Rasim Köroğlu (Sevda Şiirleri)

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde damla23 tarafından paylaşıldı.

  1. damla23

    damla23 Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    SAÇLARIN
    Bazı gider gönül denen dergâha
    Yol olur garibe, ere saçların
    Bazı şeytan olur sokar günaha
    Belki günde yüz bin kere saçların

    Düşürür havaya, suya cemreyi
    Ateşe çevirir her bir zerreyi
    Kavurur semayı, yakar kürreyi
    Dokunsa toprağa, yere saçların

    Omuzlardan iner bele dolanır,
    Gördükçe derdime dertler ulanır
    Coşkun çaylar gibi akar bulanır
    Gözümün yaşına dere saçların

    Aşkın od’u yakıp dağlamış derler
    Onun için kara bağlamış derler
    O da Rasim gibi ağlamış derler
    Değmesin sinende tere saçların.
    Rasim KÖROĞLU



    TECNİS
    Bir çift ben eylesin seni Yaradan,
    Ak gerdanda, al yanakta yüzde gel.
    Ya sev, kurtar beni sen bu yaradan,
    Ya da kurban et, derimi yüz de gel.

    Gözlerimden döke döke yaşımı,
    Fidan iken kuru ettin yaşımı,
    Dilerim uzatır Mevlâ’m yaşımı,
    Ömrüm varsa seksen, doksan, yüzde gel.

    Rasim der ki cefa adın, kan adın,
    Yara oldun hep içimde kanadın,
    Nazlı yarim kırık ise kanadın,
    Gönlümün gölüne girip yüzde gel.
    Rasim KÖROĞLU


    ARADIM
    Tükettim ayları, bitirdim günü,
    Yıllarda aradım nazlı yar seni,
    Kaybettim kendimi, şaşırdım yönü,
    Yollarda aradım nazlı yar seni.

    Gözümün yaşını döktüm mendile,
    Almadı dereler aktı nafile,
    Dolaştım sahrayı, döküldüm Nil'e
    Çöllerde aradım nazlı yar seni.

    Dışıma vurunca aşkın ataşı,
    Tutuştu dünyanın öteki başı,
    Isıttım toprağı, erittim taşı,
    Küllerde aradım nazlı yar seni.

    Güllerin bülbüle buymuş mirası,
    Her yanımı sardı diken yarası,
    Alaca karanlık, seher sırası,
    Güllerde aradım nazlı yar seni.

    Kandırdın Rasim'i cilve naz ile,
    Anlatılmaz derdim üç beş söz ile,
    Paylaştım hepsini sarı saz ile,
    Tellerde aradım nazlı yar seni.
    Rasim KÖROĞLU



    YEDEKLİ KOŞMA
    Sarı saçı ince belin üstüne
    Döktükçe yakarsın içimi güzel
    Yavru ceylan gibi yolum üstüne
    Çıktıkça yakarsın içimi güzel

    Gerdan güzel saç güzel
    Gerdanını aç güzel
    Gündüz gören kör olur
    Gece vakti geç güzel

    Dururken karşımda ay gibi yüzle
    Anlatmak kolay mı şiirle, sözle
    Hilal kaş altından buğulu gözle
    Baktıkça yakarsın içimi güzel

    Cilve güzel naz güzel
    Endam güzel yüz güzel
    Kâinatın içinde
    Yâri gören göz güzel

    Neredir vatanın, neredir köyün
    Huri mi, melek mi, peri mi soyun
    Tatlı tatlı gülüp usulca boyun
    Büktükçe yakarsın içimi güzel

    Huri güzel sen güzel
    Bedeninde ten güzel
    Darılmasın melekler
    Yârim sensin en güzel

    Rasim’im bir garip ozana döndüm
    Dermansız dertleri yazana döndüm
    Deryayı kaynatır kazana döndüm
    Yaktıkça yakarsın içimi güzel

    Sensiz olmam zor güzel
    Dünya bana dar güzel
    Yıldızlar yas tutsun
    Ay altında vur güzel
    Rasim KÖROĞLU


    AYAKLI KOŞMA
    Bu ne hal başımda elli yaşımda
    Bir güzel düşümde gezer eğlenir
    tozar eğlenir
    İçimde dışımda her an peşimde
    yaramı döşümde ezer eğlenir
    üzer eğlenir

    Oku destanımı gör isyanımı
    Kül etti han'ımı yaktı canımı
    Kesti dermanımı döktü kanımı
    Ölüm fermanımı yazar eğlenir
    çizer eğlenir

    Yara aldım oktan Rasim der çoktan
    Ölürüm firaktan yari meraktan
    Çıkar da konaktan geçer ıraktan
    Halimi uzaktan süzer eğlenir
    sezer eğlenir
    Rasim KÖROĞLU


    MUSAMMAT KOŞMA
    Sevdiğim ben sana hep yana yana
    Boynumu bir yana büktüm ağladım
    Ölüm var her cana düşmem isyana
    Derdimi Rahman'a döktüm ağladım

    Güven yok dünyaya benzer rüyaya
    Temelsiz binaya boş bir hülyaya
    El açıp Mevla'ya durdum duaya
    Sel olup deryaya aktım ağladım

    Rasim bir fukara düştü efkara
    Kapanmaz bu yara kim gelip sara
    Sis çöktü dağlara oldu kapkara
    Yattığın mezara baktım ağladım
    Rasim KÖROĞLU

    DELİ GİBİ SEVİYOM
    Nice şair şiir yazmış eşine,
    Ben de yazdım gider diye hoşuna,
    Yazmam herkes gibi boşu boşuna,
    Dolu gibi seviyom kız ben seni.

    Akılsız başımı salınca aşka,
    Nasıl da kuruldun kalpteki köşke,
    Kim sever ki seni deliden başka,
    Deli gibi seviyom kız ben seni.

    Bilmem öyle canı nerde bulayım,
    İstersin ki her gün kurban olayım,
    Kurban ettin, nasıl canlı kalayım,
    Ölü gibi seviyom kız ben seni.

    Vura vura silktin benim tozumu,
    Sen vurdukça güleç tuttum yüzümü,
    Bünyan'da dokutmuş felek bezimi,
    Halı gibi seviyom kız ben seni.

    Serveti yok bende zenginle, şahın,
    Kesilir yokluktan evde iflahın,
    Hani, nasıl derler ya, bir Allah'ın
    Kulu gibi seviyom kız ben seni.

    Yoruldu dillerim, kurudu boğaz,
    Bağırtma Rasim'i gel avaz avaz,
    Birimiz Köroğlu, birimiz Ayvaz,
    Bolu gibi seviyom kız ben seni.
    Rasim Köroğlu


    HAKK’A DİLEKÇE
    (ŞATHİYE)
    Dul gezdirme Tanrım gel bu garibi,
    Çektiğim çileyi görüver gitsin.
    Boşuna yazdırma bana şiiri,
    İçimdeki sırra eriver gitsin.

    Hatam nedir sana taptım tapalı,
    Bilmem ki kısmetim niye kapalı,
    Sakın yazma bana eli sopalı,
    Onu kılıbığa veriver gitsin.

    Bir göz at hele bak şu defterine,
    Güzeli yazmışsın hödük birine,
    Kaydırıp da beni onun yerine,
    Çektiğim çileyi görüver gitsin.

    Benim malım mülküm çok diyenlerin,
    Sırtım pek, karnım da tok diyenlerin,
    Kocaya ihtiyaç yok diyenlerin,
    Hemen defterini dürüver gitsin.

    Danışsın müftüye, sorsun imama,
    Varması sevaptır dul bir adama,
    Varmam diyeni sen bilirsin amma,
    Bence cehenneme sürüver gitsin.

    Kesilmezse Hacı Hasan’ın hızı,
    Bitirecek bütün gelini, kızı,
    Açıkta koymadan o hınzır bizi,
    Başına bir çorap örüver gitsin.

    Süsleyip yüzünü takıp peruğu,
    Kazıklama bana çürük çarığı,
    Ben neyleyim evde kalan moruğu,
    Onun turşusunu kuruver gitsin.

