Sayfa 36 ile 57 Arası

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde ibrcbl tarafından paylaşıldı.

  1. ibrcbl

    ibrcbl Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Sayfa 36 ile 57 Arası yapan arkadaşlar varsa paylaşabilir mi çok acil...
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Sayfa 36
    Hazırlık Çalışmaları
    1) Kaside:
    a. Klasik Türk Edebiyatı nazım biçimidir.
    b. Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılırlar
    c. Aruz ölçüsüyle yazılmıştır.
    d. Nazım birimi beyittir
    e. En az 31 en fazla 99 beyitten oluşur.
    f. Altı bölümden oluşur
    g. Kafiye düzeni aa ba ca da şeklindedir

    2) Hayır olamaz. Çünkü bir insanın bilmediği bir şey hakkında bişeyler yazması imkansız gibi bişeydir. Robot teknolojileri 1960’lardan sonra geliştirilmeye başlandığı için robot şiiri kesinlikle 1870-1920 yıllarına ait olamaz.
    3) Bu dönemin nasıl ortaya çıktığını hangi olayların etkili olduğundan bahsedere söze başlardım. Bu dönemde yazılan şiirlerden örnekler verir dönem şiirinin özelliklerini çıkarmaya çalışırdım.
    Sayfa 38:
    Sorular
    1) Şair bu tür ses benzerlikleriyle şiirde ahengi yakalamaya çalışmış, başarılıda olmuştur. Tekrar eden “-den” sesleri redif “-et” sesleri kafiyedir.
    Bu kelimeler şiire kendine özgü bir söyleyiş ve ritim katmıştır. Bu kelimelerde ki ünlü harflerin uzun okunması gerektiği şiirde söyleyiş tarzı ve ses değerlerinin birlikte düşünüldüğünü göstermektedir. Bu şekilde kullanımla birlikte şiirin ahenginin; ses akışı söyleyiş ve ritim ile sağlandığı söylenebilir.
    2) Nedim bir Divan Edebiyatı şairidir. Yaşadığı döneme bakılacak olursa kullandığı dilin daha ağır ve süslü olduğu görülebilir. Bununla birlikte Divan Edebiyatında kasideler devlet büyüklerini övmek için yazılan şiirlerdir. Hürriyet Kaside’sinde ise vatan millet eşitlik konuları işlenmiştir. Dili daha sade ve sanatsızdır. Ayrıca teması gereği daha coşkulu bir anlatıma sahiptir.


    ceylan680, glzr, merve çiçek ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    11.sınıf edebiyat sayfa 39 40 cevapları

    3. a. Hürriyet Kasidesi'ni oluşturan birimlerin yerleri değiştirildiğinde, şiirin akışında ve anlamında bir değişme ve bozulma meydana gelir. Bu birimler ahenkli bir biçimde kasidenin yapısını oluşturmak¬tadır. Bu yapıdan herhangi bir birimi çıkarır ya da bu yapıya onunla ilgisiz bir birim eklersek şiirin ken¬dine has sistemi mutlaka bozulur. Edebiyat eserleri, kendilerine özgü bir sisteme sahiptir. Bu sistem, dışarıdan yapılacak müdahalelerle çabucak bozulur veya değişikliğe uğrar.

    b. Hürriyet Kasidesi'ni oluşturan birimleri anlamlı bir bütün hâline getiren unsur, şiirin temasıdır. Çünkü tema etrafında anlamlı birimler birbirleriyle ahenkli bir bütün oluşturarak, temaya birleşirler.

    4. a.
    Klasik Türk Edebiyatında Kaside Nazım Şekli¬nin Yapı Özellikleri Hürriyet Kasidesi'nin Yapı Özellikleri
    1. Genellikle 31-99 beyitten oluşur.
    2. Nesib, girizgâh, methiye, tegazzül fahriye ve dua bölümlerinden oluşur.
    3. Kafiye düzeni aa / ba / ca... şeklindedir.
    4. Kasidenin sonlarına doğru şair, mahlasını kul¬lanır.
    5. İthaf edildiği kişinin adını içeren bir başlığı vardır. 1.31 beyitten oluşmuştur.
    2.Klasik bölümle yoktur.
    3.Kafiye düzeni "aa/ba/ca..." şeklindedir.
    4.Şair son beyitte mahlasını kullanmamıştır.
    5.Kaside soyut bir kavram için yazılmıştır, baş¬lığı da bu soyut kavramdır.


    b. Hürriyet Kasidesi'nin kaside nazım şekliyle yazılması ve kasidenin klasik yapı özelliklerinden farklılıklar göstermesi bu devirdeki yenileşme çabalarının etkisinin edebî eserlere de yansıdığını gös¬termektedir. Bu devrin şairleri eski nazım şekillerini kullanmakla birlikte şiirlerin içeriklerinde büyük değişiklikler yapmışlardır. Eskiden kaside yine beyitlerle yazılıyordu, yeni devirle birlikte kasidenin bütün şekil özellikleri aynen kullanılmış, şiirde işlenen konu değiştirilmiştir. Namık Kemal, "hürriyet’e övgülerini sunmuştur.

    5.
    "Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetden
    Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetden"
    "Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmâniyânız kim
    Muhammerdir ser-â-pâ mâyemiz hûn-ı şehâdetden"
    "Biz ol âlî-himem erbâb-ı cidd ü içtihadız kim
    Cihangîrâne bir devlet çıkardık bir aşîretden"

    "Biz ol ulvî-nihâdânız ki meydân-ı hamiyyetde
    Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletden"

    dizelerinde tarihî değerlere değinilmiştir, ilk beyitte "bâb-ı hükûmet'Ie devletin icra yetkisine sahip kurumu kastedilmektedir. Şairin yaşadığı devirde devlet, hükümetler aracılığıyla yönetiliyordu. Diğer beyitlerde de Osmanlı merkeze alınarak tarihsel bilgilerle birlikte şairin yorumları okura sunulmuştur.

    "Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetden
    Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez i'ânetden"

    "Hakîr olduysa millet sânına noksan gelir sanma
    Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetden"

    "Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i vatandandır
    Ne gam râh-ı vatanda hâk olursa cevr ü mihnetden"

    "Muîni zâlimin dünyâda erbâb-ı denâettir
    Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetden"

    "Hemen bir feyz-i bakî terk eder bir zevk-ı fânîye
    Hayâtın kadrini âlî bilenler hüsn-i şöhretden"
    dizeleri ve genel olarak şiirin hemen bütün dizelerinde sosyal değerlerle ilgili kelime ve ifadelere rastlanmaktadır. Birinci beyitte, "insanlara yardım etmenin öneminden", ikinci beyitte "zor durumda olan fakat değerli milletlerin bu zor durumda değerinden hiçbir şeyin eksilmeyeceğinden", üçüncü be¬yitte "vatan sevgisinden", dördüncü beyitte "zalimlerin vasıfları", beşinci beyitte "dünyanın geçici zevk¬lerine değer verenlerin yanlış yolda olduklarına değinilmektedir.

    6. Tanzimat dönemi, yeni değer ve kavramlarla yeni türlerin bir arada kullanıldığı bir dönemdir. Bu devirde başlatılan sosyal, siyasi, askerî, ekonomik, idarî yenilikler, insanların dünya algısını da belli oranda etkilemiştir. Eskiden insanların hürriyetle ilgili bir sorunları yoktu. Ama devrin sosyal ve siyasi yapısının etkisiyle hürriyet üzerinde konuşmak değerli bir hal aldı. Bunun en önemli sebebi, Avrupa’dan ithal edilen kavramlar, değer yargılarıyla Osmanlı devletinin zor bir devirden geçmesidir. Devlet, sa¬vaşlarda yeniliyor, ekonomisi çok kötüye gidiyordu. Bu durumda yaşayan insanlar da ülkelerinin ba¬ğımsızlığını kaybedeceğinden korkuyorlardı. Şair de hürriyet'in bu devirde yaşayanlar için neden önemli olduğunu şiirinde anlatmaya çalışmıştır. Sonuç olarak, bu şirin devrin gerçekliğini doğru bir biçimde yansıttığını söyleyebiliriz.

    7. a.
    Divan şiirinde işlenen temalar: Aşk tabiat güzellikleri din ve devlet büyüklerine övgü tasavvuf ve ahlak

    Hürriyet Kasidesi'nin teması : Hürriyet sevgisidir.
    Divan şiirinde işlenen temalar daha bireyseldir. Şairler, toplumun sorunlarıyla ilgili çok fazla eser vermemişlerdir. Değişen çağla birlikte insanların sorunları da artmış ve değişmiştir. Osmanlı devleti, 19. yüzyılda birçok sorunla baş etmeye çalışırken, bireysel ve toplumsal sorunlar çığ gibi büyümüştür. Namık Kemal'in eseri de bu devirde yaşanan sorunların edebiyat eserlerine yansımış hâlidir.
    b. Yenileşmeyle birlikte devlet karşısında bir halkı değil, tek tek bireyleri muhatap olarak görme¬ye başlamıştı. Bunda, Avrupa devletlerinin yaydığı fikir akımlarının etkisi büyük olmuştur. Artık insan¬lar, toplumu değil de bireysel rahatını düşünmeye başlıyordu. Bu da bireyselliğin çiçeklenmesine, top¬lumsal bağın kopmasına sebep olacaktı. Avrupalılar, zenginlikleri oranında bencil bir bireyselliğe sa¬hipti. Başka bir devletin de zengin olması, onların çıkarına değildi. Bu sebepten devletler arasında savaşlar bile çıkacaktı. Yenileşme döneminde işlenen temalarda "toplumsallık" ön plana çıkarılmıştır. Dağılan bir devleti bir arada tutabilecek en önemli harç tabii ki "toplumsal kenetlenme" olacaktı.

    8. Hürriyete Doğru ve Hürriyet şiirlerinde "bireysel" bir hürriyet anlayışı hissedilmektedir. Şairler her ne kadar hürriyet sevgisinden bahsetseler de, hürriyetin bir kişi için olan anlam ve öneminden bah¬setmektedirler. Hürriyet Kasidesi'ndeki "hürriyet" kavramı, bireysel değil, toplumsaldır. Şair, sadece kendi hürriyetinden değil, ortak değerler etrafında toplandıkları toplumun hürriyetinden söz etmektedir. Bu toplum için hürriyetin ne anlama geldiğini anlatmaktadır Namık Kemal.
    glzr, derslerim, onur uğur ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  4. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    11.sınıf sayfa 42 43 Terkbibent Cevapları

    --------------------------------------------------------------------------------



    1- Kafiye redif vs. eklemek uzun sürecek o yüzden bu soruyu size bırakıyorum.
    2- Terkibent devrin söyleyiş tarzından çok farklıdır. Şiirin şekli ve dili tamamen eski şiir geleneğiyle ilgilidir. Tanzimat dönemi sanatçıları halkı eğitmek istedikleri için genel olarak halkın anlayacağı kelime ve ifadelere yer verirler. Bu şiirde şair tümüyle süslü ve sanatlı şiir dilini kullanmıştır.
    3- Birimler birbirine beyitlerle bağlanmışlardır. Bu birimler bir araya gelerek şiirin temasını oluşturmaktadır. Şiirin bütün beyitlerinde neredeyse birbirine yakın anlamlar işlenmiştir. Sadece şiirin son dizesinde dünyayı anlamanın akılla olmayacağını belirterek tezatlık oluşturulmuştur.
    2. Etkinlik:
    Ziya Paşa’nın Terkibibenti: Şiirin birimleri beyittir. Kafiye ve redifler vardır. Bu birimler birleşerek temayı ortaya çıkarır.

    Terkibibentin Yapısal Özellikleri:
    a) bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir.
    b) Her bent, sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur.
    c) Bent sayısı 5-10 arasındadır
    d) Genellikle talihten şikayet, dini, tasavvufi ve felsefi konular işlenmiştir.
    Bu yapısal özellikler divan şiirinin ana damarıdır. Yukarıda ki eserlerde bu özellikleri yapılarında barındırmaktadırlar.
    4- 9. Beyit hariç diğer beyitler bir şekilde sosyal yapı ve tarihi değerler ile ilişkilidir.
    5- Tema: bu dünyanın insanları sınamak için yaratılmış olduğu ve akılla bu dünyanın tam anlamıyla kavranamayacağıdır. Şiirin yazıldığı dönemde bazı şairler iki arada bir derede kalmışlardır. Eski ile yeni çatışması içine düşmüşlerdir. Bu yüzden bazı şairler hak adalet hürriyet gibi kavramlar üzerine şiir yazarken, bazıları da bu şekilde felsefi konularda şiirler yazarak eski geleneği devam ettirmeye çalışmışlardır.
    6- Ziya Paşa terkibibentinde tasavvufi bir konuyu işlemiştir. Bu dünyanın insanı sınamak için yaratıldığını, ve insanın sadece kalbiyle anlayabileceğini belirtmiştir. Bağdatlı Ruhi ise aşk temasını işlemiştir. Bu yüzden iki eser arasında büyük farklılıklar vardır.
    7- Ziya Paşanın terkibibentinin teması günümüzde de geçerli olabilir. Şair aklı kullanarak bu dünyanın anlaşılamayacağını belirtmiştir. Bu kuram günümüzde de geçerlidir. Akıl bazı şeyleri kavrayabilir. Bu yüzden akıl günümüzde ne kadar önemli görünse de kalple birleşmeden pek bir anlam ifade etmez.
    8- ilk beyitte insanların birbirlerini kıskanmalarından bahsedilmiştir. Cahil insanlar yarasaya benzetilmiş ve bu kişilerin bilgili ve olgun kişileri kıskandıkları söylenmiştir. Akıllı insanlar ise ışığa benzetilerek bu kişilerin çevrelerini aydınlattıkları belirtilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devletinde cahil insanlar önemli yerleri işgal ettikleri için yazar devlet büyüklerine atıfta bulunmuştur. İkinci beyitte akıl iyi ile kötüyü tartan bir teraziye benzetilmiştir. Beyin şeklen de vücudun en ufak organlarından olmasına rağmen yaptığı iş boyutuyla tamamıyla ters orantılıdır. İnsan dünyayı aklıyla kavrar o olmadan ceza ve mükafat sisteminin tamamen dışında kalır şair dünyayı anlamanın ne kadar zor olduğunu belirtmek için anlamı terazide tartılamayacak kadar ağır bir varlık gibi düşünerek somutlaştırmıştır. İnsan dünyayı akılla kavramaya çalışırken bile dünyanın kavranamayacağını anlatarak beyitin anlamını tasavvufi yoruma açık hale getirmiştir.
    3.Etkinlik:
    • Ziya Paşanın metni tasavvufi ve felsefi bir anlama sahiptir Bağdatlı ruhinin metni daha çok aşk konusuyla ilgilidir.
    • İki metinde de kafiye redif söz sanatları gibi ahenk unsurları görülmektedir.
    • İki metnin de nazım birimleri aynıdır
    • İki metinde devrin zihniyetini yansıtan ifadelere rastlanılmaktadır.
    o 2. Grup
    • Sadullah paşanın manzumesi zihniyet bakımından bu metinlerden çok farklıdır.
    • Bu manzume batı zihniyetinin değerlerini yüceltmek eskinin düşünce sisteminin çarpıklıklarını ortaya çıkarmak için yazılmıştır.
    • Diğer metinler, eskiyi, eskinin dünya ve aşk anlayışlarını yansıtmaktadır.
    • Ziya Paşa dünyanın gidişatıyla ilgili kötümser Sadullah Paşa iyimserdir.
    9- Ziya Paşanın terkibibenti hayatın muammasını tezadını ortaya koyar. Şair dünyayı anlamak için kendince bir sürü yorum yapar onun bu yorumları kendisini rahata ulaştırmaz. Şair dünyanın bu kötü durumu karşısında şaşkın bir halde değer verdiği aklında işe yaramayacağını fark ederek varlıkları inceleyen ona hayret eden bir aciziyette kendini konumlkandırmıştır.
    10- Ziya paşa hakkında gerekli olan bilgi
    suu, glzr, derslerim ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  5. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    sayfa 45
    1.sorunun cvpı:ahenk kafiye redif ve ses olaylarıyla sağlanmaya çalışılmıştır.aliterasyon ve ses güzelliği aynı sessiz harflerin tekrarlanmasıyla meydana gelen ahenk unsurudur ve şiirde mevcuttur.ör;yürü her burc bin asr-ımücessemdir,mübasildir. dizesinde vardır ''r''lerden kaynaklıdır.ritim:şiirde ritimi sağlamak için aruz ölçüsü kullanılmıştır.ses değeri yüksek seslerde kullanılarak bu perçemlenmiştir.
    2.sorunun cvpı:hürriyet kasidesi toplumsal bir gereklilik üzerine inşa edilmiştir.şiir şekil özellikleri bakımından eski geleneği kıramamıştır.bu kaside ise kişisel bir konu işlemiş ve tamamen eski düzenden kurtulup yeni düzende yazılmıştır.iki şiir arsında ki bu fark edebi bakış açısı olarak şairlerin anlatış biçimlerinin farklı olmasına neden olmuştur.
    3.soru A)abdülhak hamitin şiirde konu bütünlüğü yoktur bu yüzden kıta çıkarırsak bozulur.dağlar şarkı söyle şiirinde ise konu bütünlüğü vardır herhangi bir dörtlük çıkarırsak şiiri bozmaz birimsel özellikler bakımından kürs-i istiğrak ta birimler aruz ölçüsü ile yazılmışve ağır bir dil kullanılmıştır.dağlar şarkı söylede ise hece ölçüsüyle yazılmış olup ve sade bir dil kullanılmıştır.
    B)bu şiirde birimler arsında geçiş görevini üstlenmiştir.bu da peşi sıra gelen birimlerde azda olsa anlam bütünlüğü varken bunun bozulmasına neden olmuştur.
    SAYFA 46
    4.SORUNUN CVPI:bu iki şiir yapı bakımından birbirine benzemektadir.her ikiside dörtlüklerden sonra beyitlerler kullanılarak birbirine bağlanmıştır kafiye şemaları ve ölçüleride aynıdır.
    5)şair şiirde Allah inancından PEYGAMBER (S.A.V)sevgisinden ....ve birçok türk kültürünün parçası olan kutsal değerleri kullanmıştır.ayrıca toplumsal yaşayışı ve değer yargılarınıda birçok mısrada belirtmiştir.
    6)bu üç şiirin temasında değişiklikler vardır.hepsi dönemlerinin zihniyetinden etkilenerek o zmnki kültürel değerlerden yola çıkılarak yazılmış eserlerdir.bu eserlerin hepsi bir gereği ve sevgiyi anlatırken kimisi soyut kimisi somut biçimde ele almıştır.
    SAYFA 47
    7)şiirde;doğadaki müthiş dengeden ve yüce yaratıcının varlığına gücüne ve birliğine ****l olduğu vurgulanıyor.
    8)varlık aslında tektir.mutlak ve gerçek olan yaratıcıdır.bizlerse gerçekliği yaşayan sanal bir yaşam bilincine sahibiz.biz yaşadığımızı manevi olarak hissederiz.nasıl 1 rakamı bir varlığı simgeliyorsaona sonsuzluğun içinde hiçbir tanım uymuyor ve bir hiçse insanın durumuda odur.çünkü;insanın ve varlığın kaynnağı olan Allahı'ın gücünün ve kudretinin bir sınırı yoktur.
    9)bu şiir divan edebiyatının etkisini kaybettiği bir ortamda avrupadan gelen esintilerle yoğurulmuş bir sanat anlayışının içinden çıkmıştır.şiirde idealist düşünce sistemi ön plana çıkmıştır.bununla birlikte dinimizin geleneğinin etkiside şiirde hisseddirilmiştir.
    10)kendi yorumun
    11)şair,Allah inancını şeklen değil felsefi boyutla açıklamaya çalışmıştır.buda onun idealist bir bakış açısına sahip olduğunu göstermektedir.toplumu bilgilendirmeyede bir anlamda önem verilmiştir.
    hato, ozqe__, arzuu933 ve diğer 5 kişi bunu beğendi.
  6. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36


    1.d y d
    2. klasisizm ve romantizm
    3. Müntahabat_ı... Şinasi
    Vatan yahut Silistre,... Namık Kemal
    Makber, **ü...Abdülhak Hamit
    4.E

    ..

    sayfa 50 hazırlık 1:tanzimattan önce türk edebiyatında mesneviler, destanlar, menkıbeler, halk hikayeleri ve masallar anlatmaya bağlı edebi metinler olarak yer almaktadır.
    sayfa 54 : soru1:tabloya sırasıyla
    dilber in evden kaçması
    dilber in bilmediği bir yerde uyanması
    dilber in latifeyle diyaloğu
    yaşlı kadının dilberi istemeye gitmesi
    imam ın yaşlı kadının evine gelmesi
    dilber in mustafa efendinin evine geri götürülmesi
    dilberin esircilere satılması
    dilber in ölümü
    soru2: sami paşazade sezainin tanzimat dönemi toplumundaki olaylardan,sosyal yaşamdan etkilendiği açıktır.yazarın, yaşadığı dönemdeki olay ve kişilerle karşılaşma ihtimali dönemin sosyal yaşamında var olan halayıklıktan dolayı mümkündür.
    soru4: metindeki kişiler duygu,düşünce, konuşma ve davranış bakımından bireysel nitelikler gösteren , olay örgüsü ve içeriği ile birlikte ele alınıp çözümlenebilen,başka eserlerdeki benzerlerinden ayırt edilebilen karakterlerdir.
    karakter çözümleme tabloso
    karakter adı-dilber (yukarıdan aşağıya doğru
    1.kutu:özgürlüğü için ölümü bile göze almıştır.
    2.kutu:kaçışı bir çıkış yolu olarak görmektedir
    3.kutu:özgürlüğü elinden alınmıştır
    4.kutu: diğer karakterler üzerinde bir etkisi yoktur.
    5.kutu:nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.kutu:özgürlüğüiçin dilber gibi davranacaklar vardır
    karakter adı-yaşlı kadın (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:yardımsever ve şefkatli oluşu
    2.kutu:yardımcı olmaya çalışmaktadır.
    3.kutu: sosyal ortam ve çevrenin karakter üzerinde bir etkisi yoktur.
    4.kutu: diğer karakterle üzerinde bir etkisi yoktur
    5.kutu:nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.kutu:yardım etmek isteyen şefkatli insanlar vardır.
    karakter adı-teravet (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:acımasız,sert biri oluşu
    2.kutu:acımasızlığını sürdürmektedir
    3.kutu: sosyal ortam ve çevrenin karakter üzerinde bir etkisi yoktur
    4.kutu: dilber in üzerinde bir etkisi vardır
    5.kutu:nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.kutu:acımasız ,sert kişiler vardır.
    soru 5: sergüzeşt romanındaki mekanlar
    -mustafa efendinin evi
    -yaşlı kadının evi
    -satıldığı esircinin evi
    -asaf paşanın konağı
    -mısır
    sergüzeşt romanındaki zaman:
    -gece
    -o sabah
    romandaki mekanlar olayların yaşandığı yerler olarak geçmekte ve tasvirlerle anlatılmamaktadır.
    zaman ise, belirtildiği gibi yaklaşık olarak gösterilmekte ve her hangi bir ayrıntıya girilmemektedir.
    soru 6: a :şemaya göre metindeki kişi,zaman ve mekan romandaki olyların kimler arasında ,ne zaman ve nerede yaşandığını göstermektedir.
    b.romandaki kişi, zaman ve mekan arasında herhangi bir uyumsuzluk söz konusu değildir.
    soru7:metindeki temel çatışma esaret-hürriyet çatışmasıdır.
    soru 8: a.romanın teması esaret meselesidir
    b.sergüzeşt;serüven,macera , birinin başından gelip geçen şey anlamındadır.bu bakımdan dilberin macrasının anlatılması yönüyle paralellik göstermektedir.
    soru 9 : sergüzeşt romanındaki toplumsal bir sorun olan esirlik ile esaretin günümüzle ilişkilendirmek mümkün değildir.
    soru 10 :temanın aile hayatı etrafında gelişmesi toplumu oluşturan en küçük birimin aile olmasından aileyi etkileyen veya etkileyecek herhangi bir şeyin toplumuda etkileyeceği bilincinden kaynaklanmaktadır.
    soru 11 : a.metinde tüm olaylardan haberdar her şeyi bilen ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcı vardır
    b.anlatıcı romandaki kişileri olayları ilahi bir bakış açısıyla anlatmıştır.
    soru 12:a.romandA işlenen esaret meselesi toplumsal bir sorun olarak işlenmiş ve okuyucuyu bilgilendirmek amaçlanmıştır.
    b.tanzimat dönemi romancıları halkı eğitmeyi amaçladıkları için toplumsal sorunları ahlaki değerleri işlemişlerdir.
    soru 13: sergüzeşt romanı divan nesrine oranla daha sade bir dille kaleme alınmıştır.çünkü hitap edilen kitle halktır.
    2.etkinlik
    1.grup:sergüzeşt romanı işlediği esaret teması kullandığı dil ve roman türüü olması dolayısıyla döneminin sosyal ve edebi özelliklerini yansıtmaktadır.
    2.grup:romandaki esir ticareti ve halayıklık yerli ve mahalli unsurlardır.bu özelliklerinden dolayı sergüzeşt romanı tarihi bir belge özelliği taşımaktadır.
    soru 14 : a.kutulara sırasıyla;-dönemine uyarak sade bir dil kullanmıştır.
    -batılı türlerde eser vermiştir.
    -ingiliz ve fransız edebiyatlarını tanımıştır.
    -romantizm ve realizmden etkilenmiştir.
    -toplum sorunlarını işlemiştir.
    b.sami paşazade sezai nin sergüzeşt adlı romanı işlediği esaret teması ve realizm etkilerinden dolayı tanzimat dönemi önemli eserleri arasındadır.
    2.metin
    1.soru: a.metnin olay örgüsü şu şekildedir:
    -canan ın satın alınması
    -felatun bey in polin i ile birlikte olmaya başlaması
    -can ın rakım a aşık olması
    -rakım ın felatun ile karşılaşması
    -rakım ın eve dönmesi
    -jozefino nun rakım ın evine gelmesi
    -felatun un mutasarrıf olması
    -can ın iyileşip evlenmesi
    -rakım ın canan la evlenmesi
    b.yazarın romanda görüşlerini belirtmesi roman tekniği açısından büyük bir kusurdur.yine yazarın bu tarz müdahaleleri okuyucuyu eğitme amacı güttüğünden olay örgüsünün şekillendirilmesinde etkilidir.
    soru 2:romandaki kahramanlar tanzimat döneminin sosyal gerçekliğine uygundur.o dönemdeki mirasyedi tiplerin batılı yaşam tarzını benimseyip romandaki gibi olaylarla karşılaşması mümkündür.
    soru 3:metindeki kişiler (felatun rakım) belirli davranışlar sergileyen zihniyeti ve çevreyi temsil eden benzerleri başka metinlerde de bulunan tiplerdir.
    karakter çözümleme tablosu
    karakterin adı-felatun bey (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:mirasyedi birisidir
    2.kutu:mirasyedi , uçarı olmaına sebep olmuştur
    3.kutu:kendini bırakmıştır
    4.kutu:yoktur
    5.kutu: olaylar karşısında nasıl davranacağınızı belirtiniz.
    6.kutu:mirasyedi kişiler vardır.
    karakterin adı-rakım efendi (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:çalışkan bir kişiliktir
    2.kutu:kişiliğinin güçlenmesini sağlamıştır.
    3.kutu:daha dikkatli davranmaktadır
    4.kutu:can ,canan ve jozefino üzerinde etkisi vardır
    5.kutu: olaylar karşısında nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.kutu:çalışkan kişiler vardır
    karakter adı-canan (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:sevgisini saklayan birisidir
    2.kutu:özgürlüğü alınmıştır
    3.kutu:çaresiz kalmaktadır.
    4.kutu:etkisi yoktur
    5.kutu: olaylar karşısında nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.kutu:çaresiz kişiler vardır
    karakter adı-jozefino (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:dost canlısı birisidr
    2.kutu:etkisi yoktur
    3.kutu: olaylar karşısında belirli bir tavrı yoktur
    4.kutu:etkisi yoktur
    5.kutu: olaylar karşısında nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.kutu:dost canlısı insanlar vardır
    soru 4:karikatürdeki fesli kişi, geleneksel yaşamın temsilcisi rakım ı , fötr şapkalı kişi ise batılı yaşamın temsilcisi felatun u karşılamaktadır
    4.etkinlik
    1.grup: romandaki mekanlar şunlardır:
    -hendekbaşı
    -rakım ın evi
    romanda mekanlar tasvirlerle anlatılmamış sadece olayların geçtiği yerler olrak anılmıştır
    2.grup:romanda akşam ,ikindi gibi ayrıntısız zaman ifade eden sözcükler kullanılmıştır.
    romandaki mekan ve zaman arasında bir uyumsuzluk söz konusu değildir,
    soru 5:birinci boşluk doğu ikinci boşluk batı tema yanlış batılılaşma
    glzr, derslerim, bsR.93 ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  7. bsR.93

    bsR.93 Üye

    Katılım:
    5 Mart 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    sayfa 56 yı yapan varmııı ?
  8. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.
    glzr bunu beğendi.
  9. süper_kız

    süper_kız Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    26
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Sayfa 36
    Hazırlık Çalışmaları
    1) Kaside:
    a. Klasik Türk Edebiyatı nazım biçimidir.
    b. Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılırlar
    c. Aruz ölçüsüyle yazılmıştır.
    d. Nazım birimi beyittir
    e. En az 31 en fazla 99 beyitten oluşur.
    f. Altı bölümden oluşur
    g. Kafiye düzeni aa ba ca da şeklindedir

    2) Hayır olamaz. Çünkü bir insanın bilmediği bir şey hakkında bişeyler yazması imkansız gibi bişeydir. Robot teknolojileri 1960’lardan sonra geliştirilmeye başlandığı için robot şiiri kesinlikle 1870-1920 yıllarına ait olamaz.
    3) Bu dönemin nasıl ortaya çıktığını hangi olayların etkili olduğundan bahsedere söze başlardım. Bu dönemde yazılan şiirlerden örnekler verir dönem şiirinin özelliklerini çıkarmaya çalışırdım.
    Sayfa 38:
    Sorular
    1) Şair bu tür ses benzerlikleriyle şiirde ahengi yakalamaya çalışmış, başarılıda olmuştur. Tekrar eden “-den” sesleri redif “-et” sesleri kafiyedir.
    Bu kelimeler şiire kendine özgü bir söyleyiş ve ritim katmıştır. Bu kelimelerde ki ünlü harflerin uzun okunması gerektiği şiirde söyleyiş tarzı ve ses değerlerinin birlikte düşünüldüğünü göstermektedir. Bu şekilde kullanımla birlikte şiirin ahenginin; ses akışı söyleyiş ve ritim ile sağlandığı söylenebilir.
    2) Nedim bir Divan Edebiyatı şairidir. Yaşadığı döneme bakılacak olursa kullandığı dilin daha ağır ve süslü olduğu görülebilir. Bununla birlikte Divan Edebiyatında kasideler devlet büyüklerini övmek için yazılan şiirlerdir. Hürriyet Kaside’sinde ise vatan millet eşitlik konuları işlenmiştir. Dili daha sade ve sanatsızdır. Ayrıca teması gereği daha coşkulu bir anlatıma sahiptir.







    11.sınıf edebiyat sayfa 39 40 cevapları

    3. a. Hürriyet Kasidesi'ni oluşturan birimlerin yerleri değiştirildiğinde, şiirin akışında ve anlamında bir değişme ve bozulma meydana gelir. Bu birimler ahenkli bir biçimde kasidenin yapısını oluşturmak¬tadır. Bu yapıdan herhangi bir birimi çıkarır ya da bu yapıya onunla ilgisiz bir birim eklersek şiirin ken¬dine has sistemi mutlaka bozulur. Edebiyat eserleri, kendilerine özgü bir sisteme sahiptir. Bu sistem, dışarıdan yapılacak müdahalelerle çabucak bozulur veya değişikliğe uğrar.

    b. Hürriyet Kasidesi'ni oluşturan birimleri anlamlı bir bütün hâline getiren unsur, şiirin temasıdır. Çünkü tema etrafında anlamlı birimler birbirleriyle ahenkli bir bütün oluşturarak, temaya birleşirler.

    4. a.
    Klasik Türk Edebiyatında Kaside Nazım Şekli¬nin Yapı Özellikleri Hürriyet Kasidesi'nin Yapı Özellikleri
    1. Genellikle 31-99 beyitten oluşur.
    2. Nesib, girizgâh, methiye, tegazzül fahriye ve dua bölümlerinden oluşur.
    3. Kafiye düzeni aa / ba / ca... şeklindedir.
    4. Kasidenin sonlarına doğru şair, mahlasını kul¬lanır.
    5. İthaf edildiği kişinin adını içeren bir başlığı vardır. 1.31 beyitten oluşmuştur.
    2.Klasik bölümle yoktur.
    3.Kafiye düzeni "aa/ba/ca..." şeklindedir.
    4.Şair son beyitte mahlasını kullanmamıştır.
    5.Kaside soyut bir kavram için yazılmıştır, baş¬lığı da bu soyut kavramdır.


    b. Hürriyet Kasidesi'nin kaside nazım şekliyle yazılması ve kasidenin klasik yapı özelliklerinden farklılıklar göstermesi bu devirdeki yenileşme çabalarının etkisinin edebî eserlere de yansıdığını gös¬termektedir. Bu devrin şairleri eski nazım şekillerini kullanmakla birlikte şiirlerin içeriklerinde büyük değişiklikler yapmışlardır. Eskiden kaside yine beyitlerle yazılıyordu, yeni devirle birlikte kasidenin bütün şekil özellikleri aynen kullanılmış, şiirde işlenen konu değiştirilmiştir. Namık Kemal, "hürriyet’e övgülerini sunmuştur.

    5.
    "Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetden
    Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetden"
    "Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmâniyânız kim
    Muhammerdir ser-â-pâ mâyemiz hûn-ı şehâdetden"
    "Biz ol âlî-himem erbâb-ı cidd ü içtihadız kim
    Cihangîrâne bir devlet çıkardık bir aşîretden"

    "Biz ol ulvî-nihâdânız ki meydân-ı hamiyyetde
    Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletden"

    dizelerinde tarihî değerlere değinilmiştir, ilk beyitte "bâb-ı hükûmet'Ie devletin icra yetkisine sahip kurumu kastedilmektedir. Şairin yaşadığı devirde devlet, hükümetler aracılığıyla yönetiliyordu. Diğer beyitlerde de Osmanlı merkeze alınarak tarihsel bilgilerle birlikte şairin yorumları okura sunulmuştur.

    "Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetden
    Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez i'ânetden"

    "Hakîr olduysa millet sânına noksan gelir sanma
    Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetden"

    "Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i vatandandır
    Ne gam râh-ı vatanda hâk olursa cevr ü mihnetden"

    "Muîni zâlimin dünyâda erbâb-ı denâettir
    Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetden"

    "Hemen bir feyz-i bakî terk eder bir zevk-ı fânîye
    Hayâtın kadrini âlî bilenler hüsn-i şöhretden"
    dizeleri ve genel olarak şiirin hemen bütün dizelerinde sosyal değerlerle ilgili kelime ve ifadelere rastlanmaktadır. Birinci beyitte, "insanlara yardım etmenin öneminden", ikinci beyitte "zor durumda olan fakat değerli milletlerin bu zor durumda değerinden hiçbir şeyin eksilmeyeceğinden", üçüncü be¬yitte "vatan sevgisinden", dördüncü beyitte "zalimlerin vasıfları", beşinci beyitte "dünyanın geçici zevk¬lerine değer verenlerin yanlış yolda olduklarına değinilmektedir.

    6. Tanzimat dönemi, yeni değer ve kavramlarla yeni türlerin bir arada kullanıldığı bir dönemdir. Bu devirde başlatılan sosyal, siyasi, askerî, ekonomik, idarî yenilikler, insanların dünya algısını da belli oranda etkilemiştir. Eskiden insanların hürriyetle ilgili bir sorunları yoktu. Ama devrin sosyal ve siyasi yapısının etkisiyle hürriyet üzerinde konuşmak değerli bir hal aldı. Bunun en önemli sebebi, Avrupa’dan ithal edilen kavramlar, değer yargılarıyla Osmanlı devletinin zor bir devirden geçmesidir. Devlet, sa¬vaşlarda yeniliyor, ekonomisi çok kötüye gidiyordu. Bu durumda yaşayan insanlar da ülkelerinin ba¬ğımsızlığını kaybedeceğinden korkuyorlardı. Şair de hürriyet'in bu devirde yaşayanlar için neden önemli olduğunu şiirinde anlatmaya çalışmıştır. Sonuç olarak, bu şirin devrin gerçekliğini doğru bir biçimde yansıttığını söyleyebiliriz.

    7. a.
    Divan şiirinde işlenen temalar: Aşk tabiat güzellikleri din ve devlet büyüklerine övgü tasavvuf ve ahlak

    Hürriyet Kasidesi'nin teması : Hürriyet sevgisidir.
    Divan şiirinde işlenen temalar daha bireyseldir. Şairler, toplumun sorunlarıyla ilgili çok fazla eser vermemişlerdir. Değişen çağla birlikte insanların sorunları da artmış ve değişmiştir. Osmanlı devleti, 19. yüzyılda birçok sorunla baş etmeye çalışırken, bireysel ve toplumsal sorunlar çığ gibi büyümüştür. Namık Kemal'in eseri de bu devirde yaşanan sorunların edebiyat eserlerine yansımış hâlidir.
    b. Yenileşmeyle birlikte devlet karşısında bir halkı değil, tek tek bireyleri muhatap olarak görme¬ye başlamıştı. Bunda, Avrupa devletlerinin yaydığı fikir akımlarının etkisi büyük olmuştur. Artık insan¬lar, toplumu değil de bireysel rahatını düşünmeye başlıyordu. Bu da bireyselliğin çiçeklenmesine, top¬lumsal bağın kopmasına sebep olacaktı. Avrupalılar, zenginlikleri oranında bencil bir bireyselliğe sa¬hipti. Başka bir devletin de zengin olması, onların çıkarına değildi. Bu sebepten devletler arasında savaşlar bile çıkacaktı. Yenileşme döneminde işlenen temalarda "toplumsallık" ön plana çıkarılmıştır. Dağılan bir devleti bir arada tutabilecek en önemli harç tabii ki "toplumsal kenetlenme" olacaktı.

    8. Hürriyete Doğru ve Hürriyet şiirlerinde "bireysel" bir hürriyet anlayışı hissedilmektedir. Şairler her ne kadar hürriyet sevgisinden bahsetseler de, hürriyetin bir kişi için olan anlam ve öneminden bah¬setmektedirler. Hürriyet Kasidesi'ndeki "hürriyet" kavramı, bireysel değil, toplumsaldır. Şair, sadece kendi hürriyetinden değil, ortak değerler etrafında toplandıkları toplumun hürriyetinden söz etmektedir. Bu toplum için hürriyetin ne anlama geldiğini anlatmaktadır Namık Kemal.



    11.sınıf sayfa 42 43 Terkbibent Cevapları

    --------------------------------------------------------------------------------



    1- Kafiye redif vs. eklemek uzun sürecek o yüzden bu soruyu size bırakıyorum.
    2- Terkibent devrin söyleyiş tarzından çok farklıdır. Şiirin şekli ve dili tamamen eski şiir geleneğiyle ilgilidir. Tanzimat dönemi sanatçıları halkı eğitmek istedikleri için genel olarak halkın anlayacağı kelime ve ifadelere yer verirler. Bu şiirde şair tümüyle süslü ve sanatlı şiir dilini kullanmıştır.
    3- Birimler birbirine beyitlerle bağlanmışlardır. Bu birimler bir araya gelerek şiirin temasını oluşturmaktadır. Şiirin bütün beyitlerinde neredeyse birbirine yakın anlamlar işlenmiştir. Sadece şiirin son dizesinde dünyayı anlamanın akılla olmayacağını belirterek tezatlık oluşturulmuştur.
    2. Etkinlik:
    Ziya Paşa’nın Terkibibenti: Şiirin birimleri beyittir. Kafiye ve redifler vardır. Bu birimler birleşerek temayı ortaya çıkarır.

    Terkibibentin Yapısal Özellikleri:
    a) bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir.
    b) Her bent, sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur.
    c) Bent sayısı 5-10 arasındadır
    d) Genellikle talihten şikayet, dini, tasavvufi ve felsefi konular işlenmiştir.
    Bu yapısal özellikler divan şiirinin ana damarıdır. Yukarıda ki eserlerde bu özellikleri yapılarında barındırmaktadırlar.
    4- 9. Beyit hariç diğer beyitler bir şekilde sosyal yapı ve tarihi değerler ile ilişkilidir.
    5- Tema: bu dünyanın insanları sınamak için yaratılmış olduğu ve akılla bu dünyanın tam anlamıyla kavranamayacağıdır. Şiirin yazıldığı dönemde bazı şairler iki arada bir derede kalmışlardır. Eski ile yeni çatışması içine düşmüşlerdir. Bu yüzden bazı şairler hak adalet hürriyet gibi kavramlar üzerine şiir yazarken, bazıları da bu şekilde felsefi konularda şiirler yazarak eski geleneği devam ettirmeye çalışmışlardır.
    6- Ziya Paşa terkibibentinde tasavvufi bir konuyu işlemiştir. Bu dünyanın insanı sınamak için yaratıldığını, ve insanın sadece kalbiyle anlayabileceğini belirtmiştir. Bağdatlı Ruhi ise aşk temasını işlemiştir. Bu yüzden iki eser arasında büyük farklılıklar vardır.
    7- Ziya Paşanın terkibibentinin teması günümüzde de geçerli olabilir. Şair aklı kullanarak bu dünyanın anlaşılamayacağını belirtmiştir. Bu kuram günümüzde de geçerlidir. Akıl bazı şeyleri kavrayabilir. Bu yüzden akıl günümüzde ne kadar önemli görünse de kalple birleşmeden pek bir anlam ifade etmez.
    8- ilk beyitte insanların birbirlerini kıskanmalarından bahsedilmiştir. Cahil insanlar yarasaya benzetilmiş ve bu kişilerin bilgili ve olgun kişileri kıskandıkları söylenmiştir. Akıllı insanlar ise ışığa benzetilerek bu kişilerin çevrelerini aydınlattıkları belirtilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devletinde cahil insanlar önemli yerleri işgal ettikleri için yazar devlet büyüklerine atıfta bulunmuştur. İkinci beyitte akıl iyi ile kötüyü tartan bir teraziye benzetilmiştir. Beyin şeklen de vücudun en ufak organlarından olmasına rağmen yaptığı iş boyutuyla tamamıyla ters orantılıdır. İnsan dünyayı aklıyla kavrar o olmadan ceza ve mükafat sisteminin tamamen dışında kalır şair dünyayı anlamanın ne kadar zor olduğunu belirtmek için anlamı terazide tartılamayacak kadar ağır bir varlık gibi düşünerek somutlaştırmıştır. İnsan dünyayı akılla kavramaya çalışırken bile dünyanın kavranamayacağını anlatarak beyitin anlamını tasavvufi yoruma açık hale getirmiştir.
    3.Etkinlik:
    • Ziya Paşanın metni tasavvufi ve felsefi bir anlama sahiptir Bağdatlı ruhinin metni daha çok aşk konusuyla ilgilidir.
    • İki metinde de kafiye redif söz sanatları gibi ahenk unsurları görülmektedir.
    • İki metnin de nazım birimleri aynıdır
    • İki metinde devrin zihniyetini yansıtan ifadelere rastlanılmaktadır.
    o 2. Grup
    • Sadullah paşanın manzumesi zihniyet bakımından bu metinlerden çok farklıdır.
    • Bu manzume batı zihniyetinin değerlerini yüceltmek eskinin düşünce sisteminin çarpıklıklarını ortaya çıkarmak için yazılmıştır.
    • Diğer metinler, eskiyi, eskinin dünya ve aşk anlayışlarını yansıtmaktadır.
    • Ziya Paşa dünyanın gidişatıyla ilgili kötümser Sadullah Paşa iyimserdir.
    9- Ziya Paşanın terkibibenti hayatın muammasını tezadını ortaya koyar. Şair dünyayı anlamak için kendince bir sürü yorum yapar onun bu yorumları kendisini rahata ulaştırmaz. Şair dünyanın bu kötü durumu karşısında şaşkın bir halde değer verdiği aklında işe yaramayacağını fark ederek varlıkları inceleyen ona hayret eden bir aciziyette kendini konumlkandırmıştır.
    10- Ziya paşa hakkında gerekli olan bilgi



    sayfa 45
    1.sorunun cvpı:ahenk kafiye redif ve ses olaylarıyla sağlanmaya çalışılmıştır.aliterasyon ve ses güzelliği aynı sessiz harflerin tekrarlanmasıyla meydana gelen ahenk unsurudur ve şiirde mevcuttur.ör;yürü her burc bin asr-ımücessemdir,mübasildir. dizesinde vardır ''r''lerden kaynaklıdır.ritim:şiirde ritimi sağlamak için aruz ölçüsü kullanılmıştır.ses değeri yüksek seslerde kullanılarak bu perçemlenmiştir.
    2.sorunun cvpı:hürriyet kasidesi toplumsal bir gereklilik üzerine inşa edilmiştir.şiir şekil özellikleri bakımından eski geleneği kıramamıştır.bu kaside ise kişisel bir konu işlemiş ve tamamen eski düzenden kurtulup yeni düzende yazılmıştır.iki şiir arsında ki bu fark edebi bakış açısı olarak şairlerin anlatış biçimlerinin farklı olmasına neden olmuştur.
    3.soru A)abdülhak hamitin şiirde konu bütünlüğü yoktur bu yüzden kıta çıkarırsak bozulur.dağlar şarkı söyle şiirinde ise konu bütünlüğü vardır herhangi bir dörtlük çıkarırsak şiiri bozmaz birimsel özellikler bakımından kürs-i istiğrak ta birimler aruz ölçüsü ile yazılmışve ağır bir dil kullanılmıştır.dağlar şarkı söylede ise hece ölçüsüyle yazılmış olup ve sade bir dil kullanılmıştır.
    B)bu şiirde birimler arsında geçiş görevini üstlenmiştir.bu da peşi sıra gelen birimlerde azda olsa anlam bütünlüğü varken bunun bozulmasına neden olmuştur.
    SAYFA 46
    4.SORUNUN CVPI:bu iki şiir yapı bakımından birbirine benzemektadir.her ikiside dörtlüklerden sonra beyitlerler kullanılarak birbirine bağlanmıştır kafiye şemaları ve ölçüleride aynıdır.
    5)şair şiirde Allah inancından PEYGAMBER (S.A.V)sevgisinden ....ve birçok türk kültürünün parçası olan kutsal değerleri kullanmıştır.ayrıca toplumsal yaşayışı ve değer yargılarınıda birçok mısrada belirtmiştir.
    6)bu üç şiirin temasında değişiklikler vardır.hepsi dönemlerinin zihniyetinden etkilenerek o zmnki kültürel değerlerden yola çıkılarak yazılmış eserlerdir.bu eserlerin hepsi bir gereği ve sevgiyi anlatırken kimisi soyut kimisi somut biçimde ele almıştır.
    SAYFA 47
    7)şiirde;doğadaki müthiş dengeden ve yüce yaratıcının varlığına gücüne ve birliğine ****l olduğu vurgulanıyor.
    8)varlık aslında tektir.mutlak ve gerçek olan yaratıcıdır.bizlerse gerçekliği yaşayan sanal bir yaşam bilincine sahibiz.biz yaşadığımızı manevi olarak hissederiz.nasıl 1 rakamı bir varlığı simgeliyorsaona sonsuzluğun içinde hiçbir tanım uymuyor ve bir hiçse insanın durumuda odur.çünkü;insanın ve varlığın kaynnağı olan Allahı'ın gücünün ve kudretinin bir sınırı yoktur.
    9)bu şiir divan edebiyatının etkisini kaybettiği bir ortamda avrupadan gelen esintilerle yoğurulmuş bir sanat anlayışının içinden çıkmıştır.şiirde idealist düşünce sistemi ön plana çıkmıştır.bununla birlikte dinimizin geleneğinin etkiside şiirde hisseddirilmiştir.
    10)kendi yorumun
    11)şair,Allah inancını şeklen değil felsefi boyutla açıklamaya çalışmıştır.buda onun idealist bir bakış açısına sahip olduğunu göstermektedir.toplumu bilgilendirmeyede bir anlamda önem verilmiştir.



    1.d y d
    2. klasisizm ve romantizm
    3. Müntahabat_ı... Şinasi
    Vatan yahut Silistre,... Namık Kemal
    Makber, **ü...Abdülhak Hamit
    4.E

    ..

    sayfa 50 hazırlık 1:tanzimattan önce türk edebiyatında mesneviler, destanlar, menkıbeler, halk hikayeleri ve masallar anlatmaya bağlı edebi metinler olarak yer almaktadır.
    sayfa 54 : soru1:tabloya sırasıyla
    dilber in evden kaçması
    dilber in bilmediği bir yerde uyanması
    dilber in latifeyle diyaloğu
    yaşlı kadının dilberi istemeye gitmesi
    imam ın yaşlı kadının evine gelmesi
    dilber in mustafa efendinin evine geri götürülmesi
    dilberin esircilere satılması
    dilber in ölümü
    soru2: sami paşazade sezainin tanzimat dönemi toplumundaki olaylardan,sosyal yaşamdan etkilendiği açıktır.yazarın, yaşadığı dönemdeki olay ve kişilerle karşılaşma ihtimali dönemin sosyal yaşamında var olan halayıklıktan dolayı mümkündür.
    soru4: metindeki kişiler duygu,düşünce, konuşma ve davranış bakımından bireysel nitelikler gösteren , olay örgüsü ve içeriği ile birlikte ele alınıp çözümlenebilen,başka eserlerdeki benzerlerinden ayırt edilebilen karakterlerdir.
    karakter çözümleme tabloso
    karakter adı-dilber (yukarıdan aşağıya doğru
    1.özgürlüğü için ölümü bile göze almıştır.
    2:kaçışı bir çıkış yolu olarak görmektedir
    3.:özgürlüğü elinden alınmıştır
    4.: diğer karakterler üzerinde bir etkisi yoktur.
    5.:nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.:özgürlüğüiçin dilber gibi davranacaklar vardır
    karakter adı-yaşlı kadın (yukarıdan aşağıya)
    1:yardımsever ve şefkatli oluşu
    2.:yardımcı olmaya çalışmaktadır.
    3.: sosyal ortam ve çevrenin karakter üzerinde bir etkisi yoktur.
    4.: diğer karakterle üzerinde bir etkisi yoktur
    5.:nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.:yardım etmek isteyen şefkatli insanlar vardır.
    karakter adı-teravet (yukarıdan aşağıya)
    1.:acımasız,sert biri oluşu
    2.acımasızlığını sürdürmektedir
    3.: sosyal ortam ve çevrenin karakter üzerinde bir etkisi yoktur
    4. dilber in üzerinde bir etkisi vardır
    5.:nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.acımasız ,sert kişiler vardır.
    soru 5: sergüzeşt romanındaki mekanlar
    -mustafa efendinin evi
    -yaşlı kadının evi
    -satıldığı esircinin evi
    -asaf paşanın konağı
    -mısır
    sergüzeşt romanındaki zaman:
    -gece
    -o sabah
    romandaki mekanlar olayların yaşandığı yerler olarak geçmekte ve tasvirlerle anlatılmamaktadır.
    zaman ise, belirtildiği gibi yaklaşık olarak gösterilmekte ve her hangi bir ayrıntıya girilmemektedir.
    soru 6: a :şemaya göre metindeki kişi,zaman ve mekan romandaki olyların kimler arasında ,ne zaman ve nerede yaşandığını göstermektedir.
    b.romandaki kişi, zaman ve mekan arasında herhangi bir uyumsuzluk söz konusu değildir.
    soru7:metindeki temel çatışma esaret-hürriyet çatışmasıdır.
    soru 8: a.romanın teması esaret meselesidir
    b.sergüzeşt;serüven,macera , birinin başından gelip geçen şey anlamındadır.bu bakımdan dilberin macrasının anlatılması yönüyle paralellik göstermektedir.
    soru 9 : sergüzeşt romanındaki toplumsal bir sorun olan esirlik ile esaretin günümüzle ilişkilendirmek mümkün değildir.
    soru 10 :temanın aile hayatı etrafında gelişmesi toplumu oluşturan en küçük birimin aile olmasından aileyi etkileyen veya etkileyecek herhangi bir şeyin toplumuda etkileyeceği bilincinden kaynaklanmaktadır.
    soru 11 : a.metinde tüm olaylardan haberdar her şeyi bilen ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcı vardır
    b.anlatıcı romandaki kişileri olayları ilahi bir bakış açısıyla anlatmıştır.
    soru 12:a.romandA işlenen esaret meselesi toplumsal bir sorun olarak işlenmiş ve okuyucuyu bilgilendirmek amaçlanmıştır.
    b.tanzimat dönemi romancıları halkı eğitmeyi amaçladıkları için toplumsal sorunları ahlaki değerleri işlemişlerdir.
    soru 13: sergüzeşt romanı divan nesrine oranla daha sade bir dille kaleme alınmıştır.çünkü hitap edilen kitle halktır.
    2.etkinlik
    1.grup:sergüzeşt romanı işlediği esaret teması kullandığı dil ve roman türüü olması dolayısıyla döneminin sosyal ve edebi özelliklerini yansıtmaktadır.
    2.grup:romandaki esir ticareti ve halayıklık yerli ve mahalli unsurlardır.bu özelliklerinden dolayı sergüzeşt romanı tarihi bir belge özelliği taşımaktadır.
    soru 14 : a.kutulara sırasıyla;-dönemine uyarak sade bir dil kullanmıştır.
    -batılı türlerde eser vermiştir.
    -ingiliz ve fransız edebiyatlarını tanımıştır.
    -romantizm ve realizmden etkilenmiştir.
    -toplum sorunlarını işlemiştir.
    b.sami paşazade sezai nin sergüzeşt adlı romanı işlediği esaret teması ve realizm etkilerinden dolayı tanzimat dönemi önemli eserleri arasındadır.
    2.metin
    1.soru: a.metnin olay örgüsü şu şekildedir:
    -canan ın satın alınması
    -felatun bey in polin i ile birlikte olmaya başlaması
    -can ın rakım a aşık olması
    -rakım ın felatun ile karşılaşması
    -rakım ın eve dönmesi
    -jozefino nun rakım ın evine gelmesi
    -felatun un mutasarrıf olması
    -can ın iyileşip evlenmesi
    -rakım ın canan la evlenmesi
    b.yazarın romanda görüşlerini belirtmesi roman tekniği açısından büyük bir kusurdur.yine yazarın bu tarz müdahaleleri okuyucuyu eğitme amacı güttüğünden olay örgüsünün şekillendirilmesinde etkilidir.
    soru 2:romandaki kahramanlar tanzimat döneminin sosyal gerçekliğine uygundur.o dönemdeki mirasyedi tiplerin batılı yaşam tarzını benimseyip romandaki gibi olaylarla karşılaşması mümkündür.
    soru 3:metindeki kişiler (felatun rakım) belirli davranışlar sergileyen zihniyeti ve çevreyi temsil eden benzerleri başka metinlerde de bulunan tiplerdir.
    karakter çözümleme tablosu
    karakterin adı-felatun bey (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:mirasyedi birisidir
    2.kutu:mirasyedi , uçarı olmaına sebep olmuştur
    3.kutu:kendini bırakmıştır
    4.kutu:yoktur
    5.kutu: olaylar karşısında nasıl davranacağınızı belirtiniz.
    6.kutu:mirasyedi kişiler vardır.
    karakterin adı-rakım efendi (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:çalışkan bir kişiliktir
    2.kutu:kişiliğinin güçlenmesini sağlamıştır.
    3.kutu:daha dikkatli davranmaktadır
    4.kutu:can ,canan ve jozefino üzerinde etkisi vardır
    5.kutu: olaylar karşısında nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.kutu:çalışkan kişiler vardır
    karakter adı-canan (yukarıdan aşağıya)
    1.kutu:sevgisini saklayan birisidir
    2.kutu:özgürlüğü alınmıştır
    3.kutu:çaresiz kalmaktadır.
    4.kutu:etkisi yoktur
    5.kutu: olaylar karşısında nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.kutu:çaresiz kişiler vardır
    karakter adı-jozefino (yukarıdan aşağıya)
    1.:dost canlısı birisidr
    2.:etkisi yoktur
    3.: olaylar karşısında belirli bir tavrı yoktur
    4.:etkisi yoktur
    5.: olaylar karşısında nasıl davranacağınızı belirtiniz
    6.:dost canlısı insanlar vardır
    soru 4:karikatürdeki fesli kişi, geleneksel yaşamın temsilcisi rakım ı , fötr şapkalı kişi ise batılı yaşamın temsilcisi felatun u karşılamaktadır
    4.etkinlik
    1.grup: romandaki mekanlar şunlardır:
    -hendekbaşı
    -rakım ın evi
    romanda mekanlar tasvirlerle anlatılmamış sadece olayların geçtiği yerler olrak anılmıştır
    2.grup:romanda akşam ,ikindi gibi ayrıntısız zaman ifade eden sözcükler kullanılmıştır.
    romandaki mekan ve zaman arasında bir uyumsuzluk söz konusu değildir,
    soru 5:birinci boşluk doğu ikinci boşluk batı tema yanlış batılılaşma








    •× [¤] ►►► Emeğe Saygı : Teşekkür Et Butonuna Basmanız Yeterlidir. ◄◄◄ [¤] ו

    ♣▒▒▓▒▒▒▒▒▒▒▒▓▒▒▒▒▒▒▓▒▒▒▒▒▓▒▒▒▒ ▒♣
    inci17 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş