkededir.
    --ZeLa-- ve Gamze** bunu beğendi.
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Zekât Sözlükte artma, çoğalma, temizlik, bereket, iyi hal ve övgü gibi anlamlara sahip olan zekât, İslami bir terim olarak belirli bir malın bir kısmının Allah rızası için belirli kişilere verilmesi demektir. Kur'an-ı Kerim'de birçok yerde namazla birlikte emredilen bir ibadet olan zekât, "varlıklı insanların malında, ihtiyaç sahiplerinin bir hakkı" olarak değerlendirilmiştir. (Mearic 24-25) Zekât, borcundan ve temel ihtiyaçlarından fazla olarak, kazanç sağlayacak mülke sahip olan her akıllı ve hür Müslüman'ın yerine getirmekle yükümlü olduğu bir ibadettir. Başka bir ifadeyle zekât, varlıklı Müslümanların, ihtiyaç fazlası mal veya paralarının kırkta birini fakirlere verme yükümlülüğüdür. Tevbe Suresi'nin 60. ayetine göre zekât verilecek kişiler şunlardır: Yoksullar, hiçbir şeyi bulunmayanlar, zekât toplamakla görevli memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlar, köleler, tutsaklar, borçlular, Allah yolunda savaşanlar ve yolda kalmış kişiler.
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Fitre (fıtır sadakası) Fitre, Ramazan Bayramı'na kavuşan ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların, kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları her bir kişi için vermeleri gereken bir sadakadır. Fitre, oruç tutan Müslümanın, oruçluya yakışmayan davranışlarla zedelenen ibadetinin eksiklerini tamamlar. Aynı zamanda fakirlerin bayram sevincine katılmasını sağlar. Fitre, kişiyi en azından bir gün için doyuracak bir miktarda olmalıdır. Hz. Peygamber fitrenin, Ramazan Bayramı'nın birinci günü sabah namazıyla bayram namazı arasında verilmesini tavsiye etmiş ve kendi uygulaması da bu yönde olmuştur. Bunun yanında fitre, Ramazan ayının girmesinden itibaren herhangi bir gün de verilebilir. Bu yılki fitre miktarı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından en az 6,5 TL olarak belirlenmiş; kişinin, alt sınır olarak belirlenen bu miktarı, gelir durumunun el verdiği ölçüde artırması tavsiye edilmiştir.
  4. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Dua; sözlük anlamı itibariyle istemek, çağırmak, davet etmek demektir. İslamî bir terim olarak da "Allah'a yalvarmak, ondan bir şeyler istemek" gibi manaları taşımaktadır. Hadislerde "ibadetin özü", "rahmet kapılarının anahtarı", "müminin silahı" ve "dinin direği" gibi ifadelerle tanımlanmıştır. Dille olduğu gibi kalp ve fiillerle de dua edilebilir.
    Ayetlerde Allah Teala kendisine yönelip duada bulunacak kullarına "cevap vereceğini" bildirmekte: "Kullarım beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler." (Bakara, 186) (Ayrıca bkz. Mümin, 60.)
    Nasıl dua edileceğine dair, bir ayette de şu şekilde buyuruluyor: "Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez." (Araf, 55)
    Duanın geri çevrilmeyeceğini müjdeleyen bir hadiste ise şöyle buyuruluyor: "Kul, elini açarak Allah'tan hayır bir şey dilerse; Yüce Allah, kulunun elini boş olarak geri çevirmekten haya eder" (Tirmizi, 3556)
  5. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Bayram Bayramlar, dinî veya millî özellikleri dolayısıyla ayrı bir önem verilen ve topluca kutlanan günlerdir. İslam dininde Ramazan ve Kurban olmak üzere iki bayram vardır. Hz. Peygamber, Medine'ye hicret ettikten sonra burada İranlılardan alınma iki bayramın kutlandığını görmüş ve "Allah, sizin için o iki günü daha hayırlı iki günle değiştirmiştir ki bunlar Kurban ve Ramazan bayramlarıdır" buyurmuştur. Müslümanlara özgü bayram kutlama gelenekleri de böylece başlamıştır.
  6. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Niyet, orucun şartlarındandır. Oruç tutacak bir kişinin önce niyet etmesi gerekmektedir. Oruca sözle niyet edilebileceği gibi kalben veya sahura kalkarak fiilen de niyet edilebilir. Oruca sözle niyet edecek kişinin "Yarın Allah rızası için oruç tutmaya niyet ettim" demesi yeterlidir. Bunu kalbinden geçirerek de niyet etmek mümkündür. Oruç tutmak niyetiyle sahura kalkan bir kişi de oruca niyet etmiş sayılır. Niyetin, orucun tutulacağı gün öğle vaktinden önce yapılması gerekmektedir.
  7. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    İtikaf, içinde cemaatle beş vakit namaz kılınan bir camide ibadet niyetiyle ve belirli kurallara uyarak bir süre durmak anl***** gelmektedir. Kişi, itikâf sırasında anlamsız konuşmalardan, özellikle kötü sözlerden kaçınmalı; vaktini namaz kılarak, Kur'ân okuyarak, dua ederek veya dini eserler okuyarak değerlendirmelidir. Hz. Ayşe, Peygamber Efendimiz'in Medine'ye hicret ettikten sonra vefatına kadar her sene Ramazan'ın son on gününü itikâfta geçirdiğini ifade etmiştir. Bu sebeple Ramazan ayının son on gününde itikâfa girmek sünnettir.
  8. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Kadir Gecesi, Kur'ânı Kerîm'in indirildiği mübarek gecenin adıdır. Kadir Gecesi hakkında Kur'ân-ı Kerîm'de ayrı bir sure bulunmaktadır. Kadir Gecesi'nin hangi güne denk geldiği tam olarak açıklanmamışsa da hadis-i şeriflerde bu gecenin, Ramazan'da ve özellikle Ramazan'ın son on günü içerisinde bulunduğu ifade edilmiştir. Bununla beraber Kadir Gecesi'nin, Ramazan'ın 27. gecesi olduğu hakkında da yaygın bir görüş vardır. Bir hadis-i şerifte, Kadir Gecesi'ni inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek değerlendirenlerin, geçmiş günahlarının affedileceği müjdelenmiştir. Kadir Suresi'nin meali ise şu şekildedir: Şüphesiz, biz onu (Kur'ân'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.
  9. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Diş kirası Eskiden, maddi durumu elverişli olan aileler konaklarında verdikleri iftarlara gelen zengin-fakir herkese kıymetli eşya ve para hediye ederlerdi. Verilen bu hediyelere "diş kirası" denir; bu diş kirasının bahanesi olarak da misafirlerin dişinin yorulması gibi nazik bir sebep gösterilirdi. Bir diğer neden olarak da misafirin iftar ederken ev sahibinin sevap kazanmasına vesile olduğu, bunu da dişlerini ona kiralayarak yaptığı düşüncesi gösterilmekteydi. Diş kirası geleneği, Osmanlı kültürü içerisinde ortaya çıkan bir gelenektir. Bu gelenek, 20. Yüzyılın başlarına kadar devam etmiş; zenginler, evlerinde ağırladıkları yüzlerce davetliye zengin-fakir demeden diş kirası vermiştir.
  10. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Temcid Özellikle Recep, Şaban ve Ramazan aylarında, müezzinlerin sabah ezanından önce minarelerden okudukları Arapça ilahilere temcid denir. Günümüzde devam ettirilmeyen bu temcid okuma geleneği, eski Ramazan kültürümüzde o kadar yer etmiştir ki kimi yerlerde "sahura kalkmak" deyimi yerine "temcide kalkmak" deyimi kullanılır olmuştur. Temcidlerin kültür hayatımızda ne denli yer ettiğinin bir göstergesi de "temcid pilavı" deyimidir. Bu deyim, sahurda yenen pilava temcidlerin eşlik etmesiyle ortaya çıkmış ve halk arasında yerleşmiştir.

Sayfayı Paylaş