    Ahiret de bari düşmeyim dara,
    Üç beş huri ayır koy bir kenara,
    Doksanı geçince yaşım bir ara,
    Rasim’i kefene sarıver gitsin.
    Rasim KÖROĞLU


    ZALİMİN KIZI
    Söz ile edemem ilanı aşkı,
    Bakışımdan anla zalimin kızı,
    Yıkıldı gönlümün sarayı, köşkü,
    Çöküşümden anla zalimin kızı.

    Böyle bellettiler edebi, arı,
    Göz göze gelmezmiş erkekle, karı,
    Utanıp kafamı şöyle yukarı,
    Dikişimden anla zalimin kızı.

    Nereden düşürdüm sana göynümü,
    Uçurdun aklımı, aldın beynimi,
    Ciğer görmüş kedi gibi boynumu,
    Büküşümden anla zalimin kızı.

    Geziyom peşinde hep sinsi sinsi,
    Güler mi dünyada garibin şansı,
    Hacı Mahmut Emmi sürdü esansı,
    Kokuşumdan anla zalimin kızı.

    Bazı annacına geçip duruyom,
    Sen bakınca türlü renge giriyom,
    Tutmuyo dizlerim, bir hoş yürüyom,
    Sekişimden anla zalimin kızı.

    Büyüde, sihirde olsa keramet,
    Avratsız kalmazdı Muskacı Ahmet,
    Her yola başvurup bin türlü zahmet,
    Çekişimden anla zalimin kızı.

    Ağabeyin bozdu benim işimi,
    Belaya sokacak bir gün başımı,
    Görür görmez otuz iki dişimi,
    Sıkışımdan anla zalimin kızı.

    Böyle mi olurmuş sevdanın hası,
    Rasim der, atacak kafamın tası,
    Âşık usandırır nazın fazlası,
    Bıkışımdan anla zalimin kızı.
    Rasim KÖROĞLU


    BEYİT ŞEKİLNDE VEZN-İ AHER
    Ey nazlı dilber / ay yüzlü dilber / gel gizli dilber / kimden kaçarsın
    Kimden kaçarsın / yüksek uçarsın / durmaz geçersin / ey nazlı dilber

    Korsun ateşsin / kalbimde eşsin / sen bir güneşsin / gökten bakarsın
    Gökten bakarsın / baksan yakarsın / akşam çıkarsın / ay yüzlü dilber

    Derdim var arsız / gezdim umarsız / ömrüm uzar kız / sevsen yürekten
    Sevsen yürekten / korkmam felekten / sessiz yolaktan / gel gizli dilber

    Gerçek seven yar / gönlünde efkar / bir tek Rasim var / kimden kaçarsın
    Kimde kaçarsın / gel gizli dilber / ay yüzlü dilber / ey nazlı dilber

    Rasim KÖROĞLU


    ZİNCİRLEME VEZN-İ AHER
    Haktan biçilmiş / aldan seçilmiş
    Aldan seçilmiş / bir bir açılmış
    Bir bir açılmış / yanakta güller
    Yanakta güller / gelsin güzeller

    Bir bir açılmış / yanakta güller
    Yanakta güller / gelsin güzeller
    Gelsin güzeller / kıvraksa beller
    Kıvraksa beller / sarsın bu eller

    Sarsam da azdır / hep cilve nazdır
    Hep cilve nazdır / kardan beyazdır
    Kardan beyazdır / gerdanda aklar
    Gerdanda aklar / benden mi saklar

    Kardan beyazdır / gerdanda aklar
    Gerdanda aklar / benden mi saklar
    Benden mi saklar / öpsün dudaklar
    Öpsün dudaklar / tatsın bu diller

    Gör hey Rasim gör / gel olma sen kör
    Gel olma sen kör / aşk öyle nankör
    Aşk öyle nankör / bak sen de kandın
    Bak sen de kandın / çok geç uyandın

    Aşk öyle nankör / bak sen de kandın
    Bak sen de kandın / çok geç uyandın
    Çok geç uyandın / yandıkça yandın
    Yandıkça yandın / savruldu küller
    Rasim KÖROĞLU
    Kalıbı: müstef'ilatün / müstef'ilatün

Sayfayı Paylaş