saat 17:30 a kadar lütfen bi yardım edin

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 11. Sınıf' bölümünde kesmer tarafından paylaşıldı.

  1. kesmer

    kesmer Üye

    Katılım:
    9 Mart 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    4

    Atatürk'ün selanik askeri rüştiyesinden samsuna çıkışına kadar askerlik hayatını yazar mısınız lütfen uzun olarak noktası noktasına :( 17:30 kadar lütfen :(
    Son düzenleyen: Moderatör: 9 Ocak 2014
  2. adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19
    atatürkün selanik rüştiyesinden samsuna çıkana kadar olan askerlik yaşamı
    Atatürk'ün askeri rüştiyesinden samsuna çıkana kadarki hayatı
    Selanik Askeri Rüştiyesi
    Selanik’ teki halasının yanına taşındıktan sonra Mülkiye İdadisi 'ne kaydolan
    Atatürk, bu okulda Arapça öğretmenliği yapan Kaymak Hafız’ dan sopa ile
    dayak yiyince, zaten orada okumasını istemeyen büyükannesi onu derhal
    okuldan aldırdı O dönemde okul formasını çok beğendiği komşularının oğlu
    Askeri Rüştiye ’ye gidiyordu Ona özenen Atatürk , asker olmasını istemeyen
    annesinin karşı çıkmasına rağmen , gizlice , Selanik Askeri Rüştiyesi 'nin
    sınavına girdi Sınavı kazandığı haberini alan Atatürk 1893 ’ te yine gizlice bu
    okula kaydını yaptırdı Selanik Askeri Rüştiyesi 'nde , oldukça başarılı olan
    Atatürk sınıf başkanıydı ve üstün zekâsıyla matematik öğretmeni Yüzbaşı
    Mustafa Efendi ’ nin de dikkatini çekiyordu Genç öğrencisinin yeteneklerinden
    oldukça etkilenen Yüzbaşı Mustafa Efendi onu benzersiz kılmak için adına
    “ Bilgi ve erdem bakımından olgunluk ve eksiksizlik ” anlamına gelen Kemal
    ismini ekledi Genç Mustafa , o günden sonra Mustafa Kemal olmuştu
    Atatürk, Selanik Askeri Rüştiyesi ’ ndeyken , matematik öğretmeni Yüzbaşı
    Mustafa Efendi ’ nin mazereti olduğu zamanlarda , onun yerine birçok kez
    dersi vermekle görevlendirilmişti Zira büyük önder , bununla ilgili olarak daha
    sonra şunları söyleyecekti;
    Rüştiyede en çok matematiğe merak sardım Az zamanda bize bu dersi veren
    öğretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim Derslerin üstündeki
    sorularla uğraşıyordum , yazılı sorular düzenliyordum Matematik öğretmeni
    de yazılı olarak cevap veriyordu
    Türk Dil Kurumu Başuzmanı ADilaçar ’ ın, Atatürk ’ün matematikteki üstün
    başarısıyla ilgili olarak 10 Kasım 1971 tarihli yazısında belirttiğine göre ,
    Atatürk ölümünden bir buçuk yıl kadar önce , üçüncü Türk Dil Kurultayı'ndan
    ( 24 –31 Ağustos 1936 ) hemen sonra 1936 –1937 yılı kış aylarında kendi
    eliyle “ Geometri ” adlı bir kitap yazdı Kitap, matematik öğretmenleri ve bu
    konuda kitap yazacaklara kılavuz olması amacıyla 1937 yılında Kültür
    Bakanlığı’ nca yayınlanmıştı Atatürk, “ Geometri ” isimli yapıtında; Boyut,
    uzay , yüzey, düzey , çap, yarıçap , kesek kesit , yay, çember , teğet , açı ,
    açıortay, içters açı , dışters açı , taban , eğik, kırık , çekül, yatay , düşey , yöndeş,
    konum, üçgen , dörtgen , beşgen , köşegen , eşkenar, ikizkenar , paralelkenar ,
    yanal , yamuk , artı , eksi, çarp , bölü , eşit , toplam, oran, orantı , türev, alan,
    varsayım gibi geometri ve matematikle ilgili terimlerin isim babası oldu ve
    bu terimleri Türk matematik bilimine kazandırdı
    Daha sonra ünlü bilim tarihçisi Ord Prof Dr Aydın Sayılı, Atatürk’ ün
    “ Geometri ” kitabı için "Küçük fakat anıtsal bir yapıt " yorumunu yapacaktı
    Yapıtında yer alan her tanımı , her kavramı tüm öğeleriyle eksiksiz ve açık
    biçimde anlatan Atatürk , bunları örneklerle de açıklamıştı Atatürk'ün türettiği
    matematik terimlerinin ve yaptığı geometri tanımlarının hemen hemen tümü
    bugüne değin değişmeksizin kullanıla gelmiştir O'nun türettiklerinden sadece
    birkaç terim sonradan küçük ölçüde değiştirilmiştir
    Atatürk, 1898 ’ de Selanik Askeri Rüştiyesi 'nden üstün başarıyla mezun oldu
    Artık askerî idadide ( lise) öğrenimine devam etmesi gereken Atatürk,
    Selanik’ ten İstanbul Kanatlarımın Altında ’ a gelmeyi düşünüyordu Ancak
    sınav mümeyyizlerinden Hasan Bey ’ in tavsiyesiyle Manastır şehrindeki
    Manastır Askerî İdadisi ’ ne yazıldı
    Manastır Askerî İdadisi
    Makedonya’ nın en gelişmiş şehri olan Selânik’ te , yeni fikirlere açık bir
    ortamda kendini geliştirme imkanı bulan Atatürk, renkli etnik yapısıyla farklı
    din ve ırkların bir arada yaşadığı bu şehirde büyük bir vizyon kazandı
    Manastır Askerî İdadisi ’ ndeki eğitimi sırasında, arkadaşlarından Ömer Naci,
    Atatürk’ ün edebiyata ilgi duymasında rol oynadı Şiir ve hitabet sanatıyla
    yakından ilgilenmeye başlayan Atatürk, Namık Kemal ’den ve eserlerinden
    ciddi şekilde etkilendi Kitabet öğretmeni Mehmet Asım Bey , Atatürk’ ün şiir
    ve edebiyata olan eğilimini fark edip , onunla askerlik mesleğine yönelmesi
    gerektiğiyle ilgili konuştu Ancak , Atatürk için hitabet her zaman çok önemli
    oldu, ayrıca yazma tutkusu da devam etti Konuyla ilgili olarak daha sonra
    şunları söyleyecekti:
    Şiir yazmak hakkında idadi hocasının vazettiği memnuiyeti unutmuyordum
    Fakat güzel söylemek ve yazmak hevesi bakiydi Teneffüs zamanlarında
    hitabet talimleri yapıyorduk Saati ellerimize alıyor , “ Bu kadar dakika sen, bu
    kadar dakika ben söyleyeceğim ” diye müsabaka ve münakaşalar tertip
    ediyorduk
    Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Naküyiddin Yücekök Bey de Atatürk ’le
    yakından ilgileniyordu Zira Atatürk başarılı bir öğrencisiydi ve bir kurmay
    subayının mutlaka bir yabancı dil öğrenmesi gerektiğine inandığı için
    Fransızca derslerine büyük önem veriyordu Ancak Fransızcası diğer
    derslerine göre zayıf olan Atatürk, bunu çözmek için tatil dönemlerinde
    gittiği Selanik ’ te College des Frères de la Salle ’ in özel kurslarına devam
    ederek lisanını geliştirdi Yakın arkadaşı Fethi Okyar ’ın da desteğiyle Fransız
    ihtilalinin öncüleri Voltaire , JJ Rousseau gibi filozofları tanıdı , tarih ve
    siyaset konusundaki bilgisi arttı O dönem ayrıca sonradan sürekli işbirliği
    yapacağı arkadaşları, Nuri Conker, Salih Bozok ve Fuat Bulca ’ yla da tanıştı
    Atatürk’ ü en çok etkileyen derslerden biri de tarihti Zira tarih öğretmeni
    Kolağası Mehmet Tevfik Bey ( 5 Dönem Diyarbakır Milletvekili ) geniş
    kapsamlı bir tarih vizyonu ile Atatürk’ e yeni ufuklar açtı İdadide başlayan
    tarih sevgisi hayatı boyunca devam etti
    Manastır Askerî İdadisi ’ ndeki eğitimi sırasında Atatürk’ ü en çok etkileyen
    olay 1897 tarihli Türk-Yunan Savaşı olmuştu Türk Ordusu ’ nun savaş
    meydanında parlak bir zafer kazanmasına rağmen barış masasında zararlı
    çıkmasına içerleyen Atatürk, coşkun bir vatan sevgisiyle dolmuştu Bir
    arkadaşı ile gönüllü olarak savaşa katılmak için girişimde bulunsa da bu
    arzusunu gerçekleştirme imkânı bulamadı Ancak sonsuz vatan sevgisiyle
    kabına sığmaz olan Atatürk ’ün bu özelliği hayatı boyunca devam edecekti
    Manastır Askerî İdadisi ’ nin en parlak öğrencilerinden biri olan Atatürk ,
    İdadideyken , bıkıp usanmaksızın çalıştı, kendisini son derece bilinçli olarak
    geleceğe hazırladı Sonunda 1898 yılının kasım ayında bütün derslerden tam
    not alıp , 54 kişilik sınıfın ikincisi olarak , dereceyle okulunu bitirdi
    Okul sicilindeki bilgilere göre Atatürk, son derece yetenekli , ama kendisiyle
    kolayca samimi ilişkiler kurulması güç bir karaktere sahipti İdadî öğrenimi
    boyunca , vatansever , kendini her konuda geliştiren, ilerleme tutkusuyla dolu ,
    çalışkan, azimli , kendine güveni sonsuz , seçkin ve iyi giyinen bir öğrenci
    oldu Dünyayı ve günceli sürekli olarak takip eden , çalışkanlığının yanında
    sosyal hayatta da oldukça başarılı olan Atatürk, dünyanın nimetlerinden
    faydalanan ama başarıya ulaşmak için de çok çalışan bir yapıdaydı
    İstanbul Harp Okulu ve Akademisi
    Atatürk, İstanbul’ a gelerek 13 Mart 1899 ’ da Harp Okulu’ ndaki eğitimine
    başladı Apolet numarası 1283 ’ tü Okula başladıktan 2 ay sonra arkadaşları
    arasında sivrilerek sınıf çavuşu oldu Burada yıllarca dost kalacağı
    arkadaşları Ali Fuat Cebesoy ve Asım Gündüz’ le tanıştı
    Harp Okulu’ ndaki birinci yılı gençlik hayalleri ve çok sevdiği İstanbul’ un
    çarpıcı havası içinde geçiveren Atatürk, sınavlarını başarıyla vererek ikinci
    sınıfa başladı İlk yıl, ağırlığı sosyal hayata vermesine rağmen oldukça
    başarılı olan Atatürk, İkinci ve üçüncü sınıflarda dersleriyle çok daha fazla
    ilgilenmeye başladı Zira Harp Okulu’ nda dereceye girmek oldukça önemliydi
    Çünkü kurmay sınıfına ayrılmak okulda üstün başarı göstermekle mümkündü
    Atatürk, 3 Sınıfta 459 öğrenci arasından 8 olarak dereceye girdi ve
    kurmaylığa hak kazandı Sicil numarası 1317 -P 8 ( 1901 - P 8 )’ di
    Mustafa Kemal 10 Ocak 1902 ’ de teğmen rütbesi ile Harp Akademisi' nde
    öğrenimine başladı Sınıfta topçu ve süvari okullarından gelenlerle birlikte 43
    öğrenci vardı
    Mustafa Kemal Harp Akademisi'nde iken onun üstün niteliklerini ilk keşfeden
    Osman Nizami Paşa olacaktı Paşa, Ali Fuat ’ ın babası İsmail Fazıl Paşa’ nın
    evinde kendisini mahçubiyetle dinleyen Atatürk ’le konuşup şunları
    söylemişti;
    kesmer ve MaMiLog bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş