sayfa 39-41

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 9. Sınıf' bölümünde selene tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. selene

    selene Guest


    sayfa 39-41 yardım ederseniz sevinirim sorularını yazıyorum ....
  2. selene

    selene Guest

    39
    1.eski çağ uygarlıklarının kurulduğu bölgelerinin özelliklerini arştırınız
    2.insanlar topluluk halinde yaşamaya niçin ihtiyaç duymuştur? topluluk olarak yaşamak hangi sonuçları ortaya çıkarır
    3.anadolunun en eski devirlerinden beri birçok topluma yurt olmasının sebepleri neler olabilir?
  3. selene

    selene Guest

    sayfa 41.
    ateşin bulunması insan yaşamında ne gibi değişlikliklere sebep olmuştur?
  4. e250

    e250 Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2008
    Mesajlar:
    28
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    0
    sayfa 39
    )HİTİTLER:
    M.Ö 2000 yıllarında Anadoluya gelerek Kızılırmak çevresinde devlet kurmuşlardır.
    Başkentleri Hattuşaş ( Boğazköy) şehridir. Çorum yakınlarındadır.
    Hititliler Suriyeyi ele geçirmek için Mısırlılarla savaşmışlardır.Bu savaşın sonunda iki devlet
    arasında Kadeş Antlaşması imzalandı.
    Kadeş Antlaşması (M.Ö 1280) Dünya tarihinde iki devlet arasında yapılan ilk antlaşmadır.
    Hitit Devleti M.Ö 1200 yılında Anadoluya gelen Frigyalılar tarafından yıkıldı.



    FRİGYALILAR:
    M.Ö 1200 yıllarında Hititlerin yıkıldığı bölge üzerinde ve Ankara Eskişehir Afyon dolaylarında devlet kurdular.
    Devletin başkenti Ankaranın Polatlı ilçesi yakınlarındaki Gordion şehridir.
    Frigyalılar krallarına Midas ünvanı verirlerdi.
    Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır.Tarım ve hayvancılıkla ilgili sert kanunlar koymuşlar tarıma ve hayvancılığa zarar verenleri şiddetle cezalandırmışlardır.
    Frigyalılar M.Ö 7.yüzyılda Kafkaslardan Anadoluya gelen Lidyalılar tarafından yıkılmıştır.


    LİDYALILAR:
    Gediz ve Büyük Menderes ırmakları arasında kurulmuştur.
    Kral Giges zamanında bağımsız bir devlet kurmuşlardır.
    Başkentleri Sard şehridir.( Bugünkü Manisa-Salihli yakınlarındadır.)
    Ticaretle uğraşmışlardır.Kral Giges Efesten başlayıp Mezopotamyaya kadar uzanan Kral Yolunu yaptırmıştır.
    Ticaretteki bu gelişmeler nedeniyle Lidyalılar tarihte ilk kez parayı icad ettiler.
    Lidyalılar M.Ö 547 yılında Anadoluyu işgal eden Persler tarafından yıkıldılar.

    URARTULAR:
    M.Ö 900 yılında Doğu Anadoluda kuruldu.
    Başkenti Tuşpa(Van) şehridir.
    Maden işlemeciliğinde ilerlemişlerdir.
    Tarımla ve hayvancılıklada uğraşmışlardır.Van ovasını sulamak için yaptıkları su kanalları günümüzde bile kullanılmaktadır.
    Urartu Devleti M.Ö 600 yılında Medler tarafından yıkılmıştır.

    İYONYALILAR:
    M.Ö 1200 yıllarında Yunanistandan göç ederek Ege kıyılarına yerleşen Akalar tarafından kuruldu.
    Akalar Ege kıyılarında 12 ayrı şehir kurmuşlar ve şehir devletleri halinde yaşamışlardır.
    En önemli İyon şehirleri İzmirEfesMiletFoçadır.
    Her şehrin başında ayrı bir kral bulunuyordu.Bundan dolayı hiçbir zaman güçlü bir krallık kuramamışlar ve ayrı ayrı şehir devletleri halinde yaşamışlardır.Siyasi birlik yoktur.
    İyonyalılar denizcilikte ileri gitmişlerdir.Ancak zamanla LidyalılarınPerslerin ve Romalıların egemenliğine girerek kaybolmuşlardır.


    SÜMERLER:
    Mezopotamyada kurulan ilk uygarlık Sümerlerdir. M.Ö 3500de Orta Asyadan gelerek Mezopotamyada devlet kurmuşlardır.
    Kanallar açmışlar ve bataklıkları kurutarak tarım ve hayvancılık yapmışlardır.
    Tarihte ilk yazıyı Sümerler bulmuşlar ve kullanmışlardır.( Çivi yazısı) M.Ö 3200

    Not: Yazının bulunmasıyla tarih devirleri başlamıştır.İlk yazılı kanunlar ilk takvim ilk matematik bilgileri de yine Sümerlere aittir.
    Sümerler çok tanrılı dine inanırlar ve Ziggurat adı verilen tapınaklarında tanrılarına tapınırlardı ve kurban keserlerdi.
    Sümerler Mezopotamyada kurulan Akadlar tarafından son verilmiştir.

    BABİLLER:
    Aşağı Mezopotamyada kurulmuştur.
    Devletin en güçlü zamanı kral Hammurabi zamanıdır.Kral Hammurabi Sümer kanunlarını geliştirerek uygulamıştır.( Hammurabi Kanunları diye bilinir)
    Babil dünyanın yedi harikasından biri olan Babilin Asma Bahçeleriyle ünlüdür.
    Babilliler M.Ö 6.yüzyılda Persler tarafından yıkılmıştır.

    ASURLULAR:
    Yukarı Mezopotamyada kurulmuştur.Ninova şehri başkenttir.
    Asurlular ticaretle uğraşmışlardır.AnadoluMısır ve Mezopotamya arasında ticaret yapmışlardır.
    Asurlular ticaret amacıyla Anadoluya geldiklerinde yazıyı da beraberinde getirmişlerdir.Böylece Anadolu hem yazıyı öğrenmiş hem de tarih çağlarına girmiştir.
    Asurlular M.Ö 612 yılında Pers egemenliğine girmiştir.

    AKADLAR:
    M.Ö 2300 lü yıllarda Arabistandan gelerek Mezopotamyada devlet kurdular.
    Akadlar; ElamAsurDoğu Anadolu ve Akdenizi fethederek imparatorluk kurdular.
    M.Ö 2150 yıllarında kuzeyden gelen Gutiler tarafından yıkılmıştır.
    2)İnsan varlığı bilgi eksikliğinden dolayı karşılaştığı acılar, güçlükler ve sıkıntılardan kurtulmak için
    çevresindekilerden yardım ister. Bildiğini zannettiği fakat aslında işe yarar bir bilgisi olmadığı zamanlarda, eğer maddi birtakım hazlar içerisinde ise, yardım istemek lüzumunu hissetmediği gibi, teklif edilen yardımları da gereksiz, hatta kendisine aşağılama olarak algılaması nedeniyle kabul etmez. Kendine güvenmek iyidir ama, bunun hem bir sınırı, hem de gözetilmesi gereken yeri ve zamanı vardır. Hatırlamak gerekir ki, en iyi öğretici kendi hatalarımızı görebilmektir.
    Toplu halde yaşamanın en verimli pratik anlamı, Yardımlaşma ve Dayanışma Yasası’nın Dünya şartlarında uygulanmasıdır. Bu uygulamalarla, Dünya’da yaşamakta olan bütün varlıklar, Ruhsal İdare Mekanizması’nın gözetim ve yönetimi altında, tekamül imkanlarını insan varlığının elinden paylaşırlar.
    Bu uygulamalarla insan; kendisinin ve çevresindeki varlıkların, maddeler üzerindeki bilgili ve şuurlu etkinliğini, İlahi Yasalar ve Ruhsal Planların düzenlediği icaplar çerçevesi içinde artırmakta ve bu yolla ruhsal ve maddesel tekamüle hizmet etmektedir
    3)Anadolu, Asya ve Avrupa'nın birleşim noktasındaki stratejik konumu nedeniyle, tarih öncesi çağlardan beri birçok medeniyetin beşiği olmuştur. Yeryüzünün en eski yerleşkelerinden bazıları Cilalı Taş Devri'nde Anadolu'da kurulmuştur.

    Çatalhöyük, Çayönü, Nevali Çöri, Hacılar, Göbekli Tepe ve Mersin (Yumuktepe) yerleşkeleri Cilalı Taş Devri'nden'nden kalmadır. Truva Yerleşkesi de Cilalı Taş Devri'nde kurulmuş ve Demir Çağı'na doğru uzanmıştır. Sümer, Asur, Hitit, Yunan, Lidya, Kelt-Pers, Roma, Doğu Roma, Selçuklu, Osmanlı gibi onlarca medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Yüzlerce, dil ve lehçeyi bağrında barındırır.

    Hıristiyanlığın ilk doğduğu ve geliştiği topraklardan biridir. 11. yüzyıldan itibaren Türkler tarafından iskân edilmiş ve yönetilmiştir.
    Yardımım dokunduysa ne mutlu:)
  5. e250

    e250 Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2008
    Mesajlar:
    28
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    0
    sayfa 41
    Ateşin denetim altına alınmasından bilinçli üretimine geçiş yüzbinlerce yıl alan büyük bir adımdır. İsrail'de, Şeria Nehri kıyısında bulunan kalıntılar, insanın 790 bin yıl önce ateş ürettiğini ve kullandığını göstermektedir.
    Ateşin yakılabileceği düşüncesini uyandıran ilk kıvılcımın, çakmaktaşını piritlere sürterken mi, yoksa ağaç içinde ****k açmaya çalışırken mi çaktığı bilinmemektedir. Avrupa'daki Neolitik yerleşim bölgelerinde çakmaktaşı ve piritlerin yanı sıra ateş delgileri de bulunmuştur. İlkel toplumlarda en yaygın ateş yakma yöntemi sürtmeydi. Bambudan yapılmış küçük bir tüp içindeki havanın sıkıştırılmasıyla ısı ve ateş üreten ateş pistonu Güneydoğu Asya, Endonezya ve Filipinler'de geliştirilip kullanılan karmaşık bir aygıttı. Bundan tümüyle bağımsız olarak 1800'lerde Avrupa'da da metalden bir ateş pistonu geliştirildi. İngiliz kimyacı John Walker, içinde fosfor sülfat bulunan ve sürtülünce yanan kibriti 1827'de icat etti. Modern teknoloji ve bilim tarihi, büyük ölçüde ateşten sağlanarak insanoğlunun kullanımına sunulan enerji toplamındaki sürekli artış olarak nitelenebilir. Enerji üretimindeki artışın büyük bölümü hem miktar, hem çeşit bakımından ateş kullanımının artmasıyla sağlanmıştır. Atom enerjisinin denetim altına alınması, ateş kullanımında atılan son adım sayılabilir.
  6. selene

    selene Guest

    çok teşekkür ederim
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş