Sayfa 115 cevapları -

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde nebila tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. nebila

    nebila Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    65
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    sayfa:115 yardım gerekli
  2. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    SAYFA 115
    12)
    Makalat : Döneminin tasavvuf ve hayat anlayışını ,Allah aşkını ve bu aşkın verdiği coşkuyu, İslam inancının kaynaklarını öğretmek.
    Garib-name : Anadolu Türklerine tasavvuf ve hayat anlayışını öğretmek
    Nasrettin Hoca : Mizah anlayışı çerçevesinde kıssadan hisse çıkartmak
    Yüz Hadis : Kur’an ve Peygamber sevgisi ile bunlara tabi olmanın gerekliliğini anlatmak
    Kaabusname : Devlet adamlarına öğüt vermek

    13. 14.YÜZYIL NESRİNİN(DÜZ YAZISININ) DİL ÖZELLİKLERİ
    v Eserlerde kullanılan dil sade ve anlaşılırdır bir dildir.
    v Cümleler açık ve kısadır.
    v İslam medeniyetinin etkisiyle nesir dili yeni kavram ve söyleyişlerle zenginleşmiştir.

    İSLAM MEDENİYETİNİN ETKİSİ
    v Arapça ve Farsça sözcük ve tamlamalar kullanılmıştır.
    v Yeni kavram ve söyleyişler dile girmiştir.
    v Aydınlatıcı, telkin edici ve yol göstericidir.
    v Tasavvuf ön plandadır.

    14)
    Makalat Döneminin tasavvuf ve hayat anlayışı ,Allah aşkını ve bu aşkın verdiği coşku ,İslam inancının kaynakları
    Garibname Dini-tasavvufi konular
    Nasrettin Hoca Çok çeşitli konularda dersler alınabilecek toplumsal konular
    Yüz Hadis Peygamberimizin hadisleri
    Kabusname Devlet adamlarına öğütler

    ANLAMA-YORUMLAMA
    1.Makalat’ta verilen öğütler günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.

    2.Bu durum Nasrettin Hocanın halkın kendisini temsil eden ulusal bir tip olmasına bağlanabilir.

    3.Günümüzde Nasreddin Hoca'nın yeni olaylar ve yeni kişilerle karşımıza çıkması, hem sözlü geleneğin hem de Hoca'nın, kültür içerisinde sağlıklı bir şekilde yaşadığını gösteriyor. Yüzyılımızın insanının Nasreddin Hoca fıkrası üretmesi, Nasreddin Hoca fıkralarının dejenere olması olarak izah edilemez. Aksine, bir fıkra tipi olarak Hoca'nın ne derece etkili ve canlı olduğunu gösterir.

    1.Etkinlik
    Nasreddin Hoca’yı ve fıkralarını doğru anlayabilmek için onun kişilik yapısının bilinmesinde fayda vardır. Nasreddin Hoca, her şeyden önce Türk-İslâm kültürü ortamında yetişmiş bir şahsiyettir. İlk dinî ve ahlakî bilgilerini babasından almış, ardından medreselerde dinî tahsil görmüştür. Dolayısıyla Türk-İslâm kültürünün değerlerini bilen ve onlara bağlı olan bir insandır.
    Hoca, bir cemiyet adamıdır. Yaptığı imamlık, kadılık, müderrislik gibi görevlerde halkla hep içi içe olmuştur. Dolayısıyla halkı ve sorunlarını iyi gözlemleyen ve iyi bilen bir insandır.
    Hoca, yaratılıştan çok zeki bir insandır. Ama bu durum, ona mal edilen kimi fıkralarda olduğu gibi asla kurnazlık şeklinde bir zekilik değildir. Doğruyu düşünen ve düşündürtmek isteyen bir zekiliktir.
    Hoca, tatlı dilli, güler yüzlü, hoşgörülü, herkese önce insan olarak değer veren ve ona göre davranın birisidir. Toplumsal ilişkilerinde ve diyaloglarında çok başarılıdır. Kişisel ve toplumsal eleştirilerini kimseyi kırıp incitmeden yapar. Halk da onu bu yüzden çok sevmiş ve kendinden saymış, o devirde yaşanan haksızlıklar karşısında onu kendi sözcüsü kabul etmiştir.
    Hoca, bir toplum eğitimcisidir. Nükteleriyle halkın yanlış gördüğü davranışlarını düzeltmeye çalışmıştır. Ama bunu yaparken pedagojik esaslara son derece riayet eder. Ayrıca bu eğitimcilik görevini imamlık ve müderrislik gibi resmi görevleriyle de yerine getirmiştir.
    Hoca, dili çok iyi kullanır. Kelimelerin etki gücünden mükemmel şekilde yararlanır. Üstelik hazırcevaptır. Hiçbir sözün altında kalmaz. Ama söylediği her söz bir bilgi ve hikmet ürünüdür. Dolayısıyla boş sözlere itibar etmez. Kısa ve özlü anlatımı tercih eder.
    Hoca’nın fıkralarındaki asıl amacı asla güldürmek değildir. Asıl amacı düşündürmek ve bir ders vermektir. Fakat bunu yaparken şaka yollu takılmayı, tebessüm ettirmeyi öne çıkarır. Bu durum onun kişiliği kadar devrin ağır ve zor şartlarıyla da ilgilidir. Hoca, bu yolla insanlara inanç ve umut aşılamış, zorlukların tebessüm yoluyla kazanılacak iyimserlikle aşılabileceğini göstermiştir.
    Hoca, toplumsal sorunlara karşı çok duyarlıdır. Adaletsizlik, bilgisizlik, haksızlık, ferdi anlamda kişilerde görülen yalancılık, tembellik, kıskançlık, görgüsüzlük gibi her türlü olumsuz davranışla mücadele eden bir kişidir.
    Hoca, barış insanıdır. Hangi sorunu ele alsa bunu kişileri kırmadan, rencide etmeden ele alır ve problemi çözer. Çocukla çocuk, büyükle büyük olmasını bilir. Muhataplarının seviyesine göre hareket eder. Herkesin iyiliğini, esenliğini ister.
    Hoca, kendisiyle ve hayatla da barışık bir insandır. Onun sevgisi insanları kucakladığı gibi diğer varlıkları da kucaklayan bir sevgidir. Eşeğine olan düşkünlüğü bu yönünün en güzel kanıtıdır.
    Hoca, bu özellikleriyle milletimizin asırlar boyunca olgunlaştırdığı değerleri, dünya görüşünü ve mizah dehasını temsil eder.
    ayşe love ve nebila bunu beğendi.
  3. nebila

    nebila Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    65
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    çok teşekür ederim kübra
  4. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    Rica ederim..
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş