Ressamlar (Biyografi)

Konu 'Kültür-Sanat' bölümünde S. Moderatör Uğur tarafından paylaşıldı.

  1. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36

    Eugene Delacroix


    Fransız ressamı (1798-1863).

    Yazar, sanat eleştirmeni ve özellikle büyük yetenekli ressam olan Eugene Delacroix, devrim sırasında Paris yakınında, kentsoylu bir aileden doğdu. On sekiz yaşında, Güzel Sanatlar Ulusal Okulu'na girdi. Başlangıçta Raffaello'nun etkisinde kalmışken, sonradan hareket ve renk ustalarını: Michelangelo ile Rubens'i keşfetti.

    Delacroix, 1822'de sergilenen Dante'nin Kayığı ile başarıya ulaştı ve pek çok eleştirmen, dehasını selâmladı. Bununla birlikte, kendinden önceki bütün resim okullarından kopma anl***** gelen bu desen cüretini, renklerdeki bu şiddeti, bu fırtınalı kargaşalığı beğenmeyenler de vardı.

    Afrika'nın ve Asya'nın parlak güneşi altında Delacroix, ışığın renklerle oynadığım ve renklerin de tek başına olmayıp birbirini yorumladığını keşfedince, yeni bir yöntem geliştirdi: «püsküllemek» veya tonların bölünmesi. Doğrudan doğruya tuvale geçirilecek yerde renkler önceden karıştırılıyor, bu da sanatçıya özellikle orijinal nüanslar yaratma imkânı veriyordu. Daha sonra izlenimciler, bu yöntemden esinleneceklerdi.

    ESERLERİ

    Sakız Adası Katliamı, Missolongion Harabelerinde Can Veren Yunanistan, Sardanapal'in ölümü, Cezayirli Kadınlar, Fantaslas, İstanbul'un Haçlılar Tarafından Alınışı, Rebeka'nın Kaçırılışı.



    "Kaplan Avı"ndan detay. Sanatçı Afrika'da hayvanları incelemişti.
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Uğur Durak - Uğur Durak Kimdir? Uğur Durak biyografisi - Uğur Durak Hayatı - Hakkında



    Yalanı Bu Kadar Güzelse, Gerçeği Muhteşemdir...

    YALANI ve GÜZELİ KEŞİF

    Babam sağlık memuru olduğundan küçüklüğümdeAnadolu’nun çeşitli yerlerinde yaşamışız. Annemin bana doğumu yaklaşınca en yakın uygun yer Zonguldak Demir Çelik Devlet Hastanesi’ne gelmişler. Ve ben Zonguldak’ta doğmuşum. Daha sonra tekrar Anadolu’da dolaşmaya başlamışız.
    1.5 – 2 yaşlarımda Erzurum’daki giriş katı evimizi, kızaklı at arabalarını çok iyi hatırlıyorum. İşte resim çizmeye duyduğum o büyük ateşli ilgiyi o zamanlar hissetmeye başlamıştım.

    Evde boyumun yetiştiği yere kadar olan bütün duvarlar çiziktirdiğim resimlerimle doluydu. Annemin defalarca kızdığını, “duvarlarımızı kirletme!” diye bağırdığını çok iyi hatırlıyorum. Resim çizmenin verdiği haz ve resmin dayanılmaz çekiciliği beni öylesine hareketlendiriyordu ki hiç bir engel tanımıyor, hiç kimseyi dinlemiyordum. Bir süre sonra annem de pes etmiş ve benim duvarlara girişmeme ses çıkartmamaya başlamıştı. Arkadaşlarla birlikte oynamak yerine çoğu zaman tek başıma oynamayı tercih eder ve bundan büyük zevk alırdım. Çünkü oyunda bir dünya kurar ve o dünyada çeşitli öykülerimi kendime göre sahnelerdim. Arkadaşlarla ortak oyunlarımızda daha başka türlü bir çekicilik vardı. Fakat yalnız oynamak, yaratmak, yaratıcılığın verdiği üstün haz benim için çok değerliydi. Gerçek yaratıcılık için yalnızlık gerekliydi...

    3 – 3.5 yaşlarımdayken İzmit’e taşınmıştık. Bir gün lezzetli kirazların bol olduğu Yarımca’ya pikniğe gitmiştik. Bütün gün denize girip, kıyıdaki kiraz ağaçlarından kopardığımız kıpkırmızı kirazlardan yemiştik. Gece evimize dönerken yolda, yere atılmış, kirli bir resim bulmuştum. Beyaz bir dosya kağıdına bir çocuk tarafından çizilmiş bu resim beni çok etkilemişti. Annem ve babamın belki de garip bulmalarına rağmen o resmi evimize varana kadar ve gece uyuyana kadar seyredip incelemiştim. Şimdi tahmin ettiğime göre bu basit resmi 7-8 yaşlarında bir çocuk yapmış olmalıydı.
    Resim beyaz bir dosya kağıdına kurşun kalemle çizilmişti. Resimde basitce önden görünen bir otomobil çizilmişti. O zamanlar, otomobillere “Gıngı” dediğim zamanlardı. Her çocuk gibi beni de otomobiller büyülüyorlardı. Ben de otomobil resimleri çiziyordum. Otomobilleri hep yandan çizer ve en son, gösterişli yuvarlak tekerleklerini üzerlerine zevkle kondururdum.
    Ama bulduğum bu resimdeki tekerlekler diktörtgen şeklindeydiler. Çünkü önden görünüş tabi ki öyle olmalıydı. Bu farklılığın bilincine varmak beni büyülemişti. Nesnelerin üç boyutluluğunu ilk o resmin yardımıyla anlamaya başlamıştım. Bu resmin sahibi çocuğu tanıyamamış olsamda ona hep teşekkür ettim.

    Bir çokları için önemsiz o resmi görünce yaşadığım haz verici, bilinç sıçratıcı şoku ileride Picasso’nun, Matisse’in, Van Gogh’un ve daha bir çok önemli sanatçının eserlerini ilk gördüğümde de duyumsamıştım. Görmeyi öğrendikce sadece resimler değil doğanın her parçasını ve her anını, insanları seyir bana bu hazzı duyumsatmaya başladı... Bana görmeyi öğreten o isimsiz çocuğa, tüm ressamlara ve sanatçılara teşekkür borçluyum...
    İzmit’te otururken ailemin zar zor geçinen, basit bir memur ailesi olduğunu anlamaya başlamıştım. Benim resme aşırı ilgim anne ve babamın çok fazla dikkatlerini çekmiyordu. Resim yapabilmek için kağıt bulmakta çok zorluk çekiyordum. Komşu hastanenin çöplüğünde bulduğum boş yada arkaları boş dosya kağıtlarını gizlice eve getiriyor ve onlara çiziyordum. Titiz annem, kağıtları çöplükten bulduğumu farketseydi hemen beni azarlar ve kağıtlarımın hepsini atardı. O sıralarda gazetelerde çok küçük yaşta bir ressam çocuğun başarılı resim sergilerinden bahsediliyordu. Bu harika çocuk ressam Bedri Baykam’dı... Her gün gazetelerde Bedri Baykam’ın bir küçücük ressam olarak elde ettiği büyük başarılar yer alıyordu. Bu başarılardan etkilenen ailem benim de bir resim ****si olduğumun yeniden farkına varmışlardı. Bana kısıtlı bütçelerinden ayırdıkları parayla kağıtlar almaya ve beni resim çizme konusunda teşvik etmeye başladılar. Bu yüzden Bedri Baykam’a karşı kendimi her zaman teşekkür borçlu hissettim. İyiki o küçük yaşta bir harika çocuk olarak ortaya çıkmış ve iyiki başarılı sergiler açmıştı.

    Daha sonra ailemin yaşadığı yıkım, babamın hastalanması ve annem ile benim ve kız kardeşimin İstanbul’da dedem ve annanemin yanında yaşamak zorunda kalışımız, hepimizi çok yoksul ve zor bir duruma düşürmüştü. İlkokula giderken annem ve kız kardeşimin geçimi için para kazanmak zorunda olduğumu hissediyordum. Paranın benden çaldığı zamandan arta kalan boş zamanlar benim için hep çok değerli resim yapma zamanlarıydı. Kağıt alamıyordum. Ama sokağımızdaki bir çok inşaatın önünden topladığım beyaz banyo fayansları üzerine ilginç resimler çiziyordum. Her sabah büyük bir çoşku ve sevinçle uyanıyor ve doğru boş fayansların başına elimde boyalarımla koşuyordum. İpin ucunu yakalamıştım.

    Çoşku ve mutluluk ipine sıkı sıkıya sarılmak, dürüstlüğün verdiği ışık hızıylasonsuzluklara uçmak, benim için resim böyle bir şey işte! İlk o zamanlar, yaptıklarımı bir şekilde satıp paraya dönüştürmeyi hayal etmeye başlamıştım. Sonra Darüşafaka Lisesi’nin giriş sınavlarını kazandım. Orada İngilizce öğrenirken bir yandan da kendi yarattığım kahramanlarla çizgiromanlar hazırlıyordum.
    16 yaşımdayken devrin tek ve en ünlü çocuk dergisi “Doğan Kardeş”in arka kapağına çizgiromanlar çizmeye ve profesyonel bir çizer olarak para kazanmaya başlamıştım. Bir yıl kadar sonra yeni çıkan mizah dergisi “Gırgır”a gittim. Rahmetli hocam Oğuz Aral çizgilerimi görünce sevincini hiç saklamadı. Yanındaki arkadaşlarına çizgilerimi ilgiyle gösterdi. Ve karikatürlerim artık bu büyük dergide yayınlanmaya başladı. O sıralarda karşılaştığım bir ressam arkadaş bana “seçmen gerek, ya resim yada karikatür! Resim ve karikatür ikisi birlikte asla olmaz!” demişti. O zamanlar onun dayattığı bu seçimle ilgili net bir tavır alamamış ve net bir yorumda da bulunamamıştım. Profesyonel karikatüristliğe devam ederken yurtdışına Almanya’ya gittim ve giriş sınavlarını kazandığım “Fachhochschule Köln Frei Kunst” okulunun resim bölümünde okumaya başladım. Öğrencilik yıllarımda Berlin Amsterdam Londra Paris ve İtalya’da galerileri ve müzeleri gezip ünlü sanatçıların orjinal eserlerini izledim. Geçimimi karikatür çizerek, sokak çizerliği (portre karikatür) yaparak sağlıyordum. Resim satarak para kazanmak hiç aklıma gelmiyordu. Sanki resmi korumam gerekiyordu. Sanki onu para ilişkilerine bulaştırmamalıydım. Karikatürlerimle nasıl olsa geçinip gidiyordum...
    7 yıllık eğitimimden sonra okulumdan mezun oldum. Ülkeme döndüğümde sayısız dergi ve gazete için karikatürler çizdim. Bu arada resme karşı duyduğum büyük çoşku hep artarak devam ediyordu. Kendi çalışma ortamımda sürekli resim çiziyordum. Ama ben profesyonel bir ressam değil, profesyonel bir karikatüristtim. O yıllarda içimdeki ses “seçmen gerek, evet seçmen gerek, resim mi? Karikatür mü?” diye bana sesleniyordu.
    Ama son 10 yıldır bu soruya çok net bir cevap verebiliyorum:
    Ben bir ressamım! Karikatürün resmime yaptığı çok büyük katkılar ve resmime getirdiği bir zenginlik var. Resim çalışmalarımın da karikatür çalışmalarıma katkısı tartışılmaz. O zaman ben neden seçim yapayım ve sanatımı zenginleştirdiğine inandığım kollarımdan birisini keseyim?.. Seçimim buydu...
    16.05.1959 doğumluyum. Profesyonel çizerliğe 16 yaşımda başladım ve hep Uğur Durak imzasını kullandım. 01.05.1989’da çıkartmaya başladığımız Hıbır Mizah Dergisi’nde “RakaRakaRak” adlı bir köşe yapmaya başladım ve bu köşeyi 10 yıldan fazla bir süre çizdim. Kendi ismimle dalga geçmeyi, yalanın sonsuz sayıdaki yansımalarıyla oyunlar oynamayı çok seviyorum. İnsanlar daha kullandığım imzayı okurken gülümsemeye başlayıp mutlu olabilsinler istiyorum. Bu yüzden son yıllarda resimlerimde “RakaRakaRak” imzasını kullanıyorum...
    Yalanı ve yalanın sayısız sonsuz güzelliklerini keşfetmenin, muhteşem gerçeğe olabildiğince daha çok yaklaşabilmenin peşindeyim ben...
    Resim benim için felsefe, matematik, fizik, tıp, psikoloji, bütün bilimler, bütün sanatlar, geçmiş, bugün ve gelecek yani neredeyse her şey demek...
    Resim benim için muhteşeme bir yolculuk, bir nevi ibadet demek!..
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Eşref Armağan (d. 1953, İstanbul) doğuştan görme engelli Türk ressam, çok özel bir Türk ressamdır. Eserleri hem Türkiye çapında, hem de yurt dısında çeşitli sergilerde yer almıştır.

    Geçmişte İtalya'dan bir süre önce de Şangay Büyükşehir Belediye Başkan'dan davetler almıştır. Birçok kereler hem Türk televizyon kannallarında hem de CNN ve BBC gibi kanallarda adından söz edilmiş olmasına rağmen değerli sanatçı ve ressamlarının bulunduğu kitapta Eşref Armağan'ın adı geçmemektedir.




    Eşref doğuştan görmez olan bir ressamdır. Hiç bir zaman gün batımını, baharda yeşeren, çiçek açan doğayı, renklerini göremedi. Tuttuğunu koparan, mücadeleci kişiliği ona, duygularını dile getirbilmek için ses, bir anlamda da görmek için göz kazandırmıştır.




    Görmeden bu kadar mükemmel eserler ortaya çıkaran bır dehanın eserleri karşısında büyülenmemek elde değil. Eşref Armağan'ın biyografisi çok acıklı;



    Bundan 52 yıl önce İstanbul'da, Fatih'nin çok mütevazı mahallelerinden birinde, dünyaya gelir. Eşref, ne çocukken ne de yetişkin çağda hiçbir öğrenim görmedi. Kendi kendine yazmayı öğrendi. Eşref, bütün gün babasının dükkanında baca boruları keserek babasına yardım ederdi, boş zamanını da resim çizerek geçirirdi. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine çizmeyi, 18 yaşında ise önce parmakları ile kağıt üzerine, sonra da kartona yağlı boya ile resim yapmaya başladı. Yağlı boyadan akrilik boyaya ve tuale geçti. Elleri artık onun gözleri olmuştu. Görmemesine rağmen çizdiklerinin bu denli gerçeği yansıtması, resim yapmanın onda bir tutkuya dönüşmesini sağladı.








    Bütün dahilerde olduğu gibi Eşref'teki bu zeka da olağanüstü bir şey. Eğitim görmemiş olması ona, kendisi gibi ihtiyacı olan, bir şeyler yapma arzusunda olan birçok kişiye bu işin sırrını ya da kendi kendine öğrenme metodlarını aktarabilme imkanı vermiyor.
    'The Colors of Darkness' isimli ödüllü belgesele konuk olmuştur. Ayrıca Real Super Humans isimli belgeselde de aynı şekilde kendisinden ayrıntılı bir biçimde bahsedilmektedir. Hiç görmediği nesneleri dokunduktan sonra resmedebilme yeteneği nedeniyle Harvard Üniversitesi nöroloji bilim dalından profesörler kendisinin beyin fonksiyonlarını incelemiş,bunun sonucunda Eşref Armağan'ın bir nesneye dokunduğunda beynindeki görülen cisimlerin algılanması ie ilgili bölümün harekete geçtiğine şahit olmuşlardır. Hakkında ünlü İngiliz bilim dergisi 'New Scientist'te makale yayınlanan Armağan yaşamını İstanbul'da kendisi gibi görme engelli eşiyle beraber sürdürmektedir.






    1994 senesinde senesinde Joan Eröncel isimli 30 sene evvel Türkiye'de evlenmiş Amerikalı bir hanım ile tanışır. Joan, onun eserlerinin mükemmelliği karşısında hayran olur ve ona yardım etmeye karar verir. Hatta onun adına bir internet sitesi açar (Esref Armagan) Şu an yenilenmiş bir sitesi daha bulunmaktadır.
  4. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Bedri Baykam 1957 yılında Ankara'da doğdu. İki yaşında resim yapmaya başladı. Altı yaşında Ankara, Bern ve Cenevre'de ilk eserlerini sergiledi. Harika çocuk olarak tanımlandığı 1960'lı yıllarda Avrupa ve Amerika'nın birçok sanat merkezinde sürekli olarak sergiler açtı, büyük ilgi gördü. İstanbul Fransız Lisesi'ne devam eden Bedri Baykam 1975 yılında Paris'e taşındı. Sorbonne Üniversitesi'nde işletme ve ekonomi tahsili yapan Baykam, bu fakülteden master aldı. Paris'te aynı süreç içinde L'Actorat isimli özel okulda aktörlük tahsili de yaptı.


    1980 yılında Amerika'ya taşınan sanatçı, 1984'e kadar California College of Arts and Crafts'de resim ve sinema eğitimi gördü. 1987 yılına kadar Amerika'da kalan Baykam, bu süre içinde de San Francisco, New York, İstanbul ve Paris'te birçok sergiler açmaya devam etti.


    1987'de atölyesini İstanbul'a taşıyan Baykam, bugüne kadar 71 kişisel sergi açtı, birçok grup sergisine katıldı, birçok kısa metrajlı film ve video filmleri çekti, kısa ve uzun metrajlı filmlerde aktörlük yaptı. Baykam'ın yayınlanmış onbir kitabı bulunuyor: "Boyanın Beyni" (1990), "27 Mayıs İlk Aşkımızdı" (1994), "Mustafa Kemaller Görev Başına" (1994 ), "Monkeys' Right To Paint" (Maymunların Resim Yapma Hakkı) (1994), "Ödünsüz Laik Türkiye" (1995),"Geçici Anlar, Kalıcı Tatlar" (1996), "Gözleri Hep Üzerimizde" (1996), "Dönemin Rengi" (1997), "68'li Yıllar-Eylemciler" (1998), "68'li Yıllar-Tanıklar" (1999), "Maymunların Resim Yapma Hakkı" (Monkeys' Right To Paint'in Türkçesi) 1999, "Küba ve Binyılın Süvarisi Che" (2000)


    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği'nin aktif üyelerinden olan sanatçı, aynı zamanda Plastik Sanatlar Derneği'nin de kurucularından ve bu dönem de 2. başkanı. Sosyal demokrat üç partinin birleşmesini sağlamak amacıyla kurulan Taban Operasyonu hareketini, çeşitli demokratik kitle örgütleri başkanları ile beraber örgütleyen ve yönlendiren Baykam, 1995 yılı CHP kurultayında, CHP Parti Meclisi Üyeliğine seçildi ve bu göreve üç sene boyunca devam etti. Daha önce Tempo, Siyah-Beyaz, Cumhuriyet, Aydınlık ve Akşam'da köşesi olan ve üç yıl boyunca "Dönemin Rengi" isimli bir kültür tartışma programını Prima TV'de hazırlayan ve sunan Baykam, Artist-Skala sanat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapıyor.


    1999 Aralık ayında, 40 yıllık sanat serüvenini ele alan retrospektif sergisi İstanbul'da, AKM'de açıldı. Amerikalı yönetmen Stefan R. Svetiev'in "This Has Been Done Before" isimli filmi, sanatçının tüm kariyerini ve siyasi yaşamını ele alan bir belgesel olarak aynı süreçte tamamlandı. Boyut Yayın Grubu aynı vesileyle Baykam'ın tüm dönemlerini biraraya getiren 480 sayfalık, "I'm Nothing But I'm Everything" isimli geniş monografiyi yayınladı.


    1997 Mayıs ayında gazeteci Sibel (Yağcı) Baykam ile evlendi. Ocak 1999'da çiftin Suphi adını verdikleri oğulları oldu.


    (alıntı)
  5. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    İsmail Acar Kimdir-İsmail Acar Hayatı-İsmail Acar Biyografi



    İsmail Acar (d. 1971 Suşehri, Sivas) 1988 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim bölümüne girdi. 1991 yılında buradan mezun oldu. Aynı üniversitede 1993 yılında yüksek lisans derecesini aldı. 1994 yılında New York’ta David Salle ile çalıştı. 2000 yılında Kaş limanında 350 metre uzunluğundaki duvar resmi projesini dört asistanı ile birlikte gerçekleştirdi. İsmail Acar’ın eserleri yurt içi ve yurt dışında birçok galeri, müze ve koleksiyonlarda yer almaktadır. 2001 yılından itibaren gerçekleştirdiği tüm sergilerde, sergi gelirinin bir kısmını sosyal yardım amaçlı çalışan vakıf-dernek ve kuruluşlara bağışlamaktadır. Toplam otuz beş kişisel sergi açan ve kırkın üzerinde karma sergiye katılan sanatçı çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Ayrıca, eserleri Avrupa ülkelerinin tamamında, A.B.D., Kanada, Meksika, Arap Yarımadasının tamamında, Rusya, Moldovya, Ukrayna, tüm Türk Cumhuriyetlerinde, Çin, Tayvan, Kore ve Japonya’da müze, özel koleksiyon ve galerilerde bulunmaktadır.


    1991-1994 yılları arasında katıldığı sergilerden bazıları


    Uluslar Arası M.Ü. Sempozyumu
    Kimsesiz Çocuklar Yararına Devlet Güz. San. Galerisi
    Günümüz Sanatçıları Sergisi Devlet Resim Heykel Müzesi
    Gar Sanat Galerisi
    Derimod Sanat Galerisi
    Gençlik ve Sanat Sergisi,
    BP Sergisi
    Geleneksel Form (2) Topkapı Sarayı
    Q Caz Bölümü Çırağan Sarayı
    Yerebatan Sarayı
    Aya İrini Geleneksel Form (3).

    wikipedia
  6. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Pieter Aertsen Kimdir-Pieter Aertsen Hayatı-Pieter Aertsen Biyografi



    Pieter Aertsen (1507–1575), Hollandalı tarih ressamı.
    Boyunun uzunluğundan dolayı "Uzun Peter" olarak da isimlendirilmiştir. Tarzı daha çok İtalya'da kabul görmüş olsa da, Ant**rp çizimlerini yapmış ve Amsterdam'da doğmuş ve ölmüştür.
    Gençken, Allaert Claesz'in yanında çıraklık yapmıştır. Önceleri eve ait cisimleri çizse de, sonraları tarihsel resimler yapmıştır. En iyi çizimlerinden birkaç tanesi çeşitli kiliselerde yer almış olsa da, 18. yüzyıl savaşları sırasında yok olmuştur.
    Tarzının en kusursuz çizimlerinden biri, haç üzerine yaptığı Crucifixion'dır.




    wikipedia
  7. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Edwin Austin Abbey Kimdir-Edwin Austin Abbey Hayatı


    Edwin Austin Abbey (d. 1 Nisan 1852, Philadelphia – ö. 1 Ağustos 1911, Londra) ABD'li gravürcü, süslemeci ve ressam.
    Pennsylvania Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitiren Edwin Austin Abey, 1871'de daha dokuz yaşındayken Harper's Magazine'de özenli ve izlenimci tekniğiyle sanatseverlerin ilgisini çeken gravürler yayınladı. Çok geçmeden gravür ve kitap süsleme sanatının ustaları arasında yer aldı. 1878'de İngiltere'ye yerleşip, Krallık Sanat Akademisi'ne üye seçildi. Konusunu tarihten ve arkeolojiden alan gravürlerinde ve tablolarında çoğunlukla İngiltere'yi işledi.


    wikipedia
  8. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Özkan Eroğlu Kimdir-Özkan Eroğlu Hayatı-Özkan Eroğlu Biyografi

    özgeçmiş ve faaliyetler

    1967 yılında İstanbul’da doğdu. 1985-1989 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nde sanat tarihi eğitimi gördü. 1990-1998 yılları arasında akademisyenlik yaptı ve Hof Fachakademie für Sozialpädagogik und Heilpädagogik öğretim üyelerinden Prof. H. Martin Herrmann danışmanlığında çalışmalarda bulundu. Bu zaman zarfında, belirli periyotlarla Türkiye ve Almanya’da, sanat yapıtı analizi, sanat felsefesi, karşılaştırmalı sanat tarihi konularında çalışmaları oldu. Yazı yaş***** Genç Sanat ve Türkiye’de Sanat dergilerinde yazarak başladı. Daha sonra Sanat Çevresi dergisinde devam etti. Bu sırada “görselsanat.com” isimli bir dergiyi internet üzerinde kurdu ve yönetti. 2003-04 yıllarında ise yazdığı bütün dergilerden kendini çekerek, sorumlu yazı işleri müdürlüğünü üstlendiği “sanatsanat” isimli bir üç aylık bir dergi çıkardı ve bu dergiyi beş sayı yayınladı. Dersler de vermekte. Zaman içinde verdiği dersler: Uygarlık Tarihi, Batı Resim Sanatı Tarihi, Sanat Psikolojisi, Sanat Sosyolojisi, Sanat Felsefesi, Yapıt İnceleme ve Yorumlama, Güncel Sanat.

    1992

    Berlin Yüksek Sanatçılar Okulu’ndan (Berlin HdK), U.Ü Eğitim Fakültesi’ne misafir hoca olarak gelen Prof. Horst Martin Herrmann ile sanat üzerine teorik çalışmalar yaptım. Bunlardan biri, Resim Sanatı’nda Deformasyon, diğeri ise Ressam Giotto üzerine olmuştur. Ayrıca Resim sanatında Deformasyon isimli çalışmayı yaparken, daha da tikele inerek Ressam El Greco ile Ressam Francis Bacon üzerine analizlerde bulundum. Böylece resmin deformasyonla ilgili tarafını görme ufkumu genişletmeye çalıştım.

    Sur İçi Galata’sı Üzerine Bir Deneme isimli yüksek lisans tezim sona erdi.

    Habib Gerez ile Galata Sinagogları üzerine bir söyleşi (yayınlanmamış-yüksek lisans tezimde yararlanılmıştır).

    Murat Belge ile Galata’nın Etimolojik ve Tarihsel Yapısı Üzerine bir söyleşi (yayınlanmamış- yüksek lisans tezimde yararlanılmıştır).


    1993


    Adana Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi’nin düzenlediği bir sempozyuma “Uludağ Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Resim-İş Eğitimi Bölümü’ndeki Uygarlık ve Sanat Tarihi Dersleri Üzerine Düşünceler” isimli bildiriyle katıldım.


    Almanya’nın Freiburg şehrinde Goethe Enstitü bursuyla araştırma ve incelemelerde bulundum.


    Seramik ustası Turgut Tuna ile Tasarım üzerine bir söyleşi, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü Konferans Odası, 25. 02. 1993.


    Prof. Dr. Ali Özçelebi ile “Bir Üniversite Hocası Nasıl Olur?” isimli bir söyleşi, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Konferans Salonu, 26. 05. 1993.


    “Züber’in Sanatına Yaklaşım”, Öner Sanat Dergisi, Ocak 1993. Hüsnü Züber Bursa’da özel bir müzenin sahibi ve yakma sanatı zanaatçısıdır.


    Horst Martin Herrmann Diye Biri...!, U.Ü Eğitim Fakültesi Eğitim Kültür Bülteni Sayı.1.


    Doktora ders çalışmalarıma paralel yaptığım araştırma çalışmaları:

    Bursa’da Osmanlı Çeşmeleri ve Kitabeleri Üzerine Bir Araştırma

    Bursa’daki Muradiye Külliyesi Türbeleri’nin Maden İşleri Üzerine Bir Araştırma

    Bursa’da Özel Bir Koleksiyonda Bulunan Bosna Maden İşleri Üzerine Bir Araştırma

    Alman Rönesans Resim Sanatı’nın Tarihi Üzerine Bir Araştırma

    Hans Hofmann ve Türk Ressamları’ndan Ali Avni Çelebi, Zeki Kocamemi, Mahmut Cuda ve Cemal Tollu İçin Bir Katalog Araştırma Çalışması

    1994

    Bir Sanat Taciri Üzerine Alınan Notlar: Ambroise Vollard, Genç Sanat Dergisi, Sayı: 4 (Aralık 1994), ss. 9-12

    Türk Resminde Yağlıboya isimli bir konferans, Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, 15.06.1994.

    U.Ü Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr.Ali Özçelebi ile Dernekler ve İşlevleri, Bursa Amatör Fotograf ve Sinema Sanatçıları Derneği, Mayıs 1994.

    Sanatı Görmenin Yolları Üzerine Bir Deneme isimli çoğaltılmış ders notları çalışması.

    Ressam Hayati Çetin 1964-1969 Dönemi Resimlerinden Kesitler isimli kataloğun metin çalışması.

    Alman Resminde Dışavurumculuk isimli bir konferans, Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, Kasım 1994.

    Ressam Habib Gerez ve Üniversalleşme, Ana Kültür ve Sanat Dergisi, Şubat 1994.

    Ressam Habib Gerez, Şalom Gazetesi, 11 Mayıs 1994.

    Bir Habib Gerez Kritiği, Ana Kültür ve Sanat Dergisi, Sayı: 217, Mayıs 1994.

    Düşünceye Dayalı Faktörlerin Yeri ve Önemi Üzerine, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 194, Aralık 1994.



    Örneklerle Bir Bakış, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 194, Aralık 1994.



    M. Emin Kayserili’nin Resimleri, Öner Sanat Dergisi, Sayı:27, Eylül 1994.



    Bursa’da Sanat Adına Olup Bitenler, Öner Sanat Dergisi, Sayı: 28, Ekim 1994.



    Bir Duvar Resminin Ardında Bıraktığı Optik İzlenimler, Öner Sanat Dergisi, Sayı: 29, Aralık 1994.



    Tuval Resmi ve Fotograf, Tel Filtresi (Bursa Amatör Fotograf ve Sinema Sanatçıları Derneği yayını), Şubat 1994.



    Batı Resminde Fotogerçekçi Yaklaşımlar, Tel Filtresi, Ocak 1994.



    Avni Yamaner Resim Sergisini İzlemeden Önce! (Avni Yamaner, 1970’li kuşak Türk ressamlarından olup, 70’li yıllarda Paris’te dört yıl kalmış, döndüğünde çeşitli kurumlarda sanat eğitimi vermiştir. Şimdilerde emekli öğretim üyesi ve ressamdır).



    Hiçbir Plastiklik Kaygısı Taşımayan Resimler, Bursa Yenisoluk Sanat Gazetesi, Ağustos 1994.



    26 Şubat 1994 ve 4 Haziran 1994 günleri İstanbul Mimarlar Odası tarafından desteklenen Galata Şenlikleri kapsamında, Adım Adım Galata Gezileri Rehberliği.



    Sur İçi Galata’sı I isimli bir konferans, İstanbul Mimarlar Odası, 22 Ocak 1994.



    Sur İçi Galata’sı II isimli bir konferans, İstanbul Mimarlar Odası, 30 Nisan 1994.

    1995



    Kemal İskender ile Postmodernizm üzerine söyleşi. Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, 15.04.1995.
  9. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galeri Müdürü Emin İlter ile Bursa’da Plastik Sanatların Dünü ve Bugünü isimli söyleşi, Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, 19. 04. 1995.



    Tülay Kamış ile birlikte İletişim Çağında Renk isimli konferans, Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, 12. 05. 1994.



    Devrim Erbil Kataloğu, Alkent Actuel Art Sanat Galerisi Yayınları, 1995, ss.4-45.



    Türk Resmi ve Salih Zeki, Ressam Salih Zeki’nin 35. Yıl Kitabı, 1995.



    Gombrich’in Sanat ve Yanılsama Üzerine Düşünceleri, Türkiye’de Sanat Dergisi, Sayı 16 (Kasım-Aralık 1995) ss.70-71.



    Devrim Erbil’de Coşkusal Soyutlama, Türkiye’de Sanat Dergisi, Sayı:18 (Mart-Nisan 1995), ss.28-33.



    Giotto’nun Çağdaş ve Modern Kavramlarla Olan İlişkisi Üzerine Bir Deneme, Türkiye’de Sanat Dergisi, Sayı: 18, Mart-Nisan 1995, ss. 60-64



    Neş’e Erdok İle Bir Buluşma, Türkiye’de Sanat Dergisi, Sayı:19 (Mayıs-Ağustos 1995), ss.14-19.



    Hata Kimde? Müzayedelerde mi? Yoksa Galerilerde mi?, Türkiye’de Sanat Dergisi, Sayı: 19 (Mayıs-Ağustos1995), ss. 28-29.



    Resim Sanatı Tarihinde Almanya’da Bir Akım Olmayı Başarabilmiş Dışavurumculuk, Gençsanat Dergisi, Sayı: 5 (Ocak 1995), ss. 18-24.



    Galeri Baraz Yöneticisi Yahşi Baraz İle Galericilik Üzerine Bir Söyleşi, Gençsanat Dergisi Sayı: 6 (Şubat 1995), ss. 2-8.



    Resim Sanatı Tarihinden Sanatçı Kardeşler Üzerine Sunulmuş Bir Kesit, Gençsanat Dergisi, Sayı: 6 (Şubat 1995), ss. 8-12.



    Nev Sanat Galerisi Yöneticisi Haldun Dostoğlu İle Söyleşi, Gençsanat Dergisi, Sayı: 7, Mart 1995, ss. 2-6.



    Farklı Yüzyıllarda Yaşamış İki Sanatçının Karşılaştırmaya Yönelik Gelişimleri, Gençsanat Dergisi, Sayı: 7 (Mart 1995), ss. 10-14.



    Tem Sanat Galerisi Yöneticisi Besi Cecan İle Söyleşi, Gençsanat Dergisi, Sayı: 8 (Nisan 1995), ss. 2-6



    William Turner’da Manzara Geleneğinin Kırılması ve Soyuta da Olan Dönüşümleri, Gençsanat Dergisi, Sayı: 8 (Nisan 1995), ss. 18-2



    Gençsanat Haber-Altan Çelem, Gençsanat Dergisi, Sayı: 8 (Nisan 1995), s. 26.



    Hobi Sanat Galerisi Yöneticisi İnci Bengiserp İle Bir Söyleşi, Gençsanat Dergisi, Sayı: 9 (Mayıs 1995), ss. 2-6.



    İki sanatçının Birer Resmi Üzerine Düşünceler, Gençsanat Dergisi, Sayı: 9, (Mayıs 1995), ss.18-21.



    Sanatta Mekan, Zaman ve Ortam İlişkisi, Gençsanat Dergisi, Sayı: 10 (Haziran 1995), ss. 20-21.



    Resimde Konu Olarak; Canbazlar veya Akrobatlar, Gençsanat Dergisi, Sayı: 11-12 (Temmuz-Ağustos 1995), ss. 18-21



    Türkiye’de Bir Amerikalı: Otto Mjaanes, Hürriyet Gösteri Sanat Edebiyat Dergisi, Sayı: 174 (Mayıs 1995), ss. 96-98



    Figüratif Türk Resminde Farklı Bir Kurgulayıcı: Mustafa Ata, Hürriyet Gösteri Sanat Edebiyat Dergisi, Sayı: 175, Temmuz 1995, ss. 34-35



    Minimal Elemanlarla Düşünce **çütünde Maksimumu Yakalamak ve Selçuk Demirel, Hürriyet Gösteri Sanat Edebiyat Dergisi, Sayı: 178 (Ekim 1995), ss. 36-38



    Geçmişini Asla Unutmamış Resimlerin Yeni Dili, Anons Sanat Dergisi, Sayı: 51-52 (Haziran-Temmuz 1995), ss. 12-14



    Bir Sanat Eserini Yorumlamak, Anons Sanat Dergisi, Sayı: 53-54 (Ağustos-Eylül 1995), ss. 42-43.



    Türk Resmi Nereye Gidiyor?, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 202-203 (Ağustos-Eylül 1995), ss. 21-22



    Devrim Erbil Resimlerinde Yüzey Oluşumları, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 202-203 (Ağustos-Eylül 1995), ss. 36-42



    John Berger’da Resmin Şiirleşmesi, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 204 (Ekim 1995), ss.28-30



    İmleyici Olan ve Olmayan Mekan ve Deformasyon Üzerine, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 204 (Ekim 1995), ss.40-41



    1990’lı yıllarda İsimlerini Daha da Fazla Duymaya Başladığımız Bazı Sanatçılara Bir Bakış, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 205 (Kasım 1995), ss.14-17



    Parça-Bütün İlişkisi ve Işık, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 206 (Aralık 1995), ss. 10-11



    Bir Bienal’in Sanatsal Yönde Çözümlenmesi, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 206 (Aralık 1995), ss. 40-42



    Nurcan Türkoğlu’nda Heyecan Olgusu, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 206 (Aralık 1995), s.42



    Yusuf Taktak Resimlerinin Zaman Kavramı Üzerine, Arkitekt Dergisi, Sayı: 427 (Temmuz 1995), s. 84



    Bileşimsel Gerekliliği İçin; 1964-69 Dönemi Hayati Çetin Resimlerinin Yeri ve Önemi Üzerine, Balkanlarda Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 14 (Ocak-Şubat-Mart 1995), ss. 30-32



    Prof. Bünyamin Özgültekin’in yaptığı bir organizasyon ile bir kısım Çağdaş Türk Ressamı’nı ve Türk Çağdaş Resmi’ni tanıtma amacıyla Almanya’da NİKE Sanat Dergisi’nde yayınlanmak üzere tarafıma yazdırılan bir kısım yazının, sadece başlıklarını veriyorum. Bu yazılar 1995 yılı Yaz mevsiminde yazılmıştır.

    Tomur Atagök ve Tekniğin Ardındakiler

    Figüratif Türk Resminde Farklı Bir Sorgulayıcı: Mustafa Ata

    Alaeddin Aksoy Resimlerinde Deformal Olgulamanın Yeri

    Zekai Ormancı Resimlerinde Çağdaş Kurgular

    Mehmet Güler’de Figürün Vazgeçilmezliği

    Adem Genç ve Plastikliğe Yüklenen Kuramsal Boyutlar

    Özdemir Altan’ın Türk Resmindeki Bugulayıcı ve Ortaya Koyucu Tavırları

    Türk Resminde Soyutlama ve Soyut Fikrin Önemli Yaratıcılarından Biri; Adnan Çoker

    Tülin Onat’ta Düşüncenin Resim Yüzeyine Oradan da Mekan İçi Düzenlemelere de Varan Yorumlamaları

    Oktay Anılanmert ve Plastik Olarak; Resimlerinde Belirenler

    Türk Resim Sanatındaki Kavramsal Yanaşımın Önemli Bir Dinamiği; Bünyamin Özgültekin

    Türk Resminde Farklı Doku Varyasyonlarının Beraberinde Getirdiği Soyutlamalar ve Habip Aydoğdu

    Türk Resmindeki Farklı Bir Soyut Dil; Burhan Doğançay

    Devrim Erbil ve Türk Resmindeki Çoğul Bir Soyutlama Dili



    Emin Çizenel Resimleri’nde Farklı Bir Güdülenme, Farklı Bir Permütasyon ve Ortaya Çıkan Resimsel Soyut.



    Bir Araştırmanın Düşündürdükleri, Bursa Olay Gazetesi, 26 Şubat 1995



    Öğretim Elemanları Karma Sergisine Dair, Bursa Haber Gazetesi, 13 Nisan 1995



    Belirli Bir Dönemin Adamı Olmak, Bursa Haber Hazetesi 20 Nisan 1995



    Bursa’daki Sanat Faaliyetlerinin Total Görüntüsü, Bursa Haber Gazetesi, 11 Mayıs 1995



    Bursalı Ressam Fatih Sarmanlı İle Bir Buluşma, Bursa Haber Gazetesi, 13 Mayıs 1995



    Bursa’dan Sanatsal Bir Döküm, Bursa Olay Gazetesi, 18 Haziran 1995

    Uluslarası Bursa Festivali, Kültür Merkezi ve Sergiler, Bursa Olay Gazetesi, 25 Haziran 1995



    Toplumun İşlevselliği Üzerine, Bursa Olay Gazetesi, 2 Temmuz 1995





    1996



    İki Kış Resmi Üzerine Çözümlemeler isimli bir konferans, Bursa TÖMER, 15.06.1996.



    Ressam Fatih Sarmanlı Kataloğ Yazısı, Renk İle gelen Bir Yapıcılık, 1996



    Ortaçağ ve Rönesans Resim Düşünde Renk, Sanatsal Mozaik Dergisi, Sayı: 6 (Şubat 1996), ss. 64-69



    25. Yılında Bir Usta, Sanatsal Mozaik Dergisi, Sayı: 9 (Mayıs 1996), ss. 62-66
  10. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Özdemir Altan Resimlerinde Üslupların Dönemlere Göre Kökleşmesi, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 207 (Ocak 1996), ss. 14-17



    Bienalin Ardından Sosyolojik ve Eleştirel Değerlendirme, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 207 (Ocak 1996), ss. 24-25



    Brion’un Düşlerindeki Michelangelo ve Sistin’deki Mahşer Günü, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 207 (Ocak 1996), ss. 50-53

    Türk Resminde Kavram, Terim ve Üslup Sorunları, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 208 (Şubat 1996), ss. 30-33



    Bir Heykel-Bir Yorum, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 209 (Mart 1996), s.7



    Güngör Taner’de Resimsel Dinamizmin, Estetik Derecelenme İle Olan İlişkileri, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 209 (Mart 1996), ss. 22-23



    Zekai Ormancı ve Ortaya Çıkan Resimsel Gerçekler, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 210 (Nisan 1996), ss. 4-5



    Serpil ve Hanefi Yeter Resimleri İstanbul’da, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 210 (Nisan 1996), s.16



    Renk İle Beraber Gelen Bir Yapıcılık, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 210 (Nisan 1996), s. 77



    Sergiler, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 210 (Nisan 1996), s. 78



    Nostaljik Verileri Toplamda Estetik Düzeye Taşıyan Çalışmalar, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 211 (Mayıs 1996), ss. 6-7



    Turhan Vecdi Karal ve Bir Resim Dünyası, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 211 (Mayıs 1996), ss. 16-17



    Sergilerden, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 211 (Mayıs 1996), ss. 46-48



    Özdemir Altan’ın Almanya Sergileri: “Soyağaçları”, Milliyet Sanat Dergisi, Sayı: 379, (1 Mart 1996), ss. 36-37



    Bursa’dan İlginç Bir Sanatçı, Evrensel Gazetesi, 6 Nisan 1996, s. 7



    90’lı Kuşağın Soyut Eğilimleri, Evrensel Gazetesi, 13 Nisan 1996, s.7



    Soyuta Yönelmiş Bir Sanatçı; Asım İşler, Evrensel Gazetesi, 20 Nisan 1996



    Resim Sanatının Değişim **çütleri, Evrensel Gazetesi, 27 Nisan 1996, s. 4



    Cemal Tollu Sergisi Üzerine, Evrensel Gazetesi, 4 Mayıs 1996



    Resimsel ve Dokusal Değerlerle Şükrü Karakuş, Evrensel Gazetesi, 8 Haziran 1996

    Urart’taki Yeni Çalışmalar Sergisi, Evrensel Gazetesi, 15 Haziran 1996, s. 4



    Örneklerle Yansımalar, Bursa Olay Gazetesi, 18 Şubat 1996



    Bir Sergi ve Getirdikleri, Bursa Olay Gazetesi, 26 Mayıs 1996



    Bursa’da Bir Amerikalı Ressam; Russ Bailey, Evrensel Gazetesi, 27.06.1996



    Fındık Ağaçları ve Açık Hava Müzesi, Evrensel Gazetesi, 29.06 1996



    Anadolu Kültürünü Kucaklayarak, Evrensel Gazetesi, 6.07.1996



    Bir Heykel Sanatçısı İle Söyleşi (Ayhan Yılmaz), Evrensel Gazetesi, 13.07.1996



    Sempozyuma Finlandiya’dan Katılan Hasan Fuat Sarı İle Söyleşi, Evrensel Gazetesi, 20. 07. 1996



    Değirmendere’nin Ahşap Gülleri, Evrensel Gazetesi, 27.07.1996



    Poz Verme ve İki Poz Üzerine, Evrensel Dergisi, Sayı: 55 (Temmuz 1996), ss. 62-64



    Bilge Bir İşçinin Sanatı Kucaklayışı; Vacit Çelik, Evrensel Gazetesi, 8.08.1996



    Meriç Hızal İle Söyleşi: “Yapılanlar Bir Yürek İşidir”, Milliyet Sanat Dergisi, Sayı: 388 (15 Temmuz 1996), ss. 40-42



    6. Sanat Fuarı Üzerine Düşünceler, Milliyet Sanat Dergisi (15 Eylül 1996), Sayı: 392, s.?



    Sergiler ve Eleştiriler, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 213-214 (Temmuz-Ağustos 1996), ss.46-48



    4. Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu, Sanat Çevresi Dergisi, Eylül 1996, Sayı: 215, ss. 22-23



    Heykel Sanatçısı Meriç Hızal İle Bir Söyleşi, Sanat Çevresi Dergisi, Eylül 1996, Sayı: 215, ss.25-27



    Değirmendere’deki Bir Heykel Sanatçısı İle Söyleşi, Sanat Çevresi Dergisi, Eylül 1996, Sayı: 215, ss. 28-29



    Çetinerler İle Bir Buluşma, Sanat Çevresi Dergisi, Eylül 1996, Sayı: 215, ss. 30-38



    Resim mi Dekorasyonu Belirler, yoksa Dekorasyon mu Resmi, Ahşap Dergisi, Ekim 1996, Sayı: 216, ss. 8-11



    Yaşamı ve Sanatı İle Ressam Hamit Görele, Sanat Çevresi Dergisi, Kasım 1996, Sayı: 217, ss. 14-16



    Fotograf Sanatçısı Kamil Fırat İle Söyleşi, Sanat Çevresi Dergisi Kasım 1996, Sayı: 217, ss. 18-20



    Sergiler ve İzlenimler, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 217, s. 29



    Heyecan Dolu Beş Sanatçının Karma Sergisi, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 217, ss. 32-34



    Zekai Ormancı Resimlerinde Algılama Mantıkları, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 217, ss. 36-38



    Bir Düzenleme Mantığı ve Ressam Deniz Öztürk, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 217, ss.?



    90 Kuşağı Türk Resmi İçerisinde Fatih Sarmanlı’nın Yeri, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 217, ss. 70-71



    Gülay Sevsevil’in Fantastik Eğilimleri, Sanat Çevresi Dergisi, Aralık 1996, Sayı: 218, ss. 6-7



    Sergiler ve Eleştiriler, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 219, ss. 8-10



    Günümüz Türkiye Toplumunda Sanat Tarihçiliği, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 218, ss. 30-3



    Ressam Zekai Ormancı İle Sanatı Üzerine Söyleşi, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 218, ss. 44-47



    Pablo Picasso, Sanat Çevresi Dergisi, Sayı: 218, s. 58



    Resim Sanatı Tarihimizde Bir Önem Noktası; Fikret Mualla, Tarih ve Toplum Dergisi, Sayı: 152 (Ağustos 1996), ss. 29-34



    Altın Kapıda Buluşma, Tarih ve Toplum Dergisi, Kasım 1996, Sayı:155, ss. 24-27



    Eleştirmek mi, Saptırmak mı?, Tarih ve Toplum Dergisi, Nisan 1996, Sayı 160, ss. 46-50



    Kütüğe Katılan Sanat, Cumhuriyet Dergi, Sayı: 542, 11 Ağustos 1996, s.9



    Değirmendere’deki Sempozyum, Arkitekt Dergisi, (Eylül 1996), ss. 87-92



    Vedute Resmi, Arkitekt Dergisi, Ekim 1996, Sayı: 442, ss. 94-98



    Ressamların Esin Kaynaklarından: Bursa, Arkitekt Dergisi, Kasım 1996, Sayı: 443, ss.54-66



    Değirmendere Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu’na Sanat Eleştirmeni olarak 1-30 Temmuz 1996 tarihleri arasında davetli olarak katıldım.



    Zekai Ormancı Resimlerinde Algılama Mantıkları, Aksanat Zekai Ormancı Kataloğu (13 Kasım-13 Aralık 1996 Sergisi nedeniyle), ss.2-3



    Geç Kalmış Bir yazı, Günlük Emek Gazetesi, Sayı: 6, 14 Kasım 1996



    Çok Yazık..!, Günlük Emek Gazetesi, Sayı: 13, 21 Kasım 1996



    Sınıf Bilinci, Günlük Emek Gazetesi, Sayı: 20, 28 Kasım 1996



    Eleştiri, Eleştirmen, Eleştirmek, Günlük Emek Gazetesi, Sayı: 27, 5 Aralık 1996



    Üniversite Gençliği, Günlük Emek Gazetesi, Sayı: 34, 12 Aralık 1996



    Neler Oluyor ?, Günlük Emek Gazetesi, Sayı: 41, 19 Aralık 1996



    Piet Mondrian’ın Plastiği isimli bir konferans, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 15 Kasım 1996.



    Medya’nın Sanat ve Kültüre Bakışı isimli konuşma ve tartışma, Bursa Evrensel Kültür Merkezi, 25 Kasım 1996.



    Medya’nın Sanat ve Kültüre Bakışı isimli konuşma ve tartışma, Eskişehir EGEV Vakfı, 21 Aralık 1996.



    Ressam Zekai Ormancı ile bir söyleşi, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, 20 Aralık 1996.





    1997

Sayfayı Paylaş