Sayfa 41-48

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde koraygns tarafından paylaşıldı.

  1. koraygns

    koraygns Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar bana çok acil 04.11.2009 tarihine kadar sayafa 41-we 48 lazım lütfen yardımcı olursanız sewinirim bizlerde sizlere yardımcı oluruz inşallah
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    sayfa 45
    1.sorunun cevabı:ahenk kafiye redif ve ses olaylarıyla sağlanmaya çalışılmıştır.aliterasyon ve ses güzelliği aynı sessiz harflerin tekrarlanmasıyla meydana gelen ahenk unsurudur ve şiirde mevcuttur.ör;yürü her burc bin asr-ımücessemdir,mübasildir. dizesinde vardır ''r''lerden kaynaklıdır.ritim:şiirde ritimi sağlamak için aruz ölçüsü kullanılmıştır.ses değeri yüksek seslerde kullanılarak bu perçemlenmiştir.
    2.sorunun cevabı:hürriyet kasidesi toplumsal bir gereklilik üzerine inşa edilmiştir.şiir şekil özellikleri bakımından eski geleneği kıramamıştır.bu kaside ise kişisel bir konu işlemiş ve tamamen eski düzenden kurtulup yeni düzende yazılmıştır.iki şiir arsında ki bu fark edebi bakış açısı olarak şairlerin anlatış biçimlerinin farklı olmasına neden olmuştur.
    3.soru A)abdülhak hamitin şiirde konu bütünlüğü yoktur bu yüzden kıta çıkarırsak bozulur.dağlar şarkı söyle şiirinde ise konu bütünlüğü vardır herhangi bir dörtlük çıkarırsak şiiri bozmaz birimsel özellikler bakımından kürs-i istiğrak ta birimler aruz ölçüsü ile yazılmışve ağır bir dil kullanılmıştır.dağlar şarkı söylede ise hece ölçüsüyle yazılmış olup ve sade bir dil kullanılmıştır.
    B)bu şiirde birimler arsında geçiş görevini üstlenmiştir.bu da peşi sıra gelen birimlerde azda olsa anlam bütünlüğü varken bunun bozulmasına neden olmuştur.
    SAYFA 46
    4.sorunun cevabı:bu iki şiir yapı bakımından birbirine benzemektadir.her ikiside dörtlüklerden sonra beyitlerler kullanılarak birbirine bağlanmıştır kafiye şemaları ve ölçüleride aynıdır.
    5)şair şiirde Allah inancından PEYGAMBER (S.A.V)sevgisinden ....ve birçok türk kültürünün parçası olan kutsal değerleri kullanmıştır.ayrıca toplumsal yaşayışı ve değer yargılarınıda birçok mısrada belirtmiştir.
    6)bu üç şiirin temasında değişiklikler vardır.hepsi dönemlerinin zihniyetinden etkilenerek o zamanki kültürel değerlerden yola çıkılarak yazılmış eserlerdir.bu eserlerin hepsi bir gereği ve sevgiyi anlatırken kimisi soyut kimisi somut biçimde ele almıştır.
    SAYFA 47
    7)şiirde;doğadaki müthiş dengeden ve yüce yaratıcının varlığına gücüne ve birliğine ****l olduğu vurgulanıyor.
    8)varlık aslında tektir.mutlak ve gerçek olan yaratıcıdır.bizlerse gerçekliği yaşayan sanal bir yaşam bilincine sahibiz.biz yaşadığımızı manevi olarak hissederiz.nasıl 1 rakamı bir varlığı simgeliyorsaona sonsuzluğun içinde hiçbir tanım uymuyor ve bir hiçse insanın durumuda odur.çünkü;insanın ve varlığın kaynnağı olan Allahı'ın gücünün ve kudretinin bir sınırı yoktur.
    9)bu şiir divan edebiyatının etkisini kaybettiği bir ortamda avrupadan gelen esintilerle yoğurulmuş bir sanat anlayışının içinden çıkmıştır.şiirde idealist düşünce sistemi ön plana çıkmıştır.bununla birlikte dinimizin geleneğinin etkiside şiirde hisseddirilmiştir.
    10)kendi yorumun
    11)şair,Allah inancını şeklen değil felsefi boyutla açıklamaya çalışmıştır.buda onun idealist bir bakış açısına sahip olduğunu göstermektedir.toplumu bilgilendirmeyede bir anlamda önem verilmiştir.
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    11.sınıf Edebiyat sayfa 42 cevapları

    1-bu fani dünyaya bir kez gelen bir daha ızdıraptan beladan kendini kurtaramaz
    2-mutlu olmak için dünyaya gelmez her insan kendi kderini yaşar
    3-hayat korkma ama ümitte bekleme korkudan ve hayatla beklentilerinden kurtul hayatı yaşamak için allaha sığın kaderine razı ol
    4-mahşer gününden korkuyosun bu dünyada adaletli ve dürüst davran ki elinde dengelenmiş bir terazi bulunsun
    5- insanın yaratılışında yoktur vefa vefa aramayı devlet kuşuna benzetiyor insana vefanın zor olduğunu söylüyor
    6-eğer allah insanı talihsiz yaratmışsa eline geçen hiçbir fırsat onu mutlu edemez 7-cahiller olgun insanları kıskanırlar onları çekemezler cahiller yarasa benzer çünkü onlar karanlıkta yaşıyorlar ışıktan rahatsız olurlar ışıkta olgunlardır
    8-Akillılar dünyanın ızdırabını bildikleri için daha çok rahatsız olurlar
    9-Dünyanın sırrını şu ana kadar çözen olmadı
    10-sen bırak nasılları niçinleri sen sadece tanrının yarattığı dünyaya bak
    11-insanın aklıyla hayat sırrının çözülemeyeceğini anlatıyor
  4. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    11.sınıf sayfa 42 43 Terkbibent Cevapları

    --------------------------------------------------------------------------------



    1- Kafiye redif vs. eklemek uzun sürecek o yüzden bu soruyu size bırakıyorum.
    2- Terkibent devrin söyleyiş tarzından çok farklıdır. Şiirin şekli ve dili tamamen eski şiir geleneğiyle ilgilidir. Tanzimat dönemi sanatçıları halkı eğitmek istedikleri için genel olarak halkın anlayacağı kelime ve ifadelere yer verirler. Bu şiirde şair tümüyle süslü ve sanatlı şiir dilini kullanmıştır.
    3- Birimler birbirine beyitlerle bağlanmışlardır. Bu birimler bir araya gelerek şiirin temasını oluşturmaktadır. Şiirin bütün beyitlerinde neredeyse birbirine yakın anlamlar işlenmiştir. Sadece şiirin son dizesinde dünyayı anlamanın akılla olmayacağını belirterek tezatlık oluşturulmuştur.
    2. Etkinlik:
    Ziya Paşa’nın Terkibibenti: Şiirin birimleri beyittir. Kafiye ve redifler vardır. Bu birimler birleşerek temayı ortaya çıkarır.

    Terkibibentin Yapısal Özellikleri:
    a) bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir.
    b) Her bent, sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur.
    c) Bent sayısı 5-10 arasındadır
    d) Genellikle talihten şikayet, dini, tasavvufi ve felsefi konular işlenmiştir.
    Bu yapısal özellikler divan şiirinin ana damarıdır. Yukarıda ki eserlerde bu özellikleri yapılarında barındırmaktadırlar.
    4- 9. Beyit hariç diğer beyitler bir şekilde sosyal yapı ve tarihi değerler ile ilişkilidir.
    5- Tema: bu dünyanın insanları sınamak için yaratılmış olduğu ve akılla bu dünyanın tam anlamıyla kavranamayacağıdır. Şiirin yazıldığı dönemde bazı şairler iki arada bir derede kalmışlardır. Eski ile yeni çatışması içine düşmüşlerdir. Bu yüzden bazı şairler hak adalet hürriyet gibi kavramlar üzerine şiir yazarken, bazıları da bu şekilde felsefi konularda şiirler yazarak eski geleneği devam ettirmeye çalışmışlardır.
    6- Ziya Paşa terkibibentinde tasavvufi bir konuyu işlemiştir. Bu dünyanın insanı sınamak için yaratıldığını, ve insanın sadece kalbiyle anlayabileceğini belirtmiştir. Bağdatlı Ruhi ise aşk temasını işlemiştir. Bu yüzden iki eser arasında büyük farklılıklar vardır.
    7- Ziya Paşanın terkibibentinin teması günümüzde de geçerli olabilir. Şair aklı kullanarak bu dünyanın anlaşılamayacağını belirtmiştir. Bu kuram günümüzde de geçerlidir. Akıl bazı şeyleri kavrayabilir. Bu yüzden akıl günümüzde ne kadar önemli görünse de kalple birleşmeden pek bir anlam ifade etmez.
    8- ilk beyitte insanların birbirlerini kıskanmalarından bahsedilmiştir. Cahil insanlar yarasaya benzetilmiş ve bu kişilerin bilgili ve olgun kişileri kıskandıkları söylenmiştir. Akıllı insanlar ise ışığa benzetilerek bu kişilerin çevrelerini aydınlattıkları belirtilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devletinde cahil insanlar önemli yerleri işgal ettikleri için yazar devlet büyüklerine atıfta bulunmuştur. İkinci beyitte akıl iyi ile kötüyü tartan bir teraziye benzetilmiştir. Beyin şeklen de vücudun en ufak organlarından olmasına rağmen yaptığı iş boyutuyla tamamıyla ters orantılıdır. İnsan dünyayı aklıyla kavrar o olmadan ceza ve mükafat sisteminin tamamen dışında kalır şair dünyayı anlamanın ne kadar zor olduğunu belirtmek için anlamı terazide tartılamayacak kadar ağır bir varlık gibi düşünerek somutlaştırmıştır. İnsan dünyayı akılla kavramaya çalışırken bile dünyanın kavranamayacağını anlatarak beyitin anlamını tasavvufi yoruma açık hale getirmiştir.
    3.Etkinlik:
    • Ziya Paşanın metni tasavvufi ve felsefi bir anlama sahiptir Bağdatlı ruhinin metni daha çok aşk konusuyla ilgilidir.
    • İki metinde de kafiye redif söz sanatları gibi ahenk unsurları görülmektedir.
    • İki metnin de nazım birimleri aynıdır
    • İki metinde devrin zihniyetini yansıtan ifadelere rastlanılmaktadır.
    o 2. Grup
    • Sadullah paşanın manzumesi zihniyet bakımından bu metinlerden çok farklıdır.
    • Bu manzume batı zihniyetinin değerlerini yüceltmek eskinin düşünce sisteminin çarpıklıklarını ortaya çıkarmak için yazılmıştır.
    • Diğer metinler, eskiyi, eskinin dünya ve aşk anlayışlarını yansıtmaktadır.
    • Ziya Paşa dünyanın gidişatıyla ilgili kötümser Sadullah Paşa iyimserdir.
    9- Ziya Paşanın terkibibenti hayatın muammasını tezadını ortaya koyar. Şair dünyayı anlamak için kendince bir sürü yorum yapar onun bu yorumları kendisini rahata ulaştırmaz. Şair dünyanın bu kötü durumu karşısında şaşkın bir halde değer verdiği aklında işe yaramayacağını fark ederek varlıkları inceleyen ona hayret eden bir aciziyette kendini konumlkandırmıştır.
    10- Ziya paşa hakkında gerekli olan bilgi
    koraygns ve iLknuR_61 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş