sene başından beri hocanın yazdırdığı notlar...!!

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde gosde92 tarafından paylaşıldı.

  1. gosde92

    gosde92 Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    EDEBİYATLA SOSYAL ve SİYASİ HAYATIN İLİŞKİSİ
    Sosyal ve siyasi hayat edebiyatı etkiler. Edebi eserlerde o dönemin sosyal ve siyasi yaşamın etkileri görülür. Örnek olarak; Göktürk Yazıtları İslamiyet öncesi dönemin yaşantısı hakkında bize bilgiler verir.

    TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATIN OLUŞUMU
    1839 Tanzimat Fermanı ile edebiyatımızda değişim ve yenileşmeler başlamıştır. Hazırlık döneminde Yusuf Kamil Paşa, Akif Paşa, Ethem Pertev Paşa, Sadullah Paşa gibi devlet adamları, Batı Edebiyatını tanımış, onlardan çeviriler yapmıştır.
    Bu edebiyatın kuruculuğunu Ziya Paşa, Namık Kemal ve Şinasi yapmıştır. Özellikle “ Şinasi “ öncüdür.
    Bu edebiyatı yaygınlaştırıp geliştirenler Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan ve Sami Paşazade Sezai’dir.

    a)1.Dönem(1860-1876):Bu dönemde ilk özel gazete Tercüman-ı Ahval çıkarılmıştır. Bu gazeteyi , Şinasi ve Agah efendi çıkarmışlarıdır.
    Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Şemsettin Sami, Ahmet Vefik Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa 1.Dönem’in en önemli sanatçılarıdır.
    • Tanzimat’ın 1.döneminde toplumcu görüş hakimdir. (“Sanat toplum içindir. görüşüyle eserler verilmiştir.)
    b)2.dönem(1876-1896): Abdülhak Hamit Tarhan, Recaizade Mahmut Ekrem, Sami Paşazade Sezai(Sergüzeşt), Muallim Naci, Nabızade Nazım 2.Dönem’in sanatçılarıdır.
    • Bu dönemde “Sanat, sanat içindir.”görüşü hakimdir.


    MAKALE VE GAZETECİLİK
    Tanzimat fermanı ile vatandaşlar yeni haklar kazanmıştır.1839’dan sonra kültür hayatı canlanmıştır.toplumumuz Tanzimatla birlikte gazete ile tanıştı. Gazete ve gazetecilik halkı bilinçlendirmeye başladı. Bu dönemde edebi eserler gazetelerde yayınlanmıştır.
    İlk resmi gazete Takvim-i Vakay-ı Resmi
    İlk yarı resmi gazete Ceride-i Havadis
    İlk Özel gazete Tercüman-ı Ahval.
    Diğer gazeteler; Tasvir-i Efkar, Muhlair, Hürriyet, İbred, Devir, Tercüman-i Hakikat, Sabah, Tercüman-ı Şark.

    *Bu dönemde edebi tartışmalar vardır.
    Namık Kemal ve Ziya Paşa arasında tartışmalar vardır.aralarında eski-yeni tartışması oluşmuştur.
    Namık Kemal şiirin kaynağını halk şiiri derken, Ziya Paşa Divan Şiiridir.
    Ziya Paşa’nın HARABAT adlı eserine karşılık Namık Kemal TAHRİB-İ
    HARABAT ve TAKİP adlı eserlerini yazar.
    Bu tartışmanın başlama sebebi vardır. Ziya Paşa şiir ve İNŞA makdesinde halk şiirini savunurken HARABAT adlı eserinde Divan şiirini savunarak kendi görüşüne ters düşmüştür.
     Tanzimat Dönemi’nin diğer bir tartışması muallim Naci ve Recaizade Mahmut Ekrem arasında geçmiştir.Muallim Naci eski’yi savunurken Recaizade Mahmut Ekrem yeni’yi savunur.(eski dil-yeni dil)
    Muallim Naci’nin eseri DEMDEME, Z.M.E ’in ZEMZEME.


    TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİ ÖZELLİKLERİ

    1) Makale, anı, eleştiri, roman, hikâye, tiyatro gibi türler edebiyata girmiştir.
    2)1.Dönem sanatçıları, Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa Fransız düşünürlerden etkilenmişlerdir.Gericiliğe, zulme ve haksızlığa karşı çıkmışlardır.
    3)1.Dönem “Toplum için sanat”
    2.Dönem “Sanat, için sanat” görüşü hakimdir.
    4) İkinci dönem sanatçıları Abdülhak Hamit Tarhan, Recaizade Mahmut Ekrem, Sami Paşazade Sezai birçok türde eserler vermişlerdir.
    5)Klasisizm, romantizm, realizm ve natüralizm etkileri vardır.
    6)Bu dönemde sade bir dil savunulmuş fakat ağır dil kullanılmıştır.
    7)Divan edebiyatına göre daha nesnel bir edebiyattır.
    8)1.Dönem sanatçıları divan nazım şekillerini geliştirmiştir, 2.dönem sanatçıları ise Avrupai nazım şekilleri kullanılmıştır.
    9)Parça güzelliği değil, bütün güzelliği anlayışıyla yazılmıştır.
    10)Hece ölçüsü savunulmuş fakat aruz kullanılmıştır
    11) Tiyatro romandan daha çok gelişmiştir. Ayrıca gazeteciliğe önem verilmiştir.
    12)Noktalama işaretleri ilk defa bu dönemde kullanılmıştır.


    TANZİMAT DÖNEMİNDE EDEBİ TENKİT (ELEŞTİRİ)
    Eleştiri, bir sanatçının ya da sanat eserinin gerçek değerini ortaya çıkarmak amacıyla yazılan yazılardır. Eleştirilerde olumlu ve olumsuz yönler göz önüne serilir.
    Tanzimat döneminde edebi tartışmalar yapılmıştır. Bu tartışmalar dil konusunda ve eski-yeni konusunda yapılmıştır. Bu dönemde edebi tenkitin öncüsü Ziya Paşa ve Namık Kemal’dir.

    ŞİNASİ (1826-1871)
    Tanzimat edebiyatının kurucularındandır. İlk şiir çevirisi, ilk özel gazete, ilk tiyatro ona aittir. Noktalama işaretlerini ilk defa o kullanmıştır. Parça güzelliği yerine bütün güzelliğine önem vermiştir. Ayrıca gazeteciliğini de halkı aydınlatmak için yapmıştır. Arapça, Farsça ve Fransızca bilirdi.
    İst.’da doğmuş, babası şehit düşünce annesi tarafından yetiştirilmiştir. Çeşitli memurluklarda bulunmuş ve İst.’da ölmüştür.
    Tercüman-i Manzume, Şair Evlenmesi, Durub-ı e-Emsali Osmaniye, Kâmus-i Osmani ve Tercüman-ı Ahval önemli eserledir.


    GAZEL
    1)Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm. ((MATLA))
    Dolaştım mülk-i islamı bütün virâneler gördüm.
    2)Bulundum ben dahi dar-üş-şifa-yi Bab-ı Alide.
    Felâtım’u beğenmez anda çok divaneler gördüm.
    3)Huzûr-i güşe-i meyhaneyi ben görmedim gitti.
    Ne meclisler ne sonbahar ne işet hânaler gördüm.
    4)Ziya değmez humarı keyfine meyhane-i dehrin.
    Bu işret-gente ben çok durmadım amma neler gördüm. ((MAKTA))



    AÇIKLAMASI
    1) Hristiyan ülkelerini gezdim, oralarda bayındır kentler, güzel köşkler gördüm. İslâm ülkelerinde ise bakımsız, yıkılmış kentler gördüm.
    2) Ben de o Bab-ı Ali(hükümet kapısı) denilen şifa evinde bulundum. Orada (Yunan filozofu) Eflatun’u beğenmeyen çok ****ler gördüm.
    3) Çok topluluklar, çok şaraplar, çok içki içilen yerler gördüm. Bildiğim, gördüğüm yerlerin hiçbirinde meyhanede bulduğum mutluluğu bulamadım.
    4) Ey Ziya! Dünya meyhanesinin mutluluğuna, sarhoşluk zevki denmez. Ben bu içki yerinde çok durmadım, amma çok şeyler gördüm.

    *Nazım biçimi: Beyit
    *Kafiye Şeması:(a,a) (b,b) (c,c) (d,d)…….
    *Nazım Şekli: Gazel

    Nazım **çüsü

    Dolaştım mülk-i İslâmı bütün virâneler gördüm.
    * __ __ __ / * __ _ __ * ___ _ _ /_ __ ___ ___

    Me fâ i lün me fa i lün me fa i lün me fa i lün

    Bu gazel yapısal olarak divan gazeline benzemektedir. İçerik olarak ise divan gazelinden farklıdır. Biçimce eski, özce yenidir. Didaktik bir gazeldir. Nâbi tarzında yazılmıştır.

    ----------------------- o ------------------------
    Aruz **çüsü
    İran Edebiyatından Arap Edebiyatına, oradan da Türk Edebiyatına geçmiş bir ölçüdür. Bu ölçü, çölde deve üzerinde giden imam Halil tarafından ortaya atılmıştır.
    Hecelerin açık ya da kapalı (uzun-kısa) oluşları esasına dayanan bir ölçüdür.
     Sesli harfle biten, hecelere (.) konur. (kısa sesli)
     Uzun sesli harfle biten hecelere (-) konur.
     Sessiz harfle biten hecelere (-) konur.
     Dizenin son hecesine daima (-) konur.
     Üç harfli hecelerde ortadaki ünlü uzunsa (- . ) konur.
     Dört harfli hecelere (-.) konur.
     Vezne uydurmak için kısa hecenin uzun dokunulmasına İmale denir.
    Örn: Kan da (da--imale)
    ___ ___
     Vezne uydurmak için uzun hecenin kısa okunmasına Zihaf denir.
    Örn: rüyâ (yâ – zihaf)
    *
     Terkip i’leri uzun da gösterilir, kısa da.
    Örn: dil-i şeydâ / dil-i şeyda
    * *

     Aruz veznini şiire uygulamaya TAKTİ denir.

    Aruz Kalıpları
    *F â i lâ tün * Fe i lün *Me fa î lün
    ___ * __ ___ * * ___ * __ __ ___

    * Fe i lâ tün * Fe û lün * Müs tef i lün
    ___ * __ ___ * __ ___ _____ ___ * ___

    * Mef û lü *Me fâ i lün *Mef te i lün
    _____ __ * * ___ * ___ _____ * * ___




    Fâ i la tün (3) Fa i lün Me fa ‘î lün (4)
    ___ * __ ___ __ * ___ * ___ __ ___

    Fe i lâ tün (3) Fe i lün
    * * __ ____ * * ___

    Mef û lü / Me fa i lü (2) / Fe i lün
    ____ __ * * __ __ * * * __

    Mef û lü / Fâ i lâ tü / Me fa i lü / Fa ‘ lün
    __ ___
    ÖRN: Bu emel gurbetinin yoktu ucu
    Fe i lâ tün/fe i lâ tün/fe i lün

    Topladık yollarda altın fildişi
    Fa i lâ tün/fâ i lâ tün/ fâ i lün

    KLASİSİZM
    • 17.yy
    • Fransa
    • Akıl ve sağduyu
    • Tarih
    • Yunan ve Latin edebiyatı
    • Yazar kendisini gözler
    • Şekilcilik
    • Mükemmellik
    • Konu değil anlatım
    • Sanat sanat içindir.
    • Değişmez tipler işlenmiştir.
    • Tiyatroda 3 birlik (yer, zaman ve olay)
    1.Olay:Tek
    2.Yer:Tek
    3.Zaman:24 saat

    Klasisizm
    17.yy’da Fransa’da ortaya çıkmıştır. 1660 Ekolü diye de bilinir.’’Kuralcı sanat yolu ‘’ demektir.
     Akıl, erdem ve sağduyu esas alınır.
     Eserlerde değişmez tipler vardır.
     Sanatçılar, kişiliklerini gizlerler.
     Kahraman üst tabakadandır.
     Kaba sözlere yer verilmez.
     Tiyatroda 3 birlik kuralı vardır.

    Trajedi:Rocine, Corneille
    Komedi: Moliere
    Fabl: La Fantaine
    Porte : La bruyere
    Roman: Fenelan, Madam de La Fayette (Molharbe, Baileau, Pascal, Milton)
    Türk edebiyatında: Şinasi, Ahmet Vefik paşa

    Romantizm
    • 19.yy
    • Fransa
    • Klasisim’e tepki
    • Duygu ve hayal
    • Sanat toplum içindir.
    • Üç birlik kuralına uyulmamıştır.
    • Dram türü ortaya çıkmıştır.
    • Yazanlar kişiliklerini gizlememişlerdir.
    • Örf ve âdetler
    • Konular Ulusal kaynaklar ve Tarih
    • Zıtlıkla (iyi-kötü)
    • Kişiler halktandır.
    • Hristiyanlık




    Romantizm
    19.yy’ın ilk yarısında Klasisizme tepki olarak doğmuştur. Önce İngiltere’de ortaya çıkmış, Fransa’da gelişmiştir. Çağdaş edebiyatlar örnek alınmıştır.
    o Hayal ve duyguya önem verilmişlerdir.
    o Sanatçılar kişiliklerini gizlenmezler.
    o Kahramanlar ideal insan, komik, kaba, çirkin,kötü…
    o Karşıtlıklara yer vermişler (iyi-kötü, güzel-çirkin)
    Fransız Ed: Victor Hugo(öncü), Alfred de Musset, Aleksandre Dumans, Chateaubbrian J.J. Rousseau.
    Alman Ed: Goethe, Schiller
    İngiliz Ed: Lord Byron
    Türk Ed: N.Kemal , A.M. Efendi, A.H Tarhan , R.M Ekrem.

    ---------------------O—O—O---------------

    TERKİB-İ BENT
    1)Bir kante içen çeşme-i pür-hûn-u fenâdan
    Başın alamaz bir dahi bâran-ı belâdan

    2)Bibaht olanın bağına bir katresi düşmez.
    Bârân yerine dürr ü güder yağsa semâdan

    3)Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir.
    Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
    ZİYA PAŞA


    Açıklama
    1)Yokluğun ölüm dolu çeşmesinden bir damla içen kimse, başını bela yağmurlarından bir daha kurtaramaz.
    2)Gökten inci elmas dökülse, bahtsız olanların bağına bir tanesi düşmez.
    3)Nasihat ile yola gelmeyeni azarlamalı, azarlamayla yola gelmeyenin hakkı dayaktır.
    (Nasihat—Azarlama—Dayak)






    Nazım Birimi: Beyit
    Kafiyeler: Gazel tipinde kafiyelenir.
    Dil ve Anlatım: Dil ağırdır. Özlü söyleyişler vardır.
    Nazım Şekli: Terkib-i Bent
    Tamamı 12 benttir. Her bent 11 beyittir. Bağdatlı Ruhi Terkib-i bendine nazire olarak yazılmıştır.Ziya Paşa burada şekil ve öz olarak eskiye bağlıdır.

    -----------------------------O---------------------------
    ZiYA PAŞA (1825-1880)
    Eserlerinde klasik(divan) Türk şiirinin, mahallileşme akımının,âşık tarzının ve Avrupa Edebiyatının etkileri görülür.Sosyal, siyasi ve kişisel konuları işlemiştir.Fikirleriyle Avrupalı, duygularıyla yerli kalmıştır.
    Şiirlerinde, özlü söz değerinde dizeler yazmıştır. Eşar-ı Ziya(şiir), Harâbat(Eleştiri), Zafernâme (hiciv), Şiir Ve İnşa Makalesi, Rüya Defter-i Amâl (anı), Emile(Şiir Çevirisi)
    ---------------------------------O--------------------------

    KASİDE
    1)Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
    Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükümetten
    2)Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
    Mûrüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten
    3)Kilab-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
    Uyân ey yöreli şîr-jijon bu hâb-ı gafletten

    N.KEMAL

    Açıklaması
    1)Zamanın hükümlerinin, doğruluk ve güvenlikten saptıklarını gördüğüm için, şan ve şerefimle hükümet kapısında çekildim.
    2)İnsan olmanın bilincine erenler, halka hizmet etmekten usanmazlar.iyilik sever olan insan, zulüm görmüş olanlardan yardım elini çekmez.
    3)Gezdiğin nazlı topraklar zulüm köpeklerine kaldı.Ey yaralı kükremiş aslan, bu dalgınlık, habersizlik uykusundan uyan.

    Nazım Birimi:Beyit (parça güzelliği yerine bütün güzelliği önemsenmiştir.)
    (Beyitler anlamca bağlantılıdır.)
    Kasidenin tümü 31 beyittir.Namık Kemal bu Kasideyi Fransız İhtilalinin etkisinde yazmıştır.Bu kasidenin adı Hürriyet Kasidesi’dir.
    Dil ve Anlatım:
    Divan kasidesine göre dil sadedir. Çoşkun bir hitabet niteliği taşımaktadır.
    **çü:
    Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk selâmetten
    (me fâ î lün /Me fâ î lün/me fâ î lün/ me fâ î lün)

    -------------------------------O-----------------------
    NAMIK KEMAL (1840-1888)
    Vatan şairi olarak bilinir. Çeşitli türlerde eserler vermiştir. Fikirleri nedeniyle sürgün hayatı yaşamıştır. Vatan, miller ve hürriyet konularını işlemiştir. Tiyatro ve romanlarıda romantizm etkilenmiştir.
    Romanları;İntibah(ilk edebi roman)
    Cezmi (ilk tarihi roman )
    Tiyatroları;Vatan yahut Silistre ( Sahnelenen ilk tiyatro eseri)
    Akif Bey,Zavallı Çocuk, Gülnihal, Kara Bela , Celâlettin .Harzemşâh.
    Eleştirileri;Tahrib-i Harabat, Takip.

    ----------------------------O------------------------

    SERGÜZEŞT (S.P.SEZAİ)
    Macera anl***** gelir. Esir olarak alınıp satılan kızlar anlatılır. Özellikle Baş kahraman Dilber’in macerası anlatılır.
    Bu ederin edebiyatımıza getirdiği yenilikler:
     Esaret ve insan ticareti üzerine yazılmış en ünlü eser (Tanzimat Dön.)
     Romantizmden realizme geçişin ilk örneğidir.
     Karşılıklı konuşmalarda sade bir dil kullanılmıştır.


    SAMİ PAŞAZADE SEZAİ(1860-1936)
    Madrit elçiliği yapmıştır. Sergüzeşt romanı ile ünlü oldu. Alphonse Davdet etkisindedir. Onun Jack adlı eserini çevirmiştir. Az sayıda eser vermiştir.
    Hikâye: Küçük şeyler
    Mektup: İclâl


    FELATUN BEY İLE RÂKIM EFENDİ(A.MİTHAT EFENDİ)
    Ahmet M Efendinin yazdığı bu romanda Felatun Bey alafiranga meraklısı bir mirasyediyi, Rakım Efendi ise çalışkan bir yazarı temsil etmektedir.
    Ana düşüncesi:’’ Ne oldum dememeli ne olacağım demeli’’ insanlar başkalarına özenerek değil, kendi gerçeklerine uygun olarak yaşamalıdır.


    AHMET MİTHAT EFENDİ(1840-1913)
    Tercüman-ı Hakikat gazetesini çıkarmıştır. İki yüze yakın eseri vardır. Çeşitli türlerde yazmıştır. Kalemini,halkın eğitimi için kullanmıştır.
    Romanları teknik açıdan kusurludur. Olayların arasında bilgiler verir. Hâce-i Evvel (ilk Öğretmen) olarak bilinir.
    Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Felâtun Bey ile Râkım Efendi, yeniçeriler önemli romanlarıdır.
    Letaif-i Rivayet adlı ilk hikaye kitabını yazmıştır.
    Avrupa’da Bir Cevelan önemli gezi yazısıdır.
    (Not:Hüseyin Rahmi Gürpınar onun izinden gitmiştir.)





    CEZMİ(Namık Kemal)
    İlk tarihi romandır. Konusu 16yy’daki Osm-İran Savaşıdır.Bu savaşta Osmanlılar İran’a karşı başarı sağlamıştır. Namık Kemal bu başarıyı 19yy’da yani Osmanlıların yıkılmaya yüz tuttuğu bir dönemde yazmıştır. Namık Kemal bu esere Osmanlı imparatorluğuna ve halka morel vermeyi amaçlamıştır. Eserin dili dönemine göre sadedir.


    TAAŞŞUK-I TALAT VE FITNAT
    (Şemsettin Sami)
    Bu eser Şemsettin Sami’ye aittir. Talat ve Fıtnat’ın aşkı basit bir teknik ile işlenmiştir. Edebiyat tarihinde ilk yerli roman olarak bilinir.

    ŞEMSETTİN SAMİ
    Fransızca, İtalyanca, Eski Yunan, Arapça, Farsça bilirdi. İlk yerli roman Taaşşuk-ı Talatı Ve Fıtnat’ın yazarıdır. Orhun Yazıtlarının ve Kutadgu Bilig’i Türkçe’ye çeviren ilk kişidir. Kamus-ı Türki, Kamus-ı Fransevi eseri önemli bir sözlüktür.( Tercümeleri de vardır.)

    İNTİBAH ( Namık Kemal)
    Edebi değeri olan yani batılı ilk roman İNTİBAH’ tır. Bu eser Namık Kemal’e aittir. Eser, tasvir ve tahlil romanıdır. Teknik bakımdan zayıftır. Romanda, bir bahar mevsiminde Ali Bey, Dilâşup ve Mahpeyker arasında geçen olay anlatılmaktadır.
    Türü= Romantik romandır. Özellikle Victor Hugo’nun etkisi görülür. Namık Kemal, gençlerimize deneyimlerimizle yardımcı olmamızı ve onların gerçekte hayal kırıklıklarına uğramamalarını vurguluyor.

    ARABA SEVDASI ( R.M EKREM)
    İlk realist romandır. Bu eserde batılaşmayı gereği anlamayan taklitçi insanların, toplum içindeki gülünç durumu anlatılmıştır.
    Bitruz Bey bir vezirin oğludur.23-24 yaşlarındadır. Babasının serveti ile yaşamaktadır. Periveş adlı düşkün bir kadınla beraber servetini tüketir.




    Emeğe Saygııı.... YRdımcı OLduysamm ne Mutluu=)
  2. esoş

    esoş Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    teşekür ederim arkadaşım çok yardımcı oldu bu notlar eline saglık :)
  3. sahıfula

    sahıfula Üye

    Katılım:
    13 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    cok işime yaradı cok tesekkurler=D elinize sağlık
  4. selv4

    selv4 Üye

    Katılım:
    14 Kasım 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok saoll
  5. [ S(B)EN ]

    [ S(B)EN ] Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok saol cnm ellerine sağlıkk çok güzel olmuşş :D
  6. cagdasrock

    cagdasrock Üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    paylaşım güzel emeğine sağlık.
  7. GöZbEbEğİm!....

    GöZbEbEğİm!.... Üye

    Katılım:
    13 Eylül 2008
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    CoK sAgOL eLİnE kOlUnA sAğLıK !...
  8. yalniz_kiz66

    yalniz_kiz66 Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    tesekkür ederim gerçekten güzel paylaşım

Sayfayı Paylaş