Reflexive Pronouns

Konu 'İngilizce Ders Notları' bölümünde ecm_bal tarafından paylaşıldı.

  1. ecm_bal

    ecm_bal Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Mart 2008
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    372
    Ödül Puanları:
    63

    Reflexive Pronouns ..

    Aşağıda en sağ kolonda gözüken zamirler "reflexive pronouns" olarak adlandırılır ve Türkçe'de "kendim", "kendisi", kendimiz" gibi anlamlara gelir.

    I / me / myself
    You / you / yourself/yourselves
    He / him / himself
    She / her / herself
    We / us / ourselves
    They / them / themselves

    Örnek- "Beni bıçakla kestim." cümlesinde;
    Bu cümle yanlıştır, çünkü bu cümlede "beni" yerine "kendimi" kelimesi kullanılmalıdır.

    Şimdi aşağıdaki İngilizce cümleye bakınız ;
    "I cut me with a knife."
    Bu cümle de yanlıştır. "Me" beni ve bana anlamlarına geldiğinden burada kullanılması gereken reflexive pronoun "myself" olmalıdır.

    DOĞRU - I cut myself with a knife. (Kendimi bıçakla kestim.)

    Aşağıda reflexive pronoun'ların kullanımlarına ilişkin örnekler verilmiştir.

    - She fell off her bicycle and hurt herself. (Bisikletinden düştü ve kendini incitti.)
    - I sometimes talk to myself. (Bazen kendimle konuşurum.)
    - He saw himself in the mirror. (Kendisini aynada gördü.)
    - They paid for themselves. (Kendi hesaplarını ödediler.)

    Reflexive pronoun ne zaman kullanılır?

    Reflexive pronoun üç temel durumda kullanılır.
    I. When the subject and object are the same
    (Özne ve nesne aynı olduğunda)

    I hurt myself.(Kendimi incittim) (kendi kendimi)
    The band call themselves "Dire Straits". (Grup kendine "Dire Straits" diyor.
    He shot himself. (Kendini vurdu) (kendi kendini)

    II. As the object of a preposition, referring to the subject
    (Özneyi gösteren bir edatın nesnesi olarak)

    I bought a present for myself.
    She did it by herself (=alone). Kendi kendine yaptı. (=tek başına)
    That man is talking to himself.

    III. When you want to emphasize the subject
    (Özneyi vurgulamak istediğiniz durumlarda)

    I'll do it myself. (No-one else will **** me.)
    They ate all the food themselves. (No-one else had any.)

Sayfayı Paylaş