Sayfa 46 -53 Arası

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde benvesen00 tarafından paylaşıldı.

  1. benvesen00

    benvesen00 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    4 Ekim 2010
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0

    :shy::shy::shy::shy::shy:
    • SAYFA 46
    1) Şu destanı M.Ö. 330-327 yıllarındaki olaylarla bağlantılıdır. Bu tarihlerde Makedonyalı İskender, İran’ı ve Türkistan’ı istilâ etmişti. Bu dönemde Saka hükümdarının adı Şu idi. Bu Destan Türklerin İskender’le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatılmaktadır.
    • Olay örgüsü:
    • İskender’in Semerkand’ı alıp Türk illerine doğru ilerlemesi
    • Türk hükümdarı “Şu”nun Hucend vadisinin kıyılarına 40 öncü kumandan göndermesi
    • Halkın Şu’nun hazırlıksız olduğunu düşünmesi ve karamsarlığa kapılması
    • İskender’in ırmağı geçmesi,Şu’nun ise onunla savaşmak yerine doğuya çekilmesi
    • 22 ailenin doğuya gidenlere katılmaması
    • İskender’in bu 22 kişiyi görmesi ve onlara bir şey yapmaması
    • Doğu’ya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adıyla anılması
    • Şu’nun Çin tarafına geçmesi
    • Türk kolunun İskender’in askerlerini bozguna uğratması
    • Zülkarneyn ve Şu’nun barışması
    • İskender’in Uygur şehirlerini yaptırıp geri dönmesi
    • Şu’nun Balasagun’a gelip Şu şehrini kurması ve buraya tılsım koydurması
    Kişiler:
    Zülkarneyn(İskender), Şu ,Türklerden geriye kalan 22 kişi, diğer iki kişi, vezir
    Zamanestanda belirsiz bir zaman söz konusudur.””Geceleyin, sonra, sabah olunca,ertesi gün , sonra” gibi yaklaşık zaman ifadeleri vardır.
    Mekan: Semerkand,Balasagun, Şu Kalesi, çadır,Çin,Uygur yakınları, Altın Han dağı…”
    4) Metnin yapı unsurları tasvir edilmeden anlatılmıştır.Olayın geçtiği mekanlar sadece yer adı olarak yer almış,bu mekanlarla ilgili betimleme yapılmamıştır.Zaman ifadeleri de belirsizdir, kişiler belirgin ve ayırt edici özellikleriyle anlatılmamıştır.



    SAYFA 47
    5) Metnin yapı unsurları temayı(iletiyi) vermede ve somutlaştırmayı gerçekleştirmede birer araç işlevi görmektedir.
    6) Şu destanı M.Ö. 330-327 yıllarındaki olaylarla bağlantılıdır. Bu tarihlerde Makedonyalı İskender, İran’ı ve Türkistan’ı istilâ etmişti. Bu dönemde Saka hükümdarının adı Şu idi. Bu Destan Türklerin İskender’le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatılmaktadır. Doğuya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adıyla anılmaları ile ilgili sebep açıklayıcı bir efsane de bu destan içinde yer almaktadır.
    Destandaki olay ve kişiler zamanla halkın ağzında dolaşa dolaşa olağanüstülükler kazanmış ve bugünkü halini almıştır.
    7)Şu denilen şehri yaptı.Oraya bir de tılsım koydurdu.Bugün leylekler o şehrin kapısına kadar gelir,fakat şehri geçip gidemezler.Bu tılsımın tesiri bugüne kadar sürmektedir.Bu ve benzeri olağanüstülükler metnin destan olma özelliğinden kaynaklanmaktadır.Çünkü destanlar çekirdek bir gerçekliğin zamanla halkın hayal gücünün etkisiyle olağanüstülük kazanıp yayılması ve sonrasında yazıya geçirilmesiyle oluşur.
    8)”Şu Destanı” bir edebiyat metnidir.Kurmacadır.
    9)Destanda hem öğretici hem de sanat metni işlevi bir aradadır.

    SAYFA 48
    10)
    Deli Kurt’un analığından dinlediği masalın etkisinde kalması
    Gökçen kızın pınardan su almak için gelmesi, Deli Kurt ve yanındakilere yaklaşması
    Deli Kurt’un Gökçen isimli kızı görünce onun güzelliğinden adeta büyülenmesi
    Gökçen’in pınara gelmesi
    Gökçenle Satı Kadın’ın konuşmaları
    Gökçen kızın pınardan uzaklaşması Deli Murat’ın kızın etkisinden kurtulamaması
    Kişiler:
    Deli Kurt,Gökçen kız,Satı Kadın, üç sipahi, Çakır
    Zaman: Belirgin zaman ifadeleri yoktur.
    Mekan: Pınar başı
    11) Her iki metin de anlatmaya bağlı metin olduğu için yapı unsurları olay örgüsü, kişiler yer ve zaman ögelerinden oluşmuştur.”Deli Kurt” romanında kişi ve olaylar canlı bir şekilde tasvir edilmiştir,bu durum Şu Destan’ında yoktur.
    12)Destanda kullanılan dil romandaki gibi edebi değildir.Deli Kurt romanında yazar son derece akıcı ve yalın Türkçe’yle bir aşkı oldukça çarpıcı canlı tasvirlerle ve dilin inceliklerini kullanarak anlatmıştır.Destanda ise dil son derece basit ve genelde göndergesel işlevde kullanılmıştır.
    13) “Şu Destanında her şeyi öncesi ve sonrasıyla bilen ilahi bakış açılı (hakim) anlatıcı vardır.Anlatıcının hedeflediği kitle halktır.
    14) Şu destanı, M.Ö. 330-M.Ö. 327 yıllarındaki olaylarla bağlantılı olan eski bir Türk destanıdır.
    Bu tarihlerde Makedonyalı İskender, İran'ı ve Türkistan'ı istilâ etmişti. Bu dönemde Saka hükümdarının adı Şu idi. Bu Destanda Türklerin İskender'le mücadelelerini ve geriye çekilmelerini anlatılmaktadır. Doğuya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adıyla anılmaları ile ilgili sebep açıklayıcı bir efsane de bu destan içinde yer almaktadır.
    Deli Kurt, Yıldırım Beyazıd’ ın oğlu isa bey in hiç göremediği çocuğudur. isa bey hamile olan hatununu en çok güvendiği sipahilerden biri olan Çakır’a emanet eder, o da bala hatun’u tımarının yakınındaki anasının obasına götürür ve yerleştirir. bala hatun’un murad adında bir oğlu olur, obada Murad’a “ deli kurt” lakabı takılır...Deli kurt gün geçer gerçekbir sipahi olur, orduya girer, ağasıyla tımar komşusu olur... Bir gün Gökçen adında bir kız görür, bu kız oba halkı tarafından pek tekin görülmez. peri kızıdır diye konuşurlar, doğaüstü güçlerini bilirler, uğraşmazlar. Deli kurt bu kıza gönlünü kaptırır, bir sipahiye yakıştıramaz ama yine de onu düşünmeden edemez...aşkıyla yanar tutuşur, en sonunda aşkını itiraf eder karşılıkda bulur, fakat deli kurt un savaşa gittiği bir sırada obayı sel basar, hem analığı, hem gökçen kızı sel alır gider. savaş dönüşü bunu duyan deli kurt atına atlar ve evini yurdunu bırakarak hiç bilmediği bir yere doğru gider, uzaklaşır...
    15) Şu Destanı’nda Şu ve Zülkarneyn destanın baş kişileridir.Olaylar bunların etrafında şekillenir.Deli Kurt’ta ise Deli Kurt ile Gökçen kız romanın baş kahramanıdırlar.Olaylar bu kişilerin etrafında şekillenir.Diğerleri yardımcı karakterdirler…
    1.etkinlik: bknz.Hazırlık bölümü

    SAYFA 51
    16) Her iki destanın teması da kahramanlıktır.Kahramanlık teması evrenseldir

    2.ETKİNLİK
    Şu Destanı Odysseia
    Kişiler Şu, İskender …
    Kişiler: Odysseia , Kikonlar,Lotofaglar,Kirke,Kaly psoPenelope,Laertes,Antinoos
    Tema: Kahramanlık Kahramanlık
    Kişiler bakımından her iki destanda da olağanüstü güçlere sahip kahramanlar bulunmaktadır.
    18) Mitolojik unsurlar,hayatla mücadele, dini inançlar ve musiki destan dilinin oluşmasını sağlayan unsurlardır.Destan dili bu ögeler üzerine kurulur.
    • 19) Destan dili şiirsel bir yapıya sahiptir, doğal dil değildir.
    • Destan dili ahenklidir, doğal dil değildir.
    • Destan dilinde sanatsal işlev vardır, doğal dilde genelde göndergesel işlev kullanılır.
    • Destan dili mitolojik unusurları barındırır, doğal dil barındırmaz.
    • Destan dilinin coşkulu, epik bir anlatımı vardır, doğal dilin genelde yoktur.
    • Doğal dil destan diline göre daha akıcıdır.
    • Destan dili abartılıdır, doğal dil daha yalın ve sadedir.
    • Doğal dildeki göstergelerin karşılama gücü belli yere kadardır.Fakat insanların hayal dünyası sınırsız olduğu için göstergeleri belli bir noktaya kadar kullanabilir.Bu nedenle göstergeleri bir noktaya kadar kullanabilir.Destan dilinin olağanüstülükleri karşılaması ancak bununla mümkün olur.
    • 3.etkinlik: bknz. Hazırlık çalışması
    20) Oluşumu:
    * Halkı derinden etkileyecek bir olayın yaşanması
    * Bu olayda öne çıkan bir kahramanın olması
    * Toplumda derin izler bırakan olay ve kahramanın destansı öykülerinin ozanlar tarafından söylenmesi ve bunun yayıl¬ması
    * Güçlü bir şairin toplum içinde anlatıla anlatıla zenginleştiril¬miş hikâyeleri derleyerek yeniden yazması.
    Destanların bir ozan tarafından son hâli verilinceye kadar olan süreçte halkın hayalleri destanlara katılır, zamanla destanlara yeni olaylar da eklenir. Yeni olaylarla zenginleşen destanlar, ortak bir eser haline gelir.
    Tema: Bir milleti derinden etkileyen millet hayatında derin izler bırakan kişi ya da olaylar
    Dil-anlatım : Şiirsel ve manzum bir yapı söz konusudur.Anlatıcı her şeyden haberdar olan ilahi bakış açılı anlatıcıdır.Ahenk için genelde devrik cümle kullanılır.
    Olağanüstülük: Destanlardaki olay örgüsü hayal gücü ile zenginleştirilmiş ve olağan üstü nitelik kazanarak gerçeklikle bağını koparmıştır.
    21.
    • Anlatımı sözlüdür.
    • Din törenlerinde(şölen,sığır,yuğ) doğmuş, din dışı törenlerde gelişmiştir.
    • Edebi ürünler manzumdur.(şiir şeklindedir)
    • Edebi ürünler anonimdir, bunlara milli özellikler hakimdir.
    • Yalın bir dil kullanılmıştır, dil yabancı etkilerden uzaktır,ÖZTÜRKÇEDİR
    • Şiirde “yarım uyak, hece ölçüsü, dörtlükler” kullanılmış.
    • Şiir söyleyen kişilere “ozan, kam, baksı, şaman” denilir.
    • Bu dönemde “sav, sagu, koşuk, destan” nazım şekilleri görülür.
    • Genellikle aşk,tabiat, kahramanlık ve ölüm konuları işlenmiştir.
    • 22.Bknz.hazırlık soruları

    SAYFA 52
    4.etkinlik
    Destan parçalarındaki ortak motif “SU” motifidir. Su: Türkler arasında temizleyici, kötü ruhlardan ve hastalıklardan koruyucu bir unsur olarak kabul edilmiş, ateşe bağlı olarak birçok inancın ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Türklerin Müslüman olmalarından sonra da ateşle ilgili inanışlar devam etmiş; ateş üzerine tükürmek, ateşi su ile söndürmek, ateşe karşı küfretmek günah kavrama dâhil edilmiştir.

    1.) Zülkarneyn’in 22 kişiyi görerek “Bunlarda Türk alametleri var ;bunları görünce kimseye sormadan bunlar için “Türk manend” dedi ki manası “Türk’e benziyorlar” demektir.Bu ad o adamlar için bugüne kadar kaldı.”Diğerleri Altın Kan ve Şu şehrinin adı…(Metinden bulunuz)
    Günümüzde de yer adlarının verilişi ile ilgili benzer anlatımlar vardır. Örneğin Tavşanlı ilçesinin adı: Yıldırım Bayezıd yanında bulunan diğer görevlilerle birlikte Bursa’dan Kütahya’ya Germiyan Beyinin kızını görmeye gelirken Tavşanlı sahrasından geçer.O zamanlar buraları fundalık-çalılıktır.Yıldırım Bayezıd,burada avlanır ve tavşanların bol olmasından dolayı da “Buranın tavşanı çok” der.O günden bu güne burası “Tavşanlı”olarak kalır.
    2)Her iki destanda da “su” motifi kullanılmıştır.Her iki destanda da Kalaç soyunun etnik kaynağının etimolojik yönden destan yapısı içinde yer alır.Oğuz Kağan Destan’ında daha çok olağanüstülük vardır.
    3) Oğuz Kağan da Hakan Şu da Türk hükümdarıdır.İkisi de olağanüstülükler gösteren bir yapıya sahiptir.Mücadeleleri şahsi değil millidir.

    SAYFA 53
    DEĞERLENDİRME
    1) 1- Doğuş (oluşum) aşaması:
    Bu aşamada milletin hayatında iz bırakan önemli tarihî ve sosyal olaylar, bu olaylar içinde yüceltilmiş efsanevî kahramanlar görülür.
    2- Yayılma aşaması:
    Bu safhada, söz konusu olay ve kahramanlıklar, sözlü gelenek yoluyla yayılır. Böylece bölgeden bölgeye ve nesilden nesle geçer.
    3- Derleme (yazıya geçirme) safhası:
    Bu safhada, sözlü gelenekte yaşayan destanı, güçlü bir şair, bir bütün halinde derleyip manzum olarak yazıya geçirir. Çoğu zaman bu destanların kim tarafından derlendiği ve yazıya geçirildiği belli değildir.
    2) (D)
    3) (D)
    4) (D)
    5) Bozkurt ve Ergenekon Destan’ıdır.
    6) Destan
    7)(a)

Sayfayı Paylaş