Remzi Oğuz Arık

Konu 'Yazarlar' bölümünde мoʀαoʀ tarafından paylaşıldı.

  1. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94

    Remzi Oğuz Arık





    ( 1899-1954 )

    Remzi Oğuz 1899 yılında Adana'ya bağlı Kozan ilçesinin Kabaktepe köyünde doğdu. Babası Arık Fakih oğullarından Feke Sandıkemini Mehmet Ferit Bey, annesi Zekiye hanımdır. Ailesi, Oğuz boylarından Farsak aşiretine mensuptur.

    Remzi Oğuz'un çocukluk yılları Kozan'da geçti. Burada mahalle mektebine gitmeye başladı. 10 yaşında iken annesiyle birlikte Selânik'e, ablasının yanına gittiler. Yarım kalan tahsiline burada "Yadigâr-ı Terakki" mektebinde ve Ticaret Lisesi'nde devam etti.

    Remzi Oğuz, Balkan Harbi'nden sonra İşkodra Muhasarası'ndan kurtulanlarla birlikte İstanbul'a gelir. Yarım kalmış orta tahsiline devam etmek için Mercan İdadisi'ne yazılır. Daha sonra Mercan İdadisi'nden ayrılarak parasız yatılı olarak İzmit Sultanisi'ne devam eder. Bir müddet sonra tekrar İstanbul'a dönerek İstanbul Muallim Mektebi'ne girer ve bitirir.

    I. Dünya Savaşı sırasında babasını kaybeder. Bu savaş devam ederken 17 yaşında gönüllü olarak askere gider. İhtiyat zabiti olarak savaşa katılır ve yaralanır.

    Savaş bittikten sonra sırasıyla İstanbul'da Darüleytam Mektebi'nde öğretmenlik, Adana'da Zafer-i Millî Numûne Mektebi'nde müdürlük ve yine İstanbul'da Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmında Türkçe öğretmenliği yapar. Remzi Oğuz, İstanbul'da öğretmenlik yaptığı yıllarda bir taraftan da Edebiyat Fakültesi'nin felsefe şubesine devam etmiş ve bitirmiştir.

    1926'da açılan bir imtihanı kazanarak "Arkeoloji ve Sanat tarihi" dallarında ihtisas yapmak üzere devlet hesabına Fransa'ya gönderilmiştir. İstanbul Arkeoloji Müzesindeki dosyasından anlaşıldığına göre, Maarif Vekâletinin bu dalda tahsil için Avrupa'ya gönderdiği ilk Türk talebesidir.

    Sorbonne Üniversitesi'nde sanat tarihi, Louvre Arkeoloji Enstitüsü'nde arkeoloji tahsil etmiştir. Ayrıca Yaşayan Şark Dilleri Mektebi'nin son sınıfına kadar Arapça okumuş fakat bu mektebi bitirmeden ayrılmıştır.

    Paris'deki Türk talebeleri kolonisi içinde toplayıcı ve birleştirici faaliyetlerde bulunmuş, aralarındaki yardımlaşmalara öncülük etmiştir. Paris'de bir Türk talebe teşekkülünün kurulmasında büyük hizmetleri görülmüştür.

    Remzi Oğuz Arık, Paris'deki tahsilini tamamlayarak 1931 yılında yurda döner. Önce İstanbul Arkeoloji Müzesine bağlı arkeoloji uzman yardımcılığına, daha sonra da arkeoloji uzmanlığına getirilir. 1932 yılında Alişar'da Amerikalılar tarafından yapılan kazılara devlet komiseri olarak katılır.

    1933 yılında Maarif Vekâleti arkeologu olarak Ankara'ya tayin edilir. Burada görevli iken Ankara'nın 63 Km. kuzeyinde Karalar'da yapılan kazıda Galatlar'ın yeri bilinmeyen şehirlerini, kral mezarlarını bulmuş ve II. Deiotaros'un kitabesini ilim dünyasına tanıtmıştır.
    1933-1934 yılları içinde annesini kaybeder ve Türkân Hanım'la evlenir. Gazi Terbiye Enstitüsü tarih profesörlüğüne tayin edilir.

    1934 yılında Niğde'nin kuzeyindeki Göllüdağ'da yapılan kazıda bir Hitit şehrini ortaya çıkarır.
    Remzi Oğuz, 1935 ve 1936'da Amerikalıların Truva'da yaptıkları kazılarda devlet komiseri olarak bulunduğu gibi, 1935 yılında Alacahöyük, 1937'de Çankırıkapı ve Ankara'nın güneyinde Karaoğlan, 1939'da Ankara'nın güneyinde Hacılar, 1941 yılında Konya Alaattintepe ve Ankara Bitik kazılarını idare eder.

    1936 yılında Oslo Arkeoloji Kongresi'nde, 1938'de Kahire'de Milletlerarası Kazılar ve Sanat Tarihi Konferansı'nda, yine 1938'de Kopenhag Arkeoloji Kongresi'nde memleketimizi temsil etmiştir. Kendisi 1935'den itibaren Türk Tarih Kurumu'nun ve Finlandiya Arkeoloji Cemiyeti, Alman Arkeoloji Enstitüsü, Norveç Arkeoloji Cemiyeti... gibi bazı cemiyetlerinin üyesi idi.
    Remzi Oğuz'un Türk müzeciliğine de büyük hizmetleri olmuştur. Manisa Müzesini kuran odur. Bir yandan Türk müzeleri için kanun ve yönetmelikler hazırlamış, diğer yandan bu müzeleri idare edecek elemanlar yetiştirmiştir.

    1939 yılında DTCF arkeoloji profesör vekilliğine, daha sonra profesörlüğüne ve Enstitü Müdürlüğüne tayin olunmuş, burada sanat tarihi ve dinler tarihi okutmuştur.

    1943'de Ankara Arkeoloji Etnoğrafya Müzesinin müdürlüğüne getirilmiştir.

    1949 yılında ise Ankara İlahiyat Fakültesi'nde İslâm sanatları tarihi profesörlüğüne ve Devlet Tiyatroları Edebi Heyet başkanlığına getirilir.

    1950 yılında Seyhan'dan milletvekili seçilerek siyasete atılır.

    Türkiye Köylü Partisi'nin genel başkanı iken 3 Nisan 1954'de Adana'dan Ankara'ya gelmekte olan uçağın havada infilak etmesi neticesinde vefat etti.

    O zamanki Münakalat Vekâleti'nin resmî tebliğinde uçağın infilak etmesinin sebebi "kaza" olarak gösterilmişse de gazeteler uzun zaman sabotaj ihtimali üzerinde durmuşlardır. Remzi Oğuz'un cenazesi Ankara'ya getirilerek Cebeci Şehitliği'ne defnedilmiştir.

Sayfayı Paylaş