Sayfa 101 İle 104 Arası etkinlik cevapları

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde sky_38 tarafından paylaşıldı.

  1. sky_38

    sky_38 Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2011
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Sayfa 101 İle 104 Arası etkinlik cevapları lazım acele
  2. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    On Birinci Mektup adlı gezi yazısı mı var?
  3. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    On Birinci Mektup adlı gezi yazısı mı var?
    Genişletmek için tıkla...
    Cevap yazsaydın iyi olcaktı ama ..

    Eğer doğruysa;


    -
    GEZİYAZISI

    ı. On Birinci Mektup adlı metnin yazılış amacı, gezilen yerler hakkında bilgi vermektir. Metnin ana fikri, Mısır ve piramitlerdir. Türü ise, gezi yazısıdır.
    2. Metindeki "iki şerit gibi ekilmiş araziler", "deve kervanı ", "bedeviler", "merkepçiler, deveciler, fotoğrafçılar", "müzik ve dilenci grubu" ifadeleri döne*minin sosyal gerçekliğini yansıtan ifadelerdir.

    2.ETKINLIK

    ı. Grup: Biraz Daha Hakikat ve On Birinci Mektup adlı metinler, okuyucuya bilgi vermek amacıyla yazılmışlardır.
    Bu durum öğretici metinlerin yazılış amacıyla parelellik gösterir.
    2. Grup: Biraz Daha Hakikat adlı metinde "Servet-i Fiinun ve yenilik", On Bi*rinci Mektup adlı metinde ise "Mısır ve piramitler" teması işlenmiştir. Temaların birbirinden farklı olması hem metinlerin türü hem de anlatılanların birbirinden farklı olmasından kaynaklanmaktadır.
    3. On Birinci Mektup adlı metindeki ifadeler, bilgi vermek amaçlandığı için açık ve kesindir.


    3.ETKINLIK

    ı. Grup:
    Bkz. 2. soru

    2. Grup:

    Metindeki "delta, üçgen, piramit, mumya, ebu'l-hevl" ifadeleri terim ve kavramlardır.
    Bu bakımdan On Birinci Mektup adlı metin, öğretici metin olması dolayısıyla yoğundur.
    4. Metinde somut ifadeler daha baskındır. Fakat yazarın edebi üslubundan kaynaklanan birtakım benzetmeler ve sanatlı söyleyişlerde soyut ifadelere de yer ve*rilmiştir.
    On Birinci Mektup aldı metin "gezi yazısı"dır.

    Cenap Şahabettin

    l870'te Manastır'da doğdu. Babasının Plevne'de şehit düşmesinden sonra aile*siyle İstanbul'a geldi. İlköğrenimini Tophane'deki Fevziye Mektebi'nde yaptı.

    Gülhane Askeri Rüşdiyesi 'ni bitirdi. Tıbbiye İdadisi 'nden sonra Askeri Tıbbiye 'den mezun oldu. Hekim yüzbaşı oldu.
    Paris'te 4 yıl ciJt hastalıkları ihtisası yaptı. Yurda döndükten sonra Mersin, Rodos, Cidde'de karantina hekimliği, sıhhiye müfettişliği yaptı. 1914'te emekliye ayrıldı.
    Darülfünun 'da Türk Edebiyatı Tarihi dersleri okuttu. Kurtuluş Savaşı sırasın*da Kuva-yı Milliye 'ye karşı olumsuz tutumu nedeniyle öğrencileri tarafından istifaya zorlandı. Daha sonra cumhuriyeti destekledi ama yalnızlıktan kurtulamadı.
    İlk şiiri 1885'te daha öğrencilik yıllarında Saadet gazetesinde yayımlandı. Önceleri Muallim Naci 'nin etkisiyle divan türü şiirle uğraştı. Daha sonra Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan 'dan etkilenerek Batı tarzı şiire yönel*di. Servet-i Fünun dergisinde şiirleri yayımlandı. Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil 'le birlikte Servet-i Fünun edebiyatının üç önemli isminden biri oldu. Gelenekçi şairlerin en çok saldırdığı yenilikçi şairdi. Diğer Servet-i Fünuncuların tersine bireysel şiiri tercih etti. Edebiyat-ı Cedide 'nin en aşırı örneklerini verdi. Şi*ire "nesirmusikisi" dedi. Şiirlerinde kullandığı "Saat-i semenfam ", "çeng-i müzeh*hep", "nay-i zümürrüt" gibi deyimler, imgeler döneminin sanat dünyasında önem*li tartışmalar yarattı. Heceleri müzik düzeyinde uyumlu kullanmayı savundu. Bu tarzda yazdığı en iyi iki örnek: "Yakazat-ı Leyliye" ve "Elhan-ı Şita" şiirleridir. 12 Şubat 1934'te İstanbul'da beyin kanamasından yaşamını yitirmiştir. Kabri Bakır*köy'dedir.
    Eserleri:
    Şiir: Tamat (1887)
    Seçme Şiirleri (1934, ölümünden sonra) Bütün Şiirleri (1984, ölümünden sonra) Tiyatro:
    Körebe (1917) Düzyazı:
    Hac Yolunda (1909) Evrak-ı Eyyam (1915) Afak-ı Irak (1917)
    A vrupa Mektupları (1919)
    Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh ve Tiryaki Sözleri (1918) Vilyam Şekispiyer(1932)
    On Birinci Mektup adlı metindeki birtakım sanatlı söyleyişler ile anlatılanların kurgulandığı üslup Cenap Şehabettin'in edebi kişiliğiyle örtüşmektedir.

    4. ETKINLIK

    ı. Grup: Ahmet Hikmet'i Nasıl Tanıdım? adlı metin bilgilendirmek, haber ver*mek amacıyla yazılmıştır.
    Grup: Metnin ana fikri "Ahmet Hikmet"tir.
    Grup: Metin hatıra (anı) düşüncesiyle yazılmıştır.
    ı. Verilen metinlerde dikkati çeken yön daha önce de belirtildiği üzere toplumdan, sosyal sorunlardan uzak ve bireyseldir. Bu durum, Servet-i Fünun Dönemi öğretici metinlerinin bireysellik etrafında şekillendiğini göstermektedir.
    2. Metinde döneminin siyasi gerçekliğini yansıtan ifadeler "Türkçülük" fIkridir. Sosyal gerçeklik olarak ise, sanatçıların ev toplantıları gösterilebilir.
    3. Anlatım bozukluğu olan cümleler şunlardır:
    Bu sebeple o zamana kadar tanımadığımız, görmediğimiz birçok adamlara rastgeliyor ve birçok kişilerle temas ediyorduk. "(çoğul eklerinİn yanlış kullanımı)
    "Uzanan ellerimiz birbiriyle kucaklaştı."Dai Dai Hua Jiao" bu sayfa eş zamanlı olarak seo yarışması için hazırlanmıştır anlamsız kelımelerı mazur görünüz."(Kelimenin yanlış anlamda kullanılması.)
    "Başka herhangiyazarlar arasında ihtimal kırgınlığa varabilecek ... " (Gereksiz sözcük kullanılması)
    "Fransızcada birçok Latin( ce) kelimeleri var, İngilizcede de birçok Fransız(ca) kelimeleri olduğu gibi ... "
    (Ek eksikliği ve çoğul ekinin yanlış kullanımı)
    Metin günümüz için Servet-i Fünun Dönemine ışık tutan bir öneme ve değe*re sahiptir.
    5. Verilen cümlelere göre dergiler, döneminin, sanat ve edebiyat hayatına yön veren, sanatın fikri ve edebi yönünün yer aldığı birer merkez konumundadır.


    6. Mehmet Rauf (d: 12 Ağustos 1875 - ö: 23 Aralık 1931)

    İstanbul'da doğmuş ve küçük yaşta edebiyat ile ilgilenmeye başlamıştır. Bah*riye Okulu/na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Yakından takip ettiği Ha*lit Ziya'nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur. Fransız yazar Paul Bo*urget'yi okurmuş ve ondan etkilemiştir .. 1896 yılından itibaren Servet-i Fünun'da yazmaya başladı.
    Romanlannda genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasın*da geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır.

    Eserleri Romanlan:
    Eylül
    Ferda-yı Garam Karanfil ve Yasemin Genç Kız Kalbi Böğürtlen
    Son Yıldız
    Halas
    Ceriha
    Kan Damlası Hikaye:
    İhtizar
    Son Emel Aşk Kadını
    Eski Aşk Geceleri İlk Temas
    İlk Zevk
    Oyun:
    Pençe
    Memur şiirler:
    Siyah İnciler


    Anlama ve Yorumlama

    ı. Servet-i Fünun Döneminde edebiyat ve sanat tartışmalan "sanatın sanat için mi, toplum için mi?" yapıldığı eksenindedir.
    2. Tanzimat Döneminde Batı'dan gelen fikirlerin ve edebi unsurların yayın kaynağı, halkı bilgilendirip eğitmeyi amaçlayan aydınlar için herkese hitap eden gazetedir.
    Servet-i Fünun Döneminde ise, herkese değil de sadece belirli aydın zümreye hitap eden dergi, gazetenin yerini almıştır. Bunun temelinde ise "estetik kaygı" vardır.



    5.ETKINLIK


    1. Grup: Servet-i Fünun Dönemi öğretici metinleri eleştiri, gezi yazısı ve hatıra olarak kaleme alınmış ve bireysel temalar işlenmiştir.

    Tanzimat Döneminde ise, makale ve fıkra gibi türler yapıyı belirlemiş ve toplumsal sorunlar ele alınmıştır.

    2. Grup:

    Servet-i Fünun Dönemi öğretici metinlerinde edebi bakımdan daha oturmuş bir dil ve üslup kullanılmış, dil ağırlaşmıştır.
    Tanzimat Döneminde ise eskiye oranla daha sade bir dil kullanılmış ve edebi süs ve sananan kaçınıımıştır.
    6.etkinlik
    Edebi tenkid, Gezi yazısı ve Hatıra türlerinden Biriyle bir yazı kaleme alınız.


    Ölçme ve Değerlendirme


    ı. (D), (D), (Y)
    2. o" tenkit, gezi yazısı ve hatıra ...

    4. Doğru cevap A seçeneğidir. Tevfik Fikret'in Rübab-ı Şikeste adlı eseri şiir kitabıdır.
    5. Servet-i Fünun Döneminde bireysel konulann işlenmiş olması, sanatta "estetik kaygı" ve "zevk" anlayışının benimsenmesi dolayısıyladır.


    ı. Servet-i Fünun şiirinde yapı bakımından eski kalıplar yıkılmış, söylenmek istenene göre yeni ve eski unsurların bir arada kullanıldığı bir yapı oluşturulmuştur. Tanzimat Döneminde ise yapı bakımından eski nazım şekilleri sürdürülmüştür.
    Tanzimat Döneminde toplumsal ve siyasi konular işlenirken Servet-i Fünun Döneminde bireysel konular işlenmiştir.
    Tanzimat Döneminde eskiye göre sade bir dil kullanılırken Servet-i Fünun Döneminde sanat için sanat anlayışı benimsendiği için ağır bir dil kullanılmıştır.
    2. a Tevfik Fikret'in şiirindeki, İstanbul'a bir facialar şehri gibi bakış tarzı, Yahya Kemal'in aynı manzara karşısındaki şiirinde yoktur. Bu, şairlerin ruh hal*lerini gösteren en önemli unsurdur. Hastalıklı bir ruh halinin yansıması olan Sis şi*iri döneminin sosyal ve siyasi şartlarının da bir sonucudur. Yahya Kemal'de ise sosyal ve siyasi şartların olumsuz bir etkisinin olmaması, aynı zamanda ruh hali*nin olgunluğu Siste Söyleniş gibi bir şiiri ortaya çıkarmıştır.
    b. Yukarıda da belirtildiği gibi imparatorluğun sosyal ve siyasi durumu, Servet-i Fünun sanatçılarının da psikolojik durumlarını etkilemiş, karamsar ve bedbin bir ruh halinin oluşmasına sebep olmuştur.
    3. Servet-i Fünun Döneminin modem Türk şiirinin başlangıcı sayılması, Tanzimat Dönemindeki yenilik denemelerinin artık olgun ve Batı'yla eşdeğer bir hal almasından dolayıdır.

    7.ETKINLIK'

    Servet-i Fünun şürinin getirdiği yenilikler ve edebiyatımızdaki yeri konulu bir yazı yanız.

    Ölçme ve Değerlendirme

    1. (D) (Y) (Y)
    2. .. terza-rima, sone ...
    ... sembolizm ve pamasizm ... ... bireysel...
    3 birinci metin cenap şahabettin
    ikinci metin tevfik fikret
    4Doğru cevap D seçeneğidir.
    5Nazmın nesre yaklaşması, sanat için sanat anlayışının benimsenmesi, yeni kavram ve imgelerin kullanılması, bireysel duyguların öne çıkması, ağır bir dilin kullanılması Servet-i Fünun şiirinin Tanzimat şiirinden ayrılan yönleridir.

Sayfayı Paylaş