Roman özetleri

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde soldier026 tarafından paylaşıldı.

  1. soldier026

    soldier026 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    9 Eylül 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    Hüküm Gecesi, Sodom ve Gomorre, Ankara adlı romanlardaki ana kişiler ve ana olayları araştırabilir misiniz? Ayrıca, bu romanların özetleri ve Türk edebiyatındaki önemi veya Türk edebiyatındaki yerlerini bulabilir misiniz?
  2. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    KİTABIN ADI HÜKÜM GECESİ
    KİTABIN YAZARI YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU
    YAYIN EVİ VE ADRESİ İletişim Yayınları CAĞALOĞLU/İSTANBUL
    BASIM YILI 3.BASKI 1987, İSTANBUL

    1-KİTABIN KONUSU: II. Meşrutiyet döneminde yaşanan olaylar, ülkenin bu olaylar karşısındaki tutumu ve iç karışıklıklar anlatılmaktadır.

    2-KİTABIN ÖZETİ: 1908-1911 yılları arasındaki siyasi olaylar. İttihat ve Terrakki Fırkası'nın egemen olduğu dönemin muhalif gazetece gözüyle eleştirisi. Kişisel çıkarlar uğruna girişilen ve halkın yararına herhangi bir düşünceye, ülküye dayanmayan çatışmalar. Bir devrin çözülüşü anlatılmaktadır.

    3-KİTABIN ANA FİKRİ: Batının etkisinde kalıp kendi gelenek, görenek ve adetlerimizi unutmamalıyız. Milletin bağımsızlığını, milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

    4-KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: Kitapta İttihat ve Terakki Partisi olayların hep arkasında olmuş milletin bütünlüğünü ve bağımsızlığını sağlamak için elinden geleni yapmıştır. Yabancılara karşı ve ülkeyi bölmeye, içten yıkmaya çalışanların karşısında olmuştur. Ayrıca bu olayları hep eleştiren Ahmet adında bir gazeteci de görmekteyiz. Bu gazeteci dönemi eleştirmiş, ülkenin daha iyi olması için yazılar yazmıştır.

    5-KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER: Yazar, toplumsal sorunlara belli bir siyasal açıdan eğilmiş, bu sorunlara yaklaşımını elden geldiğince sanatsal bir düzeyde tutmaya çalışmıştır. Eski Türkçe kelimeler kullanıldığından anlaşılması zor bir kitap. Ruhsal çözümlemeleri, karakter yaratıcılığını ve ele aldığı dönemin toplumsal gerçeklerini çok iyi yansıtmıştır.

    6-KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ: Yakup Kadri Karaosmanoğlu (d. 1889 Kahire -ö. 1974 Ankara), Cumhuriyet döneminin önemli düşünce ve edebiyat kişilerinden biridir. Mustafa Kemal’e yakın olmakla birlikte, “köktenci” yaklaşımı, onu otuzlu yıllarda Kadro dergisi serüvenine, oradan da anılarında anlattığı “Zoraki Diplomat”lığa sürükledi. Yakup Kadri, 1962 yılında, milletvekiliyken Atatürk ilkelerine ters düşüldüğü gerekçesiyle CHP’den istifa etti. Romanları arasında Kiralık Konak (1922), Nur Baba (1922), Hüküm Gecesi (1927), Sodom ve Gomore (1928), Ankara (1934) ve özellikle Yaban (1932)büyük ilgi gördü. Yakup Kadri’nin tüm yapıtlarının eleştirel basımı 1983 yılında Atilla Özkırımlı’nın yönetmenliğinde İletişim Yayınları tarafındanyapıldı.
  3. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    Kayıp zamanlar izinde: Sodom ve Gomorra Marcel Proust'un 30 Nisan 1921'de yayımladığı romanı. Marcel Proust'un hayatının son 17 yılında yazdığı yaklaşık Bir milyon ikiyüz elli bin sözcükten oluşan 3000 sayfalık dev romandır. 20 yüzyıl edebiyatının en büyük eserlerinden biri sayılır.

    Proust bu romanı annesinin 1905'deki ölümünden sonra yazmaya başladı. Kitabın ilk cildi 1913'te yayımlandı. Roman, tamamlandığında yedi kitaplık Kayıp Zamanın İzinde ortaya çıkacaktı. Proust bu romanın son düzeltmelerini yaparken 1922'de öldü.

    Bu roman Türkçeye Roza Hakmen tarafından çevrilmiştir. Daha önce Yakup Kadri Karaosmanoğlu romanın birinci cildini çevirmiş ancak devamını getirmemiştir.

    Kayıp zamanın izinde şu yedi ciltten oluşur:

    Swann'ların Tarafı
    Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde
    Guermantes Tarafı
    Sodom ve Gomorra
    Mahpus
    Albertine Kayıp
    Yakalanan Zaman
  4. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    Kitabın Adı: ANKARA

    Kitabın Yazarı : Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU

    Yayın Evi : İnkılap

    Basım Yılı : 1982


    1-)Kitabın Konusu :

    Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU’nun Ankara romanı ütopik bir romandır. Bu romanda yazarın özlediği, özlemini çektiği geleceğin Ankara’sı dolayısı ile Türkiye’sidir.

    2-)Kitabın Özeti :

    Cumhuriyet inkılabı ile birlikte Anadolu’nun yeniden dirilişi yeniden yapılanması gerekmektedir. Bu yeni yapı üzerine acil bir şekilde bina inşaa edilmelidir. Bunu yapacak olanlar ise dönemin idealist vatansever insanları olacaktır. Ankara romanında ise bunu gerçekleştirecek idealist insanların verdiği mücadele anlatılmaktadır. Bu idealist insanlar inkılap hareketini özümsemiş, milli şuura sahip karakterlerdir. Bu insanlar hayat serüveni içerisinde karmaşık yollardan geçerek romanın son bölümünde bir araya gelirler. Kendi hayatlarını geleceğin çağdaş, modern, öz benliği ile çelişmeyen maddi ve manevi varlığını kaybetmeyen, değerleri ile övünen yeni Türk toplumu yaratma mücadelesi içinde geçer.

    Ankara romanı üç bölümden oluşmaktadır.;

    Birinci bölüm : Sakarya savaşı öncesi ( 1922’ye kadar ).

    İkinci bölüm : Cumhuriyetin ilanını izleyen yıllar ( 1926’ya kadar ).

    Üçüncü bölüm : Cumhuriyet sonrasının 14 ve 20. Yılları (1937-1943’e kadar ).

    Bu üç bölümdeki olaylar yazarın her bölümde ayrı bir kişilik olarak karşımıza çıkardığı Selma Hanım’ın çevresinde geçer. Selma Hanım’ın arayışı Ankara’nın arayışıdır. Yazgısı Ankara’nın yazgısıdır. Yaşamı da Ankara’nın yaşamıdır. Selma Hanım’ın ilişki kurduğu erkekler ise birer simgedirler.

    Birinci bölüm: Kurtuluş Zaferi ile sonuçlanan, savaş yıllarındaki Ankara’yı kısa hatlarla açıklamaktadır. Romanın kahramanı olan Selma Hanım hayatını bu üç bölümde üç ayrı erkekle geçiriyor. Milli mücadele yıllarında bir banka şefinin karısıdır. Kocası Nazif’le Ankara’nın yabancısıdır. İstanbul’lu hanım için Ankara’da hayat tek düze ve sıkıcıdır, yoksulluklarla doludur. Boş zamanlarında Hatice Hanım ve Halime Hanım ile sohbet eder. Bu sohbetlerinde gün****k Ankara hayatını tüm çıplaklığı ile gözler önüne serer. Daha sonraları Nazif Bey’in vekil arkadaşı Murat Beyle tanışırlar. Bu sırada binbaşı Hakkı Beyle de tanışırlar. Bu dönemlerde Hakkı Bey’in milli mücadele ruhu ve azmi kendisini fazlasıyla etkiler. Bütün ümitlerin zafer’e bağlandığı, başka hiçbir şeyin ehemmiyetli olmadığı bu devirde, herkesin mütevazı bir hayatı vardır. Yalnız kocası Nazif Bey’in milli davaya bir erkekten beklediği heyecan ve alaka ile bağlanmadığını gören Selma Hanım yavaş yavaş kocası Nazif Bey’den kopmaya başlar. Erkân-ı Harp Binbaşı’sının fikir ve hareketlerine yakınlık duyar. Birinci bölüm Selma Hanım’ın binbaşının cazibesine kendisini kaptırdığı bir zamanda sonuçlanır.

    İkinci bölümde Selma Hanım Nazif Bey’den boşanmıştır. Bu bölüm zaferden sonraki Ankara’dır. Selma Hanım eski binbaşı emekli Miralay Hakkı Bey’in karısıdır. Ancak koşullar değişmiş değişen koşullar Cumhuriyet öncesinin kişilerini de değiştirmiştir. Hakkı Bey ordudan, Murat Bey vekillikten ayrılmışlardır. Vurguncu harp zengini şirket meclisi idarelerinde dolaşan, ecnebi gruplarla komisyon işleri yapmaya çalışan Hakkı Bey’in yeni yüzüyle karşılaşırız. Hakkı Bey milli idealleri bir tarafa bırakmış, maddi refah içerisinde sadece kendi hesabına çalışan birisine dönüşmüştür. Bu zümreye göre artık halkçılık diye bir dava kalmamıştır. Bu bölümde halk ile bu zümre arasında nasıl doldurulmaz bir uçurum açıldığını, inkılabı böyle anlayanları, hep kendi lehlerine çekenlerin eleştirisi yer alır. Selma Hanım yeni kocasından da uzaklaşır. Bu sırada muharrir olan Neşet Sabit genç kadını görmek için onların bazı alemlerine iştirak eder. Selma Hanım bu hayatın acılarını onunla paylaşır. Binbaşı Hakkı Bey’den boşanır. Bundan sonraki hayatında toplumsal hizmetlerin en değerlisi olan öğretmenlik görevine atılır.

    Son bölüm yazarın hayalindeki Ankara’dır. Yazarın bu hayali Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Dönümü Bayramıyla başlar. Gazi Mustafa Kemal’in Türk milletine hitabesi, bir devir başlangıcının, bir yeni sabahın ilk işareti gibi olmuştur. Ankara’nın çehresi değişmiştir. Bundan sonra egoist bir zümrenin zevkine ve menfaatine karşı şiddetli matbuat hücumu başlamıştır. Halk evleri, Toplumsal Mükellefiyet Teşkilatı yeni hayatın odakları olmuştur. Selma Hanım Neşet Sabit’le evlenmiş, bu iki insan yeni hayatın imar ve inşasında elele vererek büyük bir aşkla çalışıyor, yeni değerleri halk yığınlarına götürürler. Harf İnkılabı, Tarih Cemiyeti, Yüksek İktisat Enstitüsü, Halk Evleri gibi daha bir çok alanda büyük atılımlar, büyük yenilikler gerçekleşir. Selma Hanım ve Neşet Sabit fırsat buldukça Anadolu’nun muhtelif yerlerine seyahat eder, bu seyahatlerinde gördükleri yerlerin yeni çehresiyle karşılaşırlar. Anadolu toprağı, suyu, kırı, bayırı, dağı, taşıyla eşsiz güzelliğiyle cennetten bir parça gibi tasavvur ederler, bundan doyumsuz bir haz alırlar. Hele Pınarbaşı’nda düzenledikleri eğlencelerde halk ezgileri ve türküleri çalınır söylenir, sabaha kadar hoşça vakit geçirirler. Roman yazarın bu tasavvuruyla son bulur.

    3-)Kitabın Ana Fikri :

    Yeni kurulan bir devletin buhranlı dönemlerinde insanların kendi menfaatlerinden çok devletini ve milletini düşünmesi gerekir.Bu zor dönemin atlatılmasında her ferdin yürek yüreğe, el ele çalışması; engelleri, ne kadar güç olsa da, beraberce aşması gerekmektedir.

    4-)Kitaptaki Olayların ve Şahısların Değerlendirmesi :

    Selma Hanım : İyi bir öğrenim görmüş, haksızlıklara boyun eğmeyen, vatansever, vatan sevgisi uğrunda oradan oraya koşan; hep bir şeylet arayan, aradığını bulamayan; azimli ve hoş görülü, halden anlar, olgun bir kişidir.

    Nazif Bey : İyi bir öğrenim görmüş banka şefidir. Sessiz, sedasız, vatanından çok canını seven kişidir.

    Binbaşı Hakkı Bey : Milli mücadele yıllarında atılgan ve yiğit bir askerdir. Milli mücadele bitince tavır ve hareketlerinde değişmeler olur. Milli mücadele vurguncusudur, sömürücüdür, vurdumduymaz biridir.

    Neşet Sabit Bey : İyi bir öğrenim görmüş, genç bir yazardır. Milli mücadelenin yanında yer almış, gönülden desteklemiş, inkılabın yanında canla başla çalışan; sorumluluğunu bilir, azimli, hoşgörülü, halden anlayan bir kişidir.

    Murat Bey : Kendisi Anadolu’nun bağrında yetişmiş, milli mücadelenin yanında yer almış, tutucu, kendi çıkarını herşeyin üstünde tutan bir insandır. Milli mücadele vurguncusudur. Milli mücadele sonunda zengin olmuş, harvurup harman savuran bir kişidir. Ailesi ile Avrupa’ya kaçmıştır.

    Ömer Efendi ve Ailesi : Kültür düzeyleri düşük insanlardır.Kendilerinin ayıp saydıkları şeyleri başkaları yaparsa ayıp sayarlar. Kendileri yaparsa olağan karşılarlar. Tutucudurlar. İş hayatında başarılıdırlar.

    Yıldız Hanım : Tiyatro sanatçısıdır.

    Şeyh Emin : Dini bir kişidir, tutucudur.

    5- )Kitap Hakkında Şahsi Görüşler :

    Anlatımı güzel ve yalın bir kitap. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ki karmaşada, insanların tutum ve davranışlarının, kendilerini nasıl yansıttıkları hakkında örnekler sunuyor. Türkiye’nin geleceği hakkında, o yıllarda ki endişeleri ve yapılanmayı aktarıyor.Okunulması faydalı olacağını düşünüyorum.

    6-)Kitabın Yazarı Hakkında Bilgi :

    27 Mart 1889′da Kahire’de doğdu. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa’da başladı. 1903′te İzmir İdadisi’ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır’a döndü, öğrenimini İskenderiye’deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908′de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirmedi. 1909′da arkadaşı Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. 1916′da tedavi olmak için gittiği İsviçre’de üç yıl kadar kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı’nı destekledi. 1921′de Ankara’ya çağrıldı ve bazı görevler verildi.

    1923′te Mardin, 1931′de Manisa milletvekili oldu. Bir yandan da gazeteciliğini ve roman yazarlığını sürdürdü. Kadro Dergisi 1932′de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Savunduğu bazı görüşler aşırı bulunduğu için Kadro dergisinin 1934′te yayımına son vermek zorunda kalmasından sonra Tiran elçiliğine atandı. Daha sonra 1935′te Prag, 1939′da La Haye, 1942′de Bern, 1949′da Tahran ve 1951′de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960′tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal hayatının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. 13 Aralık 1974′te Ankara’da öldü.

    ESERLERİ Roman: Kiralık Konak, Nur Baba, Hüküm Gecesi, Sodom ve Gomore, Yaban, Ankara, Bir Sürgün, Panaroma, 2 cilt, Hep O Şarkı. Hikaye Bir Serencam, Rahmet, Milli Savaş Hikâyeleri. Anı: Zoraki Diplomat, Anamın Kitabı, Vatan Yolunda, Politikada 45 Yıl,
  5. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    emeğe saygı için lütfen teşekkür butonuna basalım..
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Mayıs 2009
  6. soldier026

    soldier026 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    9 Eylül 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
  7. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113

    türkçe konuşalım dostum..;) sağol. diyoruz...forum kuralları
  • soldier026

    soldier026 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    9 Eylül 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    türkçe : Türkçe :D
  • carsamba.biz

    carsamba.biz Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2007
    Mesajlar:
    66
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    9
    hocam ellerine sağlık hakkını helal et
  • Sayfayı Paylaş