servet-i fünun edebiyatı sanatçıları hayatı

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde samed42 tarafından paylaşıldı.

  1. samed42

    samed42 Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar sanatçıların hayatını maddeler halinde yazarsanız sevinirim öyle daha anlaşılır oluyor da....:)

  2. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.043
    Beğenileri:
    880
    Ödül Puanları:
    113
    düzyazı şeklinde olsa, olmaz mı?... :)

    Servet-i Fünun Edebiyatının Önemli Sanatçıları



    Tevfik FİKRET (1867-1915)

    Bu dönemin en güçlü yazarlarındandır.Parnasizmin etkisindedir. Şiir- lerinde biçim kusursuzdur.**çü,kafiye ve şekil gibi unsurlarla oluşturulmuş bir musiki sezilir.İşlediği konuyu sözcüklerin sesiyle hissettirir.Aruz ölçüsüne öylesine hakimdir ki konuşur gibi yazdığı şiirlerinde kusursuz bir ölçü vardır.Şiiri düz yazıya yaklaştırmış birkaç dize süren cümlelerden oluşan şiirler yazmıştır.

    Servet-i Fünun döneminde yazdığı şiirler kişisel ve sanatlıdır.Daha sonraki dönemlerde yazmış olduğu şiirler ise aşırı toplumcu bir şiir anlayışı vardır.

    Edebiyatımıza müstezat şiir şeklini getirmiş soneyi çok iyi kullanarak yaygınlaşmasını sağlamıştır.



    Eserleri:

    Rubab-ı Şikeste:Bu kitapta bulunan şiirler Servet-i Fünun döneminde sanat için sanat görüşüyle yazdığı şiirler bulunmaktadır.Önceki şiirlerinde Recaizade ve Abdülhak Hamit’in etkileri görülür ancak daha sonraki şiirlerinde kendi üslubunu yakalamıştır.

    Haluk’un Defteri:Bu kitapta oğlu Haluk’un kişiliğinde istediği neslin özelliklerini,onlara verdiği öğütleri anlatmıştır.Buradaki şiirler sanat için sanat görüşünden toplum için sanat görüşüne doğru yönelmektedir. Şiirleri sosyal bir endişe ile de yazılmış olsa biçimdeki özeni ve mükemmelliği hiçbir zaman kaybetmemiştir.

    Rubabın Cevabı: Bu kitap Tevfik Fikret’in toplumcu ve vatan şiirlerinin olgun ve güçlü örneklerinin olduğu kitaptır.Vatanın kötü yöneticiler elinde çektiği sıkıntıları eleştirel bir üslupla anlattığı ve bu durum karşısında şairin umudunu yitirmediği görülüyor.

    Şermin:Hayatının son dönemlerinde çocuklar için yazdığı bir kitaptır ve bu kitap hece ölçüsüyle yazılmıştır.

    *****Tevfik Fikret hiç roman ve tiyatro yazmamıştır.

    İstanbul’u anlattığı SİS şiiri İstanbul’u kötüleyen karamsar bir şiirdir. Doksan Beşe Doğru ve Tarih-i Kadim önemli şiirlerindendir.

    Toplumcu görüşle yazdığı ve memleketin Batı medeniyeti seviyesine gelmesini istediği şiirleri ;Haluk’un Vedası(Annesi ölmüş bir kızı anlatır)Tarih-i Kadim(M.Akif buna karşılık bir eser yazmıştır)Sis , Haluk’un Amentüsü



    Cenap ŞAHABETTİN (1870-1934)

    Asıl mesleği doktorluk olan şair Servet-i Fünun edebiyatında Tevfik Fikret’ten sonra gelen en önemli şairdir. Öğrenim için gönderildiği Fransa’da tıptan çok şiirle ilgilenmiş ve Fransız sembolist yazarlarını tanı mıştır.

    Şiirde bir ahenk oluşturmak ister ve kelimeleri müzikal değerlerine göre seçer.Dili oldukça ağırdır.Orijinal sıfat taşmamaları kullanır. “Saat-ı Semenfam (yasemin renkli saatler)tamlaması tartışmalara neden olmuş -tur. Genellikle duygu ve hayal yüklü tamlamalar kullanır.

    Hem parnasizm hem de sembolizmin etkileri şiirlerinde görülür. Sembolizmin musikisi, parnasizmin ise doğa betimlemeleri,sözcükle resim yapma sanatı onun şiirlerinde görülür.Elhan-ı Şita adlı kış manza- rasını anlattığı şiirinde sözcükler okuyucuya karın yağışını hissettirir. Sanat için sanat görüşünü benimsemiştir.Ona göre sanat güzellik içindir. Şiirlerinde aşk ve tabiat temalarını işlemiş ve semboller kullanmıştır.

    ** Şiirde serbest müstezat tarzını ilk ve en iyi kullanan şairdir.Bazen de sone tarzında eski şiiri hiçe sayan batı tarzı kullanımıyla çok eleştiri almıştır.En basit konuları şiirin konusu haline getirmek için servet-i fünun diline yeni sözcükler sokmuş Arapça ve Farsça yeni sözcükler kullanmıştır.

    Şiirde güzellikten başka bir şey aramadığını güzel sanatlarda fayda aranmayacağını söyleyen şairin nesir alanında da önemli eserleri vardır . Nesir dili şiir dilinden biraz daha sadedir.

    Bir şiirde birden fazla ölçü kullanmasıyla ünlüdür.

    ****Şiirlerini Evrak-ı Hayal adlı bir kitapta toplayacağını söylemesine rağmen sağlığında yapamamıştır.Şiirleri ancak 1984 yayınlanmıştır.

    Nesir alanındaki eserleri Hac Yolunda,Avrupa Mektupları.Suriye



    Mektupları,Nesr-i Harp,Nesr-iSulh ve değişik yazılarını topladığı Evrak-ı Eyyam,

    Beğendiği vecizelerini Tiryaki Sözleri,

    Yalan(dram) Körebe (komedi)



    Halit Ziya UŞAKLIGİL (1867-1945)

    Dönemin roman ve hikaye temsilcisidir.Eserleriyle sadece kendi döneminde değil daha sonraki dönemlerde de örnek alınan bir yazardır.

    Türk romanına tamamen batılı bir çehre kazandırmıştır.Başarılı eserler veren yazar batılı yazarlardan hiç de aşağı değildir.Yazarın dili süslü ve ağırdır. Kendi romanlarını daha sonra kendi sadeleştirmiştir.

    Halit Ziya romanlarındaki kahramanları kendi yaşadığı çevreden seçer ve bunları bir gözlem sonucunda oluşturmuştur.

    Yazarın hikayelerinin dili romanlarına göre daha sadedir.Roman- larının konusu hep İstanbul’da hikayelerinin konusu ise Anadolu’da geçmektedir.

    Romanları:Aşk-ı Memnu,Mai ve Siyah,Kırık Hayatlar,Bir **ünün Defteri,Ferdi ve Şürekası’dir

    Mai ve Siyah’ ta Ahmet Cemil adlı kahraman sanat hayalleriyle yaşar fakat içinde bulunduğu çevre ve Babıali’nin kırıcı olayları arasında tüm hayalleri yıkılır. Yazarın romanda Ahmet Cemil’e söylettiği sözler aslında Servet-i Fünun edebi anlayışıdır.

    Aşk-ı Memnu Sanatçının başyapıtıdır. Romanın konusu ise Boğaziçi yalılarındaki yaşamdan alınmıştır. Eserde alafranga yaşayışa özenen Bihter Hanım’ın kendinden yaşça büyük Adnan Bey’le evlenmesi,ancak daha sonra Adnan Bey’in yeğeni olan Behlül adlı gençle birbirlerine aşık olmaları anlatılır.Züppe bir genç olan Behlül , Bihter Hanım’ı sonunda kandırır.Ancak Nihal durumu fark eder ve babasına bildirir.Adnan Bey’in durumu öğrendiğini anlayan Bihter Hanım intihar eder.Eser ruh tahlilleri yönüyle oldukça gerçekçidir. Kahramanlar her yönüyle tanıtılmıştır.

    Kırık Hayatlar diğerlerine göre sade bir dille yazılmış bir romandır. Romanda aile içi bir dram anlatılmaktadır.



    Önemli Hikayeleri: İzmir Hikayeleri,Aşka Dair,Onu Beklerken Kadın Pençesi

    Roman ve hikayenin dışında yazar hatıra türünde de yazdığı Kırk Yıl,Saray ve Ötesi,Bir Acı Hikaye adlı eserler servet-i fünun dönemi ve Osmanlı’nın son dönemi için önemli bir belgedir.

    *****Halit Ziya edebiyatımızda ilk MENSUR şiiri yazan kişidir.



    Mehmet RAUF (1875-1931)

    Servet-i Fünun edebiyatının ikinci büyük romancısıdır.Uzun süre Halit Ziya’nın etkisinde kalmıştır.Dil Halit Ziya’ya göre daha sadedir Tıpkı Halit Ziya gibi mensur şiirler ruh tahlillerine önem verdiği romanlar yazmıştır.Sosyal konulara fazla değinmez onun roman ve hikayelerinde kendi hayatının aksi vardır.

    Yazarın en önemli eseri Eylül’dür . Basit bir aşk olayı etrafında dönen eserde aşkın güzelliği dile getirilir.Suat Hanım kocası tarafından çoğu kez yalnız bırakılan kadındır. Suat Hanım ve kocasının arkadaşı olan Necip arasında gizli bir aşk oluşur ve sürer gider.Eserin sonunda Suat’la Necip bir yangın sonucunda yanarak ölürler.Dil örgüsü bakımından zayıf olan eser psikolojik tahlillerdeki derinliğiyle ilk psikolojik roman sayılmıştır.



    Eserleri:

    Siyah İnciler:Mensur şiir kitabı

    Romanları:

    Genç Kız Kalbi, Ferda-yı Garam,

    Karanfil ve Yasemin, Salon Köşelerinde,

    Son Yıldız, Define,

    Kan Damlası

    Tiyatro: Cidal,Pençe,Yağmurdan Doluya



    Hüseyin Cahit YALÇIN (1874-1957)

    Hikaye,roman ve eleştiri yazarı aynı zamanda gazeteci olarak tanınmıştır.Eski edebiyata karşı batı edebiyatını savunmuştur. Eserlerinde iç ve dış gözleme yer vermiştir. Cesur,pervasız ve atak bir eleştiri yolu izlemiş bu yüzden sürgüne gitmek zorunda kalmıştır.1908’den sonra siyasi yazarlığa geçmiştir.Cumhuriyet devrinde yazmış olduğu siyasi makaleler ile tanınmıştır.Servet-i Fünun dergisi onun Fransızca’dan çevirmiş olduğu Edebiyat ve Hukuk adlı makalesini yayınlamasından sonra kapatılmıştır. Ve bu kapatılma sonucunda bu dönem bitmiştir.

    Eseleri



    Hayat-ı Muhayyel ,Hayal İçinde,Edebi Hatıralar,Talat Paşa



    ------Dönemin Bağımsızları----

    Hüseyin Rahmi GÜRPINAR(1864-1944)

    Ahmet Mithat tarzını geliştirmiştir.(Ahmet Mithat tarzı;sanat endişesinden uzak,öğreticiliği esas alan,çok eser vermeyi amaçlayan , kusurlu roman tekniğinin olduğu ve romanda olay akışını kesip ansiklopedik bilgilerin verildiği bir anlayıştır)

    Roman tekniği kusurludur,olay akışını kesip ansiklopedik bilgi verir. Natüralisttir,sokağı edebiyata getiren sanatçı olarak bilinir.Eserlerinde İstanbul’u anlatır.Dili oldukça sadedir.Mizah yoluyla sosyal tenkit yapar.



    Romanları: Şıpsevdi,Mürebbiye,Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç,

    Kesik Baş,Gülyabani,Cadı,İffet,Sevda Peşinde,Evlere Şenlik



    Ahmet RASİM (1867-1932)

    Ahmet Mithat tarzını sürdürmüştür. Hayatın komik ve ibret verici taraflarını anlatır.Yüz otuzu aşkın eseri vardır. Aynı zamanda bestecidir altmışa yakın bestesi vardır.

    Hatıra Türündeki Eserleri: Gecelerim,Falaka,Muharir Şair Edip

    İnceleme ve Gözlem Eserleri: Gülüp Ağladıklarım,Muharrir Bu Ya, Şehir Mektupları

    Romanları:İlk Sevgi,Güzel Eleni,Endişe-i Hayat,İki Günahsız Sevda



    Mehmet Akif ERSOY (1873-1936)

    İslamcı şair olarak bilinir ve toplum için sanat görüşüyle eserler vermiştir.Şiiri düz yazıya ayaklaştırmıştır. Manzum hikayeleri vardır . Aruz vezninin çok iyi kullanır.Şiirlerinde coşkun bir lirizm vardır. Safahat adında yedi kitaptan oluşmuş şiir kitabı ile ünlüdür. Safahat’taki şiirlerden en ünlüleri, Küfe,Mahalle Kahvesi,Seyfi Baba,Meyhane’dir.Ayrıca nesir türünde de eser vermiştir.
    sementa.38 ve Nef'î bunu beğendi.
  3. samed42

    samed42 Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler ama maddeler halinde olunca daha iyi anlıyorum
  4. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.043
    Beğenileri:
    880
    Ödül Puanları:
    113

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    teşekkürler ama maddeler halinde olunca daha iyi anlıyorum
    Genişletmek için tıkla...
    üzgünüm o zaman... :/ çoğu yere baktım ama bulamadım... :/
  • yalnızlık

    yalnızlık Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2010
    Mesajlar:
    94
    Beğenileri:
    36
    Ödül Puanları:
    0
    SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATI (1896-1901)
    EDEBİYATI CEDİDE (YENİ EDEBİYAT)
    * Recaizade Mahmut Ekrem'in önderliğinde Servet-i Funun Dergisi etrafında toplanan bazı gençler Tevfik Fikret'in derginin başına getirilmesiyle edebi bir topluluk özelliği kazanır.
    * Sonraları Cenap Şahabettin, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Celal Sahir Erozan, Ali Ekrem Bolayır, Halit Ziya Uşaklıgil'in katılımıyla genişler.
    * Devlet yönetiminin baskıcılığını bahane ederek toplumsal konulara eğilmediler.
    * Fransız edebiyatına aşırı bağlı kaldılar.
    * Aruz başarıyla ölçüsü kullanılmıştır.(Sadece Tevfik Fikret "Şermin" adlı eserini hece ölçüsüyle yazmıştır.)
    * Hep uzak ülkelere gitme hayaliyle yaşadılar.
    * Sanat, sanat içindir ilkesine bağlı kaldılar.
    * Nazım (şiir) nesre (düz yazı) yaklaştırılmıştır. Konu bütünlüğüne önem verilmiştir.(bkz. Mensur Şiir )
    * Batı'dan sone ve terza-rima gibi yeni nazım şekilleri alınmıştır.
    * Roman dalında Halit Ziya oldukça başarılı eserler vermiştir.
    * Şiirde parnasizm ve sembolizmden etkilenmişlerdir.


    SERVET-İ FUNUN EDEBİYATININ SANATÇILARI

    TEVFİK FİKRET(1867-1915)
    * Kendi akımının ve Türk edebiyatının en önemli şairlerindendir.
    * Aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulamıştır.
    * Fen, bilim, teknik onun kalemiyle şiirimize girmiştir.
    * Parnasizm akımından etkilenmiştir.
    * Şiiri düz yazıya yaklaştırmıştır.
    * Şermin adlı eserinde hece ölçüsünü kullanmıştır.
    * Servet-i Funun'dan sonra herhangi bir topluluğa katılmamış, bazı sosyal şiirler yazmıştır.
    * Türk edebiyatında ilk defa İstanbul'u eleştiren şair olmuştur.(Sis şiiri)
    * Mehmet Akif ile atışmışlardır. Oğlu Amerika'ya okumak için gider; ancak papaz olur.
    * Eserleri: Rubab-ı Şikeste, Haluk'un Defteri, Rubab-ın Cevabı, Tarih-i Kadim, Doksan Beşe Doğru, Şermin

    HALİT ZİYA UŞAKLIGİL (1866-1945)
    * Birçok edebi türde eser vermesine rağmen asıl ününü romanlarda bulmuştur.
    * Sanatlı bir söyleyişi, iyi bir gözlemciliği vardır.
    *Romanlarında üst tabakanın hayat özelliklerini işlemesine rağmen hikâyelerinde sıradan insanları işlemiştir.
    * Realizm ve natüralizmi benimsemiştir.
    * Eserleri teknik açıdan kuvvetlidir, bu yönüyle romancılığımızın üstadı sayılır.
    * Şiirleri düz yazıya oldukça yakındır.
    * Eserleri : Aşk-Memnu, Mai ve Siyah, Kırık Hayatlar, Bir **ünün Defteri, Aşka Dair,Kâbus, Füruzan.

    CENAP ŞAHABETTİN (1870-1934)
    * Sanat, sanat içindir görüşünü benimsemiştir.
    * Halk arasında birçok dizesi atasözü gibi kullanılmaktadır.
    * Dilini süslemiş, kelime oyunları bol, söz sanatları oldukça fazla kullanmıştır.
    * Şaire göre "şiir kelimelerle resim yapma işidir."
    * Eserleri: Hac Yolunda, Evrak-ı Eyyam, Tamat, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh, Afak-ı Irak Tiryaki Sözleri.

    MEHMET RAUF (1876-1931)
    * İlk psikolojik romanımız olan "EYLÜL"ü yazmıştır.
    * Çok fazla bir edebi kimliği yoktur.
    * Halit Ziya'nın etkisinde kalmıştır.


    SERVET-İ FUNUN DÖNEMİNİN BAĞIMSIZ İSİMLERİ

    MEHMET AKİF ERSOY(1873-1936)
    * Sanatı toplum için kullanmıştır.
    * Mücadeleci fikir adamıdır.
    * Hayatı, olduğu gibi edebiyata yansıtmıştır.
    * Aruzu başarıyla kullanmıştır.
    * Epik -lirik şiiri ustaca kullanmıştır.
    * İslam birliği (ümmet bilinci) ni yerleştirmek için uğraşmıştır.
    * Tek eseri "SAFAHAT"tır.

    HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR(1864-1944)
    * Realist-natüralist bir yazardır.
    * Toplum için sanat görüşündedir.
    * Hemen her şey onun eserlerine konu olmuştur.
    * Mizaha, günlük konuşmalara çok sık başvurmuştur.
    * Ona göre roman sokağın aynasıdır.
    * Yabancı hayranlığı, mürebbiye takıntısını, kadın dedikodularını eserlerinde sıkça işlemiştir.
    * Eserleri İstanbul merkezlidir. Anadolu yoktur.
    * Eserleri: Şık, Mürebbiye, İffet, Şıpsevdi, Gulyabani, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Ben **** Miyim? Nimetşinas

    AHMET RASİM (1865-1932)
    *Eserlerinde ele aldığı kişilerin geleneklerinden, göreneklerinden, inançlarından bahsetmiştir.
    *Yapıtlarında sohbet havası vardır.
    *Servet-i Fünundan uzak durmuştur, Ahmet Mithat Efendi'nin edebi çizgisini izlemiştir.
    *Eserlerinde yaşadığı döneme ait ayrıntılı bilgiler vermiştir.
    *Kadın-erkek ilişkileri konusunu eserlerinde katı ahlakçı bir tutumla işlemiştir.
    *Şarkı da bestelemiştir...
    *Başlıca eserleri: Hamamcı Ülfet (1922), Fuhş-ı Atik (1924), İki Güzel Günahkar, Afife, Kitabe-i Gam, Şehir Mektupları, Falaka, Muharrir Şair Edip, Ramazan Sohbetleri, Menakıbı İslam, Eşkali Zaman, Ciddü Mizah, Gülüp Ağladıklarım, Muharrir Bu Ya, Osmanlı Tarihi, İki Hatıra Üç Şahsiyet, İstibdattan Hakimiyeti Milliyeye, Romanya Mektupları
    Nef'î ve kırlangıç bunu beğendi.
  • samed42

    samed42 Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    0
    arkadaşlar çok teşekkür ederim :)
  • Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.043
    Beğenileri:
    880
    Ödül Puanları:
    113
    ben bişey yapmadım ki... :)
  • yalnızlık

    yalnızlık Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2010
    Mesajlar:
    94
    Beğenileri:
    36
    Ödül Puanları:
    0
    Rica ederiz..
  • kırlangıç

    kırlangıç Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2008
    Mesajlar:
    41
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    harika çok işime yaradı teşekkür ederim:)
  • yalnızlık

    yalnızlık Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2010
    Mesajlar:
    94
    Beğenileri:
    36
    Ödül Puanları:
    0
    rica ederiz sevindim.
  • Sayfayı Paylaş