Saü Kanun Taslağıyla İlgili Görüşlerini YÖK'e İletti

Konu 'YÖK' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK), uzun yıllardır tartışma konusu olan YÖK Yasası'nın değiştirilmesi konusunda bir çalışma başlattı ve tüm paydaşlardan fikir almaya başladı. Üniversitelerle toplantılar düzenleyen YÖK Yönetim Kurulu, üniversitelerden yeni YÖK Yasası'nın nasıl olması gerektiği konusunda görüşler talep etti. Bu kapsamda Sakarya Üniversitesi'nin (SAÜ) görüş ve önerilerinin yer aldığı rapor YÖK Başkanlığı'na iletildi.

    YÖK'ün yayınladığı yasa taslağında yer alan "Çeşitlilik, kurumsal özerklik, hesap verebilirlik, performans değerlendirmesi ve rekabet, mali esneklik ve çok kaynaklı gelir yapısı, kalite güvencesi" gibi kavramlarının desteklendiği raporda, yeni yasanın üniversitelerin özerkliğine müdahil olmayan bir anlayışta yazılmasına dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı.

    Yasa taslağında üniversite dışından da üyelerin olduğu, rektörleri ve dekanları da seçecek "Üniversite Konseyi" adında yeni bir yapının kurulmasına genel anlamda olumlu bakılan raporda bu konseyin uygulamada sorunlarla karşılaşabileceği ifade edildi. Raporda, konsey hakkındaki çekinceler şöyle sıralandı:

    "Konseyin,

    senato,

    rektör ve yönetim kurulunu sembolik hale getirdiği görülmektedir. Bu kurulun senato ve yönetim kurulunun bazı kararları onaylama merci olması,

    yeni bir hiyerarşik kademe doğurarak, üniversiteyi hantallaştırabilme ihtimalinden çekinmekteyiz."

    YÖK'ün yasa taslağında yer alan "Adaylardan biri, üniversite konseyi tarafından gizli oyla seçilir ve üniversite konseyi başkanı tarafından rektör olarak atanır. Üniversite konseyi, önerilen adayları uygun bulmadığı takdirde yeni adaylar önerilmesini talep edebilir." maddesine karşı çıkılan SAÜ raporunda, üniversite rektör seçimlerinde öğretim üyelerinin görüşlerinin alınmamasının sakıncalarına dikkat çekildi. Katılımcı ve paylaşımcı yönetim anlayışının savunulduğu raporda, rektör seçimlerinde araştırma görevlileri de dahil öğretim elamanlarının da oy kullanabilmesinin demokrasinin gereği olduğu vurgulandı.

    Gelişmiş ülkelerde meslek yüksek okullarının kolej olarak faaliyet gösterdiği belirtilen raporda, meslek yüksekokullarının üniversitelerden ayrılması teklif edildi. Meslek yüksekokullarının üniversite bünyesinde kalması durumunda ise, tek çatı altında toplanarak bir dekana bağlanmasının daha uygun görüleceği ifade edildi.

    Meslek yüksekokullarının iş dünyasıyla koordinasyonun sağlanması ve işbirliğinin artırılması için Meslek Yüksekokulu Koordinatörlüğü'nün (MEYOK) önemine dikkat çekilen raporda, mesleki nitelikleri yüksek bireylerin yetiştirilmesi için üniversitelerin bünyesinde MEYOK'un kurulması gerektiği belirtildi.

    Araştırma merkezlerinin bugünkü haliyle ihtiyacı karşılayamadığının anlatıldığı raporda, bu merkezlere ait özel mekanlar ve personelin tahsis edilmesi, üniversite dergilerinin yönetimi, projelerin üretimi gibi işlevlerle bu merkezlerin daha aktif hale getirilebileceği belirtildi. Raporda, yöresel bölgelerin özelliklerini dikkate alan araştırma merkezilerinin kurulmasının önemli olduğu vurgulandı.

    Öğretim eleman atama ve yükseltme süreçlerinin genel itibariyle olumlu bulunduğu raporda, atamaların performans değerlendirmesine göre yapılmasının gerektiği belirtildi. Raporda atamalarla ilgili şu ifadeler yer aldı:

    "Taslağın temel amaçlar içerisinde 'Performans değerlendirmesi' yer aldığı ve birkaç yerde de Akademik Başarı Puanından bahsedildiği halde öğretim elemanı atama ve yükseltme süreçleri Bireysel Performans Puanına dayanmamaktadır. Bunun yerine atamalarda yabancı dil puanına bakılmaktadır. Bu durum düzeltilmelidir. Bütün akademik unvan ve kadrolara atamalarda süre kriteri yerine 'bireysel performans puan kriteri' getirilmelidir."

    Alıntı

Sayfayı Paylaş