Resul-u Zişan Efendimiz

Konu 'Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)' bölümünde P!NqUeEn <3 <3 tarafından paylaşıldı.

  1. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0

    RESUL
    Resul-ü Zişan Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor: “Benim kokumu duymak isteyen, kırmızı gül koklasın.”

    Güllerin kokusunu aldıkları, insanların en güzeli, o kadar güzeldi ki; kainattaki bütün güzellikleri, ‘Cemal’ isminden küçücük bir tecelliyle var eden Yüce Mevla; o gül kokuluya 'Habibim' yani 'Çok s...evdiğim' diye hitap buyuruyordu.

    Asırlar boyunca, O Habib’in sünnetine tam ittiba edenler; hep O'nun gibi güzel koktular; etraflarına hep güzellikler saçtılar.Çünkü o koku, Cemal sahibi Mevla'dan gelen kokudur. Kim Mevla'ya manen yaklaşırsa, o kokudan pay alır…
    Asırlar boyunca Anadolu'yu, Türkistan'ı, Bağdat'ı, Medine'yi, bütün İslam coğrafyasını mekan tutan Beyazıd-ı Bestamlar, Cüneyd-i Bağdadi'ler, Şah-ı Nakşibend'ler, İmam-ı Rabbani'ler, Ahmed Yesevi'ler, Mevlana'lar, Yunus'lar (kaddesallahu esrarahum) hep gül gibi kokarlardı. O kokularını, bütün siretleriyle, sûretleriyle örnek aldıkları Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)'den alıyorlardı.

    O zamanlar, İslam toprakları bir baştan bir başa sanki gülistan idi. O gülistanda hep güller biterdi. O gülistanda gezenler hep gül kokardı…

    Şimdi İslam toprakları, diken bahçesine döndü. Artık manevi güller, gül kokulular yok denecek kadar az... Güzel kokular da nadirata düştü. Müslümanlar Muhammed Mustafa’yı (sallallahu aleyhi vesellem) unuttu unutalı, dikenli tarlalara mahkum oldular. Ruh dünyası çoraklaştı. Kalpler karanlığa mahkum oldu…

    Tüm güzellikler, güzel sözler, güzel haller, Ahsen’ül Alem’in olandan gelirdi… O’nun sünneti saadet kaynağıydı. Şimdi hayatımızda O’nun sünnetini tam olarak ifa edenler yok denecek kadar azaldı. Evlerimiz, adetlerimiz, kılığımız, kıyafetimiz, O güzeller güzelinden mahrum kaldı.

    Ne evlerimizde huzur kaldı, ne sokaklarımızda düzen… Ne yüzlerimizde nur var, ne sohbetlerimizde letafet... Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)in konu edilmediği sözlerde letafet olur mu?

    Şimdi anladık ki O’nsuz olmuyor. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) olmadan hayat yaşanmıyor. Ya da bir ‘belhum adal’ gibi… O’nu bırakan insanlar, insanlığı da kaybediyor… Yeniden sarılmaya başladık O’na… Çünkü ‘esfele safilin’ çukurlarında battıkça batıyoruz…

    Şimdi bir baştan bir başa, kaktüslerin doldurduğu bu çölleşen vatanı, Gülistan’a döndürmek için Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)in hayat ve saadet kaynağı sünnetine sarılmak zamanı geldi…

    Anadolu, Rumeli, Türkmenistan, Cezayir… Tüm İslam coğrafyası, Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)in tıpkısı, yani O’nun yolundan giden Yunus’ları, Mevlana’ları bekliyor…

    AllaH-u Teala cümlemizi Habibine aşık etsin…
  2. abdulmelik

    abdulmelik Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2009
    Mesajlar:
    974
    Beğenileri:
    964
    Ödül Puanları:
    0
    Amin..

    Allah razı olsun..
    P!NqUeEn <3 <3 bunu beğendi.
  3. P!NqUeEn <3 <3

    P!NqUeEn <3 <3 Üye

    Katılım:
    29 Mart 2010
    Mesajlar:
    747
    Beğenileri:
    168
    Ödül Puanları:
    0
    Allah senden de razı olsun

Sayfayı Paylaş